Son Dakika
|
Trump: "İran, benimle anlaşma yapmak için yalvarıyor"
İran, ABD'nin 15 maddelik teklifine resmen yanıt verdi
Yenidoğan çetesi davasında ara karar!
MÜSİAD eski Başkanı Bayram Ali Bayramoğlu tutuklandı
Ordu’da sahile insansız araç olduğu değerlendirilen cisim vurdu
Mehmet Topal, yeniden Petrolul Ploieşti’de
Trump: "NATO ülkeleri, İran konusunda hiçbir şey yapmadı, bunu asla unutmayın"
Depreme alışverişte yakalandılar, yarıda bırakıp kaçtılar
İran, İsrail'e misilleme saldırılarını sürdürüyor
İBB soruşturmasında Muhittin Böcek’in 2 şoförü gözaltına alındı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Fikret Orman: "İtibar suikastı yapıldığını düşünüyorum’’
Sakarya’da sahile dron parçası vurdu
Kastamonu’da 9 öğrenci zehirlendi, işletme mühürlendi
Rutte: "NATO çok güçlü bir ittifak, bunu Türkiye'ye yönelen üç füze konusunda gördünüz"
Mehmet Topal, yeniden Petrolul Ploieşti’de
Depreme alışverişte yakalandılar, yarıda bırakıp kaçtılar
ABD Başkanı Trump: "İran müzakere halinde ve bir anlaşmaya varmayı çok istiyor"
TEKNOLOJİ
Manisa Büyükşehir personeline yapay zeka ve veri yönetimi eğitimi
26 Mart 2026 Perşembe - 18:50:02
Manisa Büyükşehir Belediyesi, yönetici ve personelin dijital yetkinliklerini artırmak amacıyla ‘Yapay Zeka ve Veri Yönetimi’ eğitimi düzenledi. İki oturum halinde gerçekleştirilen programda katılımcılar, yapay zeka teknolojilerinden veri analizine kadar geniş bir yelpazede teknik ve pratik bilgi edindi. İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanlığı koordinesinde Atatürk Gençlik Merkezi’nde düzenlenen eğitimi, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) uzman eğitmeni Kadir Efe Oruç verdi. Genel Sekreter Yardımcısı Pınar Mine Hacıalibeyoğlu’nun da takip ettiği ve yaklaşık 300 personelin katıldığı program, interaktif bir formatta sürdürüldü. Eğitimin ilk bölümünde makine öğrenmesi ile derin öğrenme arasındaki farklar, görüntü işleme sistemleri ve büyük dil modellerinin çalışma yapısı uygulamalı olarak anlatıldı. Arama motorları ile yapay zeka tabanlı dil modellerinin karşılaştırmalı analizinin yapıldığı oturumda, teknolojinin güncel trendleri ve geleceğe yönelik öngörüler paylaşıldı. İkinci oturumda teorik bilgiler pratiğe döküldü. Katılımcılar, 3 milyon satırdan oluşan dev bir veri seti üzerinde Google Colab ortamında kodlama uygulaması yaptı. Müşteri görüşlerinin yapay zeka destekli istatistiksel yöntemlerle analiz edildiği çalışmada, elde edilen çıktıların kurumsal karar alma süreçlerine nasıl entegre edilebileceği somut örneklerle gösterildi. Eğitimin son bölümünde ise yapay zekanın yerel yönetimlerdeki başarılı uygulama örneklerine odaklanıldı. Dijital ikiz teknolojileri, ulaşım ve çevre yönetimi gibi alanlardaki güncel projeler katılımcılara tanıtıldı. Program, teknoloji kullanımı ve yapay zeka etiği üzerine yapılan değerlendirmelerin ardından sona erdi.
26 Mart 2026 Perşembe - 16:51
Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar: "Genç çiftçi adaylarının yetişmesine katkı sunacağız"
Burdur’da Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar’ın katılımıyla YÖK-TÜME (Tarım Teknolojileri Kümelenmesi) İş Birliği Protokolü imza töreni gerçekleştirildi. Başkan Özvar, "Üniversiteler bünyesinde kurulacak eğitim ve araştırma çiftlikleri, öğrencilerimizin uygulamalı eğitim almalarını sağlayacak, genç çiftçi adaylarının yetişmesine katkı sunacak ve aynı zamanda tarım teknolojileri alanında Ar-Ge faaliyetlerinin yürütüleceği önemli merkezler haline gelecektir" dedi. Burdur MAKÜ Konferans ve Sergi Salonu’nda Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar’ın katılımıyla YÖK-TÜME (Tarım Teknolojileri Kümelenmesi) İş Birliği Protokolü imza töreni gerçekleştirildi. İmzalanan protokol çerçevesinde Tarım Teknolojileri Kümelenmesi (TÜME), tarım ve hayvancılıkla uğraşan 40 bin gence ulaşarak sektörde verimin artırılması amaçlanıyor. "Çok boyutlu bir iş birliği modelini hayata geçirecektir" Programda konuşan Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, "Bugün imzalanan YÖK-TÜME iş birliği protokolü de üniversite-sektör iş birliğini önceleyen yaklaşımımızın tarım ve hayvancılık alanındaki en somut ve en yenilikçi örneklerinden birini teşkil etmektedir. Bu protokol, yükseköğretim sistemi ile tarım ve hayvancılık sektörünü ortak hedefler doğrultusunda buluşturan, kapsamlı ve çok boyutlu bir iş birliği modelini hayata geçirecektir. Protokol ile üniversitelerimizin akademik bilgi birikimi, araştırma altyapısı ve insan kaynağı potansiyeli; sektörün ihtiyaçları ve sahadaki tecrübesi ile bir araya gelecektir. Bu çerçevede, üniversiteler bünyesinde kurulacak eğitim ve araştırma çiftlikleri, öğrencilerimizin uygulamalı eğitim almalarını sağlayacak, genç çiftçi adaylarının yetişmesine katkı sunacak ve aynı zamanda tarım teknolojileri alanında Ar-Ge faaliyetlerinin yürütüleceği önemli merkezler haline gelecektir" dedi. "Öğrencilerimizin mesleki yetkinlikleri güçlenecek ve mezunlarımızın istihdam edilebilirliği önemli ölçüde artacaktır" Protokolün en mühim noktalarından birisinin de tarım ve hayvancılıkta teknoloji odaklı bir dönüşümü merkeze alması olduğunu ifaden eden Özvar, "Yapay zeka ve akıllı üretim sistemlerinin entegre edildiği bu model, geleneksel üretim anlayışını ileri teknolojiyle buluşturarak verimliliği ve katma değeri artırmayı hedeflemektedir. Aynı zamanda üniversitelerde yürütülecek uygulamalı eğitim süreçleri sayesinde öğrencilerimizin mesleki yetkinlikleri güçlenecek ve mezunlarımızın istihdam edilebilirliği önemli ölçüde artacaktır. Diğer taraftan bu iş birliği, yalnızca eğitim ve araştırma boyutuyla sınırlı kalmayıp, ülkemizin kalkınma hedeflerine doğrudan katkı sunacak bir ekosistem oluşturmayı hedeflemektedir. Üniversiteler, kamu kurumları ve özel sektör arasında kurulacak bu güçlü iş birliği sayesinde, sektörde karşılaşılan sorunlara daha hızlı ve etkin çözümler üretilebilecek; yenilikçi projeler sahaya daha kolay aktarılabilecektir" şeklinde konuştu. İmza törenine Ankara Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Necdet Ünüvar, Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Ferudun Yılmaz, Erzurum Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, Selçuk Üniversitesi Rektörü Hüseyin Yılmaz, Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörü Fatma Aydın, Harran Üniversitesi Rektörü Mehmet Tahir Güllüoğlu, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mümin Şahin, MAKÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Dalgar, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
26 Mart 2026 Perşembe - 16:16
Dünyanın gözü Türk füzelerinde: "Bizim şansımız bunları kendimiz üretebilmemiz"
Bolu’da gençlerle bir araya gelen ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, dünyada hukukun ve insan haklarının önemini yitirdiği, güçlünün güçsüzü ezdiği yeni bir döneme girildiğini belirterek savunma sanayisinin hayati önemine dikkati çekti. İkinci, Türkiye’nin kendi ürettiği UMTAS ve KARAOK tanksavar füzelerinin önemine de değinerek, "O kadar çok kullanılıyor ki, dünyada bunu üreten ülke sayısı da çok az. Dünyada en fazla talep gören füzeler. Bizim şansımız bunları kendimiz üretebilmemiz" dedi. Türkiye’nin önde gelen savunma sanayii kuruluşlarından ROKETSAN’ın Genel Müdürü Murat İkinci, Bolu’da üniversiteli ve liseli öğrencilerle bir araya geldi. Program kapsamında öğrencilere savunma sanayiinde geliştirilen yerli ve milli teknolojiler hakkında bilgi verildi. Binlerce öğrencinin katılım sağladığı program sonunda Murat İkinci tarafından gençlerin merak ettiği sorular yanıt buldu. Programın açılış konuşmasını yapan ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı BAİBÜ Rektörü Prof. Dr. Faruk Yiğit, "Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi olarak bu zirveyi, üniversitemiz ve ülkemizin geleceği olan sizler için çok önemli bir fırsat olarak görüyoruz. En büyük temennimiz, sizleri bu sıralardan akademik başarılarla mezun ederken aynı zamanda sizlere yön verecek fikirleri paylaşmaktır. Üniversitemizin sanayi kuruluşlarıyla iş birliği sayesinde, sizlerin teorik bilgilerini gerçeğe dönüştürmek için bu buluşmalarımızı artıracağız" dedi. "O kadar çok kullanılıyor ki, dünyada bunu üreten ülke sayısı da çok az" UMTAS ve Karaok füzelerinin dünya genelinde yoğun talep gördüğünü ifade eden ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci ise "Bunlar genelde küçük füzeler ama savaş alanında tek bir kişinin kullanımına izin verdiği için fark oluşturan füzeler. Bunlar şuanda Ukrayna savaşında sıkça kullanıyorlar, zırhlı araçları etkisiz hale getirebilmek için. Şuan da dünyanın en çok aradığı füzelerden bir tanesi. O kadar çok kullanılıyor ki dünyada bunu üreten ülke sayısı da çok az. Dünyada en fazla talep gören füzeler. Bizim şansımız bunları kendimiz üretebilmemiz. Bu füzeler üzerinde çok farklı teknolojiler var. Başarılı bir tanksavar füzesi" diye konuştu. "Uluslararası ilişkilerin çok da önemli olmadığı bir döneme girmiş bulunuyoruz" Savunma sanayinin ne kadar önemli olduğuna dikkati çeken İkinci, "İran ile İsrail arasındaki, Ukrayna ile Rusya arasındaki savaş şunu gösterdi; eğer kendimizi koruyacak sistemlerimiz yoksa dünyada hukukun, insan haklarının ve uluslararası ilişkilerin çok da önemli olmadığı bir döneme girmiş bulunuyoruz. Güçlü olan, kendi amaçlarını gerçekleştirmek için güçsüz gördüğü ülkelere kolaylıkla zarar verebiliyor. Bunu da herhangi bir gerekçeye dayandırma zorunluluğu duymuyor. Dolayısıyla bir ülke, gelecekte kendisi için bir fırsat oluşturmak istiyorsa kendi ülke güvenliğini korumak ve ona en üst düzeyde sahip çıkmak zorundadır" şeklinde konuştu. "Savunma sektörüne olan ilgi artıyor" Programın ardından açıklamalarda bulunan Murat İkinci, savunma sektörüne nitelikli insan kaynağı kazandırmanın önemine değinerek, "Roketsan ülkemizde savunma alanında en önemli teknolojik buluşlardan bir tanesidir. Üniversitedeki kardeşlerimizle bir araya gelmemiz sağlandı. Organizasyonlar aslında bizim çalıştığımız alanları, çalıştığımız teknolojileri, geleceğin mühendislerine anlattığımız ortamlar olarak değerlendiriyoruz. Davetleri için Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi rektörümüze çok teşekkür ediyorum. Öğrenci kardeşlerimizle, savunma sektörü teknolojileri, gelecek vizyonu, savunma sanayinin geleceğinde yer alacak olan teknolojileri burada konuşma fırsatı bulduk. Umarım onlar açısından da faydalı, yararlı olur. Bugün salon çok doluydu, sadece üniversitedeki öğrencilerimiz değil, lise çağındaki öğrencilerimiz de bizimle beraberdi. Bu da bizim için çok sevindirici bir şey. Savunma sektörüne olan ilgi her geçen gün artıyor. Ne kadar fazla insan kaynağı yetiştirebilirsek, savunma sektöründe o kadar daha fazla teknoloji geliştirebiliriz" şeklinde konuştu.
26 Mart 2026 Perşembe - 15:42
ROKETSAN Genel Müdürü İkinci: "Dünyada en fazla talep gören füzeler bizde"
ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, "Eğer kendimizi koruyacak sistemlerimiz yoksa dünyada hukukun, insan haklarının ve uluslararası ilişkilerin çok da önemli olmadığı bir döneme girmiş bulunuyoruz" dedi. Türkiye’nin önde gelen savunma sanayii kuruluşlarından ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, Bolu’da üniversiteli ve liseli öğrencilerle bir araya geldi. Program kapsamında öğrencilere savunma sanayiinde geliştirilen yerli ve milli teknolojiler hakkında bilgi verildi. Binlerce öğrencinin katılım sağladığı program sonunda Murat İkinci tarafından gençlerin merak ettiği sorular yanıt buldu. Programın açılış konuşmasını yapan ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı BAİBÜ Rektörü Prof. Dr. Faruk Yiğit, "Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi olarak bu zirveyi, üniversitemiz ve ülkemizin geleceği olan sizler için çok önemli bir fırsat olarak görüyoruz. En büyük temennimiz, sizleri bu sıralardan akademik başarılarla mezun ederken aynı zamanda sizlere yön verecek fikirleri paylaşmaktır. Üniversitemizin sanayi kuruluşlarıyla iş birliği sayesinde, sizlerin teorik bilgilerini gerçeğe dönüştürmek için bu buluşmalarımızı artıracağız" dedi. "Şuan da dünyanın en çok aradığı füzelerden bir tanesi" UMTAS ve Karaok füzelerinin Dünya’da yoğun talep gördüğünü ifade eden ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, "Bunlar genelde küçük füzeler ama, savaş alanında tek bir kişinin kullanımına izin verdiği için fark yaratan füzeler, UMTAS ve KARAOK füzesi. Bunları şuanda Ukrayna savaşında sıkça kullanıyorlar. Zırhlı araçları ve etkisiz hale getirebilmek için. Şuan da dünyanın en çok aradığı füzelerden bir tanesi. O kadar çok kullanılıyorki dünyada bunu üreten ülke sayısı da çok az. Dünyada en fazla talep gören füzeler. Bizim şansımız bunları kendimiz üretebilmemiz. Bu füzeler üzerinde çok farklı teknolojiler var. Başarılı bir tanksavar füzesi" diye konuştu. "Uluslararası ilişkilerin çok da önemli olmadığı bir döneme girmiş bulunuyoruz" Savunma sanayinin ne kadar önemli olduğunu ifade eden ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci "İran ile İsrail arasındaki savaş, Ukrayna ile Rusya arasındaki savaş şunu gösterdi; Eğer kendimizi koruyacak sistemlerimiz yoksa dünyada hukukun, insan haklarının ve uluslararası ilişkilerin çok da önemli olmadığı bir döneme girmiş bulunuyoruz. Güçlü olan, kendi amaçlarını gerçekleştirmek için güçsüz gördüğü ülkelere kolaylıkla zarar verebiliyor. Bunu da herhangi bir gerekçeye dayandırma zorunluluğu duymuyor. Dolayısıyla bir ülke, gelecekte kendisi için bir fırsat oluşturmak istiyorsa kendi ülke güvenliğini korumak ve ona en üst düzeyde sahip çıkmak zorundadır" dedi. "Savunma sektörüne olan ilgi artıyor" Programın ardından açıklamalarda bulunan Murat İkinci, savunma sektörüne nitelikli insan kaynağı kazandırmanın önemine değinerek, "Roketsan ülkemizde savunma alanında en önemli teknolojik buluşlardan bir tanesidir. Üniversitedeki kardeşlerimizle bir araya gelmemiz sağlandı. Organizasyonlar aslında bizim çalıştığımız alanları, çalıştığımız teknolojileri, geleceğin mühendislerine anlattığımız ortamlar olarak değerlendiriyoruz. Davetleri için Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi rektörümüze çok teşekkür ediyorum. Öğrenci kardeşlerimizle, savunma sektörü teknolojileri, gelecek vizyonu, savunma sanayinin geleceğinde yer alacak olan teknolojileri burada konuşma fırsatı bulduk. Umarım onlar açısından da faydalı, yararlı olur. Bugün salon çok doluydu, sadece üniversitedeki öğrencilerimiz değil, lise çağındaki öğrencilerimiz de bizimle beraberdi. Bu da bizim için çok sevindirici bir şey. Savunma sektörüne olan ilgi her geçen gün artıyor. Ne kadar fazla insan kaynağı yetiştirebilirsek, savunma sektöründe o kadar daha fazla teknoloji geliştirebiliriz" şeklinde konuştu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
26 Mart 2026 Perşembe- 15:39
Sahte yapay zeka araçları bilgi çalıyor
2
25 Mart 2026 Çarşamba- 11:50
Bakan Kacır: "KOBİ’lerimize ve büyük ölçekli firmalarımıza, 50 milyon liraya kadar finansman sunuyoruz"
3
26 Mart 2026 Perşembe- 09:01
Depremin izlerinin silindiği kentte, 1540 takım, robot yarışmasında derece yapmak için mücadele verecek
4
24 Mart 2026 Salı- 15:08
Peygamber Efendimiz’in doğumunun 1500. yılı anısına ‘yapay zeka ile dijital içerik geliştirme projesi’ hayata geçiyor
5
26 Mart 2026 Perşembe- 10:34
II. MTÜ Ar-Ge Proje Pazarı 2026 için geri sayım başladı
15 Ağustos 2024 Perşembe - 08:50
Karbon salınımını azaltmak isterken çevresel sorunlar ortaya çıkabilir
Yakın Doğu Üniversitesi, Kore İleri Bilim ve Teknoloji Enstitüsü ve Tianjin Üniversitesi tarafından yapılan ortak çalışma, karbon salınımını azaltmak için uygulanan Karbondioksit Giderimi (CDR) teknolojilerine aşırı bağımlılığın, önemli çevresel ve sosyo-ekonomik sorunlara yol açabileceğini ortaya koydu. Küresel iklim değişikliği ile mücadelede ön plana çıkan “Karbondioksit Giderimi” (CDR) kapsamında hayata geçirilen bazı projeler bilim kurgu romanlarını hatırlatıyor. Karbondioksiti atmosferden uzaklaştırmayı amaçlayan bir iklim jeomühendisliği yöntemi olan CDR, doğrudan hava yakalama (DAC), biyoenerjiyle karbon yakalama ve depolama (BECCS), okyanus gübreleme ve biyo-kömür gibi çeşitli yöntemler içeriyor. Ancak araştırmalar; oldukça maliyetli olan bu yöntemlere aşırı bağımlılığın, pek çok çevresel ve sosyo-ekonomik sorunlara yol açabileceğini gösteriyor. Nature Communications’da yayınlanan yeni bir çalışma, Asya’da büyük ölçekli karbondioksit giderimi (CDR) projelerinin; enerji, su ve arazi dengesi üzerindeki olası olumsuz etkilerini ortaya çıkardı. Tianjin Üniversitesi’nden Jeffrey Dankwa Ampah ve Haifeng Liu, Kore İleri Bilim ve Teknoloji Enstitüsü’nden Haewon McJeon ve Yakın Doğu Üniversitesi’nden Humphrey Adun’in imzasını taşıyan araştırma, CDR uygulamalarının olası yan etkilerine dair önemli bilgiler sundu. Katı CDR uygulamaları yeni küresel sorunlar oluşturabilir Makale, CDR teknolojilerine aşırı bağımlılığın, amacının aksine iklim değişikliğiyle mücadelede gecikmelere yol açabileceğini vurguluyor. CDR teknolojilerinin çok yoğun kullanıldığı senaryolarda, karbondioksit artık emisyonların 2050’ye kadar yıllık 8 gigaton karbondioksit seviyesinde kalacağı öngörülüyor. Bu, birçok Asya ülkesinde net sıfır emisyon hedefine ulaşmasının gecikebileceği anlamına geliyor. Çalışmada uyarı yapılan bir diğer konu ise arazi kullanımı ve gıda güvenliği. Yüksek CDR uygulamaları, geniş arazilerin kullanımını gerektirebiliyor. Araştırmacılar, bu durumun, tarım arazilerinin azalmasına ve dolayısıyla gıda güvenliğinin tehlikeye girmesine yol açabileceği uyarısı yapıyor. Diğer yandan, biyoenerjiyle karbon yakalama ve depolama gibi bazı CDR teknolojileri, büyük miktarda su kullanımı gerektiriyor. Çalışmada, bu durumun da su kaynaklarının zaten kıt olduğu bölgelerde bu sorunu daha da kötüleştirebileceğini vurguluyor.
14 Ağustos 2024 Çarşamba - 16:37
Selçuk Bayraktar: "Türkiye’nin milli teknoloji hamlesinin dip dalgası girişimler şeklinde gelmeye başladı"
TEKNOFEST Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali kapsamında düzenlenen yarışları takip eden TEKNOFEST ve Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, "TEKNOFEST 2023’de girişim yarışmasını ayrı olarak düzenledik ve büyük bir ilgi olduğunu, dünyaya geliştirdikleri teknolojileri satan girişimlerin TEKNOFEST ekosisteminden çıktığını gördük. Türkiye’nin milli teknoloji hamlesinin dip dalgasının girişimler şeklinde gelmeye başladığını, dünyaya damgasını vuracak girişimlere dönüşeceğini görmeyi hedefliyoruz" dedi. TÜBİTAK Gebze Yerleşkesinde gerçekleştirilen TEKNOFEST Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali; Uluslararası Efficiency Challenge Elektrikli Araç Yarışları, Liseler Arası Efficiency Challenge Elektrikli Araç Yarışları ve Hyperloop Yarışlarıyla devam etti. TEKNOFEST ve Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar da TÜBİTAK’a gelerek, yarışları izledi. Aynı zamanda Bayraktar, burada gençlerle bir araya gelerek, projeleri hakkında bilgiler aldı. "TEKNOFEST adeta çığ gibi büyüdü" İncelemelerinin ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Selçuk Bayraktar, "TEKNOFEST adeta bir çığ gibi büyüdü. 2018’de ilk düzenlediğimizden bugüne kadar geometrik bir artışla büyüdü. Yarışmalarımıza 1,5 milyona yakın başvuru oldu. Tabii yeni yarışmalarımız da var. Hyperloop hızlı tren yarışmamız TÜBİTAK’ın yıllardır düzenlediği bir yarışma. Burada da ciddi ilerlemeler olduğunu, geleceğin hem hızlı ulaşım teknolojilerini geliştirecek kardeşlerimizin yetişmesi açısından, hem de elektrikli motorların ileri teknolojide gelişmesi açısından önemli bir yarışma olduğunu değerlendiriyoruz. Tüm yarışmalarımızda olduğu gibi buradaki ilginin de büyük olduğunu ayrıca görüyoruz" dedi. Bayraktar, TEKNOFEST’in büyük bir emekle yapıldığını ifade ederek, "Yarışmanın paydaşı olan, sahibi olan TÜBİTAK’a bu ülkenin mühendis evladı olarak şükranlarımı iletiyorum. Yarışmanın düzenlenmesine emeği geçen görevlilerimize, gönüllülerimize teşekkür ediyorum" diye konuştu. "Bu sene ilave yarışmalarımız var" TEKNOFEST kapsamında birçok yarışmalar düzenlediklerini aktaran Selçuk Bayraktar, "Bu sene ilave yarışmalarımız var. Bu yıl biliyorsunuz TEKNOFEST Akdeniz Adana merkezli olarak düzenleniyor. Akdeniz’in neredeyse bütün illerinde etkinliklerimiz var. Bunun yanında kuantum teknolojileriyle alakalı yeni bir yarışmamız var. Biliyorsunuz, geleceğin kuantum bilgisayarlarının işlemci bilgisayar teknolojisinde çığır açacağı öngörülüyor. Bunun yanında nükleer enerjileri teknolojilerinde dünyada büyük bir ilgi var. Onunla alakalı yarışmamız var. Yeni birkaç daha yarışmamız var. TEKNOFEST bir yandan büyürken, bir yandan da değişimi devam ediyor" ifadelerini kullandı. "Dünyaya damgasını vuracak girişimlere dönüşeceğini görmeyi hedefliyoruz" Selçuk Bayraktar, sözlerine şöyle devam etti: "TEKNOFEST’in en önemli amacı, yüksek teknoloji geliştiren ve bunu tüm dünyaya bayrağımızı en yüksek seviyeye taşıyacak şekilde üretecek nesilleri yetiştirmekti. TEKNOFEST’in ilk yılından itibaren biz girişim yarışmamızı da başlatmıştık. TEKNOFEST 2023’de girişim yarışmasını ayrı olarak düzenledik ve büyük bir ilgi olduğunu, dünyaya geliştirdikleri teknolojileri satan girişimlerin TEKNOFEST ekosisteminden çıktığını gördük. Türkiye’nin milli teknoloji hamlesinin dip dalgasının girişimler şeklinde gelmeye başladığını, dünyaya damgasını vuracak girişimlere dönüşeceğini görmeyi hedefliyoruz. Dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinin hepsinin TEKNOFEST’teki gibi ufak bir ’garaj şirketleri’ diye tabir ettiğimiz küçük takımlarla başladığını görüyoruz. Bu dalganın oluşmaya başladığını Allah’a çok şükür görmeye başladık" Gençlerin, Türkiye’nin teknoloji alanında ilerlemesini sağlayacak eserlere imza atacağına inandığını belirten Bayraktar, "İnanıyorum ki, dünyaya da eserlerini bir anlamda yaymış olacaklar. Türkiye inşallah ilerde kendi süper hızlı trenlerini üretip dünyaya satan bir ülke haline gelmiş olacak" diye konuştu.
14 Ağustos 2024 Çarşamba - 14:14
Gece yarısı oyun turnuvası Red Bull M.E.O geri dönüyor
Mobil oyuncuları karşı karşıya getiren Red Bull M.E.O. geri dönüyor. Red Bull M.E.O. Türkiye edisyonunda bu yıl Mobile Legends: Bang Bang’in en iyi oyuncularını 1v1 formatında karşı karşıya getirecek. Oyunlar sonrası ilk 4 sırayı elde eden toplam 16 oyuncu, turnuvanın finalini kazanmak için mücadele edecek. Geçtiğimiz yıllarda birçok farklı mobil oyuna ev sahipliği yaparak oyun severleri buluşturan Red Bull M.E.O bu yıl düzenlenen Türkiye etkinliğinde tüm dünyada geniş bir oyuncu kitlesine sahip olan Mobile Legends: Bang Bang ile geri dönüyor. Yapılan açıklamaya göre, Mobile Legends: Bang Bang’in en iyi oyuncularını buluşturacak olan turnuvada katılımcılar 2 aşamalı elemelerden geçerek, yalnızca 16 kişinin katılabileceği Red Bull M.E.O. Finali’nde yer almak için 1v1 maçlarda birbirlerine karşı mücadele edecek. Turnuva ilk olarak eleme aşaması ile başlayacak. 17, 18, 24 ve 25 Ağustos’ta düzenlenecek olan elemelerde ise kazanan oyucular, finale adını yazdıracak. Finaller ise önceden yapılmamış ve sürpriz bir formatta gerçekleşecek. Çevrimdışı ortamda online oyun buluşması Türkiye finali Red Bull M.E.O.’nun Finali’ne katılmaya hak kazanan oyuncular İstanbul’un kalbinde yer alan Harbiye’de gece gerçekleşecek olan final davetinde çevrimiçi oyunlarını yüz yüze oynayacaklar. Turnuvanın finalinde elemelerden gelen 16 oyuncuya 16 davetli katılacak ve toplamda 32 oyuncu şampiyonluk için kıyasıya mücadele edecek. Kayıt ve turnuva hakkında bilgiye Redbull.com adresinden ulaşıldığı belirtildi.
14 Ağustos 2024 Çarşamba - 12:21
Terör örgütleri sempati artırmak için oyunları kullanabiliyor
SCÜ Yeni Medya ve İletişim Bölüm Başkanı Doç. Dr. Sefer Darıcı, Eskişehir’de meydana gelen bıçaklama olayına ilişkin açıklamalarda bulundu. Oyunların genç nesil için büyük bir tehlike oluşturduğunu ifade eden Doç. Dr. Darıcı, “Sempati duydurabilmek ve kendi örgütüne olan ilgiyi arttırabilmek için terör örgütleri oyunları çok fazla şekilde kullanabiliyor” dedi. 12 Ağustos tarihinde Eskişehir’de oynadığı savaş oyununun etkisi altına giren 18 yaşındaki A.K., elinde bulunan kesici aletler ile bölgedeki bir çay bahçesinde oturan vatandaşlara saldırmış ve 5 kişinin yaralanmasına sebep olmuştu. Oyunların doğurabileceği tehlikeleri ele alan SCÜ Yeni Medya ve İletişim Bölüm Başkanı Doç. Dr. Sefer Darıcı, konuya ilişkin açıklamalarda bulundu. “Oyun, sadece oyun değildir” Dijital oyunların oluşturduğu tehlikelerin en fazla konuşulan konuların arasında geldiğini ifade eden Doç. Dr. Sefer Darıcı, “Çok uzun süreden beri aslında dijital oyunların içerisindeki şiddet ve şiddet içerikli dikkat çekmeye çalışıyorduk. Birçok farklı yayınla da bunu vurgulamaya çalıştık. Oyun sadece oyun değildir. Oyunun içerisindeki özellikle şiddete özendirici bu tarzdaki sahneler gelecekte çocukların veya kişilerin davranışlarında değişiklikler oluşturabilir. En son meydana gelen olayda olduğu gibi kişiler bunu dış dünyada deneyimleme, oyunda görmüş olduğu sahnelerin aynısını dış dünyada uygulama ihtiyacını gösterebilirler. Bu tarzdaki durumlar çok farklı sebeplere bağlanabilse de özellikle oyunların içerisindeki belirli sahnelerin çok fazla tekrar ediliyor olması, tekrarlı oynanıyor olması ve özendirici bir hale gelmesi, bunu oynayan kişilerin de bunu tekrarlama eğilimlerini gösteriyor. Oyunlarla ilgili bu tarzdaki davranışsal eğilimlerde bulunmak için sadece oyun bağımlısı olması gerekmiyor. Kişi oyun bağımlısı olmasa dahi farkında olmadan etkilenebilir” dedi. Terör örgütleri oyunları kullanarak üye kazanmaya çalışıyor Oyunların değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Darıcı, “Oyun aynı zamanda çok büyük bir endüstri olduğu için gençler ve çocuklar üzerinde bu kadar fazla etkisi olduğu için marjinal grupların da ilgisini çeken bir ortam. Örneğin DEAŞ kendisine insan kaynağı sağlayabilmek için, yani kendi terör örgütüne üye kazandırabilmek için oyunları kullanabiliyor. Oyunların içerisindeki çok ilgi çeken sahneleri alıyor, gerçek hayatın içerisine uyguluyor. Ama gerçek hayatta ölenler gerçek insanlar. Ve dönüşü olmayan bir yola girilebiliyor. Sempati duydurabilmek için kendi örgütüne olan ilgiyi arttırabilmek için terör örgütleri bunları çok fazla şekilde kullanabiliyor. Bakın daha önce Yeni Zelanda’da meydana gelen olayda olduğu gibi veya Amerika’daki veya Avrupa’daki okul baskınlarında çocukların aynı oyun sahnesindeki gibi tüfekleri alarak katliam girişiminde bulundukları örneklerinde olduğu gibi. Bunlar bizim ülkemizde de olmaz diyemeyiz” şeklinde konuştu. Ebeveynlere büyük sorumluluk düşüyor Gençlerin bu eğilimlerinde ebeveynlere de büyük iş düştüğünü ifade eden Doç. Dr. Sefer Darıcı, “Bununla ilgili önlemleri alırken bir oyunu yasaklamak veya bir sahneyle ilgili bildirimlerde bulunmak veya bu anlamda çocukların üzerine yükleniyor olmak da çözüm değil. Daha önceden de ifade ettiğimiz gibi oyunlara ilişkin yeterli bilgi seviyesinin sadece çocukların, sadece gençlerin değil ebeveynlerinin de bilmesi gerekiyor. Yani dijital hayat, hayatımızın içerisinde, gündelik hayatımızın içerisinde oyunlar da onlardan bir tanesi. Ve biz sadece bunu çocukların oynadığı bir şey gözüyle göremeyiz. Bunu kontrol etmek en başta ebeveynlerin görevi. Buna ilişkin önlemleri almak, en başta ebeveynlerin görevi. Buna ilişkin olarak çocuklarımızı yetiştirebilmek, doğru sağlam bilgileri aktarabilmek yine ebeveynlerin görevi. Bunun ardından devlet ancak proaktif olarak bir takım düzenleyici önlemler alabilir. Bunu sadece devletten bir yasaklama veya ebeveynlerden bir yasaklama şeklinde düşünmemek gerekiyor. Ancak burada devlet kurumlarının yapacağı şey, sadece Milli Eğitim Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı gibi bakanlıkların değil, aynı zamanda Kültür Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı’nın da buna ilişkin komplike bir yol benimsemesi, buna ilişki içerikleri bir araya getirerek bilim insanlarını bir araya getirerek neler yapılabileceğine ilişkin bir yol haritası izlemesi gerekiyor” ifadelerine yer verdi.
14 Ağustos 2024 Çarşamba - 09:42
Akıllı telefonlarda yapay zeka destekli çekim kalitesi imkanı
Teknolojinin gelişimiyle birlikte kullanıcılar, profesyonel bir fotoğraf makinesinin sağladığı çekim kalitesini akıllı telefonlarıyla gerçekleştirebiliyor. Casper, çekim kalitesine önem veren kullanıcılar için ürettiği yapay zeka destekli kameraya sahip Casper VIA serisi akıllı telefonlarıyla, hayatın her anını yüksek çözünürlükte ve detaylı bir şekilde yakalamayı mümkün kılıyor. Yüksek kaliteli kameraların yaygınlaşmasıyla birlikte günlük iletişim, giderek daha görsel odaklı bir hale geldi. Günlük yaşamındaki anlık görüntüleri, mesaj uygulamaları veya sosyal medyada sevdikleriyle paylaşan kullanıcılar, bu sayede derin ve anlamlı bir bağ oluşturabiliyor. Trend teknolojileri kullanıcılarıyla buluşturma misyonunda olan Türkiye’nin teknoloji markası Casper, yapay zeka destekli kameraya sahip Casper VIA serisi akıllı telefonlarıyla en güzel anıları, en canlı şekilde yakalamayı mümkün kılıyor. Kamera yazılımları alanında dünya devi Arcsoft’un lisanslı yapay zeka yazılımı ile kullanıcılarına ‘Ultra Gece Modu’ dahil olmak üzere 12 farklı çekim modunu seçili modellerinde sunan Casper VIA, karanlık ortamlarda dahi daha yüksek çözünürlüklü, daha net ve daha detaylı görüntüler çekme imkanı sağlıyor. Casper VIA ile her anı canlı ve net çekimlerle yakalayın 1. Casper VIA X40: Casper’a özel 3D glass tasarımı sayesinde pürüzsüz bir ekran görünümüne sahip olan Casper VIA X40, ince metalik çerçeveleriyle premium bir görüntü sunuyor. 6.67’’ FHD+ AMOLED ekranıyla dizi/film, video izlerken ve oyun oynarken daha canlı ve daha parlak görüntüler sunarak alınan keyfi artırıyor. Arcsoft yapay zeka yazılımı ile güçlendirilmiş 24MP ön kamera canlı, parlak ve net özçekimler çekilmesini sağlarken, 50MP+5MP+2MP arka kamerası ile de yüksek çözünürlükte canlı ve kaliteli fotoğraflar çekilebiliyor. Tüketici deneyimlerinden yola çıkılarak oluşturulan Gece Siyahı, Gece Mavisi ve VIA Beyazı olmak üzere 3 farklı renk seçeneği, kullanıcıların tarzını yansıtırken, telefonun modern ve premium tasarımını da ön plana çıkarıyor. 2. Casper VIA A40: Tek elle ultra geniş bir ekran deneyimini mümkün kılan şık ve yenilikçi tasarımı, 256GB geniş depolama alanı, yapay zeka destekli 64MP arka kamerası ve 13MP ön kamerası ile kullanıcıların beğenisine sunulan Casper VIA A40, beklentileri sınırların ötesine taşıyor. Casper VIA A40, 8GB RAM özelliğine artı olarak sahip olduğu 8GB Sanal RAM teknolojisi ve Android 13 işletim sistemi sayesinde yüksek performans gerektiren uygulamaları kolay ve akıcı bir şekilde kullanma avantajı sağlıyor. Casper VIA A40, Gece Mavisi renginden Gümüş Griye ve göz alıcı VIA Mavisi tonuna kadar uzanan renk seçenekleriyle kullanıcı elinde farklı tonlarda parlayarak benzersiz bir ışıltı sunuyor. Kamera etrafındaki gümüş halka ise tasarımın gücünü ve kamera performansını vurguluyor. 3. Casper VIA M40: Casper VIA M40, yapay zeka destekli 50MP arka ve 13MP ön kamerası, uzun ömürlü 5000 mAh bataryası ve 128GB depolama alanı ile dikkat çekiyor. 6GB RAM’e ek 6GB Sanal RAM ile yüksek performans sunan cihaz, İnci Beyazı, Safir Siyah ve Opal Mavi renk seçenekleriyle geliyor. 1600x720 çözünürlüklü 6.53” HD+ ekranı, 450 NIT parlaklığı ve 90Hz yenileme hızı ile görsel kalite sağlayan Casper VIA M40, Arcsoft’un yapay zeka destekli 50MP arka ve 13MP ön kamerasıyla canlı ve derin fotoğraflar çekmeyi mümkün kılıyor. 2MP bokeh ve 2MP makro kameralarıyla da farklı çekim modları sunarak fotoğrafçılık deneyimini zenginleştiriyor. 4. Casper VIA X30 Plus: İnce, köşeli ve sadece 8.1 mm gövde inceliğine sahip Casper VIA X30 Plus, arka kapak tasarımında kullanılan özel dikey parlama efekti ile göz alıcı ve premium bir görünüm sunuyor. VIA X30 Plus, yapay zeka teknolojisine sahip 50MP’lik ana kamerasıyla yüksek çözünürlüklü fotoğraflar çekebilirken ana kamerayı destekleyen 8MP, 118 derecelik geniş açı kamerasıyla tek bir kareye çok daha fazla perspektif sığdırıyor. VIA X30 Plus’ın 2MP’lik bokeh kamera özelliği ise fotoğraflara derinlik katıyor ve 13MP yüksek çözünürlüklü ön kamerayla kullanıcılar en mutlu anlarını ölümsüzleştirebiliyor.
13 Ağustos 2024 Salı - 17:10
Kıyasıya rekabet: Gençler hyperloop yarışmasında ter döküyor
TEKNOFEST Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali kapsamında Hyperloop Geliştirme Yarışması’nın final süreci, TÜBİTAK Gebze Kampüsü’nde başladı. Yarışmaya katılan gençler, hyperloop teknolojisi üzerine geliştirdikleri projeleri sunarak, kıyasıya bir rekabet içerisine girdi. Yarışmaya katılan ekipler, geleceğin ulaşım sistemi olarak görülen hyperloop teknolojisi üzerine geliştirdikleri projeleri sunarak, büyük ödül için kıyasıya bir rekabet içerisine girdi. Yarışma haftası boyunca takımlar, teknik kontrollerden geçecek ve performanslarını sergileyecekler. Program kapsamında çelik levitasyon gösterileri ve çeşitli oturumlar düzenlenecek. Yarışma sonunda, başarılı olan ilk 3 takım uluslararası bir yarışmaya katılma hakkı kazanacak ve ayrıca destek ödemeleri alacak. Yarışma kapsamında, 21 takım, her biri 80 bin TL olmak üzere toplam 1 milyon 680 bin TL destek alacak. Performans ödülleri, tünel içinde en yüksek hız ve güvenli performansı gösteren takımlara verilecek. Birinciye 200 bin TL, ikinciye 150 bin TL, üçüncüye ise 120 bin TL ödül verilecek. Ayrıca, inovasyon ödülleri kapsamında elektromanyetik levitasyon, itki sistemleri, altyapı geliştirme gibi 5 farklı kategoride toplamda 150 bin TL ödül dağıtılacak. "Yaptığımız her yeni prototip, bir öncekinden daha iyi oluyor" Yarışmaya katılan, Hyperbee takımının kaptan yardımcısı Tuba Akbulut, projeleri hakkında bilgi verdi. Akbulut, "2022 yılından beri bu yarışmaya katılıyoruz ve bu yıl 3’üncü aracımızı yaptık. Her sene bir önceki yılın üzerine koyarak ilerliyoruz. Yaptığımız her yeni prototip, bir öncekinden daha iyi oluyor. Şu anda aracımız tamamen hazır. Daha önce bahar kampında gerçekleştirdiğimiz testlerle güzel veriler elde ettik. Şimdi burada, aracımızın tam performansını görmeyi bekliyoruz" dedi. "Motorun analizlerini ve optimizasyonunu biz yaptık, üretimini ise atölyemizde gerçekleştirdik" Akbulut, araçlarının iki temel alt sistemi olan itki ve levitasyon üzerine yoğunlaştıklarını belirterek, "İtkiyi, tamamen kendi tasarımımız ve üretimimiz olan lineer senkron motor ile sağlıyoruz. Motorun analizlerini ve optimizasyonunu biz yaptık, üretimini ise atölyemizde gerçekleştirdik. Bu yıl çelik levitasyona geçtik. 2022 yılından beri TEKNOFEST’te farklı levitasyon yaklaşımları vardı; alüminyum ve dönen diskler yaygın olarak kullanılıyordu ancak bu yıl, çelik levitasyon teknolojisini kullanan ilk takımız. Dünyada da bu teknoloji enerji açısından daha verimli ve gelecekte daha çok kullanılacak gibi görünüyor. Bu sene çelik levitasyonumuzu sergileyeceğiz" diye konuştu. "Fosil yakıt tüketmediği için oldukça çevreci bir sistem" Hyperloop teknolojisinin, itki sistemi ve manyetik levitasyon sisteminin aynı anda kullanıldığı 5. nesil bir ulaşım aracı olarak tanıtıldığını belirten Hyperbee Takım Kaptanı Hamza Bahadır Çelik, "Bu sistem, vakumlu tünellerde manyetik levitasyonu kullanarak kapsülün hiçbir yere temas etmeden ilerlemesini sağlar. Böylece sürtünmesiz ortamdan da faydalanarak kapsülümüz saatte 1200 kilometre hıza kadar çıkabilir. Bu teknoloji sayesinde uçakların iki katı hızında istediğimiz yerlere ulaşabileceğiz. Aynı zamanda, fosil yakıt tüketmediği için oldukça çevreci bir sistem" dedi. TEKNOFEST yarışmasına 3 kez katıldıklarını belirten Çelik, "Her sene katıldığımızın üstüne koyarak aldığımız başarıları bir üst seviyeye taşıyoruz. Geçtiğimiz sene TEKNOFEST’te 3’üncü olduk. Bu sene hedefimiz ise şampiyonluk" diyerek sözlerini tamamladı. "Bu yarışmanın güzel bir deneyim olduğunu düşünüyorum" Hyperloop yarışmasının bir başka katılımcısı olan Hermod Takımı’nın Kaptanı Bilgin Bartu Gözüm ise yarışmanın getirdiği zorluklar ve takımın deneyimlerinden bahsetti. Gözüm, "Bu takım olarak üçüncü katılımımız. Tabii ki takımımıza değişiklikler oluyor ama 3 yıldır burayı deneyimleyen bir kadromuz var. Takımımızda burada olmaktan kaynaklanan bir heyecan var ancak benim için bu 3’üncü katılımım olduğu için daha keyifli hale gelmeye başladı. Bu yarışmanın güzel bir deneyim olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı. Takım olarak yaşadıkları zorluklara da değinen Gözüm, "3 yıldır yaptığımız çalışmayı burada bir araya getiremedik. En azından bu yıl bunu başarmayı hedefliyoruz. Her yıl, hatta her ay yeni bir sıkıntı ile karşılaşıyoruz. Bu, sorun çözme becerimizi geliştirmemize yardımcı oluyor. Geçen bahar kampında motorumuz yandı. 2 hafta önce arkadaşlar onun onarımını gerçekleştirdiler. Batarya paketimizde problem çıktı, onu çözmeye çalışıyoruz. Bu tür birçok ufak tefek sorunlarla karşılaşıyoruz" şeklinde konuştu.
13 Ağustos 2024 Salı - 16:39
Ucuz ve güvenli internetin adresi ’Kazanbel Net’
Kahramankazan Belediyesi bünyesinde hizmet veren, Türkiye’de internet ve altyapı lisansına sahip ilk kamu şirketi olma özelliği taşıyan KazanBel Net, "Süper İnternet Kampanyası" başlattı. Kamu kurumları içerisinde Türkiye’de ilk defa internet ve altyapı lisansı alan KazanBel Net firması Kahramankazan Belediyesi bünyesinde hizmet ve kapsama alanını genişletmeye devam ediyor. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Başkanlığı tarafından Türkiye’nin dört bir yanında hizmet verme yetkisine sahip olan firma, ilçede ikamet eden vatandaş ve şirketlere güvenli, hızlı ve kaliteli hizmet sunmasının yanı sıra diğer internet sağlayıcıları arasında uygun fiyat avantajı sayesinde bölgede en çok tercih edilen firma olarak öne çıkıyor. Emekli ve öğrenciye indirim Kahramankazan Belediyesi bünyesinde hizmet veren KazanBel Net, kar amacı gözetmeksizin kamu yararı kapsamında tarifelerinde indirim kampanyası başlattı. 15 Ağustos 2024 tarihinden 15 Ekim 2024 tarihine kadar KazanBel Net firmasına internet veya şube üzerinden başvuran emekli ve öğrencilere 360 TL’den başlayan avantajlı fiyat imkanı sağlanacağı duyuruldu. Tüm tarifelerde geçerli İnternet sağlayıcı firmalar arasında altyapı olmayan kırsal mahallelere ’Radyolink’ sistemi kurarak hizmet götüren KazanBel Net, ayrıca ADSL, VDSL ve Fiber internet seçeneklerinin Süper İnternet Kampanyası’nın ayrıcalıklı fiyat avantajı kapsamında yer aldığını belirtti. Şehit yakınları, gaziler ve engelli vatandaşlara yönelik kampanya tarihlerinden bağımsız olarak internet paketlerinde yüzde 30 indirim uygulayan KazanBel Net, internet sektörünün içinde en kaliteli hizmeti en uygun fiyata sağlayabilmek amacı ile faaliyetlerini sürdürüyor. Vatandaşların ilk aklına gelen ve tercih edecekleri firmalar arasında yer alma vizyonu ile çalışmalarına hız kazandıran KazanBel Net, "Sevgiyle Bağlıyoruz" sloganı ile kullanıcılarıyla aralarında gönül bağı kurma, samimiyet ve içtenlikleri ile abone sayısını her geçen gün arttırmayı hedefliyor.
13 Ağustos 2024 Salı - 16:00
NEÜ’den TEKNOFEST’e güçlü katılım
Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ), bu yıl Adana’da gerçekleştirilecek olan havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST’e 10 farklı kategoride 15 takımla katılıyor. NEÜ Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi, Mühendislik Fakültesi, Seydişehir Ahmet Cengiz Mühendislik Fakültesi ve Tıp Fakültesinden 15 takım, TEKNOFEST’te yer alan; jet motor tasarım, roket, uluslararası İnsansız Hava Aracı (İHA), model uydu, robotaksi-binek otonom araç, sürü İHA, ulaşımda yapay zeka, uluslararası efficiency challenge elektrikli araç, biyoteknoloji inovasyon, turizm teknolojileri yarış ve yarışmaları kategorilerinde mücadele etmeye hak kazandı. Türkiye’nin gelecek planlamasında mühim bir yeri olan milli teknolojinin geliştirilmesi noktasında gençlerin teknolojiye olan ilgisini arttırmayı ve teknoloji üretip geliştiren bir toplum için farkındalık oluşturmayı amaçlayan TEKNOFEST yarışmalarının verimli geçmesini temenni eden NEÜ Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu, Necmettin Erbakan Üniversitesini festivalde temsil edecek olan öğrencilere, takım danışmanlarına ve festivalde yer alacak tüm takımlara başarılar diledi. "Öğrencilerimizi maddi, manevi destekliyoruz ve desteklemeye de devam edeceğiz" NEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hidayet Oğuz ise, TEKNOFEST gibi ülkenin ekonomisine katkı sağlayacak tasarıları ortaya çıkaran ve öğrencinin potansiyelini kullanmasına teşvik eden bir yarışmaya birçok takımla katılmanın değerli olduğunu vurguladı. Uygulayarak öğrenmeye önem verdiklerini belirten Prof. Dr. Oğuz, “Üniversitemizde öğrenci toplulukları sayesinde bu çalışmalar yürütülmekte ve öğrencilerimiz birinci sınıftan itibaren bu topluluklara katılmakta, kabiliyeti doğrultusunda grup liderliğine kadar yükselebilmektedir. Çalışmalar esnasında yazılım, kodlama, imalat gibi konularda yeteneklerini geliştirmektedirler. Öğrencilerimiz, danışmanları eşliğinde yaptıkları çalışmalarla yarışmalara katılıyorlar; böylece bir ekosistem oluşuyor ve araştırma kültürü yerleşiyor. Ülkemizin savunma sanayi ve havacılık alanındaki çalışmalara hız verdiği günümüzde, Necmettin Erbakan Üniversitesi olarak, TEKNOFEST ve birçok yarışmaya katılan, projelerde yer alan öğrencilerimizi maddi, manevi destekliyoruz ve desteklemeye de devam edeceğiz” dedi.
13 Ağustos 2024 Salı - 15:34
Başkan Sandıkçı: "Geleceğe yön verecek nesilleri büyük bir sorumlulukla yetiştiriyoruz”
Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, “Geleceğe yön verecek nesilleri büyük bir sorumlulukla yetiştiriyoruz” dedi. Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, Samsun Mimarlar Odası Başkanı Burak Şener ve yönetim kurulu üyelerini Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde ağırladı. Samsun Mimarlar Odası Başkanı Şener ve yönetim kurulu üyelerine Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde özel olarak oluşturulan atölyeler, keşif alanları ve laboratuvarlar hakkında bilgiler aktaran Başkan İbrahim Sandıkçı, “Milli Teknoloji Hamlesi’ni daha ileriye taşıyacak olan bilim ve teknolojiye hâkim nesillerdir” diye konuştu. “Yeni tecrübeler kazanmalarını sağlıyoruz” Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde uzman eğitmenler eşliğinde uygulamalı bir şekilde eğitim verdiklerini ifade eden Başkan İbrahim Sandıkçı, “ Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsümüzde çocuklarımızı ve gençlerimizi geleceğe hazırlıyoruz. Geleceğe yön verecek nesilleri büyük bir sorumlulukla yetiştiriyoruz. Öğrencilerimizi bilim ve teknoloji alanında uygulamalı eğitimlerle buluşturuyoruz. Deney ve gözlem çalışmalarıyla öğrencilerimizin yeteneklerini keşfetmelerini ve yeni tecrübeler kazanmalarını sağlıyoruz” şeklinde konuştu. Alkışları topladı Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde öğrencilerin eğitimlerini sürdürdüğü keşif alanları, laboratuvarlar ve atölyelerde incelemelerde bulunan Samsun Mimarlar Odası Başkanı Şener ve yönetim kurulu üyeleri, Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde öğrencilere örnek bir eğitim imkânı sunulduğunu ifade ederek, eğitime yönelik hayata geçirdiği projelerden dolayı Başkan İbrahim Sandıkçı’ya teşekkür etti.
13 Ağustos 2024 Salı - 13:55
Telefon bomba gibi patlamıştı, teknik servis vatandaşı böyle uyardı
Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde tamire gelen cep telefonunun bomba gibi patlaması sonrasında iş yeri sahibi vatandaşları muhtemel risklere karşı uyardı.
13 Ağustos 2024 Salı - 12:53
Eskişehir ekibi Bursa Gökyüzü Gözlem Etkinliğine katıldı
Eskişehir Bilim ve Sanat Merkezi’nden bir grup yönetici, öğretmen ve öğrenci, Bursa/Uludağ’da düzenlenen TÜBİTAK Gökyüzü Gözlem Etkinliği ’ne katıldı. Türkiye’nin dört bir yanından gökbilim meraklılarını buluşturan ve her yıl Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlenen etkinliğe, Eskişehir’den başvurusu kabul edilen Emine Emir Şahbaz Bilsem ve TOBB BİLSEM den toplamda 16 öğrenci, onlara refakat eden 4 BİLSEM öğretmeni ve 1 BİLSEM yöneticisi katıldı. Katılımcı grup, gökyüzü ve uzay konularında ilgisi olan öğrencilerden ve bu alanda geçmişte de farklı çalışmalarda bulunmuş öğretmenlerden oluştu. Öğrenci ve öğretmenler çadır, mat uyku tulumu gibi ihtiyaçlarını kendi imkânlarıyla temin ettiler. Öğrenciler, etkinlik boyunca; bilim insanlarının sunumlarıyla öte gezegenler, uydu teknolojileri ve asteroitler gibi konularda bilgi sahibi oldular. Ayrıca, astronotlar Alper Gezeravcı ve Tuva Cihangir Atasever, uzay deneyimlerini gökyüzü meraklılarıyla paylaştı. Öğrenciler etkinlik boyunca bilim insanlarıyla etkileşime geçtiler. Uzman astronomlar eşliğinde gerçekleşen gökyüzü gözlemleri ile gecenin ve uzayın karanlığını heyecanla birlikte aydınlattılar. Farklı atölye çalışmalarına, sanal gerçeklik ile ISS deneyimine, teleskop yapımı gibi etkinliklere dâhil olan öğrenciler birbirinden değerli kazanımlar elde ettiler. Eskişehir BİLSEM Ekibi, Bursa Gökyüzü Gözlem Etkinliğini unutulmaz hatıralar, bilim ve teknolojinin ışığında edinilen birbirinden değerli bilgilerle tamamladılar. Öğrenciler ve bu alanda çalışmaları olan öğretmenlerimize, Eskişehir’de yapacakları çalışmalar için katıldıkları bu etkinliğin olumlu katkı sunmasının beklendiği belirtildi.
13 Ağustos 2024 Salı - 12:36
ERÜ, 3D Beton Yazıcı ile üretilebilen Çevre Dostu Yapı Malzemeleri geliştirecek
Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyeleri tarafından Araştırma Üniversiteleri Destek Programı (ADEP) çerçevesinde 3D beton yazıcı ile üretilebilen çevre dostu yapı malzemeleri geliştirecek. Araştırma Üniversiteleri Destek Programı (ADEP) çerçevesinde desteklenen proje ekibi, 3D baskı teknolojisinin inşaat sektöründeki potansiyelini kullanarak çevre dostu hibrit ve çimentosuz ultra düşük karbon salınımlı yapı malzemelerinin geliştirilmesini hedeflemekte. Ayrıca, projede 3D beton yazıcı teknolojisinin inşaat sektöründeki hızlı imalat süreci, azaltılmış iş gücü ihtiyaçları, özelleştirilebilir tasarımlar ve daha az atık oluşturarak çevreci bir yöntem sunma potansiyelinden faydalanılacak. Ülkemizin araştırma kapasitesini artırmak ve uluslararası standartlarda bilimsel çalışmalar yapabilen üniversiteleri teşvik etmek amacıyla ADEP tarafından desteklenen bu proje kapsamında hem akademik hem de inşaat sektöründe çevre dostu inşaat teknolojilerinin gelişimine önemli bir ivme kazandıracak. Bu başarı ERÜ’nün bilimsel araştırmalardaki kararlılığını ve çevreye duyarlı çözümler geliştirme konusundaki vizyonunu da gözler önüne sermektedir. ’3D Baskı Metoduna Uygun Çevre Dostu Hibrit Harçların Geliştirilmesi ve Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi ile Çevresel Etkilerinin Belirlenmesi’ başlıklı proje ekibinde; ERÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyelerinden Prof. Dr. Okan Karahan, Prof. Dr. Cengiz Duran Atiş, Doç. Dr. Serhan İlkentapan, Doç. Dr. Uğur Durak, doktora öğrencisi Ezgi Örklemez, Endüstriyel Tasarım Mühendisliği Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Özkan Özmen, Abdullah Gül Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünden Prof. Dr. Burak Uzal ve Prof. Dr. Niğmet Uzal ile Hacettepe Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünden de Prof. Dr. Mustafa Şahmaran yer alıyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder