TEKNOLOJİ
ASO’dan ‘Üniversite-Sanayi Etkileşimi: Türkiye’de derinlik ve dönüşüm arayışı’ raporu 22 Mart 2026 Pazar - 10:21:08 Ankara Sanayi Odası’nın (ASO) hazırladığı ‘Üniversite-Sanayi Etkileşimi: Türkiye’de Derinlik ve Dönüşüm Arayışı’ raporu, Türkiye’nin yükseköğretimde erişim sorununu büyük ölçüde çözdüğünü; artık asıl meselenin nitelik, derinlik ve sanayiyle bütünleşme olduğunu ortaya koydu. Ankara Sanayi Odası (ASO), yayımladığı raporlarla Türk sanayisinin değişime uyumunu hızlandıran, yalnızca mevcut tabloyu analiz eden değil, geleceğe yön veren bir perspektif ve politika önerileri ortaya koymaya devam ediyor. Bu kapsamda hazırlanan ‘Üniversite-Sanayi Etkileşimi: Türkiye’de Derinlik ve Dönüşüm Arayışı’ başlıklı raporda, üniversitelerin ileri araştırma, yetkin insan kaynağı ve ticarileşen inovasyonla sanayinin teknoloji ortağına dönüşmesi gerektiğini vurgulandı. Üniversite-sanayi hattı, artık yalnızca eğitim kurumları ile üretim tesisleri arasındaki bir temas alanı değil; Türkiye’nin rekabet kapasitesini, verimlilik artışını ve teknoloji üretme gücünü belirleyecek stratejik bir ana damar olarak ele alındı. ‘Yeni dönem: Erişimden derinliğe geçiş’ Raporda, Türkiye’nin son 30 yılda yükseköğretimde önemli bir erişim hamlesi gerçekleştirdiği, milyonlarca gencin üniversiteyle buluştuğu ancak nitelik olarak bunun karşılığının alınmadığına dikkat çekilerek, yeni dönemin ‘erişimden derinliğe geçiş’ olması gerektiği belirtildi. Günümüzde küresel rekabetin yalnızca üretim kapasitesinde değil; bilgi, yetenek ve teknoloji üretme gücünde de sertleştiği vurgulandı. Türkiye açısından meselenin sadece eğitim sisteminin iyileştirilmesi olmadığı; orta teknoloji tuzağının aşılması, yüksek katma değerli üretimin güçlendirilmesi ve küresel teknoloji yarışının dışında kalınmaması gerektiği ifade edildi. Türkiye yükseköğretim sistemini Güney Kore, Almanya ve ABD gibi ülkelerle karşılaştırmalı olarak analiz eden raporda; ileri araştırma kapasitesi, nitelikli insan kaynağı yetiştirme, sanayi ile ortak proje hacmi ve ticarileşme performansı gibi temel göstergeler esas alındı. Ortaya çıkan tablo, Türkiye’nin yükseköğretimde erişimde önemli bir mesafe katettiğini ancak sanayinin ihtiyaç duyduğu derinlik ve teknoloji üretiminde ciddi bir dönüşüme ihtiyaç duyduğunu ortaya koydu. Yüksek öğretim yükü, düşük araştırma derinliği Çalışmada, üniversitelerin yalnızca eğitim veren kurumlar değil; bilgi, ileri beceri, inovasyon ve rekabet gücü üreten stratejik yapılar haline gelmesi gerektiğinin altı çizildi. Rapora göre Türkiye, yaklaşık 7,1 milyon öğrenci ve yüzde 45 mezuniyet oranı ile yükseköğretimde güçlü bir erişim performansı sergiliyor. Ancak akademisyen başına düşen öğrenci sayısının 32,1 gibi yüksek bir seviyede olması; Almanya’da 7,1, ABD’de ise 13,1 olan oranlarla kıyaslandığında, temel araştırma kapasitesinin sınırlı kaldığına işaret ediyor. Bu durum, Türkiye’nin yükseköğretimde ‘geniş ama seyrelmiş’ bir yapı görünümü verdiğini ortaya koyuyor. AR-GE’de derinlik ve yetenek açığı Türkiye’de yüksek lisans ve doktora mezunu oranı yüzde 3-4 bandında kalırken, bu oran Güney Kore’de yüzde 20, Almanya’da yüzde 18 seviyesinde bulunuyor. Yıllık doktora mezunu sayısının Türkiye’de yaklaşık 10 bin 500 olması; Almanya’da 30 bin, ABD’de ise 75 bin seviyesine ulaşması, ileri araştırma kapasitesindeki farkı ortaya koyuyor. Raporda, alan dağılımındaki dengesizlik de dikkat çekiyor. Türkiye’de doktora mezunlarının yaklaşık yüzde 50’si sosyal bilimler alanından gelirken, mühendislik ve fen bilimlerinin payı yüzde 20 bandında kalıyor. Buna karşılık gelişmiş ülkelerde teknik alanların payı yüzde 60-70 seviyesinde bulunuyor. Bu durum, sanayinin ihtiyaç duyduğu yetkinliklerle üniversitenin yetiştirdiği insan kaynağı arasındaki uyumsuzluğu ortaya koyuyor. İşverenlerin yüzde 72’sinin aradığı nitelikte eleman bulamaması da sorunun yalnızca işsizlik değil; yetenek ve beceri açığı olduğunu gösteriyor. Raporda bu nedenle derinleşmenin; doktora mezun sayısını artırmak, doktora içindeki STEM ağırlığını büyütmek, özel sektör Ar-Ge payını yükseltmek ve üniversiteyi bilgi üreten yapıdan girişim üreten yapıya dönüştürmek üzerinden ele alınması gerektiği vurgulanıyor. Demografik risk: Zaman daralıyor Raporda, yaşlanmaya başlayan Türkiye nüfusunun genç nüfustan kaynaklı demografik avantajını kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğu vurgulanıyor. OECD projeksiyonlarına göre 2030 sonrasında demografik fırsat penceresi kapanmaya başlayacağı tahmin ediliyor. Gelecek 10 yıl içinde yaklaşık 7 milyon mevcut üniversite öğrencisinin sadece istihdam edilebilirliğinin değil, teknolojiyi tasarlama ve yönetme yetkinlikleriyle donatılmasının sanayinin üretkenlik sıçramasını sağlayacak kritik bir unsur olduğu vurgulandı. Raporda, "Aksi halde, Türkiye zenginleşmeden yaşlanan bir ülke kategorisinde yer alacaktır" değerlendirmesi yapılarak yükseköğretimde derinlik hamlesinin ertelenebilir bir eğitim reformu değil; zamanla yarışan bir sanayi ve rekabet politikası olduğu belirtildi. "Üniversiteler sanayi 4.0 yolculuğumuzun doğal yol arkadaşı" Raporu değerlendiren ASO Başkanı Seyit Ardıç, üniversite-sanayi ilişkisinin artık yeni bir aşamaya geçmesi gerektiğini belirerek, küresel rekabette asıl farkın üretimin derinliğiyle oluştuğunu vurguladı. Başkan Ardıç, şu değerlendirmeleri yaptı: "Sanayimiz yapay zeka, otomasyon, veri, ileri malzeme ve biyoteknoloji ekseninde Sanayi 4.0 yolculuğuna çıkmıştır. Üniversitelerimiz ise bu yolculuğun doğal yol arkadaşı ve destekleyicisidir. Ancak şunu da açıkça ifade etmeliyiz: Üniversite 2.0’da kalan bir sistem, Sanayi 4.0 sürecine gerekli desteği vermekte zorlanabilir. Sanayinin ihtiyaç duyduğu teknoloji; doktorayla, ileri araştırma altyapısıyla, kamu-sanayi eş fonlu projelerle ve ticarileşen inovasyonla üretilir. Bu zinciri kurabilen üniversiteler, yalnızca mezun değil; gelecek üretecektir. Bugün mesele yalnızca eğitim sistemi meselesi değildir; bu aynı zamanda Türkiye’nin teknoloji yarışında güçlü kalması, kendi bilgi ve teknoloji kapasitesini büyütmesi meselesidir." "Üniversiteleri sanayinin teknoloji ortağına dönüştürmeliyiz" Türkiye’nin son 30 yılda milyonlarca genci üniversiteyle buluşturduğuna dikkat çeken Başkan Ardıç, artık yeni bir aşamaya geçilmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi: "Şimdi önümüzde çok daha kritik bir görev vardır. Yükseköğretimdeki niceliksel başarıyı, niteliksel bir sıçramaya dönüştürmek. Mezun vermekle değil yetkinlikle, yayınla değil teknolojiyle, nicelikle değil rekabet gücüyle derinliğin ölçüleceği bir sistem, Türkiye için önemli kazanımlar getirecektir. Üniversiteleri sanayinin teknoloji ortağına dönüştürmeliyiz. Çünkü Türkiye’nin ihtiyacı, yalnızca diploma üreten değil; araştırma yapan, ürün geliştiren, patent çıkaran, girişim doğuran ve sanayinin dönüşümüne omuz veren üniversitelerdir." ASO’nun raporunun Türkiye için yeni bir üniversite vizyonu önerdiğini ifade eden Ardıç, "Az sayıda ama güçlü, odaklanmış ama küresel, bilgi üreten ama aynı zamanda değer oluşturan üniversiteler. Bu vizyon; son dönemde de tekrar gündeme gelen geleneksel bir yapıyla yani üniversite, sanayi ve kamunun birlikte hareket ettiği güçlü bir ‘Üçlü Sarmal’ anlayışıyla hayat bulacaktır" dedi. Ardıç, Ankara’nın bu dönüşüm için güçlü bir pilot alan sunduğunu, ASO’nun da bu süreçte yalnızca destek veren değil; yön gösteren, tasarlayan ve hızlandıran bir rol üstlenmeye hazır olduğunu vurguladı. Başkan Ardıç, raporun yükseköğretim-sanayi ilişkilerinin derinleştirilmesine yönelik veriye dayalı bir başlangıç çerçevesi sunduğunu belirterek, "Ortaya konulan tespit ve önerilerin, paydaşlarla yürütülecek tematik çalıştaylar, pilot uygulamalar ve geri bildirim mekanizmalarıyla olgunlaştırılması hedeflenmektedir" dedi.
