TEKNOLOJİ
01 Nisan 2026 Çarşamba - 11:37 Gökyüzünün yıldızları GÖKTİM, Melikgazi’de eğitime başladı Kayseri Valiliği himayesinde kurulan Gökyüzü Teknoloji ve İnovasyon Merkezi (GÖKTİM) kapsamında Melikgazi Belediyesi’nin Necip Fazıl Kısakürek, Tınaztepe, Danişmentgazi Sosyal Tesislerinde gerçekleşecek olan GÖKTİM Melikgazi’de eğitimler başladı. Atölyelerle zenginleştirilmiş teknoloji eğitimleri Robotik kodlama, yapay zekâ, elektrik-elektronik, 3D tasarım, havacılık ve uzay bilimleri gibi atölyeleri bulunan GÖKTİM Melikgazi’de öğrencilerin eğitim almaya başladığını söyleyen Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu, "GÖKTİM Melikgazi bugün itibariyle başlamış oldu. Kaymakamlığımız, Melikgazi Belediyemiz ve Melikgazi İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüz ile birlikte Melikgazi’de öğrencilerimiz GÖKTİM Melikgazi’de eğitim alacak. Biz de Melikgazi Belediyesi olarak 3 farklı teknoloji atölyemizde inşallah bu çocuklarımıza güzel uygulamalar ve eğitimler vereceğiz. Bugün ilk başlangıcımızı Necip Fazıl Kısakürek Sosyal Tesislerimizde yaptık. Aynı zamanda Tınaztepe ve Danişmentgazi sosyal tesislerimizdeki Teknoloji Atölyelerini de kullanacaklar. Gençlerimizi yazın sonuna kadar burada eğitime tabi tutacağız. İnşallah sürdürülebilir bir eğitim projesi olacak. Bu çocukların geleceğe en iyi şekilde hazırlanması için Valimiz Sayın Gökmen Çiçek, Kaymakamımız Sayın Sedat Sırrı Arısoy, İlçe Milli Eğitim Müdürümüz Sayın Hacı Kaya ve mesai arkadaşlarımızla birlikte, velilerimizin de desteğiyle bu gençlerimizi en iyi şekilde geleceğe hazırlayacağız. Hayırlı olmasını diliyorum" dedi. "Hiçbir gencimiz yalnız kalmayacak" GÖKTİM projesinin en önemli destekçilerinden biri olan Melikgazi Belediyesi’ne teşekkür eden Melikgazi Kaymakamı Sedat Sırrı Arısoy ise, "Sayın Valimiz Gökmen Çiçek Bey’in ‘Hiçbir gencimiz yalnız kalmayacak’ talimatları, düsturlarıyla yürütülen faaliyetlerden bir tanesi de Gökyüzü Teknoloji ve İnovasyon Merkezi (GÖKTİM). Dolayısıyla da GÖKTİM Melikgazi’dir. Biz inovasyon ve havacılık alanında gençlerimizle beraber bir yola çıkıyoruz. Ve bu yolu yalnız yürümeyecek ve gençlerimizi yalnız bırakmayacağız. Bu bütün Kayseri’nin sahip çıktığı bir proje. Hem sektördeki güçlü firmalar hem üniversite hem yerel yönetim ile beraber bir ve bütün olarak bütün gençlerimizin geleceğe hazırlanması konusunda GÖKTİM Melikgazi büyük bir görev yapacaktır. Ben emeği geçen görünür ve görünmez bütün ekip arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Hayırlı ve uğurlu olsun" diye konuştu.
01 Nisan 2026 Çarşamba - 11:19 Casper’dan yüksek işlem gücü ile verimi artıran teknoloji Yüksek performanslı bilgisayar deneyimini daha hafif ve ince bir formda birleştiren Excalibur, G915 modeliyle içerik üretiminden çoklu görev yönetimine kadar tüm süreçleri daha hızlı ve verimli hale getirmeyi amaçlıyor. Casper’ın yüksek performanslı bilgisayar markası Excalibur, yeni modeli G915 ile güç, hafiflik ve inceliği aynı cihazda buluşturuyor. Güçlü donanımı ve mobil kullanım avantajıyla Excalibur G915; yüksek performansı her yerden erişilebilir kılarak geniş bir kullanıcı kitlesine hitap etmeyi hedefliyor. Yüksek işlem gücü ile üretkenlik artıyor Excalibur G915, Intel Core i7 13. Nesil ve Series 2 işlemciler, DDR5 RAM teknolojisi, 10 çekirdekli işlemci yapısı ve yüksek frekans kapasitesi ile video düzenleme, 3D modelleme, yazılım geliştirme ve çoklu görev senaryolarında işleri hızlandırarak kullanıcıların zamandan tasarruf etmesine yardımcı oluyor. RTX50 serisi ekran kartı seçenekleri ise oyunların yanı sıra grafik tasarım, render ve yapay zekâ destekli uygulamalarda da yüksek işlem gücünü daha akıcı ve verimli hale getirerek üretkenliği artırıyor. Hafiflik ve performans dengesi Sadece 2,3 kg hafifliği ve 20,5 mm inceliğiyle Excalibur G915, güçlü performansını mobil kullanım avantajıyla birleştiriyor. Ofis, ev ya da hareket halindeyken aynı verimlilikle çalışmak isteyen kullanıcılar için ideal bir çözüm sunuyor. Dayanıklı metal gövdesi ise hem uzun ömürlü kullanım hem de premium bir deneyim vadediyor. Daha geniş ekran, daha verimli çalışma alanı 15.6" kasa kompaktlığında sunulan 16" ekran, kullanıcıya daha geniş bir çalışma alanı sağlayarak aynı anda birden fazla pencereyle verimli çalışma imkânı sunuyor. Yüzde 100 sRGB renk doğruluğu ve 165 Hz yenileme hızı ile hem görsel netlik hem de akıcılık bir arada sunuluyor. Yansıma önleyici ekran yapısı ise farklı ışık şartlarında dahi uzun süre kesintisiz ve konforlu bir kullanım sağlıyor.
01 Nisan 2026 Çarşamba - 10:15 Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından Denizli’de kamu personeline yönelik eğitim programı Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Muğla Bölge Müdürlüğü tarafından, Valilik ev sahipliğinde düzenlenen program kapsamında kamu personeline "Yapay Zekâ, Algoritmalar ve Yeni Medya" başlıklarında eğitim verildi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Muğla Bölge Müdürlüğü tarafından, Denizli Valiliği ev sahipliğinde düzenlenen eğitim programları kapsamında; ilde görev yapan kurum müdürleri ile Basın ve Halkla İlişkiler birimlerinde çalışan kamu personeline yönelik "Yapay Zekâ, Algoritmalar ve Yeni Medya" başlıklarında eğitim gerçekleştirildi. Program çerçevesinde düzenlenen "Kurumsal Kimlik ve Görsel Dil: Kamuda Tutarlılık ve Güven" ile "Basın Bülteni ve Stratejik Metin Yazımı (Yapay Zekâ Destekli)" oturumlarında; iletişim biçimlerinin hızla evrildiği, dijitalleşmenin kamu yönetimi üzerindeki etkisinin giderek arttığı günümüzde, hakikati savunma iradesinin önemi vurgulandı. Ayrıca dezenformasyonla etkin mücadele edilmesi ve kamu politikalarının özgün, anlaşılır ve güven veren bir dil ile aktarılmasının gerekliliği katılımcılara kapsamlı şekilde aktarıldı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Muğla Bölge Müdürü Sezgin Sağun’un açılış konuşmasıyla başlayan programda Sağun, kurum ve kuruluşlar tarafından yapılan her paylaşımın kamu politikalarını görünür kılan önemli bir unsur olduğuna dikkat çekti. Konuşmasında, "Her cümle, vatandaşla kurulan bağın bir ilmeğidir. Güven ise hem bireysel hem de kurumsal düzeyde, doğru ve etkili iletişimle inşa edilir" ifadelerine yer verdi. Kamu personelinin yoğun katılımı ve ilgisiyle gerçekleştirilen program, aile fotoğrafı çekimi ile tamamlandı.
200 bin lira ödüllü ZBEÜ Ar-Ge ve İnovasyon Proje Pazarı başladı
28 Mayıs 2024 Salı - 14:14 200 bin lira ödüllü ZBEÜ Ar-Ge ve İnovasyon Proje Pazarı başladı Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi tarafından bu yıl 9. kez hayata geçirilen ZBEÜ Farabi Ar-Ge ve İnovasyon Proje Pazarı spor salonunda başladı. Projede birinci seçilecek olan projeye 200 bin lira ödül verilecek. ZBEÜ de bu yıl Farabi Ar-Ge ve İnovasyon Proje Pazarı dokuzuncu kez gerçekleştirildi. Proje pazarının açılış töreni Sezai Karakoç Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Saygı duruşunda bulunulmasının ardından İstiklal Marşı’nın okunduğu açılış töreninde üniversitenin 100. yıl klibi davetlilere sunuldu. Zonguldak Teknopark Genel Müdürü Doç. Dr. Ferdi Kesikoğlu, Farabi Ar-Ge ve İnovasyon Proje Pazarı’nın açılışında yaptığı konuşmada, üniversitenin global ve ulusal konjonktürdeki gelişmelere uyum sağlayarak hem eğitim öğretim hem de araştırma geliştirme alanında önemli projelere imza attığını belirtti. Doç. Dr. Kesikoğlu, "Global ve ulusal konjonktürdeki gelişmeleri kendisine bir felsefe edinen üniversitemiz bu çerçevede hem eğitim öğretim hem de araştırma geliştirme alanında çok ciddi işlere, projelere imza atmaktadır. İşte o projelerden bir tanesi bugün hayata geçirdiğimiz ve 9. düzenlediğimiz Farabi Ar-Ge ve İnovasyon Proje Pazarı etkinliğimizdir" dedi. Bu yılki etkinlikte 6 tematik alan bulunduğunu belirten Kesikoğlu, 100. yıl münasebetiyle 100 proje hedefi koyduklarını, ancak 150 proje başvurusu aldıklarını ifade etti. Kesikoğlu, "Bu projeler içerisinde ön değerlendirme sürecini üniversitemizdeki hocalarımızla titizlik içerisinde değerlendirerek 100’ünün bugün finalde yarışmasına karar verdik" şeklinde konuştu. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (ZBEÜ) Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Farabi Ar-Ge ve İnovasyon Proje Pazarı etkinliğinde yaptığı konuşmada, üniversitenin bilimin ve yenilikçiliğin ışığında şehri ve öğrencileri konuşturmaya devam ettiğini belirtti. Prof. Dr. Özölçer, “Bilimin ve yenilikçiliğin ışığını kendine rehber edinmiş üniversitemiz olarak birçok nitelikli etkinlikle şehrimizi ve öğrencilerimizi konuşturmaya devam ediyoruz. Bu faaliyetlerden biri olarak hem bizler hem de tüm araştırmacılar ve girişimciler için büyük önem arz eden bu etkinliği organize etmenin gurur içerisindeyiz” dedi. Bu yıl dokuzuncusu düzenlenen FarabiAr-Ge ve İnovasyon Proje Pazarı’nın amacının, farklı disiplinlerden pek çok projeyi akademisyenler, sanayiciler ve genç girişimcilerin bir araya geldiği bir ortamda buluşturmak ve güncel sorunlara karşı geliştirilen çözüm önerilerine odaklanmak olduğunu ifade eden Özölçer, “Farabi Ar-Ge İnovasyon Proje Pazarı bilimsel araştırmaların yenilikçi fikirlere sergilendiği ve yeni işbirliklerinin temellerinin atıldığı çok önemli bir platform olma özelliğini sürdürmektedir. Toplumumuza ve insanlığa fayda sağlamak için var gücümüzle çalışmaktayız” şeklinde konuştu. Özölçer, "Etkinlik kapsamında günümüz teknolojik gelişmelerine ve ihtiyaçlarına paralel olarak 6 tematik alan belirlenmiştir. Bu tematik alanlar; elektronik ve bilişim teknolojileri, enerji ve makine teknolojileri, gıda, tarım ve kimya, çevre teknolojileri, savunma sanayi ve uzay teknolojileri, tıp ve yaşam bilimi uygulamaları, sürdürülebilir kentler ve yaşam olarak sıralanmaktadır. Bu hedef doğrultusunda Ar-Ge faaliyetlerine odaklanarak ülkemiz, milletimiz ve geleceğimiz adına kayda değer projelerin ortaya koyulmasına da çaba göstermekteyiz.” diyerek sözlerini tamamladı. Zonguldak Vali Yardımcısı Turgut Subaşı da “Zonguldak’ta gerçekten üniversitemizin 100. Yılı, şehrimizin de 100. Yılı ikisinin beraber mutluluğunu paylaşıyoruz. Üniversitemiz bütün Zonguldak’ın gurur kaynağı. Zaman zaman şehrin kısır tartışmalarında kendimizi kaybettiğimiz halde üniversitemizin alanındaki mümtaz çalışmaları böyle etkinlikleriyle bilimin ışıltısından yararlanarak yolumuzu çizmeye çalışıyoruz” ifadelerine yer verdi. Törende Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Prof. Dr. Mustafa Alişarlı, Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir, Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Uzun teşekkür konuşması yaptı. Açılış töreni sponsorlara plaket takdiminin ardından spor salonundaki proje sunumlarının gezilmesiyle devam etti.
ESTÜ’lü öğrencilerden tarıma yeni bir soluk getirebilecek proje
28 Mayıs 2024 Salı - 13:53 ESTÜ’lü öğrencilerden tarıma yeni bir soluk getirebilecek proje Eskişehir Teknik Üniversitesi (ESTÜ) öğrencilerinin geliştirdiği yapay zekâ ile kontrol edilen sera sistemleri, çiftinin oturduğu yerden sulama sıcaklık düşürüp veya arttırma gibi birçok imkan sağlamayı ve doğal afetleri üreticiye önceden haber vermeyi hedefliyor. Eskişehir Teknik Üniversitesi 17. Proje Fuarı Ve Yarışması’nda öğrenciler geliştirdikleri projeleri ile yarıştılar. Jürinin tek tek incelediği projeler hakkında öğrenciler detaylı bilgi vermeye ve sunumları ile geliştirdikleri konuları anlatmaya çaba gösterdi. Öğrenci, öğretim görevlileri ve destekleyici firmalar 2 Eylül Kampüsü’ndeki alanda yoğunluk gösterdi. O projelerden en dikkat çekicilerinden biri ise ESTÜ’de öğrenim gören Nefise Ezgi Özer ve Numan Horoz’un geliştirdiği yapay zekâ ile kontrol edilebilen sera oldu. Çiftçiye seraya gitmeden sulama, serinletme, ısıtma, bitkilerdeki hastalıkları öğrenme gibi imkânları sağlayan sistem, bunların yanı sıra yanı sıra muhtemel yangın anında direkt müdahile ve sel gibi afetleri sensörleri sayesinde önceden bildirme gibi yetenekleri de barındırıyor. “Sistem sayesinde su daha verimli kullanılabilir” Geliştirdikleri proje hakkında konuşan Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü 4. sınıf öğrencisi Nefise Ezgi Özer, "Projemizin yapay zekâya dayalı akıllı sera sistemleri geliştirmek üzerine. Biliyorsunuz ki dünyada çok fazla şu an ürün geliştirmemiz gerekiyor ve Türkiye buna çok uygun bir alan aslında. Seracılıkta çok iyi yapılabilir. Fakat durumları önceden tahmin etmek, durumlara göre karar verebilmek ve bunu sensörlerle, aktiviatörlerle kontrol etmek çok daha önemli. Literatürde hayata geçirilmiş bir şey yok. Yani belli başlı tezler çalışmalar var ama hayata geçirilmiş büyük bir proje yok. Biz de demo versiyonunu gerçekleştirmek istedik. Demoda gördüğünüz üzere şu an marul yetiştiriyoruz. Belli başlı işte karbondioksit sensörümüz, nem sensörümüz, sıcaklık sensörümüz, fanlarımız var. Aynı zamanda toprak nem sensörümüz var. Aynı zamanda mobil uygulamalarla cep telefonundan bunu siz manuel olarak kontrol edebiliyorsunuz. Sıcaklığı azaltmak için soğutucu kullanabiliyoruz. Sıcaklık azaldığını bu sefer ısıtmak için ısıtıcı fan kullanabiliyoruz. Bitkide hastalık var mı? Bitkideki hastalığı nasıl geliştirebilir? Yapay zekâ bunu simüle edip karar verebilir mi? Dijital ikiz teknolojisiyle biz bunu nasıl önceden belirleyebiliriz ki ekini kaybetmeyebiliriz şeklinde özetleyebiliriz. Belli başlı su deposunu daha verimli kullanabilir. Çünkü suya ihtiyacı olduğunda verecek suya ihtiyacı olmadığınızda kesecek. Yani belli bir su deposu buna yeterli gelebilir. Aynı zamanda herhangi bir acil afet durumunda yıkılma durumunda ekiplerin ekini kaybetme durumunda bunu sensörler yardımıyla önceden bilecek. Mesela yangın durumunda, dumanı önceden algılayabildiği için bunu seyrederek kendisi kapatarak ekini koruyabilir” dedi.
Zirai ilaçlamada insansız hava aracı dönemi
28 Mayıs 2024 Salı - 11:46 Zirai ilaçlamada insansız hava aracı dönemi Niğde Teknopark’da girişimci ve makine mühendisi olan Harun Varol tarafından geliştirilen zirai ilaçlama dronları ile üreticilerin iş yükü hafifleyerek, maliyetleri düşüyor. Kapasitelerine göre 4 farklı modelde zirai ilaçlama üretimi yaptıklarını söyleyen Harun Varol, amaçlarının en iyi teknolojiyi yerli imkanlarla üretip en uygun fiyatla çiftçiye sunabilmek olduğunu belirtti. Varol, “Başladığımızda prototipleri ürettikten sonra uzun bir süre bir satışa sunmadık. Farklı arazilerde, farklı iklim şartlarında gece, gündüz cihazlarımız uzun bir süre test ettik, iyileştirmeler yaptık. Sürekli deneyerek ve daha iyisini yaparak en iyisine emin olduk sonra ticarileşme kısmına geçtik. Bu süreçte cihazlarımızı son sınırına kadar zorladık, düşme, çakılma, bunun gibi durumlar da oldu. Biz bunları görüp daha da iyileştirdik ve çiftçinin elinde de bu cihazların problemsiz çalışmasını sağladık” dedi. Üreticilerin insansız hava araçları ile yaptıkları ilaçlama ile maliyetlerinin düştüğünü ve daha fazla verim aldığını kaydeden Varol, “Üreticiye maliyet anlamında oldukça yüksek bir katkısı var. İlaçlama verimi olarak en az yüzde elli gibi daha verimli bir ilaçlama imkanı sunuyor insansız hava araçları. Çünkü geleneksel ilaçlamaya göre çok daha düşük partiküller halinde atıyorsunuz bu yöntemle ve bu partikülleri bitkiye etkisi daha hızlı oluyor. Bunun geleneksel yöntemle, traktörle tarlaya girdiğinizden dolayı akaryakıt masrafı, tarlanın çiğnenmesi, personel maliyetleri ortaya çıkıyor. İnsansız hava aracılığıyla yapılan ilaçlamanın yüzde yetmiş daha az maliyetle bitirildiğini gördük. Bunun yanında daha az ilaçla daha fazla verim söz konusu. Kullanan çiftçiler, genel olarak çeltik ve zararlı böceklerle mücadele konusunda geleneksel yöntemde yapılan işlemlere göre çok daha verimli olduğunu beyan ettiler” ifadelerine yer verdi. Amaçlarının üretilen insansız hava araçlarında yüzde yüz yerliliğe ulaşmak olduğunu söyleyen Varol, “Biz her ne kadar yerli imal etsek de belli parçaları yurt dışından almak zorundayız. Cihazların yerlilik oranını arttırmak üzerine hala çalışıyoruz. Yüzde yüz yerliye kadar çıkarmak temel hedefimiz” dedi.
Yeni nesil 800GE veri iletim teknolojisi ile 800 Gbps hıza ulaşıldı
28 Mayıs 2024 Salı - 11:31 Yeni nesil 800GE veri iletim teknolojisi ile 800 Gbps hıza ulaşıldı Türk Telekom, İstanbul Gayrettepe ve Ankara Ulus’ta bulunan transport şebeke sistemlerinin 800GE arayüzlerini transmisyon altyapısı üzerinden yedekli transfer ederek, iki büyük şehir arasında tek bir arayüz üzerinden 800 Gbps canlı trafik taşıdı. Nokia iş birliği ile yapılan testte; mevcut veri iletim teknolojisinin 2 katı hızlara çıkıldı ve yüzde 44’e varan enerji tasarrufu ölçüldü. Türk Telekom, veri trafiğinde daha yüksek hız, kapasite ve güvenilirlik oluşturan yeni nesil veri iletim teknolojisini odağına aldı. Şirket, İstanbul Gayrettepe ve Ankara Ulus’ta bulunan transport şebeke sistemlerinin 800GE arayüzlerini transmisyon altyapısı üzerinden yedekli transfer ederek, iki büyük şehir arasında tek bir arayüz üzerinden 800 Gbps canlı trafik taşıdı. Türkiye’de ilk olduğu belirtilen, uzun mesafede ve canlı trafik taşınarak yapılan denemede, mevcut sistemlere göre yüzde 44 enerji tasarrufu sağlandığı görüldü. “Hız, kapasite ve enerji tasarrufu sağlayan teknolojilerimizle iş süreçlerinde verimliliği artırmayı hedefliyoruz” Türk Telekom Destek Hizmetleri ve Satınalma Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Beytur, “Daha yüksek hız, kapasite ve enerji tasarrufu sağlayan teknolojiler ile müşterilerimize kaliteli ve çeşitli sürdürülebilir servisler sunmayı amaçlıyoruz. Bu teknoloji, 2 kat daha yüksek hızlara ulaşmayı sağlarken aynı zamanda yaklaşık yüzde 44 enerji tasarrufu sağlıyor. Yaptığımız denemelerde İstanbul ve Ankara gibi iki büyük şehri birbirine 800 Gbps yüksek hızla bağladık. Eriştiğimiz bu hızlar ulaşım, dijital oyun, otomotiv, enerji, gıda ve tarım, akıllı şehir yönetimi, sağlık, üretim gibi daha birçok dikey pazar uygulamasının daha verimli kullanılmasına imkân sağlayacak” dedi. Nokia Türkiye Genel Müdürü Erensoy Bilgin, “Nokia’nın F5 teknolojisi ile 7750 SR yönlendiricilerinde etkinleştirilen 800GE, hizmet sağlayıcıların trafik talebine ayak uydurabilmeleri ve geniş ölçekte farklılaştırılmış hizmetler sunabilmeleri için ihtiyaç duydukları kapasiteyi ekler. Türk Telekom ile birlikte Türkiye’de ilk kez uzun mesafeli bir bağlantı üzerinden hem teknolojinin performansını hem de enerji verimliliğini kanıtlayabilmiş olmanın gururunu yaşıyoruz” diye konuştu. Yeni nesil veri iletim teknolojisi yüksek hızlarda veri indirme ve yükleme imkânı sağlıyor. Bu teknoloji ile kamu güvenliği, akıllı şehirler, akıllı araçlar, akıllı ulaşım, akıllı sağlık ve Endüstri 4.0 uygulamaları başta olmak üzere, iş ve özel hayatın her alanında ortaya çıkacak yeni ihtiyaçlar kolaylıkla karşılanabilecek.
Bilim Yunusemreli öğrenciler Türkiye ikincisi oldu
27 Mayıs 2024 Pazartesi - 15:29 Bilim Yunusemreli öğrenciler Türkiye ikincisi oldu Bilim Yunusemre öğrencileri İzmir’de gerçekleştirilen Dünya Robot Olimpiyatları Uluslararası Finali’ne damgasını vurdu. Merkezin Green Horizon Takımı yarışmada Türkiye ikincisi oldu. Deneyap VEGA Takımı da, Dünya Robot Olimpiyatları Uluslararası Finali Robo Mission Yıldızlar Kategorisinde 40 takım içerisinde Türkiye 5’incisi oldu. Bilim Yunusemre ile binlerce öğrenciye bilimi sevdiren Bilim Yunusemre, İzmir’de gerçekleştirilen Dünya Robot Olimpiyatları Uluslararası Finali’ne katıldı. Finale 6 takım ile katılan Bilim Yunusemre büyük başarılar elde etti. Yarışmada Manisa TOBB Bülent Koşmaz Fen Lisesi, Teknolojik İnovasyon Kulübü ve Bilim Yunusemre Deneyap Atölyesi öğrencilerinden oluşan Green Horizon Takımı, Dünya Robot Olimpiyatı Türkiye elemelerinde Geleceğin Kaşifleri gençler klasmanında Türkiye ikincisi olarak eylül ayında İtalya’da düzenlenecek turnuvaya katılım hakkı kazandı. Deneyap VEGA Takımı Türkiye 5’incisi oldu Yarışmada Bilim Yunusemre Deneyap VEGA Takımı da 40 takım arasında dereceye girerek Türkiye 5’incisi oldu. Robo Mission Yıldızlar Kategorisinde rakiplerini geçerek büyük başarı elde eden Bilim Yunusemre Deneyap VEGA takımı, kendi alanında büyük başarı elde etti. Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, dereceye giren öğrencileri ve eğitmenlerini tebrik ederek, “Türkiye şampiyonasında büyük başarılar elde eden öğrencilerimizi ve eğitmenlerini kutlarım. Belediye olarak öğrencilerimizi desteklemeye devam edeceğiz” dedi.
Çağrı merkezleri hızla yükseliyor: “Ülkemiz bölgesel çağrı merkezi halinde”
27 Mayıs 2024 Pazartesi - 15:24 Çağrı merkezleri hızla yükseliyor: “Ülkemiz bölgesel çağrı merkezi halinde” Türkiye’de çağrı merkezi hizmetleri sektörü, dijitalleşmenin etkisiyle büyük bir ivme kazandı. Türkiye’de faaliyet gösteren bulut tabanlı çağrı merkezi hizmet sağlayıcısı AloTech’in Kurucu Ortağı ve CEO’su Cenk Soyak, “Türkiye’deki çağrı merkezleri her yıl yüzde 20 oranında büyürken birçok marka operasyonlarını Türkiye üzerinden yürütüyor, bu da ülkeyi bölgesel bir çağrı merkezi haline getiriyor” dedi. Müşteri Deneyimi ve Yönetimi Derneği’nin verilerine göre, pazar büyüklüğü 2020’de 10,9 milyar TL iken, 2023’te 41,7 milyar TL’ye yükseldi ve müşteri temsilcisi sayısı 140 bine ulaştı. “Ayda 90 milyon dakikanın üzerinde trafik yönetiyoruz” Çağrı merkezi hizmetlerini buluta taşıyarak, müşterilerine sesli ve yazılı iletişim kanalları üzerinden çeşitli çözümler sunduklarını aktaran YTÜ Yıldız Teknopark firmalarından AloTech’in Kurucu Ortağı ve CEO’su Cenk Soyak, “Hizmetlerimizi ‘kullandığın kadar öde’ modeliyle ücretlendirerek, ayda 90 milyon dakikanın üzerinde trafik yönetiyoruz. Yapay zeka destekli çözümlerimizle operasyon yükünü azaltıyor ve verimliliği artırıyoruz. 700’den fazla firmaya, 66 sektörde hizmet veriyoruz ve regülasyonların izin verdiği her sektörde yenilikçi çözümler sunuyoruz” ifadelerini kullandı. “Donanım ve yazılım maliyetlerini azaltarak daha ekonomik bir çözüm sağlıyoruz” Geleneksel çağrı merkezi modellerinden farklı olarak, bulut tabanlı çağrı merkezi hizmetleri işletmelere çeşitli avantajlar sunuyor. Dijitalleşme ile donanım ve yazılım maliyetlerinin azaldığını ifade eden Soyak, “Bulut tabanlı çağrı merkezi hizmetleri, esneklik, ölçeklenebilirlik, düşük maliyet, hızlı kurulum ve entegrasyon, uzaktan çalışma imkanı, otomatik güncellemeler ve bakım, gerçek zamanlı veri ve analiz, yedekleme ve güvenlik gibi avantajlar sunar. Bu çözümler, işletmelere hızlı ölçeklenebilme, maliyetleri düşürme, daha hızlı kurulum, uzaktan çalışma kolaylığı ve yüksek veri güvenliği sağlıyor. Bulut tabanlı çağrı merkezinin esnek ve ölçeklenebilir yapısı ile müşterilerimizin ihtiyaçlarına göre büyüyüp küçülebilen bir altyapı sunuyoruz. Donanım ve yazılım maliyetlerini azaltarak daha ekonomik bir çözüm sağlıyoruz. Coğrafi bağımsızlık sunarak, çağrı merkezi operasyonlarını dünyanın herhangi bir yerinden yönetme imkanı veriyoruz” dedi. “Uzaktan çalışma modeli sektöre coğrafi bağımsızlık sağlıyor” Yapay zeka ile otomasyon, çağrı merkezlerinin geleceğinde önemli bir rol oynuyor. Bu teknolojiler, müşteri temsilcilerinin iş yükünü azaltırken, müşteri deneyimini daha kişiselleştirilmiş hale getiriyor. Soyak, "Dijital dönüşüm süreci hız kazanıyor ve şirketler bulut tabanlı çözümlere geçiş yapıyor. Yapay zeka ve otomasyonun sektördeki etkisi artıyor. Müşteri deneyimi (CX) odaklı yaklaşımlar ön plana çıkıyor. AI destekli çözümler, daha hızlı ve verimli hizmet sunarken, doğal dil işleme ve makine öğrenimi teknolojileri, müşteri deneyimini daha kişiselleştirilmiş hale getiriyor. Bulut tabanlı çözümler, esneklik ve ölçeklenebilirlik sunarak bu alanda büyük önem taşıyor. Uzaktan çalışma modeli de bu teknolojiler aracılığıyla yaygınlaşıyor ve sektöre coğrafi bağımsızlık sağlıyor" şeklinde konuştu. Müşteri deneyiminde yeni adım görüntülü görüşme Görüntülü görüşme teknolojisi ile müşteri deneyimlerine yeni bir soluk getirdiklerini açıklayan Soyak, “Yakın zamanda geliştirdiğimiz görüntülü görüşme teknolojisi ile müşterilerimize daha kişisel ve etkili bir iletişim deneyimi sunuyoruz. Bu teknoloji, çağrı merkezi temsilcilerinin müşterileriyle yüz yüze iletişim kurmasını sağlayarak, müşteri memnuniyetini artırıyor ve çözüm süresini kısaltıyor” dedi.
realme 12 Serisi, fotoğraf çekimi ve tasarımıyla öne çıkıyor
27 Mayıs 2024 Pazartesi - 14:39 realme 12 Serisi, fotoğraf çekimi ve tasarımıyla öne çıkıyor Fotoğraf çekmeyi sevenler, tasarıma önem verenler ve yüksek kamera performansıyla unutulmaz anlarını kaydetmek isteyenler için realme, yeni amiral gemisi olan 12 Serisi’ni tanıttı. Akıllı telefon markası realme, Türkiye Kadın Milli Voleybol Takımı oyuncusu Melissa Vargas ile birlikte 12 serisini tanıtarak mobil telefon dünyasına yeni bir soluk getiriyor. Premium özelliklerle donatılan 12 serisi, kamera performansıyla iyi bir kullanıcı deneyimi sunuyor. realme 12 Serisi hakkında şu bilgiler verildi: Marka, amiral gemisi modeli realme 12 Pro+ ile mobil fotoğrafçılığın sınırlarını zorlayan bir deneyim sunuyor. SONY IMX890 sensörlü 50MP ana kamera ile donatılmış 12 Pro+, her kareyi en ince ayrıntısına kadar yakalamayı sağlıyor. 120X Super Zoom teknolojisi ile uzaktaki nesneleri bile net bir şekilde görüntüleyebilir, 6x kayıpsız zoom seviyesi ile görüntü kalitesinden ödün vermeden yakınlaştırabilir. Ayrıca, görüntü kontrolü sağlayan SuperOIS teknolojisiyle fotoğraf çekme deneyimini farklı kılıyor. Kullanıcılar son teknolojiye sahip 12 serisiyle, muhteşem fotoğraflar yakalamanın keyfini yaşayacak. Titizlikle hazırlanmış 300 üçgen oyuklu altın yivli çerçeve ve 500 geçişli desene sahip parlak güneş ışını kadranı ile 12 serisi, lüks saatlerin zarafetini telefonunuza taşıyor. Nefes kesici netlik, capcanlı ekran, maksimum performans 12 Serisi, 5G, 6.7 inçlik 120 Hz Kavisli Görüş OLED Ekranı ile kullanıcıya göz alıcı bir görüntüleme deneyimi sunuyor. 1.07 milyar renkli canlı bir spektrum sunan ekranıyla, yüzde 100 P3 renk gamında temiz bir netlik ve canlı kontrast sağlıyor. 12 Serisi, yüksek performansa sahip ekranıyla, kesintisiz ekran akışına rağmen 3D VC Soğutma Sistemi sayesinde sıcaklıkları optimal seviyelerde tutarak maksimum performansı koruyor. Snapdragon 7s Gen 2 ile güçlendirilmiş, 8 çekirdekli 64-bit yapıya sahip olan realme 12 Pro+ 5G ve benzer bir 8 çekirdek mimarisine sahip olan Snapdragon 6 Gen 1 işlemcisiyle donatılan 12 Pro, sınırlarını zorlayan bir seriye dönüşüyor. Sahip olduğu işlemcilerle, akıcı bir arayüz ve yüksek çözünürlüklü görüntüler için maksimum performans sağlıyor. 12 Pro+ 5G ve 12 Pro, geniş depolama sunarak kullanıcılara çoklu görevlerde üstün performans ve geniş depolama alanıyla özgürce kullanım imkanı da sağlıyor. realme UI 5.0, yapay zekanın potansiyelini kullanarak kullanıcı dostu bir deneyim sunmayı hedefliyor. Böylece günlük yaşamlarını kolaylaştıran UI 5.0 özelliğiyle kullanıcılar, telefonlarını daha verimli bir şekilde kullanabiliyor, temel işlevlere tek bir dokunuşla erişebiliyor
Bursa AFSİAD’dan ’yazılım vadisi’ çağrısı
27 Mayıs 2024 Pazartesi - 14:05 Bursa AFSİAD’dan ’yazılım vadisi’ çağrısı Üretim ve eğitim gücü düşünüldüğünde Bursa’ya mutlaka bilişim alanında bir merkez kazandırılması gerektiğini belirten Bursa AFSİAD Başkan Yardımcısı İdris Doğrul, “Bilişim vadisi, başka bir ilde hayat buldu. Bu noktada hedefimizi yazılım vadisi olarak güncelleyebiliriz” dedi. Bursa Afyonkarahisarlı Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (Bursa AFSİAD) Başkan Yardımcısı İdris Doğrul, bilişim sektörünün gelişimine dair önemli açıklamalarda bulundu. Aynı zamanda Bilişim Sektörü İş İnsanları Derneği (BİSİAD) Başkanı da olan Doğrul, bilişim sektöründe nitelikli iş gücünün önemine dikkat çekerek, “Global ölçekte bilişim sektörü, hızla gelişen ve değişen bir alan olarak öne çıkmaktadır. Türkiye’de de bilişim sektörü, son yıllarda önemli bir büyüme göstermiştir. Özellikle yazılım, bilişim teknolojileri ve internet tabanlı hizmetler alanında faaliyet gösteren şirketlerin sayısı artmıştır. Baktığınızda bilişim sektörüne yapılan yatırımlar ve Ar-Ge faaliyetleri giderek artmaktadır. Genç nüfus avantajıyla ülkemiz, bilişim sektöründe nitelikli iş gücü potansiyeline sahiptir. Bursa AFSİAD olarak bilişim sektöründe üst liglere girmeyi hedefliyorsak, öncelikle eğitim ve mesleki gelişim programlarına önem vermemiz gerektiğine inanıyoruz” diye konuştu. Bursa özelinde bilişim sektörünün son durumunu değerlendiren Doğrul, “Şehrimiz geleneksel sanayi alanlarında güçlü bir altyapıya sahip olmasına rağmen, bilişim sektöründe henüz benzer bir güce ulaşamamıştır. Bu noktada sanayi ve teknoloji entegrasyonunu sağlayacak adımlar atılabilir. Bunun için de Bursa’daki üniversitelerden insan yetiştirme konusunda daha fazla faydalanılabilir. Üniversite-sanayi işbirliği ilerilere taşınırsa, bunun olumlu sonuçlarını kısa sürede göreceğimizi düşünüyorum. Türkiye genelinde ve Bursa özelinde bilişim sektörünün gelişimi için eğitim, inovasyon, yerel ekosistem ve kamu-özel işbirliği gibi alanlarda atılacak adımlar önemlidir. Bu adımların planlı ve koordineli bir şekilde hayata geçirilmesi, bilişim sektörünün büyümesini ve rekabet gücünün artmasını sağlayacaktır. Böylece Türkiye’nin küresel ölçekte rekabet edebilir bir bilişim ekonomisine sahip olması desteklenmiş olacaktır” dedi. Üretim ve eğitim gücü düşünüldüğünde Bursa’ya mutlaka bilişim alanında bir merkez kazandırılması gerektiğine inandıklarını belirten Bursa AFSİAD Başkan Yardımcısı İdris Doğrul, “Bursa’ya bilişim vadisi yapılması adına yıllar önce ciddi bir kamuoyu oluşmuştu. Ancak proje Bursa yerine başka bir ilde hayat buldu. Bu noktada hedefimizi yazılım vadisi olarak güncelleyebiliriz. Dünya geneline baktığınızda, Hindistan örneğinde de olduğu gibi; yazılım alanında düşük maliyetlerle önemli kazançların sağlandığını görüyorsunuz. Bursa sahip olduğu potansiyelle, yazılım alanında zirveye oynayabilir. Yeter ki gerekli yatırımlar yapılsın ve destek programları devreye alınsın. Bu yatırımlar sadece şehrimizin değil ülkemizin de menfaatine olacaktır. Tüm dinamiklerle aynı paydada birleşerek Bursa’yı, Türkiye’nin yazılım merkezi haline getirmek için ortak hareket etmeliyiz. Çünkü dünya artık farklı bir yere evriliyor. Bursa AFSİAD olarak Türkiye’nin yazılım hamlesini Bursa’dan başlatabilmek için çalışmamız gerektiğine inanıyoruz” çağrısında bulundu. Bursa sanayisinde “dijital dönüşüme” yönelik yapılan yatırımları da değerlendiren Doğrul, “Genellikle daha fazla kaynak ve teknolojiye erişimleri olduğundan, büyük şirketler dijital dönüşüme daha hızlı adapte olabiliyorlar. Bu şirketler, dijital altyapılarını güçlendirmek için önemli yatırımlar yapabiliyor. Mesela endüstri 4.0 uygulamalarını benimsemeye çalışıyorlar. KOBİ’lerin ise genellikle dijital dönüşüm sürecinde daha yavaş ilerlediğine şahit oluyoruz. Bunun öncelikli sebebi elbette ki sınırlı finansal kaynaklardır. Ancak, devletin ve çeşitli kurumların bu noktada destek programları bulunuyor. Bu avantajlardan KOBİ’lerimiz mutlaka faydalanmalılar. Devlet teşvikleri, eğitim programları ve stratejik yatırımlar, sanayicilerin dijital dönüşüm süreçlerini hızlandırmalarına yardımcı olmaktadır. Ancak, daha fazla ilerleme kaydedebilmek için dijital yeteneklerin geliştirilmesi ve farkındalığın artırılması kritik öneme sahiptir. Bilişim teknolojileri ve yazılım alanında yapılacak çalışmalara Bursa AFSİAD olarak her türlü desteği vereceğimizi buradan belirtmek isterim” ifadelerini kullandı.
Yerli sanal gözlükle ticaret kolaylaşacak
27 Mayıs 2024 Pazartesi - 12:41 Yerli sanal gözlükle ticaret kolaylaşacak Abdullah Gül Üniversitesi (AGÜ) öğrencileri, tamamen yerli olarak geliştirdikleri Sanal Gerçeklik Projesi ile fuarlarda sergilenecek ürünleri taşıma masrafı olmadan tamamen sanal ortamda kurgulayarak ticarete yeni bir kolaylık getirmeyi hedefliyor. Geliştirilen projede mekan deneyimi kurgusu yazılıma çevrilerek 3D modelleme yapılıyor. Yapılan modelleme sayesinde herhangi bir fuarda sergilenecek ürünler sanal gerçeklik gözlüğüne aktarılarak ürünler başka bir yere taşınmadan incelenmesini sağlıyor. Ayrıca öğrenciler projenin AR-GE çalışması aşamasında olan diğer bir uzantısı ile de dokunma hissini dahil ederek, ürünlerin dokusunu hissetmeyi sağlayacak yeniliklerde ticarette yenilik yapmayı da hedefliyor. Proje ile ülke turizm ve değerlerini sanal gözlük ile tanıtmayı amaçladıklarını söyleyen Şükrü Durak, “Sanal Gerçeklik Projesi’nde mimarlıkta öğrendiğimiz mekan deneyimi kurgusunu biz yazılıma çevirdik. Bu yazılımla birlikte yapmak istediğimiz şey hem turizmde hem de ülkemizin diğer değerlerinde bunu bir sanal gözlük uygulaması olarak tanıtmak. Sanal gözlüğün potansiyeli gittikçe büyüyor ve market de gittikçe genişliyor. Biz de bu markete yazılım üreterek bunu mekan deneyiminde, mimarlık alanında göstererek, birçok farklı sektöre uygulamak istiyoruz. Bu yazılımı tamamen biz geliştiriyoruz. Yaptığımız 3D modellemeleri bir uygulamaya dönüştürüyoruz. Bu uygulamanın içerisinde eğitici, öğretici deneyimler koyarak insanların keşfetmesine açıyoruz” dedi. Durak, geliştirme aşamasında olan diğer projeleri ile de ürünlere dokunma hissiyatını da ekleyeceklerini söyleyerek, “Sanal gözlük pazarı gittikçe büyüyen bir pazar ve bizde burada birçok farklı AR-GE projesi yapıyoruz. Dokunma hissini katarak mobilya sektöründe onların taşıyamadığı ürünleri fuarlara götürmek, yurtdışında tanıtma için sanal gözlüğe yazılım olarak aktarıyoruz. Bu sayede mobilyacılar ürünlerini sadece fotoğraftan yada web sitesinden göstermek yerine, tamamen gözlüğü takıp denetiyorlar. Orada olmayan bir şeyi bir eldiven kullanarak oradaki dokuyu hissetmelerini sağlıyoruz. Bu AR-GE projemizi de geliştirmekteyiz şu anda” ifadelerini kullandı.
Üniversiteli gençlerden hayatı kolaylaştıran projeler
26 Mayıs 2024 Pazar - 15:28 Üniversiteli gençlerden hayatı kolaylaştıran projeler Yaşar Üniversitesi Endüstriyel Tasarım Bölümü öğrencileri Eda Sayın ve Berkay Kazak tarafından tasarlanan çocuklara yönelik, vücut sensörlerine ihtiyaç duymadan duyguları analiz eden meditasyon cihazı ve alınan notları dijitale çeviren akıllı kalem projesi, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından ulusal faydalı model alarak ticarileşme adımı attı. Yaşar Üniversitesi öğrencileri, çocuklara yönelik, vücut sensörlerine ihtiyaç duymadan duyguları analiz eden meditasyon cihazı ve alınan notları dijitale çeviren akıllı kalem projesi, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından ulusal faydalı model alarak ticarileşme adımı attı. “Duyguları Analiz Eden Kişisel Meditasyon Cihazı” ve “EverPen” projeleri, Yaşar Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Endüstriyel Tasarım Bölümü bünyesinde 2021-2022 akademik yılı güz döneminde Can Güvenir ve Dr. Öğretim Üyesi Selen Devrim Ülkebaş yürütücülüğünde verilmekte olan Stüdyo dersi kapsamında geliştirildi. "Duygusal öz düzenleme sağlıyor" Eda Sayın’ın çocuklara yönelik bir meditasyon aracı olan Duyguları Analiz Eden Kişisel Meditasyon Cihazı projesi, vücut sensörlerine ihtiyaç duymadan duyguları analiz ediyor ve kişinin o anki duygusal durumuna uygun nefes ve odaklanma egzersizleri öneriyor. Ürün, EQ-Radio teknolojisini kullanarak vücuttan yansıyan radyo frekans sinyallerini analiz ederek solunum ve kalp ritimlerindeki değişiklikleri ölüyor ve bu verileri kişinin duygusal durumunu belirlemek için bir algoritma kullanıyor. Ayrıca, uyku ve uyanma süreçlerinde rahatlatıcı meditasyonlarla daha sağlıklı ve verimli bir uyku sağlıyor. Proje fikrinin nasıl ortaya çıktığını anlatan Eda Sayın, “Duygular hayatımızı milyonlarca şekilde yönlendirirken bunları saklamaya ve bunlardan kaçınmaya ya da üzerinde düşünmeye ve ifade etmeye meyilli olsak da çoğumuz bunların düşüncelerimizi ve davranışlarımızı ne ölçüde yönlendirdiğinin farkına varamıyoruz. Duygularımızı keşfetmek, kendini tanımak ve geliştirmek, sağlıklı ilişkiler kurmak ve hayatta istediklerinin peşinden gitmek isteyen herkes için değerli bir çabadır. Son zamanlarda yapılan araştırmalar, duygusal zekanın IQ’dan daha önemli olduğunu bile ileri sürmüş ve ilişkilerde, sağlıkta ve yaşam kalitesinde başarıdaki çeşitliliğin yüzde 54’ünden fazlasını etkilediğini gösterdi. Duyguları tamamen ortadan kaldıramasak da duygularımızı belirli bir ölçüde kontrol altına alabilmek yani duygusal öz düzenleme yapabilmeyi amaçlamak adına bu proje fikri ortaya çıktı” dedi. Notları dijitale çeviren akıllı kalem Berkay Kazak’ın EverPen projesinde ise pek çok dijital kalemden farklı olarak ürün, akıllı kağıt ya da başka akıllı yazma yüzeylerine ihtiyaç duymadan herhangi bir yüzeyde alınan notları dijitale çeviriyor. Üründeki sensörler, hareketi algılayarak analog olarak alınan notları eşzamanlı olarak dijital ortama aktarıyor. Ürünün sunduğu bir diğer yenilik ise, kalemin yakın konumlandırılmasını gerektiren hareket algılayıcı birimle ilgili gerekliliği ortadan kaldırması olduğunu söyleyen Berkay Kazak, “Projeye başlarken odak noktam, kalem üzerine yoğunlaşmak oldu, çünkü not alma sürecinin temel unsuru kalem. Kullanıcı deneyimini düşünürsek ve yazılıp çizilen her şeyin dijital ortama aktarılmasının zorluklarını ve zaman kaybını ortadan kaldırırsak, yani bütün teknolojik sistemi bir tükenmez kaleme sığdırabilirsek geleneksel not alma yöntemlerini kullanan kullanıcıların dijital not alma ve bilgi yedekleme gibi işlemlerini kolaylaştırabiliriz. Bu yüzden olabildiğince yalın bir tasarım üzerine yoğunlaştım” şeklinde konuştu. "Gelecek vaat eden girişimciler yetişiyor" Yaşar Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Endüstriyel Tasarım Bölümü Öğretim Görevlisi Can Güvenir ise “Stüdyo dersinde geliştirilen projeler, öğrencilerin üreticiliğini ve inovasyonunu sergileyen önemli örneklerden oluşuyor ve bu projelerden bazıları, özellikle çocuklara yönelik sağlık ve eğitim alanlarında önemli bir boşluğu dolduracak yenilikçi çözümler sunuyor. Bu projeler, Yaşar Üniversitesi’nin öğrencilerine sağladığı destek ve fırsatlarla birlikte, genç tasarımcıların sadece akademik başarılarını değil, aynı zamanda girişimcilik ruhlarını da geliştirmelerine fırsat tanıyor. Üniversite, öğrencilerinin fikri mülkiyet haklarını korumalarını ve projelerini ticarileştirmelerini teşvik ederek, gelecek vaat eden girişimcilerin yetişmesine katkıda bulunuyor” dedi.
Bakan Uraloğlu: “Otoyol ile Ortadoğu’daki ticaret yolları Türkiye üzerinden bütün Avrupa’ya bağlanacak”
26 Mayıs 2024 Pazar - 14:09 Bakan Uraloğlu: “Otoyol ile Ortadoğu’daki ticaret yolları Türkiye üzerinden bütün Avrupa’ya bağlanacak” Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, ‘Üç Deniz Girişimi’ kapsamında değerlendirmelerde bulunarak, “Via Carpatia Otoyolu ile Ortadoğu’daki ticaret yolları Türkiye Üzerinden bütün Avrupa’ya bağlanacak. Türkiye olarak Via Carpatia projesinin bir parçası olmaya ve her türlü işbirliğine hazırız” dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, Orta ve Doğu Avrupa’da enerji, ulaştırma ve dijitalleşme alanlarındaki altyapı eksikliklerinin giderilmesini hedefiyle Baltık, Adriyatik ve Karadeniz’e kıyısı olan ülkelerin başlattığı ‘Üç Deniz Girişimi’ ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Bakan Uraloğlu, ‘Üç Deniz Girişimi’nin; enerji, ulaştırma ve telekomünikasyon sektörlerindeki altyapıyı birbirine bağlayarak Kuzey-Güney eksenindeki ülkeleri daha iyi entegre etmek amacıyla AB Üye Ülkeleri tarafından kurulduğunu söyledi. Bulgaristan’dan Türkiye’ye bağlanacak Üç Deniz Girişimi kapsamında inşa edilmesi planlanan ve Orta Koridor’a direk bağlantısı olması sebebiyle Türkiye’yi doğrudan ilgilendiren ‘Via Carpathia’ Otoyol Projesi’nin, Litvanya’nın Klaipeda Limanı’ndan başlayarak; Polonya, Slovakya, Macaristan, Romanya, Bulgaristan’dan sonra Selanik Limanı’na ve buradan da İstanbul’a uzanacağını ifade eden Uraloğlu, bu projenin ayrıca Türk firmalarının küresel pazardaki rekabet gücü ve üretim kalitesi düşünüldüğünde, ülkemiz için önemli bir ekonomik faaliyet ve fırsat alanı olabileceğini vurguladı. Toplam uzunluğu 712 kilometre Orta Koridor ve Kalkınma Yolu ile Türkiye’ye gelecek olan ya da Türkiye’de üretilen ürünlerin Baltık, Adriyatik, Ege ve Karadeniz’e komşu olan ülkelere doğrudan iletilmesini sağlayacak olan ‘Via Carpatia’ Otoyol Projesi’nin uluslararası taşımacılık faaliyetlerine büyük katkı sağlayacağını da kaydeden Bakan Uraloğlu, “Via Carpatia, Baltık, Ege, Karadeniz ve Adriyatik Denizleri arasında Kuzey-Güney ekseninde uzanan bir proje. Projenin Polonya’daki kısmı 2027’de tamamlanacak. Toplam uzunluğu ana güzergahın 712 km’sini oluşturuyor. Bugün itibariyle projenin 259,6 km’si tamamlandı. 280,8 km’si ise inşaat halinde, 171,6 km’si ise ihale ve hazırlık aşamasında” dedi. “Avrupa Birliği ile bağlantısallığımızın artırılmasını ve taşımacılık faaliyetlerimizin gelişmesine olumlu katkı sağlayacak” Bakan Uraloğlu, Via Carpatia Projesi’ne Belarus, Bulgaristan, Hırvatistan, Yunanistan, Macaristan, Litvanya, Polonya, Romanya, Slovakya, Ukrayna’nın ardından 2016 yılında II. Lancut Deklarasyonu ile Türkiye’nin de dahil olduğunu belirterek, “Baltık, Ege, Karadeniz ve Adriyatik Denizleri arasında Kuzey-Güney ekseninde uzanan Via Carpatia Otoyol projesinin ülkemizi de kapsayacak şekilde genişletilmesi Avrupa Birliği ile bağlantısallığımızın artırılmasının yanı sıra söz konusu rota üzerinde yer alan ülkeler ile taşımacılık faaliyetlerimizin gelişmesine olumlu katkı sağlayacak. Ayrıca müteahhitlik sektörümüzün de söz konusu proje üzerinde yer alan ülkelerin karayolu altyapısı inşa sürecine dahil edilmesi de ülkemiz için çok değerli” diye konuştu. “Proje Türkiye’nin uluslararası yeni ticaret koridorlarında yer almasını ve yakın coğrafyadaki ülkelerle işbirliği yapmasını sağlayacak” Türkiye’nin, bu ticaret koridorunun ve Avrupa’nın önemli bir parçası olacağını vurgulayan Uraloğlu, “Proje Türkiye’nin uluslararası yeni ticaret koridorlarında yer almasını ve yakın coğrafyadaki ülkelerle işbirliği yapmasını sağlayacak. Dünya’da geçmişteki İpek Yolu bugün de Modern İpek Yolu Doğu’dan Batı yönündeydi. Artık geldiğimiz noktada herkes bu pastadan pay almak istiyor. Bu proje doğu batı yönündeki koridorlardan ziyade kuzey güney yönlü bir proje. Via Carpatia Otoyolu ile Ortadoğu’daki ticaret yolları Türkiye üzerinden bütün Avrupa’ya bağlanmış olacak" dedi. “Proje, Litvanya’nın Klaipeda Limanı’ndan başlayan ve Bulgaristan’da Orta Koridor’a bağlanıyor” Baltık Denizi, Adriyatik Denizi ve Karadeniz’e komşu olan ülkelerin başlattığı projenin çok doğru bir proje olduğunun altını çizen Bakan Uraloğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Proje, Orta Koridor ve Kalkınma Yolu ile kesişen ve bu koridorları doğrudan güçlendirecek bir proje. Litvanya’nın Klaipeda Limanı’ndan başlayan ve Bulgaristan’da Orta Koridor’a bağlanan Via Carpatia Projesi girişim üyesi olmamamıza rağmen desteklediğimiz bir proje. Biz bu projenin bir parçası olmaya ve her türlü işbirliğine hazırız. Orta koridor bağlantısı ile her şartta bizim de olmamız gereken bir proje. Konumumuz itibarı ile bu coğrafyada bir koridor olacaksa eğer bu Türkiye’siz olmaz. Türkiye her açıdan istikrarlı ve güvenli bir liman.”
Üniversiteli gençlerden hayatı kolaylaştıran projeler
26 Mayıs 2024 Pazar - 10:07 Üniversiteli gençlerden hayatı kolaylaştıran projeler Yaşar Üniversitesi Endüstriyel Tasarım Bölümü öğrencileri Eda Sayın ve Berkay Kazak tarafından tasarlanan çocuklara yönelik, vücut sensörlerine ihtiyaç duymadan duyguları analiz eden meditasyon cihazı ve alınan notları dijitale çeviren akıllı kalem projesi, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından ulusal faydalı model alarak ticarileşme adımı attı. “Duyguları Analiz Eden Kişisel Meditasyon Cihazı” ve “EverPen” projeleri, Yaşar Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Endüstriyel Tasarım Bölümü bünyesinde 2021-2022 akademik yılı güz döneminde Can Güvenir ve Dr. Öğretim Üyesi Selen Devrim Ülkebaş yürütücülüğünde verilmekte olan stüdyo dersi kapsamında geliştirildi. İki başarılı proje, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından ulusal faydalı model alarak ticarileşme adımı attı. Duygusal öz düzenleme sağlıyor Eda Sayın’ın çocuklara yönelik bir meditasyon aracı olan Duyguları Analiz Eden Kişisel Meditasyon Cihazı projesi, vücut sensörlerine ihtiyaç duymadan duyguları analiz ediyor ve kişinin o anki duygusal durumuna uygun nefes ve odaklanma egzersizleri öneriyor. Ürün, EQ-Radio teknolojisini kullanarak vücuttan yansıyan radyo frekans sinyallerini analiz ederek solunum ve kalp ritimlerindeki değişiklikleri ölçüyor ve bu verileri kişinin duygusal durumunu belirlemek için bir algoritma kullanıyor. Ayrıca, uyku ve uyanma süreçlerinde rahatlatıcı meditasyonlarla daha sağlıklı ve verimli bir uyku sağlıyor. Proje fikrinin nasıl ortaya çıktığını anlatan Eda Sayın, “Duygular hayatımızı milyonlarca şekilde yönlendirirken bunları saklamaya ve bunlardan kaçınmaya ya da üzerinde düşünmeye ve ifade etmeye meyilli olsak da çoğumuz bunların düşüncelerimizi ve davranışlarımızı ne ölçüde yönlendirdiğinin farkına varamıyoruz. Duygularımızı keşfetmek, kendini tanımak ve geliştirmek, sağlıklı ilişkiler kurmak ve hayatta istediklerinin peşinden gitmek isteyen herkes için değerli bir çabadır. Son zamanlarda yapılan araştırmalar, duygusal zekanın IQ’dan daha önemli olduğunu bile ileri sürmüş ve ilişkilerde, sağlıkta ve yaşam kalitesinde başarıdaki çeşitliliğin yüzde 54’ünden fazlasını etkilediğini gösterdi. Duyguları tamamen ortadan kaldıramasak da duygularımızı belirli bir ölçüde kontrol altına alabilmek yani duygusal öz düzenleme yapabilmeyi amaçlamak adına bu proje fikri ortaya çıktı” dedi. Notları dijitale çeviren akıllı kalem Berkay Kazak’ın EverPen projesinde ise pek çok dijital kalemden farklı olarak ürün, akıllı kağıt ya da başka akıllı yazma yüzeylerine ihtiyaç duymadan herhangi bir yüzeyde alınan notları dijitale çeviriyor. Üründeki sensörler, hareketi algılayarak analog olarak alınan notları eşzamanlı olarak dijital ortama aktarıyor. Ürünün sunduğu bir diğer yenilik ise kalemin yakın konumlandırılmasını gerektiren hareket algılayıcı birimle ilgili gerekliliği ortadan kaldırması olduğunu söyleyen Berkay Kazak, “Projeye başlarken odak noktam, kalem üzerine yoğunlaşmak oldu, çünkü not alma sürecinin temel unsuru kalem. Kullanıcı deneyimini düşünürsek ve yazılıp çizilen her şeyin dijital ortama aktarılmasının zorluklarını ve zaman kaybını ortadan kaldırırsak, yani bütün teknolojik sistemi bir tükenmez kaleme sığdırabilirsek geleneksel not alma yöntemlerini kullanan kullanıcıların dijital not alma ve bilgi yedekleme gibi işlemlerini kolaylaştırabiliriz. Bu yüzden olabildiğince yalın bir tasarım üzerine yoğunlaştım” şeklinde konuştu. “Gelecek vaat eden girişimciler yetişiyor” Yaşar Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Endüstriyel Tasarım Bölümü Öğretim Görevlisi Can Güvenir ise “Stüdyo dersinde geliştirilen projeler, öğrencilerin yeteneklerini ve inovasyonunu sergileyen önemli örneklerden oluşuyor ve bu projelerden bazıları, özellikle çocuklara yönelik sağlık ve eğitim alanlarında önemli bir boşluğu dolduracak yenilikçi çözümler sunuyor. Bu projeler, Yaşar Üniversitesinin öğrencilerine sağladığı destek ve fırsatlarla birlikte, genç tasarımcıların sadece akademik başarılarını değil, aynı zamanda girişimcilik ruhlarını da geliştirmelerine imkan tanıyor. Üniversite, öğrencilerinin fikri mülkiyet haklarını korumalarını ve projelerini ticarileştirmelerini teşvik ederek, gelecek vaat eden girişimcilerin yetişmesine katkıda bulunuyor” dedi.