Son Dakika
|
Trump: "İran, benimle anlaşma yapmak için yalvarıyor"
İran, ABD'nin 15 maddelik teklifine resmen yanıt verdi
Yenidoğan çetesi davasında ara karar!
MÜSİAD eski Başkanı Bayram Ali Bayramoğlu tutuklandı
Ordu’da sahile insansız araç olduğu değerlendirilen cisim vurdu
Mehmet Topal, yeniden Petrolul Ploieşti’de
Trump: "NATO ülkeleri, İran konusunda hiçbir şey yapmadı, bunu asla unutmayın"
Depreme alışverişte yakalandılar, yarıda bırakıp kaçtılar
İran, İsrail'e misilleme saldırılarını sürdürüyor
İBB soruşturmasında Muhittin Böcek’in 2 şoförü gözaltına alındı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Diyarbakır'da patlama: Valilikten açıklama geldi
Montella: "İnşallah ülkemiz adına Dünya Kupası’na katılabiliriz ve herkesi mutlu edebiliriz''
Rubio: "İran, küresel deniz ticaretini tehdit etmeyi bırakırsa, boğaz yarın açılabilir"
Trump: "İran hükümetinin talebi üzerine enerji tesislerine yönelik saldırıları 10 gün daha erteledim"
Fikret Orman: "İtibar suikastı yapıldığını düşünüyorum’’
Sakarya’da sahile dron parçası vurdu
Kastamonu’da 9 öğrenci zehirlendi, işletme mühürlendi
TEKNOLOJİ
Manisa Büyükşehir personeline yapay zeka ve veri yönetimi eğitimi
26 Mart 2026 Perşembe - 18:50:02
Manisa Büyükşehir Belediyesi, yönetici ve personelin dijital yetkinliklerini artırmak amacıyla ‘Yapay Zeka ve Veri Yönetimi’ eğitimi düzenledi. İki oturum halinde gerçekleştirilen programda katılımcılar, yapay zeka teknolojilerinden veri analizine kadar geniş bir yelpazede teknik ve pratik bilgi edindi. İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanlığı koordinesinde Atatürk Gençlik Merkezi’nde düzenlenen eğitimi, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) uzman eğitmeni Kadir Efe Oruç verdi. Genel Sekreter Yardımcısı Pınar Mine Hacıalibeyoğlu’nun da takip ettiği ve yaklaşık 300 personelin katıldığı program, interaktif bir formatta sürdürüldü. Eğitimin ilk bölümünde makine öğrenmesi ile derin öğrenme arasındaki farklar, görüntü işleme sistemleri ve büyük dil modellerinin çalışma yapısı uygulamalı olarak anlatıldı. Arama motorları ile yapay zeka tabanlı dil modellerinin karşılaştırmalı analizinin yapıldığı oturumda, teknolojinin güncel trendleri ve geleceğe yönelik öngörüler paylaşıldı. İkinci oturumda teorik bilgiler pratiğe döküldü. Katılımcılar, 3 milyon satırdan oluşan dev bir veri seti üzerinde Google Colab ortamında kodlama uygulaması yaptı. Müşteri görüşlerinin yapay zeka destekli istatistiksel yöntemlerle analiz edildiği çalışmada, elde edilen çıktıların kurumsal karar alma süreçlerine nasıl entegre edilebileceği somut örneklerle gösterildi. Eğitimin son bölümünde ise yapay zekanın yerel yönetimlerdeki başarılı uygulama örneklerine odaklanıldı. Dijital ikiz teknolojileri, ulaşım ve çevre yönetimi gibi alanlardaki güncel projeler katılımcılara tanıtıldı. Program, teknoloji kullanımı ve yapay zeka etiği üzerine yapılan değerlendirmelerin ardından sona erdi.
26 Mart 2026 Perşembe - 16:51
Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar: "Genç çiftçi adaylarının yetişmesine katkı sunacağız"
Burdur’da Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar’ın katılımıyla YÖK-TÜME (Tarım Teknolojileri Kümelenmesi) İş Birliği Protokolü imza töreni gerçekleştirildi. Başkan Özvar, "Üniversiteler bünyesinde kurulacak eğitim ve araştırma çiftlikleri, öğrencilerimizin uygulamalı eğitim almalarını sağlayacak, genç çiftçi adaylarının yetişmesine katkı sunacak ve aynı zamanda tarım teknolojileri alanında Ar-Ge faaliyetlerinin yürütüleceği önemli merkezler haline gelecektir" dedi. Burdur MAKÜ Konferans ve Sergi Salonu’nda Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar’ın katılımıyla YÖK-TÜME (Tarım Teknolojileri Kümelenmesi) İş Birliği Protokolü imza töreni gerçekleştirildi. İmzalanan protokol çerçevesinde Tarım Teknolojileri Kümelenmesi (TÜME), tarım ve hayvancılıkla uğraşan 40 bin gence ulaşarak sektörde verimin artırılması amaçlanıyor. "Çok boyutlu bir iş birliği modelini hayata geçirecektir" Programda konuşan Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, "Bugün imzalanan YÖK-TÜME iş birliği protokolü de üniversite-sektör iş birliğini önceleyen yaklaşımımızın tarım ve hayvancılık alanındaki en somut ve en yenilikçi örneklerinden birini teşkil etmektedir. Bu protokol, yükseköğretim sistemi ile tarım ve hayvancılık sektörünü ortak hedefler doğrultusunda buluşturan, kapsamlı ve çok boyutlu bir iş birliği modelini hayata geçirecektir. Protokol ile üniversitelerimizin akademik bilgi birikimi, araştırma altyapısı ve insan kaynağı potansiyeli; sektörün ihtiyaçları ve sahadaki tecrübesi ile bir araya gelecektir. Bu çerçevede, üniversiteler bünyesinde kurulacak eğitim ve araştırma çiftlikleri, öğrencilerimizin uygulamalı eğitim almalarını sağlayacak, genç çiftçi adaylarının yetişmesine katkı sunacak ve aynı zamanda tarım teknolojileri alanında Ar-Ge faaliyetlerinin yürütüleceği önemli merkezler haline gelecektir" dedi. "Öğrencilerimizin mesleki yetkinlikleri güçlenecek ve mezunlarımızın istihdam edilebilirliği önemli ölçüde artacaktır" Protokolün en mühim noktalarından birisinin de tarım ve hayvancılıkta teknoloji odaklı bir dönüşümü merkeze alması olduğunu ifaden eden Özvar, "Yapay zeka ve akıllı üretim sistemlerinin entegre edildiği bu model, geleneksel üretim anlayışını ileri teknolojiyle buluşturarak verimliliği ve katma değeri artırmayı hedeflemektedir. Aynı zamanda üniversitelerde yürütülecek uygulamalı eğitim süreçleri sayesinde öğrencilerimizin mesleki yetkinlikleri güçlenecek ve mezunlarımızın istihdam edilebilirliği önemli ölçüde artacaktır. Diğer taraftan bu iş birliği, yalnızca eğitim ve araştırma boyutuyla sınırlı kalmayıp, ülkemizin kalkınma hedeflerine doğrudan katkı sunacak bir ekosistem oluşturmayı hedeflemektedir. Üniversiteler, kamu kurumları ve özel sektör arasında kurulacak bu güçlü iş birliği sayesinde, sektörde karşılaşılan sorunlara daha hızlı ve etkin çözümler üretilebilecek; yenilikçi projeler sahaya daha kolay aktarılabilecektir" şeklinde konuştu. İmza törenine Ankara Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Necdet Ünüvar, Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Ferudun Yılmaz, Erzurum Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, Selçuk Üniversitesi Rektörü Hüseyin Yılmaz, Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörü Fatma Aydın, Harran Üniversitesi Rektörü Mehmet Tahir Güllüoğlu, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mümin Şahin, MAKÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Dalgar, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
26 Mart 2026 Perşembe - 16:16
Dünyanın gözü Türk füzelerinde: "Bizim şansımız bunları kendimiz üretebilmemiz"
Bolu’da gençlerle bir araya gelen ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, dünyada hukukun ve insan haklarının önemini yitirdiği, güçlünün güçsüzü ezdiği yeni bir döneme girildiğini belirterek savunma sanayisinin hayati önemine dikkati çekti. İkinci, Türkiye’nin kendi ürettiği UMTAS ve KARAOK tanksavar füzelerinin önemine de değinerek, "O kadar çok kullanılıyor ki, dünyada bunu üreten ülke sayısı da çok az. Dünyada en fazla talep gören füzeler. Bizim şansımız bunları kendimiz üretebilmemiz" dedi. Türkiye’nin önde gelen savunma sanayii kuruluşlarından ROKETSAN’ın Genel Müdürü Murat İkinci, Bolu’da üniversiteli ve liseli öğrencilerle bir araya geldi. Program kapsamında öğrencilere savunma sanayiinde geliştirilen yerli ve milli teknolojiler hakkında bilgi verildi. Binlerce öğrencinin katılım sağladığı program sonunda Murat İkinci tarafından gençlerin merak ettiği sorular yanıt buldu. Programın açılış konuşmasını yapan ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı BAİBÜ Rektörü Prof. Dr. Faruk Yiğit, "Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi olarak bu zirveyi, üniversitemiz ve ülkemizin geleceği olan sizler için çok önemli bir fırsat olarak görüyoruz. En büyük temennimiz, sizleri bu sıralardan akademik başarılarla mezun ederken aynı zamanda sizlere yön verecek fikirleri paylaşmaktır. Üniversitemizin sanayi kuruluşlarıyla iş birliği sayesinde, sizlerin teorik bilgilerini gerçeğe dönüştürmek için bu buluşmalarımızı artıracağız" dedi. "O kadar çok kullanılıyor ki, dünyada bunu üreten ülke sayısı da çok az" UMTAS ve Karaok füzelerinin dünya genelinde yoğun talep gördüğünü ifade eden ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci ise "Bunlar genelde küçük füzeler ama savaş alanında tek bir kişinin kullanımına izin verdiği için fark oluşturan füzeler. Bunlar şuanda Ukrayna savaşında sıkça kullanıyorlar, zırhlı araçları etkisiz hale getirebilmek için. Şuan da dünyanın en çok aradığı füzelerden bir tanesi. O kadar çok kullanılıyor ki dünyada bunu üreten ülke sayısı da çok az. Dünyada en fazla talep gören füzeler. Bizim şansımız bunları kendimiz üretebilmemiz. Bu füzeler üzerinde çok farklı teknolojiler var. Başarılı bir tanksavar füzesi" diye konuştu. "Uluslararası ilişkilerin çok da önemli olmadığı bir döneme girmiş bulunuyoruz" Savunma sanayinin ne kadar önemli olduğuna dikkati çeken İkinci, "İran ile İsrail arasındaki, Ukrayna ile Rusya arasındaki savaş şunu gösterdi; eğer kendimizi koruyacak sistemlerimiz yoksa dünyada hukukun, insan haklarının ve uluslararası ilişkilerin çok da önemli olmadığı bir döneme girmiş bulunuyoruz. Güçlü olan, kendi amaçlarını gerçekleştirmek için güçsüz gördüğü ülkelere kolaylıkla zarar verebiliyor. Bunu da herhangi bir gerekçeye dayandırma zorunluluğu duymuyor. Dolayısıyla bir ülke, gelecekte kendisi için bir fırsat oluşturmak istiyorsa kendi ülke güvenliğini korumak ve ona en üst düzeyde sahip çıkmak zorundadır" şeklinde konuştu. "Savunma sektörüne olan ilgi artıyor" Programın ardından açıklamalarda bulunan Murat İkinci, savunma sektörüne nitelikli insan kaynağı kazandırmanın önemine değinerek, "Roketsan ülkemizde savunma alanında en önemli teknolojik buluşlardan bir tanesidir. Üniversitedeki kardeşlerimizle bir araya gelmemiz sağlandı. Organizasyonlar aslında bizim çalıştığımız alanları, çalıştığımız teknolojileri, geleceğin mühendislerine anlattığımız ortamlar olarak değerlendiriyoruz. Davetleri için Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi rektörümüze çok teşekkür ediyorum. Öğrenci kardeşlerimizle, savunma sektörü teknolojileri, gelecek vizyonu, savunma sanayinin geleceğinde yer alacak olan teknolojileri burada konuşma fırsatı bulduk. Umarım onlar açısından da faydalı, yararlı olur. Bugün salon çok doluydu, sadece üniversitedeki öğrencilerimiz değil, lise çağındaki öğrencilerimiz de bizimle beraberdi. Bu da bizim için çok sevindirici bir şey. Savunma sektörüne olan ilgi her geçen gün artıyor. Ne kadar fazla insan kaynağı yetiştirebilirsek, savunma sektöründe o kadar daha fazla teknoloji geliştirebiliriz" şeklinde konuştu.
26 Mart 2026 Perşembe - 15:42
ROKETSAN Genel Müdürü İkinci: "Dünyada en fazla talep gören füzeler bizde"
ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, "Eğer kendimizi koruyacak sistemlerimiz yoksa dünyada hukukun, insan haklarının ve uluslararası ilişkilerin çok da önemli olmadığı bir döneme girmiş bulunuyoruz" dedi. Türkiye’nin önde gelen savunma sanayii kuruluşlarından ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, Bolu’da üniversiteli ve liseli öğrencilerle bir araya geldi. Program kapsamında öğrencilere savunma sanayiinde geliştirilen yerli ve milli teknolojiler hakkında bilgi verildi. Binlerce öğrencinin katılım sağladığı program sonunda Murat İkinci tarafından gençlerin merak ettiği sorular yanıt buldu. Programın açılış konuşmasını yapan ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı BAİBÜ Rektörü Prof. Dr. Faruk Yiğit, "Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi olarak bu zirveyi, üniversitemiz ve ülkemizin geleceği olan sizler için çok önemli bir fırsat olarak görüyoruz. En büyük temennimiz, sizleri bu sıralardan akademik başarılarla mezun ederken aynı zamanda sizlere yön verecek fikirleri paylaşmaktır. Üniversitemizin sanayi kuruluşlarıyla iş birliği sayesinde, sizlerin teorik bilgilerini gerçeğe dönüştürmek için bu buluşmalarımızı artıracağız" dedi. "Şuan da dünyanın en çok aradığı füzelerden bir tanesi" UMTAS ve Karaok füzelerinin Dünya’da yoğun talep gördüğünü ifade eden ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, "Bunlar genelde küçük füzeler ama, savaş alanında tek bir kişinin kullanımına izin verdiği için fark yaratan füzeler, UMTAS ve KARAOK füzesi. Bunları şuanda Ukrayna savaşında sıkça kullanıyorlar. Zırhlı araçları ve etkisiz hale getirebilmek için. Şuan da dünyanın en çok aradığı füzelerden bir tanesi. O kadar çok kullanılıyorki dünyada bunu üreten ülke sayısı da çok az. Dünyada en fazla talep gören füzeler. Bizim şansımız bunları kendimiz üretebilmemiz. Bu füzeler üzerinde çok farklı teknolojiler var. Başarılı bir tanksavar füzesi" diye konuştu. "Uluslararası ilişkilerin çok da önemli olmadığı bir döneme girmiş bulunuyoruz" Savunma sanayinin ne kadar önemli olduğunu ifade eden ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci "İran ile İsrail arasındaki savaş, Ukrayna ile Rusya arasındaki savaş şunu gösterdi; Eğer kendimizi koruyacak sistemlerimiz yoksa dünyada hukukun, insan haklarının ve uluslararası ilişkilerin çok da önemli olmadığı bir döneme girmiş bulunuyoruz. Güçlü olan, kendi amaçlarını gerçekleştirmek için güçsüz gördüğü ülkelere kolaylıkla zarar verebiliyor. Bunu da herhangi bir gerekçeye dayandırma zorunluluğu duymuyor. Dolayısıyla bir ülke, gelecekte kendisi için bir fırsat oluşturmak istiyorsa kendi ülke güvenliğini korumak ve ona en üst düzeyde sahip çıkmak zorundadır" dedi. "Savunma sektörüne olan ilgi artıyor" Programın ardından açıklamalarda bulunan Murat İkinci, savunma sektörüne nitelikli insan kaynağı kazandırmanın önemine değinerek, "Roketsan ülkemizde savunma alanında en önemli teknolojik buluşlardan bir tanesidir. Üniversitedeki kardeşlerimizle bir araya gelmemiz sağlandı. Organizasyonlar aslında bizim çalıştığımız alanları, çalıştığımız teknolojileri, geleceğin mühendislerine anlattığımız ortamlar olarak değerlendiriyoruz. Davetleri için Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi rektörümüze çok teşekkür ediyorum. Öğrenci kardeşlerimizle, savunma sektörü teknolojileri, gelecek vizyonu, savunma sanayinin geleceğinde yer alacak olan teknolojileri burada konuşma fırsatı bulduk. Umarım onlar açısından da faydalı, yararlı olur. Bugün salon çok doluydu, sadece üniversitedeki öğrencilerimiz değil, lise çağındaki öğrencilerimiz de bizimle beraberdi. Bu da bizim için çok sevindirici bir şey. Savunma sektörüne olan ilgi her geçen gün artıyor. Ne kadar fazla insan kaynağı yetiştirebilirsek, savunma sektöründe o kadar daha fazla teknoloji geliştirebiliriz" şeklinde konuştu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
26 Mart 2026 Perşembe- 15:39
Sahte yapay zeka araçları bilgi çalıyor
2
26 Mart 2026 Perşembe- 09:01
Depremin izlerinin silindiği kentte, 1540 takım, robot yarışmasında derece yapmak için mücadele verecek
3
26 Mart 2026 Perşembe- 10:34
II. MTÜ Ar-Ge Proje Pazarı 2026 için geri sayım başladı
4
26 Mart 2026 Perşembe- 09:34
Muğla’da teknoloji seferberliği
5
26 Mart 2026 Perşembe- 15:42
ROKETSAN Genel Müdürü İkinci: "Dünyada en fazla talep gören füzeler bizde"
09 Ağustos 2024 Cuma - 15:48
Bilişim uzmanlarından VPN uyarısı
Van’daki bilişim uzmanları, Instagram’a getirilen erişim engelini kırmak için telefonlara indirilen VPN uygulamalarının kişisel verileri tehlikeye atabileceği yönünde uyarıda bulundu. İnternette çevrimiçi gizliliği sağlayarak engellenmiş sitelere girme konusunda da imkan veren VPN’ler (Virtual Private Network) Instagram’ın kapanmasıyla gündeme gelmeye başladı. Özellikle rehber, galeri ve kamera izinleri isteyen VPN uygulamaları hakkında bilgi veren Siber Güvenlik Araştırmacısı Bilgin Berge, güvenliği artırmak için özel ve ücretli VPN servislerini tercih edilmesini öneriyor. Ücretsiz servisler genellikle kişisel verileri izlediğini veya kötüye kullanıldığını ifade eden Siber Güvenlik Araştırmacısı Berge, “İnternete giriş yaptığınızda, güvende olduğunuzu düşünseniz de gerçekte bu durum her zaman geçerli olmayabilir. Bu ister genel bir internet bağlantısı, ister özel bir VPN bağlantısı olsun fark etmiyor. VPN (Sanal Özel Ağ) kullanırken bile dikkatli olmanız gerekir. VPN, siz yurt dışındaki bir ülkenin interneti üzerinden internete bağlanmanıza imkan tanır. Ancak dolandırıcılar, hackerlar ve siber saldırganlar, VPN bağlantınızı da hedef alabilir” dedi. “Ücretsiz VPN servisleri genellikle güvenli değil” VPN kullanmanın güvenli olup olmadığı konusunda bazı yanlış anlamaların olduğunu dile getiren Berge, “VPN’in kendisi tam anlamıyla güvenli olmayabilir. Örneğin, ücretsiz VPN servisleri genellikle güvenli değildir. Bu tür servisler, sizin verilerinizi ve internet trafiğinizi izleyebilir. Bu tür servislerin kullanılması, kişisel bilgilerinizi riske atabilir. Ancak, eğer kendinize özel bir VPN geliştirmişseniz veya güvenilir bir firmadan VPN satın almışsanız, IP adresiniz sadece size ait olur ve bu durumda VPN’inizi daha güvenli bir şekilde kullanabilirsiniz” diye konuştu. “Karara saygı göstermek önemlidir” VPN uygulamasının galeri, kamera veya rehber erişimini isteyebileceğine dikkat çeken Berge, sözleirni şöyle sürdürdü: “Bu durum genellikle gereksiz bir güvenlik riski oluşturur. VPN’ler sanal ağlardır ve sadece internete erişim sağlamanız için kullanılır. Dolayısıyla, galeri veya rehber gibi kişisel verilere erişim istemesi, genellikle anlamlı değildir ve bu tür izinler vermemek en iyisidir. Bu tür izinlerin verilmesi, kişisel verilerinizin kötüye kullanılmasına neden olabilir. Ülkemizde bazı internet hizmetleri veya uygulamaları yasaklanmışsa bu karara saygı göstermek önemlidir. Ancak, bu yasaklar ticaret yapanları ve Instagram’dan gelir elde edenleri etkileyebilir. VPN kullanmak isteyenlerin güvenilir bir servis seçmesi ve bu servisin ücretini ödemesi gerekmektedir. Ücretsiz VPN servisleri genellikle kişisel verilerinizi toplar veya kötüye kullanır. Dolayısıyla, güvenli bir VPN kullanmak için, bu servislere ücret ödemek ve yalnızca güvenilir firmalardan VPN satın almak en mantıklısıdır. Unutmayın, ücretsiz bir şey sunduklarında genellikle sizden başka bir şey alıyor olabilirler, bu nedenle dikkatli olmalısınız.”
09 Ağustos 2024 Cuma - 12:04
Bursa’nın otonom aracı finalde yarışacak
Bursa Uludağ Üniversitesi Otonom Araç Geliştirme Grubu (OTAGG) kampüs içerisinde dolaşacak otonom aracın tanıtımını yaptı. Tasarlanan araç, TEKNOFEST Robotaksi Otonom Araç kategorisinde finale kaldı. 105 gönüllü üyeden oluşan OTAGG, Bursa Uludağ Üniversitesi çatısı altında farklı disiplinlerin bir araya gelmesi ile oluştu. Uzun bir süredir üzerinde çalışılan araç için, uzman danışmanlar ve Uludağ Üniversitesi başta olmak üzere farklı üniversitelerden mühendislik, fen ve sosyal bölümlerden önlisans, lisans, yüksek lisans, doktora öğrencileri ve mezun üyeler katkı sağladı. Aracın şasi ve kabuk üretimi grup üyeleri tarafından gerçekleştirildi. Bu sene gerçekleştirilecek olan TEKNOFEST Robotaksi Otonom Araç kategorisi için geliştirilen OTAGG-01 özgün otonom aracı finale kalmayı başardı. 2.5 metre uzunluğunda otonom-4 seviyesindeki araç, geliştirilerek otonom-5 seviyesine geldiğinde içinde insan olmadan kampüs içinde dolaşması hedefleniyor. Hedef otonom-5 seviyesi Bursa Uludağ Üniversitesi Öğretim Görevlisi ve projenin yürütücülerinden Koray Aki, “2.5 metre uzunluğunda, tam otonom-4 seviyesinde bir araç. Bu aracımızı sensörler yardımıyla otonom hareket ettirebiliyoruz. Bundan sonraki seviye otonom-5 seviye oluyor. Bu seviyede direksiyon, fren ya da gaz pedalı bulunmuyor. Şu anda yaptığımız araç otonom-4 seviyesinde. Bunun arkasında büyük bir ekip var. Ekibimiz Uludağ Üniversitesi çatısı altında kurulmuş ve farklı mühendislik dallarından danışman hocalarımız bulunuyor. Sadece Uludağ Üniversitesi değil, Türkiye’nin diğer üniversitelerinden de üyelerimiz buluyor. Farklı firmalarda çalışan üyelerimiz de var. Hem Bursa’da hem de Türkiye’nin birçok yerinden üyelerimiz bulunuyor. Ekibimiz yaklaşık 105 kişiden oluşuyor. Otonom-4 seviyesinde olan aracımızın otonom-5 seviyesine çıkartmayı hedefliyoruz. Bu seviyede her hangi bir insana ihtiyaç duymadan hareket edebilecek” dedi. TEKNOFEST’te finale kaldı Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, “Üniversitemizin topluluk ve grupları var. Bu araç uzun süre çalışmalar sonucu geliştirildi. TEKNOFEST’te zaten finaldeyiz, derece elde etmek istiyoruz. Kısa vadede amacımız bu. Bu araç hem TEKNOFEST gibi kıymetli yarışmalarda derece aldı. Ama asıl hedef kampüsümüz içerisinde dolaşacak. Dolayısıyla kampüs ve öğrencilerimizin hareketini sağlayabileceğimiz otonom araç düzeyine götürmeyi planlıyoruz” diye konuştu. Rektör Yılmaz sözlerini şöyle tamamladı: “OTAGG içinde çeşitli mühendislik bölümlerinin ve öğrencilerin bulunduğu, sanayiden de Ar-Ge departmanlarında çalışmaktan olan mühendislerimizin destek verdiği 105 kişiden oluşan müthiş bir grup. Çok uzamadan kampüsümüzde kendi otonom aracımızın hareket edeceğini inanıyoruz” ifadelerini kullandı. Araç önünde kurdele kesilmesinin ardından her türlü destek sağlayan sponsorlara plaket verildi.
09 Ağustos 2024 Cuma - 10:07
OMÜ ve TUA ortak AR-GE çalışması yapacak
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) ile Türkiye Uzay Ajansı (TUA) arasında ülke ve bölgesel kalkınmaya destek sağlayacak iş birliği anlaşması imzalandı. İmzalanan protokol ile OMÜ’nün sahip olduğu bilgi birikiminin TUA’ya yeni teknoloji ve süreç geliştirme aşamalarında katkı sağlayarak kalite ve verimlilik artırıcı sonuçların alınması ve ortak AR-GE çalışmalarının gerçekleştirilmesi hedefleniyor. İmzalanan anlaşma ile Milli Uzay Programı çerçevesinde tarafların sahip olduğu altyapı ve uzmanlık bilgisi kullanılarak havacılık ve uzay teknolojileri konularında iş birliği amaçlanıyor. TUA’da gerçekleşen törende protokol metnine OMÜ Rektörü Prof. Dr. Yavuz Ünal ile Türkiye Uzay Ajansı Başkanı Yusuf Kıraç imza attı. OMÜ ile TUA arasındaki diyalog ve güven ortamını oluşturacak iş birliğiyle OMÜ’nün sahip olduğu bilgi birikiminin TUA’ya yeni teknoloji ve süreç geliştirme aşamalarında katkı sağlayarak kalite ve verimlilik artırıcı sonuçların alınması ve ortak AR-GE çalışmalarının gerçekleştirilmesi hedefleniyor. Taraflar, AR-GE çalışmaları kapsamında OMÜ ve TUA tarafından yeni bir ürün üretilmesi, mevcut bir ürünün geliştirilmesi, iyileştirilmesi, ürün kalitesi veya standardının yükseltilmesi veya maliyet düşürücü nitelikte yeni tekniklerin, yeni üretim teknolojilerinin geliştirilmesi konularında ortak çalışmalar yapacak. Anlaşma ile OMÜ ve TUA, AR-GE kültürünün yaygınlaştırılmasına katkı sağlayacak organizasyonlar ve etkinlikler düzenlenmesi konusunda iş birliği yapacaklar. Ayrıca OMÜ ve TUA, Türkiye’nin AR-GE gücünün artırılması amacıyla verilen ulusal ve uluslararası desteklerden faydalanılması ve üniversite-sanayi iş birliği içeren AR-GE çalışmaları için iş birliği içerisinde olacaklar. Rektör Ünal: “OMÜ ve TUA arasındaki bu iş birliği bir başlangıç olacak” İmza töreninde konuşan OMÜ Rektörü Prof. Dr. Yavuz Ünal, “OMÜ ve TUA arasındaki bu iş birliği bir başlangıç olacak. Bundan sonra hem ülkemizin hem de insanlığın yararına çok daha nitelikli çalışmalara zemin oluşturacak. Bu anlamda iş birliğini ve projeyi üniversite olarak gerçekten çok önemsiyoruz. Hem vizyon katması hem de mevcut insan kaynağının nitelikli çalışmalara yönlendirilmesi açısından iş birlikleri son derece önemli. TUA ise Türkiye’nin göz bebeği. Gelecekte kendisinden çok daha sık bahsedeceğimiz çalışmaları olacak. Emeği geçen bütün arkadaşlarıma teşekkür ediyorum” dedi. TUA Başkanı Kıraç: “Birçok yerel ve uluslararası projelere başlangıç olacak” Türkiye Uzay Ajansı Başkanı Yusuf Kıraç ise, “Ondokuz Mayıs Üniversitesi ve Türkiye Uzay Ajansı arasındaki bu protokol anlaşması, önümüzdeki birçok yerel ve uluslararası projelere başlangıç olacak. Bundan dolayı üniversitemize ve Rektörü Prof. Dr. Yavuz Ünal’a teşekkür ederim” diye konuştu. Protokol töreni, hatıra fotoğrafı çekilmesiyle sona erdi.
09 Ağustos 2024 Cuma - 09:28
ETÜ’den Teknofest başarısı
Erzurum Teknik Üniversitesi, Teknofest 2024 Biyoteknoloji İnovasyon Yarışması’nda iki projesiyle finale yükseldi Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ), Moleküler Biyoloji ve Biyoteknoloji alanında sürdürdüğü yenilikçi çalışmalarla adından söz ettirmeye devam ediyor. Bu kapsamda, ETÜ bünyesindeki iki araştırma takımı, Teknofest 2024 Biyoteknoloji İnovasyon Yarışması’nda büyük başarılara imza atarak finalist olma hakkı kazandı. 2022 yılında Şeymanur Çobanoğlu ve Erdem Erkengez tarafından kurulan Turch and Tech Takımı, antibiyotik dirençliliği, biyofilmler, protein mühendisliği ve rekombinant DNA teknolojisi gibi alanlarda yenilikçi araştırmalar yürütmektedir. Takım kaptanı Şeymanur Çobanoğlu, 2020 yılında TÜBİTAK 2210-C Biyoteknolojik İlaç Teknolojileri öncelikli alanında aldığı destekle dikkat çekerken, 2022 yılında TÜBİTAK BİDEB 2211-E doktora bursu kazandı. Erdem Erkengez ise 2023 yılında TÜBİTAK 2247-C Stajyer Araştırmacı Burs Programı (STAR) ve 2024 yılında TÜBİTAK 2210 Yurt İçi Yüksek Lisans Burs Programı tarafından desteklendi. Turch and Tech Takımı, Teknofest 2024 Biyoteknoloji İnovasyon Yarışması’nda Üniversite ve Üzeri Fikir kategorisinde finalist olmayı başardı. 2021 yılında Simay Aldağ, Güler Tuba Buğdacı ve Ruhane Tosunoğlu tarafından kurulan ETÜ Teknoloji MicTech Takımı ise antibiyotik dirençliliği, biyofilmler, probiyotik mayalar ve antibiyofilm peptitler üzerine çalışmalar yürütmektedir. Simay Aldağ ve Güler Tuba Buğdacı, 2021 yılında TÜBİTAK 2209-A projesinden destek alarak projelerini geliştiren takım üyeleri, 2024 yılında TÜBİTAK 2210-C Yurt İçi Öncelikli Alanlar Yüksek Lisans Burs Programı kapsamında destekleniyor. MicTech Takımı, Teknofest 2024’te Üniversite ve Üzeri Proje kategorisinde finalist olma başarısını elde etti.
09 Ağustos 2024 Cuma - 08:25
Cep telefonlarının SAR değerleri sağlığı tehdit ediyor
Cep telefonlarının uzun süre kullanılması, zararlı SAR değerlerine maruz kalınmasına yol açarak çeşitli sağlık sorunlarına neden olabiliyor. Cep telefonlarının uzun süre kullanılması, zararlı Spesifik Absorpsiyon Oranı (SAR) değerlerine maruz kalınmasına yol açarak çeşitli sağlık sorunlarına neden olabiliyor. SAR değerinden korunmak ve sağlık risklerini azaltmak için dikkatli seçimler yapmak önem arz ediyor. Orijinal telefonların genellikle daha yüksek fiyatlı olması nedeniyle, bazı kullanıcılar SAR değeri yüksek olan daha uygun fiyatlı replika telefonları tercih ediyor. Replika telefonların tercih edildiğinde kanser gibi çeşitli hastalıkların arka arakaya geleceğini belirten Endüstri Mühendisi Salih Çakmak, gece uyurken telefonla yatağa girilmemesini söyledi. SAR değeri yüksek telefonlardan uzak durulması gerektiğini ifade eden Çakmak, cep telefonu alınmadan önce internet üzerinden sar değerinin araştırılmasını tavsiye etti. Sar değeri yüksek telefonların insan sağlığını olumsuz etkileyeceğini belirten Çakmak, “Kaliteli orijinal telefonların pahalı olması sonucu insanlar replika telefonlara yöneliyor. Bu telefonların sar değerleri çok yüksektir. Sar değeri oluşturduğu radyasyon oranıdır. Bu telefonlar kullanıldığında, halsizlik, baş ağrısı gibi çeşitli hastalıklar oluşmaktadır. Özellikle sar değeri yüksek olan cihazlar, orijinal telefonların replika modelidir. Bu telefonları kimseye önermiyoruz. Alacağınız telefonlardaki sar değerlerini internet üzerinden araştırıp öyle karar verebilirsiniz. Bu tür telefonlar kansere bile yol açıyor. Sar değerinden korunmak için telefonumuzu aktif bir şekilde yanımızda kullanmamalıyız. Gece uyurken telefonu kesinlikle yanımızda tutmamalıyız. Bu tür telefonlar alındığında birçok sağlık problemleri arka arkaya gelecektir.” dedi.
08 Ağustos 2024 Perşembe - 23:16
Elon Musk’ın Starlink uyduları Manisa semalarında görüldü
Elon Musk’ın uzay ve uydu şirketi SpaceX’e ait Starlink uyduları, Manisa semalarında heyecana neden oldu. Manisa semalarında saat 22.15 sıralarında görülen Starlink uyduları heyecana neden oldu. Gökyüzünde tek sıra halinde geçen uyduları vatandaşlar ilgiyle izledi. Manisa’nın eteklerine kurulduğu Spil Dağı Milli Parkı’ndan bir vatandaş tarafından cep telefonu ile çekilen görüntü, şehrin ışıklarıyla uyduları aynı karede buluşturdu. Starlink projesi, Elon Musk’ın şirketi SpaceX tarafından dünya genelinde genişbant internet erişimi sağlamak amacıyla başlatılmıştı. Uzaya gönderilen binlerce uydu, dünya yörüngesinde düzenli geçişleriyle dikkat çekiyor.
08 Ağustos 2024 Perşembe - 23:12
Elon Musk’ın Starlink uyduları Manisa semalarında görüldü
Elon Musk’ın uzay ve uydu şirketi SpaceX’e ait Starlink uyduları, Manisa semalarında heyecana neden oldu. Manisa semalarında saat 22.15 sıralarında görülen Starlink uyduları heyecana neden oldu. Gökyüzünde tek sıra halinde geçen uydular vatandaşların ilgisini çekti. Elon Musk’ın sahibi olduğu SpaceX şirketine ait uydular, daha önce Türkiye’nin birçok ilinde de görülmüştü. Starlink projesi, Elon Musk’ın şirketi SpaceX tarafından dünya genelinde genişbant internet erişimi sağlamak amacıyla başlatılmıştı. Uzaya gönderilen binlerce uydu, dünya yörüngesinde düzenli geçişleriyle dikkat çekiyor. Manisa’nın eteklerine kurulduğu Spil Dağı Milli Parkı’ndan bir vatandaş tarafından cep telefonu ile çekilen görüntü şehrin ışıklarıyla uyduları aynı karede buluşturdu.
08 Ağustos 2024 Perşembe - 17:06
Sanal mezatlar Instagram’a girilemeyince Facebook’a kaydı
Türkiye’de Instagram’a erişim engeli sanal mezatların Facebook’a kaymasına neden oldu. Instagram’da düzenledikleri canlı mezat ile satış yapan işletmeler erişim engeli nedeniyle Facebook’a kaydı. Son yıllarda Instagram üzerinden yaygınlaşan canlı mezat satışları erişim engelli nedeniyle 1 haftadır yapılamıyor. Bu durum, Instagram üzerinden canlı mezatla satış yapan işletmeleri alternatif platformlara yönlendirdi. Özellikle son yıllarda popüler hale gelen canlı mezat satışları, Instagram üzerindeki kısıtlamalar nedeniyle Facebook’a taşındı. Canlı mezatlarda birçok ürün satılıyor Instagram’da, kıyafetler, antikalar, koleksiyon parçaları, tespih, mücevherler ürünlerinin satışının yapıldığı canlı mezatlar erişim engelinin 6 gün boyunca sürmesi, işletmeleri alternatif çözümler aramaya zorladı. Bu süreçte birçok işletme, Facebook’un canlı yayın özelliklerini kullanarak satışlarını sürdürmeye başladı.
08 Ağustos 2024 Perşembe - 16:17
Baykoca Teknoloji Platformu Teknofest 2024 finalinde
İnegöl Belediyesi’nin 2020 yılında hayata geçirdiği Baykoca Teknoloji Platformu, her yıl olduğu gibi bu yıl da Teknofest yolunda emin adımlarla ilerliyor. Baykoca Bulut ve Baykoca Barbaros takımları, Teknofest 2024 yolunda 778 bin 161 takım ve 1 milyon 600 binden fazla yarışmacı arasından tüm aşamaları başarıyla geride bırakarak adını finale yazdırmayı başardı. İnegöl Belediyesi tarafından 2020 yılında kurulan Baykoca Teknoloji Platformu, Teknofest 2021’de Baykoca Fezakadı Drone Takımı tarafından hazırlanan “Drone İle Otonom Kaçak Yapı Tespiti Projesi” ile İnsanlık Yararına Teknoloji kategorisinde 1’inci olmuştu. 2022’de ise Samsun’da düzenlenen Teknofest’te Baykoca Proje Takımlarının geliştirdiği “Baykoca Çınar” projesi, Turizm Teknolojileri Lise Kategorisinde 1’inci oldu. 2023 Teknofest’te de Baykoca Proje Takımları, hazırladıkları 4 projeyi Teknofest’te teknoloji severlere tanıttı ve çeşitli dereceler elde etti. İnegöl’ün başarılı gençleri, şimdi gözlerini yeni hedeflere dikti. Baykoca Teknoloji Platformu Teknofest 2024’e 14 proje ile başvuru gerçekleştirdi. Bu başvuruların içerisinden Baykoca Bulut ve Baykoca Barbaros takımları Teknofest 2024’e başvuru gerçekleştiren 778 bin 161 takım ve 1 milyon 600 binden fazla yarışmacı arasından tüm aşamaları başarıyla geride bırakarak finale adını yazdırdı. İnegöl temsilcisi gençler, 5-8 Eylül tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek final yarışmalarında Çevre ve Enerji Teknolojileri ile Turizm Teknolojileri alanlarında ter dökecek. Baykoca’nın hatırasıyla, yeni hedeflere Baykoca Teknoloji Platformu, İnegöl Belediyesi tarafından yerli ve milli teknoloji çalışmalarına katkı sunmak amacıyla 2020 yılında kuruldu. Platformun mottosu ve yol haritasında "Osmanlı Devleti’nin İlk Şehidi" olan ve kabri İnegöl’de bulunan Osman Gazi’nin yeğeni, Savcı Bey’in oğlu Bayhoca (Baykoca)’nın hatırasını referans almıştır. Gençlerin henüz 16 yaşında kahramanlıkla mücadele ederken şehit olan idealist tarihi kahramanı model alması maksadıyla bu isimle bir Teknoloji Platformu oluşturuldu. Bu minvalde, "Baykoca" ismi İnegöl Belediyesi tarafından marka olarak tescillendi. Teknoloji platformu çerçevesinde gerçekleştirilen tüm çalışmalarda bu marka kullanıldı ve kullanılmaya devam ediyor. Gençlerin yerli ve milli teknoloji çalışmalarına özendirilmesi ve bu alanda maddi manevi desteklenmesi amaçlanıyor. Baykoca teknoloji platformunun çalışmaları ve elde ettiği başarılar Baykoca Teknoloji Platformu, kuruluşundan bugüne kadar 5 festival, 3 yarışma ve 5 fuara katılım sağlayarak İnegöl’e 3 ödül kazandırdı. Yerel yönetimler düzeyinde konsepti ile tek olan Ulusal Teknoloji Festivalini de yine Baykoca Teknoloji Platformu 3 kez düzenledi. Yeni dönemlerde de geliştirerek düzenlemesi planlanıyor. Ayrıca 30 gence staj imkânı sunulurken, 15 gencin savunma sanayi başta olmak üzere çeşitli nitelikli şirketlerdeki istihdamına katkı sağlandı. 2023 yılında 300 genç, teknik gezide Bilişim Vadisinde yer alan Baykoca Ofisi marifetiyle; 42 Yazılım Okulu, Kuluçka İşletim Merkezi, TOGG, Aircar ve Baykoca Teknoloji Ofisini ziyaret etti. Platform koordinasyonunda 18 etkinlik gerçekleştirilirken, şu an 14 takım 125 gönüllü üye ile faaliyetlerini sürdürüyorlar. Finale kalan projeler Paylaşımlı Su Üstü Scooter Sistemi projesi: Proje çalışmaları 2023 yılında başlamış olup, iki önemli alt unsurdan oluşmaktadır. Bunlardan ilki ülkemizin turizm potansiyelini arttırmaya yönelik yüzde 100 yerli ve özgün konsepte sahip bir paylaşımlı su üstü aracının üretilmesidir. İkinci alt unsur, Turizm 5.0 ve mikro mobilite çalışmaların, farklı turizm destinasyonlarında su üstü araç potansiyelini ortaya çıkaracak, Türkiye’de bir ilk olarak yüzde 100 yerli ve milli mikro-mobil bir su üstü araç platformu gerçekleştirilecektir. Bu iki amaç doğrultusunda Baykoca Barbaros takımı olarak endüstriye uygun olacak şekilde ilk prototip çalışmaları tamamlanmıştır. Teknofest 2024 Final sunumu sürecine kadar hem elektrikli aracın hem de gerekli olan platformların oluşturulması amaçlanmaktadır. Bulut Otomasyon Sistemi: BOS kısa adıyla ifade edilen proje, Hava Elementinden Su ve Elektrik Üretimi Otomasyonu projesi. Ulusal ve uluslararası ölçekte hava elementinin bina çatı uygulaması konseptiyle belirli proseslerden geçirilerek suya ve akabinde de elektriğe dönüştürüldüğü konsept bir projedir. BOS (Bulut Otomasyon Sistemi) ile planlanan uygulama alanı bilgileri girilerek sistemin önerdiği uygulama modülünün onayı yararlanıcıya/talep edene sunulacaktır. Yararlanıcı onayına istinaden BOS bina çatısına entegre edilecektir. Sistem özetle: Binadaki mevcut bağımsız bölüm sayısı başta olmak üzere diğer parametreler odaklı (Çatı yüksekliği, genişliği, bina hmaxı, cephe yönleri, arazi eğim oranı, temel iklim özellikleri, rakım, bahçe m2 gibi) belirlenen uygulama modülü çatıya kurulacaktır. Çatıda çalışacak sistemin ürettiği su, binayı çevreleyen kinetik enerji üreten borulara entegre edilecektir. Boruların içerisinde yer alan bağlantı dişlileri entegre olarak çalışarak ana dinamoyu çalıştıracak ve GES panellerini besleyecektir. GES panellerinde hem güneş enerjisi ile hem de su enerjisi ile biriken enerji sayesinde bahçe zemin altında yer alan depoda su biriktirilecektir. Depodan bağımsız bölüm mutfak besleme hatlarına ara arıtma sistemi ile su aktarımı yapılacaktır. Harici ihtiyaç duyulan alanlara uygun modül seçenekleri ile su aktarımı yapılabilecektir. Ayrıca biriken su, zaman ayarlı sulama sistemi ile bahçe sulamasında kullanılabilecektir. Üretilen elektrik bahçe aydınlatma ekipmanlarında kullanılacaktır.
08 Ağustos 2024 Perşembe - 15:03
Türkiye’nin en büyük bilim merkezilerinden biri Gaziantep’te
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Gaziantep Üniversitesi ve Erkul Ailesi iş birliğinde hizmete açılan Müzeyyen Erkul Gaziantep Bilim Merkezi, bölgenin en büyük, Türkiye’nin ise sayılı bilim merkezlerinden biri olma niteliği taşıyor. Merkez, bilim ve teknolojide farkındalık oluşturmak ve yaygınlaştırmak için 30 bin metrekare alanda, 15 bin metrekare kapalı alanda yer alıyor. Bilim ve teknolojiye ilgi duyan gençlerin projeleri için araştırma ve geliştirme süreçlerine destek olacak bir alan açmayı hedefleyen merkez içerisinde temel bilimler, teknoloji ve yapay zeka, uzay ve havacılık ile enerji ve ekoloji olmak üzere dört ana tema bulunuyor. Merkezde bulunan ’Temel Bilimler’ bölümünde ziyaretçilere matematik, fizik, kimya ve biyoloji üzerine kurulmuş sergi alanı sunuluyor. ’Uzay ve Havacılık’ bölümünde ise ayda yürüyüş deneyiminden uydu ve uzay araçlarının çalışma mekaniklerinin anlatıldığı sergi alanlarına kadar pek çok uygulama yer alıyor. Ayrıca küresel ısınma ve iklim değişikliğine yönelik geniş bir sergi alanı ile güncel teknolojik gelişmelere yönelik ’Yapay Zeka ve Dijital Yaşam’ bölümüne yer veriliyor. Merkez ayrıca geçici ve sergi alanları, teknogaraj, Bilim Gaziantep atölyeleri, Deneyap atölyeleri, teknopark, İHA test pisti, gece gözlem rampası, konferans salonları, amfiler, toplantı salonları gibi 12 farklı bölüm ile ziyaretçilerine farklı şekillerde hizmet veriyor. Merkez, ulusal ve uluslararası sergiler ve etkinlikler ile 450 bin kişiyi ağırladı Müzeyyen Erkul Gaziantep Bilim Merkezi hizmet verdiği farklı alanlarla Gaziantepli vatandaşların ilgi gösterdiği bir merkez haline geldi. Açıldığı günden bugüne düzenlenen etkinliklerden 450 bin kişi yararlandı. Merkez NASA Space Adventure, Bilimin Sultanları, T. 4003 Projesi Kapsamında Hizmete Sokulan Kalıcı Sergiler, Rumi Dreams ile Antarktika Fotoğraf Sergisi ve Astrofotoğraf Sergileri gibi ulusal ve uluslararası ses getiren birçok etkinliğe ev sahipliği yaptı. Bilim Filmleri Festivali ve Bilim Filmleri Günleri, Bilim Gaziantep Atölyeleri Teknogaraj ve Teknogaraj Akademi, Bilim Tırı ve Deneyap atölyeleriyle geleceğin teminatı çocuklara bilim sevgisi aşılayarak merak duyduğu alanlarla tanışmasını sağladı. Merkezde şenlikler, yarışmalar, konferanslar, seminerler, söyleşiler, okul ziyaretleri, özel gün ve hafta programlarıyla eğitim programları dışı etkinliklerle bilimin Gazi şehirdeki merkez oldu. Gençlere imkanlar sunacak teknogaraj Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından tamamlanarak, TEKNOFEST başta olmak üzere ulusal ve uluslararası teknoloji yarışmalarına katılacak gençlerin atölye ihtiyaçlarını karşılayacak “Teknogaraj” bilim merkezinin içinde yer alıyor. Gazi şehirde düzenlenen 2020 TEKNOFEST’in ardından kalıcı izler bırakması hedeflenen ve “Bilim Şehri Gaziantep” hedefine uygun olarak Müzeyyen Erkul Bilim Merkezi’nde hizmet veren Teknogaraj, gençlerin projelerinde ihtiyaç duyacakları araç, gereç ve teçhizatları ortak alanda kullanıma sunuyor. Ulusal ve uluslararası teknoloji ve bilim yarışmalarına hazırlanan öğrencilere danışmanlık, malzeme desteği ve atölye imkânı sağlıyor. Bünyesinde teknik atölyelerin yanı sıra 60 kişilik Teknogaraj Akademi eğitim sınıfı yer alıyor. Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve üniversiteler tarafından desteklenen projede ortaokul, liselerden öğrencilerin de yararlanabilecekleri atölyeler ile üniversite takımlarının yaptıkları çalışmaları gözlemleme ve çalışmalara katılma imkanları yer alıyor. Bilim Gaziantep atölyeleri çalışmalarını sürdürüyor T3 vakfının yürütücülüğünü yaptığı Bilim Türkiye projesi kapsamında, 5 farklı konuda atölyeler gerçekleştirildiği Bilim Gaziantep Atölyeleri merkezde hizmet veriyor. Atölyelerde uzay havacılık, matematik, tasarım, doğa bilimleri ve teknoloji üzerine eğitimler sürüyor.
08 Ağustos 2024 Perşembe - 14:45
Bilişim uzmanı uyardı: VPN ve DNS değişikliği güvenlik risklerine yol açıyor
Bilişim Uzmanı Ferhat Seven, VPN (Sanal Özel Ağ) ve DNS (Alan Adı Sistemi) ayarlarının değiştirilmesinin yol açacağı tehditler konusunda uyardı. Tüm dünyada internet kullanıcılarının, erişim kısıtlamalarını aşabilmek için VPN kullandıklarını veya DNS değişikliği yaptığını vurgulayan Ferhat Seven, bu yöntemlerin birçok yönden risk taşıdığını belirtti. Üçüncü taraflarda bazı verileri saklayıp veya karşı kullanılabildiğini ifade eden Seven, “VPN Türkçe karşılığı sanal özel ağ anlamına gelir. Sanal özel ağ anlamını taşıdığı nokta, internette verilerinizin şifrelenerek anonim bir şekilde başka bir sunucuya gönderilmesi ve bu verilerin karşılıklı olarak internete bağlanmanızı sağlar. Bağlantı sağladığı zaman nasıl bir ortama dahil oluyorsunuz? Coğrafi kısıtlama olamadan anonim bir şekilde interneti uygulamalarınıza sağlamış oluyorsunuz. VPN güvenli midir? sorusu geliyor hemen akıllara. Başka bir ülkede internet verisini alıp kullanabiliyorsunuz peki bunun güvenliği nasıl sağlanıyor ya da bu güvenli mi? Ücretsiz aldığım VPN ayarı benim için güvenlik sağlayabiliyor mu? bu noktada pek çok VPN şirketlerinin kurduğu uygulamalar üzerinden internet sağlayabiliyorsunuz. Ama bu internet sağlama üzerinden üçüncü taraflarda bazı verileri saklayıp veya size karşı kullanılabilir. Bu bilgiler nezdinde şunu diyebilir. Burada ki VPN ayarları birçok faktörleri beraberinde getiriyor. Verinizin çalınma ihtimali var, verilerinizin işlenme ihtimali var, üçüncü taraflara veya çerezlere yönlendirme itibarı sağlayabiliyor. Bu konu bakımında şöyle düşünebiliriz. VPN’in güvenliği konusunda bazı şikayetler bunun güvenliğini sağlıyor. İki faktörlü yada Open Cloud dediğimiz cloudlama dediğimiz işlemleri sağlayabiliyor. Ama bu demek değildir ki verilerinizin saklanmadığı veya size karşı kullanılmayacağı anlamına gelmez” dedi. Sosyal medya platformu Intagram’ın Türkiye’de kısıtlanmasının ardından kullanıcılar son zamanlarda sosyal ağ sağlayıcısı VPN’in kullanımının arttığını, ancak bütün VPN’lerin güvenli olmadığını ve kişisel bilgilerin kopyalana bildiğini belirten Seven, “VPN için eğer farklı bir uygulama sahası geliştirilmek istenirse THOR var, Proxy ağ sağlayıcıları var, security shell var, özel ağ sistemleri var. peki şuan günümüzde kullanılan hangi türler var. VPN ve DNS ayarları ile oynuyoruz biz. VPN ve DNS ayarları ile oynadıktan sonra biz verilerimizi karşı tarafa sunuyoruz bir şekilde. Ama THOR ağları var. buda gizli bir faktoriyel. Anonim bir şekilde oda ilerliyor. Bunları sağladığımızda da, yani bu uygulamaları kullandığımızda da aklımıza şu gelebilir. Bunlar güvenliği sağlıyor mu? verilerimi koruyabiliyor mu? soruları aklımıza takılabiliyor. Bu sorularda hem avantajlı olduğunuz nokta olabiliyor. Verilerinizi, işlerinizi işleyebiliyorsunuz, nitekim verinizin güvenliği konusuna gelince bazı dezavantajları oluşturabilir. Mesela VPN ayarları ya da THOR ayarlarında bir yazılım üçüncü tarafta bir yazılım indirdiniz, normal olarak bir VPN uygulamasını indiriyorsunuz ama arka tarafta beraberinde gelen bir uygulama geliyor. Ve verinizi kopyalayıp kendi içerisinde saklayıp size sunabiliyor veya başka bir kişiye satabiliyor bunu. Buda büyük bir tehlike arz ediyor” diye konuştu. Banka bilgileriniz çalınabilir Güvenli olmayan ağ sağlayıcılarının kullanılması durumunda arka planda çalışan farklı uygulamalar yöntemi ile arka planda çalışan üçüncü uygulamalar yöntemi ile kişisel bilgiler ve banka bilgilerin çalınabildiğini ve kişilere karşı kullanılabildiğini aktaran Seven, sözlerini şöyle tamamladı: “21. yüzyılda bilindiği üzere internet üzerinden alış-verişler yapıyoruz. İnternet alışverişlerini yaptıktan sonra kredi kartı bilgilerimizi giriyoruz. Bu kredi kartı bilgilerimiz, VPN üzerinden kopyalanma ihtimali var mı? Üçüncü bir yazılım arka planda çalışıyorsa bu mutlaka üçüncü çerezlerinde bunu gördüğü veya bunun kopyalandığı anlamına geliyor. Tabi ki burada bilgilerinizin çalındığını fark etme ihtimaliniz banka yönetiminize başvurarak anlayabilirsiniz. Ya da size gelen bir bildirim sayesinde anlayabiliyorsunuz. Bu pek çok sonucu etkileyebiliyor. Örneğin faturalı telefon kullandığınızı da düşünerek, bazı ödemeler faturanıza yansıyabiliyor ve ücretlendirme konusunda da bazı VPN’ler bir günlük maliyetinizi çıkarırken bir aya yaydırabiliyor ve yüksek faturalara denk gelebilirsiniz. Bir başka deyişle, biliyorsunuz bir çok sosyal ağları kullanıyoruz. Bu sosyal ağlar içerisinde biz bir takım şifrelerimizi giriyoruz. Bu şifreleri girdikten sonra VPN aracılığı ile çalışan üçüncü yazılım bunları kopyalayıp çalıştırabiliyor. Kendi bünyesinde bunu çalıştırdıktan sonra bunları istediği yerde istediği bir şekilde giriş yapabiliyor. Şu soru aklımıza gelebiliyor. Biz şimdi VPN’yi kullandık, bizim bilgilerimizi alabilirler mi? Benim kendi hücresel VPN ayarımı veya DNS ayarımı kopyala bilir mi? Siz eğer ki bunu ücretsiz bir şekilde veya güvenli olmayan bir VPN kullandığınız da şöyle bir durum söz konusu olabiliyor. Kopyalama yapıldığı zaman istediği zaman başka bir ülkeden senin bilgisayarına bağlanıp kendine internet sunucusu olarak kullanabiliyor. Buda büyük bir tehlikeyi arz etmektedir.”
08 Ağustos 2024 Perşembe - 13:59
Bilişim 500 Araştırması’nda ULAK Haberleşme "Bilgi Güvenliği Donanımı Kategorisi"nde birinci oldu
Türkiye’nin en büyük 500 bilişim şirketinin belirlendiği "Bilişim 500 Araştırması"nda Türkiye’nin yerli ve milli iletişim altyapısının sürdürülmesinde kritik rol oynayan ULAK "Bilgi Güvenliği Donanımı Kategorisi"nde, birincilik ödülüne layık görüldü. Türkiye’nin İlk 500 Bilişim Şirketi Araştırması Bilişim 500’ün düzenlenen ödül töreninde, evrensel dijital dönüşüm için yenilikçi, sürdürülebilir teknolojiler ve çözümler üreten ULAK Haberleşme A.Ş.’ye Sistem Entegratörü İş Ortağı ana dalı ‘Bilgi Güvenliği Donanımı Kategorisi’nde birincilik ödülü verildi. ULAK Haberleşme A.Ş. Genel Müdürü Dr. R. Ruşen Kömürcü, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, ULAK Haberleşme’nin haberleşme alanında fark oluşturan, rekabetçi çözümleriyle dikkatleri üzerine çekmeye devam ettiğin belirtti. “Türkiye’nin hemen her noktasında 3 bine yakın baz istasyonuyla güvenli, yerli ve milli iletişim altyapısının sürdürülmesinde kritik rol oynayan ULAK, 4,5G baz istasyonuyla yüksek hızda veri iletimi, geniş kapsama alanı ve kesintisiz iletişim özellikleriyle de dikkat çektiğini söyleyen Kömürcü, “Yenilikçi teknolojisi sayesinde kurumsal müşterilere yüksek kalitede hizmet sunmayı amaçlayarak tamamen yerli kaynaklarla, Türkiye ekonomisine de önemli katkılar sağlamaktayız” dedi. Haberleşmede, yerli üretimle hem istihdam oluyturmayı hem de teknoloji ihracatıyla Türkiye’nin geleceğine yönelik stratejik adımlar atmanın planlandığını aktaran Kömürcü, “Güçlü güvenlik özellikleriyle öne çıkan ULAK, kullanıcı verilerinin korunması ve siber tehditlere karşı dirençli yapısıyla hem bireysel hem de kurumsal kullanıcıların güvenliğini en üst düzeyde sağlıyor. Türkiye’nin dört bir yanındaki kullanıcılar, ürünlerimiz sayesinde hızlı ve güvenilir haberleşme hizmetine erişebiliyor. Bu durum, dijital hizmetlerin yaygınlaşması, akıllı şehir, akıllı ulaşım projeleri ve diğer yenilikçi projelere de önemli katkılar sunuyor” ifadelerini kullandı. kolay yönetilebilir ve düşük maliyetli hale getirmek amacıyla geliştirdiği SD-WAN (Software Defined Wide Area Networking) çözümüyle Türkiye’nin ilk ve tek milli ağ çözümü olma özelliğini taşıdığını anlatan Kömürcü, SD-WAN teknolojisiyle ağ yönetimini merkezi hale getirerek maliyetleri düşürüyor ve performansı artırdığını ve saldırılara karşı koruduğunu kaydetti. Günümüz iletişim teknolojisi olan 4,5G’ye yatırım ve projelerini sürdüren ULAK Haberleşme’nin bu deneyim ve yetkinliklerini gelecek nesil teknolojilerde de referans aldığını ifade eden Kömürcü, "5G ve 6G çözümlerini inovatif ve sürdürülebilir yaklaşımla geliştiren ULAK Haberleşme hem yurt içindeki pazarda hem globalde etkin ve stratejik adımlar atmaya devam ediyor” ifadelerini kullandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder