Son Dakika
|
ABD’li yetkili, İran’ın ABD’ye ait bir savaş uçağını düşürdüğünü doğruladı
Putin'den Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür
Bakan Kurum’dan tarihi kentsel dönüşüm müjdesi
Maltepe’de minibüs araca çarptı: Kaza anı kamerada
Adalet Bakanı Gürlek: ''Sosyal medyaya kimlikle girilecek''
Mert Hakan Yandaş tahliye edildi!
İstanbul Valisi Gül, "Bu yılın ilk üç ayında 37 çete çökertildi, 873 şahıs yakalandı"
İzmir’de parkta oynayan 2 yaşındaki çocuğa bıçaklı saldırı
Malatya’da tır ile otomobil kafa kafaya çarpıştı: 3 ölü, 1 yaralı
Romanya Milli Takımı’nda Mircea Lucescu dönemi sona erdi
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Kolluk kuvvetleri, basın kartını ibraz eden gazetecilerden ayrı bir kimlik talep etmeyecek
Define ararken yakalandı, hırsızlıktan gözaltına alındı
Maltepe’de minibüs araca çarptı: Kaza anı kamerada
Can pazarının yaşandığı sahilde boğulan genç yüzündeki egzama için denize girmiş
Trabzonspor ile Galatasaray 143. randevuda
Trendyol Süper Lig’de 28. hafta heyecanı
Şişli’de sağanak yağış nedeniyle yol çöktü
TEKNOLOJİ
Teknoloji Fuarı’nda sektör temsilcileri öğrencilerle buluştu
03 Nisan 2026 Cuma - 14:37:04
Bursa Uludağ Üniversitesi Dijital Dönüşüm Eğitim, Uygulama ve Araştırma Merkezi (DİJİMER) tarafından düzenlenen Teknoloji Fuarı’nda stant açan firmalar, öğrencilerden yoğun ilgi gördü. BUÜ DİJİMER’in üçüncü kez gerçekleştirdiği Teknoloji Fuarı 1-2 Nisan tarihleri arasında Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde yapıldı. Organizasyonda farklı sektörlerden çok sayıda kurum ve kuruluş temsilcileri yer aldı. Gençler tarafından ziyaretçi akınına uğrayan fuarda öğrenci kulüpleri de stant açarak projelerini sergiledi. BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Cafer Çiftci ve Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu da stantları ziyaret etti. Programda gençlerle ve sektör temsilcileriyle sohbet eden Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, BUÜ’nün sadece bir eğitim kurumu değil, aynı zamanda nitelikli projelerin üretildiği büyük bir bilim yuvası olduğuna işaret etti. Üniversite-Sanayi işbirliğinin geliştirilmesi adına da önemli bir köprü görevi gören fuara iş dünyasının da ciddi bir ilgi gösterdiğini aktaran Yılmaz; "Burada sadece firmaların ürünlerini değil, genç yeteneklerimize ilham verecek vizyon sergileniyor. Bu fuarı aynı zamanda ortak projelerin, staj imkanlarının ve yerli teknoloji hamlesinin değerli bir başlangıcı olarak görüyoruz. İlgi ve katılım bizi mutlu etti. Emeği geçen herkese gönülden teşekkür ediyoruz" dedi. BUÜ Dijital Dönüşüm Eğitim, Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Kurtuluş Kaymaz ise fuarın çok olumlu geçtiğini belirterek, tüm katılımcılara teşekkür etti.
03 Nisan 2026 Cuma - 14:29
Canik’te genç kâşifler uzayla buluşuyor, gökyüzünü öğreniyor
Samsun Canik Belediyesi’nin Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü okullara kurduğu planetaryumla öğrenciler unutulmaz anlar yaşıyor; yıldızlar, gezegenler ve gök cisimleri hakkında bilgi sahibi oluyor. Canik Belediyesi, bilim ve teknoloji atölyelerini okullara taşımaya, öğrencileri astronomi, havacılık ve uzay bilimleri alanında uygulamalı eğitimler, eğitici ve eğlenceli aktivitelerle buluşturmayı sürdürüyor. Canik Belediyesi’nin Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü tarafından okullarda kurulan mobil planetaryum öğrencilerin yoğun ilgisine sahne oluyor. Planetaryumla öğrenciler yıldızların oluşumunu, güneş sistemini ve gezegenleri öğreniyor. 360 derecelik projeksiyon sistemleriyle gezegen ve gökyüzü simülasyonlarıyla bir araya gelen öğrencilere mobil planetaryumda ayrıca Milli Uzay Programı, Türkiye Uzay Ajansı, uluslararası uzay istasyonu ve hava olayları hakkında filim ve animasyon gösterimleri gerçekleştiriliyor. "Öğrenciler eğlenirken öğreniyor" Planetaryum etkinliklerinin yanı sıra okullara teknoloji atölyeleri de kurduklarını söyleyen ve sürdürülebilir eğitim uygulamalarının önemine değinen Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, "Eğitimde farkındalık oluşturan çalışmalarımızla öğrencilerimizin yeni bilgiler öğrenmelerini ve yeteneklerini keşfetmelerini sağlıyoruz. Okullarımızda kurduğumuz planetaryum, doğa ve teknoloji atölyeleriyle öğrencilerimizi uygulamalı eğitimler, eğlenirken öğrenmelerine imkan sunan aktivitelerle bir araya getiriyoruz. Bu eğitim programlarımızın yanı sıra öğrencilerimize Milli Teknoloji Hamlesi’yle geliştirilen ve kullanımda olan yerli ve milli eserlerimiz hakkında da bilgiler veriyoruz. Canik’te geleceğin bilim insanlarını yetiştiriyor, bilim ve teknoloji atağımızı sürdürüyoruz" diye konuştu. Başkan Sandıkçı ayrıca öğrencilerin hazırladığı TEKNOFEST ve TÜBİTAK projelerine destek vermeye devam ettiklerini sözlerine ekledi.
03 Nisan 2026 Cuma - 13:44
Uzayda rekabet kızışıyor: Türkiye sahaya iniyor
Türkiye’nin uzaya giden ikinci astronotu olan Tuva Cihangir Atasever, önümüzdeki süreçte Ay’a iki ayrı iniş planlayan Türkiye’nin uzay istasyonlarında kendi deney ekipmanlarını kullanabilmesi ve üretim altyapısını oluşturabilmesi için çalışmaların sürdüğünü söyledi. Astronot Tuva Cihangir Atasever, Tekirdağ’da bir araya geldiği öğrencilerle uzay yolculuğu deneyimlerini paylaştı. Tekirdağ İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından Yahya Kemal Beyatlı Kültür Merkezi’nde düzenlenen programda konuşan Tuva Cihangir Atasever, ilkokul ve lise öğrencilerine uzay yolculuğu sürecini, aldığı eğitimleri ve bilimsel çalışmalarını aktardı. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği programda, uzayın bilinmeyen yönleri sade bir dille anlatıldı. Astronot Alper Gezeravcı ile birlikte ABD, Almanya ve Japonya’da katıldığı eğitim süreçlerinden bahseden Atasever, farklı ülkelerde yürütülen çalışmaların Türkiye açısından önemli kazanımlar sağladığını ifade etti. Uzay çalışmalarının hızla geliştiğine dikkat çeken Atasever, mevcut uluslararası uzay istasyonunun 2030 yılına doğru görevini tamamlayacağını belirtti. Yeni dönemde ticari uzay istasyonlarının ön plana çıkacağını söyleyen Atasever, özel sektörün bu alandaki yatırımlarının arttığını ve yakın gelecekte bu projelerin somut sonuçlarının görüleceğini dile getirdi. Türkiye’nin uzay hedeflerine de değinen Atasever, önümüzdeki süreçte Ay’a iki ayrı iniş planlandığını vurguladı. Atasever, Türkiye’nin uzay istasyonlarında kendi deney ekipmanlarını kullanabilmesi ve üretim altyapısını oluşturabilmesi için çalışmaların sürdüğünü aktardı. Programın sonunda öğrencilerin sorularını yanıtlayan Atasever, gençlere bilim ve teknoloji alanında kendilerini geliştirmeleri tavsiyesinde bulundu.
