Son Dakika
|
Uşak Belediyesi’ne operasyon: Belediye başkanı ile birlikte 11 kişi gözaltına alındı
Galatasaray - Fenerbahçe derbisinin tarihi belli oldu
İstanbul'da 4 cezaevi aracı kaza yaptı
İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "Minab'daki okul saldırısı savaş suçudur"
Üç kişinin öldüğü bar saldırısının dehşet anları
İran Devrim Muhafızları: "Hürmüz Boğazı kapalıdır, her türlü gemi geçişi sert karşılık bulacaktır"
Uşak Belediyesi’ne rüşvet operasyonu: Başkan da dahil 11 gözaltı
Trump: "İran, benimle anlaşma yapmak için yalvarıyor"
İran, ABD'nin 15 maddelik teklifine resmen yanıt verdi
Yenidoğan çetesi davasında ara karar!
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Devrim Muhafızları Ordusu: "El-Harc Hava Üssü’ndeki çok sayıda yakıt ikmal uçağını imha ettik"
Ceza infaz kurumuna ait servis aracı devrildi: 16 yaralı
ABD Dışişleri Bakanı Rubio: "Kara birlikleri olmadan bunu başarabiliriz"
Kaybolan otizmli Fırat her yerde didik didik aranıyor
Diyarbakır’da bir günde 3 kuyumcu hedef alındı
Formula 1’de sıradaki durak Japonya
Uyuşturucu soruşturmasında Hande Erçel ifade verdi
TEKNOLOJİ
Rektör Aydın: "Stratejik ortaklıkla çalışmalarımızı ileriye taşıyoruz"
27 Mart 2026 Cuma - 17:54:10
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), tarım teknolojileri alanında yeni bir iş birliğine imza attı. OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ve Tarım Teknolojileri Kümelenmesi (TÜME) iş birliği protokolü kapsamında 10 pilot üniversiteden biri olarak seçilmenin, çalışmalarını stratejik bir ortaklıkla ileriye taşıma fırsatı sunduğunu söyledi. Burdur’da, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın katılımıyla "YÖK-TÜME İş Birliği Protokolü İmza Töreni" gerçekleştirildi. İmzalanan protokol kapsamında, tarım ve hayvancılık alanında faaliyet gösteren 40 bin gence ulaşılması ve sektörde verimliliğin artırılması hedefleniyor. Rektör Aydın: "Stratejik ortaklıkla çalışmalarımızı ileriye taşıyoruz" Törene katılarak çeşitli temas ve istişarelerde bulunan OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, protokole ilişkin değerlendirmesinde, "YÖK ve TÜME iş birliği protokolü kapsamında 10 pilot üniversiteden biri olarak yer almak, tarım teknolojileri alanındaki çalışmalarımızı stratejik bir ortaklıkla ileriye taşıma fırsatı sunmuştur. TEKNOFEST ruhuyla beslenen bu Ar-Ge ve inovasyon iş birliği sayesinde, akademik birikimimizi yüksek teknoloji odaklı üretim modelleri ve otonom sistemlerle sahaya aktaracağız. Hayata geçireceğimiz ‘Yapay Zekâ Tabanlı Otonom Eğitim ve Araştırma Çiftliği’ projesiyle; öğrencilerimize üretim ekosisteminin içinde yer alacakları uygulamalı bir eğitim ortamı sunarken, sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının yetişmesine katkı sağlayacağız. Bu sürecin bölgesel kalkınma hedeflerimize önemli bir ivme kazandıracağına inanıyoruz. Tarım ve hayvancılık ile gıda arz güvenliğine katkı sağlayacak bu protokolün, üniversitemiz ve ülkemiz adına hayırlı olmasını diliyorum. Bu vizyoner yaklaşımı ortaya koyan YÖK Başkanımız Prof. Dr. Erol Özvar’a, katkı sunan tüm paydaşlara ve nazik ev sahiplikleri için MAKÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Dalgar’a teşekkür ediyorum" dedi. Program, protokol imza töreninin ardından çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.
27 Mart 2026 Cuma - 15:51
Malatya’da Dijital Gençlik Merkezi’nde kodlama eğitimi
Malatya Büyükşehir Belediyesi bünyesinde oluşturulan Dijital Gençlik Merkezi (DİGEM)’de gençlere yönelik temel bilgisayar ve robotik kodlama eğitimleri verilecek. Avrupa Birliği finansmanı ile Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye tarafından nihai faydalanıcı olan Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) iş birliği ile yürütülen "Bugünün Gençleri Geleceğin Meslekleri Projesi" kapsamında Malatya Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde Dijital Gençlik Merkezi (DİGEM) oluşturuldu. Geleceğin meslekleri için dijital kapasite oluşturarak insan kaynağını kadın-erkek fırsat eşitliği temelinde güçlendirme hedefi ile gerçekleştirilecek olan proje kapsamında Python ile Veri Analizi, Veri Görselleştirme & Raporlama, Temel Veri Tabanı Bilgisi gibi eğitimler gençlere katkı sunulacak. Eğitimler online ve yüz yüze olacak şekilde gerçekleştirilecek. Ücretsiz olarak verilen eğitimler için başvurular İnönü Mahallesi Şehit Güner Erdem Sokak Faik Erdoğan Vakıf Cami bitişiği No: 10 Yeşilyurt/Malatya adresindeki Malatya Büyükşehir Belediyesi Dijital Gençlik Merkezi’ne ve https://cevrimiciegitim.org/tbb-kbs/public/index.php linkinden yapılacak. Projenin birinci uygulama kısmında Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından eğitimler; "30 Mart- Yüz yüze (13:00-16:00), 01 Nisan- Online (13:00-16:00), 06 Nisan- Yüz yüze (13:00-16:00),08 Nisan- Online (13:00-16:00), 13 Nisan- Yüz yüze (13:00-16:00), 15 Nisan- Yüz yüze (13:00-16:00"
27 Mart 2026 Cuma - 13:50
Liseli takımlar, FRC 2026’nın ikinci etabında yeniden sahada
Turknet’in teknoloji desteği sunduğu FIRST Robotics Competition (FRC) 2026 sezonunda heyecan sürüyor. İstanbul Başakşehir’de tamamlanan ilk etap yarışlarının ardından, ikinci etap karşılaşmaları Bakırköy’de bulunan Türkiye Atletizm Federasyonu (TAF) Atletizm Salonu’nda gerçekleştiriliyor. İlk etapta 93 takımın mücadele ettiği organizasyonun yeni etabında 121 takım, "REBUILT" temasıyla robotlarını sahaya çıkarıyor.
27 Mart 2026 Cuma - 11:49
TOGÜ’den üretim odaklı eğitim hamlesi
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) bünyesinde kurulacak Millî Teknoloji Atölyesi, öğrencilerin teorik bilgilerini pratiğe dönüştürerek üretim odaklı, yenilikçi ve problem çözen bireyler olarak yetişmesini hedefliyor. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) bünyesinde açılması planlanan Millî Teknoloji Atölyesi, öğrencilerin bilimsel ve teknolojik üretim süreçlerine aktif katılımını hedefliyor. TOGÜ Rektörü Fatih Yılmaz, atölyede yürütülen hazırlık çalışmalarını yerinde inceleyerek yetkililerden bilgi aldı. Ziyarete rektör yardımcıları, genel sekreter ve rektör danışmanları da katıldı. Üreten nesiller için yeni merkez İncelemelerin ardından açıklamalarda bulunan Rektör Yılmaz, Millî Teknoloji Atölyesi’nin öğrencilerin hayal güçlerini geliştirebilecekleri ve projelerini uygulamaya dönüştürebilecekleri önemli bir merkez olacağını belirtti. Atölyede yürütülecek çalışmalarla öğrencilerin sadece bilgi tüketen değil, aynı zamanda üreten, yenilikçi ve problem çözebilen bireyler olarak yetiştirilmelerinin hedeflendiğini ifade etti. Geniş katılımlı bir üretim ve eğitim alanı olarak tasarlanan atölye; ortaokul, lise ve üniversite öğrencilerinin yanı sıra akademisyenlerin de kullanımına sunulacak. "Türkiye Yüzyılı" vizyonu doğrultusunda hayata geçirilen proje kapsamında bir yürütücü ile yaklaşık 40 akademisyenden oluşan danışma kurulu görev alacak. Atölyede robotik ve kodlama, yazılım ve algoritma, 3D tasarım ve üretim, yapay zekâ ve dijital teknolojiler ile STEM alanlarında eğitim ve proje çalışmaları yürütülecek. Bu sayede öğrencilerin teorik bilgilerini pratiğe dönüştürmeleri ve uygulamalı öğrenme süreçlerine aktif katılım sağlamaları amaçlanıyor.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
27 Mart 2026 Cuma- 13:50
Liseli takımlar, FRC 2026’nın ikinci etabında yeniden sahada
2
26 Mart 2026 Perşembe- 15:39
Sahte yapay zeka araçları bilgi çalıyor
3
26 Mart 2026 Perşembe- 16:51
Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar: "Genç çiftçi adaylarının yetişmesine katkı sunacağız"
4
27 Mart 2026 Cuma- 11:18
’ZExperience’ AI Master programının başvuruları başladı
5
27 Mart 2026 Cuma- 10:00
Tabletlerde OLED ekran ve 2.5K çözünürlük dönemi
31 Temmuz 2024 Çarşamba - 12:51
Savunma sanayinde kullanılan makaronun millileştirilmesi için protokol
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) ile savunma ve kablo şirketleri arasında imzalanan iş birliği protokolüyle, savunma sanayi alanında kullanılmakta olan ve askerî standartlara uygun ısıyla daralan makaronun millîleştirilmesi hedefleniyor. Rektörlük Toplantı Salonunda yapılan imza töreninde protokol metnine; Rektör Prof. Dr. Yavuz Ünal ile firmanın genel müdürü Gökhan Kocabaş imza attı. İmzalanan protokol anlaşması doğrultusunda yenilikçi bir yaklaşım ışığında yerli ve millî bir ürünün ortaya çıkarılması amacıyla OMÜ akademisyenleri ve firma ekibi prototip elde etmek için çalışmalara başlayacak. Cumhurbaşkanlığına bağlı Savunma Sanayii Sanayileşme Daire Başkanlığı tarafından da takip edilen üniversite-sanayi iş birliği çerçevesindeki söz konusu millîleştirme çalışmasının, ülkemizin stratejik hedeflerine ve millî teknoloji hamlesine önemli katkılar sağlaması amaçlanıyor. Hedef milli makaron İmzalanan anlaşmayla savunma sanayii alanında kullanılmakta olan ve askerî standartlara uygun ısıyla daralan makaronun (makaron: diğer adıyla daralan kablo, ısıya maruz bırakıldığında belli bir miktar daralan ve bu daralma sayesinde ise kullanıldığı alanı sabitleyip, kaplayıp ve kapatan özel bir izolasyon kılıfı) millîleştirilmesi hedefleniyor. Rektör Ünal: “Somut ve ürüne dönüşecek bir proje olması Üniversitemiz ve bölge açısından gerçekten çok değerli” İmza töreninde konuşan Rektör Prof. Dr. Yavuz Ünal, “Ürünün başarılı olacağını ümit ediyorum. Öncelikle bunun stratejik, askerî ve millî bir ürün olması çok değerli. Ayrıca üniversite-sanayi iş birliği bağlamında somut ve ürüne dönüşecek bir proje olması, Üniversitemiz ve bölge açısından gerçekten çok değerli. Bu düşünceyi oluşturma, geliştirme, ardından projelendirme suretiyle üretime giden, AR-GE’nin önünü açan ve katkısı olan tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. Kocabaş: “Doğru ekiple çok güzel bir çalışma başlattık” Firmanın genel müdürü Gökhan Kocabaş ise protokolün önemine vurgu yaparak “Sektörün beklediği ve yurt dışından temin edilen ürünleri, hep beraber destekleyerek yurt içinde üreteceğiz. Özellikle savunma alanındaki tüm çalışmalarda, üniversitelerle yapılan iş birliklerinin teşvik edilmesi artacak” diye konuştu. Kablo firması genel müdürü Yavuz Ekinci de “Bu imza süreciyle birlikte ülkemize, sektörümüze ve savunma sanayiine çok güzel katkılar sağlayacağız. Bunu OMÜ olarak sizinle yapmaktan ayrıca gurur ve mutluluk duyuyoruz” şeklinde konuştu. İmza töreni, hediye takdimi ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
31 Temmuz 2024 Çarşamba - 12:45
Değeri bilinmeyene semizotu, sağlık dostu çıktı
Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Teknokent’te faaliyetlerini sürdüren ve yaklaşık 20 yıldır Ege Bölgesi’nin endemik bitkileri üzerinde yaptığı başarılı çalışmalarla ve kısa dönemde birbirinden farklı spesik 17 adet patentleri ile gündeme gelen Karya Farma HBX Ar-Ge bu defa değeri bilinmeyen semizotu üzerinde çalışma yaptı. Aynı zamanda uzun yaşam merkezi konumunda olan Büyük Menderes Deltası’nda yetişen her bitkinin ilginç faydalarını tespit eden Karya Farma HBX Ar-Ge Merkezi semizotunun, başta kalp ve cilt sağlığı olmak üzere bir çok faydasının olduğunu kaydetti. Başta Büyük Menderes Ovası olmak üzere sulak olan her yerde kendiliğinden yetişen semizotunun, tarımsal mücadele kapsamında genellikle yok edildiğini ancak bu bitkinin tam bir sağlık dostu olduğunu kaydeden Karya Farma HBX Ar-Ge (BAP) Bilimsel Araştırmalar Projeleri Merkezi Koordinatörü Hakan Başlık, “Atalarımız hiçbir şeyi boşuna tüketmemiş” dedi. Araştırma yaptıkları bölgelerde insanların sağlık durumunu incelerken beslenme alışkanlıklarını da göz önünde tuttuklarını kaydeden Başlık, “İnsanların uzun ömürlü olduğu yerlerdeki beslenme alışkanlığını da inceledik. Bugün değeri pek bilinmese de eskiden bölge insanı semizotunu gerek yemek yaparak gerekse salata olarak sofralarından eksik etmemiş. Bugün yaptığımız incelemede ise başta kolajen zenginliği bakımından önemli bir bitki olan semizotunun kalp sağlığı öncelikli olmak üzere çok faydalı olduğunu belirledik” dedi. Laboratuvar sonuçlarının, semizotunun yüksek kolajen üretimini destekleyici özelliklere sahip olduğunu gösterdiğini kaydeden Başlık, “ Kolajen, cildin esnekliğini ve dayanıklılığını sağlayan temel bir proteindir. Semizotu, içerdiği C vitamini ve diğer antioksidanlar sayesinde kolajen üretimini artırarak, cilt sağlığını iyileştirir ve yaşlanma belirtilerini azaltır. Bu nedenle, semizotu tüketimi cildin genç ve sağlıklı kalmasına yardımcı olur. Zengin omega-3 yağ asitleri içeriği ile kalp sağlığına olan faydalarını da ortaya koymaktadır. Omega-3 yağ asitleri, kalp-damar sağlığını koruyarak, kalp krizi ve felç riskini azaltır. Semizotu, özellikle alfa-linolenik asit (ALA) bakımından zengin olup, bu değerli yağ asidini bitkisel kaynaklardan sağlayan nadir bitkilerden biridir. Araştırmalar, düzenli semizotu tüketiminin kötü kolesterol (LDL) seviyelerini düşürdüğünü ve iyi kolesterol (HDL) seviyelerini artırdığını göstermektedir. Aynı zamanda kanı temizleyici ve detoks etkisi gösteren özelliğe de sahiptir. İçeriğinde bulunan flavonoidler ve fenolik bileşikler, vücuttaki toksinlerin atılmasını hızlandırarak, karaciğer sağlığını destekler ve genel vücut fonksiyonlarını iyileştirir. Semizotu ayrıca, idrar söktürücü özellikleri sayesinde böbrek sağlığını korur ve vücuttaki fazla suyun atılmasına yardımcı olur” diyerek böylesine önemli bir bitkiyi tarımsal mücadele ile yok edilmekten kurtarıp değerlendirmek için girişimlerde bulunacaklarını söyledi.
31 Temmuz 2024 Çarşamba - 12:36
Ankara Teknoloji Köprüsü’nden yeni yarışma: "Sustain2solve Summit 2024 Ankara"
Ankara Büyükşehir Belediyesi, (ABB) “Sustain2solve Summit 2024 Ankara” konulu “Sürdürülebilirlik Odaklı Girişim Fikri Yarışması”na ev sahipliği yaptı. ABB, girişimcilik alanında fark oluşturmak isteyen herkese ilham olmaya devam ediyor. “Sustain2solve Summit 2024 Ankara” konulu “Sürdürülebilirlik Odaklı Girişim Fikri Yarışması” Dikmen’deki Ankara Teknoloji Köprüsü ev sahipliğinde gerçekleştirildi. 48 saat kesintisiz fikir fırtınası Teknoloji köprüsündeki final öncesi etkinliğin çevrimiçi döneminde, 98 farklı üniversiteden 351 girişimci, bireysel olarak takımlar hâlinde programa katıldı. Online kampta dereceye giren 10 takım, yüz yüze finalde Ankara Teknoloji Köprüsü’nde bir araya gelerek 48 saat kesintisiz olarak fikirlerini geliştirmeye devam etti. Türkiye’nin dört bir tarafından Ankara’ya gelen 18-25 yaş arasındaki gençler 2 gün içinde geliştirdikleri projelerini, alanında uzman jürilere sundu. Fikir geliştirme kampı sonunda jüri tarafından seçilen en iyi projeler, hızlandırma programı ile hayata geçirilerek girişimlere dönüştürülecek.
31 Temmuz 2024 Çarşamba - 12:33
İnternet abone sayısı 94 milyonu geçti
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 2024 yılı birinci çeyreğinde toplam mobil hat sayısının yaklaşık 93 milyona ulaştığını kaydederek yüzde 92’sinin 4.5G teknolojisini tercih ettiğini bildirdi. Bakan Uraloğlu, 74,4 milyonu mobil internet abonesi olmak üzere, toplam genişbant internet abone sayısının 85 milyondan fazla olan Türkiye nüfusunu yüzde 10 aşarak 94,2 milyona aştığını belirtti. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumu (BTK) tarafından yayınlanan 2024 yılı birinci çeyreğine ilişkin Türkiye Elektronik Haberleşme Sektörü 3 Aylık Pazar Verileri Raporu’nu değerlendirdi. 2024 yılı birinci çeyreğinde BTK tarafından yetkilendirilen 455 şirket ve 834 yetki belgesi bulunduğunu belirten Bakan Uraloğlu, Türk Telekom ve diğer işletmecilerin net satış gelirlerinin yaklaşık 76,5 milyar lira olduğunu bildirerek, “Ülkemizde halihazırda toplam 8 adet de yetkilendirilmiş elektronik sertifika hizmet sağlayıcısı bulunuyor. Söz konusu elektronik sertifika hizmet sağlayıcıları Mart 2024 sonu itibarıyla 7,6 milyon elektronik imza ve 994 bin mobil imza olmak üzere toplam 8,56 milyon elektronik sertifika oluşturdu” dedi. 85,6 milyon vatandaş 4.5G kullanıcısı 2024 yılı başı itibariyle mobil hat sayısının yaklaşık 93 milyona, mobil abone yaygınlığının da yaklaşık yüzde 108,8’e çıktığını kaydeden Uraloğlu, “Mobil abonesi olan 85,6 milyon vatandaşımız, 2016 yılında hizmete başlayan 4,5G aboneliğini tercih etti. 4,5G hizmetinin toplam abonelerin yüzde 92’sini oluşturduğunu görüyoruz. Makineler arası iletişim abone sayısı ise neredeyse 10 milyona ulaştı.” ifadelerini kullandı. Uraloğlu, 2024 başı itibariyle taşınan toplam mobil numara sayısının 179,7 milyonu geçtiğini kaydederek, yılın birinci çeyreğinde ise önceki üç aylık döneme göre yüzde 21 oranında azalma ile 2 milyon 358 bin 139 numara taşıma işlemi gerçekleştirildiğini açıkladı. Uraloğlu, “Sabit hatlarda numara taşınabilirliği uygulamasının başladığı 10 Eylül 2009 tarihinden 31 Mart 2024 tarihine kadar toplam 2 milyon 652 bin 155 adet numara taşıma işlemi gerçekleştirildi” şeklinde konuştu. Fiber internet abone sayısı 7 milyon Bakan Uraloğlu, internet abone sayıları hakkında da değerlendirmelerde bulunarak, 74,4 milyonu mobil internet olmak üzere, toplam genişbant internet abone sayısının 85 milyondan fazla olan Türkiye nüfusunu yüzde 10 aşarak 94,2 milyona ulaştığının altını çizdi. Uraloğlu, “2024 yılı ilk çeyreğinde bir önceki yıla kıyasla yüzde 8 civarında artışla 568 bin kilometre fiber altyapıya, fiber internet abone sayısında ise 7 milyona ulaştık” ifadelerini kullandı.
31 Temmuz 2024 Çarşamba - 12:00
Orman yangınlarından etkilendi, küresel soruna çözüm buldu
Sivas’ta Bilim ve Sanat Merkezi’nde eğitim alan 2 arkadaş orman yangınlarından etkilenerek proje tasarladı. 27 kilometrekarelik bir alanı tarayan cihaz geliştiren öğrenciler yapay zeka kullanarak yangınları tespit edebiliyor. Sivas’ta Bilim ve Sanat Merkezi’nde eğitim gören 2 öğrenci, orman yangınlarından etkilenerek proje tasarladı. Yapay zeka destekli bir proje tasarlayan öğrenciler, ormanlık alanların derinliklerinde dahi yangın çıksa fark edebilecek bir sistem oluşturdu. Tasarlanan cihaz ile 27 kilometrekarelik bir alan kamera ile taranarak herhangi bir alev veya duman gördüğünde komuta merkezine alarm gönderiyor. Alarmın yanı sıra sisteme kayıtlı cep telefonuna yangının başladığı konum kısa mesaj olarak iletiliyor. 27 kilometrekarelik alanı tarıyor Proje hakkında bilgiler veren Bilsem öğrencisi Kerem Mert Kor, “Bildiğiniz üzere orman yangınları ülkemizde her yaz büyük alanların yok olmasına sebep olmakta. Bunlar da ülkemize ekonomik ve kültürel açıdan zarar vermekte. Bu sebeple bu projeyi yaptık. Bu projede yapay zekayı kullandık. Projemiz, üstüne koyduğumuz kamera sayesinde yapay zeka mimarileri ile yangın olup olmadığını anlamakta, 360 derece dönebilmekte ve bu sayede 27 kilometrekarelik bir alanı taramaktadır. Herhangi bir yangın tespit ettiğinde ilgili birimlere haber verebilmekte. İhbar olmadan yangın tespit edilememekte. Bundan dolayı yangınlar büyük alanlara yayılmakta. Bu proje ile daha erken tespit edilip daha az alanın yanmasını sağlamak” diye konuştu. “Küresel soruna el uzattık” Tatile gittiği bölgede yangın çıkan ve bundan etkilenerek bu projeyi tasarladığını söyleyen Bilsem öğrencisi Halil Yiğit Şenol, “Hocamız bize proje bulur musunuz? dediğinde biz de bu projeyi bulduk. Orman yangınlarını belirli bir mesafeden tespit ederek gerekli birimlere aktaran bir sistem olarak tasarladık. İçerisinde bir motor kullanarak 360 derece dönebilen bir sistem yaptık. Yangını tespit ederse içerisindeki modül ile orman yangını olup olmadığını tespit ediyor. Tespit ettiğinde de kısa mesaj olarak ihbar edebiliyor. Projeyi yapmak bir aylık bir zamanımızı aldı daha sonrasında başvurduk ve 3’üncü olduk. Orman yangınları küresel bir sorun, bu küresel soruna Sivas Bilsem olarak el uzattık çözüm bulduk ve tüm dünyaya ulaştırmayı düşünüyoruz” şeklinde konuştu.
31 Temmuz 2024 Çarşamba - 11:50
Türkiye start-up ekosistemi 2024’ün ilk yarısında yükselişe geçti
2024’ün ilk yarısında dikkat çekici bir ivme yakalayan Türkiye girişimcilik ekosisteminde yılın ilk altı ayında toplam 254 yatırım turunda girişimlere, 586.8 milyon dolar yatırım yapıldı. Bu yatırım miktarı 2023 yılındaki toplam yatırım miktarını geçerken yapay zeka ve makine öğrenimi ise 31 yatırımla tüm zamanların en çok yatırım alan sektörü oldu. StartupCentrum tarafından 2024’ün ilk yarısında gerçekleşen yatırımları, sektörel dağılımları ve bunların ekosistem üzerindeki etkilerini ele alan ‘StartupCentrum - Yıldız Tekno GSYO 2024 Yarıyıl Türkiye Startup Ekosistemi Yatırım Raporu’ yayınlandı. Yatırım miktarından, yatırım alanlarına kadar birçok ana başlığın ele alındığı çalışmada, girişimcilik ekosisteminin ne yöne doğru evrildiği kamuoyu ile paylaşıldı. 2024 yılının ilk altı ayında gerçekleşen yatırımlar 586 milyon doları bulurken bu rakamın 2023 yılının sonunda elde edilen sonuca ilk 6 ayda ulaşılması en dikkat çekici sonuçlardan biri olarak gösterildi. Ayrıca, son altı ayda 100 milyon dolar altındaki yatırımlar toplamı 336 milyon dolara ulaşırken yine bu rakam 2023 yılının tamamında yapılan 313 milyon dolarlık yatırımı da aştı. 100 milyon dolar altı yatırımlar açısından bakıldığında 2024 yılı, daha önce zirve yılları olan 2021 ve 2022’yi yakalayabileceği vurgulandı. Yapay zekâ ve oyun sektörleri rövaşta StartupCentrum - Yıldız Tekno GSYO 2024 Yarıyıl Türkiye Startup Ekosistemi Yatırım Raporu’na göre, yatırım adetleri bakımından yılın ilk yarısı incelendiğinde toplamda 245 girişim yatırım aldı. 2024’ün ilk yarısında, BİGG programının da etkisiyle beraber, sayıca en çok yatırım alan sektörler sağlık ve biyoteknoloji olduğu açıklandı. BİGG yatırımları hariç tutulduğunda ise yapay zeka ve makine öğrenimi sektörü 31 yatırımla en aktif sektör haline gelerek tüm zamanların en çok yatırım alan sektörü haline geldi. Söz konusu dikeyi 14 yatırım ile oyun ve sırasıyla 11 yatırım ile sürdürülebilirlik & çevre, 10 yatırım ile fintech sektörleri izledi. Girişimcilik merkezinde adres değişmedi 2024’ün ilk yarısında ilk kez 29 farklı Türk şehrindeki girişimler, aynı dönemde yatırım almayı başardı. Geçtiğimiz sene 17 olan bu sayı, BİGG programının da etkisiyle beraber yükselişe geçti. Yurtdışında resmi merkezleri bulunan ancak ekibi ve operasyonlarının büyük bir kısmını Türkiye’de sürdüren girişimlerin faaliyet gösterdiği Türk şehirleri incelendiğinde ortaya çıkan tabloda; İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük kentler girişimler için öncelikli merkezler olmaya devam ediyor. Yatırım alan girişimlerin %17’sinin ise merkezi yurt dışında bulunuyor. “Türkiye’nin dijital yetenekleri globalde talep görüyor” Rapora yönelik açıklamalarda bulunan YTÜ Yıldız Teknopark Genel Müdürü Orhan Tanışman, Türkiye’deki start-up ekosisteminin ülkenin geleceği için hayati önemde olduğunu vurguladı. Tanışman, "Teknoparklar olarak Ar-Ge ekosistemini kurmak üzere yola çıktık. Ancak Ar-Ge’nin devamında ülkenin teknolojisinin gelişebilmesi ve çağı yakalayabilmesi için girişimcilere ihtiyacımız var. Büyük konvansiyonel yapılar kendilerini değiştiremiyor. Ancak genç girişimciler, bu değişimi gerçekleştirebilecek bir gençlik aşısı niteliğinde. Türkiye’nin ekonomideki ağırlığını artırabilmesinin yolu, girişimcilik ekosistemini geliştirmekten geçiyor. Türkiye’nin dijital yetenekleri gerçekten çok değerli ve globalde talep görüyor. Biz Yıldız olarak globalde de bir varlık gösterdiğimiz için en azından globalde pazarın ne olduğunu, ihtiyacın ne olduğunu görebiliyoruz. Teknolojinin duvarları yok, bu nedenle genç girişimcilerimizin dünyaya açılması büyük bir fırsat" dedi. StartupCentrum raporuna da değinen Tanışman son olarak şunları söyledi: “Ölçemezsen yönetemezsin. StartupCentrum çok büyük bir emekle sektörün datasını topluyor ve bunları raporlaştırıyor. Raporlaştırmak yetmiyor; trendleri, dünyanın yönelimleri hepsini toparlıyor. Günün sonunda teknoloji girişimcisine ve teknoloji girişimci yatırımcısına bahsettiğimiz ölçülebilir, yönetilebilir bir sistemin datalarını sunuyor. Bizler de Yıldız Tekno GSYO olarak bu iş birliğinden büyük fayda sağladık. En önemlisi girişimcilik ekosistemine katkıları oldu.”
31 Temmuz 2024 Çarşamba - 11:45
Rektör Ünal: “TEKNOFEST, Türkiye’de zihniyet değişimini sağlayan bir atılım”
Adana’da organize edilmesi planlanan TEKNOFEST 2024’e katılacak Ondokuz Mayıs Üniversitesinin (OMÜ) finalist takımlarını kabul eden Rektör Prof. Dr. Yavuz Ünal, “TEKNOFEST, Türkiye’de zihniyet değişimini sağlayan bir atılım” dedi. OMÜ Rektörlüğünde gerçekleştirilen ziyarette; Rektör Prof. Dr. Yavuz Ünal, Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Cengiz Tepe, OMÜ-KAR, OMÜ-TAR ve OMÜ TEPEGÖZ Takımlarının öğrencileri bir araya geldi. “TEKNOFEST, Türkiye’de zihniyet değişimini sağlayan bir atılım” Ziyarette değerlendirmelerde bulunan Rektör Prof. Dr. Yavuz Ünal, TEKNOFEST 2024’te finale kalma başarısı gösteren takımları tebrik ederek, "TEKNOFEST, Türkiye’de zihniyet değişimini sağlayan bir atılım. Başladığı dönemden bugüne kadar geçen sürece baktığımızda kat edilen yolun ne kadar başarılı olduğunu görebiliriz. Dereceye giren takımlar kadar yarışmaya katılan takımların sayısı da önemli. Sizlerin bu yarışmaya katılma cesareti bile büyük bir başarı. Cesaretiniz ve öz güveninizle aslında hepiniz kazananlarsınız. OMÜ ailesi olarak yarışmalarda sizlerden iyi dereceler bekliyoruz” diye konuştu. Görüşme esnasında OMÜ’lü finalist takımların kaptanları, yarışacak projeler hakkında Rektör Ünal’a sunum yaptı. Ziyaret, hediye takdimi ve hatıra fotoğrafı çekimiyle tamamlandı.
31 Temmuz 2024 Çarşamba - 11:16
BTÜ öğrencilerinin projesine TÜBİTAK’tan birincilik
Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) öğrencilerinin projesi, TÜBİTAK 2242 Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nda Gıda ve Tarım Kategorisi’nde birincilik aldı. 3 öğrencinin tasarladığı ödüllü ’Döner Kanat İHA’nın yapay zekâ desteğiyle, sürü hayvanlarını yırtıcı hayvanlardan koruması planlanıyor. BTÜ öğrencileri bir yarışmaya daha damga vurdu. Daha önce pek çok kamu ve özel kurumun düzenlediği yarışmalardan ödülle dönen öğrenciler bu kez TÜBİTAK’ta büyük başarı elde etti. Bu kapsamda Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Hakan Ülker’in danışmanlığında Uzay Havacılık ve Savunma Sanayi Topluluğu üyelerinden Makine Mühendisliği Bölümü öğrencisi Burak Tez, Mekatronik Mühendisliği Bölümü öğrencisi Emre Öz ve Mekatronik Mühendisliği Bölümü öğrencisi Filiz Cansız’ın “Yapay Zekâ Destekli Besici İHA” projesi 2242 Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması Gıda ve Tarım Kategorisi’nde rekor başvuruya rağmen birinciliği elde etti. BTÜ-ANTARES takımının, 18 aylık çalışmasıyla tasarlanan İHA sayesinde sürü hayvanlarının otlatılması sırasında yabani hayvanlar tarafından gerçekleşebilecek saldırıların önüne geçilerek, kayıpların önlenmesi hedefleniyor. Sürü havyalarının güvenliğini İHA sağlayacak Döner kanat İHA’nın 3 saat boyunca havada kalabildiğini vurgulayan BTÜ-ANTARES Takımı Kaptanı Burak Tez, “Otlatıldıkları esnada sürü hayvanlarına, yabani hayvanların saldırı haberlerini sıkça duymaya başladık. Biz de buna çare olabilmek adına Besici İHA’yı tasarladık. Yapay zekâ desteği ile görüntü işleme modelini eğiterek yırtıcı hayvanların tespitini sağlıyoruz. 35 metreye kadar görüş mesafesi olan İHA, bir tehlike gördüğü an sürünün rahatsız olmayacağı ancak yabani hayvanı alandan uzaklaştıracak bir sinyal verecek. Bu sayede sürü otlatıldığı sırada İHA havadan hayvanların güvenliğini sağlayacak” dedi. Tehlike anında kullanıcıya anında bildirim İHA’nın mobil uygulamaya da sahip olduğunu ifade eden Burak Tez, “İHA, tehlikeyi gördüğü an yırtıcı hayvanı ortamdan uzaklaştırmakla kalmayacak aynı zamanda kullanıcıya bildirim yollayarak, durumdan haberdar edecek. Bu özelliğiyle de kullanıcı her yerden sürüsünün durumunu takip edebilme fırsatına sahip olacak. Ayrıca tasarladığımız İHA’nın, uzaktan yazılım güncellemeleri ile afet durumlarında insan tespitinde de kullanabilme imkânı bulunuyor” diye konuştu.
30 Temmuz 2024 Salı - 16:12
Gaziantep Teknopark, inovasyon ve teknolojinin merkezi olma yolunda
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın tersine beyin göçü projesi olan Tech Visa programı kapsamında Gaziantep Teknopark’ın başvurusu kabul edildi. Gaziantep Teknopark, Türkiye’nin dört bir yanına yayılmış, bilim ve teknoloji alanındaki yenilikleri destekleyen teknoparklardan biri olarak, bu programa dahil edilen ve yürütücülüğünü üstlenen 6 teknoparktan biri oldu. Türkiye Tech Visa programı, küresel yetenekleri Türkiye’nin teknolojik ekosistemine entegre etmeyi amaçlamaktadır. Bu iş birliği kapsamında girişimciler birçok fırsata erişim sağlayacak. Gaziantep Teknopark, Tech Visa Programı’na dahil olarak bölgedeki girişimcilere ve yenilikçi projelere önemli destek sağlayacaktır. Bu destek, Gaziantep’in teknolojik gelişimine ve Türkiye’nin bilim ve teknoloji alanındaki yeniliklerine katkıda bulunacaktır. Gaziantep Teknopark, inovasyon ve teknolojinin gelişimine katkılarıyla bölgenin ve Türkiye’nin kalkınmasına önemli katkılar sağlayacaktır. Tech Visa programının bir parçası olarak, küresel yeteneklerin Gaziantep’te buluşacağı inovativ projelerle ve burada yeni başarılara imza atacağı bir merkez olmayı hedeflemektedir.
30 Temmuz 2024 Salı - 11:51
(ÖZEL) Yerli çipin babayiğitleri Bursa’da
Bursa’da 8 yıldır ’lazer çipi’ üreten Türkiye’nin ilk ve tek firmasının Genel Müdürü Ahmet Özkayan, yeni kurulacak çip üretim tesisine destek vermeye hazır olduklarını ifade ederek, bu konuda da ’babayiğitler’in çıkacağını söyledi. Özkayan, "Kurulacak bu tesisin Bursa’da olmasını isteriz" dedi. Üretim kapasitesiyle WikiLeaks’in açıkladığı gizli belgelerde; "ABD’nin ulusal güvenliği için hayati öneme sahip tesisler" arasında adı geçen, 60 yıllık makine firması, seneler önce Ar-Ge çalışmalarında İTÜ, ODTÜ, Cumhuriyet, Bilkent, Gazi ve Uludağ Üniversiteleri, dışarıdan Virginia Commonwealth gibi kuruluşlarla çalışan Ermaksan, çip üretimi için milyonlarca euro yatırım yaptı. Bu yatırımların ve çalışmaların karşılığını alan firma 8 yıldır Türkiye’nin ilk ve tek ’lazer çipi’ üreten şirketi olmayı başardı. Geçen 4-5 yılda dünyada yaşanan çip krizi bu teknolojinin stratejik bir ürün olduğunu gözler önüne serdi. Dünyanın birçok ülkesi çip tüketiminin artması ve stratejik öneme sahip olmasından dolayı, bu alana milyarlarca dolar yatırım yapmayı sürdürüyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın Türkiye’de 65 nm ve altı çip üretimini gerçekleştirmeyi amaçladıklarını açıklamasının ardından Bursa’da 8 yıldır ’lazer çip’ üretimi yapan Ermaksan firmasının Genel Müdürü Ahmet Özkayan, Türkiye’nin bunu yapacak potansiyeli olduğunu ve firma olarak bu girişime destek vereceklerini söyledi. Çip üretiminde de Togg fabrikası için ortaya koyulan iradenin olması gerektiğini vurgulayan Özkayan, bu işin de ’babayiğitler’inin olabileceğinin altını çizdi. "Hem stratejik hem ülke ekonomisi için önemli" Ermaksan Genel Müdürü Ahmet Özkayan, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın çip üretimi ile ilgili görüşlerini çok önemli bulduklarını belirterek, "Bu anlamda çipin Türkiye’de üretilmesi, buna yatırım yapılması hem stratejik hem ülke ekonomisi için önemli bir durumdur. Biz bunu destekliyoruz. Bundan 10 yıl önce çiple ilgili bir yatırıma başladık. Biz ’lazer çipleri’ üretiyoruz. Yani ışıyan çipler üretiyoruz. Hemen hemen aynı yöntemlerle, aynı altyapılarda üretiliyor. Tabii bu işlemci çipler adet olarak dünyada çok fazla rekabeti olan, yatırım bedeli oldukça yüksek bir teknoloji. Devlet eliyle mutlaka organize edilmesi gerekiyor" dedi. "Çiplerin önemi giderek artıyor" "Türkiye’de bu iş yapılır. Devletimiz bu işe liderlik yapıyor ve biz bundan çok büyük mutluluk duyuyoruz" diyerek sözlerini sürdüren Özkayan, "Bunu yapacak ekipler, kabiliyet bir araya geldiğinde mutlak surette olacaktır. Bir yerden başlamak gerekiyor. Türk insanı, Türk mühendisliği, üniversiteler, hocalar, gerekli altyapılar bir araya geldiğinde ben olacağına inanıyorum. Zaten ne kadar stratejik olduğunu da son 4-5 yılda gördük. Giderek önemi artan bir teknoloji. Bilgisayar, elektronik sistemler, donanım, yazılım artık hayatımızda çok fazla yer etmektedir. Çip üretimine gelişmiş ülkeler stratejik bakıyor ve ’hem kendim tasarlayacağım, hem kendim üreteceğim’ diyor. Geç kalınmış değil, bence doğru bir karar. Biz de firma olarak bu konularda işin içinde olmak, destek vermek isteriz. Bursa’da olmasını isteriz" diye konuştu. "TEKNOSAB çip teknolojilerinde üretim merkezi olabilir" Bursa’da yüksek teknoloji anlamında güçlü bir ekosistemin olduğunu dile getiren Özkayan, "Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, Türkiye’nin ilk yüksek teknolojili organize sanayi bölgesini oluşturdu. Bursa Teknoloji Organize Sanayi Bölgesi’nde (TEKNOSAB) altyapı çok iyi. Bu yatırım TEKNOSAB’da olabilir. Çip yatırımı için bu bölgede uygun bir ortam var. Gerek altyapısı gerek lojistik imkanları ile TEKNOSAB, çok iyi bir seçenek. Demiryolu ve otoyol bağlantısı, limana yakınlığı ayrıca kurulacak olan Lojistik Merkezi ile öne çıkan TEKNOSAB’da fabrikalar ve üretim alanları metrekare olarak diğer OSB’lere kıyasla oldukça büyük. Son derece iyi kurgulanmış bir organize sanayi bölgesi. İstanbul’a ve teknokentlere yakınlığı da önemli bir avantaj. Bursa yüksek teknoloji ve katma değerli üretimde bir merkez konumunda. Yatırım hangi şehirde, nasıl olacak bilmiyoruz ama biz Bursa’da olmasını isteriz" ifadelerini kullandı. "Çipler birçok stratejik alanda kullanılıyor" Ahmet Özkayan sözlerine şöyle devam etti: "Kurulacak çip fabrikası ihtiyacı karşılar mı konusunda bir şey diyemiyorum. O tarafı kestirmek zor ama bir tüketim ve ithalat var. İthalata bağımlılık var. Mutlaka o ürünlerden yola çıkılacaktır. İthal edilen ürünlerin millileştirilmesi tarafında yola çıkılırsa, Bursa’da birçok otomotiv fabrikası var. Togg Bursa’da. Türkiye’de çipler birçok stratejik alanda kullanılıyor. Mutlaka üretilen her şey yerini bulur. Önemli olan kurulacak fabrikanın devletimizin arkasında olmasıdır. Nasıl Togg belli bir irade ile kuruldu ve devam ediyorsa bu yatırım da o irade ile yapılırsa elbette güzel olur. ’Babayiğitler’ teknolojide de çıkacaktır. Bizler de elimizden geldiğince işin içinde olmak isteriz. Bize gurur verir." "Bu sıçrama yapılırsa Türkiye önemli bir basamak atlayacak" Çipin ihracat kilogram değerinin oldukça yüksek olduğunun altını çizen Özkayan, "Baktığınız zaman çok ciddi rakamlara çıkıyor. Türkiye’nin bu sıçramayı yapması gerekiyor. Zaten temel düşüncede bu var. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve diğer bağlı kurumlar Türkiye’de çok ciddi çalışmalar yapıyorlar. Sürekli projeler açılıyor, çağrılara çıkıyorlar. Bu anlamda Türkiye’nin bir sıçrama yapabilmesi için elinden geleni yapıyorlar. Çip de bunun bir parçası. Bu sıçrama yapılırsa Türkiye, orta yüksek teknolojiden belki yüksek teknolojiye geçişte önemli bir basamak atlayacak. Böyle bir altyapı kurulduğundan mutlak suretle bir ekosistem de oluşuyor. Buna göre eğitim sistemi, yetişen insan, buralarda çalışmak arzusunda bulunan insanlar olacak. Genç nüfusumuz çok. Çok fazla üniversite var, buradan mezun oluyorlar ve bunlar da kendilerine iş bulacaklar" dedi. "Çip teknolojisini üretmek basit bir şey değil" Kendi firmalarından da söz eden Ahmet Özkayan, "Biz 60 yıllık makineciyiz. Makinelerde kullanılan lazerlerin üretimi için bu çip tesisini kurduk. Bu tesiste lazer üretiminin sıfır noktasından itibaren yani epitaksiyel büyütmeden itibaren son noktası fabrikasyon tarafı ve diyotların üretimine kadar tesiste her şey var. Bu tesis 80 kişilik çalışma sistemi ile çalışıyor. Lisans, lisansüstü, doktorasını yapmış çalışanlarımız dahilinde bir bilim adamı grubuyla yönetiliyor. Dolayısıyla üretim, kolay değil. İleri teknoloji sistemler üretiyorsunuz. Çok farklı zorlukları var. Çip teknolojisini üretmek basit bir şey değil. Bunun tasarımı var. Tasarımdan sonra uygulaması, üretimi oldukça farklı metotlar, hassas sistemler, temiz odalar giderleri fazla. Ama çıktıya baktığınızda hem stratejik hem de kıymetli. Biz bunları başardık. Bilmediğimiz konulardı ama biz ‘lazer çipleri’ üretmeyi başardık. Şu an farklı dalga boylarında lazer çipleri üretebiliyoruz. Bunları diyota çevirebiliyoruz. Diyotlar, lazer kesim modüllerinde kullanılıyor. Savunma sanayinde kullanılan diyotlarımız var. Şu anda savunma sanayinde çok stratejik noktalarda kullanılan lazerlerimiz var. Hem biraz niş konular olmakla beraber, zor olsa da devamlılığının olması gerektiğini ve bütün gücümüzle şirket olarak bu departmanımızı destekliyor olacağız. Para kazansa da kazanmasa da biz burayı sürekli yaşatır vaziyetteyiz. Kolay değil ama gelecek için çok önemli" diye konuştu. "Bir seferberlik ister" Çip üretimi ile ilgili de ’babayiğit’lerin çıkabileceğini sözlerine ekleyen Özkayan, "Babayiğitler elbette çıkar. Niye çıkmasın? Türkiye’de vatansever insanlar, taşın altına elini sokmuş insanlar var. Çok değerli, çok tecrübeli bilim insanları, sanayiciler, şu anda çalışan firmalar, tasarım firmaları, Teknokent’teki firmalar var. Ben cengaver babayiğitlerin çıkacağına inanıyorum. İnşallah bunlardan biri de biziz. Bu konuda çok güzel yatırımlarımız var. Bu bir el birliği, bir seferberlik ister. Bu ülke bir çip seferberliği ortaya koyarsa bu işi yapar" dedi.
30 Temmuz 2024 Salı - 11:28
Yerli çipin babayiğitleri Bursa’da
Bursa’da 8 yıldır ‘lazer çipi’ üreten Türkiye’nin ilk ve tek firmasının Genel Müdürü Ahmet Özkayan, yeni kurulacak çip üretim tesisine destek vermeye hazır olduklarını ifade ederek, bu konuda da ‘Babayiğitler’in çıkacağını söyledi. Özkayan, “Kurulacak bu tesisin Bursa’da olmasını isteriz” dedi. 60 yıllık makine firması, seneler önce Ar-Ge çalışmalarında İTÜ, ODTÜ, Cumhuriyet, Bilkent, Gazi ve Uludağ Üniversiteleri, dışarıdan Virginia Commonwealth gibi kuruluşlarla çalışan Ermaksan, çip üretimi için milyonlarca euro yatırım yaptı. Bu yatırımların ve çalışmaların karşılığını alan firma 8 yıldır Türkiye’nin ilk ve tek ‘Lazer çipi’ üreten şirketi olmayı başardı. Geçen 4-5 yılda dünyada yaşanan çip krizi bu teknolojinin stratejik bir ürün olduğunu gözler önüne serdi. Dünyanın birçok ülkesi çip tüketiminin artması ve stratejik öneme sahip olmasından dolayı, bu alana milyarlarca dolar yatırım yapmayı sürdürüyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın Türkiye’de 65nm ve altı çip üretimini gerçekleştirmeyi amaçladıklarını açıklamasının ardından Bursa’da 8 yıldır ‘lazer çip’ üretimi yapan Ermaksan firmasının Genel Müdürü Ahmet Özkayan, Türkiye’nin bunu yapacak potansiyeli olduğunu ve firma olarak bu girişime destek vereceklerini söyledi. Çip üretiminde de Togg fabrikası için ortaya koyulan iradenin olması gerektiğini vurgulayan Özkayan, bu işin de ‘Babayiğitler’inin olabileceğinin altını çizdi. “Hem stratejik hem ülke ekonomisi için önemli” Ermaksan Genel Müdürü Ahmet Özkayan, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın çip üretimi ile ilgili görüşlerini çok önemli bulduklarını belirterek, “Bu anlamda çipin Türkiye’de üretilmesi, buna yatırım yapılması hem stratejik hem ülke ekonomisi için önemli bir durumdur. Biz bunu destekliyoruz. Bundan 10 yıl önce çiple ilgili bir yatırıma başladık. Biz ‘Lazer çipleri’ üretiyoruz. Yani ışıyan çipler üretiyoruz. Hemen hemen aynı yöntemlerle, aynı altyapılarda üretiliyor. Tabii bu işlemci çipler adet olarak dünyada çok fazla rekabeti olan, yatırım bedeli oldukça yüksek bir teknoloji. Devlet eliyle mutlaka organize edilmesi gerekiyor” dedi. “Çiplerin önemi giderek artıyor” “Türkiye’de bu iş yapılır. Devletimiz bu işe liderlik yapıyor ve biz bundan çok büyük mutluluk duyuyoruz” diyerek sözlerini sürdüren Özkayan, “Bunu yapacak ekipler, kabiliyet bir araya geldiğinde mutlak surette olacaktır. Bir yerden başlamak gerekiyor. Türk insanı, Türk mühendisliği, üniversiteler, hocalar, gerekli altyapılar bir araya geldiğinde ben olacağına inanıyorum. Zaten ne kadar stratejik olduğunu da son 4-5 yılda gördük. Giderek önemi artan bir teknoloji. Bilgisayar, elektronik sistemler, donanım, yazılım artık hayatımızda çok fazla yer etmektedir. Çip üretimine gelişmiş ülkeler stratejik bakıyor ve ‘hem kendim tasarlayacağım, hem kendim üreteceğim’ diyor. Geç kalınmış değil, bence doğru bir karar. Biz de firma olarak bu konularda işin içinde olmak, destek vermek isteriz. Bursa’da olmasını isteriz” diye konuştu. “TEKNOSAB çip teknolojilerinde üretim merkezi olabilir” Bursa’da yüksek teknoloji anlamında güçlü bir ekosistemin olduğunu dile getiren Özkayan, “Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, Türkiye’nin ilk yüksek teknolojili organize sanayi bölgesini oluşturdu. Bursa Teknoloji Organize Sanayi Bölgesi’nde (TEKNOSAB) altyapı çok iyi. Bu yatırım TEKNOSAB’da olabilir. Çip yatırımı için bu bölgede uygun bir ortam var. Gerek altyapısı gerek lojistik imkanları ile TEKNOSAB, çok iyi bir seçenek. Demiryolu ve otoyol bağlantısı, limana yakınlığı ayrıca kurulacak olan Lojistik Merkezi ile öne çıkan TEKNOSAB’da fabrikalar ve üretim alanları metrekare olarak diğer OSB’lere kıyasla oldukça büyük. Son derece iyi kurgulanmış bir organize sanayi bölgesi. İstanbul’a ve teknokentlere yakınlığı da önemli bir avantaj. Bursa yüksek teknoloji ve katma değerli üretimde bir merkez konumunda. Yatırım hangi şehirde, nasıl olacak bilmiyoruz ama biz Bursa’da olmasını isteriz.” ifadelerini kullandı. “Çipler birçok stratejik alanda kullanılıyor” Ahmet Özkayan sözlerine şöyle devam etti; “Kurulacak çip fabrikası ihtiyacı karşılar mı konusunda bir şey diyemiyorum. O tarafı kestirmek zor ama bir tüketim ve ithalat var. İthalata bağımlılık var. Mutlaka o ürünlerden yola çıkılacaktır. İthal edilen ürünlerin millileştirilmesi tarafında yola çıkılırsa, Bursa’da birçok otomotiv fabrikası var. Togg Bursa’da. Türkiye’de çipler birçok stratejik alanda kullanılıyor. Mutlaka üretilen her şey yerini bulur. Önemli olan kurulacak fabrikanın devletimizin arkasında olmasıdır. Nasıl Togg belli bir irade ile kuruldu ve devam ediyorsa bu yatırım da o irade ile yapılırsa elbette güzel olur. ‘Babayiğitler’ teknolojide de çıkacaktır. Bizler de elimizden geldiğince işin içinde olmak isteriz. Bize gurur verir.” “Bu sıçrama yapılırsa Türkiye önemli bir basamak atlayacak” Çipin ihracat kilogram değerinin oldukça yüksek olduğunun altını çizen Özkayan, “Baktığınız zaman çok ciddi rakamlara çıkıyor. Türkiye’nin bu sıçramayı yapması gerekiyor. Zaten temel düşüncede bu var. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve diğer bağlı kurumlar Türkiye’de çok ciddi çalışmalar yapıyorlar. Sürekli projeler açılıyor, çağrılara çıkıyorlar. Bu anlamda Türkiye’nin bir sıçrama yapabilmesi için elinden geleni yapıyorlar. Çip de bunun bir parçası. Bu sıçrama yapılırsa Türkiye, orta yüksek teknolojiden belki yüksek teknolojiye geçişte önemli bir basamak atlayacak. Böyle bir altyapı kurulduğundan mutlak suretle bir ekosistem de oluşuyor. Buna göre eğitim sistemi, yetişen insan, buralarda çalışmak arzusunda bulunan insanlar olacak. Genç nüfusumuz çok. Çok fazla üniversite var, buradan mezun oluyorlar ve bunlar da kendilerine iş bulacaklar” dedi. “Çip teknolojisini üretmek basit bir şey değil” Kendi firmalarından da söz eden Ahmet Özkayan, “Biz 60 yıllık makineciyiz. Makinelerde kullanılan lazerlerin üretimi için bu çip tesisini kurduk. Bu tesiste lazer üretiminin sıfır noktasından itibaren yani epitaksiyel büyütmeden itibaren son noktası fabrikasyon tarafı ve diyotların üretimine kadar tesiste her şey var. Bu tesis 80 kişilik çalışma sistemi ile çalışıyor. Lisans, lisansüstü, doktorasını yapmış çalışanlarımız dahilinde bir bilim adamı grubuyla yönetiliyor. Dolayısıyla üretim, kolay değil. İleri teknoloji sistemler üretiyorsunuz. Çok farklı zorlukları var. Çip teknolojisini üretmek basit bir şey değil. Bunun tasarımı var. Tasarımdan sonra uygulaması, üretimi oldukça farklı metotlar, hassas sistemler, temiz odalar giderleri fazla. Ama çıktıya baktığınızda hem stratejik hem de kıymetli. Biz bunları başardık. Bilmediğimiz konulardı ama biz ‘lazer çipleri’ üretmeyi başardık. Şu an farklı dalga boylarında lazer çipleri üretebiliyoruz. Bunları diyota çevirebiliyoruz. Diyotlar, lazer kesim modüllerinde kullanılıyor. Savunma sanayinde kullanılan diyotlarımız var. Şu anda savunma sanayinde çok stratejik noktalarda kullanılan lazerlerimiz var. Hem biraz niş konular olmakla beraber, zor olsa da devamlılığının olması gerektiğini ve bütün gücümüzle şirket olarak bu departmanımızı destekliyor olacağız. Para kazansa da kazanmasa da biz burayı sürekli yaşatır vaziyetteyiz. Kolay değil ama gelecek için çok önemli” diye konuştu. “Bir seferberlik ister” Çip üretimi ile ilgili de ‘Babayiğit’lerin çıkabileceğini sözlerine ekleyen Özkayan, “Babayiğitler’ elbette çıkar. Niye çıkmasın? Türkiye’de vatansever insanlar, taşın altına elini sokmuş insanlar var. Çok değerli, çok tecrübeli bilim insanları, sanayiciler, şu anda çalışan firmalar, tasarım firmaları, Teknokent’teki firmalar var. Ben cengaver ‘Babayiğitler’in çıkacağına inanıyorum. İnşallah bunlardan biri de biziz. Bu konuda çok güzel yatırımlarımız var. Bu bir el birliği, bir seferberlik ister. Bu ülke bir çip seferberliği ortaya koyarsa bu işi yapar” dedi.
30 Temmuz 2024 Salı - 10:26
Casper Nirvana x700 ve x600 ıntel “H” serisi işlemcilerle yenilendi
Dünyadaki trend teknolojileri Türk kullanıcılarına sunma misyonunu benimseyen Casper, gelişmiş konfigürasyon seçeneklerine bir yenisini daha ekledi. Yüksek mobiliteye ve güçlü performansa ihtiyaç duyan kullanıcılar için geliştirdiği Nirvana X700 ve X600 modeli, Intel’in “H” serisi işlemcileriyle yenilendi. Intel’in en yüksek performansa sahip işlemcisi olan “H” serisi, gaming laptopların sunduğu güçlü performansı şık bir tasarım ve 19.2mm incelikte kullanma imkanı sağlıyor. Türkiye’nin önde gelen bilgisayar üreticilerinden Casper, dünyadaki son teknolojileri kullanıcılarıyla buluşturmaya devam ediyor. Profesyonel ve günlük hayatında sık seyahat eden kişiler için en iyi performansı sunmayı hedefleyen Casper Nirvana X700 ve X600 dizüstü bilgisayarlar, Intel’in “H” serisi işlemcileriyle yenilendi. Genellikle masaüstü bilgisayarlarda kullanılan “H” serisi işlemciler, Casper’ın gelişmiş Ar-Ge’si sayesinde Casper Nirvana X700 ve X600’ün 19.2mm inceliğinden taviz vermeden bir araya geliyor. AlderLake ailesindeki Intel Core i5 12450H ve Core i7 12700H seçenekleriyle özelleştirilebilen bu işlemciler, Intel’in bugüne kadar sağladığı en yüksek performansla dizüstü bilgisayarlara yeni bir anlayış kazandırıyor. Intel “H” serisi işlemciler %190 performans sağliyor Yenilenen mikro mimarisiyle, “U” serisi işlemcilere kıyasla çok daha fazla performans sağlayan Intel’in “H” serisi işlemcisi, masaüstü bilgisayarların gücünü Casper Nirvana X700 ve X600’e getiriyor. Normalde gaming laptoplarda 45W gücünde olan “H” işlemciler, X700 ve X600’ün şık tasarımından ödün verilmeden yalnızca 28W gücünde kullanılıyor. Böylece hem çok daha yüksek performans sağlayan bu işlemciler, U ailesine ait Core i7 12. Nesil işlemcilere göre Intel Core i5 12450H modelinde %28, Core i7 12700H’de ise %90 oranında performans artışı sunuyor. Casper Nirvana X700 ve X600’ün ince tasarımını koruyarak daha optimize çalışmasını sağlayan bu geliştirme ile kullanıcılar dizüstü bilgisayarlarını tam kapasite kullanabiliyor. Aynı zamanda TYPE-C portu da eklenen Casper Nirvana X700 ve X600, yüksek mobilite özelliğini kusursuz bir uyum içinde artırıyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder