Son Dakika
|
Uşak Belediyesi’ne operasyon: Belediye başkanı ile birlikte 11 kişi gözaltına alındı
Galatasaray - Fenerbahçe derbisinin tarihi belli oldu
İstanbul'da 4 cezaevi aracı kaza yaptı
İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "Minab'daki okul saldırısı savaş suçudur"
Üç kişinin öldüğü bar saldırısının dehşet anları
İran Devrim Muhafızları: "Hürmüz Boğazı kapalıdır, her türlü gemi geçişi sert karşılık bulacaktır"
Uşak Belediyesi’ne rüşvet operasyonu: Başkan da dahil 11 gözaltı
Trump: "İran, benimle anlaşma yapmak için yalvarıyor"
İran, ABD'nin 15 maddelik teklifine resmen yanıt verdi
Yenidoğan çetesi davasında ara karar!
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Kaybolan otizmli Fırat her yerde didik didik aranıyor
Diyarbakır’da bir günde 3 kuyumcu hedef alındı
Formula 1’de sıradaki durak Japonya
Uyuşturucu soruşturmasında Hande Erçel ifade verdi
Sürücüsüz araç trafiğe çıktı, kaza böyle geldi
Apartman dairesine tırmanıp girdi, dizüstü bilgisayar çaldı
Tokyo’daki AVM’de bıçaklı saldırı dehşeti: Saldırgan dahil 2 ölü
TEKNOLOJİ
Rektör Aydın: "Stratejik ortaklıkla çalışmalarımızı ileriye taşıyoruz"
27 Mart 2026 Cuma - 17:54:10
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), tarım teknolojileri alanında yeni bir iş birliğine imza attı. OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ve Tarım Teknolojileri Kümelenmesi (TÜME) iş birliği protokolü kapsamında 10 pilot üniversiteden biri olarak seçilmenin, çalışmalarını stratejik bir ortaklıkla ileriye taşıma fırsatı sunduğunu söyledi. Burdur’da, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın katılımıyla "YÖK-TÜME İş Birliği Protokolü İmza Töreni" gerçekleştirildi. İmzalanan protokol kapsamında, tarım ve hayvancılık alanında faaliyet gösteren 40 bin gence ulaşılması ve sektörde verimliliğin artırılması hedefleniyor. Rektör Aydın: "Stratejik ortaklıkla çalışmalarımızı ileriye taşıyoruz" Törene katılarak çeşitli temas ve istişarelerde bulunan OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, protokole ilişkin değerlendirmesinde, "YÖK ve TÜME iş birliği protokolü kapsamında 10 pilot üniversiteden biri olarak yer almak, tarım teknolojileri alanındaki çalışmalarımızı stratejik bir ortaklıkla ileriye taşıma fırsatı sunmuştur. TEKNOFEST ruhuyla beslenen bu Ar-Ge ve inovasyon iş birliği sayesinde, akademik birikimimizi yüksek teknoloji odaklı üretim modelleri ve otonom sistemlerle sahaya aktaracağız. Hayata geçireceğimiz ‘Yapay Zekâ Tabanlı Otonom Eğitim ve Araştırma Çiftliği’ projesiyle; öğrencilerimize üretim ekosisteminin içinde yer alacakları uygulamalı bir eğitim ortamı sunarken, sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının yetişmesine katkı sağlayacağız. Bu sürecin bölgesel kalkınma hedeflerimize önemli bir ivme kazandıracağına inanıyoruz. Tarım ve hayvancılık ile gıda arz güvenliğine katkı sağlayacak bu protokolün, üniversitemiz ve ülkemiz adına hayırlı olmasını diliyorum. Bu vizyoner yaklaşımı ortaya koyan YÖK Başkanımız Prof. Dr. Erol Özvar’a, katkı sunan tüm paydaşlara ve nazik ev sahiplikleri için MAKÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Dalgar’a teşekkür ediyorum" dedi. Program, protokol imza töreninin ardından çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.
27 Mart 2026 Cuma - 15:51
Malatya’da Dijital Gençlik Merkezi’nde kodlama eğitimi
Malatya Büyükşehir Belediyesi bünyesinde oluşturulan Dijital Gençlik Merkezi (DİGEM)’de gençlere yönelik temel bilgisayar ve robotik kodlama eğitimleri verilecek. Avrupa Birliği finansmanı ile Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye tarafından nihai faydalanıcı olan Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) iş birliği ile yürütülen "Bugünün Gençleri Geleceğin Meslekleri Projesi" kapsamında Malatya Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde Dijital Gençlik Merkezi (DİGEM) oluşturuldu. Geleceğin meslekleri için dijital kapasite oluşturarak insan kaynağını kadın-erkek fırsat eşitliği temelinde güçlendirme hedefi ile gerçekleştirilecek olan proje kapsamında Python ile Veri Analizi, Veri Görselleştirme & Raporlama, Temel Veri Tabanı Bilgisi gibi eğitimler gençlere katkı sunulacak. Eğitimler online ve yüz yüze olacak şekilde gerçekleştirilecek. Ücretsiz olarak verilen eğitimler için başvurular İnönü Mahallesi Şehit Güner Erdem Sokak Faik Erdoğan Vakıf Cami bitişiği No: 10 Yeşilyurt/Malatya adresindeki Malatya Büyükşehir Belediyesi Dijital Gençlik Merkezi’ne ve https://cevrimiciegitim.org/tbb-kbs/public/index.php linkinden yapılacak. Projenin birinci uygulama kısmında Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından eğitimler; "30 Mart- Yüz yüze (13:00-16:00), 01 Nisan- Online (13:00-16:00), 06 Nisan- Yüz yüze (13:00-16:00),08 Nisan- Online (13:00-16:00), 13 Nisan- Yüz yüze (13:00-16:00), 15 Nisan- Yüz yüze (13:00-16:00"
27 Mart 2026 Cuma - 13:50
Liseli takımlar, FRC 2026’nın ikinci etabında yeniden sahada
Turknet’in teknoloji desteği sunduğu FIRST Robotics Competition (FRC) 2026 sezonunda heyecan sürüyor. İstanbul Başakşehir’de tamamlanan ilk etap yarışlarının ardından, ikinci etap karşılaşmaları Bakırköy’de bulunan Türkiye Atletizm Federasyonu (TAF) Atletizm Salonu’nda gerçekleştiriliyor. İlk etapta 93 takımın mücadele ettiği organizasyonun yeni etabında 121 takım, "REBUILT" temasıyla robotlarını sahaya çıkarıyor.
27 Mart 2026 Cuma - 11:49
TOGÜ’den üretim odaklı eğitim hamlesi
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) bünyesinde kurulacak Millî Teknoloji Atölyesi, öğrencilerin teorik bilgilerini pratiğe dönüştürerek üretim odaklı, yenilikçi ve problem çözen bireyler olarak yetişmesini hedefliyor. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) bünyesinde açılması planlanan Millî Teknoloji Atölyesi, öğrencilerin bilimsel ve teknolojik üretim süreçlerine aktif katılımını hedefliyor. TOGÜ Rektörü Fatih Yılmaz, atölyede yürütülen hazırlık çalışmalarını yerinde inceleyerek yetkililerden bilgi aldı. Ziyarete rektör yardımcıları, genel sekreter ve rektör danışmanları da katıldı. Üreten nesiller için yeni merkez İncelemelerin ardından açıklamalarda bulunan Rektör Yılmaz, Millî Teknoloji Atölyesi’nin öğrencilerin hayal güçlerini geliştirebilecekleri ve projelerini uygulamaya dönüştürebilecekleri önemli bir merkez olacağını belirtti. Atölyede yürütülecek çalışmalarla öğrencilerin sadece bilgi tüketen değil, aynı zamanda üreten, yenilikçi ve problem çözebilen bireyler olarak yetiştirilmelerinin hedeflendiğini ifade etti. Geniş katılımlı bir üretim ve eğitim alanı olarak tasarlanan atölye; ortaokul, lise ve üniversite öğrencilerinin yanı sıra akademisyenlerin de kullanımına sunulacak. "Türkiye Yüzyılı" vizyonu doğrultusunda hayata geçirilen proje kapsamında bir yürütücü ile yaklaşık 40 akademisyenden oluşan danışma kurulu görev alacak. Atölyede robotik ve kodlama, yazılım ve algoritma, 3D tasarım ve üretim, yapay zekâ ve dijital teknolojiler ile STEM alanlarında eğitim ve proje çalışmaları yürütülecek. Bu sayede öğrencilerin teorik bilgilerini pratiğe dönüştürmeleri ve uygulamalı öğrenme süreçlerine aktif katılım sağlamaları amaçlanıyor.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
26 Mart 2026 Perşembe- 15:39
Sahte yapay zeka araçları bilgi çalıyor
2
27 Mart 2026 Cuma- 13:50
Liseli takımlar, FRC 2026’nın ikinci etabında yeniden sahada
3
26 Mart 2026 Perşembe- 16:51
Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar: "Genç çiftçi adaylarının yetişmesine katkı sunacağız"
4
26 Mart 2026 Perşembe- 09:01
Depremin izlerinin silindiği kentte, 1540 takım, robot yarışmasında derece yapmak için mücadele verecek
5
26 Mart 2026 Perşembe- 10:34
II. MTÜ Ar-Ge Proje Pazarı 2026 için geri sayım başladı
07 Ağustos 2024 Çarşamba - 13:07
Giresunlu genç doktorlar bilim kuruluşu Sigma Xi’ye üyelik hakkı kazandı
Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görevli Giresun Üniversitesi’nden üç akademisyen üyeleri arasında Albert Einstein, Enrico Fermi, Francis Crick ve James Watson gibi Nobel ödüllü bilim insanlarının olduğu dünyanın en eski ve prestijli bilim topluluklarından Sigma Xi’ye üye seçildi. Dünyanın en prestijli bilim kuruluşlarından biri olan Sigma Xi’e üyelik davetini yaptıkları bilimsel makale ve çalışmaların dikkat çekmesine bağladıklarını ifade eden Doç Dr. Kubilay İşsever, “Dünyada 200’den fazla Nobel ödüllü bilim insanını bünyesinde bulunduran Sigma Xi bilim kuruluşuna üye olmak burada üye olan en az iki bilim insanın önermesiyle mümkün oluyor. Alanlarımızda yaptığımız çalışmalardan dolayı bize de üyelik daveti iletildi. Ancak buraya üye olan kimler tarafından önerildiğimizi doğrusu bilmiyorum ancak bugüne kadar Türkiye’de ilk kez görülen auto brewery sendromu olarak bilinen vücut içerisinde normalde alkole dönüşmeyen karbonhidratların alkole dönüşmesinin tedavisi gibi birçok alanda çalışmalarımız ve bilimsel makalelerimiz dikkat çekmişti. Sadece ben değil Giresun Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Radyoloji Ana Bilim Dalı Araştırma Görevlisi Doç. Dr. Serdar Aslan ve Doç. Dr. Tümay Bekçi de aynı daveti aldılar. Ortak noktamız ise aslında genç yaşta pek çok yayın yapmış olmamız olarak değerlendirdik. Giresunlu olarak Giresun Tıp Fakültesi’nin akademisyenleri olarak gurur verici bir olay oldu” dedi. Giresun Üniversitesi’nin uluslararası alanda temsil edecekler Sigma Xİ bilim kuruluşuna üye olmalarının kendilerine ne katacağından da bahseden Doç. Dr İşsever, “Bundan sonra gerek çalışmalarımıza, gerekse yayınlarımıza daha global devam edeceğiz. Bu bizim motivasyonumuzu artıracak. Dünyadaki bilim dünyasını daha çok etkileyecek çalışmalarda bulunacağız. Bu kuruluştaki seçkin bilim insanları ufkumuzu açacak, genişletecek ve onların çalışmalarına ulaşabileceğiz. Ayrıca Giresun Üniversitesini uluslararası alanda temsil etmiş olacağız ve kendimize de bu anlamda ufuk ve vizyon katmış olacağız” dedi. Doç. Dr. Serdar Aslan ve Doç. Dr. Tümay Bekçi ise, Sigma Xİ bilim kuruluşuna davet edildikleri için duydukları memnuniyeti ifade ettiler.
07 Ağustos 2024 Çarşamba - 10:21
Geleceğin ’Milli Teknoloji Öncüleri’ Adana’da yetişiyor
Adana’da girdikleri sınavda başarılı olarak DENEYAP eğitimlerine katılmaya hak kazanan 160 çocuk, Milli Teknoloji Hamlesi’ne katkıda bulunmak amacıyla kurulan DENEYAP Teknoloji Atölyelerinde çalışmalarını sürdürüyor. Adana Gençlik Merkezi’nde bulunan atölyelerde çalışmalarını sürdüren çocuklar, aralarında Havacılık ve Uzay Teknolojileri, Yapay Zeka, Robotik ve Kodlama, Siber Güvenlik gibi konularında da bulunduğu 11 farklı branşta eğitim alarak kendilerini geliştiriyor. Gençlik ve Spor Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfının (T3 Vakfı) ortak çalışmasıyla oluşturulan Deneyap Teknoloji Atölyelerinde ilk 24 ay boyunca proje temelli dersler alan çocuklar, daha sonrasında ise 12 ay sürecek olan takımlar döneminde çeşitli projeler üzerine çalışma yürütmeye başlayacak. "Türkiye’nin teknoloji hamlesine katkıda bulunmak için çaba sarf ediyorlar" 100 ortaokul ve 60 lise öğrencisi ile eğitimleri sürdürdüklerini belirten Adana Gençlik Merkezi DENEYAP Koordinatörü Hüsnü Duran, "Buraya sınavla aldığımız öğrencilerden toplam 160 öğrencimiz var. 100 tanesi ortaokul, 60 tanesi lise olmak üzere. Öğrencilerimiz toplamda 11 branşta eğitim alıyorlar. 2 yıl yüz yüze, 1 yıl da çevrimiçi olacak şekilde burada Türkiye’nin teknoloji hamlesine katkıda bulunmak için öğrencilerimizle beraber 3 yıllık bir maraton şeklinde kurslara devam ediyoruz" dedi. 2 yıllık eğitim sürecinin uzay ve havacılık dersleriyle sona erdiğine dikkat çeken Duran, "Bundan sonra da burada proje geliştirme aşamasına geçiyorlar. 1 sene boyunca TEKNOFEST’e çeşitli yarışmalara katılmak için proje üretmek zorundalar. Bir yıl boyunca bu projeleri mentorleri eşliğinde burada hazırlıyorlar. Bu şekilde Türkiye’nin teknoloji hamlesine katkıda bulunmak için çaba sarf ediyorlar. Çocuklar burada aldıkları eğitimlerden en fazla birkaçını dışarıda özel olarak bulabilirler. Ancak uzay havacılık, siber güvenlik, yapay zeka gibi günümüzde gelişmekte olan ve insanların bilincine yeni vardığı alanlarda biz 6 yıldır bu hizmeti veriyoruz" şeklinde konuştu. "DENEYAP bu nesil için büyük bir şans" Çocuklara havacılık ve uzay konusunda eğitim veren Eğitmen Oğuzhan Eşen, "Burada çeşitli alanlarda çocuklar eğitim alıyor. Siber güvenlik, yazılım, elektronik alanlarında eğitim almaktalar. Bugün de burada havacılık ve uzay eğitimi alıyorlar. Çocuklara her eğitimde uygulamalı şekilde deneyler yaptırıyoruz. Çok eğlenceli bir ortam var burada. Çocuklar için çok güzel bir fırsat. DENEYAP’ı bu nesil için çok büyük bir şans olarak görüyorum. Geçmişte böyle bir şans benim elimde olsa çok daha farklı olurdu benim için. Ama çocuklar burada çok şanslı ve Türkiye için büyük gelecek vadediyorlar. Çok güzel bir nesil yetişiyor. İleride ülkemiz için çok iyi olacağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı. "Gelecekte yazılım mühendisi olmak istiyorum" 2 yıldır eğitimlere devam ettiğini belirten Mehmet Can Gökdemir, "Tasarım ve üretim, robotik kodlama, yazılım teknolojileri, siber güvenlik, havacılık ve uzay gibi eğitimleri görüyoruz. Haftanın 2 günü buradayım. 2 sınavla girdim buraya. Biri yazılı biri de uygulamalı olarak. Gelecekte yazılım mühendisi olmak istiyorum. 10 yaşındayken C++, Arduino, Python yazılım dillerine dair hiçbir şey bilmiyordum. Şu an burada çok şey biliyorum, kodlama dili öğrendim" dedi. Büyüdüğünde yazılım mühendisi olmak istediğini anlatan Ceren Nergis de, "DENEYAP’ı 3. sınıfta duymuştum. Yaşım yetmediği için sınavına katılamamıştım. Sonrasında unuttum ve umudumu kestim. 4. sınıfta ise annem bana söyledi. Sınavına girerek kazandım ve başladım. Eğitimleri alırken çok eğlendim. Genellikle ilgi alanım olan etkinlikleri yaptık. Eğlenceliydi benim için süreç. En çok tasarım, üretim ve robotik kodlama bölümü derslerini sevdim. İlerleyen yıllarda da yazılım mühendisi olmak istiyorum. Bu derslerin yazılım mühendisliğinde benim için çok faydalı olacağını düşünüyorum" diye konuştu. "Buradaki her eğitim bana bilmediğim çok fazla şey öğretti" Kendisini DENEYAP sınavlarına girmeye annesinin teşvik ettiğini anlatan Mehmet Rüzgar ise, "Aldığım eğitimlerden çok memnun kaldım. Robotik kodlamadan, havacılığa her şey var. Hiç bilmeyerek girdiğim bir yere göre çok memnun kaldım ve bana çok şey kattığını düşünüyorum. DENEYAP’da eğitimlerimiz 2-3 hafta sonra bitiyor. Bundan sonra TEKNOFEST gibi yarışmalara katılmak üzere 1 yıllık projeleşme dönemi var. Buradaki her eğitim bana bilmediğim çok fazla şey öğretti" ifadelerine yer verdi.
07 Ağustos 2024 Çarşamba - 09:45
Uzmanından sıcak havalarda araç klimaları için hayati uyarı
Elazığ’da araç bakım servis yetkilisi Merve Tel, bakımı yapılmamış klimaların bir çeşit akciğer enfeksiyonu olan lejyoner hastalığına neden olabildiğini, araçlardaki düzenli bakımın, hem klima performansıyla kullanım ömrünün uzadığını hem de bu bakımın insan sağlığı için oldukça önemli olduğunu kaydetti. Servis yetkilisi Merve Tel, yaz aylarının sıcaklıklar açısından etkisini yoğun olarak gösterdiği bugünlerde otomobillerde dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi. Tel, hava sıcaklıklarının 40 dereceleri aşmasıyla birlikte motor soğutma sıvılarının görevini yerine getirmesinin zorlaştığını, bu noktada özellikle periyodik bakımları yapılmayan klimaların hem mekanik hem de insan sağlığına ciddi etkisi olduğuna dikkat çekti. ’’Bakımı yapılmayan klima, akciğer enfeksiyonuna neden olabiliyor’’ Klima temizliğinin, otomobil bakımının en önemli adımları arasında yer aldığını belirten Merve Tel, ’’Düzenli bakım, klima performansını ve klima kullanım ömrünü uzatırken, sağlığımız için oldukça önemlidir. Düzenli olarak temizlenmeyen klimalar çeşitli mekanik problemlere sebep olarak arıza oluşumunu hızlandırabilir. Bununla birlikte klima bakımı yaptırmadığınızda klimanız hastalık yayacaktır. Toz filtreleri temizlenmeyen, eskiyen parçaları değiştirilmeyen klimaların hem performansları düşecek hem çevreye kötü koku ve bakteri yayarak en önemlisi lejyoner bakteri yani akciğer enfeksiyonu dediğimiz hastalığa neden olur. Bu da sağlığınızı ciddi anlamda tetikleyebilir” dedi. ’’Parfüm, deodorant ve çakmak gibi malzemeler patlamaya neden olabilir’’ En basit bir klima arızasının 9 ila 10 bin liradan başladığını dile getiren Tel, ’’Periyodik olarak bakımı yapılmayan klimalar, ideal filtreleme yapamayacağından toz ve partiküller ortamda kalır. Küf mantarlarının oluşmasına eden olurlar ve ciddi hastalıklara yol açabilir. Bunun yerine düzenli bakım şart, diyoruz. Bu bakımlarda polen filtresi değiştirilir, klima gazı ölçülür ve gerektiği durumlarda eksik ise tamamlanır. Ayrıca klima çalıştırılarak kompresörlü çalışmasına ve klimanın soğutmasına bakılır. Böylece bu tür arıza ve hastalıklara karşı kalmamış olursunuz. Bu aşırı sıcaklarda bir de uyarımız olacak, araç içinde unutulan eşyalara dikkat edelim. Parfüm, deodorant ve çakmak gibi malzemeler patlamaya neden olabilir. Araçlarınızı kontrol için gecikmeyin” diye konuştu.
06 Ağustos 2024 Salı - 18:57
Dışı dikenli, içi şifalı çıktı
Akdeniz Bölgesi’nde hava sıcaklığının 40 derecenin üzerinde seyrettiği yerlerde sıkça yetişen ve halk arasında dikenli incir bilimsel adı Frenk inciri olarak bilinen meyvenin vitamin deposu olduğu belirtildi. Karya Farma HBX AR-GE ekibinden Kimyager Aslı Aktaş, bir süredir incelediği frenk incirinin içeriğindeki vitamin ve minerallerle sağlık dostu olduğunu belirtti. Araştırmalarına ‘yeryüzündeki her şeyin insanoğlunun faydasına’ olduğu inancıyla sürdürdüklerini bu kapsamda Karya farma HBX AR-GE ekibi olarak dikenliinciri incelediklerini kaydeden Kimyager Aslı Aktaş, “Ekip olarak daha çok bilinmeyen ve bölgemizde yetişip ekonomik değeri bilinmeyen bitki türleri üzerinde çalışıyoruz. Bu kapsamda halk arasında dikenli incir diye de bilinen meyveyi ele aldık. Çoğunlukla dikenleri battığı için koparmak isteyenlere verdiği acı ile bilinen dikenli incirin antioksidanlar açısından zengin olduğunu, vücudu serbest radikallerin zararlı etkilerinden koruyup hücre hasarını önleyici özelliklere sahip olduğunu gördük. Bunun yanında antioksidanlar, yaşlanma sürecini yavaşlatır ve cilt sağlığını destekler. Yüksek miktarda C vitamini içerir. Bu vitamin, bağışıklık sistemini güçlendirir ve soğuk algınlığı gibi hastalıklara karşı koruma sağlar. Potasyum, magnezyum ve kalsiyum gibi mineraller açısından da zengin olan bu meyve kemik sağlığını destekler ve genel vücut fonksiyonlarını iyileştirir” diyerek dikenli incirin de sağlık için tüketilebilecek en güzel besinlerden biri olduğunu belirtti. Laboratuvar sonuçlarına göre dikenli incirin içerdiği amino asitler sayesinde cilt hücrelerinin yenilenmesinde de kullanılabileceğini kaydeden Kimyager Aktaş, “Dikenli incir ekstresi ve yağı, nemlendirici kremler, serumlar ve yüz maskeleri gibi birçok cilt bakım ürününde kullanılabilir. Dikenli incir püresi, bal ve yoğurt gibi doğal malzemelerle karıştırılarak cilt maskesi olarak da faydalanılabilir. Dikenli incir özleri, anti-aging etkilerinden faydalanmak amacıyla çeşitli besin takviyelerinde bulunulabilen oldukça faydalı bir meyvedir” dedi.
06 Ağustos 2024 Salı - 15:10
Başkan Sandıkçı: “Milli teknoloji hamlesini gelecek nesiller daha ileriye taşıyacak”
SAMSUN (İHA) – Samsun’un Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, milli teknoloji hamlesini gelecek nesillerin daha da ileriye taşıyacağını söyledi. Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü, öğrenciler için sunduğu eğitim imkânlarıyla ilgi odağı olmayı sürdürüyor. Samsun Eczacı Odası Başkanı Onur Ferhat Karacan ve yönetim kurulu üyelerini Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde ağırlayan Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, ilçede yerli ve milli eserlerle geleceğe yön verecek nesilleri yetiştirdiklerini söyledi. “Milli teknoloji hamlesini daha ileriye taşıyacak olan gelecek nesillerimizdir” Keşif Kampüsünde özel olarak oluşturulan keşif alanları, laboratuvarlar ve atölyeler hakkında bilgi veren Başkan İbrahim Sandıkçı, “Milli teknoloji hamlesini daha ileriye taşıyacak olan gelecek nesillerimizdir. Bu anlayışla Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsünde eğitimlerimizi sürdürüyoruz. Çocuklarımızı ve gençlerimizi bilim ve teknoloji alanında uygulamalı eğitimlerle buluşturuyoruz. Öğrencilerimizin deney, gözlem ve uygulama çalışmalarıyla yeteneklerini keşfetmelerini sağlıyoruz” dedi. Kampüste özel olarak oluşturulan laboratuvarlar, keşif alanları, atölyeler ile uygulama alanlarında incelemelerde bulunan ve uygulanan özel eğitim müfredatı hakkında bilgiler alan Samsun Eczacı Odası Başkanı Onur Ferhat Karacan ve yönetim kurulu üyeleri, Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nün bilim ve teknolojide öncü nesillerin yetiştiği bir eğitim yuvası olduğunu ifade ederek, gelecek nesiller için gerçekleştirdiği çalışmalardan dolayı Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı’ya teşekkür etti.
06 Ağustos 2024 Salı - 15:02
Teknolojik cihazların çok katmanlı kartları artık Türkiye’de üretilebiliyor
Genç girişimci Hamza Solak, Ticaret Bakanlığı Küresel Tedarik Zinciri desteği ile Bor Karma Organize Sanayi Bölgesinde kurduğu işletmede teknolojik ürünlerin çok katmanlı kartlarını üretiyor. Bilgisayar, telefon, beyaz eşya gibi teknolojik cihazların en önemli parçası olan çok katmanlı elektronik kartların daha önce ithal edildiğini söyleyen Hamza Solak, ARGE çalışması devam eden projesi ile yerli üretime destek sağlıyor. Teknolojik cihazlar için gerekli çok katmanlı kartların yazılımını ve üretimini ekibi ile birlikte yapan Elektrik, Elektronik Mühendisi Hamza Solak, Türkiye’de sadece iki katmanlı üretimin olduğunu ve bu sayısı 8-9 katmana çıkardıklarını söyledi. Solak; “ 1990’ların teknolojisi iki katmanı üretebiliyorduk ancak elektronik cihazların yüzde doksanı iki katman kart üzerindedir. Cep telefonu aldığınızda 6 katmanlı baskılı devresi vardır, bilgisayarın sekiz katman vardır. Günümüzün teknolojisi çok katman bir elektronik kart üretebilmeyi gerektiriyor biz de bu teknolojiyi ülkemize kazandırdık. Bir cep telefonunun, bilgisayarın asıl ham maddesini, elektronik kartını üretebilir durumdayız. Tasarım ve üretim bize ait. Uluslararası sertifikaya sahip tek firmayız. Ürünlerimizi Avrupa’ya satabiliyoruz. “ dedi. İthal ederken ihraç eden duruma geldik Daha önce çok katmanlı elektronik kartların ithal edildiğini söyleyen Solak yüzde yüz yerli tasarım olan kartların artık ihraç edilir duruma geldiğini belirtti. Solak, “Kart tasarımlarını Çin, Orta Asya ve Avrupa ülkelerinden ithal ediyorduk ve biz bu üretime başlayarak ithal eden durumdan, ihraç eden duruma geldik. Tasarım yüzde yüz yerli ama ham madde tarafında bazı parçalar yurt dışından geliyor örneğin bir çip fabrikası Türkiye’de olmadığı için küçük kısımlarını yurt dışından alıyoruz. Yerlilik oranımız şuan yüzde 62.44 bu da iyi bir sayı ama bizim alt taşeronlarımız veya yardımcı üreten firmalar olduğunda bu rakam yüzde 100’lere kadar çıkacak. Bir noktadan başlamak gerekiyor.” şeklinde konuştu. Tasarımı Türkiye’de yapılan ancak yurt dışında üretimi yapılan teknolojik ürünlerin veri gizliliğinin kalmadığına da değinen Solak, “Bütün üretim dosyalarını paylaşıyorduk ki üretebilsin ama burada o verinin gizliliği kayboluyor, o yüzden yerli tasarımın ülkemizde üretilmesi gerekiyor. Bizim hedef kitlemiz teknolojik ürün üreten firmalar, savunma sanayi firmaları, kendi ARGE’lerini yapan TEKNOKENT firmaları. Hedefimiz ise ülkemize teknolojiyi kazandırmak, teknolojik üretim yapabilmek. Teknolojisi olan ülkeler şu an dünya pazarında en güçlü ülkeler. Teknolojiyi üretmeye ham maddeden, elektronik kartla başladık ve bundan beş yıl sonraki hedefimiz ise ülkemizde üretilmeyen gerekli parçaları da üretebilmek. Biz buna adım adım ilerliyoruz en önemli olan baskılı devreyle başladık. Yüzde 62.44 olan çok katmanlı elektronik kartların yakın zamanda yüzde yüz olması ile teknoloji geliştiren bir ülke konumuna gelmek. “ ifadelerini kullandı.
06 Ağustos 2024 Salı - 14:51
Teknolojik cihazların çok katmanlı kartları Niğde’de üretiliyor
Genç girişimci Hamza Solak, Ticaret Bakanlığı Küresel Tedarik Zinciri desteği ile Bor Karma Organize Sanayi Bölgesinde kurduğu işletmede teknolojik ürünlerin çok katmanlı kartlarını üretiyor. Bilgisayar, telefon, beyaz eşya gibi teknolojik cihazların en önemli parçası olan çok katmanlı elektronik kartların daha önce ithal edildiğini söyleyen Hamza Solak, ARGE çalışması devam eden projesi ile yerli üretime destek sağlıyor. Teknolojik cihazlar için gerekli çok katmanlı kartların yazılımını ve üretimini ekibi ile birlikte yapan Elektrik, Elektronik Mühendisi Hamza Solak, Türkiye’de sadece iki katmanlı üretimin olduğunu ve bu sayısı 8-9 katmana çıkardıklarını söyledi. Solak; “ 1990’ların teknolojisi iki katmanı üretebiliyorduk ancak elektronik cihazların yüzde doksanı iki katman kart üzerindedir. Cep telefonu aldığınızda 6 katmanlı baskılı devresi vardır, bilgisayarın sekiz katman vardır. Günümüzün teknolojisi çok katman bir elektronik kart üretebilmeyi gerektiriyor biz de bu teknolojiyi ülkemize kazandırdık. Bir cep telefonunun, bilgisayarın asıl ham maddesini, elektronik kartını üretebilir durumdayız. Tasarım ve üretim bize ait. Uluslararası sertifikaya sahip tek firmayız. Ürünlerimizi Avrupa’ya satabiliyoruz. “ dedi. İthal ederken ihraç eden duruma geldik Daha önce çok katmanlı elektronik kartların ithal edildiğini söyleyen Solak yüzde yüz yerli tasarım olan kartların artık ihraç edilir duruma geldiğini belirtti. Solak; “ Kart tasarımlarını Çin, Orta Asya ve Avrupa ülkelerinden ithal ediyorduk ve biz bu üretime başlayarak ithal eden durumdan, ihraç eden duruma geldik. Tasarım yüzde yüz yerli ama ham madde tarafında bazı parçalar yurt dışından geliyor. Örneğin bir çip fabrikası Türkiye’de olmadığı için küçük kısımlarını yurt dışından alıyoruz. Yerlilik oranımız şuan yüzde 62.44 bu da iyi bir sayı ama bizim alt taşeronlarımız veya yardımcı üreten firmalar olduğunda bu rakam yüzde 100’lere kadar çıkacak. Bir noktadan başlamak gerekiyor" şeklinde konuştu. Tasarımı Türkiye’de yapılan ancak yurt dışında üretimi yapılan teknolojik ürünlerin veri gizliliğinin kalmadığına da değinen Solak, "Bütün üretim dosyalarını paylaşıyorduk ki üretebilsin ama burada o verinin gizliliği kayboluyor, o yüzden yerli tasarımın ülkemizde üretilmesi gerekiyor. Bizim hedef kitlemiz teknolojik ürün üreten firmalar, savunma sanayi firmaları, kendi ARGE’lerini yapan TEKNOKENT firmaları. Hedefimiz ise ülkemize teknolojiyi kazandırmak, teknolojik üretim yapabilmek. Teknolojisi olan ülkeler şu an dünya pazarında en güçlü ülkeler. Teknolojiyi üretmeye ham maddeden, elektronik kartla başladık ve bundan beş yıl sonraki hedefimiz ise ülkemizde üretilmeyen gerekli parçaları da üretebilmek. Biz buna adım adım ilerliyoruz en önemli olan baskılı devreyle başladık. Yüzde 62.44 olan çok katmanlı elektronik kartların yakın zamanda yüzde yüz olması ile teknoloji geliştiren bir ülke konumuna gelmek" ifadelerini kullandı.
06 Ağustos 2024 Salı - 13:08
Bozkurtlu gençler Denizli ve Türkiye’de parlayacak
Bozkurt ilçesinde Avrupa Birliği fonları toplum yararına kullanılmaya devam ediyor. Hambat Yerel Eylem Grubu Derneği (HAMBATYEG), Bozkurt İnceler Atatürk Okulu’na Akıl Zeka Oyunu Sınıfı kurdu. HAMBATYEG Bozkurt İnceler Atatürk Okulu’na ‘Akıl Zeka Oyunu Sınıfı’ kurdu. Bozkurt’ta Avrupa Birliği fonlarını ilçedeki STK’lar ile işbirliği yaparak kullanan dernek yıllık uygulama planları ve bütçelerle kamu yararına çalışmaya devam ediyor. Toplumun kalkınması, sosyal yaşamı geliştirmek adına önemli projeler gerçekleştiren HAMBATYEG çocukların gelişimi için de çalışmalarını sürdürüyor. Projeyle ilgili konuşan Bozkurt Belediye Başkanı Birsen Çelik; “İlçemizi her anlamda geliştirmek için çalışmalarımız aralıksız sürüyor. Avrupa Birliği desteklerini de bu anlamda verimli kullanıyoruz. Kurduğumuz ‘Akıl Zeka Oyunu Sınıfı’ öğrencilerimizin gelişimine büyük katkı sağlayacak” dedi. Gerçekleştirilen proje hakkında açıklamalarda bulunan Bozkurt Belediye Başkanı Birsen Çelik; “Ülkemizin geleceği çocuklarımızın ellerinde onların gelişimini sağlamak ise bizim ellerimizde. Bunun bilincinde olarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Evlatlarımızı ne kadar geliştirebilir ve sosyal hale getirebilirsek ülkemiz o kadar kalkınacak ve feraha ulaşacaktır. Bu anlamda Bozkurt’umuzda elimiz ve gözlerimiz evlatlarımızın üstündedir. İlçemizi her anlamda geliştirmek için çalışmalarımız aralıksız sürüyor. Avrupa Birliği desteklerini de bu anlamda verimli kullanıyoruz. Kurduğumuz ‘Akıl Zeka Oyunu Sınıfı’ öğrencilerimizin gelişimine büyük katkı sağlayacak. Bozkurtlu gençler Denizli’de ve Türkiye’de pırlanta gibi parlayacak. Bunu için elimizden gelenin fazlasını yapacağız” dedi.
06 Ağustos 2024 Salı - 12:37
Buldan balına bilimsel bakış
Türkiye-Malta ikili işbirliği programı kapsamında yapılan projeyle, verimli bal üretimi için yapılan çalışmalar Buldan’da gerçekleştirildi. Denizli’nin Buldan ilçesinde Buldan balı için bilimsel araştırmalar yapıldı. Türkiye- Malta ikili işbirliği programı kapsamında, Işık Üniversitesi, Malta Üniversitesi, Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü, Arıcılık Araştırma Enstitüsü ve Kadir Has Üniversitesi ortaklığında yürütülen "ICT-enabled Bee Foraging Sites and Beekeeper Routes Optimization for Efficient Honey Production (BEE-OPTECH4Honey) /Verimli Bal Üretimi için BİT Destekli Arıcılık Faaliyet Sahaları ve Arıcı Rotaları Optimizasyonu" isimli projenin saha çalışmalarının bir kısmı Buldan’da gerçekleştirildi. Proje ile ICT ve GIS tabanlı bir model kullanarak bal arısı nektar alanlarını ve arı kolonilerinin göç yollarını optimize ederek Türkiye ve Malta’daki bal üretim miktarı ve kalitesini artırmayı amaçlandı. Buldan’da üretilen kekik balının karakterizasyonun yapılması ve optimizasyon çalışmaları ile arıcılık işletmelerinin ürettikleri balların miktar ve kalitesindeki artışın sağlanması hedeflendi. Projenin saha çalışmaları Buldan Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğü ve Denizli Arı Yetiştiricileri Birliğinin katkılarıyla, Işık Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Şahin Aydın, Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü Arıcılık Araştırma Merkezi Birim Sorumlusu Ziraat Yüksek Mühendisi Gökhan Akdeniz ve Malta Üniversitesi’nden Biyolog Arthur Lamoliere tarafından gerçekleştirildi. Buldan Kekik balına coğrafi işaret almak için çalışma başlattıklarını ifade eden Denizli Arı Yetiştiricileri Birliği yönetim kurulu üyesi Hakan Aytekin “Böylelikle bal üreticisinin gelir düzeyinde artış olacağını ümit ediyoruz. Buldan balının bilimin ışığında gerçekleştirilen çalışmalar, mutlaka yöremize, arımıza ve üreticimize olumlu katkılar sağlayacaktır. Bütün arıcılar adına emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.
06 Ağustos 2024 Salı - 12:05
Uzmanı uyardı: Gece telefonunuzla birlikte uyumayın
Cep telefonlarının uzun süre kullanılması, zararlı SAR değerlerine maruz kalınmasına yol açarak çeşitli sağlık sorunlarına neden olabiliyor. Endüstri Mühendisi Gökhan Taşcı, bu konuda önemli uyarılarda bulunarak, gece uyurken telefonların yatağa getirilmemesi gerektiğini söyledi. Cep telefonlarının uzun süre kullanılması, zararlı Spesifik Absorpsiyon Oranı (SAR) değerlerine maruz kalınmasına yol açarak çeşitli sağlık sorunlarına neden olabiliyor. SAR değerinden korunmak ve sağlık risklerini azaltmak için dikkatli seçimler yapmak önem arz ediyor. Orijinal telefonların genellikle daha yüksek fiyatlı olması nedeniyle, bazı kullanıcılar SAR değeri yüksek olan daha uygun fiyatlı replika telefonları tercih ediyor. Replika telefonların tercih edildiğinde kanser gibi çeşitli hastalıkların arka arakaya geleceğini belirten Endüstri Mühendisi Gökhan Taşcı, gece uyurken telefonla yatağa girilmemesini söyledi. SAR değeri yüksek telefonlardan uzak durulması gerektiğini ifade eden Taşcı, cep telefonu alınmadan önce internet üzerinden sar değerinin araştırılmasını tavsiye etti. “Sağlığınız bu kadar ucuz olmamalı” Sar değeri yüksek telefonların insan sağlığını olumsuz etkileyeceğini belirten Taşcı, “Kaliteli orijinal telefonların pahalı olması sonucu insanlar replika telefonlara yöneliyor. Bu telefonların sar değerleri çok yüksektir. Sar değeri oluşturduğu radyasyon oranıdır. Bu telefonlar kullanıldığında, halsizlik, baş ağrısı gibi çeşitli hastalıklar oluşmaktadır. Özellikle sar değeri yüksek olan cihazlar, orijinal telefonların replika modelidir. Bu telefonları kimseye önermiyoruz. Alacağınız telefonlardaki sar değerlerini internet üzerinden araştırıp öyle karar verebilirsiniz. Bu tür telefonlar kansere bile yol açıyor. Sar değerinden korunmak için telefonumuzu aktif bir şekilde yanımızda kullanmamalıyız. Gece uyurken telefonu kesinlikle yanımızda tutmamalıyız. Bu tür telefonlar alındığında birçok sağlık problemleri arka arkaya gelecektir. Ucuz diye bu ürünleri tercih etmeyin, sağlığınız bu kadar ucuz olmamalı” dedi.
06 Ağustos 2024 Salı - 10:23
Evinde internet, telefonunda sosyal medya olmayan çocuk kendi elektronik oyuncaklarını imal ediyor
Eskişehir’de yaşayan 13 yaşındaki İhsan Uçar, evinde internet olmamasına rağmen uzaktan kumandalı oyuncaklarını yapıyor. Sosyal medyada zaman kaybetmek yerine yeni ürünler ortaya koymak istediğini belirten Uçar, “Sosyal medyada oynamak çekici gelmiyor, açıkçası bunlarla oynamak daha iyi hissettiriyor” dedi. Seyitgazi ilçesi kırsal Cevizli Mahallesi’nden İhsan Uçar, kendi elektronik oyuncaklarını yapıyor. Uçar, etrafında gördüğü traktör, greyder, otomobil gibi ilgisini çeken araçların doktorların kullandığı abeslang çubuğu ile şasi ve gövdesini imal ediyor. Evinde internet olmayan ve hiçbir sosyal medya hesabını kullanmadığını belirten İhsan Uçar, oyuncaklarına beyin takıp uzaktan kumanda ile onları kontrol edebiliyor. Uçar’ı hem parça hem de bilgi bakımından okuldaki öğretmenleri destekliyor. Evinde internet bulunmayan ve sosyal medyada vakit geçirmektense oyuncaklarını geliştirmeyi tercih ettiğini belirten13 yaşındaki İhsan Uçar, ileride mühendis olup kendi dronunu imal etmek istiyor. “Evimizde internet yok ama kendi kendime bunları yapmayı öğrendim” Oyuncaklarını nasıl yaptığını anlatan 13 yaşındaki İhsan Uçar, “Motoru kendi motorumuzdan esinlendim. Greyderi de okuldan gelirken şoförden görmüştüm, çok hoşuma gitmişti. Kendime de bir tane yaptım. Kendi oyuncaklarımı kendim üretirim. Evimizde internet yok ama kendi kendime bunları yapmayı öğrendim. Bunları Mehmet Emin hocam sağ olsun, o bana satın aldı. Bende bunların montaj işlemini başardım. Arkamda gördüğünüz traktör, arkasına araba taktığınız zaman taşları, kumları götürebiliyor, greyderim de kumları küreyebiliyor. Kimi insan fotoğrafını çekiyor, kimi insan da nasıl yaptın diyor. Bazıları da fiyatını soruyor ama asla satmam diyorum. Arazi ATV’si, tır, lokomotif, kepçeli traktörüm de var ”dedi. “Sosyal medyada oynamak çekici gelmiyor” Öğretmenlerinden destek aldığını belirten ve sosyal medyada vakit geçirmektense bu tarz uğraşlara yönelmenin kendine daha iyi geldiğini belirten Uçar şöyle devam etti; “Motorları, arabaları, çipleri Mehmet Emin hocam getiriyor. Müdür de sağ olsun onay veriyor. Bende dil çubuklarını marketten satın alıyorum ve montaj işlemini evde başarıyorum. Mühendis olmak istiyorum ve kendi dronumu kendim yapmak istiyorum. Sosyal medyada oynamak çekici gelmiyor, açıkçası bunlarla oynamak bana daha çok çekici geliyor. Kendimi daha iyi hissediyorum. Okul müdürüm Devrim hocama çok teşekkür ederim.”
06 Ağustos 2024 Salı - 09:55
Meteor Yağmuru Kayseri’nin Zirvesi’nde izlenecek
Kayseri Büyükşehir Belediyesi Erciyes A.Ş. ve Kayseri Bilim Merkezi tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen Perseid Meteor Yağmuru Gözlem Şöleni, bu yıl 11 Ağustos Pazar günü düzenlenecek. Yılın her dönemi çeşitli etkinliklerle Kayserilileri buluşturan Büyükşehir Belediyesi, Erciyes’te yaz dönemi etkinlikleri çerçevesinde her yıl düzenlediği ve gökyüzü meraklılarından yoğun ilgi gören Perseid Meteor Yağmuru gözlem şöleni etkinliğini bu yıl da büyük bir katılımla gerçekleştirmeye hazırlanıyor. Büyükşehir Belediyesi Erciyes A.Ş. ve Kayseri Bilim Merkezi ile TÜBİTAK iş birliğinde gerçekleştirilecek ve yılın en büyüleyici doğa olayına şahitlik etme şansı sunacak etkinlikte gökyüzü tutkunları yine Erciyes’te buluşacak. Kayseri’nin en yüksek noktası olan Erciyes Kayak Merkezi Hacılar Kapı’da, 2 bin 650 metrede, ışık kirliliğinden uzakta gerçekleşecek etkinlik, gökyüzünü keşfetmek isteyen meraklıları buluşturacak. Halk arasında ’yıldız kayması’ olarak bilinen gök taşı veya meteor yağmurlarının en dikkat çekicisi 11 Ağustos’u 12 Ağustos’a bağlayan gece en yoğun döneme ulaşacak. Bilim insanlarınca saatte 100 kadar gök taşı görülmesi beklenen gecede, meteorların dünyaya giriş hızlarının saniyede 66 kilometreye ulaşacağı tahmin ediliyor. Erciyes’ten de izlenecek olan bu görsel şölen katılımcılara unutulmaz bir deneyim yaşatacak. Ayrıca uzman astronomlar, gökyüzü meraklılarına gezegen, takımyıldız konularında bilgilendirmeler yaparak katılımcılara teleskoplar ile daha yakından gözlem yapma imkânı sunacak. 11 Ağustos Pazar akşamı Erciyes’te gerçekleşecek perseid meteor yağmuru etkinliğine katılacak olan misafirlerin dağ havasına karşı beraberinde mont, bere, polar gibi koruyucu ekipmanları yanlarında bulundurmaları tavsiye ediliyor. Saat 19.00’da başlayacak olan etkinlik 23.00’e kadar devam edecek. Teleferikler ile etkinlik alanına saat 22.00’ye kadar çıkılabilecek.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder