TEKNOLOJİ
AB’den Canik Belediyesi’ne destek: Yapay zeka eğitimi başvuruları başladı 23 Mart 2026 Pazartesi - 14:05:38 Samsun’un Canik Belediyesi’nin Avrupa Birliği(AB) tarafından desteklenen, gençleri yapay zekâ araçları ve girişimcilik alanında uygulamalı eğitimlerle buluşturacağı ’Employment 5.0’ eğitim programına başvurular başladı. Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, teknoloji okuryazarı nesiller yetiştirmeye devam ettiklerini söyledi. Canik Belediyesi, gençlere yönelik yapay zekâ, girişimcilik ve yapay zekâ araçlarının etkin kullanımına yönelik dikkat çeken projelerine bir yenisini daha ekledi. Canik Belediyesi, gençlerin yenilikçi teknolojileri günlük yaşamda etkin kullanması ve yapay zekâ araçlarıyla kendi iş modellerini oluşturmasını hedeflediği ve Avrupa Birliği tarafından desteklenen Employment 5.0 Gençleri Dijital Çağa Entegre Etmek eğitim projesine başvuru sürecinin başladığını duyurdu. Proje kapsamında gençler, yapay zekâ araçları, yapay zekâ araçlarıyla iş modeli oluşturma, dijital girişimcilik ve siber güvenlik alanlarında uygulamalı eğitimlerle buluşacak. Gençlere ve kadınlara yönelik yapay zekâ ve girişimcilik alanında ücretsiz eğitim programları gerçekleştirmeye devam ettiklerini kaydeden Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, girişimci kimliklerini yenilikçi teknolojilerle şekillendiren, teknoloji okuryazarı nesiller için çalışmaya ve yeni projeleri hayata geçirmeye devam ettiklerini belirtti. Canik’te gençlere yönelik yapay zekâ, yazılım, siber güvenlik ve robotik kodlama alanlarında ücretsiz eğitim programlarını sürdürdüklerini aktaran Başkan İbrahim Sandıkçı, Avrupa Birliği tarafından desteklenen ’Employment 5.0’ Gençleri Dijital Çağa Entegre Etmek eğitim projesiyle yenilikçi teknolojiler konusunda farkındalık oluşturan yeni bir çalışmayı daha uygulamaya aldıklarını ifade etti. "Gençlerimizi ve çocuklarımızı yapay zeka araçları ile tanıştırıyoruz" Gençleri ve çocukları yapay zekâ araçları ve yeni nesil teknolojilerle tanıştırıp, teknoloji okuryazarı nesiller yetiştirmeye devam ettiklerini söyleyen Başkan Sandıkçı, "Avrupa Birliği tarafından desteklenen Employment 5.0 Gençleri Dijital Çağa Entegre Etmek eğitim projemizle gençlerimizi, yapay zekâ araçları ve yapay zekâ araçlarıyla iş modeli oluşturma başta olmak üzere yapay zekâ araçlarının, iş dünyasında etkin kullanımı ve beraberinde getirdiği girişimcilik fırsatları konularında ücretsiz uygulamalı eğitimlerle bir araya getireceğiz. Projemiz süresince gençlerimizi alanında uzman isimlerin katılımıyla söyleşi programlarıyla buluşturacağız" şeklinde konuştu. Başvurularda son gün 6 Nisan Canik Belediyesi’nin Avrupa Birliği tarafından desteklenen projesine başvurular, 6 Nisan 2026 tarihine kadar kabul edilmeye devam edilecek. Projeye, ülke genelindeki 18-30 yaş aralığındaki kişiler başvuru işlemlerini kolaylıkla gerçekleştirebiliyor. Başvuru işlemleri, Canik Belediyesi’nin sosyal medya hesaplarında yer alan başvuru formunun doldurulmasıyla tamamlanıyor. Proje hakkında detaylı bilgiye belediyenin çözüm merkezi ve başvuru formu içerisinde yer alan bilgilendirme bölümünden ulaşılabiliyor.
23 Mart 2026 Pazartesi - 13:30 Milyonlarca yıll sonra Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Harita Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu ve beraberindeki akademisyenler, uydu radar verilerini inceleyerek Türkiye’yi ikiye bölen "Orta Anadolu Geçiş Zonu"nu tespit etti. Prof. Dr. Kutoğlu, "Bu gerilim bu şekilde devam ettiği sürece Türkiye’nin doğusu, Ankara’nın doğuda kalan kısmı yukarıya, batısında kalan kısmı aşağıya devam edecek ve bu milyonlarca yıllık bir süreç içerisinde bu miktar kilometrelere ulaşabilir ve neticesinde Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir. Yüz binlerce yıl, milyonlarca yıldan bahsediyoruz" dedi. Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Doç. Dr. Mustafa Softa ve Fırat Üniversitesi’nden Araştırma Görevlisi Elif Akgün, uydu radar verilerinden yararlanarak Türkiye’nin yer kabuğu hareketlerini inceledi. Akademisyenlerin "Orta Anadolu Tektonik Geçiş Bölgesi’nin Saptanması: Entegre Jeodezik (GNSS/InSAR) ve Sismik Verilerden Elde Edilen Kısıtlamalar" adıyla hazırladığı çalışma uluslararası bir bilimsel dergide yayımlandı. "Orta Anadolu geçiş zonu karşımıza çıkıyor" Araştırmanın detaylarını anlatan Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, "Şimdi normalde Anadolu bloğunun doğudan Arap plakası, batıda Afrika plakasının sıkıştırmasıyla Ege denizine doğru böyle batıya doğru bir kaçış yaptığını biliyoruz zaten. İyi bilindiği üzere Anadolu bloğu, Türkiye’nin tamamını kapsayan Anadolu, Ege denizine doğru batıya doğru bir hareket yapıyor, bir kaçma hareketi yapıyor. Biz bu hareketi bileşenlerine ayırdık, kuzey ve doğuya yönlü hareketlerini ayrıştırdık. Bunun neticesinde karşımıza şöyle bir tablo çıktı. Doğu kısma göre aşağıya güneye doğru hareket ediyor ve burada ortada bir geçiş zonu karşımıza çıkıyor. Biz buradaki geçmişten günümüze meydana gelen depremleri de inceledik ve burada şunu tespit ettik: Doğu Anadolu fayı burada görüyorsunuz, Arap plakası Doğu Anadolu fayını sıkıştırıyor. Buradan da Afrika plakası daha yavaş bir hareketle sıkıştırıyor. Bunun neticesinde ortada bir gerilim bölgesi ortaya çıkıyor. Bunun da 4.5 milyon yılda yani şuradaki S şekliyle aynı zaman diliminde meydana geldiğini görüyoruz. Depremler meydana gelebilir ama ilerleyen zamanda, Anadolu’nun milyonlarca yıldan bahsediyoruz tabii ki burada, milyonlarca yıl sonra her iki tarafının birbirinden ayrışması, ortadan ikiye bölünmesi söz konusu" dedi. Antalya’dan Karadeniz Ereğli’ye sıfır hattı Türkiye’nin doğusunun kuzeye, batısının ise güneye hareket ettiğini belirten Kutoğlu, "Uzun yıllardır uydu radar verisiyle Türkiye’nin yer kabuğu hareketlerini inceliyoruz. Bu yer kabuğu hareketlerini daha derin bir analize tabi tuttuğumuzda, Ankara’nın doğusunda kalan kısmının kuzeye doğru hareket ettiğini, batısında kalan kısmının da güneye doğru hareket etmiş olduğunu tespit ettik. Tabii bunun neticesinde de Antalya’dan yukarıya doğru, Karadeniz Ereğli’ye doğru bir beyazla görmüş olduğumuz bir sıfır hattının olduğunu tespit ettik. Bu sıfır hattının doğusu yukarıya, batısı da aşağıya doğru hareket ettiği için sıfır hattı etrafında bir gerilim bölgesi meydana geliyor. Buna biz Orta Anadolu geçiş zonu adını verdik yaptığımız yayında. Bu Orta Anadolu geçiş zonu etrafında geçmiş yıllarda irili ufaklı depremler meydana gelmiş. Bu da bu hattın varlığını doğrular nitelikte. Bu durum bize şunu gösteriyor: Bu gerilim devam ettiği sürece, bu şekilde devam ettiği sürece, Türkiye’nin doğusu, Ankara’nın doğuda kalan kısmı yukarıya, batısında kalan kısmı aşağıya devam edecek ve bu milyonlarca yıllık bir süreç içerisinde bu miktar kilometrelere ulaşabilir ve neticesinde Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir. İlerleyen zamanda, yüz binlerce yıl, milyonlarca yıldan bahsediyoruz, büyük gerilimler birikerek burada büyük boyutta depremlerin de meydana gelmesi söz konusu olabilir" ifadelerini kullandı. Doğu Anadolu Fayı V şeklini aldı Arap ve Afrika plakalarının hız farkının Doğu Anadolu fayını şekillendirdiğini vurgulayan Kutoğlu, "Bu yaptığımız çalışmada tespit ettiğimiz şeylerden bir tanesi de şu, Doğu Anadolu fayının bugünkü şeklini almasında da bu hareketlerin önemli bir nedeni var. Ortaya çıkan bu tablo, Arap plakasının Afrika plakasından yılda 1.2 santimetre daha hızlı hareket etmesinden kaynaklanıyor. Doğu Anadolu fayı geçmişte, Kuzey Anadolu fayına bu hareket dikkate alındığında, Kuzey Anadolu fayına dik bir konumda bulunuyor olmalı. Ama zaman içerisinde Afrika plakası hızla Anadolu’nun içerisine girerek Doğu Anadolu fayının bir V şeklini almasına neden olmuş. Tabii bu hareket devam ettiği içerisinde, devam ettiği için de zaman içerisinde Doğu Anadolu fayının kuzeyinin giderek Kuzey Anadolu fayına yaklaşması ve sonunda onunla birleşmesiyle sonuçlanabilir uzun jeolojik süreçler içerisinde. Hatay’dan yukarıya doğru da yine Kuzey Anadolu fayını kesen bir dik fay hattının meydana gelmesi söz konusu olabilir. Bu çalışma bize bu sonuçları gösterdi" şeklinde konuştu. "Tam kapanma meydana gelebilir" Plakaların hareketiyle gelecekte yeni fay oluşumlarının görülebileceğine dikkat çeken Kutoğlu son olarak "Afrika bloğu Kuzey Anadolu fayına yaklaşacak ve bir süre sonra da kapanma, tam kapanma meydana gelebilir. Ama bu süpürme neticesinde de yukarıya doğru bir yeni oluşumun meydana gelmesi söz konusu" dedi.
23 Mart 2026 Pazartesi - 13:05 Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Harita Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu ve beraberindeki akademisyenler, uydu radar verilerini inceleyerek Türkiye’yi ikiye bölen "Orta Anadolu Geçiş Zonu"nu tespit etti. Prof. Dr. Kutoğlu, "Bu gerilim bu şekilde devam ettiği sürece Türkiye’nin doğusu, Ankara’nın doğuda kalan kısmı yukarıya, batısında kalan kısmı aşağıya devam edecek ve bu milyonlarca yıllık bir süreç içerisinde bu miktar kilometrelere ulaşabilir ve neticesinde Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir. Yüz binlerce yıl, milyonlarca yıldan bahsediyoruz" dedi. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Harita Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Doç. Dr. Mustafa Softa ve Fırat Üniversitesi’nden Araştırma Görevlisi Elif Akgün, yıllar uydu radar verilerinden yararlanarak Türkiye’nin yer kabuğu hareketlerini inceledi. Akademisyenlerin "Orta Anadolu Tektonik Geçiş Bölgesi’nin Saptanması: Entegre Jeodezik (GNSS/InSAR) ve Sismik Verilerden Elde Edilen Kısıtlamalar" adıyla hazırladığı çalışma uluslararası bir bilimsel dergide yayımlandı. "Orta Anadolu geçiş zonu karşımıza çıkıyor" Araştırmanın detaylarını anlatan Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, "Şimdi normalde Anadolu bloğunun doğudan Arap plakası, batıda şuradan Afrika plakasının sıkıştırmasıyla Ege denizine doğru böyle batıya doğru bir kaçış yaptığını biliyoruz zaten. İyi bilindiği üzere Anadolu bloğu, Türkiye’nin tamamını kapsayan Anadolu, Ege denizine doğru batıya doğru bir hareket yapıyor, bir kaçma hareketi yapıyor. Biz bu hareketi bileşenlerine ayırdık, kuzey ve doğuya yönlü hareketlerini ayrıştırdık. Bunun neticesinde karşımıza şöyle bir tablo çıktı. Doğu kısma göre aşağıya güneye doğru hareket ediyor ve burada ortada bir geçiş zonu karşımıza çıkıyor. Biz buradaki geçmişten günümüze meydana gelen depremleri de inceledik ve burada şunu tespit ettik: Şu bölgede Doğu Anadolu fayı burada görüyorsunuz, Arap plakası burada Doğu Anadolu fayını sıkıştırıyor. Buradan da Afrika plakası daha yavaş bir hareketle sıkıştırıyor. Bunun neticesinde şurada ortada bir gerilim bölgesi ortaya çıkıyor. Bunun da 4.5 milyon yılda yani şuradaki S şekliyle aynı zaman diliminde meydana geldiğini görüyoruz. Depremler meydana gelebilir ama ilerleyen zamanda, Anadolu’nun milyonlarca yıldan bahsediyoruz tabii ki burada, milyonlarca yıl sonra her iki tarafının birbirinden ayrışması, ortadan ikiye bölünmesi söz konusu." dedi. Antalya’dan Karadeniz Ereğli’ye sıfır hattı Türkiye’nin doğusunun kuzeye, batısının ise güneye hareket ettiğini belirten Kutoğlu, "Uzun yıllardır uydu radar verisiyle Türkiye’nin yer kabuğu hareketlerini inceliyoruz. Bu yer kabuğu hareketlerini daha derin bir analize tabi tuttuğumuzda, Ankara’nın doğusunda kalan kısmının kuzeye doğru hareket ettiğini, batısında kalan kısmının da güneye doğru hareket etmiş olduğunu tespit ettik. Tabii bunun neticesinde de Antalya’dan yukarıya doğru, Karadeniz Ereğli’ye doğru bir beyazla görmüş olduğumuz bir sıfır hattının olduğunu tespit ettik. Bu sıfır hattının doğusu yukarıya, batısı da aşağıya doğru hareket ettiği için sıfır hattı etrafında bir gerilim bölgesi meydana geliyor. Buna biz Orta Anadolu geçiş zonu adını verdik yaptığımız yayında. Bu Orta Anadolu geçiş zonu etrafında geçmiş yıllarda irili ufaklı depremler meydana gelmiş. Bu da bu hattın varlığını doğrular nitelikte. Bu durum bize şunu gösteriyor: Bu gerilim devam ettiği sürece, bu şekilde devam ettiği sürece, Türkiye’nin doğusu, Ankara’nın doğuda kalan kısmı yukarıya, batısında kalan kısmı aşağıya devam edecek ve bu milyonlarca yıllık bir süreç içerisinde bu miktar kilometrelere ulaşabilir ve neticesinde Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir. İlerleyen zamanda, yüz binlerce yıl, milyonlarca yıldan bahsediyoruz, büyük gerilimler birikerek burada büyük boyutta depremlerin de meydana gelmesi söz konusu olabilir." ifadelerini kullandı. Doğu Anadolu Fayı V şeklini aldı Arap ve Afrika plakalarının hız farkının Doğu Anadolu fayını şekillendirdiğini vurgulayan Kutoğlu, "Bu yaptığımız çalışmada tespit ettiğimiz şeylerden bir tanesi de şu, Doğu Anadolu fayının bugünkü şeklini almasında da bu hareketlerin önemli bir nedeni var. Ortaya çıkan bu tablo, Arap plakasının Afrika plakasından yılda 1.2 santimetre daha hızlı hareket etmesinden kaynaklanıyor. Doğu Anadolu fayı geçmişte, Kuzey Anadolu fayına bu hareket dikkate alındığında, Kuzey Anadolu fayına dik bir konumda bulunuyor olmalı. Ama zaman içerisinde Afrika plakası hızla Anadolu’nun içerisine girerek Doğu Anadolu fayının bir V şeklini almasına neden olmuş. Tabii bu hareket devam ettiği içerisinde, devam ettiği için de zaman içerisinde Doğu Anadolu fayının kuzeyinin giderek Kuzey Anadolu fayına yaklaşması ve sonunda onunla birleşmesiyle sonuçlanabilir uzun jeolojik süreçler içerisinde. Hatay’dan yukarıya doğru da yine Kuzey Anadolu fayını kesen bir dik fay hattının meydana gelmesi söz konusu olabilir. Bu çalışma bize bu sonuçları gösterdi." şeklinde konuştu. "Tam kapanma meydana gelebilir" Plakaların hareketiyle gelecekte yeni fay oluşumlarının görülebileceğine dikkat çeken Kutoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: "Anadolu.. Afrika... itibaren Anadolu bloğunu sıkıştırıyor. Bu demektir ki buradaki hareketlere., baktığımız zaman zamanında Afrika bloğu buradan Kuzey Anadolu fayına yaklaşacak ve bir süre sonra da kapanma, tam kapanma meydana gelebilir. Ama bu süpürme neticesinde de şuradan yukarıya doğru bir yeni oluşumun meydana gelmesi söz konusu."
Teknofest’te BARÜ’ye yoğun ilgi
09 Ekim 2024 Çarşamba - 14:40 Teknofest’te BARÜ’ye yoğun ilgi Bartın Üniversitesi (BARÜ) paydaşı olduğu TEKNOFEST Akdeniz’e katılarak yoğun ilgi gören standında bilim ve teknoloji tutkunlarıyla bir araya geldi. BARÜ’nn standı Adanalıların yoğun ilgisini gördü. Türkiye’nin en büyük Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali (TEKNOFEST) kapılarını bu yıl Adana’da ziyaretçilerine kapılarını açtı. Bartın Üniversitesinin (BARÜ) akademik paydaşları arasında yer aldığı festivale her gün on binlerce kişi katıldı. BARÜ standının yoğun ilgi gördüğü dev organizasyonda Rektör Prof. Dr. Orhan Uzun ile birlikte Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Zahmakıran, Proje Teknoloji Ofisi Genel Koordinatörü Doç. Dr. Ümit Tayfun, Fen Fakültesinden Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Bulut, Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanı Burak Beygirci, İletişim Koordinatörlüğünden Öğr. Gör. Dr. Mehmet Ceylan ile Öğr. Gör. Burak Ceylan, idari insan kaynağından Dilek Kuvvetlioğlu, Tuğba Delialioğlu ve Kurtuluş Ece ile Bartın Meslek Yüksekokulu öğrencisi Muhammed Can Sağıroğlu üniversiteyi temsil etti. ‘Benim de bir fikrim var’ diyenler BARÜ standında buluştu Adana Şakirpaşa Havalimanında düzenlenen ve 5 gün süren organizasyonda üniversitenin vizyon projeleriyle bu yıl 7’ncisi uluslararası ölçekte gerçekleştirilecek Ar-Ge Proje Pazarı tanıtıldı. Farkındalığı artırarak gençlerin geleceği şekillendirecek gelişmelere odaklanmalarını sağlamak amacıyla 7-8 Kasım 2024 tarihinde gerçekleştirilecek etkinlikle “Milli Teknoloji Hamlesi” yolculuğuna katkı sunulmasının hedeflendiği aktarıldı. Ayrıca ziyaretçilere BARÜ’nün eğitim-öğretim, araştırma-geliştirme ve sosyal sorumluluk alanlarında yaptığı çalışmalarla birlikte “Akıllı Lojistik ve Bütünleşik Bölge Uygulamaları” ihtisaslaşma alanı kapsamında hayata geçirdiği projeler hakkında bilgiler de verildi. “TEKNOFEST, bereketli Anadolu topraklarında filizlenen idealist gençlerin güçlü sesidir” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Adana Şakirpaşa Havalimanı’nda düzenlenen, Türkiye’nin en büyük teknoloji festivali TEKNOFEST’te yaptığı konuşmada, merkezinde gençlerin olduğu 21. yüzyıl Türkiye’sini ilim ve teknolojiyle inşa etmenin gayreti içerisinde olduklarını vurguladı. Gençlere özgüven aşılayan, umudu ve başarmayı öğreten bu güzide festivalin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gözlerinin ışıltısında aydınlık yarınlarımızın müjdesi olan siz gençlerimizle Adana ve Şakirpaşa bugün çok farklı. Bugün burada sadece millî teknoloji hamlemizin göz kamaştıran ürünleri yok. Burada aynı zamanda Türkiye Yüzyılı’nın mimarı olacak genç yüreklerimiz, parlak zihinlerimiz var. Burada yarının Hezarfen Ahmet Çelebileri, Cezerileri, Ferganileri, Ali Kuşçuları, Aziz Sancarları var. Burada aşkın diliyle, barışın diliyle, ilmin, teknolojinin, bilimin diliyle konuşan, ufku açık yüz binlerce gencimiz var. Sizlerin vasıtasıyla bilime, araştırmaya, teknolojiye, keşfetmeye özellikle meraklı ülkemizin tüm gençlerini bir kez daha sevgiyle selamlıyorum. Kalplerimizi tekrar buluşturan Rabbime hamd ediyorum” ifadelerine yer verdi. “Milli Teknoloji Hamlesinin kalbi TEKNOFEST’te atıyor” TEKNOFEST’in Türkiye’nin daha iyi bir dünya için gösterdiği çabaların en güzel yansıması olduğunu kaydeden Rektör Uzun, festivalin akademik paydaşları arasında yer almalarından dolayı duyduğu mutluluğu dile getirdi. Rektör Uzun, “TEKNOFEST ile yetenekli gençlerimiz ve her yaş grubundan bireyler teknoloji geliştirilmesi süreçlerine katılıyorlar. Tam bağımsız, güçlü Türkiye idealine giden yolda, milli ve yerli teknoloji hamlesinin temellerinin atıldığı bu festival, yarınlarımız için taşıdığımız umudu taze tutmaktadır” dedi. “Geleceğimize değer katmak için gayret gösteriyoruz” BARÜ’nün büyük bir aile olarak tüm bileşenleriyle “Milli Teknoloji Hamlesi”ne ve ülke olarak konulan hedeflere katkılar sunmak için büyük gayret gösterdiğini de vurgulayan Rektör Uzun, “Üniversite olarak sürdürülebilir bir gelişim hedefliyor, alanında yetkin insan kaynağımız, öğrencilerimiz ve mezunlarımızla güç birliği yaparak Milli Teknoloji Hamlesine yüksek katkı sunmak için çalışıyoruz. Türkiye’nin en fazla öğrenci projesi üreten yükseköğretim kurumlarından biri olan BARÜ ailesi olarak bu noktadaki hedeflerimizi geleceğe taşıyoruz. Bu düşüncelerle daha güçlü yarınlara olan yolculuğumuzda bizlere destek veren Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımı arz ediyorum. Önümüzü aydınlatan stratejilerle ilerleyişimize destek veren Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Mehmet Fatih Kacır’a, bizleri hep daha iyisi için teşvik eden YÖK Başkanımız Prof. Dr. Sayın Erol Özvar’a ve gençlerimize rol model olarak daha iyi bir dünya için teşvik eden T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Sayın Selçuk Bayraktar’a teşekkürlerimi sunuyorum” diye konuştu.
Yapay zeka ürünü dezenformasyon, yine yapay zekayla tespit edilecek
09 Ekim 2024 Çarşamba - 12:30 Yapay zeka ürünü dezenformasyon, yine yapay zekayla tespit edilecek Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Görevlisi, Yeni Medya ve İletişim Bölümü Başkanı Doç. Dr. Sefer Darıcı, sosyal medyada dolaşan görsellerin yapay zekâ ile tasarlanıp tasarlanmadığını analiz ve tespit edebilen bir uygulama geliştirdi. Günümüzde oluşabilecek dezenformasyonlara karşı geliştirilen ‘RealityChecker’ adı verilen yapay zekâ uygulaması kısa sürede birçok kişi tarafından kullanılmaya başlandı. Görsel içeriklerin hızla yayıldığı dijital dünyada, paylaşılan görüntülerin gerçek mi yoksa yapay zekâ ürünü mü olduğunu anlamak her geçen gün zorlaşıyor. Dijital mecralarda paylaşılan görsellere güvensizliğin arttığı bu günlerde yapay zekâ ürünü görselleri analiz edebilen yeni bir uygulama geliştirildi. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya Bölüm Başkanı Doç. Dr. Sefer Darıcı tarafından oluşturulan ‘RealityChecker’ isimli yapay zekâ uygulaması, oluşabilecek dezenformasyona karşı analizler yapabiliyor. Yapay zekâ ile üretilen içerikleri ve dijital manipülasyonları tespit edebilen ve gelişmiş analiz yöntemleri sunarak dijital güvenliği sağlamayı amaçlayan sistem ile görseller birçok açıdan inceleniyor. Uygulamada incelenmesi istenilen görseller; ışık modelleme ve gölge uyumsuzlukları tespiti, kenar algılama algoritmaları, hata seviyesi analizi, EXIF Metadata analizi, kromatik aberasyon tespiti gibi birçok konuda detaylı incelemeye alınıyor. Habercilerin işini kolaylaştırıyor Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Sefer Darıcı, “RealityChecker aslında özel bir GPT. Hem ChatGPT’nin bir takım özelliklerini kullanıyor. Bunun dışında çeşitli API’leri de içerisinde barındırıyor. Aslında RealityChecker’ı oluşturmamızdaki temel sebep vatandaşların, özellikle habercilerin herhangi bir görüntünün manipüle edilip edilmediğini, yapay zekâ üretimi olup olmadığını anlayabilmesi ve özellikle de dezenformasyonla bir mücadele aracı olarak görülmesi. Çünkü herhangi bir fotoğrafın veya videonun manipüle edilip edilmediği veya yapay zeka üretimi olup olmadığını anlayabilmek bazen çok uzun işlemler, analizler gerektirebiliyor. RealityChecker’ı tam da burada devreye giriyor aslında. Habercilik gibi çok hızlı hareket etmeniz gereken veya sosyal medyadan herhangi bir paylaşım yapılması gereken durumlarda bir fotoğraf veya bir videoyla ilgili şüpheye düşüldüğünde RealityChecker burada devreye girerek size kısa zamanda en azından siz de bir öngörü oluşturabilecek bir veri sunuyor. Hızlı bir şekilde de birçok analizi gerçekleştirebiliyor. Bu analizler farklı API’ler kullanılarak yapılıyor. Örneğin ışık modelleme, kenar algılama, algoritmaları kullanıyor. Makine öğrenme teknikleri kullanıyor, derin öğrenme modelleri, Gan dedektörleri kullanıyor. Meta analizinden tutun da dosya bütünlüğünü kontrolüne, yüz manipülasyonunun algılanmasına, yüz değiştirme, herhangi bir fotoğrafta nesne değiştirme, renk tonu, gölge tutarsızlıkları, piksel ve doku tutarsızlıkları gibi birçok analizi kendi içerisinde hızlıca gerçekleştirebiliyor” dedi. “Birçok medya kuruluşu da bunu kullanmaya başladı” Kısa süre önce kullanıma açılan uygulamanın birçok kişi tarafından kullanılmaya başlandığını ifade eden Darıcı, “Sosyal medya üzerinden herhangi bir paylaşım yaparken eğer şüpheye düşerseniz, yani bu fotoğraf veya video gerçek mi, yapay zekâ üretimi mi, yoksa maniple edilmiş mi? diye bir şüpheye düşerseniz RealityChecker tam da burada devreye giriyor. Çok kısa süre sizlere bir öngörü sağlayabilecek analiz sonuçlarını sizinle paylaşıyor. Normalde adli analizler için çok daha uzun süreler beklemeniz gerekiyor. Ancak RealityChecker burada en azından hızlı bir öngörü sağlayabilecek bir veri sunarak sizi bu konuda uyarabiliyor. Özellikle haberciler için çok çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Aynı zamanda şu an birçok medya kuruluşu da bunu kullanmaya başladı. Sadece onlar değil kamu kurumlarından da sosyal medya yöneticileri RealityChecker’ı kullanıyorlar. Herhangi bir gönderi paylaşacakları zaman gerçek mi, değil mi noktasında bir test işlemi orada gerçekleştiriyorlar. Onun dışında sigorta şirketleri özellikle sahte kaza, olay görüntüsü oluşturulan durumlar için bunların tespiti için de yine kullanıyor. RealityChecker aynı zamanda herhangi bir kaza ortamına ilişkin görüntülerin sahte olup olmadığını, açılarından, duruş şekillerinden ve kazanın büyüklüğü ve ee diğer açılardan kontrol edebilerek size bir öngörü sağlayabiliyor. RealityChecker’ın hem vatandaşların hem de dezenformasyona karşı mücadele noktasında da çok önemli olduğunu düşünüyorum. Yani buradaki tabi resmi bir raporlama değil. RealityChecker aynı zamanda kendisini günlük olarak bununla ilgili yapılan akademik çalışmalardan, makalelerden, kitaplardan, bununla ilgili veri tabanlarından da sürekli güncelleyen bir yapısı var” şeklinde konuştu. "Donald Trump ve Kamala’nın fotoğrafını analiz etti" Uygulamanın görselleri birçok açıdan incelediğini ifade eden Doç. Dr. Sefer Darıcı, sistemin nasıl çalıştığını anlatırken örnek olarak Donald Trump ve Kamala’nın fotoğrafını analiz etti. “Trump’ın bu süreçte birkaç tane farklı fotoğrafları yayınlandı. Hatta Papa’nın da yapay zekâyla oluşturmuş fotoğrafları yayınlandı. Onunla ilgili analizler de hemen doğrudan bize veriyi verebiliyor. Çok rahat bir şekilde bu yapay zekâ üretimi diye söyleyebiliyor. Tabii şunu da göz önüne almak lazım. Yapay zekâ teknolojileri üretme teknolojileri her gün gelişiyor ve değişiyor. Biz de RealityChecker’ı her gün gelişen ve değişen teknolojiyi de yakalaması, ona da ayak uydurabilmesi için bu güncellemeleri zaten sürekli yaptırıyoruz. Sürekli de kendi kendine öğrenen hatta kullanıcı geri bildirimlerinden dahi öğrenen bir yapısı var” ifadelerine yer verdi.
Yapay zeka ürünü dezenformasyon yine yapay zekayla tespit edilecek
09 Ekim 2024 Çarşamba - 12:22 Yapay zeka ürünü dezenformasyon yine yapay zekayla tespit edilecek Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Görevlisi, Yeni Medya ve İletişim Bölümü Başkanı Doç. Dr. Sefer Darıcı, sosyal medyada dolaşan görsellerin yapay zekâ ile tasarlanıp tasarlanmadığını analiz ve tespit edebilen bir uygulama geliştirdi. Günümüzde oluşabilecek dezenformasyonlara karşı geliştirilen ‘RealityChecker’ adı verilen yapay zekâ uygulaması kısa sürede birçok kişi tarafından kullanılmaya başlandı. Görsel içeriklerin hızla yayıldığı dijital dünyada, paylaşılan görüntülerin gerçek mi yoksa yapay zekâ ürünü mü olduğunu anlamak her geçen gün zorlaşıyor. Dijital mecralarda paylaşılan görsellere güvensizliğin arttığı bu günlerde yapay zekâ ürünü görselleri analiz edebilen yeni bir uygulama geliştirildi. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya Bölüm Başkanı Doç. Dr. Sefer Darıcı tarafından oluşturulan ‘RealityChecker’ isimli yapay zekâ uygulaması, oluşabilecek dezenformasyona karşı analizler yapabiliyor. Yapay zekâ ile üretilen içerikleri ve dijital manipülasyonları tespit edebilen ve gelişmiş analiz yöntemleri sunarak dijital güvenliği sağlamayı amaçlayan sistem ile görseller birçok açıdan inceleniyor. Uygulamada incelenmesi istenilen görseller; ışık modelleme ve gölge uyumsuzlukları tespiti, kenar algılama algoritmaları, hata seviyesi analizi, EXIF Metadata analizi, kromatik aberasyon tespiti gibi birçok konuda detaylı incelemeye alınıyor. Habercilerin işini kolaylaştırıyor Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Sefer Darıcı, “RealityChecker aslında özel bir GPT. Hem ChatGPT’nin bir takım özelliklerini kullanıyor. Bunun dışında çeşitli API’leri de içerisinde barındırıyor. Aslında RealityChecker’ı oluşturmamızdaki temel sebep vatandaşların, özellikle habercilerin herhangi bir görüntünün manipüle edilip edilmediğini, yapay zekâ üretimi olup olmadığını anlayabilmesi ve özellikle de dezenformasyonla bir mücadele aracı olarak görülmesi. Çünkü herhangi bir fotoğrafın veya videonun manipüle edilip edilmediği veya yapay zeka üretimi olup olmadığını anlayabilmek bazen çok uzun işlemler, analizler gerektirebiliyor. RealityChecker’ı tam da burada devreye giriyor aslında. Habercilik gibi çok hızlı hareket etmeniz gereken veya sosyal medyadan herhangi bir paylaşım yapılması gereken durumlarda bir fotoğraf veya bir videoyla ilgili şüpheye düşüldüğünde RealityChecker burada devreye girerek size kısa zamanda en azından siz de bir öngörü oluşturabilecek bir veri sunuyor. Hızlı bir şekilde de birçok analizi gerçekleştirebiliyor. Bu analizler farklı API’ler kullanılarak yapılıyor. Örneğin ışık modelleme, kenar algılama, algoritmaları kullanıyor. Makine öğrenme teknikleri kullanıyor, derin öğrenme modelleri, Gan dedektörleri kullanıyor. Meta analizinden tutun da dosya bütünlüğünü kontrolüne, yüz manipülasyonunun algılanmasına, yüz değiştirme, herhangi bir fotoğrafta nesne değiştirme, renk tonu, gölge tutarsızlıkları, piksel ve doku tutarsızlıkları gibi birçok analizi kendi içerisinde hızlıca gerçekleştirebiliyor” dedi. “Birçok medya kuruluşu da bunu kullanmaya başladı” Kısa süre önce kullanıma açılan uygulamanın birçok kişi tarafından kullanılmaya başlandığını ifade eden Darıcı, “Sosyal medya üzerinden herhangi bir paylaşım yaparken eğer şüpheye düşerseniz, yani bu fotoğraf veya video gerçek mi, yapay zekâ üretimi mi, yoksa maniple edilmiş mi? diye bir şüpheye düşerseniz RealityChecker tam da burada devreye giriyor. Çok kısa süre sizlere bir öngörü sağlayabilecek analiz sonuçlarını sizinle paylaşıyor. Normalde adli analizler için çok daha uzun süreler beklemeniz gerekiyor. Ancak RealityChecker burada en azından hızlı bir öngörü sağlayabilecek bir veri sunarak sizi bu konuda uyarabiliyor. Özellikle haberciler için çok çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Aynı zamanda şu an birçok medya kuruluşu da bunu kullanmaya başladı. Sadece onlar değil kamu kurumlarından da sosyal medya yöneticileri RealityChecker’ı kullanıyorlar. Herhangi bir gönderi paylaşacakları zaman gerçek mi, değil mi noktasında bir test işlemi orada gerçekleştiriyorlar. Onun dışında sigorta şirketleri özellikle sahte kaza, olay görüntüsü oluşturulan durumlar için bunların tespiti için de yine kullanıyor. RealityChecker aynı zamanda herhangi bir kaza ortamına ilişkin görüntülerin sahte olup olmadığını, açılarından, duruş şekillerinden ve kazanın büyüklüğü ve ee diğer açılardan kontrol edebilerek size bir öngörü sağlayabiliyor. RealityChecker’ın hem vatandaşların hem de dezenformasyona karşı mücadele noktasında da çok önemli olduğunu düşünüyorum. Yani buradaki tabi resmi bir raporlama değil. RealityChecker aynı zamanda kendisini günlük olarak bununla ilgili yapılan akademik çalışmalardan, makalelerden, kitaplardan, bununla ilgili veri tabanlarından da sürekli güncelleyen bir yapısı var” şeklinde konuştu. "Donald Trump ve Kamala’nın fotoğrafını analiz etti" Uygulamanın görselleri birçok açıdan incelediğini ifade eden Doç. Dr. Sefer Darıcı, sistemin nasıl çalıştığını anlatırken örnek olarak Donald Trump ve Kamala’nın fotoğrafını analiz etti. “Trump’ın bu süreçte birkaç tane farklı fotoğrafları yayınlandı. Hatta Papa’nın da yapay zekâyla oluşturmuş fotoğrafları yayınlandı. Onunla ilgili analizler de hemen doğrudan bize veriyi verebiliyor. Çok rahat bir şekilde bu yapay zekâ üretimi diye söyleyebiliyor. Tabii şunu da göz önüne almak lazım. Yapay zekâ teknolojileri üretme teknolojileri her gün gelişiyor ve değişiyor. Biz de RealityChecker’ı her gün gelişen ve değişen teknolojiyi de yakalaması, ona da ayak uydurabilmesi için bu güncellemeleri zaten sürekli yaptırıyoruz. Sürekli de kendi kendine öğrenen hatta kullanıcı geri bildirimlerinden dahi öğrenen bir yapısı var” ifadelerine yer verdi.
VALORANT takımları Red Bull Home Ground’da karşı karşıya geliyor
09 Ekim 2024 Çarşamba - 12:21 VALORANT takımları Red Bull Home Ground’da karşı karşıya geliyor Dünyanın en büyük sezon arası VALORANT turnuvalarından Red Bull Home Ground, Türkiye’nin en iyi takımlarını bir araya getirerek heyecan dolu bir turnuvayla başladı. Turnuvanın ilk açık elemelerinin kazananı ise geçen senenin Türkiye VALORANT Birlik Ligi şampiyonu Digital Athletics oldu. Dünyanın en büyük sezon arası VALORANT turnuvalarından biri olan Red Bull Home Ground, heyecan dolu bir turnuvayla geri döndü. 60 takımı aşkın katılımın olduğu turnuvanın ilk açık elemelerinin kazananı ise geçen senenin Türkiye VALORANT Ligi şampiyonu Digital Athletics oldu. İkinci ve son açık elemelerin oynanacağı turnuva 12 ve 13 Ekim’de gerçekleşecek. Turnuvanın finali de 26-27 Ekim’de İstanbul’un en ikonik mekanlarından biri olan Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) yapılacak. İyi bir rekabete sahne olacak olan Türkiye finalini kazanan takım, Berlin’de düzenlenecek olan büyük finale katılma hakkı kazanacak. Geçtiğimiz senenin Red Bull Home Ground EMEA elemesini Red Bull takımı FUT Esports kazanıp Tokyo’da yapılan global finale katılmaya hak kazanmıştı. Yapılan açıklamaya göre, 19-20 Ekim’de başlayacak grup aşamalarında, Türkiye’nin en iyi VALORANT takımları şampiyonluk yolunda ilk adımlarını atacak. Turnuvaya davet edilen takımlar 10 Ekim’de Red Bull Türkiye sosyal medya hesapları üzerinden gün gün duyurulmaya başlanacak. Türkiye finali sonrası dünya finali ise 22-23 Kasım tarihlerinde Almanya’nın başkenti Berlin’de gerçekleşecek. İstanbul’un kalbinde düzenlenecek Türkiye Finali’ne bu yıl, Red Bull Oyuncusu Ferit ‘wtcN’ Karakaya, turnuvayı kendi kanallarından canlı yayınlayacak. Ayrıca, turnuva boyunca Red Bull Gamerszon ve Red Bull Türkiye Twitch kanallarından turnuva canlı yayınlanacak. Son açık elemelerin kayıtları 11 Ekim Cuma gününe kadar redbull.com/homeground üzerinden yapılabiliyor. Turnuvanın Türkiye finaline ilişkin biletlere biletix.com adresinden ulaşıldığı açıklandı.
Yapay zekâ artık insanları işe alıyor
09 Ekim 2024 Çarşamba - 12:19 Yapay zekâ artık insanları işe alıyor Son yıllarda iş dünyasında yapay zekâ teknolojilerinin kullanımın arttığı ifade edilirken insan kaynakları alanında değişimlere yol açtığını belirtiliyor. Fazla sayıda adayın olduğu büyük çaplı işe alım süreçlerinde doğru adayları daha hızlı ve verimli bir şekilde belirlemek hem de tarafsızlığı sağlamak için iş hayatında yapay zekâ destekli otomasyon sistemlerinin kullanıldığı ifade ediliyor. Yapay zekânın süreçleri hızlandırarak, iş başvurularını analiz etmekte önemli bir rol oynadığı, adayların CV’lerini tarayarak, belirli kriterlere göre en uygun adayları ortaya koyabildiği aktarılıyor. Uzmanlara göre tüm avantajları değerlendirildiğinde gelecekte, yapay zekâ ile desteklenen işe alım süreçlerinin daha da yaygınlaşmasının beklendiği belirtiliyor. Yapay zekâda “Torpil” yok Yapay zekâ ve gelişen teknolojilerin insan kaynakları yönetiminde büyük bir dönüşüm sağladığını, özellikle işe alım, performans yönetimi, eğitim ve gelişim programları, çalışan bağlılığı gibi alanlarda yapay zekâdan daha çok faydalanıldığına dikkat çeken Optimal HR kurucusu Pınar Taban Sevgen, “Yapay zekâ halk arasında “torpil” denilen kayırmacılığı da engelliyor. İnsan faktörü, zaman zaman önyargılara neden olabiliyorken yapay zekâ sistemleri, belirli algoritmalar kullanarak, nesnel bir değerlendirme süreci sunabiliyor. Ayrıca işe alınacak kişinin birilerinin tanıdığı, yakını olması da yapay zeka için bir kriter değil. Özellikle Z kuşağının iş hayatına katılmasıyla birlikte, esneklik, dijitalleşme ve kişisel gelişim kavramlarının daha öne çıktığını beraberinde teknoloji ve dijital uygulamaların etkinliğinin de arttığını gözlemliyoruz. İşe alım süreçlerinde yapay zekânın sunduğu avantajlar, gelecekte iş dünyasının dinamiklerini şekillendirecek gibi görünüyor” dedi.
Gençler otonom araçların geleceğinde umut veriyor
09 Ekim 2024 Çarşamba - 11:21 Gençler otonom araçların geleceğinde umut veriyor Bahçeşehir Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi’nden 11 öğrencinin oluşturduğu “Navi İda” takımı, “TEKNOFEST İnsansız Deniz Aracı” yarışmasında, “En Özgün Yazılım” ödülünü aldı. Otonom cihazların savunma sanayisi ve sivil hayatta her geçen gün önemini artırdığı günümüzde bu başarıyı elde eden öğrencilerin hedefinde projelerini geliştirmek ve gelecekte dünyada ses getirecek başarılara imza atmak var. Otonom araçların önemi her geçen gün artarken, düzenlenen yarışmalar gençlerin bu alana ilgisini daha fazla çekiyor. Gelecekte insansız araç üretme konusunda hevesli olan öğrenciler, daha yolun başında önemli başarılara imza atıyor. Bahçeşehir Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi’nde okuyan 11 öğrencinin oluşturduğu “Navi İda” takımı bu alana kafa yoran yetenekli gençlerden oluşuyor. Aldıkları eğitimle, otonom cihaz yapma becerilerini geliştiren o öğrenciler, Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali’nin(TEKNOFEST)İnsansız Deniz Aracı yarışmasında, “En Özgün Yazılım” ödülünü alma başarısı gösterdi. Ekip 11 kişiden oluşuyor Yaklaşık 6 ay süren çalışmalarda tamamlanan projenin takım liderliğini mekatronik öğrencisi Aslı Gönül Ansen yaptı. “Navi İda“ adını verdikleri takım 3 ekip halinde çalıştı. Projenin mekanik kısmını Utku Özcan ve Can Kanat yaparken, elektronik ekipte Metehan Karaaslan, Ömer Taha Serin ve Ural Varoğlu yer aldı. Yazılımdaysa Semih Vicir, Selim Hacıömeroğlu, Ahad Aydın ve Mustafa Sepen görev yaptı. Takımın sosyal medyasını ise Lila Kayıran yönetti. “Proje takımlarımızı destekliyoruz” Takımın danışmanlığını yapan Öğretim Görevlisi Sinan Yiğit, elde edilen başarı sonrasında değerlendirmelerde bulundu. Yiğit, öğrencileriyle gurur duyduğunu belirtirken; güvenlikten lojistiğe, tarımdan, savunma sanayisine kadar birçok alanda önemi artan otonom araçlarla ilgili alınan başarının önemli olduğunu belirtti. Bu tür başarıların sadece Bahçeşehir Üniversitesi için değil ülkemiz adına önemli olduğunu söyleyen Yiğit, sözlerine şöyle devam etti: “Bahçeşehir Üniversitesi olarak bu teknolojik ilerleme sürecinin bir parçası olmak adına otonom kara, hava ve deniz araçlarının yarıştığı önemli organizasyonlara katılan proje takımlarımızı desteklemeye devam ediyoruz. Öğrencilerimize üniversitemiz robotik laboratuvarlarında sağladığımız çalışma alanı, teknik ekipman ve akademik mentorluk desteği ile yenilikçi fikirlerini gerçeğe dönüştürmeleri için gereken imkanları sunmaktayız. Bu çerçevede, insansız deniz aracı takımımız Navi İda, bu sene katıldığı yarışmada ‘En Özgün Yazılım’ ödülünü alarak büyük bir başarı elde etti. Öğrencilerimizi tebrik ediyorum.” ‘Gelecekte ülkemizi temsil etmek istiyoruz’ Yazılım alanında oluşturdukları farklılıkla dikkat çeken takımının lideri Aslı Gönül Ansen ise yazılımda yapay zeka teknolojilerini kullandıklarını belirterek, “Navi İda takımını, hem kendimizi geliştirmek hem de inovasyona dayalı projeler üretmek amacıyla kurduk. Takımımızın mekanik ekibi, aracımızın tasarımını bilgisayar tabanlı teknik çizim programları kullanarak gerçekleştirdi ve dayanıklılık hesaplamalarını tamamladı. Elektronik ekibimiz, seçtiğimiz elektronik bileşenleri araca entegre ederek sistemin sorunsuz çalışmasını sağladı. Yazılım ekibimiz ise bilgisayarlı görü, yol bulma algoritmaları ve yapay zeka teknolojilerini kullanarak aracın tam otonom hareket etmesini sağladı. Ayrıca, Robot İşletim Sistemi (ROS) aracılığıyla geliştirdiğimiz algoritmaların hem kendi içlerinde hem de diğer elektronik parçalarla kusursuz bir uyum içinde çalışmasını sağladık. Gelecekte üniversitemizi ve ülkemizi uluslararası çeşitli yarışmalarda temsil etmenin yanında projemizi Ar-Ge süreçleriyle geliştirerek otonom araçların dönüşümün etkin bir parçası olmasını hedefliyoruz” dedi.
Oyun tutkunları ve profesyoneller için özel avantajlar
09 Ekim 2024 Çarşamba - 09:42 Oyun tutkunları ve profesyoneller için özel avantajlar Türkiye’nin teknoloji markası Casper, kullanıcıların hayalindeki teknolojiyi deneyimleyebilmesi için uzun soluklu bir kampanya başlattı. Casper, web sitesinde belirli bir süre için Excalibur ve Casper Nirvana bilgisayarlarda ve monitörlerde yüzde 15’e varan indirim seçenekleri sunuyor. Casper, teknolojik ihtiyaçları performans ve kaliteden ödün vermeden, her ihtiyaca göre kullanıcılarla buluşturmaya devam ediyor. Casper web sitesine özel, çeşitli dönemlerde sunacağı birçok avantajı kullanıcılarıyla buluşturacak olan Casper, Excalibur ve Casper Nirvana bilgisayarlarda ve monitörlerde belirli bir süre için yüzde 15’e varan indirim sunuyor. Kullanıcıların güç ve mobilite ihtiyacını destekleyen Casper, Ekim ayına özel 4 ve 6 aya kadar taksit imkanı sağlıyor. Profesyoneller için tasarlanmış yüksek performans Kampanya kapsamında, verimliliği artıran Casper Nirvana X700, X600 ve C550 dizüstü bilgisayarlar ve yüksek performansa sahip M500 ve N200 masaüstü bilgisayarlar, belirli bir süre için yüzde 15’e varan indirim avantajlarıyla profesyonellerle buluşuyor. Ayrıca, ofis ve çalışma alanlarına mükemmel uyum sağlayan Casper Nirvana 23.8” ve 21.5” monitörlerde yer alan indirimler, performansı en üst düzeye çıkarmaya destek sağlıyor. Oyunlarda kazananı Excalibur belirliyor Kampanya kapsamında, casper.com.tr’ye özel olarak Excalibur G911, G870 ve G770 gaming laptoplar ve güç odaklı E750 ve E650 masaüstü bilgisayarlar çeşitli avantajlarla oyun tutkunlarıyla buluşuyor. Ayrıca, oyun deneyimini bir üst seviyeye taşıyan Excalibur’un 23.8”ve 31.5” oyuncu monitörlerinde sunulan indirimler, rekabetçi oyunculara daha yüksek performans elde etme imkanı sağlıyor. Kullanıcı dostu çözümler bir arada Kampanya kapsamında, tüm bu ayrıcalıklı ürünlere avantajlı fiyatlarla erişebilen kullanıcılar, aynı zamanda ücretsiz bir şekilde Excalibur Gaming sırt çantasına da sahip olabiliyor. Yanı sıra Excalibur bilgisayarlarda mevcut olan ‘Ömür Boyu Performans Garantisi’ kapsamında rutin performans bakımları gerçekleştirebilen oyun tutkunları, hem performans kaybının önüne geçiyor hem de cihazların ömrünü uzatabiliyor.
Bursa’da toplu ulaşımda ‘yapay zeka’ dönemi
09 Ekim 2024 Çarşamba - 09:36 Bursa’da toplu ulaşımda ‘yapay zeka’ dönemi Bursa Büyükşehir Belediyesi 360 araçta yapay zeka destekli şoför izleme sistemini devreye alarak yolcuların daha güvenli ve konforlu seyahat etmelerini sağlıyor. Toplu ulaşım araçlarının sürücülerinin uyuması, telefonla konuşması veya dikkat dağıtıcı durumlarına anlık takip ve müdahale yapılıyor. Bursa’da toplu ulaşımı daha da ulaşılabilir hale getirip, kalite ve konforu en üst seviyeye çıkarmayı hedefleyen Büyükşehir Belediyesi, ulaşımda bir yeniliği daha devreye aldı. Her gün toplu taşıma araçlarında yüz binlerce vatandaşı taşıyan BURULAŞ, 360 araçta yapay zeka destekli şoför izleme sistemini devreye aldı. Yapay zeka destekli sistem, şoförün sürüş sırasında olası uykulu olma ve telefonla konuşma gibi dikkati dağıtıcı durumları ve yolcuların güvenliğini riske atan her türlü davranışını anında tespit ediyor. Olası riskleri önceden tespit eden sistem, BURULAŞ denetim ekiplerine uyarı gönderiyor. Böylece ekipler duruma hızlıca müdahale ederek olası kazaların ve güvenlik ihlallerinin önüne geçmiş oluyor. Şoförlerin sorumluluk bilincini artıran, daha dikkatli ve özenli bir sürüş sergilemelerini sağlayan sistem, Bursalıların daha güvenli ve konforlu yolculuk yapmasına da imkan sağlıyor. BURULAŞ Genel Müdürü Fahrettin Beşli, otobüslerle yapılan toplu taşıma hizmetinde yeni bir sistemi devreye aldıklarını söyledi. Yapay zeka destekli şoför davranış takip sistemi adı verilen uygulamayı 546 otobüsün 306’sında devreye aldıklarını anlatan Beşli, “Bu yeni sistemi tüm otobüslerimizde uygulayacağız. Sistem, seyahat esnasında şoförlerin uyumsuz ve uygunsuz hareketlerini bize bildiriyor. Uyuklarsa, sigara içerse, telefonla konuşursa, ani manevralar yaparsa, kendilerine öğretilenlerin dışında hareket tarzlarına girerlerse sistem bizi uyarıyor. Uyardığında da biz hemen müdahale edebiliyoruz. Ya telefonla arıyoruz ya da sahadaki denetim elemanlarımız olaya müdahale ediyor. Alanda yaptığımız kontrol ve denetimlerde tespit ettiklerimizin dışında çok daha kısa sürede bilgi almamızı ve müdahale etmemizi sağlıyor. Amacımız, öncelikle taşıdığımız yolcuların güvenliğidir. İkinci olarak çalışan şoförümüzün, aracımızın ve ulaşımın güvenliğidir” dedi.
TEKNOFEST’te Erzurum’u gururlandırdılar
09 Ekim 2024 Çarşamba - 09:31 TEKNOFEST’te Erzurum’u gururlandırdılar Atatürk Üniversitesi öğrencilerinden oluşan TTurks Rocket Team, TEKNOFEST Dikey İnişli Roket yarışmasında 147 takım arasında Türkiye ikincisi oldu. Atatürk Üniversitesi Mühendislik Fakültesinde çalışmalarını yürüten TTurks Rocket Team, kurulduğu günden itibaren milli teknoloji hamlesine katkı sağlayacak mühendisler olma vizyonuyla ilerledi. Ekip, farklı mühendislik disiplinlerinden gelen üyelerin bir araya gelmesiyle projelerini gerçekleştirdi. TTurks Rocket Team TÜBİTAK SAGE yürütücülüğünde yapılan yarışmanın amacının; roketin soğuk gaz itki sistemi ile tahrik edilerek belirli bir yükseklikten yere kontrollü yumuşak iniş yapmasıyla uzay misyonuna yönelik geliştirilmesi olduğu ifade edilerek, “2024 TEKNOFEST Dikey İnişli Roket yarışmasında 147 başvuran takım arasından uzman hakemlerin değerlendirmesiyle Türkiye 2.liği elde ederek bu sene de başarılarına yenisini eklemiştir. Havacılık, uzay ve savunma alanlarında yürüttüğü özgün projeler, bu projelerde sergilediği takım ruhu ve elde ettiği başarılarla TTurks adından sıkça söz ettiren bir ekip haline geldi. 2018’de kurulan ve kuruluşundan bu yana ekip üyeleri değişkenlik gösterse de sürekliliği sağlamakla birlikte ekibini daha da genişleterek korudu. ” denildi. TTurks Rocket Team Takımı; Hüseyin Allale, Muhammet Emir Akdeniz, Arda Gümrükçü, Beyzanur Korkmaz, Enes Gökay Nuroğlu, Abdussamet Mehlep, Muhammet Veli Sarı ve Ufuk Şahin’den oluştu.
Samsun’dan 21 akademisyen “Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları Listesi”nde
08 Ekim 2024 Salı - 14:57 Samsun’dan 21 akademisyen “Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları Listesi”nde Samsun’daki iki devlet üniversitesinden toplam 21 akademisyen, “Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları Listesi”ne adını yazdırdı. Dünyanın en saygın üniversiteleri arasında gösterilen Stanford Üniversitesi (Kaliforniya-Amerika Birleşik Devletleri) ve Hollanda merkezli Elsevier Yayınevi iş birliğiyle hazırlanan “Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları Listesi”ne Ondokuz Mayıs Üniversitesinden (OMÜ) 14 akademisyen, Samsun Üniversitesinden(SAMÜ) de 7 akademisyen girmeyi başardı. "Kariyer Boyu Etki" ile "Yıllık Etki" olmak üzere 2 kategoride Elsevier veri tabanında yayımlanan listede 22 ana bilim dalı ve 174 alt bilim dalından dünyada yüzde 2’lik dilime giren bilim insanları yer aldı. Stanford Üniversitesi ile Elsevier Yayınevi organizasyonunda her yıl oluşturulan ve “Standardize Atıflar”, “H-İndeks”, “Hm-İndeks”, “C-Skor”, “Yazar Sırasına Bağlı Atıf” gibi göstergelerin dikkate alındığı “Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları Listesi”ne, OMÜ’den "Kariyer Boyu Etki” kategorisinde 6 bilim insanı, “Yıllık Etki“ kategorisinde ise 12 bilim insanı girmeye hak kazandı. Listede Prof. Dr. Mehmet Çetin, Prof. Dr. Feryal Akbal, Prof. Dr. Rıdvan Kızılkaya ve Prof. Dr. Selim Ceylan her iki kategoride yer aldı. Dünya çapında 200 binden fazla akademisyenin değerlendirildiği “Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları Listesi”ne, geçen seneye kıyasla bilimsel üretkenlikleri ve çalışmalarıyla OMÜ’den Prof. Dr. Naci Kurgan (Mühendislik Fakültesi), Prof. Dr. Ahmet Güler (Ziraat Fakültesi), Doç. Dr. Hasan Yakan (Eğitim Fakültesi) ve Doç. Dr. Halil Mutuk (Fen Fakültesi) da eklendi. “Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları Listesi”ne giren OMÜ’lü akademisyenler "Kariyer Boyu Etki" listesi: Prof. Dr. Mehmet Çetin (Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü) Prof. Dr. Feryal Akbal (Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü) Prof. Dr. Rıdvan Kızılkaya (Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü) Prof. Dr. Selim Ceylan (Mühendislik Fakültesi Kimya Mühendisliği Bölümü) Prof. Dr. Erdem Koç (Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü) Prof. Dr. Okan Özgönenel (Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü) "Yıllık Etki" listesi: Prof. Dr. Mehmet Çetin (Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü) Prof. Dr. Necmi Dege (Fen Fakültesi Fizik Bölümü) Prof. Dr. Vedat Suat Ertürk (Fen Fakültesi Matematik Bölümü) Prof. Dr. Feryal Akbal (Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü) Prof. Dr. Selim Ceylan (Mühendislik Fakültesi Kimya Mühendisliği Bölümü) Prof. Dr. Rıdvan Kızılkaya (Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü) Prof. Dr. Orhan Dengiz (Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü) Prof. Dr. Naci Kurgan (Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü) Prof. Dr. Ahmet Güler (Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü) Doç. Dr. Kadir Mert Döleker (Mühendislik Fakültesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü) Doç. Dr. Hasan Yakan (Eğitim Fakültesi Matematik ve Fen Bilimleri Eğitimi Bölümü) Doç. Dr. Halil Mutuk (Fen Fakültesi Fizik Bölümü) SAMÜ’den de 7 Akademisyen “Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları Listesi”nde Samsun Üniversitesinden ise 7 öğretim üyesi yer aldı. “Kariyer Boyu Etki” listesi: Prof. Dr. Ertuğrul Çam(Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi). “Yıllık Etki” listesi: Prof. Dr. Serkan Tulgar (Tıp Fakültesi). Doç. Dr. Merve Kılıç Karamahmutoğlu(Siyasal Bilgiler Fakültesi). Doç. Dr. Muammer Türkoğlu (Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi). Doç. Dr. Zafer Cömert (Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi). Doç. Dr. Zeynep Ceylan (Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi). Dr. Öğr. Üyesi Sevgi Kansız (Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi).
TEKNOFEST’te ödül alan Milaslı gençlerden Saylak’a ziyaret
08 Ekim 2024 Salı - 14:34 TEKNOFEST’te ödül alan Milaslı gençlerden Saylak’a ziyaret Türkiye’nin en büyük teknoloji festivali olarak gençlerin teknolojiye olan ilgisini artırarak yenilikçi projeler geliştirmelerini teşvik etmeyi amaçlayan TEKNOFEST’ten Milas’lı gençler ödülle döndü. Festivalin Tarım Teknolojileri Yarışması’na hazırladıkları proje ile katılarak birincilik ödülünü alan 9 genç, festival dönüşü İl Tarım ve Orman Müdürü Barış Saylak’ı ziyaret etti. TEKNOFEST 2024 Tarım Teknolojileri Yarışması’nda büyük bir başarıya imza atarak lise seviyesinde yarışan 38 takım arasından birincilik elde eden Milaslı gençler, ödüllerini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden aldı. Hazırladıkları proje ile TEKNOFEST 2024 Yılı Tarım Teknolojileri Yarışması’nda “Ticarileştirme Potansiyeli Ödülü”ne layık görülen Milas’tan 9 lise öğrencisi, İl Tarım ve Orman Müdürü Barış Saylak’ı ziyaret ederek projelerini tanıttı. İneklerde ‘Çoklu Girdi İşleme İle Akıllı Erken Mastitis Uyarı Sistemi Akıllı Rahat Mastitis Uyarı Teknolojisi’ (ARMUT) projesi ile ödül alan gençleri tebrik eden İl Müdürü Saylak, “Gençlerin tarım ve hayvancılığa olan ilgisini artıran TEKNOFEST gibi etkinlikler, bize geleceğin sektör liderlerini kazandırıyor, gençleri tarım ve hayvancılık başta olmak üzere onların enerjisine ve gücüne ihtiyaç duyulan sektörlerle buluşturuyor. Ne mutlu bize ki Milaslı öğrencilerimizin başarısı, diğer gençlerimize de ilham kaynağı olacak ve gençlerimizi geliştirdikleri yenilikçi projeleri ile tarım sektörüne yöneltecek. Buna yürekten inanıyorum ve sizlerle gurur duyuyorum” dedi. Projenin, tarım ve hayvancılık sektöründe erken mastitis tespiti için yenilikçi bir çözüm sunduğunu ve bu yönüyle büyük bir ticari potansiyele sahip olduğunu söyleyen İl Müdürü Barış Saylak, “Odağında gençlerin olduğu bir Türkiye Yüzyılı’nı ne mutlu bize ki ilim ve teknolojiyle inşa ediyoruz. Bu tür projeler, tarım ve hayvancılığın geleceğini şekillendirmede büyük bir rol oynuyor. Akıllı tarım teknolojileri verimliliği artırırken, sürdürülebilirlik ve çevre dostu uygulamaları da destekliyor. ARMUT projesi gibi yenilikçi çözümler, sektördeki sorunlara pratik ve etkili çözümler sunarak, tarım ve hayvancılığın geleceğine önemli katkılar sağlıyor. Bu vesileyle, sizlerin coşkusunu paylaşmaktan çok mutlu olduğumu bir kez daha ifade etmek istiyorum. Muğla’mızın, bilime, araştırmaya, teknolojiye ve en önemlisi de tarıma meraklı tüm gençlerini sizlerin nezdinde sevgiyle selamlıyorum.” diye konuştu. Ödül alan öğrencileri ve onlara rehberlik eden öğretmenleri gönülden tebrik ettiğini söyleyen Saylak, gençlerin bu başarısında emeği geçen ailelerine, okul yönetimlerine, Milas İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne, laboratuvarını gençlerin hizmetine sunan Milas Süt Birliği’ne ve saha çalışmalarında gönüllü olan işletme sahiplerine de ayrıca teşekkür etti. Akıllı Rahat Mastitis Uyarı Teknolojisi (ARMUT) İneklerde Çoklu Girdi İşleme İle Akıllı Erken Mastitis Uyarı Sistemi Akıllı Rahat Mastitis Uyarı Teknolojisi (ARMUT) hayvancılık sektöründe ekonomik zarar ve verim düşüşüne yol açan en önemli sebeplerden biri olan ‘Mastitis’in olumsuz etkilerini minimize etmek amacıyla teşhisin erken konarak tedavi başarısını artırmayı hedefliyor. ARMUT; mastitis belirteçlerini çoklu değişkenlerle gerçek zamanlı ve detaylı olarak tespit edebilmesi, yenilikçi yollar sunması, akıllı telefona anlık veri iletebilmesi ve tüm bunları ekonomik olarak sunması nedeniyle üretici için kolay ve hızlı bir çözüm yolu sunuyor.