21 Mart 2026 Cumartesi - 12:32 Bakan Kacır: "Milli seyir füzemiz SOMJ, canlı harp başlığıyla gerçekleştirilen son atış testinde hedefini tam isabetle vurdu" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "TÜBİTAK SAGE imzalı milli seyir füzemiz SOMJ, canlı harp başlığıyla gerçekleştirilen son atış testinde hedefini tam isabetle vurdu" dedi. Bakan Kacır, resmi sosyal medya hesaplarından TÜBİTAK SAGE tarafından milli imkanlarla geliştirilen seyir füzesi SOM-J’nin canlı harp başlığıyla gerçekleştirilen son atış testini başarıyla tamamladığını duyurdu. Bakan Kacır, SOMJ füzesinin kabiliyetlerini gösteren videoyu paylaştı. "Milli seyir füzemiz SOMJ, canlı harp başlığıyla gerçekleştirilen son atış testinde hedefini tam isabetle vurdu" SOM-J’nin stratejik sahada Türkiye’nin caydırıcılığını önemli ölçüde artıracağını vurgulayan Kacır, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "TÜBİTAK SAGE imzalı milli seyir füzemiz SOMJ, canlı harp başlığıyla gerçekleştirilen son atış testinde hedefini tam isabetle vurdu. Alçaktan uçuş kabiliyeti ve yüksek manevra yeteneğiyle kritik taarruz görevleri için geliştirilen füzemiz; yüksek hassasiyet ve düşük görünürlük özellikleriyle sahada önemli bir güç çarpanı olacak." Füzenin özellikleri Kacır, SOM-J’nin KAAN ve KIZILELMA platformlarına entegrasyon sürecinin de tüm hızıyla sürdüğünü bildirdi. Füzenin teknik özelliklerine ilişkin bilgi veren Kacır, SOM-J’nin düşük görünürlük, yüksek manevra kabiliyeti, atış sonrası kontrol ve ağ destekli harekat yetenekleriyle öne çıktığını belirtti. Kacır, füzenin kızılötesi görüntülemeli arayıcı başlık, otomatik hedef algılama ve zırh delici harp başlığına sahip olduğunu; kara hedeflerinin yanı sıra sabit ve hareketli su üstü unsurlara karşı da etkin şekilde kullanılabildiğini kaydetti. Aynı zamanda Kacır açıklamasında, "Bu başarıda katkısı olan tüm paydaşlarımızı, gece gündüz gayret gösteren mühendislerimizi ve teknisyenlerimizi tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı.
18 Mart 2026 Çarşamba - 14:38 OMÜ Planetaryum’da personele uzay yolculuğu yaşatan sunum Samsun’da, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) bünyesinde faaliyet gösteren Gözlemevi-Planetaryum’da Genel Sekreterlik personeline yönelik işitsel ve görsel sunum gerçekleştirildi. Planetaryum sorumlusu Dr. Selami Kalkan tarafından yapılan sunumda, katılımcılara uzayın derinliklerine uzanan kapsamlı bir anlatım sunuldu. Gezegenlerden yıldızlara, ışık hızından karadeliklere kadar birçok başlıkta yapılan bilgilendirmeler sinevizyon gösterimiyle desteklendi. Programda planetaryumun teknik altyapısına da değinildi. 7 metre çapında kubbeli yapıya sahip sistemin, balık gözü (fisheye) mercekli özel projeksiyon cihazı sayesinde katılımcılara gerçeğe yakın üç boyutlu bir izleme deneyimi sunduğu aktarıldı. Sunum kapsamında Stellarium programı ve özel efektler kullanılarak yön bulma teknikleri, takımyıldızları, göktaşı yağmurları ve galaksiler etkileşimli şekilde anlatıldı. Güneş’in batışıyla birlikte gökyüzünde beliren gezegenler ve yıldızların hareketleri sanal ortamda gösterilerek katılımcıların uzay gözlemlerine ilişkin farkındalığı artırıldı. Kutup yıldızının bulunması, Zodyak kuşağı ve takımyıldızlarının mitolojik karşılıklarının da ele alındığı programın ardından planetaryum ortamında evrene ilişkin yaklaşık 20-25 dakikalık film gösterimi yapıldı. Etkinlik, katılımcıların planetaryum deneyimini yerinde gözlemlemesinin ardından sona erdi. Her yıl farklı yaş gruplarından binlerce ziyaretçiyi ağırlayan planetaryumda gösterimlerin hafta içi 09.30, 11.00, 13.30 ve 15.00 saatlerinde gerçekleştirildiği, salonun 30 kişilik kapasiteye sahip olduğu ve rezervasyon için en az 20, en fazla 30 kişilik grupların kabul edildiği belirtildi. Gözlemevinde ise Karadeniz Bölgesi’nde uygun gözlem gecelerinin sınırlı olması nedeniyle yalnızca belirli günlerde ve uygun hava koşullarında bilimsel gözlem yapılabildiği ifade edildi.
Adıyaman’da öğrencilerin teknolojik gelişimine büyük destek
30 Ekim 2024 Çarşamba - 10:50 Adıyaman’da öğrencilerin teknolojik gelişimine büyük destek Dünyaca ünlü teknoloji şirketi Tencent’in popüler mobil oyunu PUBG Mobile, Adıyaman’ın Sincik ilçesine bağlı İnlice beldesinde bulunan İnlice İmam Hatip Ortaokulu’nda 25 bilgisayardan oluşan laboratuvar oluşturdu. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ve bilgisayar laboratuvarının açılışının aynı haftaya denk gelmesi nedeniyle öğrenciler çifte bayram yaşadılar. Türkiye’de ve dünyada her yaştan insanın büyük ilgi gösterdiği ünlü teknoloji şirketi Tencent’in popüler mobil oyunu PUBG Mobile, hayata geçirdiği sosyal sorumluluk projelerine bir yenisini daha ekledi. PUBG Mobile tarafından Adıyaman’ın Sincik ilçesine bağlı İnlice beldesinde bulunan İnlice İmam Hatip Ortaokulu’nda 25 bilgisayardan oluşan laboratuvar oluşturuldu. Bilgisayar laboratuvarı sayesinde Adıyamanlı öğrencilerin teknolojiye erişiminin kolaylaştırılması ve eğitimde fırsat eşitliğine katkıda bulunulması hedefleniyor. Açılış töreninde konuşan İnlice Belediye Başkanı Abuzer Yakan, Tencent’in eğitime sunduğu bu desteğin gençlerin geleceği için büyük bir yatırım olduğunu belirterek, “PUBG Mobile’ın katkıları sayesinde öğrencilerimiz teknolojiye daha kolay erişebilecek ve daha geniş bir vizyona sahip olacak” dedi. Tencent Türkiye Ülke Müdürü Can Gürsu ise, Adıyamanlı öğrencilerin gözlerindeki mutluluğun çok değerli olduğunu ifade ederek, "Öncelikle 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı en içten dileklerimle kutlarım. Adıyaman’ın İnlice beldesinde gözleri umutla geleceğe bakan çocuklarımız, bizim için büyük bir değere sahiptir. Tencent ailesi olarak ülkemizin yarınlarını inşa edecek gençlerimiz için daha önce hayata geçirdiğimiz projeler gibi yeni projeler geliştirmeye kararlılıkla devam edeceğiz. Eğitime ve çocuklarımızın geleceğine yapılan her yatırım, ülkemizin yarınlarını daha aydınlık kılacaktır. Bu projelerle teknolojiye erişimi artırarak gençlerimizi geleceğin dünyasına en iyi şekilde hazırlamayı hedefliyoruz" diye konuştu.
Öğrencilerden yapay zeka desteği ile hamileliği kolaylaştıracak proje
29 Ekim 2024 Salı - 13:36 Öğrencilerden yapay zeka desteği ile hamileliği kolaylaştıracak proje Kayseri Üniversitesi (KAYÜ) Bilgisayar Mühendisliği 3. Sınıf öğrencisi Furkan Yiğit, takım arkadaşları ile geliştirdiği proje ile yapay zeka desteği sayesinde anne adaylarının hamilelik sürecini kolaylaştırmayı hedefliyor. KAYÜ Bilgisayar Mühendisliği 3. Sınıf öğrencisi ve aynı zamanda Huawei Kampüs Temsilcisi olan Furkan Yiğit, firma tarafından verilen eğitimler sonucunda gösterdiği başarı sonucunda aldığı sertifikalarla ülke genelinde düzenlenecek AR-GE Kodlama Maratonu’na katıldı. Diğer illerden eşleştiği takım arkadaşları ile çalışmaya başlayan ekip Gebe, Anne ve Çocuk Destek Asistanı isimli projeyi geliştirdi. Özellikle kırsal kesimde bulunan anne adaylarının 24 saat boyunca chat botu ile irtibat kurarak doktora gitmeden rehber edineceği uygulama, güncellemelerle geliştirilerek ilerleyen boyutlarında baba adaylarına da rehber olacak. Uygulamayı Türkiye’de ücretsiz olarak sunmak istediklerini söyleyen KAYÜ Bilgisayar Mühendisliği 3. Sınıf öğrencisi Furkan Yiğit, “Huawei’in kampüs elçisiyim. Bu projede fikir şöyle ortaya çıktı bize öncelikle random şeklinde bir konu verdiler. Sonrasında biz bu konu alt başlığının iki konu alt başlığını birleştirerek bu fikri elde ettik. Anne ölümleri ve bebek ölümlerini birleştirerek, bunları baz alarak bu fikri geliştirdik. Projemizin adı Gebe, Anne ve Çocuk Destek Asistanı, projemizin amacı, özellikle kırsal kesimdeki annelerin, hamile kadınların 24 saat destek chat botuyla sağlık hizmetlerini, güvenilir sağlık hizmetini sağlaması. Buradaki güvenilir veri setlerimiz, Sağlık Bakanlığı’ndan aldığımız ver setleri ile istediği zaman istediği şekilde sorular sorabiliyor. Geri dönüşler alabiliyor. Doktora gitmeden önce ön bir rehber oluyor aslında. Gerekli durumlarda da doktora yönlendirebiliyor. Uygulamayı geliştirmeye devam ediyoruz. Eğer desteklenirse zaten baba asistanı da var ekstra olarak. Babaların da ne yapması gerektiğini, hamile kadınların ya da annelerin fiziksel veya ruhen desteğe ihtiyacı olduğu zaman babaların da ne yapmaları gerektiğini söyleyebiliyor. İlerde hedefimiz ilk olarak Türkiye’de ücretsiz bir şekilde olması gerekiyor bu platformun. Ücretsiz bir şekilde sunacağız zaten. Sağlık Bakanlıklarıyla, gerekli hastanelerle, gerekli platformlarla tanıtarak tüm Türkiye’ye yaymayı düşünüyoruz” dedi. KAYÜ Bilgisayar Mühendisliği Bölüm Başkanı ve Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksek Okulu Müdürü Doç. Dr. Murat Taşyürek ise, “Daha önce de ben özel sektörde çalıştım, kamu kurumunda çalıştım ve birçok yazılım geliştirme projesinde aktif olarak görev yaptım. Bilgisayar mühendisliği sürekli gelişen, değişen, güncellenen bir meslek ve günümüzde neredeyse yapay zekanın olmadığı bir yazılım yok. Biz öğrencilerimizi yapay zeka projeleri olan yarışmalara katılmalarını tavsiye ediyoruz. Özellikle TUBİTAK ve TEKNOFEST gibi projelere katılmalarını tavsiye ediyoruz. Furkan bizim çok gelişimini takdir ettiğimiz, bilişim dilinden gurur duyduğumuz bir öğrencimiz ve bu projedeki başarıyla da aslında bizim eğitim sistemimizin ne kadar başarılı olduğunu gösteriyor. Eğitim sisteminde bilgisayar mühendisliğinde sadece teori odaklı değil, Aynı zamanda uygulama odaklı da bir eğitim geliştirmeyi amaçlıyoruz. Şöyle bir söz vardır bilgisayar mühendisliğinde; Biz size öğrenmeyi öğretiyoruz. Amacımız teknoloji sürekli değiştiği için yeni gelişen teknolojileri anında benimseyecek donanıma sahip olsun. Bu sayede yeni gelişen teknolojileri hızlıca adapte olabilsin. Furkan da bunun en büyük örneği ve kendisiyle gurur duyuyoruz” ifadelerini kullandı.
Yapay zeka destekli geliştirilen robot, canlı yayınlarda dans ederek sohbet ediyor
29 Ekim 2024 Salı - 10:26 Yapay zeka destekli geliştirilen robot, canlı yayınlarda dans ederek sohbet ediyor Tokatlı bir ekip tarafından geliştirilen yapay zekâ robotu Robo Owen, sosyal medya canlı yayınlarında izleyicilerle dans edip sohbet ederek 4 milyondan fazla kişiyle etkileşim kurdu. 2024 yılı Nisan ayında Yaşar İçen ve ekibi tarafından geliştirilen yapay zekâ robotu Robo Owen, izleyicilerle dans ederek ve konuşarak canlı yayın yaptı. 6 aylık Ar-Ge çalışmaları sonucunda ortaya çıkan robot, ses ve metin verilerini analiz ederek anlık olarak izleyicilere yanıt verebilen, sosyal medya platformlarında aktif bir şekilde yayın yapabilen özel bir robot olarak tanıtıldı. Canlı yayında robotla iletişim kuran bazı kişiler ise robota bestelediği şarkıları söyledi. Bugüne kadar toplamda 102 saat süren canlı yayınlarıyla 4 milyondan fazla izleyiciye ulaşan robot, yoğun ilgiyle karşılandı. İzleyiciler, bir robotla etkileşim kurmanın sürpriz dolu ve heyecan verici olduğunu belirtti. “Robotun benimle konuşması çok hoşuma gitti” İlk kez yayın izleyenlerden biri, “İlk gördüğümde çok şaşırdım. Robotun benimle konuşması hoşuma gitti,” derken bir diğer izleyici ise robotun dans etmesinin çok etkileyici olduğunu söyledi. “5 ayda 4 milyon kişiyle etkileşim kurdu” Robo Owen’ın 6 ay süren Ar-Ge çalışmasının ardından üretildiğini söyleyen Yaşar Erkan İçen, “Özel bir robottur. Bu robotun en önemli özelliği sosyal medya platformlarında canlı yayın yapmasıdır. Canlı yayında ses ve metin verilerini analiz edilerek bunlara yanıtlar veriliyor. Bu şekilde insanlarla etkileşim kuruyor. Bugüne kadar 102 saat canlı yayın yapan Owen toplamda 4 milyondan fazla kişiyle etkileşim kurdu. İnsanlar çok güzel tepkiler verdi. Bir robotla yayın yapmanın duygusunu yaşadılar. Arka planda ise bir teknik ekibimiz var. Yayında aksaklık olmaması için 4 kişilik ekibimiz arka planda takip ediyor” dedi.
MTSO Başkanı Çakır: "Mersin’in savunma sanayindeki etkinliği her geçen gün artıyor"
28 Ekim 2024 Pazartesi - 15:49 MTSO Başkanı Çakır: "Mersin’in savunma sanayindeki etkinliği her geçen gün artıyor" Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, Mersin’in savunma sanayindeki etkinliğinin her geçen gün artığını söyledi. Mersinli firmalarla katıldıkları SAHA EXPO Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nı değerlendiren Çakır, savunma sektörünün Türkiye’de hızla büyüyen stratejik bir sektör olduğunu belirtti. Sektördeki yerli ve milli üretim oranı her geçen yıl arttığını vurgulayan Çakır, "2023’te sektörün ihracat rakamı 5.5 milyar dolara yükseldi. Böylesi büyük ve önemli bir sektöre fuar katılımı oldukça önemli. Bu nedenle biz de ilk günden itibaren Mersin olarak fuarda yerimizi aldık. 120 ülkeden bin 400 firmanın katıldığı fuar süresince önemli anlaşmalar imzalanıp işbirlikleri yapıldı" dedi. "Firmaların sektördeki gelişimine önemli destekler veriyoruz" Mersinli firmaların da sektördeki etkinliğini gün geçtikçe artırdığını vurgulayan Çakır, firmaların sektördeki gelişimine önemli destekler verdiklerini kaydetti. Çakır, "Mersin’in savunma sanayindeki etkinliği her geçen gün artıyor. Başlattığımız savunma sanayi atılımlarını, Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliğinde alt yapının geliştirilmesi çalışmalarına kadar taşıdık. Bu kapsamda Toroslar Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde savunma sanayine yönelik Ağ İşletmenliği ve Siber Güvenlik, Savunma Elektronik Sistemleri ile Savunma Mekanik Sistemleri bölümleri açıldı. İlk yılından büyük ilgi gören bu bölümlerimizin de Mersin’i savunma sanayinde daha iddialı hale getireceğine inanıyorum" diye konuştu.
Vali Pehlivan: "İlimiz savunma sanayi yatırımlarıyla da ön plana çıkacak, tercih edilen illerden biri olacaktır"
28 Ekim 2024 Pazartesi - 15:44 Vali Pehlivan: "İlimiz savunma sanayi yatırımlarıyla da ön plana çıkacak, tercih edilen illerden biri olacaktır" İstanbul’da gerçekleştirilen Uluslararası Savunma Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı SAHA EXPO 2024’e katılan Mersin’in savunma sanayi alanında faaliyet gösteren firmaları ilgi odağı oldu. Fuara katılan Vali Ali Hamza Pehlivan, "İlimiz savunma sanayi yatırımlarıyla da ön plana çıkacak, tercih edilen illerden biri olacaktır" dedi. Mersin Valiliği Koordinasyonu, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) ile Mersin Tarsus Organize Sanayi Bölgesi (MTOSB) iş birliğinde düzenlenen organizasyonla savunma sanayine hizmet veren Mersin firmaları açılan ortak stantla Avrupa’nın en büyük sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul’un düzenlediği SAHA EXPO Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’na katıldı. Mersin Valisi Ali Hamza Pehlivan’ın yanı sıra MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mustafa Özdamar, Yönetim Kurulu Üyeleri Gökben Gökbulut, İdris Üstemel, Abdulkadir Orgun ve MTOSB Başkanı Sabri Tekli’nin de yalnız bırakmadığı Mersin standı, ziyaretçiler tarafından ilgi gördü. Fuar süresince standı ziyaret edenler arasında, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak, Jandarma Genel Komutan Yardımcısı Korgeneral Aykut Tanrıverdi, İstanbul İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Yusuf Kenan Topçu, Türk havacılık ve savunma sanayinde faaliyet gösteren Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar ile çok sayıda firma yer aldı. Mersin’de savunma sanayi alanında 30 firma faaliyet gösteriyor SAHA EXPO 2024 Fuarı ile ilgili değerlendirmede bulunan Vali Pehlivan, ilk katılımını 2022’de gerçekleştiren Mersin’in, bu yıl da 4.’sü düzenlenen SAHA EXPO 2024’de yerini aldığını söyledi. Mersin standında savunma sanayi alanında faaliyet gösteren 11 firmanın yer aldığını, ayrıca 4 firmanın da kendi müstakil stantlarını kurduğunu belirten Pehlivan, "Türkiye’miz, Cumhurbaşkanımızın önderliğinde, Milli Teknoloji Hamlesi kapsamında yürütülen çalışmalar neticesinde, savunma sanayinde yerlilik, millilik oranı yüzde 80’lere ulaşmış durumdadır. Bu durum ülkemizin bütününde, girişimcilerimizde bir heyecan oluşturmaktadır. Bu konuda faaliyet gösterenlerin, faaliyet alanlarını genişletmesine ve yeni girişimcilerin de ortaya çıkmasına vesile olmaktadır. Mersin’imizde savunma sanayi alanında faaliyet gösteren 30 firmamız bulunmaktadır. Bu firmaların 21’i, Mersin Tarsus Organize Sanayi Bölgemizde, diğerleri de OSB dışında muhtelif yerlerde faaliyet göstermektedir" dedi. Mersin’de faaliyetlerini sürdüren firmalar hakkında da bilgi veren Pehlivan, bu firmaların sayısının giderek arttığını kaydetti. "5. etap yeni genişleme alanı onaylandı" Mersin’de mevcut firmaların kapasitelerinin daha da genişlemesi ve yeni yatırımlar için alan oluşturulması yönünde adımlar attıklarına dikkat çeken Pehlivan, bunun en somut örneğinin kentte ilk kurulan Mersin Tarsus OSB olduğunu kaydetti. Burada Müteşebbis Heyeti ve Yönetim Kurulu olarak yeni alanlar oluşturma gayreti içerisinde olduklarını ifade eden Pehlivan, şöyle devam etti: "Yeni alan oluşturulmasıyla ilgili yakın zamanda güzel bir netice daha aldık. Mersin Tarsus OSB’miz halihazırda 823 hektar alan üzerine kurulu olup, 4 etabı ile faaliyet göstermektedir. 4. etabının çalışmaları geçen yıl neticelendirilip yer tahsislerini yaptık. 41 yeni firma ve yeni yatırım alıyoruz. Bir yandan da 5 ve 6. bölgenin çalışmaları devam ediyor. Mersin Tarsus Organize Sanayi Bölgemizde 256 hektar alan üzerine kurulacak olan 5. etap yeni genişleme alanı Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız tarafından onaylandı, Tarım ve Orman Bakanlığımız da gerekli oluru verdi. Burada hem mevcut firmalarımıza, hem talepte bulunacak diğer firmalara yeni alanlar tahsis etme imkanımız olacak. Hem de Savunma Sanayi Teknolojileri başta olmak üzere ilimizde inovasyona, yeniliğe, teknolojiye, yatırım yapacak girişimcilere yer tahsis etmek suretiyle yatırım alma imkanımız olacak. SAHA EXPO 2024 fuarında bulunmamızın bir sebebi de yatırımlar için uygun yerlerimizin olduğunu belirtmek suretiyle Mersin’imize dışarıdan yatırım almaktır." "İlimiz savunma sanayi yatırımlarıyla da ön plana çıkacak" Mersin’in tarım, sanayi, ticaret, lojistik ve turizm faaliyetleri ile ön plana çıktığını ve varolan bütün sektörlerin giderek geliştiği bir il olduğunu vurgulayan Pehlivan, "Dinamik ve yıldızı giderek daha çok parlayan bir şehirdir. İnanıyorum ki savunma sanayi alanındaki yatırımlar da ilimizde kendini çok daha fazla gösterecektir. İlimiz savunma sanayi yatırımlarıyla da ön plana çıkacak, tercih edilen illerden biri olacaktır. Bize düşen bütün bu süreçlerin takibini sektörün paydaşları ile birlikte yapmaktır. Bu vesileyle savunma alanında yatırım niyeti olan girişimcilerimizi Mersin’imize davet ediyoruz" dedi.
29 Ekim ruhu, yapay zeka teknolojisiyle yeniden canlandı
28 Ekim 2024 Pazartesi - 11:14 29 Ekim ruhu, yapay zeka teknolojisiyle yeniden canlandı Teknosa, Cumhuriyet’in 100. yılı kutlamaları kapsamında başlattığı “İkinci yüzyılda da en büyük armağan: Türkiye Cumhuriyeti” projesini 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kapsamında unutulmayacak bir deneyime dönüştürdü. 25 Ekim itibarıyla Teknosa’nın mobil uygulamasına giren kullanıcılar, bu deneyime özel olarak hazırlanan sayfayı tıklayarak, yapay zeka teknolojisiyle hazırlanan görsel dünya ile Anıtkabir’i ziyaret edebiliyor. Teknosa’nın mobil uygulamasına giren kullanıcılar, Atatürk’ün Cumhuriyet değerlerini vurgulayan kendi sesinden sözleri eşliğinde Aslanlı Yol’dan başlayıp Anıtkabir’i adım adım ziyaret ederek unutulmaz bir deneyim yaşıyor. Sabancı Holding iştiraklerinden Teknosa, Cumhuriyet’in 100. yılı kutlamaları kapsamında başlattığı “İkinci yüzyılda da en büyük armağan: Türkiye Cumhuriyeti” projesini 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kapsamında unutulmayacak bir deneyime dönüştürdü. 25 Ekim itibarıyla Teknosa’nın mobil uygulamasına giren kullanıcılar, bu deneyime özel olarak hazırlanan sayfayı tıklayarak, yapay zeka teknolojisiyle hazırlanan görsel dünya ile Anıtkabir’i ziyaret edebiliyor. Ogilvy 4129 iş birliğiyle hazırlanan projede ziyaretçiler, Atatürk’ün kendi sesinden Cumhuriyet değerlerini vurgulayan sözlerini duyarak, Anıtkabir’de adım adım ilerliyor. Aslanlı Yol’dan başlayan bu deneyimde aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu için verilen Milli Mücadele’nin önemli noktalarından Samsun, Çanakkale, İzmir ve İstanbul gibi şehirlerimize özel içerikler de var. Anıtkabir’in tamamı modellendi Anıtkabir’in tamamının modellendiği ve içinde gerçeğe yakın bir ziyaret hissi oluşturan uygulama teknolojisi hem Android hem iOs işletim sistemli cihazlarda Teknosa mobil uygulaması üzerinden kolaylıkla deneyimlenebiliyor. Teknosa, Blindlook ile yaptığı iş birliğiyle 101. yıl için hazırlanan özel deneyimi görme engelli kullanıcılar için de tanımlayıcı etiketler yöntemiyle erişilebilir kılıyor. Teknosa çalışanları Ata’nın huzurunda Teknosa çalışanları da 25 Ekim’de, Teknosa Dijital Ticaret ve Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Emre Kurtoğlu liderliğinde hem Atatürk’e minnet ve saygı ziyaretinde bulundu hem de uygulamayı birebir Anıtkabir’de deneyimledi.
Dr. Eroğlu TEKNOFEST başarısını Rektör Hacımüftüoğlu ile paylaştı
28 Ekim 2024 Pazartesi - 10:21 Dr. Eroğlu TEKNOFEST başarısını Rektör Hacımüftüoğlu ile paylaştı ÜBA-TEKNOFEST Doktora Bilim Ödüllerinde Temel Bilimler alanında ikincilik ödülünü kazanan Dr. Zafer Eroğlu, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’nu ziyaret ederek heyecanını Rektör Hacımüftüoğlu ile paylaştı. Atatürk Üniversitesi, Nanobilim ve Nanomühendislik Anabilim Dalında eğitim gören Dr. Zafer Eroğlu, 2024 TÜBA-TEKNOFEST Doktora Bilim Ödüllerinde Temel Bilimler alanında ikincilik ödülünü kazanarak önemli bir başarıya imza attı. Dr. Eroğlu, "Fotokataliz Uygulamaları için Metal İçermeyen Kuantum Noktaların Sentezi ve İki Boyutlu Malzemeler ile Heteroeklem Yapıların Tasarımı" başlıklı doktora tezini tamamlayarak, toplamda 670 doktora tezi arasında öne çıktı. Dr. Eroğlu doktora çalışmasında, çevre dostu ve sürdürülebilir enerji çözümleri arayışında önemli bir yere sahip olan fotokataliz uygulamalarını geliştirmeyi hedeflemişti. Tezinde metal içermeyen kuantum noktaların sentezini gerçekleştirmiş ve iki boyutlu malzemeler ile heteroeklem yapıların tasarımını ele alarak, bu alanda yeni bir perspektif sunmuştur. Bu yenilikçi çalışmalar, hem bilim hem de iş dünyasına katkı sağlama potansiyeline sahip olarak ön plana çıkıyor. Dr. Eroğlu, ödülünü üniversitesine sunmak amacıyla gerçekleştirdiği bu ziyarette, bilimsel çalışmalarının desteklenmesinin kendisi için büyük bir motivasyon kaynağı olduğunu ifade etti. Ayrıca, bu ödülün, araştırmalarının daha geniş kitlelere ulaşması için bir fırsat sunduğunu vurguladı. “Alınan Ulusal ve Uluslararası Ödüller Bizleri Son Derece Mutlu Ediyor” Ödülünü Adana’da düzenlenen TEKNOFEST’te alan Dr. Eroğlu, üniversitesinin bilimsel başarısını taçlandırmak amacıyla Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’nu ziyaret etti. Ziyaret sırasında Rektör Hacımüftüoğlu, Dr. Eroğlu’nu başarılarından dolayı tebrik ederek: “Üniversitemizin bu tür ulusal ve uluslararası ödüllerle anılması bizleri son derece mutlu ediyor. Dr. Eroğlu’nun başarısı, bilimsel araştırmaların ve yenilikçi çalışmaların ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösteriyor. Kendisinin özverili çalışmaları, hem akademik camiada hem de toplumda önemli bir etki oluşturmaktadır. Gelecekteki araştırmalarında da aynı başarıyı sürdüreceğine inanıyorum” dedi.