TEKNOLOJİ
Manisa Büyükşehir personeline yapay zeka ve veri yönetimi eğitimi 26 Mart 2026 Perşembe - 18:50:02 Manisa Büyükşehir Belediyesi, yönetici ve personelin dijital yetkinliklerini artırmak amacıyla ‘Yapay Zeka ve Veri Yönetimi’ eğitimi düzenledi. İki oturum halinde gerçekleştirilen programda katılımcılar, yapay zeka teknolojilerinden veri analizine kadar geniş bir yelpazede teknik ve pratik bilgi edindi. İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanlığı koordinesinde Atatürk Gençlik Merkezi’nde düzenlenen eğitimi, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) uzman eğitmeni Kadir Efe Oruç verdi. Genel Sekreter Yardımcısı Pınar Mine Hacıalibeyoğlu’nun da takip ettiği ve yaklaşık 300 personelin katıldığı program, interaktif bir formatta sürdürüldü. Eğitimin ilk bölümünde makine öğrenmesi ile derin öğrenme arasındaki farklar, görüntü işleme sistemleri ve büyük dil modellerinin çalışma yapısı uygulamalı olarak anlatıldı. Arama motorları ile yapay zeka tabanlı dil modellerinin karşılaştırmalı analizinin yapıldığı oturumda, teknolojinin güncel trendleri ve geleceğe yönelik öngörüler paylaşıldı. İkinci oturumda teorik bilgiler pratiğe döküldü. Katılımcılar, 3 milyon satırdan oluşan dev bir veri seti üzerinde Google Colab ortamında kodlama uygulaması yaptı. Müşteri görüşlerinin yapay zeka destekli istatistiksel yöntemlerle analiz edildiği çalışmada, elde edilen çıktıların kurumsal karar alma süreçlerine nasıl entegre edilebileceği somut örneklerle gösterildi. Eğitimin son bölümünde ise yapay zekanın yerel yönetimlerdeki başarılı uygulama örneklerine odaklanıldı. Dijital ikiz teknolojileri, ulaşım ve çevre yönetimi gibi alanlardaki güncel projeler katılımcılara tanıtıldı. Program, teknoloji kullanımı ve yapay zeka etiği üzerine yapılan değerlendirmelerin ardından sona erdi.
26 Mart 2026 Perşembe - 16:51 Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar: "Genç çiftçi adaylarının yetişmesine katkı sunacağız" Burdur’da Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar’ın katılımıyla YÖK-TÜME (Tarım Teknolojileri Kümelenmesi) İş Birliği Protokolü imza töreni gerçekleştirildi. Başkan Özvar, "Üniversiteler bünyesinde kurulacak eğitim ve araştırma çiftlikleri, öğrencilerimizin uygulamalı eğitim almalarını sağlayacak, genç çiftçi adaylarının yetişmesine katkı sunacak ve aynı zamanda tarım teknolojileri alanında Ar-Ge faaliyetlerinin yürütüleceği önemli merkezler haline gelecektir" dedi. Burdur MAKÜ Konferans ve Sergi Salonu’nda Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar’ın katılımıyla YÖK-TÜME (Tarım Teknolojileri Kümelenmesi) İş Birliği Protokolü imza töreni gerçekleştirildi. İmzalanan protokol çerçevesinde Tarım Teknolojileri Kümelenmesi (TÜME), tarım ve hayvancılıkla uğraşan 40 bin gence ulaşarak sektörde verimin artırılması amaçlanıyor. "Çok boyutlu bir iş birliği modelini hayata geçirecektir" Programda konuşan Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, "Bugün imzalanan YÖK-TÜME iş birliği protokolü de üniversite-sektör iş birliğini önceleyen yaklaşımımızın tarım ve hayvancılık alanındaki en somut ve en yenilikçi örneklerinden birini teşkil etmektedir. Bu protokol, yükseköğretim sistemi ile tarım ve hayvancılık sektörünü ortak hedefler doğrultusunda buluşturan, kapsamlı ve çok boyutlu bir iş birliği modelini hayata geçirecektir. Protokol ile üniversitelerimizin akademik bilgi birikimi, araştırma altyapısı ve insan kaynağı potansiyeli; sektörün ihtiyaçları ve sahadaki tecrübesi ile bir araya gelecektir. Bu çerçevede, üniversiteler bünyesinde kurulacak eğitim ve araştırma çiftlikleri, öğrencilerimizin uygulamalı eğitim almalarını sağlayacak, genç çiftçi adaylarının yetişmesine katkı sunacak ve aynı zamanda tarım teknolojileri alanında Ar-Ge faaliyetlerinin yürütüleceği önemli merkezler haline gelecektir" dedi. "Öğrencilerimizin mesleki yetkinlikleri güçlenecek ve mezunlarımızın istihdam edilebilirliği önemli ölçüde artacaktır" Protokolün en mühim noktalarından birisinin de tarım ve hayvancılıkta teknoloji odaklı bir dönüşümü merkeze alması olduğunu ifaden eden Özvar, "Yapay zeka ve akıllı üretim sistemlerinin entegre edildiği bu model, geleneksel üretim anlayışını ileri teknolojiyle buluşturarak verimliliği ve katma değeri artırmayı hedeflemektedir. Aynı zamanda üniversitelerde yürütülecek uygulamalı eğitim süreçleri sayesinde öğrencilerimizin mesleki yetkinlikleri güçlenecek ve mezunlarımızın istihdam edilebilirliği önemli ölçüde artacaktır. Diğer taraftan bu iş birliği, yalnızca eğitim ve araştırma boyutuyla sınırlı kalmayıp, ülkemizin kalkınma hedeflerine doğrudan katkı sunacak bir ekosistem oluşturmayı hedeflemektedir. Üniversiteler, kamu kurumları ve özel sektör arasında kurulacak bu güçlü iş birliği sayesinde, sektörde karşılaşılan sorunlara daha hızlı ve etkin çözümler üretilebilecek; yenilikçi projeler sahaya daha kolay aktarılabilecektir" şeklinde konuştu. İmza törenine Ankara Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Necdet Ünüvar, Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Ferudun Yılmaz, Erzurum Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, Selçuk Üniversitesi Rektörü Hüseyin Yılmaz, Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörü Fatma Aydın, Harran Üniversitesi Rektörü Mehmet Tahir Güllüoğlu, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mümin Şahin, MAKÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Dalgar, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
26 Mart 2026 Perşembe - 16:16 Dünyanın gözü Türk füzelerinde: "Bizim şansımız bunları kendimiz üretebilmemiz" Bolu’da gençlerle bir araya gelen ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, dünyada hukukun ve insan haklarının önemini yitirdiği, güçlünün güçsüzü ezdiği yeni bir döneme girildiğini belirterek savunma sanayisinin hayati önemine dikkati çekti. İkinci, Türkiye’nin kendi ürettiği UMTAS ve KARAOK tanksavar füzelerinin önemine de değinerek, "O kadar çok kullanılıyor ki, dünyada bunu üreten ülke sayısı da çok az. Dünyada en fazla talep gören füzeler. Bizim şansımız bunları kendimiz üretebilmemiz" dedi. Türkiye’nin önde gelen savunma sanayii kuruluşlarından ROKETSAN’ın Genel Müdürü Murat İkinci, Bolu’da üniversiteli ve liseli öğrencilerle bir araya geldi. Program kapsamında öğrencilere savunma sanayiinde geliştirilen yerli ve milli teknolojiler hakkında bilgi verildi. Binlerce öğrencinin katılım sağladığı program sonunda Murat İkinci tarafından gençlerin merak ettiği sorular yanıt buldu. Programın açılış konuşmasını yapan ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı BAİBÜ Rektörü Prof. Dr. Faruk Yiğit, "Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi olarak bu zirveyi, üniversitemiz ve ülkemizin geleceği olan sizler için çok önemli bir fırsat olarak görüyoruz. En büyük temennimiz, sizleri bu sıralardan akademik başarılarla mezun ederken aynı zamanda sizlere yön verecek fikirleri paylaşmaktır. Üniversitemizin sanayi kuruluşlarıyla iş birliği sayesinde, sizlerin teorik bilgilerini gerçeğe dönüştürmek için bu buluşmalarımızı artıracağız" dedi. "O kadar çok kullanılıyor ki, dünyada bunu üreten ülke sayısı da çok az" UMTAS ve Karaok füzelerinin dünya genelinde yoğun talep gördüğünü ifade eden ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci ise "Bunlar genelde küçük füzeler ama savaş alanında tek bir kişinin kullanımına izin verdiği için fark oluşturan füzeler. Bunlar şuanda Ukrayna savaşında sıkça kullanıyorlar, zırhlı araçları etkisiz hale getirebilmek için. Şuan da dünyanın en çok aradığı füzelerden bir tanesi. O kadar çok kullanılıyor ki dünyada bunu üreten ülke sayısı da çok az. Dünyada en fazla talep gören füzeler. Bizim şansımız bunları kendimiz üretebilmemiz. Bu füzeler üzerinde çok farklı teknolojiler var. Başarılı bir tanksavar füzesi" diye konuştu. "Uluslararası ilişkilerin çok da önemli olmadığı bir döneme girmiş bulunuyoruz" Savunma sanayinin ne kadar önemli olduğuna dikkati çeken İkinci, "İran ile İsrail arasındaki, Ukrayna ile Rusya arasındaki savaş şunu gösterdi; eğer kendimizi koruyacak sistemlerimiz yoksa dünyada hukukun, insan haklarının ve uluslararası ilişkilerin çok da önemli olmadığı bir döneme girmiş bulunuyoruz. Güçlü olan, kendi amaçlarını gerçekleştirmek için güçsüz gördüğü ülkelere kolaylıkla zarar verebiliyor. Bunu da herhangi bir gerekçeye dayandırma zorunluluğu duymuyor. Dolayısıyla bir ülke, gelecekte kendisi için bir fırsat oluşturmak istiyorsa kendi ülke güvenliğini korumak ve ona en üst düzeyde sahip çıkmak zorundadır" şeklinde konuştu. "Savunma sektörüne olan ilgi artıyor" Programın ardından açıklamalarda bulunan Murat İkinci, savunma sektörüne nitelikli insan kaynağı kazandırmanın önemine değinerek, "Roketsan ülkemizde savunma alanında en önemli teknolojik buluşlardan bir tanesidir. Üniversitedeki kardeşlerimizle bir araya gelmemiz sağlandı. Organizasyonlar aslında bizim çalıştığımız alanları, çalıştığımız teknolojileri, geleceğin mühendislerine anlattığımız ortamlar olarak değerlendiriyoruz. Davetleri için Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi rektörümüze çok teşekkür ediyorum. Öğrenci kardeşlerimizle, savunma sektörü teknolojileri, gelecek vizyonu, savunma sanayinin geleceğinde yer alacak olan teknolojileri burada konuşma fırsatı bulduk. Umarım onlar açısından da faydalı, yararlı olur. Bugün salon çok doluydu, sadece üniversitedeki öğrencilerimiz değil, lise çağındaki öğrencilerimiz de bizimle beraberdi. Bu da bizim için çok sevindirici bir şey. Savunma sektörüne olan ilgi her geçen gün artıyor. Ne kadar fazla insan kaynağı yetiştirebilirsek, savunma sektöründe o kadar daha fazla teknoloji geliştirebiliriz" şeklinde konuştu.
26 Mart 2026 Perşembe - 15:42 ROKETSAN Genel Müdürü İkinci: "Dünyada en fazla talep gören füzeler bizde" ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, "Eğer kendimizi koruyacak sistemlerimiz yoksa dünyada hukukun, insan haklarının ve uluslararası ilişkilerin çok da önemli olmadığı bir döneme girmiş bulunuyoruz" dedi. Türkiye’nin önde gelen savunma sanayii kuruluşlarından ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, Bolu’da üniversiteli ve liseli öğrencilerle bir araya geldi. Program kapsamında öğrencilere savunma sanayiinde geliştirilen yerli ve milli teknolojiler hakkında bilgi verildi. Binlerce öğrencinin katılım sağladığı program sonunda Murat İkinci tarafından gençlerin merak ettiği sorular yanıt buldu. Programın açılış konuşmasını yapan ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı BAİBÜ Rektörü Prof. Dr. Faruk Yiğit, "Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi olarak bu zirveyi, üniversitemiz ve ülkemizin geleceği olan sizler için çok önemli bir fırsat olarak görüyoruz. En büyük temennimiz, sizleri bu sıralardan akademik başarılarla mezun ederken aynı zamanda sizlere yön verecek fikirleri paylaşmaktır. Üniversitemizin sanayi kuruluşlarıyla iş birliği sayesinde, sizlerin teorik bilgilerini gerçeğe dönüştürmek için bu buluşmalarımızı artıracağız" dedi. "Şuan da dünyanın en çok aradığı füzelerden bir tanesi" UMTAS ve Karaok füzelerinin Dünya’da yoğun talep gördüğünü ifade eden ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, "Bunlar genelde küçük füzeler ama, savaş alanında tek bir kişinin kullanımına izin verdiği için fark yaratan füzeler, UMTAS ve KARAOK füzesi. Bunları şuanda Ukrayna savaşında sıkça kullanıyorlar. Zırhlı araçları ve etkisiz hale getirebilmek için. Şuan da dünyanın en çok aradığı füzelerden bir tanesi. O kadar çok kullanılıyorki dünyada bunu üreten ülke sayısı da çok az. Dünyada en fazla talep gören füzeler. Bizim şansımız bunları kendimiz üretebilmemiz. Bu füzeler üzerinde çok farklı teknolojiler var. Başarılı bir tanksavar füzesi" diye konuştu. "Uluslararası ilişkilerin çok da önemli olmadığı bir döneme girmiş bulunuyoruz" Savunma sanayinin ne kadar önemli olduğunu ifade eden ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci "İran ile İsrail arasındaki savaş, Ukrayna ile Rusya arasındaki savaş şunu gösterdi; Eğer kendimizi koruyacak sistemlerimiz yoksa dünyada hukukun, insan haklarının ve uluslararası ilişkilerin çok da önemli olmadığı bir döneme girmiş bulunuyoruz. Güçlü olan, kendi amaçlarını gerçekleştirmek için güçsüz gördüğü ülkelere kolaylıkla zarar verebiliyor. Bunu da herhangi bir gerekçeye dayandırma zorunluluğu duymuyor. Dolayısıyla bir ülke, gelecekte kendisi için bir fırsat oluşturmak istiyorsa kendi ülke güvenliğini korumak ve ona en üst düzeyde sahip çıkmak zorundadır" dedi. "Savunma sektörüne olan ilgi artıyor" Programın ardından açıklamalarda bulunan Murat İkinci, savunma sektörüne nitelikli insan kaynağı kazandırmanın önemine değinerek, "Roketsan ülkemizde savunma alanında en önemli teknolojik buluşlardan bir tanesidir. Üniversitedeki kardeşlerimizle bir araya gelmemiz sağlandı. Organizasyonlar aslında bizim çalıştığımız alanları, çalıştığımız teknolojileri, geleceğin mühendislerine anlattığımız ortamlar olarak değerlendiriyoruz. Davetleri için Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi rektörümüze çok teşekkür ediyorum. Öğrenci kardeşlerimizle, savunma sektörü teknolojileri, gelecek vizyonu, savunma sanayinin geleceğinde yer alacak olan teknolojileri burada konuşma fırsatı bulduk. Umarım onlar açısından da faydalı, yararlı olur. Bugün salon çok doluydu, sadece üniversitedeki öğrencilerimiz değil, lise çağındaki öğrencilerimiz de bizimle beraberdi. Bu da bizim için çok sevindirici bir şey. Savunma sektörüne olan ilgi her geçen gün artıyor. Ne kadar fazla insan kaynağı yetiştirebilirsek, savunma sektöründe o kadar daha fazla teknoloji geliştirebiliriz" şeklinde konuştu.
Türk bilim adamı, güneş ışığına ihtiyaç duymayan tarım cihazı geliştirdi
17 Ağustos 2024 Cumartesi - 10:04 Türk bilim adamı, güneş ışığına ihtiyaç duymayan tarım cihazı geliştirdi Einstein’in 119 yıllık teorisini ispatlayan Prof. Dr. Fahrettin Yakuphanoğlu, son olarak yeni nesil fotosentez aktif flaks cihazı ve sistemi geliştirdi. Bu yenilikçi sistem sayesinde, güneş ışığına ihtiyaç duymadan yapay fotonlarla bitki yetiştirme süreçlerini hızlandırmak ve verimliliği artırmak mümkün hale geliyor. Fırat Teknokent’te kurduğu yüksek teknoloji şirketinde teknolojik ürünler geliştiren Fırat Üniversitesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fahrettin Yakuphanoğlu, Nobel ödüllü Alman fizikçi Einstein’ın 1905 yılında ortaya attığı foton teorisini ispatlamak adına ’kuantum parçacık algılayıcı’ adını verdiği nanoteknolojik bir sistem üretmişti. Çalışmalarına devam eden Prof. Dr. Yakuphanoğlu, gelecek yüzyılın teknolojisinin fotonik teknolojisi olduğunu kaydetti. Fytronix teknolojisi ile yerli ve milli ürünler üretip, 15 farklı ülkeye ihraç eden FÜ Fizik Bölümü Öğretim Üyesi ve Fytronix’in CEO’su Prof. Dr. Yakuphanoğlu, son olarak fotonik sistem olan fotosentez aktif flaks cihazını üretti. Yerli ve milli olarak geliştirilen bu cihaz ve sistem ile güneş ışınlarına gerek kalmadan yapay fotonlar ile modern tarım yapılabilecek. İleri teknoloji kullanılarak kırsal alanlar dışında kentlerde de kullanılabilecek bu sistem ile bitki yetiştirme sürecine ve hızına etki edilebiliyor. ’’Bu sistem ile tarım artık şehirde rahatlıkla yapılabilir’’ Geliştirmiş olduğu ürünün isminin fotonik sistem olduğunu belirten Prof. Dr. Yakuphanoğlu, ’’Bu fotonik sistem ile tarım artık şehirde kolaylıkla yapılabilir. Özellikle son zamanlarda tarımın önemi giderek arttı. Dolayısıyla biz tarımı yerli ve milli imkanlarla ve yüksek teknolojiyi kullanarak artık tarım yapmalıyız. Tarım iki çeşittir. Birinci tarım şekli yataydır. Topraklarda yatay zeminde ve alanda üretilen bitkilerle yapılandır. Dikey tarım ise şehirde özellikle belirli alanlarda yapılan tarıma diyoruz. Dikey tarımı şehirde yapıldığınızda bitki yetiştirme sürecinde kullanılacak olanın verimli ürünün olması gerekmektedir. Geliştirmiş olduğumuz sistem fotosentez aktif flaks , bu da akışı ayarlayan bir sistem” dedi. Sistem hakkında bilgi veren Yakuphanoğlu, ’’Bu sistemde güneşten gelen fotonlar yerine yapay fotonlar üreterek bunu da bitki üretiminde kullanabilirsiniz. Buradaki fotosentez aktif bölge 400 nanometre ile 700 nanometre arasında bir bölge. Bu bölgedeki fotonları verimli bir şekilde kullanılarak yani ışık enerjisini kimyasal enerjiye dönüştürerek bir bitkinin büyümesi sağlanabiliyor. Fotosentez işleminde gerekli olan şeyler ise fotonik (fotonlar), besin ve sudur. Modern bir tarım alanını şehirde yapıp bitki üretmek istiyorsanız, fotonik sistem dediğimiz sistemi kullanarak bitkilerin yetişme hızını, büyüme hızını kolaylıkla değiştirebiliyorsunuz. Yüksek teknolojiyi tarımda kullanmak istiyorsak, böyle bir sistemde artık fotonu kullanarak bitki üretimini tarımsal alanları da şehre taşıyarak ya da modern bir tarımsal alan dizayn ederek üretimimizi yerli ve milli imkanlarla dışa bağımlı olmadan kendi ürünlerimizi yetiştirebiliriz” diye konuştu.
Mavi Vatan’ın yeni koruyucusu GÖKSUR
16 Ağustos 2024 Cuma - 14:59 Mavi Vatan’ın yeni koruyucusu GÖKSUR Savunma Sanayii Başkanlığı öncülüğünde yürütülen Türkiye’nin Katmanlı Hava Savunma Sistemi Çelik Kubbe’nin denizlerdeki en önemli neferi ASELSAN GÖKSUR Yakın Hava Savunma Füze Sistemi olacak. GÖKSUR, Mavi Vatan’ın Silahlı/Silahsız İnsansız Hava Araçları, gemisavar füzeleri, savaş uçakları ve helikopterler gibi tehditlere karşı korunmasında kritik bir rol üstlenecek. ASELSAN’ın TÜBİTAK SAGE ile birlikte hava ve füze savunma alanında sahip olduğu bilgi birikimine ve ileri teknolojilerine yakın dönemde eklenecek olan GÖKSUR Yakın Hava Savunma Füze Sistemi üzerine çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. ASELSAN GÖKSUR; gemisavar füzeleri, silahlı/silahsız insansız hava araçları, seyir füzeleri, savaş uçakları ve helikopterler gibi tehditlere karşı hava ve füze savunma görevini icra edecek. Özellikle satha yakın uçan tehditlere karşı önlem olarak geliştirilen GÖKSUR, donanmamızın savunma kabiliyetlerine güç katacak. GÖKSUR Yakın Hava Savunma Füze Sistemi, 360 derece tehdit imha yeteneği, yeni nesil IIR arayıcı başlıklı güdümlü mermi, çoklu hedef önleme kabiliyetiyle öne çıkıyor. Müstakilen veya platforma entegre çalışabilen GÖKSUR, veri bağı ile ara safha güdüm ve yüksek tek atım önleme olasılığı gibi pek çok özelliği bünyesinde barındırıyor. GÖKSUR Yakın Hava Savunma Füze Sistemi, ürün ailesi kurgusunda geliştirilirken, modüler tasarım yaklaşımıyla farklı konfigürasyonlara sahip çözümler sunuyor. GÖKSUR, önleyici füze olarak TÜBİTAK SAGE tarafından deniz platformlarının hava savunma ihtiyaçlarına göre geliştirilen GÖKSUR IIR füzesini kullanıyor. BOZDOĞAN hava-hava füzesinin deniz platformlarına uyumlandırılması, çift yönlü veri bağı, dik atım yeteneği gibi özellikler eklenmesi ile tasarlanan GÖKSUR IIR füzesinde kritik eşiklerden birisi olan rüzgâr tüneli testleri TÜBİTAK SAGE alt yapısı kullanılarak tamamlandı. Bu aşamanın da geçilmesiyle atışlı testlere giden yol açılmış oldu. İlerleyen süreçte atışlı test kampanyaları ile kalifikasyon süreçleri tamamlanacak olan GÖKSUR’un kısa sürede Deniz Kuvvetleri Komutanlığının hizmetine sunulması hedefleniyor.
Kökçam Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde
16 Ağustos 2024 Cuma - 14:50 Kökçam Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde Samsun Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, TÜBİTAK Bilim ve Toplum Başkanı Ömer Kökçam’ı Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde ağırladı. Bilim ve Toplum Başkanı Kökçam’a, Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde özel olarak oluşturulan atölyeler, keşif alanları ve laboratuvarlar hakkında bilgiler aktaran Başkan İbrahim Sandıkçı, öğrencilerin eğitimler kapsamında deney ve gözlem çalışmaları gerçekleştirdiklerini ifade ederek, “Uzman eğitmen kadromuzla geleceğin bilim insanlarını yetiştirmeye devam ediyoruz” dedi. Akıncı TİHA ilham oluyor Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde öğrencilerin eğitimlerini sürdürdüğü atölyeler, keşif alanları ve laboratuvarlarda incelemelerde bulunan Başkan İbrahim Sandıkçı ve Bilim ve Toplum Başkanı Kökçam, gerçekleştirdikleri incelemelerin ardından Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde yer alan Akıncı TİHA’nın önünde hatıra fotoğrafı çektirdi. Canik’te bilim ve teknolojide öncü nesilleri yetiştirmeye devam ettiklerini ifade eden Başkan İbrahim Sandıkçı, “Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsümüzde uygulamalı eğitimlerin yer aldığı özel eğitim modüllerimizle, bilim ve teknolojiye hâkim nesilleri yetiştirmeye devam ediyoruz. Öğrencilerimiz, Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsümüzün bahçe alanında oluşturduğumuz platformda yer alan Akıncı TİHA’nın üzerinde incelemelerde bulunuyor. Akıncı TİHA üzerinde ilgili konu başlıklarında eğitimlerini gerçekleştiriyorlar” ifadelerini kullandı.
’Bilim Merkezi ve Planetaryum’da sona doğru
16 Ağustos 2024 Cuma - 14:37 ’Bilim Merkezi ve Planetaryum’da sona doğru Kaba inşaatı tamamlanan ‘Bilim Merkezi ve Planetaryum’ projesini yerinde inceleyen Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, “Teknolojiyi tüketen değil, üreten nesiller için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Merkezimizi hizmete açtığımızda binlerce gencimiz ve çocuğumuz bilimle daha fazla buluşacak” dedi. Samsun Büyükşehir Belediyesi şehre önemli eserler kazandırmaya devam ediyor. Şehrin bilimdeki gücüne güç katmak isteyen Büyükşehir Belediyesi Karadeniz Bölgesi’nin en büyüğü olacak ‘Bilim Merkezi ve Planetaryum’u Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) iş birliğiyle hayata geçiriyor. Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, sona yaklaşan çalışmaları TÜBİTAK Bilim ve Toplum Başkanı Ömer Kökçam ile birlikte yerinde inceledi. Samsun-Ordu Karayolu Gelemen mevkisinde inşa edilen Bilim Merkezi ve Planetaryum da kaba inşaat çalışmaları tamamlandı. Çevre düzenlemeleri başladı. Toprak dolgu çalışmaları ve perde beton imalatlarının ardından peyzaj çalışmaları yapılacak. 12 bin metrekare alana sahip proje de her detay bilime ve gençlere göre tasarlandı. Fuaye alanı, sergi salonları, atölyeler, satış alanları, laboratuvar ve planetaryumun yer aldığı proje bilime, teknolojiye ve inovasyona ilgi duyan gençlerin uğrak noktası olacak. “Bilim ve teknolojiyi üreten şehir olmak istiyoruz” Bilim Merkezi ve Planetaryum projesinin Samsun için oldukça önemli olduğuna dikkat çeken Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, “Geleceğin teknoloji yıldızları Samsun’da yetişsin diye bir gayemiz var. Bilimle iç içe büyüyen bir gençlik için çalışıyoruz. Karadeniz Bölgemizin en büyük ‘Bilim Merkezi ve Planetaryum’u olacak projemizde sona yaklaştık. Burayı hizmete açtığımızda binlerce gencimiz ve çocuğumuz bilimle daha fazla buluşacak. Burada gençlerimizin, çocuklarımızın hayallerini gerçekleştirmeleri için her olanağı onlara sunmuş olacağız. Biz Samsun’umuzun sadece bilim ve teknolojiyi takip eden değil, bilim ve teknolojiyi üreten bir şehir olmasını istiyor, bu doğrultuda çalışmaya devam ediyoruz” diye konuştu.
Üniversite öğrencileri çok fonksiyonlu su altı aracı tasarladı
15 Ağustos 2024 Perşembe - 15:55 Üniversite öğrencileri çok fonksiyonlu su altı aracı tasarladı Atılım Üniversitesinde lisans eğitimlerini sürdüren öğrenciler tarafından geliştirilen ve Ar-Ge çalışmaları devam eden çok fonksiyonlu su altı aracı, fay hatlarının erken tespit edilmesinde de kullanılabilecek. Atılım Üniversitesinde lisans eğitimlerini sürdüren öğrenciler, Türkiye’de meydana gelen depremler sonrası su altı fay hatlarının incelenmesinde de kullanılabilecek insansız bir su altı robotu geliştirdi. Çok fonksiyonlu su altı aracı, jeolojik incelemelerin yanı sıra torpido gibi su altı silahı taşıyabilme özelliği sayesinde savunma sanayiinde de kullanılabilecek. Araç üzerinde bulunan görüntü işleme sistemleri sayesinde ayrıca derin sulardaki görüntüler yüksek çözünürlüklü olarak iletebilecek. Geliştirilen çok fonksiyonlu su altı aracıyla ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Atılım Üniversitesi Mühendislik Fakültesi öğrencisi Ahmet Emir Şahin, projeyi geliştirme hususunda en büyük desteği Atılım Üniversitesi Araştırma Kariyeri Destek Programı kapsamında üniversitelerinden aldıklarını kaydetti. Şahin, “Deprem felaketinden dolayı su altı fay hatlarını da inceleyebilecek bir su altı aracı tasarlamayı planladık. Ağırlığı savunma sanayii olmak üzere 8 farklı firmadan daha destek alarak aracımızı tasarladık. Aracımızı 100 metre basınca dayanabilen bir prototip olarak ürettik” dedi. Öncü ekipte yer alan Mahmut Garip, Ahmet Esat Yavaş, Ahmet Emir Şahin, Görkem Anıl Gökalp, Nuri Bilgehan Köseoğlu ile Doç. Dr. Cihan Turhan danışmanlığında yürüttükleri projenin Teknofest dahil olmak üzere üç farklı yarışmada yer aldığını söyleyen Şahin, “Şu an Teknofest için sonuçları bekliyoruz. Teknofest’e katılırken arzumuz su altı mekaniğini, robotiğini, elektronik, mekanik, yazılımsal süreci raporlayarak bize hem teorik anlamda hem de uygulamalı olarak deneyim kazandıracak bir çalışma yapmaktı. Su altı robotiği üzerine çok düşülmeyen bir alandı ama son yıllarda bu konuya ilgi arttı. Bu sene bayağı bir katılım var. Bu araçta mekanik, elektrik ve yazılımsal disiplinlerdeki çalışmaların hepsini takım halinde kendi başımıza yaptık. İki tane de bildiri ve bir adet de makale yayınladık. Bu sebeple ileriki dönemlerde çalışmalarımız akademik ortamda da kalıcı olacak. Akıllı bina sistemleri için de bir proje tasarladık. Bunun bildirisini de bu ay içinde yapacağız, çalışmalarımız devam ediyor” dedi. Şahin, bunlara ek olarak MTA Deniz Araştırma Daireleri Başkanlığı ile paylaştıkları projeyi makale olarak sunacaklarını belirtti.
İsviçre’de European Hyperloop Week yarışında 3 kez birincilik alan takım aracını yeniden yarıştırıyor
15 Ağustos 2024 Perşembe - 15:19 İsviçre’de European Hyperloop Week yarışında 3 kez birincilik alan takım aracını yeniden yarıştırıyor TEKNOFEST Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali kapsamında Hyperloop Geliştirme Yarışması’nın final sürecinde kıyasıya mücadele sürerken, İsviçre’de düzenlenen European Hyperloop Week yarışında 3 kategoride birincilik elde eden Hyperbee takımı da araçlarını yeniden sahaya çıkardı. TÜBİTAK Gebze Kampüsü’nde düzenlenen TEKNOFEST Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali’nin Hyperloop Geliştirme Yarışması’nın finalinde takımlar kıyasıya yarışıyor. Yarışmaya katılan ekipler, geleceğin ulaşım sistemi olarak görülen hyperloop teknolojisi üzerine geliştirdikleri projeleri sunarak, büyük ödül için kıyasıya bir rekabet içerisine girdi. Yarışma haftası boyunca takımlar, teknik kontrollerden geçecek ve performanslarını sergileyecek. Program kapsamında çelik levitasyon gösterileri ve çeşitli oturumlar düzenlenecek. Yarışma sonunda, başarılı olan ilk 3 takım uluslararası bir yarışmaya katılma hakkı kazanacak ve ayrıca destek ödemeleri alacak. Yarışma kapsamında, 21 takım, her biri 80 bin TL olmak üzere toplam 1 milyon 680 bin TL destek alacak. Performans ödülleri, tünel içinde en yüksek hız ve güvenli performansı gösteren takımlara verilecek. Birinciye 200 bin TL, ikinciye 150 bin TL, üçüncüye ise 120 bin TL ödül verilecek. Ayrıca, inovasyon ödülleri kapsamında elektromanyetik levitasyon, itki sistemleri, altyapı geliştirme gibi 5 farklı kategoride toplamda 150 bin TL ödül dağıtılacak. Yarışmaya, European Hyperloop Week organizasyonunda 3 kategoride başarı elde eden Hyperbee takımıda katıldı. Hyperloop teknolojisinin, itki sistemi ve manyetik levitasyon sisteminin aynı anda kullanıldığı 5. nesil bir ulaşım aracı olarak tanıtıldığını belirten Hyperbee Takım kaptanı Hamza Bahadır Çelik, European Hyperloop Week’ten 3 ödül ile ülkeye döndüklerini söyledi. “3 birincilik elde ederek Türk bayrağını dalgalandırmış olduk” İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği 2. Sınıf öğrencisi olduğunu söyleyen Hyperbee takımı kaptanı Hamza Bahadır Çelik, "15-21 Temmuz tarihlerinde İsviçre’de European Hyperloop Week yarışmasına katıldık. 3 ayrı kategoride de birincilik elde ettik. Sahneye 3 kez çıkıp bayrağımızı dalgalandırmış olduk, bunun gururu tarif edilemez. Yılların emeği ve tecrübesini görmek bizi mutlu etti. Aslında yarışmaya maksimum 3 tane kategoride başvuru yapabiliyorduk, biz üçünden de başvurup üçünden de birincilik getirdik. Alabileceğimiz maksimum başarıyı almış olduk. Bunun gurur ve sevinci içerisindeyiz. Her sene European Hyperloop Week yarışması farklı ülkelerde düzenleniyor. Önümüzdeki sene de Hollanda’da gerçekleşecek. Hollanda’da da benzer performansı göstermeyi istiyoruz. 10 farklı ülkeden 28 farklı takım katıldı" dedi. “3 ödül aldık" Bütün sene boyunca inişli çıkışlı zamanlardan geçtiklerini ve bu süreçte zorlandıklarını söyleyen Hyperbee takımı kaptan yardımcısı Tuba Akbulut, "Bütün sene boyunca yaşadığımız büyük olaylar var. Her ne kadar 3 yıllık bir takım olsak da inişleriniz çıkışlarımız oluyor ve bizim de gerçekten ’Acaba son mu?’ dediğimiz yerler oluyor. Katıldığımız Avrupa’daki yarışta çok zorlandığımız bir an vardı. Ayağa kalkarak tekrardan, her şeyi bir araya toplayıp, üç ödülü aldık ve bunun şerefine aracımıza Anka ismini koymaya karar verdik” diye konuştu.
İzmir’de kamusal hizmetlerin kalitesi yapay zekâ teknolojileri ile artırılacak
15 Ağustos 2024 Perşembe - 13:11 İzmir’de kamusal hizmetlerin kalitesi yapay zekâ teknolojileri ile artırılacak İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, kurumsal başarı istediğini ifade ederek, “İzmir Büyükşehir Belediyesi hizmetlerini iyileştirmeyi, onu daha hızlı ve daha verimli çalışan bir kurum haline getirmeyi hedefliyoruz. Bunu yaparken yararlanacağımız teknolojilerden biri de yapay zekâ olacak” dedi. Hayata geçireceği projelerde yapay zekâdan yararlanmak için Yapay Zekâ ve Akıllı Şehirler Müdürlüğü’nü kuran İzmir Büyükşehir Belediyesi, kamusal hizmetlerin kalitesini yükseltmeyi hedefliyor. Büyükşehir iştiraki İzmir İnovasyon ve Teknoloji AŞ bünyesinde faaliyete geçirilen Yapay Zekâ ve Akıllı Şehirler Müdürlüğü ile vatandaşların hayatını kolaylaştıracak projelerde yapay zekâdan daha fazla yararlanılması sağlanacak. Belediye bürokratlarına yönelik olarak İzQ Girişimcilik ve İnovasyon Merkezi’nde yapılan Kamusal Hizmetlerde Yapay Zekâ Kullanımı Çalıştayı’na katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, “Ben kurumsal başarı istiyorum. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin başarmasını istiyorum. Bu, Cemil Tugay’ın başarısı olmayacak. Yapay zekâyı yerel yönetim uygulamalarında doğru şekilde kullanırsak hepimizin çok keyif alacağı bir süreç olacak. Buna çok inanıyorum. Veriye dayalı analiz sürecini oturtmak, bunun üzerinden kontrollerimizi yapmak, tüm aşamalarda herkese açık olmak, sahip olduğumuz bilgiyi herkesle paylaşmak hepimizi başarılı ve mutlu hale getirecektir” diye konuştu. “Yararlanacağımız teknolojilerden biri yapay zekâ” İzmir Büyükşehir Belediyesi hizmetlerini iyileştirmeyi, onu daha hızlı ve daha verimli çalışan bir kurum haline getirmeyi hedeflediklerini belirten Başkan Tugay, sözlerine şöyle devam etti: “Bunu yaparken yararlanacağımız teknolojilerden biri de yapay zekâ olacak. Günde kaç ton atık ürettiğimizi konuşuyoruz. 5 bin 500 ton atığın gerçekten ne kadarının atık olarak kabul edilmesi gerektiğini bilmiyoruz. Yani hemen her alanda, ortada bir veri var. O verileri aslında günlük olarak takip edebilsek, o verilerin üzerine analizler yapabiliyor olsak, bazı şeylerin neden olduğunu, problemlerin nerelerde yoğunlaştığını ve neleri yaparak bazı şeylerin düzeltilebileceğini anlayabiliriz. Yapay zekâ bu konuda bize yardımcı olabilecek bir dijital teknoloji." Çağın teknolojisini kullanmanın önemine değinen Başkan Tugay, yeni uygulamaları denemeye açık olunması gerektiğini vurguladı. “Yerel yönetimler için yapay zekâ strateji belgesi hazırlanacak” İzmir Planlama Ajansı Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu ise, Türkiye’de ulusal yapay zekâ stratejisinin yayınlandığını ancak yerel yönetimler için şu ana kadar yapılmış bir yapay zekâ strateji belgesi ve uygulama rehberinin olmadığını söyledi. İzmir İnovasyon ve Teknoloji AŞ’ye destek vererek ilk kez yerel yönetimler için yapay zekâ strateji belgesi hazırlanacağını vurgulayan Velibeyoğlu, uygulamaları bu strateji belgesi üzerinden şekillendirme fırsatı bulacaklarını belirtti. “İzmir’in çok güçlü bir teknoloji takımı var” Çalıştayda konuşan İzmir İnovasyon ve Teknoloji AŞ Genel Müdürü Emrecan Durmaz da çalıştayda veri üreten bir şehir olmanın yönteminin konuşulacağını belirterek, “İzmir’in artık yeni teknolojiler geliştiren, çökmüş sistemleri ayağa kaldıran çok güçlü bir teknoloji takımı var. İzmir’in geleceği, geleceğin İzmir’ini kodlamak için çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. “Veri güvenliği sağlanmalı” İzmir Ekonomi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Kutluhan Erol, belediyelerde uygulanabilecek yapay zekâ uygulamalarını aktardı. Buna göre karar destek sistemleri, şehir planlamacılığı, trafik yönetimi, toplu taşıma ve ulaşım planlaması, afet yönetimi, belediye işlemlerinin otomasyonu, denetim otomasyonu ve vatandaşlarla iletişimi hızlandırma konularında yapay zekâdan yararlanılabileceğini kaydeden Erol, tüm bu sistemleri çalıştırırken veri güvenliğinin de sağlanması gerektiğini ifade etti. Çalıştaya İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Barış Karcı ve Genel Sekreter Yardımcıları ile belediye bürokratları ve yöneticileri katıldı. Çalıştay, sunum ve atölye çalışmaları ile devam etti.
Doğuş Üniversitesi Teknoloji Takımı’nın geliştirdiği "Hidromobil’e Selçuk Bayraktar’dan imza
15 Ağustos 2024 Perşembe - 11:39 Doğuş Üniversitesi Teknoloji Takımı’nın geliştirdiği "Hidromobil’e Selçuk Bayraktar’dan imza TEKNOFEST Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali’nde yer alan birçok yenilikçi proje, teknoloji meraklılarının ilgisini çekmeye devam ediyor. Bu yıl da festivalin gözde projelerinden biri olan Doğuş Üniversitesi Teknoloji Takımı’nın geliştirdiği “Hidromobil” aracı, dikkatleri üzerine topladı. TEKNOFEST ve Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, yakından incelediği yenilikçi projeye imzasını attı. TEKNOFEST Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali kapsamında TÜBİTAK tarafından düzenlenen Uluslararası Efficiency Challenge Elektrikli Araç Yarışları Kocaeli’de başladı. TÜBİTAK tarafından yapılan yazılı açıklamaya göre, 2005 yılından beri düzenlenen Efficiency Challenge Elektrikli Araç Yarışları, ön lisans, lisans ve lisansüstü öğrencilerinin alternatif ve temiz enerji kaynakları hakkında farkındalık kazanmasını sağlamak, teknik, mesleki ve ekip çalışması becerilerini geliştirmek, ayrıca Türkiye’de elektrikli araçların ilerlemesi için insan kaynağı oluşturmak amacıyla gerçekleştiriliyor. Uluslararası Efficiency Challenge Elektrikli Araç Yarışları, elektromobil (batarya ile çalışan elektrikli araç) ve hidromobil (hidrojen enerjisiyle çalışan elektrikli araç) olmak üzere iki ana kategoride yapılıyor. Düzenlenen yarışları takip eden TEKNOFEST ve Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, yakından incelediği Doğuş Üniversitesi Teknoloji Takımı tarafından üretilen “Hidromobil” araca imzasını attı. Takım, TEKNOFEST’te elde ettikleri bu ilgi sayesinde projelerine olan inançlarını pekiştirerek, gelecekteki başarıları için motivasyonlarını artırdı.