TEKNOLOJİ
Sanayicinin geleceğine stratejik adımı Denizli Model Fabrika hizmete açıldı 28 Şubat 2026 Cumartesi - 10:06:24 Denizli’nin köklü üretim kültürünü verimlilik ve yalın dönüşüm anlayışıyla güçlendirecek olan Denizli Model Fabrika, 1200 metrekarelik alanda ve 1,3 milyon dolarlık yatırımla Denizli Organize Sanayi Bölgesinde hizmete açıldı. Denizli Sanayi Odası’nın öncülüğünde hayata geçirilen, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) iş birliğinde yürütülen bir dijital dönüşüm ve yetkinlik merkezi olan Denizli Model Fabrika’nın resmi açılışı, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katıldığı törenle gerçekleştirildi. Törene ayrıca, Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısı, UNDP Başkan Yardımcısı ve Avrupa ve Orta Asya Bölge Direktörü Ivana ivkovi, Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, Birleşmiş Milletler Nezdinde Türkiye Daimi Temsilcisi Ahmet Yıldız, Denizli Sanayi Odası ve Model Fabrika Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, Denizli OSB Başkanı Derya Baltalı, Denizli Ticaret Odası Başkanı Uğur Erdoğan, il protokolü ve üst düzey UNDP yetkilileri katıldı. Denizli sanayisinin geleceğine stratejik bir adım DSO ve Model Fabrika Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, açılışta yaptığı konuşmada Denizli Model Fabrika’nın sıradan bir yatırım değil, uzun vadeli bir vizyon projesi olduğunu vurguladı. Türkiye’nin 11. Model Fabrikası’nın Denizli’de hayata geçirilmesinin şehir sanayisi açısından stratejik bir eşik olduğunu belirten Kasapoğlu, bu merkezin üretim kültürünü daha verimli ve daha rekabetçi bir yapıya taşıyacağını ifade etti. Göreve başladıkları ilk günlerde Model Fabrika projesini öncelikli sorumluluk olarak ele aldıklarını dile getiren Kasapoğlu, "Bu proje bizim için bir yatırım kararından öte, Denizli sanayisinin geleceğine ilişkin bir vizyon meselesiydi" dedi. Denizli’nin ihracat kapasitesi yüksek, girişimci ruhu güçlü ve değişime açık bir sanayi şehri olduğuna dikkat çeken Kasapoğlu, bu dinamizmin verimlilik ve yalın üretim yaklaşımıyla desteklenmesi gerektiğine inandıklarını belirtti. Kasapoğlu, "Bugün 1,3 milyon dolarlık yatırım büyüklüğüne sahip, 1.200 metrekare kapalı alanı ve 400 kilovat kurulu gücü bulunan bir verimlilik merkezini Denizli’ye kazandırmış bulunuyoruz. Geniş paydaş yapısı ve yetkin profesyonel kadrosuyla hizmet verecek güçlü bir altyapı oluşturduk" ifadelerini kullandı. Üretimin kalbinde uygulamalı dönüşüm Model Fabrika’nın Denizli Organize Sanayi Bölgesi’nin merkezinde, üretimin tam içinde konumlandığını vurgulayan Kasapoğlu, merkezin uygulamalı bir dönüşüm modeli sunduğunu belirtti. "Model Fabrika bir bina ya da yalnızca bir eğitim alanı değildir. Burası verimlilik kültürünün uygulamalı olarak öğretildiği bir dönüşüm merkezidir" diyen Kasapoğlu, Öğren-Dönüş Programlarının ilk fazına tekstil, makine imalatı, kablo ve gıda sektörlerinden firmaların katıldığını aktardı. Pilot uygulamalarda elde edilen sonuçların dikkat çekici olduğunu belirten Kasapoğlu, teslimat sürelerinde yüzde 35’e varan iyileşme, kapasitede yüzde 48’e varan artış ve genel verimlilikte yüzde 56’ya varan kazanımlar sağlandığını açıkladı. Yapılan harcamaların geri dönüş süresinin ise 1 ila 5 ay arasında gerçekleştiğini vurguladı. Yeşil dönüşümle tamamlanan bütüncül yapı Kasapoğlu, aynı kompleks içinde planlanan Güney Ege Yeşil Dönüşüm ve Verimlilik Test Merkezi’nin de sürecin tamamlayıcı unsuru olacağını belirtti. Söz konusu merkezin enerji verimliliği, karbon ayak izi ve kaynak verimliliği alanlarında sanayiye teknik altyapı sağlayacağını ifade eden Kasapoğlu, böylece Denizli’de verimlilik ve sürdürülebilirliği birlikte ele alan bütüncül bir dönüşüm altyapısının kurulacağını söyledi. Konuşmasının sonunda projeye katkı sunan tüm kurum ve paydaşlara teşekkür eden Başkan Kasapoğlu, Model Fabrika kurulum sürecinin en başından itibaren teknik desteklerini ve rehberliklerini esirgemeyen Stratejik Araştırmalar ve Verimlilik Genel Müdürlüğüne teşekkür etti. Denizli Model Fabrika’nın üretimde mükemmeliyete giden yolda sanayiciler için güçlü bir dayanak noktası olacağını belirten Kasapoğlu, "Tüm sorunlara rağmen, üretmeye ve mücadele etmeye devam ediyoruz" ifadelerini kullanarak, merkezin Denizli’ye, bölgeye ve ülke sanayisine hayırlı olmasını temenni etti. ivkovi: "Model fabrikalar yerel sahiplik ve küresel vizyonun buluşma noktası" Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısı, UNDP Başkan Yardımcısı ve Avrupa ve Orta Asya Bölge Direktörü Ivana ivkovi, Denizli Model Fabrika’nın açılışında yaptığı değerlendirmede, merkezin yalnızca bir üretim tesisi değil, uygulayarak öğrenme, sürekli iyileştirme ve sanayi rekabetçiliğini güçlendirmeyi hedefleyen bütüncül bir dönüşüm modeli olduğunu ifade etti. Model Fabrikaların Türkiye’de ulusal sanayi vizyonunu firma düzeyinde somut sonuçlara dönüştüren yenilikçi bir politika aracı haline geldiğini vurgulayan ivkovi, bu başarının Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, UNDP ve yerel paydaşlar arasındaki güçlü iş birliğinin bir yansıması olduğunu belirtti. Model Fabrikaların, dijital ve yeşil dönüşüm sürecinde KOBİ’lerin uyum kapasitesini ve dayanıklılığını artırmada kritik rol üstlendiğine dikkat çeken ivkovi, Denizli Model Fabrika’nın yerel sahiplik ile ulusal vizyonun birleşerek bölgesel ve küresel ölçekte değer üretebileceğini gösteren güçlü bir örnek olduğunu söyledi. Bakan Kacır’dan sanayicilere yeşil dönüşüm ve temiz üretim vurgusu Açılışta konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Model Fabrikalarımızdan ‘öğren-dönüş’ hizmeti alan işletmelerimiz; verimlilikte yüzde 76’ya varan artış, üretim sürelerinde ortalama yüzde 34 kısalma ve üretim miktarında yüzde 140’a ulaşan ilerleme sağladıklarını ifade ediyor." dedi KOSGEB eliyle sektörel gelişim programı kapsamında model fabrikamızın hedeflenen performansı ortaya koyması halinde 10 yıl boyunca yıllık 6,5 milyon lira destek sağlayacaklarını belirten Bakan Kacır, Güney ege yeşil dönüşüm ve verimlilik test merkezi enerji verimliliği ölçümleri, karbon ve su ayak izi hesaplamaları ile temiz üretim uygulamalarında sanayicilere rehberlik edeceklerini söyledi. Model Fabrika açılış konuşmalarının ardından, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve protokol üyeleri tarafından kurdele kesimi gerçekleştirildi. Kurdele töreninin ardından tesis gezilerek yürütülmesi planlanan çalışmalar yerinde incelendi. Denizli’ye, bölge sanayisine ve ülkemize hayırlı olması temenni edilen merkezin açılış programı, hediye takdimi ile sona erdi.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 09:58 Bakan Kacır: "Dijital merkez, Denizli’nin üretim gücünü küresel ticaretle entegre edecek önemli bir adım" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Denizli İnceler’de kurulanİnceler’de kurulan dijital merkezin Denizli’nin üretim gücünü küresel ticaretle entegre edecek önemli bir adım olduğunu vurguladı.olduğunu söyledi. Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın teşrifleriyle, Bozkurt ilçesine bağlı İnceler Mahallesi’nde kurulan Dijital Veri Merkezi’nin açılış programına katıldı. Trendyol, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Türkiye (UNDP Türkiye) ile Bozkurt Kaymakamlığı iş birliğinde hayata geçirilen "Yarının Köyleri Projesi" kapsamında kurulan İnceler Dijital Merkezi; teknoloji imkânlarının kırsala ulaştırılması, istihdamın artırılması, üretimin güçlendirilmesi ve kültürel değerlerin korunarak kırsal kalkınmanın desteklenmesi amacıyla hizmete açıldı. Açılışta konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, İnceler’de kurulan dijital merkezin Denizli’nin üretim gücünü küresel ticaretle entegre edecek önemli bir adım olduğunu vurguladı. Bakan Kacır, merkezin yerel üreticinin emeğini dijital platformlar aracılığıyla dünya pazarlarına taşıyacağını belirterek, ortaya çıkacak her başarı hikâyesinin Türkiye’nin kalkınma sürecine ivme kazandıracağını ifade etti. Anadolu’nun üretim potansiyeline ve insan kaynağına duydukları güveni dile getiren Kacır, Yerel Kalkınma Hamlesi vizyonu doğrultusunda her ilin ve ilçenin özgün potansiyelini harekete geçirmeye devam edeceklerini kaydetti. Vali Köşger: "Denizli başarı çıtasını daha yukarı taşıyacak" Programda konuşan Vali Köşger ise Denizli’nin sanayi, tarım, ticaret ve turizm alanlarında ulaştığı seviyeye dikkat çekti. Denizli’nin potansiyelini etkin kullanan bir şehir olduğunu belirten Köşger, bundan sonraki hedefin bu başarıyı daha ileriye taşımak olduğunu ifade etti. Şehrin tüm dinamikleriyle birlikte çalışarak kalkınma ivmesinin sürdürüleceğini vurguladı. "Türkiye Yüzyılı hedefi topyekun kalkınmayla mümkün" Konuşmasında gelişmiş ülkelerin sahip oldukları potansiyeli doğru planlayıp değerlendiren ülkeler olduğuna işaret eden Vali Köşger, kırsal alanların da ülkenin ulaştığı ekonomik seviyeye uygun şekilde geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Türkiye Yüzyılı vizyonunun topyekun kalkınma anlayışına dayandığını belirten Köşger, bu doğrultuda ülkeyi dünyanın saygın ve öncü ülkeleri arasına taşıma iradesinin güçlü şekilde sürdürüldüğünü ifade etti. İnceler’de açılan dijital merkezin bu hedefe katkı sağlayacak örnek projelerden biri olduğunu dile getirdi. Şehirlerin yetiştirdiği insan kaynağının önemine değinen Vali Köşger, başarılı bireylerin kendi memleketlerine katkı sunmasının takdire şayan olduğunu sözlerine ekledi. Birleşmiş Milletler nezdinde Türkiye Daimî Temsilcisi Ahmet Yıldız ile Trendyol CEO’su Çağlayan Çetin’in memleketlerine sundukları katkının örnek bir yaklaşım olduğunu ifade eden Köşger, projede emeği geçen başta Trendyol ve UNDP yetkilileri ve Bozkurt Kaymakamı olmak üzere tüm paydaşlara teşekkür etti.
27 Şubat 2026 Cuma - 12:05 Emirdağ Fen Lisesi’nin ‘Bilim ve Ötesi’ dergisinin 2. sayısı yayımlandı Emirdağ Fen Lisesi tarafından hazırlanan ‘Bilim ve Ötesi’ dergisinin 2. sayısı yayımlandı. Dergi, Okul Müdürü Celil Sağlam’ın öncülüğünde, Fen ve Teknoloji Kulübü öğrencileri tarafından hazırlandı. Emirdağ İlçe Milli Eğitim Müdürü Gürkan Emeksiz, yayımlanan dergiyi makamında teslim aldı. Teslimat törenine; öğretmenler Sibel Altıntaş ve Aslı Karataş ile öğrenciler katıldı. Dergi; öğrencilerin bilimsel düşünme becerilerini geliştirmeyi hedefliyor. İçeriğinde; bilimsel yazılar, projeler ve öğrenci çalışmaları bulunuyor. Okul Müdürü Celil Sağlam, ’’Öğrencilerin merakını destekleyen çalışmalar artarak sürecektir. Dergi, okul bünyesinde araştırma kültürünü teşvik ediyor. Fen ve Teknoloji Kulübü öğrencileri aktif olarak projeler üretiyor. Öğretmenler, öğrencilerin bilimsel yazım becerilerini geliştirmeye odaklanıyor. Bilim ve Ötesi, okulun bilimsel yayın anlayışını yansıtıyor. Dergi, öğrenci ve öğretmen iş birliğinin somut bir örneğini oluşturuyor. Dergi, bilimsel üretime yönelik motivasyonu artırmayı amaçlıyor. Gelecek sayılarda, yeni projeler ve öğrenci çalışmaları yayınlanmaya devam edecektir. ‘Bilim ve Ötesi’ dergisi, öğrencilerin bilimsel merakını destekliyor. Dergi, araştırma kültürünü teşvik ederek okul bünyesindeki bilimsel projelere katkı sağlıyor’’ dedi. Emirdağ İlçe Milli Eğitim Müdürü Gürkan Emeksiz, ‘’Öğrencilerin bilimsel üretim sürecine katılımını önemsiyoruz. Dergi, eğitim faaliyetlerine katkı sağlamaktadır. Öğrencilerin başarılarını yakından takip ediyoruz’’ dedi.
Yurt dışından telefon alışverişi devri kapanıyor
23 Aralık 2025 Salı - 10:45 Yurt dışından telefon alışverişi devri kapanıyor Yurt dışından bireysel olarak getirilen cep telefonlarının pasaport kayıt harcının 2026 yılında 57 bin 241 TL 26 kuruş olması bekleniyor. Eskişehir’de uzun zamandır telefon tamiri ve satışı yapan Yiğit Aytekin ise bu durumda yurt dışından yapılan telefon alışveriş devrinin biteceğini belirtti. Halihazırda 45 bin 614 TL olan kayıt ücretinin, yeni yılda 57 bin 241 TL kuruş seviyesine çıkması öngörülüyor. Bu durumun yurt dışı telefon pazarını tamamen bitirme noktasına getireceği belirtiliyor. Öte yandan ise oluşan bu yüksek kayıt ücretine karşılık bazı vatandaşlar, piyasada 5-6 bin liraya satılan cihazlara daha önce kayıt ettirilmiş cihazların numaralarının kopyalanması gibi illegal yöntemlere yönelme eğilimi gösteriyor. Uzun yıllardır Eskişehir’de telefon satışı ve tamiri yapan Yiğit Aytekin ise telefonlarda bu yönetim bir durum ve suç teşkil ettiğini kesin bir dille hatırlattı. Yasa dışı pasaport numara kopyalama işlemlerinin büyük idari ve maddi cezalara neden olduğunu belirten Aytekin, güvenlik risklerine de dikkat çekti. "Kayıt ücreti 45 bin TL’den 57 bin TL’ye çıkacak" Yeni yılda artan kayıt ücreti hakkında konuşan esnaf Yiğit Aytekin, "Yurt dışından getirilen telefonların kayıt harçları hakkında önemli bir güncelleme bulunmaktadır. 2025 yılında bu harç ücretleri 45 bin 614 TL iken, bu ücretin 2026 yılında 57 bin 241 TL 26 kuruş olarak güncellenmesi beklenmektedir. Vatandaşlara bu konuda önerimiz şudur, yılbaşından evvel, bu zamlı fiyattan etkilenmemek adına, pasaport kayıt harçlarını mevcut fiyattan yapabilirler. Geçtiğimiz yıllarda pasaport kayıt harçları çok daha düşüktü 3 bin TL, 6 bin TL gibi. Bu dönemlerde insanlar yurt dışına çok gidip telefon getiriyordu; hatta tur şirketleri vizesiz, sadece kimlikle gidilebilen ülkelere "telefon turları" düzenliyordu. Oradan, özellikle pahalı olan, çok satılan telefonları alıyorlardı. Ancak, ücretin 45 bin 614 TL’ye çıkmasıyla bu durum zaten neredeyse tamamen bitirildi. Şimdi ücretin 57 bin TL seviyesine çıkmasıyla birlikte, yurt dışından telefon getirip kaydettirmek artık çok mantıklı olmayacak. Bu durum, yurt dışı telefon pazarını neredeyse bitirecektir. Böylelikle, iç pazarda Türkiye’ye resmi yollarla getirilen telefonlar daha fazla satış görecektir" dedi. "Vatandaşların yasa dışı yollara yönelmemesini tavsiye ediyoruz" Artan ücretler yüzünden illegal yollara yönelmeyi düşünen kullanıcılara uyarılarda bulunan Aytekin, "Vatandaşlar bu yüksek ücrete karşılık farklı çözüm yolları arayabiliyorlar. Piyasada 5-6 bin liraya satılan cihazlara kayıt numarası kopyalamak gibi kaçak yöntemlere yönelmek söz konusu olabiliyor. Bazı cihazlarda bu kayıt numaraları değiştirilebiliyor, lakin bu illegal bir durum ve suç teşkil ediyor. Bu işlemi yapmanın hem büyük idari cezaları hem de parasal cezaları vardır. İnsanların bu tür yasa dışı ürünlere yönelmemesini tavsiye ederiz. Ayrıca bu işlemler yapılırken cihazların güvenlik duvarları kaldırıldığı için, telefonlar çok güvensiz hale geliyor. Bazı cihazlarda ise, sim kart takılıp telefona bağlanan harici cihazlar var. Bu cihazda sim kartınızı takıyor, uygulamasını kuruyorsunuz ve bağlantılı bir şekilde çalışıyor. Ancak bu, iki tane telefon taşıyormuşsunuz gibi bir durum oluşturduğu için tek telefon kullanmak adına sağlıklı değildir" ifadelerini kullandı. "Kullanıcılar bankalarındaki tüm parayı kaybetme riskiyle karşı karşıya" Bu illegal yolların ise telefonlara zararlı yazılım bulaştırabileceği ve bu durumun banka uygulamalarına kadar uzanabileceğini aktaran Yiğit Aytekin, "Bu tarz bilinmeyen yazılımları yüklemenin cihaza zararı olabilir. Son zamanlarda piyasada çokça duyulan reklam virüsü gibi virüsler, bu uygulamalarla birlikte telefonlara gönderilebiliyor. Bu virüslerle herkese mesaj gidebilir. Android cihazlarda ise o virüslü uygulamayı yükledikten sonra, banka uygulamasına girilip dolandırıcılık bile yapılabiliyor. Bundan kaynaklı olarak, hem bilmediğimiz uygulamalar indirilmemeli hem de bilmediğimiz cihazlar kullanılmamalıdır. Vatandaşlar 40 bin liradan kaçarken, bu yasa dışı yöntemlerle bankalarındaki tüm parayı kaybetme riskiyle karşı karşıya kalabilirler" şeklinde konuştu.
Bursa’da 1 yıllık sabır tek karede buluştu, güneşin ufuk yolculuğu görüntülendi
23 Aralık 2025 Salı - 10:24 Bursa’da 1 yıllık sabır tek karede buluştu, güneşin ufuk yolculuğu görüntülendi Bursa’da gökyüzü meraklısı Şenol Şanlı, 1 yıl boyunca her ay doğu ve batı ufuklarından çektiği güneş fotoğraflarını tek karede birleştirerek kış ve yaz gündönümleri arasındaki hareketi gözler önüne serdi. Bursa’da gökyüzü fotoğrafçılığıyla ilgilenen Şenol Şanlı, güneşin yıl içerisindeki ufuk hareketlerini gösteren dikkat çekici bir çalışmaya imza attı. Şanlı, Bursa’nın doğu ve batı ufuklarında 1 yıl boyunca, her ay aynı noktalardan çektiği güneş fotoğraflarını tek bir karede birleştirdi. 21 Aralık 2025 kış gündönümünde tamamlanan çalışma, Kuzey Yarımküre’de en uzun gecenin yaşandığı tarihte güneşin ufuk üzerindeki konum değişimini görsel olarak ortaya koydu. Ortaya çıkan karede, güneşin yıl boyunca doğuş ve batış noktalarının mevsimlere bağlı olarak nasıl yer değiştirdiği net şekilde görüldü. Güneş ışınlarının 21 Aralık’ta Oğlak Dönencesi’ne dik gelmesiyle Kuzey Yarımküre’de kış, Güney Yarımküre’de ise yaz başlangıcı yaşanırken, bu tarihten sonra kuzeyde günler uzamaya başlıyor. Çalışma, aynı zamanda 21 Haziran’da güneş ışınlarının Yengeç Dönencesi’ne dik geldiği yaz gündönümü sürecine kadar geçen hareketi de tek karede belgeledi. Uzun soluklu ve sabır gerektiren çalışma, gökyüzü meraklılarının yanı sıra astronomiye ilgi duyanların da dikkatini çekti.
ADÜ’de ’Temel Yapay Zeka Eğitimi’ tamamlandı
22 Aralık 2025 Pazartesi - 15:00 ADÜ’de ’Temel Yapay Zeka Eğitimi’ tamamlandı Aydın Adnan Menderes Üniversitesi’nde (ADÜ) Ar-Ge ve Kalite Toplulukları iş birliğiyle düzenlenen ’Temel Yapay Zeka ve Etkili İstem Yazımı’ eğitimi, iki gün süren yoğun katılımla tamamlandı. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Ar-Ge Topluluğu ile Kalite Topluluğu iş birliğinde organize edilen ’Temel Yapay Zeka ve Etkili İstem (Prompt) Yazımı’ eğitim programı Atatürk Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Üniversitenin Dijital Dönüşüm Koordinatörü Öğr. Gör. Ümit Bulut tarafından verilen eğitimlerde, yapay zekanın temel çalışma prensipleri ve algoritmik yapısı kapsamlı şekilde ele alındı. Program kapsamında farklı yapay zeka model türleri tanıtılırken, bu modellerin eğitim-öğretim ve araştırma süreçlerinde etkin kullanım alanlarına yönelik bilgiler paylaşıldı. Eğitim sürecinde katılımcılara dijital verimliliği artırmaya yönelik etkili istem (prompt) yazımı teknikleri uygulamalı örneklerle aktarıldı. Ayrıca yapay zeka araçlarının akademik ve profesyonel yaşamda çıktı odaklı ve stratejik kullanımına ilişkin yöntemler, örnek senaryolar üzerinden değerlendirildi. Programın koordinasyonunu yürüten Ar-Ge ve Kalite Toplulukları Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Kemalettin Ağızan, üniversite öğrencilerinin teknolojik yetkinliklerinin geliştirilmesinin stratejik önemine dikkat çekerek, disiplinler arası iş birliği anlayışıyla geleceğin teknolojilerine uyum sağlamanın öncelikli hedefler arasında yer aldığını ifade etti. İki gün boyunca yoğun katılımla gerçekleştirilen eğitim programı, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi. Programın, katılımcıların yapay zeka teknolojilerine yönelik teknik farkındalıklarının artırılmasına önemli katkı sunduğu belirtildi.
GUHEM’de "En Uzunnn Gece"
22 Aralık 2025 Pazartesi - 13:41 GUHEM’de "En Uzunnn Gece" Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde, faaliyetlerini sürdüren Gökmen Uzay ve Havacılık Eğitim Merkezi (GUHEM), yılın en uzun gecesi olan 21 Aralık’ta düzenlediği "En Uzunnn Gece" etkinliğiyle bilimi ve keşif duygusunu ziyaretçileriyle buluşturdu. Alanında Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise sayılı merkezlerinden biri olan GUHEM, genç kuşağın uzay ve havacılık alanlarına ilgisini artırmaya yönelik çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. En uzun gece olan 21 Aralık’ta düzenlenen etkinlik kapsamında; oryantiring çalışmaları, bilim gösterileri, Mars 2050 içerikli anlatımlar ile uzay ve havacılık deneyimlerinden oluşan, gün boyu süren bir program gerçekleştirildi. Programda farklı yaş gruplarından katılımcılara hem öğretici hem de keyifli bir deneyim sunuldu. "Her detayıyla çok etkileyici bir deneyim yaşadık" GUHEM’i ziyaret eden edebiyat öğretmeni Nil Bahar Şekerçi, "Biz uzayı ve fiziği çok seven bir aileyiz. Bursa’da böyle bir merkezin varlığını biliyorduk ancak ilk kez ziyaret etme fırsatı bulduk. Her detayıyla çok etkileyici bir deneyim yaşadık. Simülasyonlar oldukça başarılı, kullanılan materyaller ise hem kaliteli hem de eğitici. Uzay materyalleri, görseller ve çocukların birebir dokunarak öğrenebileceği uygulamalar sayesinde bilgiler çok daha kalıcı oluyor. Çocuklar gördüklerini ve deneyimlediklerini akıllarında tutuyor; bu da ileride bilimi sevme ve bilimle ilgilenme açısından çok önemli. Bilimin Anadolu topraklarında filizlenmesi adına bu tür merkezleri çok değerli buluyoruz. Özellikle çocukların ilgisini çekecek ve bilimi sevdirecek şekilde tasarlanmış olması çok kıymetli. Emeği geçen herkesi tebrik ediyor, teşekkür ediyoruz." dedi. "Tekrarı olursa yarın bile gelirim" Etkinliğe katılan öğrencilerden Mehmet Akif Şekerci, "GUHEM’i çok sevdim, gerçekten çok beğendim. Tekrarı olursa yarın bile gelirim. Etkinlikler çok güzeldi; özellikle tiyatro ve yarışmalar çok keyifliydi. Söyleşilerdeki sorular da gerçekten çok eğlenceliydi. Soru sorulurken ben soru alanına koşarak gidiyordum. Benim için çok farklı ve eğlenceli bir deneyim oldu. Özellikle benim gibi fiziği seven çocukların mutlaka gelmesini öneriyorum. Burayı yapanlara ve emeği geçen herkese çok teşekkür ederim." dedi. "Bizim için çok güzel bir etkinlik oldu" Etkinliğe katılan öğrencilerden İrem Yılmaz ise, "Bu gece çok güzeldi. Bu programda çok şey öğrendim. GUHEM’deki tüm düzenekleri çok beğendim. Soru-cevap bölümü de çok keyifliydi. Sorular zor ama eğlenceliydi. Buradaki bilim gösterilerini de çok beğendim. GUHEM ve uzay katı çok güzel. Herkesin burayı gezip görmesi lazım." ifadelerini kullandı.
Kadınlara yönelik dijital eğitim programı tamamlandı
22 Aralık 2025 Pazartesi - 11:02 Kadınlara yönelik dijital eğitim programı tamamlandı Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin, kadınların dijital teknolojilere erişimini artırmak ve istihdam imkanlarını güçlendirmek amacıyla ücretsiz olarak düzenlediği "temel bilgisayar ve 3D animasyon eğitimi" programı tamamlandı. Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen program kapsamında, ilk aşamada 1 ay süren temel bilgisayar eğitimi, ardından 5 aylık 3D animasyon eğitimi verildi. Eğitim sürecini başarıyla tamamlayan kadınlara katılım belgeleri takdim edildi. Temel Bilgisayar Eğitimi süresince katılımcılara, bilgisayar donanım ve yazılım bilgisi, Word, Excel ve PowerPoint gibi ofis programlarının kullanımı, internet erişimi ve dijital güvenlik, e-posta ve çevrimiçi iletişim ile dosya yönetimi konularında eğitim verildi. Bu eğitimin ardından kadınlar, 5 ay süren 3D animasyon eğitimi için sınava girdi. Sınavı başarıyla geçen katılımcılar, 3D modelleme, sahne tasarımı, karakter animasyonu, dijital içerik üretimi ve görsel hikaye anlatımı alanlarında eğitim aldı. 3D animasyon eğitimini tamamlayan kadınlar için Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Ali Emiri Konferans Salonunda belge teslim töreni düzenlendi. Törende konuşan Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanı Özden Gürbüz Sümer, dijital dünyada kadınların daha fazla yer almasının önemine dikkat çekti. Dijitalleşen dünyada kadınların, cinsiyet eşitsizliği nedeniyle birçok alandan dışlandığını belirten Sümer, bu nedenle özellikle genç kadınların bu tür eğitimlerle desteklenmesini önemsediklerini ifade etti. ’’Önemli bir altyapı oluşturduk’’ Eğitime yoğun ilgi gösterildiğini vurgulayan Sümer, şunları söyledi: ’’Bu yola 35 kişiyle başladık. Uzun ve emek isteyen 6 aylık bir sürecin ardından bugün bu yolu tamamlayan arkadaşlarımızla bir aradayız. Gururluyuz, umutluyuz. Bu elbette yeterli değil ama Büyükşehir Belediyesi olarak önemli bir altyapı oluşturduk." Katılım belgesi alan kadınların süreci azimle sürdüreceğine inandıklarını dile getiren Sümer, katılımcıların eğitimlerini geliştirerek bu alanı meslek olarak sürdürmelerini çok istediklerini belirtti. Eğitim sürecinden duydukları memnuniyeti dile getiren kadınlar ise kendilerine sunulan bu imkan dolayısıyla Diyarbakır Büyükşehir Belediyesine teşekkür etti. Konuşmaların ardından, kursu başarıyla tamamlayan kadınlara katılım belgeleri takdim edildi.
L’oréal Türkiye bilim kadınlarını desteklemeyi sürdürüyor
22 Aralık 2025 Pazartesi - 10:52 L’oréal Türkiye bilim kadınlarını desteklemeyi sürdürüyor L’Oréal Türkiye, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu iş birliğiyle yürüttüğü "Bilim Kadınları İçin" Programı’nı 23 yıldır sürdürüyor. Program kapsamında, Türkiye’de bilime yön veren 128 kadının başarıları taçlandırıldı. Bilimde cinsiyet eşitliğini desteklemek, bilim kadınlarının başarılarını görünür kılmak ve yeni nesillere ilham vermek amacıyla hayata geçirilen program kapsamında, Sabancı Üniversitesi’nden Dr. Duygu Kuzuoğlu Öztürk, kastrasyona dirençli prostat kanserine yönelik gerçekleştirdiği yenilikçi projesiyle ödüle layık görüldü. 40 yaş altı genç ve yetenekli bilim kadınlarının başarılarını taçlandıran ve Türkiye’nin önde gelen sosyal sorumluluk programlarından biri olan "Bilim Kadınları İçin" Programı’nda, bu yıl ödül kazanan 4 bilim kadını L’Oréal Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenen törende kamuoyuna tanıtıldı. Dr. Duygu Kuzuoğlu Öztürk, prostat kanserinin en agresif formu olan kastrasyona dirençli prostat kanserinin tedavisinde yeni yaklaşımlara kapı aralayan çalışmasıyla dikkat çekti. Tedaviye dirençli prostat kanserini protein sentezi üzerinden hedefliyor Prostat kanseri, dünyada erkeklerde en yaygın görülen kanser türleri arasında yer alırken, hastaların önemli bir kısmında zamanla uygulanan tedavilere karşı direnç gelişiyor. Dr. Kuzuoğlu Öztürk’ün projesi, kastrasyona dirençli prostat kanserinde genetik bilginin proteinlere dönüşme sürecini inceleyerek, hastalığa sebep olan moleküllerin seviyelerinin düşürülmesini hedefliyor. Bu yaklaşım, mevcut tedavilere direnç geliştiren hastalar için alternatif tedavi stratejileri geliştirilmesine bilimsel temel oluşturma potansiyeli taşıyor. Dr. Duygu Kuzuoğlu Öztürk, araştırmasıyla ilgili olarak şöyle konuştu: "Bu çalışma, mevcut tedavilere direnç geliştiren prostat kanserinde hastalığa sebep olan proteinleri daha iyi anlamayı ve bu proteinleri hedefleyen yeni tedavilere temel oluşturmayı amaçlıyor." Uluslararası bilimsel tecrübe Türkiye’ye taşınıyor Yapılan açıklamaya göre; L’Oréal-UNESCO For Women in Science Programı, dünya çapında bilimin seyrini değiştiren kadınları destekleyen bir program olarak öne çıkıyor. Bugüne dek ödüllendirilen bilim kadınlarından 7’si Nobel Ödülü kazandı. Türkiye, 140’dan fazla ülke arasında bu programa en fazla katkıyı sağlayan ilk beş ülkeden biri oldu. Saint-Joseph Fransız Lisesi’nde biyolojiye ilgi duyan Kuzuoğlu Öztürk, lisans eğitimini İstanbul Teknik Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü’nde tamamladı. Yüksek lisans sürecini Sabancı Üniversitesi’nde sürdüren bilim insanı, doktora çalışmaları için Almanya’nın Tübingen kentindeki Max Planck Enstitüsü’ne kabul edildi ve burada RNA biyolojisi üzerine çalıştı. Sonrasında Kaliforniya Üniversitesi San Francisco’da prostat kanseri hücrelerinde protein sentezini inceleyen araştırmalar gerçekleştirdi ve birçok uluslararası fon tarafından desteklendi. Ocak 2025’te Sabancı Üniversitesi’ne öğretim üyesi olarak katılan Dr. Kuzuoğlu Öztürk, kurduğu laboratuvarında genç araştırmacılarla birlikte çalışmalarını sürdürüyor.
Uzmanından yapay zeka uyarısı: "Evcilleştirmezsek aileyi yıkar"
22 Aralık 2025 Pazartesi - 09:47 Uzmanından yapay zeka uyarısı: "Evcilleştirmezsek aileyi yıkar" İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Şan, yapay zekanın günlük hayatta birçok farklı alanda yaygın olarak kullanıldığını söyledi. Yapay zekayı ‘vahşi bir hayvana’ benzeten Prof. Dr. Şan, "Bu vahşi hayvanı evcilleştirmezsek büyüdüğünde aileyi yıkma potansiyeline ulaşır" dedi. Eğitimden sağlığa, hukuktan savunma sanayisine kadar birçok alanda artık yapay zekanın yok sayılamayacak düzeyde başarılı işlere imza attığını belirten Prof. Dr. Şan, bilinçli kullanım uyarısında bulundu. Eğitim bilimlerinde yapay zekayı sıkça kullandığını ifade eden Prof. Dr. Şan, "Derslere hazırlanma ve ders sırasında yapacağımız etkinlikleri sürdürme konusunda işimizi çok kolaylaştırıyor. Ders planı hazırlamak eskisi kadar zor değil. Küçük birkaç komutla işlerimi halledebiliyorum. Öğrencilerle ders sırasında etkileşimi kurmak daha kolay. Onlardan gelen dönüşleri birkaç saniye içinde analiz edip ne öğrenmişler, neyi yanlış öğrenmişler bunları analiz etmek çok kolaylaştı" dedi. "Aileyi yıkma potansiyeli olduğunu öngörüyorum" Yapay zekâ kullanımında insanların bilinçlendirilmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Şan, "Vatandaşın bilinçlenmiyor olmasının ne zararı var diye sorabilirsiniz. Yapay zekayı yeni doğmuş vahşi bir hayvana benzetiyorum. Biz bu vahşi hayvanı evcilleştirmezsek bir süre sonra büyüdüğünde evimizin duvarlarını, kapısını, penceresini yıkabilir. Aileyi yıkma potansiyeli olduğunu öngörüyorum. Yapay zekanın girmediği bir taraf yok. Çocukların oyuncaklarında yapay zekâ artmaya başladı. Hastanelerde sağlık takibinden hukuka kadar birçok alanda arttı. Günlük hayatımıza baktığımda ise arabalardaki kısa fardan uzun fara geçmesi bir yapay zeka unsuru. Aynı şekilde çarpışma önleme sistemleri bir yapay zeka unsuru. Bunları düşündüğümüzde neredeyse hayatımızın her yerinde var. Özellikle cep telefonlarının kişisel asistanlarının bizi sürekli takip ettiği bir çağdayız" ifadelerini kullandı. Yapay zekanın küçümsenemeyecek bir konumda olduğunu belirten Prof. Dr. Şan, "Yapay zekanın ‘yapay’ ön ekinden rahatsızım. Yapay dediğimiz zaman biz onu küçümsemiş oluruz. Sizin, benim gibi bir zekâ. Dolayısıyla doğal ve yapay ayrımı zekâ kelimesine çok gitmiyor. Bunun yerine ‘tamamlayıcı’ ifadesini kullanmak daha doğru" şeklinde konuştu. "Henüz evcilleştirilmemiş bir hayvan" Prof. Dr. Şan, yapay zeka kullanırken dikkat edilmesi gerekenler için de "Varsayalım ki evcil bir hayvan besliyoruz. Bu hayvanı beslerken bile çok dikkat etmemiz gerekir ki bu henüz evcilleştirilmemiş bir hayvan. Dolayısıyla herhangi bir hayvanı evcilleştirme sürecinde ne yapmamız gerekirse burada da bunu yapmamız gerekir. Evimizi yapay zekaya teslim edip kenara çekilmek büyük bir hata olduğu gibi ilişkiler sırasında ebeveynlerin teknolojik cihazlara dalması olayından uzak durulması gerekir. Bu aynı zamanda çocuklarda teknoloji kullanımı merakını artırıyor. Akabinde bilimsel körelme geliyor" diye konuştu.
Uzay keşfi için yerli robot
22 Aralık 2025 Pazartesi - 09:44 Uzay keşfi için yerli robot İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Mühendislik Fakültesi öğrencileri, üzerindeki robotik kol, kamera ve sensörler sayesinde uzayda yüzeyi tarayıp keşif yapabilen özel bir robot geliştirdi. İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde eğitim gören genç mühendis adayları Burakcan Akçit, Efe Erdoğan, Berkay Bağcı, Ege Mutlu, Alara Rodoplu ve Faruk Emre Yavuz’dan oluşan ekip, yaklaşık 15 aydır devam eden çalışmalarını, Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Pınar Oğuz Ekim’in yönetiminde gerçekleştirdi. Gençlerin ‘ECO Rover’ adını verdiği yaklaşık 50 kilogram ağırlığındaki robot, yazılımsal ve teknolojik özellikleriyle fark oluşturarak otonom hareket edebilecek, konum bulabilecek ve gezdiği alanlarda toprak toplaması için matkap mekanizmasına sahip olacak. Sürüş, güç ve kontrol sistemleri tamamen İEÜ’de tasarlanan robot, Mars’ta veya Ay’da etkin bir şekilde kullanılabilecek. ECO Rover, Uzay Keşif Topluluğu Derneği tarafından temmuz ayında Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) ev sahipliğinde düzenlenecek Anatolian Rover Challenge (ARC) yarışmasında da birincilik için mücadele edecek. Statik analizler, saha testi ECO Rover’ın elektronik, mekanik ve yazılımsal alt sistemlerinin geliştirilmesi sürecinde birçok mühendislik yöntemi uygulandı. Robotun süspansiyon sistemi, robot kol prototipi ve matkap mekanizması için statik analizler yapıldı. Robotun elektronik donanım altyapısı için de özel tasarım ve lehimleme yöntemleri kullanıldı. Üretim aşamalarında da eklemeli imalat, sac metal büküm ve kaynak yöntemlerinden birlikte yararlanıldı. Motorun geliştirilme sürecinde yapay zekadan da faydalanan gençler, robota ilişkin saha testlerini yaptı. Robota, ek olarak bilimsel analizler yapabilmesi amacıyla bir modül de eklendi. "Değerli bir mühendislik çalışması" Projeye yönelik detaylı bilgiler paylaşan Doç. Dr. Pınar Oğuz Ekim, öğrencilerle birlikte mekanik, yazılım, elektronik ve kontrol sistemlerinin harmanlandığı değerli bir mühendislik çalışmasına imza attıklarını söyledi. ECO Rover’da, uzay keşif robotunda olması gereken temel fonksiyonların yer aldığına dikkat çeken Doç. Dr. Ekim, "ECO Rover projesi, öğrencilerimizin hayal gücü, disiplinler arası çalışma becerisi ve çözüm odaklı yaklaşımının somut bir göstergesi oldu. ECO Rover’ı yenilikçi kılan en önemli unsurlardan biri, tüm sistemlerinin İzmir Ekonomi Üniversitesi bünyesinde geliştirilmiş olması. Robotun otonom hareket etmesi, konum belirleme yeteneği, sensör ve kamera sistemleriyle çevresini analiz edebilmesi, yüzeyi tarayabilmesi, projemizi ön plana çıkaran temel özellikler. Öğrencilerimiz, tüm bunları yaparken takım çalışması, zaman yönetimi ve mühendislik etiği gibi mesleki yetkinliklerini de geliştirme fırsatı buldu" diye konuştu. "Ülkelerin en önemli yatırım alanlarından biri" Uzay alanında yapılan çalışmaların, ülkelerin bilimsel, teknolojik ve stratejik geleceğini doğrudan etkileyen en önemli yatırım alanlarından biri olduğunu ifade eden Doç. Dr. Ekim, "Bu alanda söz sahibi olabilmenin yolu, gençlerin erken yaşlarda uzay teknolojilerine ilgi duymasını sağlamaktan ve onların uygulamalı projelerini desteklemek geçiyor. ECO Rover projemiz, tam da bu noktada örnek ve öncü bir rol üstlendi. Öğrencilerimizin gösterdiği özveri ve yaratıcılık, gençlerin doğru yönlendirme ve akademik destekle ne kadar nitelikli projelere imza atabileceğini açıkça ortaya koyuyor. Bu tür projeler, gençlere teknik bilgi kazandırmakla kalmıyor; onların hayal kurmasına, sorgulamasına ve geleceğin teknolojilerini üretme cesareti kazanmalarına zemin hazırlıyor. Üniversite olarak hedefimiz; bilim ve teknolojiyi takip eden değil, bu alanlarda öncülük eden bireyler yetiştirmek. Bu çalışma da bu hedef doğrultusunda atılmış çok değerli bir adım" ifadelerini kullandı.