03 Nisan 2026 Cuma - 13:36
Uzayda rekabet kızışıyor: Türkiye sahaya iniyor
Türkiye’nin ikinci astronotu Tuva Cihangir Atasever, Tekirdağ’da öğrencilerle bir araya gelerek uzay yolculuğu deneyimlerini ve geleceğin uzay projelerini anlattı. Tekirdağ İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından Yahya Kemal Beyatlı Kültür Merkezi’nde düzenlenen programda konuşan Atasever, ilkokul ve lise öğrencilerine uzay yolculuğu sürecini, aldığı eğitimleri ve bilimsel çalışmalarını aktardı. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği programda, uzayın bilinmeyen yönleri sade bir dille anlatıldı. Astronot Alper Gezeravcı ile birlikte ABD, Almanya ve Japonya’da katıldığı eğitim süreçlerinden bahseden Atasever, farklı ülkelerde yürütülen çalışmaların Türkiye açısından önemli kazanımlar sağladığını ifade etti. Uzay çalışmalarının hızla geliştiğine dikkat çeken Atasever, mevcut uluslararası uzay istasyonunun 2030 yılına doğru görevini tamamlayacağını belirtti. Yeni dönemde ticari uzay istasyonlarının ön plana çıkacağını söyleyen Atasever, özel sektörün bu alandaki yatırımlarının arttığını ve yakın gelecekte bu projelerin somut sonuçlarının görüleceğini dile getirdi. Türkiye’nin uzay hedeflerine de değinen Atasever, önümüzdeki süreçte Ay’a iki ayrı iniş planlandığını vurguladı. Türkiye’nin, uzay istasyonlarında kendi deney ekipmanlarını kullanabilmesi ve üretim altyapısını oluşturabilmesi için çalışmaların sürdüğünü aktardı. Programın sonunda öğrencilerin sorularını yanıtlayan Atasever, gençlere bilim ve teknoloji alanında kendilerini geliştirmeleri yönünde tavsiyelerde bulundu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
02 Nisan 2026 Perşembe- 11:16
Menteşe Atatürk Turizm MTAL’de bilim rüzgarı
2
02 Nisan 2026 Perşembe- 11:03
Deney hayvanları için yenilikçi buluş: Yerli ve milli sistem tescillendi
3
02 Nisan 2026 Perşembe- 13:24
Ortaokul projelerinde zirve Samsun’un
4
02 Nisan 2026 Perşembe- 12:55
İHA teknolojisi ile tarım maliyetleri düşecek
5
02 Nisan 2026 Perşembe- 14:01
I. Ulusal Samsun Coğrafya Sempozyumu
11 Mayıs 2024 Cumartesi - 10:59
GAMEON PUBG: BATTLEGROUNDS Turnuvası başlıyor
Türk Telekom’un markası GAMEON, oyunseverlere ve oyun ekosistemine fayda sağlamaya devam ediyor. GAMEON’un toplam 100 bin TL ödül havuzuna sahip ‘GAMEON PUBG: BATTLEGROUNDS Turnuvası’ mayıs ayında başlıyor. Türk Telekom GAMEON, oyun ekosistemine yenilikleri ile katkı sağlamaya devam ediyor. GAMEON, oyuncuların takip ettikleri ve severek oynadıkları oyun dünyasının en çok oynanan oyunlarını dâhil ederek düzenlediği turnuvalarla oyunseverleri ve popüler eSpor takımlarını bir araya getiriyor. GAMEON VALORANT Turnuvası’nın ardından şimdi de battle royale oyunlar arasında en sevilen oyunlardan olan PUBG: BATTLEGROUNDS Turnuvası GAMEON ile başlıyor. Alan daralıyor, takımlar açık elemeler için hazırlanıyor 1-9 Mayıs tarihleri arasında gerçekleşen kayıtların ardından GAMEON PUBG: BATTLEGROUNDS Turnuvası’nda 11-13 Mayıs tarihleri arasında açık elemeler ile üst tura çıkan takımlar belirleniyor. Üç günlük açık elemelerin ardından 1-2 Haziran tarihlerinde çevrim içi olarak davetli eSpor takımları ile oynanacak olan yarı final ve final mücadelelerinin ardından toplam 100 bin TL’lik ödül havuzu sahiplerini bulacak. Türk Telekom GAMEON’un Discord sunucusundan takip edilebilecek olan PUBG: BATTLEGROUNDS Turnuvası’nın yarı final ve final maçları GAMEON Twitch & Youtube ve Tivibu Spor kanallarından canlı olarak yayınlanacak. GAMEON PUBG: BATTLEGROUNDS Turnuvası’na kayıt olmak isteyen oyuncular gameon.com.tr adresinden kayıt formuna ulaşabiliyor. Oyun ekosistemine katkı sunmaya devam eden Türk Telekom GAMEON ile oyunseverler, oyun oynarken en üst performansı sergileyebileceği yüksek hızda fiber internete erişebiliyorken birbirinden özel oyun içeriklerini ve turnuvalarını takip edebiliyor. GAMEON, oyuncularla çevrim içi ve çevrim dışı etkinliklerde bir araya gelerek etkileşimini sürdürüyor, oyunculara yeni turnuvalarla kendilerini gösterebilecekleri yeni alanlar açmaya devam ediyor.
10 Mayıs 2024 Cuma - 18:46
MAKÜ öğrencileri, Mehmet Akif Ersoy’un yapay zeka modelini oluşturdu
Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi öğrencileri, milli şair Mehmet Akif Ersoy’u modern teknolojiyle buluşturarak dikkat çekici bir projeye imza attı. Yapay zeka alanında yaptıkları çalışmalarla dikkat çeken Sanat ve Tasarım Fakültesi öğrencilerinden oluşan ekip, Mehmet Akif Ersoy’un şiirlerini derin öğrenme teknikleriyle analiz ederek, onun tarzını ve dil kullanımını yapay zeka ile modellemeyi başardı. Proje, metahuman teknolojisinin yapay zeka entegrasyonu ile oluşturuldu. MAKÜ Rektörlük binasının giriş katında oluşturulan Mehmet Akif Ersoy’un hayatının ve eserlerinin anlatıldığı bölümde bulunan ekranda yapay zeka teknolojisi ile oluşturulan Mehmet Akif Ersoy karakteri ziyaretçiler tarafından kendisine sorulan soruları analiz edip doğaçlama bir şekilde cevap verir halde hazırlandı. Proje üreticilerinden MAKÜ Sanat ve Tasarım Fakültesi Görsel İletişim Tasarım Bölümü 4. Sınıf öğrencisi Furkan Köroğlu proje ile ilgili olarak, "Projemizin ilk aşaması olarak Mehmet Akif Ersoy’un gerçekçi yüz hatlarını elde etmek adına üniversitemizde bulunan balmumu heykelinden faydalandık. Bu heykeli fotogrametri tekniği ile üç boyutlu ortama aktardık. Bu sayede kendisinin gerçeğe en yakın olan yüz hatlarını elde ettik. Projeyi yaparken Mehmet Akif Ersoy üzerine bir proje yaptığımız için gerçekten çok mutluydum. Daha öncede bu şekilde bir projede çalışmamıştım. Benim için de bir deneyim oldu. Zaten projemizde kurumlar arasında eşi benzeri olmayan bir proje. Açıkçası biz de bunun için uğraştık. Gayet memnunum yapabileceğimizin en iyisini yaptığımızı düşünüyorum" dedi. Projede Mehmet Akif Ersoy’un görsel kimliğini oluşturan MAKÜ Sanat ve Tasarım Fakültesi Görsel İletişim Tasarım Bölümü 4. Sınıf öğrencisi Yusuf Akkuş ise, "Gerekli 3D yazılımları kullanarak Mehmet Akif Ersoy’un saç, sakal, bıyık ve kıyafetlerini oluşturdum. Ben yapabileceğimizin en iyisini yaptığımızı düşünüyorum. Buna benzer birkaç projede daha çalışmıştım. Rektörümüz Hüseyin Dalgar’ın da 3D karakterini yapmıştık. Bu da ondan sonra yaptığımız en güzel iş diyebilirim. Mehmet Akif Ersoy işin içerisindeydi çünkü. Olabildiğince ona benzetmeye çalıştık. Gerçekten bu projeyi yaptığımız için mutluyum. Üniversitemize böyle bir katkıda bulunduğum için de mutluyum" şeklinde konuştu. Projenin yapay zeka entegrasyonu bölümünde yer alan MAKÜ Sanat ve Tasarım Fakültesi Görsel İletişim Tasarım Bölümü 4. Sınıf öğrencisi Muhammet Salih Kara, “Üniversitemizde bulunan Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Mehmet Akif’i Araştırma Kurumu içerisinde bulunan verileri kullandık, başlıca araştırmaları. Devamında internetteki belli başlı verileri alarak yapay zeka modelimizi eğittik. Ettiğimiz model Mehmet Akif Ersoy’un yazdığı şiirler, yaşantıları, geçmişleri ve bir çok bilgiyi barındırıyor. Bununla birlikte de kendisine yapay zeka entegrasyonu sağladık. Sesli bir şekilde etkileşime geçilebilir vaziyete getirdik ve ziyaretçiler Mehmet Akif Ersoy Müzesi’ne geldiklerinde kendisiyle etkileşime geçip kendisiyle alakalı sorular sorabilecekler" dedi. Sanat ve Tasarım Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Kara ise, “Proje, rektörlüğün inisiyatifinde, daha doğrusu onların kararıyla Mehmet Akif’e ait bir alan oluşturulması amacıyla ortaya atılmış bir fikirdi. Üniversitemizin içerisinde zaten bir araştırma merkezi çerçevesinde Akif’e ait verilerin sergilendiği bir alanımız vardı. Fakat rektörlük binasında da böyle bir alan oluşturma fikriyle Akif’in hem milli hem manevi şahsiyetini insanlara, ziyaretçilere aktarabilecek, küçük de olsa bir alan hazırladık ve burada ona ait bir takım belge ve bilgilerin, fotoğrafların yer aldığı alan oluşturduk. Ben de bu alanın tasarım geliştirme sürecinde rol aldım. Oluşturulan alanın bir kısımda Akif’in hayat hikayesini, bir kısımda ailesini sergiledik. Ailesiyle olan ilişkilerini, hatta bir torununa yazdığı şiirlere de yer vermiş olduk. İstiklal Marşı’na ait bir alan var aynı zamanda. Safahat eserine ait bir alan var. Bunlar zaten halihazırda bilinen ve başka yerlerde de var olan belgeler, bilgiler ama biz burayı farklılaştırmak amacıyla yapay zeka destekli bir proje içerisine yerleştirelim fikri ile daha yenilikçi, insanların dikkatini çekebilecek bir yere nasıl dönüştürebiliriz sorusuyla, öğrencilerimizin de katkılarını alarak yapay zeka destekli bir sanal karakter oluşturduk ve bu karakterin insanlarla yani burayı ziyaret eden ziyaretçilerle birlikte karşılıklı soru-cevap şeklinde konuşabildiği, hatta öğrenerek sürekli kendini güncelleyen bir karakterle insanların merak ettiklerini direkt olarak Mehmet Akif’in ağzından duymalarını istedik. Takdir edersiniz ki Akif’in sesinin bilinmediği gerçeği var. Yani herhangi bir kayda sahip değiliz. Fakat burada biz hem modellerken hem sesini tasarlarken açıkçası biraz hayal gücümüzü biraz gerçekte var olan fotoğrafları ve tahminen sesli tasarımı ortaya koyduk. Neticede ortaya güzel bir proje çıktı öğrencilerimizin de çok büyük emekleriyle. Karakter televizyon ekranında aktif olarak sürekli bekliyor. Altında bir klavye içerisinde tuşa basarak kendisiyle etkileşim kurabiliyorsunuz. Sizi dinliyor öncelikle, daha sonra sizin sorduğunuz soruları birkaç saniye bekleyerek kafasında kurguluyor. Tabi bu tamamen doğaçlama ve her seferinde farklı bir cevap veren bir yazılım sayesinde gerçekleşiyor. Konulara dair fikirlerini, geçmişte yaşanan tarihi olaylara dair fikirlerini, Safahat’i, İstiklal Marşı’nı ve diğer eserlerini yazarken hissettiği duyguları çok açık sözlülükle ifade ediyor" açıklamasında bulundu.
10 Mayıs 2024 Cuma - 17:30
"AI’NTEP Yapay Zeka Festivali" Hasan Kalyoncu Üniversitesi’nde gerçekleştirildi
“AI’NTEP-Yapay Zeka Festivali” yoğun bir katılımla HKÜ Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Hasan Kalyoncu Üniversitesi (HKÜ), OSB Teknokent ve Türkiye İş Bankası - Yapay Zeka Fabrikası işbirliğinde; “Türkiye’nin En Üretken Festivali” mottosuyla düzenlenen ve ilgili sektör liderlerini, uzmanları, akademisyenleri, öğrencileri, yazılım geliştiricileri, uygulayıcıları, yapay zekaya ilgi duyan veya kullanan herkesi buluşturma hedefi ile yola çıkan; ilham verici konferanslar, yapay zeka tabanlı yenilikçi proje geliştirme hedefli 24 saat süren fikir & yazılım maratonu ve start-up’lar ile yenilikçi yapay zeka projelerinin yatırımcılarla buluştuğu “AI’NTEP - Yapay Zeka Festivali”, yoğun bir katılımla HKÜ Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Akademisyenler, iş insanları, yöneticiler, uzmanlar ve yapay zeka meraklılarının ortak adresi AI’NTEP Festivali oldu İçerdiği etkinlikler ve kapsamı ile katılımcılara hem bilgi edinme hem de ağ oluşturma fırsatı sunan AI’NTEP Festivali’nde “İş Dünyasında Yapay Zekanın Rolü: Mevcut Durum ve Gelecek Perspektifleri”, “Yapay Zeka ve Endüstri Uygulamaları, Yapay Zeka Hakkında Teknolojik Yenilikler ve Araştırmalar”, “Giyilebilir Sağlık Teknolojilerinde Yapay Zeka Kullanımları”, “Kamuda Yapay Zeka Politika ve Uygulamaları”, “Yapay Zeka Teknolojileri, Büyük Dil Modelleri ve Bulut Bilişim” konuları akademisyenler, iş insanları, yöneticiler ve uzmanlar tarafından tartışıldı ve tanıtıldı. HKÜ Rektörü Prof. Dr. Türkay Dereli, Türkiye’nin ilk üretken yapay zeka tabanlı akıllı eğitim asistanını tanıttı AI’NTEP festivalinde, Türkiye’de bir ilk olarak, Hasan Kalyoncu Üniversitesi tarafından “Üretken Yapay Zeka Tabanlı Akıllı Eğitim Asistanı” geliştirildiği ve devreye alındığının müjdesi de verildi. Üniversitenin öğrenci bilgi/yönetim sistemi ile entegre bir şekilde çalışan yenilikçi eğitim aracını tanıtan HKÜ Rektörü Prof. Dr. Türkay Dereli, “Üniversitemizde devreye almakta olduğumuz ve üniversitemizin ‘öğrenci bilgi/yönetim sistemi’ ile entegre edilmiş bu ‘üretken yapay zeka’ uygulaması sayesinde öğrencilerimiz, akademik ders materyallerine daha kolay erişebilecek, ders bazlı ve akıllı sorgulamalar ve etkileşim yapabilecek, öğrenme hızını ve kalitesini artırabilecek. HKÜ olarak, tüm eğitim-öğretim ve araştırma süreçlerinde yapay zekanın gücünü etkin bir biçimde ve sonuna kadar kullanma konusunda kararlıyız” dedi. Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi (DDO) tam kadro AI’NTEP Yapay Zeka Festivali’nde Festival kapsamında HKÜ Mütevelli Heyet Üyesi Prof. Dr. Necip Fazıl Yılmaz’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Kamuda Yapay Zeka Politika ve Uygulamaları” adlı panelde Cumhurbaşkanlığı DDO Birim Müdürü Dr. Atilla Aydın ‘Ulusal Yapay Zeka Stratejisi’, Cumhurbaşkanlığı DDO Proje Yöneticisi Dr. Ramazan Terzi ‘Dijital Genç Yapay Zeka Ekosistemi ve Kamuda Yapay Zeka Projeleri’, Cumhurbaşkanlığı DDO Risk Yöneticisi Dr. Zümrüt Müftüoğlu ‘Yapay Zeka Risk Yönetimi ve Veri Odaklı Çalışmalar’ ve Cumhurbaşkanlığı DDO Yapay Zeka Politika Analisti Av. İlayda Süer ‘Yapay Zeka Sistemlerinin Regülasyonu’ konularındaki tecrübelerini katılımcılara aktardı. Yapay zekada yerli ve milli teknojiler ve rakipler de konuşuldu Festival kapsamında Rotatelab Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Abdurrahman Koçak’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen son panelde ise Baykar Akıllı Web Sistemleri Grup Lideri, T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi, T3 AI Program Yöneticisi Refik Söylemez, Demirören Medya Bilgi Sistemleri Direktörü Barış Öztürk, Huawei Kıdemli Bulut Mühendisi Taylan Lakerta, Sabah Gazetesi Köşe Yazarı Timur Sırt, HAVELSAN MAİN Ürün Yöneticisi Osman Kavaf ve HAVELSAN Yapay Zeka Uygulamaları Mühendisi Muhammed Cihat Ünal, Yapay Zeka Teknolojileri, Büyük Dil Modelleri ve Bulut Bilişim konuları üzerinde durarak Türkiye’nin yapay zeka alanında yenilikçi çözüm ve platformlar üretme yeteneğini ve kapasitesi halkında kapsamlı bilgiler sundu.
10 Mayıs 2024 Cuma - 15:35
Türk müziğinin ineklerin süt verimini artırdığı akademik olarak ispatlandı
Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi Çiftliğinde Devlet Konservatuarı ile ortak düzenlenen "Türk Müziğinin Süt İneklerinin Hormon ve Süt Verimi Üzerindeki Etkisinin İncelenmesi" projesi çerçevesinde ineklere Türk müziği dinletilerek süt veriminin arttığı gözlemlendi. Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuvarı, Veteriner Fakültesi, Gıda Tarım ve Hayvancılık MYO, MAKÜ Çiftliği’nin de iş birliği yaptığı "Müziğin Süt İneklerinin Hormon ve Süt Verimi Üzerindeki Etkisinin İncelenmesi" projesi meyvelerini veriyor. Çiftlikte yetiştirilen ineklere dinletilen Türk Müziği’nin ardından ineklerin daha sakin ve huzurlu bir ortamda beslendikleri için süt veriminde de artış sağlandığı gözlemlendi. Proje sorumlusu MAKÜ Müzik Kültürü Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü Prof. Dr. Zeki Nacakcı projesi hakkında MAKÜ Çiftliği’ndeki ineklere uyguladıkları projelerinde müziğin her bir tarzına ineklerin farklı tepkiler verdiklerini, müzikli ortamda durmalarının onlardaki mutluluk hormonlarında değişim gösterdiğini ve bu sayede de süt verimlerinin de arttığını aktardı. Daha önce birçok farklı yerde uygulanan bu yöntemin MAKÜ’de uygulanan bu sistemin farkının ise Türk Halk Müziği ve yöresel müzikler dinletmeleri olduğunu belirtti. Ayrıca proje hakkında bilgi veren Prof. Dr. Zeki Nacakcı, "Müziğin canlılar üzerindeki etkisine yönelik birçok çalışma vardır. Biz de bu projede ineklerin süt verimini artırabilir miyiz düşüncesiyle hareket ederek MAKÜ Çiftliği’nde müzik denemeleriyle ineklerimizin süt verimini artırmaya yönelik bir proje başlattık. Bizim dünyada yapılan diğer projelerden farkımız onlar klasik müzik temelli araştırmalar yaparken biz bunu Türk halk müziği ile, yöre müzikleri ile, meditasyon müzikleri ile şekillendirme çalışması başlattık. Bunun öncelikli etapta dünyadan çok daha farklı olarak fareler üzerinde, atlar üzerinde, onlarında stres hormonlarını ve süt verimini artırıcı hormonları üzerinde çalışmalarını yaptık. Bu çalışmalarda belli başlı müzikleri belirledik ve hangi desibelde vereceğimizi, hangi sürelerde vereceğimizi, ne kadar vereceğimiz gibi konuları önce atlar üzerinde yapılan araştırmalar ile belirledikten sonra çiftlikte ineklere günün belirli saatlerinde müzik dinletiyoruz. Bir de biliyoruz ki inekler en çok süt sağarken strese giriyorlar. Onlara o noktada farklı müzikler dinletip Pavlov’un şartlı deneysel olarak yapmış olduğu araştırma gibi bizde farklı denemeler yapıyoruz. Tabii bunların sonuçlarını daha almadık ama görünen o ki şu anda olumlu yönde gidiyoruz. Çünkü yaptığımız ön araştırmalara göre ineklerin müziğe çok güzel tepki verdiğini görüyoruz. Hatta ben ilk projeye başladığımda çok da şaşırmıştım, bu kadar aşırı bir tepki beklemiyordum. Direkt bütün sese odaklanarak hareket ediyorlar. İlk etap araştırmalarımızda Türk halk müziğine, caz müziğine, meditasyon müziklerine diğer müziklere oranla daha çok tepki verdikleri görülüyor. Proje sonuçlandıktan sonra bunun bilimsel verileri makaleler ve bilimsel ortamlarda açıklanacak. O zaman çok daha net veriler elimize ulaşmış olacaktır" dedi. "İneklerin stresleri az olunca süt verimi de artıyor" İneklerin süt veriminin dış etkenlere bağlı olduğunu ve mutlu olduklarında süt veriminde artış yaşandığının altını çizen Prof. Dr. Nacakcı, "Benim diğer uzman arkadaşlardan aldığım davranışları ile ilgili bilgilere göre, inekler stresleri ne kadar az olursa o kadar süt verimleri artıyor. Dolayısıyla normal yemeklerini yedikten sonra dinlenme modlarındaki müziklerin aslında meditasyon ve onları çok hareket ettirmeyecek bir tarzda müzik olduğu zaman onların çok daha rahat yattıkları ya da dinlendiklerini görüyoruz. Bu da onların günlük süt üretimlerini artırdığı gibi hareketli müziklerde de çok daha canlı hissediyorlar. İnsanlar nasıl farklı müziklere farklı tepkiler gösteriyorlar aynı hayvanlar da farklı müziklere farklı tepkiler gösteriyorlar ve bunun sonuçlarını da alıyoruz. Proje başlayalı bir yıl oldu. Bir yıl süresi içerisinde değerli veriler elde ettik. Bunu gerek kan alma örneklerinde, gerekse davranışlarını gözlemleyerek de görüyoruz. Projenin sonlarına doğru geldik. Yaklaşık 3 ay içinde de projemiz sonuçlanacak. 3 ay sonra da basın mensupları ile bu verileri paylaşacağız" şeklinde konuştu. "Projede farklı fakültelerden 15 kişi yer alıyor" Projenin büyük katılımlı bir proje olduğundan bahseden Prof. Dr. Nacakçı, "Proje ekibimiz büyük. Veteriner Fakültesinde branşları çok farklı olan hekim arkadaşlarımızdan da destek alıyoruz. Laborantından hayvan davranışlarını gözlemleyen veterinerlere kadar. Yine biz de konservatuvar bölümünden farklı müzik türleriyle uğraşan arkadaşlarımızdan çok farklı destekler alıyoruz. Projemize yaklaşık 15 kişi destek veriyor. Bu da projenin büyüklüğünü ve başarıya ulaşmasında katkı veriyor" sözlerini sarf etti. "Merkezimizde hayvanlar üzerinde 40’ın üzerinde çalışma yapılıyor" MAKÜ Çiftliği’nde yer alan hayvanlar üzerinde farklı çalışmalar yapıldığını dile getiren Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi ve Tarım Hayvancılık ve Gıda Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü Dr. Öğr. Üyesi İlktan Baştan ise proje ile ilgili olarak, "Merkezimiz bünyesinde 40’ın üzerinde çalışma yapılmakta. Lisans ve lisansüstü öğrencilerimizin yanı sıra birçok bilimsel araştırma da uygulanmaktadır. Bunlardan bir de müziğin süt verimi üzerindeki artmasının araştırılması. Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Bölgesel Kalkınma Odaklı üniversite ve hayvancılık alanında özel desteklenen bir üniversite. Burada da bu üniversitenin farklı birimlerinde farklı disiplinlerinde hayvancılığın veriminin nasıl artırılabilir, nasıl daha iyiye götürülebilir, onun bir çalışma örneğini görüyoruz. Burada Güzel Sanatlar Fakültesi, Konservatuvar, Fen Edebiyat Fakültesi, Mimarlık Mühendislik Fakültesinden birçok hocamızın aynı zamanda eşgüdümlü araştırmaları yürütülmektedir. Amacımız bölgemizdeki hayvancılığa bir örnek, bir rol model olabilmektir" dedi.
10 Mayıs 2024 Cuma - 15:27
Türk müziğinin ineklerin süt verimini artırdığı akademik olarak ispatlandı
Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi Çiftliğinde Devlet Konservatuarı ile ortak düzenlenen Türk Müziğinin süt ineklerinin hormon ve süt veriminin incelenmesi projesi çerçevesinde ineklere Türk müziği dinletilerek süt veriminin arttığı gözlemlendi. Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuvarı, Veteriner Fakültesi, Gıda Tarım ve Hayvancılık MYO, MAKÜ Çiftliğinin de işbirliği yaptığı “Müziğin süt ineklerinin hormon ve süt verimi üzerindeki etkisinin incelenmesi ”projesi meyvelerini veriyor. Çiftlikte yetiştirilen ineklere dinletilen Türk Müziği’nin ardından ineklerin daha sakin ve huzurlu bir ortamda beslendikleri için süt veriminde de artış sağlandığı gözlemlendi. Proje sorumlusu MAKÜ Müzik Kültürü Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü Prof. Dr. Zeki Nacakcı projesi hakkında MAKÜ çiftliğindeki ineklere uyguladıkları projelerinde müziğin her bir tarzına ineklerin farklı tepkiler verdiklerini, müzikli ortamda durmalarının onlardaki mutluluk hormonlarında değişim gösterdiğini ve bu sayede de süt verimlerinin de arttığını aktardı. Daha önce birçok farklı yerde uygulanan bu yöntemin MAKÜ’de uygulanan bu sistemin farkının ise Türk Halk Müziği ve yöresel müzikler dinletmeleri olduğunu belirtti. Ayrıca Proje hakkında bilgi veren Prof. Dr. Zeki Nacakcı; “Müziğin canlılar üzerindeki etkisine yönelik bir çok çalışma vardır. Bizim de bu projede çıkış noktamızdan bir tanesi de ineklerin süt verimini arttırabilir miyiz düşüncesiyle hareket ederek MAKÜ çiftliğinde müzik denemeleriyle ineklerimizin süt verimini arttırmaya yönelik bir proje başlattık. Bizim dünyada yapılan diğer projelerden farkımız onlar klasik müzik temelli araştırmalar yaparken biz bunu Türk Halk Müziği ile, yöre müzikleri ile, meditasyon müzikleri ile şekillendirme çalışması başlattık. Bunun öncelikli etapta dünyadan çok daha farklı olarak fareler üzerinde, atlar üzerinde, onlarında stres hormonlarını ve süt verimini arttırıcı hormonları üzerinde çalışmalarını yaptık. Bu çalışmalarda belli başlı müzikleri belirledik ve hangi desibelde vereceğimizi, hangi sürelerde vereceğimizi, ne kadar vereceğimiz gibi konuları önce atlar üzerinde yapılan araştırmalar ile belirledikten sonra çiftlikte ineklere günün belirli saatlerinde müzik dinletiyoruz. Bir de biliyoruz ki inekler en çok süt sağarken strese giriyorlar. Onlara o noktada farklı müzikler dinletip Pavlov’un şartlı deneysel olarak yapmış olduğu araştırma gibi bizde farklı denemeler yapıyoruz. Tabi bunların sonuçlarını daha almadık ama görünen o ki şu anda olumlu yönde gidiyoruz. Çünkü yaptığımız ön araştırmalara göre ineklerin müziğe çok güzel tepki verdiğini görüyoruz. Hatta ben ilk projeye başladığımda çok da şaşırmıştım, bu kadar aşırı bir tepki beklemiyordum. Direk bütün sese odaklanarak hareket ediyorlar. İlk etap araştırmalarımızda Türk Halk Müziğine, caz müziğine, meditasyon müziklerine diğer müziklere oranla daha çok tepki verdikleri görülüyor. Proje sonuçlandıktan sonra bunun bilimsel verileri makaleler ve bilimsel ortamlarda açıklanacak. O zaman çok daha net veriler elimize ulaşmış olacaktır.” dedi. -İneklerin stresleri az olunca süt verimi de artıyor İneklerin süt veriminin dış etkenlere bağlı olduğunu ve mutlu olduklarında süt veriminde artış yaşandığının altını çizen Prof. Dr. Nacakcı; “Benim diğer uzman arkadaşlardan aldığım davranışları ile ilgili bilgilere göre inekler stresleri ne kadar az olursa o kadar süt verimleri artıyor. Dolayısıyla normal yemeklerini yedikten sonra dinlenme modlarındaki müziklerin aslında meditasyon ve onları çok hareket ettirmeyecek bir tarzda müzik olduğu zaman onların çok daha rahat yattıkları ya da dinlendiklerini görüyoruz. Bu da onların günlük süt üretimlerini artırdığı gibi hareketli müziklerde de çok daha canlı hissediyorlar. İnsanlar nasıl farklı müziklere farklı tepkiler gösteriyorlar aynı hayvanlar da farklı müziklere farklı tepkiler gösteriyorlar ve bunun sonuçlarını da alıyoruz. Proje başlayalı bir yıl oldu. Bir yıl süresi içerisinde değerli veriler elde ettik. Bunu gerek kan alma örneklerinde, gerekse davranışlarını gözlemleyerek de görüyoruz. Projenin sonlarına doğru geldik. Yaklaşık 3 ay içinde de projemiz sonuçlanacak. 3 ay sonra da basın mensupları ile bu verileri paylaşacağız.” şeklinde konuştu. Projede farklı fakültelerden 15 kişi yer alıyor Projenin büyük katılımlı bir proje olduğundan bahseden Prof. Dr. Nacakçı; “Proje ekibimiz büyük. Veteriner Fakültesinde branşları çok farklı olan hekim arkadaşlarımızdan da destek alıyoruz. Laborantından hayvan davranışlarını gözlemleyen veterinerlere kadar. Yine biz de konservatuvar bölümünden farklı müzik türleriyle uğraşan arkadaşlarımızdan çok farklı destekler alıyoruz. Projemize yaklaşık 15 kişi destek veriyor. Bu da projenin büyüklüğünü ve başarıya ulaşmasında katkı veriyor.” sözlerini sarf etti. Merkezimizde hayvanlar üzerinde 40’ın üzerinde çalışma yapılıyor MAKÜ çiftliğinde yer alan hayvanlar üzerinde farklı çalışmalar yapıldığını dile getiren Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi ve Tarım Hayvancılık ve Gıda Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü Dr. Öğr. Üyesi İlktan Baştan ise proje ile ilgili olarak; “Merkezimiz bünyesinde 40’ın üzerinde çalışma yapılmakta. Lisans ve lisansüstü öğrencilerimizin yanı sıra birçok bilimsel araştırma da uygulanmaktadır. Bunlardan bir de müziğin süt verimi üzerindeki artmasının araştırılması. Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Bölgesel Kalkınma Odaklı üniversite ve hayvancılık alanında özel desteklenen bir üniversite. Burada da bu üniversitenin farklı birimlerinde farklı disiplinlerinde hayvancılığın veriminin nasıl artırılabilir, nasıl daha iyiye götürülebilir, onun bir çalışma örneğini görüyoruz. Burada Güzel Sanatlar Fakültesi, Konservatuvar, Fen Edebiyat Fakültesi, Mimarlık Mühendislik Fakültesinden bir çok hocamızın aynı zamanda eşgüdümlü araştırmaları yürütülmektedir. Amacımız bölgemizdeki hayvancılığa bir örnek, bir rol model olabilmektir” dedi.
10 Mayıs 2024 Cuma - 12:06
Silvan’da ’Bilim Fuarı’
Yeşil Silvan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri tarafından hazırlanan ve TÜBİTAK tarafından desteklenen Tübitak 4006 Bilim Fuarı törenle açıldı. Silvan’da geniş bir yelpazede sunulan projeler ziyaretçilere ilham verici bir bilim deneyimi sunuyor. Öğrenciler becerilerini gözler önüne seriyor. Çevre dostu teknolojilerden sağlık ve biyoteknoloji alanındaki yeniliklere kadar geniş bir yelpazede projeler, ziyaretçilere ilham verici bir bilim deneyimi sunuyor. Yeşil Silvan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesindeki her bir proje, farklı bir bilgi dünyasına kapı aralarken, bilimin sınırsız evreninde yeni ufuklara yelken açma imkanı sunan projelere öğrencilerin yanı sıra öğretmenler ve veliler de yoğun ilgi göstererek bilginin ve öğrenmenin önemini vurguluyor. Okul Müdürü Mehmet Salih Çaçan, 2 yıl önce 13 projenin sergilendiği fuarda bu yıl için öğretmenlerin danışmanlığında öğrencilerin büyük gayretleriyle başvurusu yapılan 20 projenin sergilenmeye değer görülmesinin mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.
10 Mayıs 2024 Cuma - 11:34
Fen Lisesi öğrencileri hayallerini gerçekleştirdi
Dünyanın en büyük parçacık fiziği laboratuvarını yöneten araştırma kuruluşu CERN’ün (Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi) düzenlediği yarışmada ödüle layık görülen Adana Fen Lisesi öğrencileri, Ankara Üniversitesi Araştırma Dekanlığınca gerçekleştirilen “CERN’ün 70. Yılında Türkiye-CERN İlişkileri ve Ankara Üniversitesinin Rolü” başlıklı panelde, alanında dünya çapında çalışmalar yürüten önemli bilim insanları ile buluşarak hayallerini gerçekleştirdi. Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar, geçtiğimiz hafta Adana Fen Lisesine yaptığı ziyarette görüştüğü Red Apple Takımı üyesi öğrencilere, onları Ankara Üniversitesinin ilgili hocaları ile buluşturma sözü verdi. Ünüvar, takım üyelerini, Ankara Üniversitesi Araştırma Dekanlığı tarafından düzenlenen “CERN’ün 70. Yılında Türkiye-CERN İlişkileri ve Ankara Üniversitesinin Rolü” konulu panele davet etti. Öğrenciler, alanında dünya çapında çalışmalar yürüten akademisyenlerin yer aldığı panele sınıflarından çevrim içi olarak katıldı. Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar, Türkiye’de ilk fen fakültesi, ilk fizik bölümü, ilk fizik mühendisliği bölümü ve ilk Hızlandırıcı Teknolojileri Enstitüsünün Ankara Üniversitesi bünyesinde kurulduğunu anımsattı. Türkiye’nin ilk araştırma amaçlı elektron hızlandırıcısına dayalı ışınım kaynağı merkezi olan Türk Hızlandırıcı ve Işınım Laboratuvarı TARLA’da yerli ve milli imkânlarla geliştirilen elektron hızlandırıcısının önceki gün devreye alındığına dikkat çeken Ünüvar, bunun hem Ankara Üniversitesi hem ülkemiz hem de insanlık için çok önemli bir kazanım olduğunu vurguladı. CERN ile Ankara Üniversitesi arasındaki kurumsal ilişkilerin ilk kez 1997 yılında başladığı bilgisini veren Ünüvar, “Bizim sürekli CERN ile diyalogda olan hocalarımız var. Onlar önemli çalışmalara imza atıyorlar. Biz CERN’ün bir parçasıyız. Bir müddet sonra şöyle bir hayalimiz de var. Nasıl ki insanlar ‘CERN’e gidiyoruz, orada yayınlar yapıyoruz, araştırmaların bir parçası oluyoruz’ cümlesini kuruyorlarsa bir müddet sonra onlara ‘TARLA’nın bir parçasıyız, TARLA’nın araştırmalarına katılıyoruz’ cümlelerini kurdurmak da önemli hedeflerimizden bir tanesi” diye konuştu. “Genç Nüfusu Bilimle, Teknolojiyle Buluşturmamız Gerekiyor” Türkiye’nin genç bir nüfusa sahip olduğuna dikkat çeken Ünüvar, “Genç birikimli, atak, üretken ve meraklı bir nüfusa sahibiz ama genç nüfusu bilimle, teknolojiyle ve üretkenlikle buluşturmamız gerekiyor. Onun için de belki üniversitelerle liseleri, yetenekli gençleri buluşturmak gerekir diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı. Geçtiğimiz hafta Adana Fen Lisesini ziyaretinde, orada stantlar kuran öğrencilerin TEKNOFEST’le, CERN’le olan ilişkilerinden bahsettiğini kaydeden Ünüvar, sözlerini şu ifadelerle sürdürdü: “Red Apple Takımı’na ‘inşallah sizi üniversitemizle buluşturmak isterim’ dedim. Tevafuk bugün CERN ile 70. yıl etkinliği olduğu için onlarla temas kurduk ve çevrim içi katılmalarını sağladık. Onları inşallah Ankara’da da misafir etmek isteriz. Onlar fizik, fizik mühendisliği, nükleer enerji sistemleri, TARLA ve Hızlandırıcı Teknolojileri Enstitüsü ile de temas kursun itiyoruz. Çünkü onların ülkemizin, hatta insanlığın geleceği olan araştırmalara imza atacağına da yürekten inanıyorum.” Ankara Üniversitesi Araştırma Dekanı Prof. Dr. Kaan Orhan ise, Cumhuriyetin ilk üniversitesi olan Ankara Üniversitesinin, temel bilim ve teknoloji alanlarında öncü çalışmalarını ilk günden itibaren sürdürdüğünü ve ülkemizde bünyesinde fizik ve fiziğe dayalı teknolojiler konusunda en çok bilimi barındıran üniversite olduğunu vurguladı. Programa sınıflarından, CERN’ün ödül olarak takdim ettiği teleskop önünden bağlanan Red Apple Takımı üyesi öğrenciler de başarılarından ve hedeflerinden bahsetti. Takımın kurucusu ve kaptanı Adana Fen Lisesi 11. sınıf öğrencisi Deniz Burak Erdem, projelerinin amacını, eğitimde dezavantajları olan bir bölgeye giderek fizikle ilgili eğitim vermek, onların ufkunu açmak ve saklı potansiyelleri keşfetmek olarak açıkladı. Bu doğrultuda bir köy okuluna gittiklerini, bulut odası deneyini yaptıklarını aktaran Erdem, “Onlara birtakım temel fizik deneyleri göstererek ilgi ve meraklarını ölçtük. Bunun sonucunda da 68 farklı ülkeden 371 takımın katıldığı yarışmada kısa listeye girdik. CERN laboratuvarı tarafından arkamızda görmüş olduğunuz bu teleskopa layık görüldük” diye konuştu. Erdem, Ankara Üniversitesinde CERN’le çalışan bilim insanları ile buluşmaktan büyük mutluluk duyduklarını da ifade etti. Panel, açılış bölümünün ardından Mühendislik Fakültesi Fizik Mühendisliği Bölümü Fizik Mühendisliği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Yavaş’ın, “Kuruluşundan Günümüze CERN’ün 70 Yılı” başlıklı sunumu ile devam etti.
10 Mayıs 2024 Cuma - 09:41
Türkiye’nin inovasyon haritası Yıldız Techno GSYF ile yeniden çiziliyor: 1 milyar TL’lik dev fona start verildi
Türkiye’nin teknoloji ihracatını artırmak ve girişimcilik ekosistemini güçlendirmek amacıyla hayata geçirilen Yıldız Techno Girişim Sermayesi Yatırım Fonu (GSYF), sahip olduğu devasa fon büyüklüğüyle Türkiye’nin inovasyon potansiyelini büyütmeye hazırlanıyor. YTÜ Yıldız Teknopark ve BV Portföy ortaklığıyla hayata geçirilen Yıldız Techno GSYF, ulusal ve uluslararası yatırımcı ağına da sahip özelliğiyle girişimcilerin fon ihtiyacını karşılayacak. Yıldız Tekno GSYO’nun geniş start-up ve yatırımcı altyapısından güç alan ve BV Portföy iş birliğiyle hayata geçirilen Yıldız Techno GSYF lansmanı, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Oyun, yazılıma dayalı hizmetler, FinTech, InsureTech, yapay zeka, e-ticaret ve mobilite gibi geniş yelpazede faaliyet gösteren girişimlere stratejik ve kapsamlı destek sunmayı amaçlanan fon ile kuluçkadan ileri aşamaya kadar geniş bir yelpazede faaliyet yürüten girişimciler desteklenecek. Girişimcileri yabancı yatırımcılarla buluşturma olanağına sahip Yıldız Techno GSYF, Türkiye’nin teknoloji ihracatını artırarak girişimcilik ve inovasyon merkezine dönüştürme hedefinde önemli bir rol oynayacak. 1 milyar TL fon büyüklüğüyle dikkat çeken Yıldız Techno GSYF, teknoparkta yer alan şirketlere ve girişimcilere yatırım yapmayı hedefliyor. Yatırımlar, girişimlerin büyüme aşamalarına ve ihtiyaçlarına göre farklı şekillerde gerçekleştirilecek. “Türk girişimcileri için daha fazla fırsat sunmaya devam edeceğiz” Ülkelerin kalkınmasının üniversitelerden geçtiğini ifade eden Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tamer Yılmaz, “Son dört yıldır Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörlüğünü gururla sürdürüyorum. Üniversitenin içinde yani merkezinde olmayan herhangi bir çözümün başarılı olma şansı yok. Savunma sanayiinden teknolojiye kadar her alanda başarı için iyi bir üniversite şarttır. Bu nedenle tüm Türkiye’yi kapsamayan bir yaklaşımın başarı getirmesi mümkün değildir. Teknoparkımız son 4 yılda Dubai, Londra, Körfez ve Taşkent’te açıldı. Yakın zamanda ise Amsterdam ve Berlin’e de açılma planları var. Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı gibi mekanizmaların desteğiyle başarılı işlere imza atıyoruz. Yıldız Tekno GSYO ile bugüne kadar 23 girişime yatırım kararı aldık ve bu alanda lider konumdayız. Şimdi de Yıldız Techno GSYF’yi hayata geçiriyoruz. Boğaziçi Ventures ise bu işin en iyisi. Türkiye’nin her yerinde ve dünyanın dört bir yanında potansiyel yatırımcılarla buluşuyoruz. Onlara heyecan veren ve büyük bir hikaye sunan bir ekosistem oluşturuyoruz. Türkiye’nin aydınlık yüzü olarak, globale güven veren bir samimiyetle iş birliği yapıyoruz. Oluşturduğumuz topluluğu Avrupa’nın önde gelen şehirlerine ve diğer bölgelerine genişleterek, Türk girişimcileri için daha fazla fırsat sunmaya devam edeceğiz” dedi. “Teknolojilerimizi globale taşımayla ilgili başarılı çalışmalarımız var” Geleceği inşa eden bir yapıda olduklarını vurgulayan YTÜ Yıldız Teknopark Genel Müdürü Orhan Tanışman, 113 yıllık bir geçmişe sahip Yıldız kültürünün özgün bir bilgi birikimiyle 160 bin mezunu, 20 bine yakın Teknopark çalışanı ve 40 bin öğrencisiyle derin bir yapıya sahip olduklarını belirtti. Tanışman, “Teknolojilerimizi globale taşımayla ilgili başarılı çalışmalarımız var. Bu çalışmaların yansımalarından bir tanesi Londra ofisimizin açılışı oldu. Daha önce Silikon Valisi ile başlamış olduğumuz dünyaya açılma atılımımızı hem finansal hem de pazar imkanı olan Dubai ile devam ettirmiştik. Yine Yıldız Tekno Girişim Sermayesi Ortaklığı ile iki yıldır yatırımlarımızı sürdürüyoruz ve burada bir ciddi bir değer oluşturduk. Ekosistemin finansal ihtiyaçlarını en başta Teknopark olarak biz karşılamak istedik. Girişim Sermayesi Fonları tabii ki daha geniş kitlelere hitap edebilen bir yapı. Bunun devamında da Kitle Fonlama Platformumuzu da duyuracağız. Bütün bu eko sistemin oluştuğu yer Teknoparkımız. Teknoparkımızdaki ana gücümüzü ise global markamız YTU Startup House markamız oluşturuyor. Teknoparkımız, Türkiye’de Ar-Ge sistemini, üniversite, sektör ve devlet iş birliğini geliştirme yapısına ilerlerken globalde de bu yapıyı şu anda YTU Startup House markası altında yürütüyoruz. Baştan uca bütünleşik bakış açısı ile oluşturduğumuz bu yapının merkezinde ise Yıldız Techno GSYF’yi görüyoruz” şeklinde konuştu. “Seçimlerimizi ve tercihlerimizi global pazarlara uygun bir şekilde yapıyoruz” YTÜ Yıldız Teknopark denince akıllara önce oyun (game) teknolojilerinin geldiğini belirten Tanışman, YTÜ GamesUP projesiyle 200/ydı fazla oyun stüdyosuna liderlik ettiklerini söyledi. Tanışman şöyle devam etti: “Oyun ekosistemini yönetiyoruz. Fintech alanında yine ciddi iddiamızı devam ettiriyoruz. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi, Türkiye’de 800’den fazla fintech şirketi olduğunu ifade etti. Bunun 86’sı Teknoparkımızda. Oyun ve fintech alanında ise Dubai ve Londra’da yoğun bir şekilde kümelenme var. Yani açılımlarımızı global pazarlara uygun bir şekilde yapıyoruz. Insurtech alanında aynı şekilde 20’ye yakın şirketimiz var ve bu alanda da Amerika’yı önceliklendiriyoruz. Mobilite, Agritech, Edutech ve Healthtech konularında da ciddi yatırımlarımız ve girişimlerimiz var. Fonumuzun Stratejisi olarak Yatırım süresini 8 artı 2 olarak şekillendirdik. 8 yıl yatırım, 2 yıl exit şeklinde planladık. Günün sonunda toplamış olduğumuz fonu 5,6 kat gibi büyütmek gibi bir hedefimiz var. Yine Yıldız Tekno GSYO’da oluşturduğumuz portföyümüzün dolar bazında değer artışını bir yılda 1,5 kat yaptık. Girişim Sermayesi alanında en önemli şeylerden bir tanesi yatırım yapılacak şirketleri bulabilmek. Biz o noktada çok şanslıyız. Dünya çapında oluşturduğumuz yapı sayesinde gelecekte büyük değer vadeden şirketler bizi buluyor. Bize en iyisini tercih etmek düşüyor.” “Türkiye’nin genel teknoloji ekosistemi adına stratejik bir başlangıç yapıyoruz” Kurucularının teknoloji alanındaki derin deneyimleri ve sahip olduğu geniş uluslararası ağıyla ülkemizdeki yenilikçi, küresel büyüme potansiyeli yüksek teknoloji odaklı girişimlere yatırım yapan Boğaziçi Ventures Yönetici Ortağı ve CEO’su Barış Özistek, geleneksel yatırım yönetimi anlayışı yerine ‘disruptive innovation’ odaklı, yapıcı yıkım vaat eden yenilikçi teknoloji ürünlerine odaklandıklarını söyledi. Geleceğe yatırım yapmayı hedefleyen Boğaziçi Ventures bünyesindeki BV Portföy ortaklığı ile hayata geçirilen Yıldız Techno GSYF ile ilgili konuşan Özistek, şöyle devam etti: "Yıldız Techno GSYF’nin ilk tohumlarının atılmaya başlamasının üzerinden 1 yıl geçti. Bu süre zarfında strateji oluşturma ve regülasyon gibi birçok zorlu aşamayı başarıyla geride bıraktık. Yıldız Teknopark’ın uluslararası iş birlikleri ve faaliyetlerinin sadece şirketimiz için değil tüm Türkiye için büyük bir memnuniyet kaynağı olduğunu gururla ifade edebiliriz. Yıldız Teknopark’ın faaliyetleri, ekosisteme olan katkılarıyla kalmayıp, kendisi de dinamik bir ekosistem oluşturmuş durumda. Bugün gerçekleştirdiğimiz bu etkinlikle, hem BV Portföy Yönetimi A.Ş. hem de Türkiye’nin genel teknoloji ekosistemi adına stratejik ve değerli yeni bir başlangıcı kutlamaktayız. Bu önemli kilometre taşı, şirketimizin ve Türkiye’nin teknoloji sektöründeki liderliğini pekiştiren bir adım olarak öne çıkmaktadır.”
09 Mayıs 2024 Perşembe - 17:24
İzmir’de güneş enerjisiyle çalışan minyatür araçlara yoğun ilgi
İzmir Karabağlar Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri ile yurt dışından gelen öğrencilerin “Solar Car Presentations” projesi kapsamında güneş enerjisiyle ürettikleri minyatür araçlara yoğun ilgi. “Bilgi birikimlerini birbirlerine aktararak çalışma yürüttüler” Karabağlar Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri ile yurt dışından gelen öğrencilerin “Solar Car Presentations” projesi kapsamında güneş enerjisiyle ürettikleri minyatür araçlar, Konak Meydanı’nda kurulan alanda sergilendi. Proje hakkında bilgiler veren Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Bilişim Teknolojileri Öğretmeni ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Proje Koordinatörü Uğur Çelik, “Proje, öğrencilerimizin kendi tasarımlarıyla ürettikleri güneş enerjisiyle çalışan minyatür arabalar yapmak üzere. Çocukların hem hayal hem de teknik becerilerini geliştirmek üzere yapılmış bir proje. Öğrenciler, temel düzeyde elektrik-elektronik temel kodlama, malzeme ve teknik hesaplama bilgisini beraber kullanmak zorundalar. Buradaki çalışmalarımızın en önemli hedeflerinden biri rekabetçi değil iş birlikçi olarak çalışmaları. Bir bilişim alanı öğrencisi ile makine alanı öğrencisi birlikte çalışarak araba ürettiler. Hiçbiri birbiriyle yarışmadı, bilgi birikimlerini birbirlerine aktararak çalışma yürüttüler” dedi. “30 kilometre hızla 6 saat hareket edebiliyor” Okuldaki atıl malzemeler kullanılarak bir ay içerisinde öğreniciler tarafından yapılan güneş enerjisi ile çalışan araçla ilgili bilgiler veren Kınık Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Bilişim Teknolojileri Öğretmeni ve Proje Koordinatörü Alptekin Tez, “Tamamen kendi ürettiğimiz bir araç. Güneşten aldığı elektrikle pili şarj ediyor ve 30 kilometre hızla 6 saat boyuna hareket edebiliyor” ifadelerini kullandı. Yerli ve yabancı öğrenciler ürettikleri araçları tanıttılar Proje kapsamında Romanya’dan İzmir’e gelen ve yaptığı güneş enerjisiyle çalışan mini aracı tanıtan Pietra Neamt meslek okulu öğrencisi 17 yaşındaki Cintitâ Mateo Marian, “Bu protatif bir araç. Güneş panelini istediğim yere yönlendirebiliyorum ve arkasında bulunan şarj ünitesini ile pili şarj ederek çalıştırıyor” diye konuştu. Atık malzemelerden yaptıkları güneş enerjisiyle çalışan aracı tanıtan 11. Sınıf öğrencisi Alperen Egen ise “Atık malzemelerden yaptığımız ürünün üzerindeki işlemeler ve kesimler tamamen lazer CNC’den yapılmıştır. Lastikleri ve pilleri kendi oluşturduğumuz sisteme oturttuk. Güneş paneliyle o sistemin elektrik ihtiyacını sağlıyoruz. Motorlarla da etki kuvvetini sağlıyoruz ve bu sayede bir araba üretmiş olduk” bilgisini verdi. Projeye Romanya ve Bulgaristan’da 42 öğrenci ve 8 teknik öğretmen katıldı.
09 Mayıs 2024 Perşembe - 17:08
İzmir’de güneş enerjisiyle çalışan minyatür araçlara yoğun ilgi
İzmir Karabağlar Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri ile yurt dışından gelen öğrencilerin “Solar Car Presentations” projesi kapsamında güneş enerjisiyle ürettikleri minyatür araçlara yoğun ilgi. “Bilgi birikimlerini birbirlerine aktararak çalışma yürüttüler” Karabağlar Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri ile yurt dışından gelen öğrencilerin “Solar Car Presentations” projesi kapsamında güneş enerjisiyle ürettikleri minyatür araçlar, Konak Meydanı’nda kurulan alanda sergilendi. Proje hakkında bilgiler veren Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Bilişim Teknolojileri Öğretmeni ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Proje Koordinatörü Uğur Çelik, “Proje, öğrencilerimizin kendi tasarımlarıyla ürettikleri güneş enerjisiyle çalışan minyatür arabalar yapmak üzere. Çocukların hem hayal hem de teknik becerilerini geliştirmek üzere yapılmış bir proje. Öğrenciler, temel düzeyde elektrik-elektronik temel kodlama, malzeme ve teknik hesaplama bilgisini beraber kullanmak zorundalar. Buradaki çalışmalarımızın en önemli hedeflerinden biri rekabetçi değil iş birlikçi olarak çalışmaları. Bir bilişim alanı öğrencisi ile makine alanı öğrencisi birlikte çalışarak araba ürettiler. Hiçbiri birbiriyle yarışmadı, bilgi birikimlerini birbirlerine aktararak çalışma yürüttüler” dedi. “30 kilometre hızla 6 saat hareket edebiliyor” Okuldaki atıl malzemeler kullanılarak bir ay içerisinde öğreniciler tarafından yapılan güneş enerjisi ile çalışan araçla ilgili bilgiler veren Kınık Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Bilişim Teknolojileri Öğretmeni ve Proje Koordinatörü Alptekin Tez, “Tamamen kendi ürettiğimiz bir araç. Güneşten aldığı elektrikle pili şarj ediyor ve 30 kilometre hızla 6 saat boyuna hareket edebiliyor” ifadelerini kullandı. Yerli ve yabancı öğrenciler ürettikleri araçları tanıttılar Proje kapsamında Romanya’dan İzmir’e gelen ve yaptığı güneş enerjisiyle çalışan mini aracı tanıtan Pietra Neamt meslek okulu öğrencisi 17 yaşındaki Cintitâ Mateo Marian, “Bu prototip bir araç. Güneş panelini istediğim yere yönlendirebiliyorum ve arkasında bulunan şarj ünitesini ile pili şarj ederek çalıştırıyor” diye konuştu. Atık malzemelerden yaptıkları güneş enerjisiyle çalışan aracı tanıtan 11. Sınıf öğrencisi Alperen Egen ise “Atık malzemelerden yaptığımız ürünün üzerindeki işlemeler ve kesimler tamamen lazer CNC’den yapılmıştır. Lastikleri ve pilleri kendi oluşturduğumuz sisteme oturttuk. Güneş paneliyle o sistemin elektrik ihtiyacını sağlıyoruz. Motorlarla da etki kuvvetini sağlıyoruz ve bu sayede bir araba üretmiş olduk” bilgisini verdi. Projeye Romanya ve Bulgaristan’da 42 öğrenci ve 8 teknik öğretmen katıldı.
09 Mayıs 2024 Perşembe - 17:01
AKYA torpidosu seri üretime geçti
Deniz Kuvvetleri Komutanlığının ihtiyacı doğrultusunda geliştirilen AKYA ağır sınıf harp torpidosunun seri üretimine başlandı. Deniz Kuvvetleri Komutanlığının ihtiyacı doğrultusunda ROKETSAN tarafından yerli ve milli imkânlarla geliştirilen AKYA ağır sınıf harp torpidosu seri üretime geçti ve teslimatına başlandı. AKYA torpidosu, TCG Preveze denizaltısı tarafından 27 Aralık 2023’te Doğu Akdeniz’de gerçekleştirilen harp atışında vuruş ve imha yeteneğini başarılı bir şekilde sergilemişti.
09 Mayıs 2024 Perşembe - 15:09
İzmir’de TÜBİTAK Bilim Projelerinin tanıtım toplantısı düzenlendi
İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından, TÜBİTAK Bilim ve Toplum Projeleri kapsamında; desteklenmesine karar verilen 4004 Doğa Eğitimi ve Bilim Okulları Destekleme Programı ve 4005 Yenilikçi Eğitim Uygulamaları Destekleme Programı projelerinin tanıtım toplantısını düzenlendi. Lansmanda konuşan İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Ömer Yahşi, “Yapay zeka ve iklimle alakalı çok güzel çalışmalarımız var. Bu başarı sadece İzmir’de değil, Türkiye’nin de başarısı. Uluslararası anlamda da bu başarıyı katlamalarını, geliştirmelerini öğrencilerimizden bekliyoruz” dedi. “Bu başarı sadece İzmir’in değil Türkiye’nin de başarısı” İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü, TÜBİTAK Bilim ve Toplum Projeleri kapsamında desteklenmesine karar verilen 4004 Doğa Eğitimi ve Bilim Okulları Destekleme Programı, 4005 Yenilikçi Eğitim Uygulamaları Destekleme Programı projelerinin tanıtım toplantısını düzenledi. Projeye dair bilgiler aktaran İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Ömer Yahşi, “İzmir’in çocukları 4004 ve 4005 TUBİTAK çağrıları ile çok güzel bir sonuç elde etti. 81 il içerisinde birinciliği elde ederek iki alanda da 3 tane projeyi geçirmiş durumda. Özellikle yapay zeka ve iklimle alakalı çok güzel çalışmalarımız var. Bu başarı sadece İzmir’in değil, Türkiye’nin de başarısı. Uluslararası anlamda da bu başarıyı katlamalarını, geliştirmelerini öğrencilerimizden bekliyoruz inşallah. Bu öğrencilerin kumaşında akademik başarı var. Bu yarışmalarda almış olduğumuz derecelerle de Türkiye’yi daha güzel yerlere taşıyacaklar. Çalıştıkları konular gerçekten takdire şayan konular. İklim, yapay zeka gibi daha güzel, gelecekte yeri olan ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni ileriye taşıyacak güzel konu başlıkları. Öğrencilerimizi tebrik ediyorum” ifadelerine yer verdi. “Farklı kesimlere yönelik bilimsel etkinlikler hedefleniyor” Projelerin amacına dair bilgiler aktaran İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü Proje Koordinatörü Seyran Yozgatlı da “Bilim ve toplum destekleme programlar ile okul öncesi dönemi çocuklarından lisans öğrencilerine, öğretmenlere, toplumun farklı kesimlerine yönelik bilimsel etkinlikler yapmayı hedefleyen projeler desteklemek hedefleniyor. Programlar ise; 4004 - Doğa Eğitimi ve Bilim Okulları Destekleme Programı, 4005 - Yenilikçi Eğitim Uygulamaları Destekleme Programı, 4006 - TÜBITAK Bilim Fuarları Destekleme Programı, 4006-4007 - Bilim Senlikleri Destekleme Programı, 4008 - Özel Gereksinimli Bireylere Yönelik Kapsayıcı Toplum Uygulamaları Destekleme Programı, 4004 - Doğa Eğitimi ve Bilim Okullar Destekleme Programı. Doğa, bilim ve teknoloji konularında farkındalık oluşturmak amacıyla gözetim ve uygulamalarla konunun anlamasına imkan sağlayan ve benzeri bir program dahilinde gerçekleştirilen etkinlikler, konaklamalı veya konaklamasız eğitim olarak sıralanmakta” diye konuştu. Yozgatlı, 125 projenin desteklenirken, ilin 4 proje ile programda yer aldığını ve 3 projenin de il müdürlüğüne ait olduğunu vurguladı. Sözlerini sürdüren Yozgatlı, şunları kaydetti: “4005 Yenilikçi Eğitim Uygulamaları projesinin amacı 4005 Programı ile öğretmenlere ve akademisyenlere; kendi branşlarına ve genel olarak öğretmenlik mesleğine özgü yenilikçi yaklaşım, strateji, yöntem ve tekniklerin etkileşimli olarak kazandırılması amaçlanmaktadır.”
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder