TEKNOLOJİ
BTÜ’de insan verisi kullanılmadan yüz analizi sistemleri eğitilecek 06 Nisan 2026 Pazartesi - 15:56:05 BTÜ, yapay zekâ tabanlı yüz analizi sistemlerinin geliştirilmesine katkı sağlayacak yeni bir teknoloji üzerinde çalışılıyor. Proje kapsamında, gerçek insan yüzlerine ihtiyaç duymadan dijital karakterler üretilecek. Bu sayede oyun, sinema gibi sektörlerde karakter oluşturulurken kişisel verilerin korunması açısından da güvenli bir ortam sağlanacak. Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Araştırma Görevlisi Muhammed Ömer Faruk Selvi yürütücülüğünde ve Doç. Dr. Erdem Yavuz danışmanlığında sürdürülen "Yüz Analizi için Sinir Ağlarının Eğitimine Yönelik 3 Boyutlu Dönüştürülebilir Modellere Dayalı Yüksek Yoğunluklu Sentetik Veri Üretim Sistemi" başlıklı proje, 1002 programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Proje, yüz analizi yapan yapay zekâ sistemlerinin en önemli ihtiyacı olan veri sorununa çözüm üretmeyi hedefliyor. Çalışma kapsamında geliştirilen sistem sayesinde bilgisayar ortamında üç boyutlu ve gerçekçi yüz karakterleri oluşturulacak ve bu karakterler üzerinden binlerce farklı yüz ifadesi ve hareketi üretilebilecek. Proje kapsamında Blender ve Python tabanlı bir altyapı kullanılarak oluşturulan sistem, yapay sinir ağlarının eğitiminde kullanılabilecek çok sayıda dijital yüz verisini otomatik olarak üretebilecek. Böylece yapay zekâ çalışmalarında sıkça karşılaşılan veri eksikliği ve yüksek etiketleme maliyetleri önemli ölçüde azaltılabilecek. Aynı zamanda gerçek insan yüzlerine ihtiyaç duyulmadan oluşturulan dijital karakterler sayesinde veri güvenliği ve kişisel verilerin korunması açısından da güvenli bir araştırma ortamı sağlanacak. Geliştirilen sistemin, yüz üzerindeki mimikleri ve küçük hareketleri yüksek hassasiyetle takip edebilen detaylı bir veri altyapısı sunmayı hedeflediğini kaydeden Arş. Gör. Selvi, "Bu yaklaşımımız sayesinde yüz hareketlerini analiz eden yapay zekâ sistemlerinin daha doğru ve güvenilir sonuçlar üretmesi mümkün hale gelecek. Araştırmadan elde edeceğimiz sonuçların; oyun ve sinema sektöründe dijital karakterlerin canlandırılmasından, otonom araçlarda sürücü dikkat analizine kadar birçok farklı alanda kullanılan yüz analizi teknolojilerinin gelişmesine katkı sağlaması bekliyoruz" diye konuştu. BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, üniversitede yürütülen yapay zekâ çalışmalarının önemine dikkat çekerek, "Üniversiteler yalnızca bilgi üreten kurumlar değil, aynı zamanda geleceğin teknolojilerine yön veren araştırmaların da merkezidir. Akademisyenlerimizin geliştirdiği bu proje, yapay zekâ alanında önemli bir ihtiyaca çözüm üretme potansiyeli taşıyor. Üniversitemizde yürütülen bu tür nitelikli çalışmaların artarak devam etmesi bizleri memnun ediyor. Projede emeği geçen akademisyenlerimizi tebrik ediyorum" dedi.
06 Nisan 2026 Pazartesi - 14:09 Milli Uzay Programı’nın rotası Eskişehir’de çizildi: Gezeravcı Ay ve Mars misyonlarını anlattı Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde düzenlenen söyleşide gençlerle bir araya geldi. Uzay misyonunun sembolik bir ziyaretten ibaret olmadığını vurgulayan Gezeravcı, "Görünürde bir Türk vatandaşı bu görevde yer almış olsa da işin özünde ve merkezinde aslında siz genç kardeşlerimiz yer almaktaydınız" dedi. Türkiye Cumhuriyeti’nin Milli Uzay Programı kapsamında gerçekleştirdiği insanlı ilk uzay misyonunu ve gelecek hedeflerini anlatan Alper Gezeravcı, uzay yolculuğunun Türk gençliği için bir ilham kaynağı ve özgüven tazeleme süreci olduğunu belirtti. "Önyargıları yıkmak için önemli bir eşikti" Türkiye’nin zorlu bir jeopolitik konumda güçlü bir devlet olarak bu görevi icra ettiğini hatırlatan Gezeravcı, "Bizden önce 600’ün üzerinde astronot zaten uzaya gitmişti. Ama bu görev, hepimizin zihinlerinde o kadar kemikleşmiş hale gelmiş bir önyargının yıkılmasına vesile oldu. Zihinlerimizde uzunca yıllardır yapılamayacağı iddia edilen bir işin, devlet iradesi olduğu sürece yapılabileceği net şekilde kanıtlanmış oldu" şeklinde konuştu. "13 özgün deneyle bilimsel literatüre katkı sağladık" Uzayda gerçekleştirilen 13 deneyin sadece "yapılmış olmak için" yapılmadığını, her birinin özgün ve Türk bilim insanlarının emeği olduğunu vurgulayan Gezeravcı, "Götürdüğümüz bu deneyler sadece Türk bilim tarihine değil; Ay Misyonu, Mars Misyonu ve insanlığın uzaydaki varlığına vesile olacak yaşam destek üniteleriyle ilgili bilimsel çalışmalara ışık tutacak niteliktedir. NASA tarafından müthiş derecede sorgulanan bu deneylerin sonuçları, halen uluslararası ajanslar tarafından ilgiyle takip ediliyor" diye belirtti. "Yüzde 100 yerli ve milli bir motor" Milli Uzay Programı’nın diğer hedeflerine de değinen Gezeravcı, TÜRKSAT 6A ile yakalanan başarıyı 2027 yılında Ay’a yapılacak seyahatle taçlandırmak istediklerini belirtti. Hibrit motor teknolojisinde Türkiye’nin dünyadaki sayılı ülkelerden biri olduğunu ifade eden astronot, son olarak şunları söyledi: "Aya gidecek olan uzay aracımızın motoru Delta V firmamız tarafından geliştiriliyor ve yüzde 100 yerli ve milli bir motor. Bu motor sıvı oksijen ve parafin, yani bildiğimiz mum kullanıyor. Eğer bu motorla Ay’a erişebilirsek, bu teknolojiyi uzay tarihçesine kazandırmış ve ticari bir ürün haline getirmiş olacağız. 2027’nin ilk yarısında gerçekleştireceğimiz ilk görevde Ay yüzeyine sert iniş yapmayı, ardından elde ettiğimiz verilerle yumuşak iniş gerçekleştirmeyi hedefliyoruz." Söyleşi katılımcıların soruları ve plaket takdiminin ardından son buldu.
06 Nisan 2026 Pazartesi - 13:29 Bakan Uraloğlu: "6 bin 101 kilometre uzunluğundaki bölünmüş yol ağımızı 30 bin 51 kilometreye çıkardık" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Bu yılın başında 30 bin kilometre bölünmüş yol eşiğini aşarak 6 bin 101 kilometre uzunluğundaki bölünmüş yol ağımızı 30 bin 51 kilometreye çıkardık" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ankara’da düzenlenen Karayolları 76. Bölge Müdürleri Toplantısı’nın açılış törenine katılarak, köprü ve viyadük uzunluğunun 311 kilometreden 821 kilometreye, tünel uzunluğunun ise 50 kilometreden 856 kilometreye çıkarıldığını aktardı. "30 bin kilometre bölünmüş yol eşiğini aşarak 6 bin 101 kilometre uzunluğundaki bölünmüş yol ağımızı 30 bin 51 kilometreye çıkardık" Bakan Uraloğu, bölünmüş yol yatırımlarının trafik güvenliğini, seyahat hızını ve konforunu arttırdığını belirterek, "Ülkemizin dört bir yanını yollarla, köprüyle, viyadükle, tünelle donatarak Türkiye’nin her bölgesini erişilir kıldık. Bu yılın başında 30 bin kilometre bölünmüş yol eşiğini aşarak 6 bin 101 kilometre uzunluğundaki bölünmüş yol ağımızı 30 bin 51 kilometreye çıkardık. Bu tarihi başarıyı Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle kutladık. Sadece 6 ilimiz bölünmüş yollarla bağlı iken, bugün tam 77 ilimizi bu imkanla buluşturduk. Köprü ve viyadük uzunluğumuzu 311 kilometreden 821 kilometreye, tünel uzunluğumuzu 50 kilometreden 856 kilometreye çıkardık. Sadece 2025 yılında 57 kilometre tünel inşa ettik. Bugün bölünmüş yollarımızın uzunluğu ülkemizin yol ağının yüzde 44’ünü oluşturmasına rağmen, bütün yol ağımızda hareket eden trafiğin yüzde 83’üne hizmet sunuyor. Bölünmüş yol yatırımlarımızla trafik güvenliğini, seyahat hızını ve konforunu arttırdığımız gibi trafik kazalarındaki ölüm oranlarında da büyük düşüş sağladık" açıklamasında bulundu. "Bölünmüş yollarımızın her 2 dakikadan birini tasarruf ettirdiği anlamına geliyor" Gerçekleştirilen yeni yol yatırımları sayesinde araçların çevreye verdiği olumsuz etkilerin en düşük seviyeye çekildiğini ifade eden Uraloğlu, "100 milyon taşıt-kilometre başına hayatını kaybeden kişi sayısını yüzde 81 azalttık. 6,55 milyon ton karbon emisyonunun da önüne geçtik. Yollarımızda seyreden araçların çevreye olan olumsuz etkilerini en aza indirdik. 2002 yılında ülkemizdeki toplam araç sayısı yaklaşık 8.5 milyon ve bölünmüş yol uzunluğumuz 6 bin 101 kilometre iken şehirlerarasındaki ortalama hızımız saatte 40 kilometreydi. Yeni yol yatırımlarımız sayesinde bugün ülkemizdeki araç sayısı 34 milyon yaklaşmasına rağmen ortalama seyahat hızımız yaklaşık 90 kilometreye çıktı. Bu, bölünmüş yollarımızın her 2 dakikadan birini tasarruf ettirdiği anlamına geliyor" diye konuştu. "Bölünmüş yol ağımızı 31 bin 250 kilometreye ulaştırmayı hedefliyoruz" Bölünmüş yollara yaptıkları yatırımın, yalnızca bugünü değil, her yılı kazanca dönüştüren güçlü bir değer olduğunu söyleyen Uraloğlu, "Zaman ve akaryakıttan sağlanan tasarruf, her yıl toplamda 405 milyar liralık bir ekonomik fayda olarak ülkemize geri dönüyor. Bu her yıl kullandığımız ödeneğin çok üzerinde bir rakam. İnşallah yeni hedeflerimiz doğrultusunda da bölünmüş yol ağımızı önce 31 bin 250 kilometreye, ardından 38 bin kilometrenin üzerine; otoyol ağımızı ise ilk etapta 4 bin 330 kilometreye ulaştırmayı hedefliyoruz" ifadelerinde bulundu. "Mühendislik harikası köprülerle yolculukları çok daha güvenli ve konforlu bir hale getirdik" Uraloğlu, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, 1915 Çanakkale Köprüsü ve Avrasya Tüneli ile Asya - Avrupa arasındaki geçişleri birkaç dakikaya düşürdüklerini belirterek, şu ifadelere yer verdi: "Üretim merkezleri ile limanlar arasında kesintisiz, hızlı ve konforlu bağlantı sağlayan İstanbul-İzmir, Kuzey Marmara, Menemen-Aliağa-Çandarlı, Ankara-Niğde ve Aydın-Denizli Otoyolları gibi mega karayolu projelerini tamamlayarak hizmete sunduk. Osmangazi Köprüsü, Kömürhan, Tohma, Beğendik-Botan köprüleri, Eğiste Hadimi ve Bitlis Çayı Viyadüğü, Nissibi gibi teknoloji ve mühendislik harikası köprülerle yolculukları çok daha güvenli ve konforlu bir hale getirdik. Geçit vermeyen dağları Cankurtaran, Ilgaz 15 Temmuz İstiklal, Salarha, Assos, Troya, Sabuncubeli, Ovit ve Zigana gibi tünellerimizle geçilebilir kıldık." Uraloğlu, sadece 2025 yılında Aydın-Denizli Otoyolu ile birlikte; Antalya Korkuteli-Elmalı Yolu, Elazığ-Harput Yolu, Pazarkule-Edirne-TEM Bağlantı Yolu, Batman-Hasankeyf Yolu, Bolu Göynük Çevre Yolu, Bursa Doğancı Tüneli, Pertek - Tunceli, Çemişgezek - Hozat ve Pertek - Hozat Yolu, Kaman-Savcılı-Kırşehir İl Yolu ve Burdur-Tefenni-Çavdır Yolu gibi önemli karayolu projelerini tamamladıklarını dile getirdi. "Türkiye yüzyılı vizyonuna yakışan projeler ile hedeflerimize büyük oranda ulaştık" Antalya - Alanya ve Ankara - Kırıkkale - Delice Otoyollarının çalışmalarını başlattıklarını da vurgulayan Uraloğlu, "Türkiye yüzyılı vizyonuna yakışan projeler ile hedeflerimize büyük oranda ulaştık çok şükür. Artık insanımız sevdiklerine daha kısa sürede ulaşırken; üretimden ticarete, turizmden lojistiğe kadar tüm sektörler daha hızlı, daha düşük maliyetle ve daha rekabetçi bir şekilde faaliyet gösteriyor" dedi. "Kooperatif Akıllı Ulaşım Sistemleri Test ve Uygulamasını hayata geçirdik" Akıllı ulaşım sistemleriyle yeni bir ulaşım çağı başlattıklarını ifade eden Uraloğlu, "Geçtiğimiz haftalarda Hasdal Kavşağı ile İstanbul Havalimanı arasında 40 kilometrelik koridorda Kooperatif Akıllı Ulaşım Sistemleri (K-AUS) Test ve Uygulamasını hayata geçirdik. Bu uygulamadan sonraki hamleyi de Ankara Çevre Otoyolu’nda daha gelişmiş düzeyde atacağız" diye konuştu. "Ülkemizi küresel ölçekte daha etkin ve rekabetçi bir konuma taşıyacağız" Yol güvenliğinin geleceği, iklim değişikliği, sürdürülebilir ulaşım olduğunu söyleyen Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: "Orta Koridor, Kalkınma Yolu, Zengezur Koridoru ve Üç Deniz Girişimi gibi uluslararası stratejik projeleri de kararlılıkla ilerletiyoruz. Karayolları ile farklı ulaşım modlarını entegre ederek, üretim, pazar ve tüketim noktaları arasındaki erişimi hızlandıracak, lojistik imkanlarımızı çeşitlendirerek ülkemizi küresel ölçekte daha etkin ve rekabetçi bir konuma taşıyacağız."
06 Nisan 2026 Pazartesi - 10:21 BTÜ’de insan verisi kullanılmadan yüz analizi sistemleri eğitilecek Bursa Teknik Üniversitesi, yapay zekâ tabanlı yüz analizi sistemlerinin geliştirilmesine katkı sağlayacak yeni bir teknoloji üzerinde çalışılıyor. Proje kapsamında, gerçek insan yüzlerine ihtiyaç duymadan dijital karakterler üretilecek. Bu sayede oyun, sinema gibi sektörlerde karakter oluşturulurken kişisel verilerin korunması açısından da güvenli bir ortam sağlanacak. Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Araştırma Görevlisi Muhammed Ömer Faruk Selvi yürütücülüğünde ve Doç. Dr. Erdem Yavuz danışmanlığında sürdürülen "Yüz Analizi için Sinir Ağlarının Eğitimine Yönelik 3 Boyutlu Dönüştürülebilir Modellere Dayalı Yüksek Yoğunluklu Sentetik Veri Üretim Sistemi" başlıklı proje, TÜBİTAK 1002 programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Proje, yüz analizi yapan yapay zekâ sistemlerinin en önemli ihtiyacı olan veri sorununa çözüm üretmeyi hedefliyor. Çalışma kapsamında geliştirilen sistem sayesinde bilgisayar ortamında üç boyutlu ve gerçekçi yüz karakterleri oluşturulacak ve bu karakterler üzerinden binlerce farklı yüz ifadesi ve hareketi üretilebilecek. Dijital yüz serisi otomatik üretilecek Proje kapsamında Blender ve Python tabanlı bir altyapı kullanılarak oluşturulan sistem, yapay sinir ağlarının eğitiminde kullanılabilecek çok sayıda dijital yüz verisini otomatik olarak üretebilecek. Böylece yapay zekâ çalışmalarında sıkça karşılaşılan veri eksikliği ve yüksek etiketleme maliyetleri önemli ölçüde azaltılabilecek. Aynı zamanda gerçek insan yüzlerine ihtiyaç duyulmadan oluşturulan dijital karakterler sayesinde veri güvenliği ve kişisel verilerin korunması açısından da güvenli bir araştırma ortamı sağlanacak. Oyun ve sinema gibi sektörlere dijital yüz Geliştirilen sistemin, yüz üzerindeki mimikleri ve küçük hareketleri yüksek hassasiyetle takip edebilen detaylı bir veri altyapısı sunmayı hedeflediğini kaydeden Arş. Gör. Selvi, "Bu yaklaşımımız sayesinde yüz hareketlerini analiz eden yapay zekâ sistemlerinin daha doğru ve güvenilir sonuçlar üretmesi mümkün hale gelecek. Araştırmadan elde edeceğimiz sonuçların; oyun ve sinema sektöründe dijital karakterlerin canlandırılmasından, otonom araçlarda sürücü dikkat analizine kadar birçok farklı alanda kullanılan yüz analizi teknolojilerinin gelişmesine katkı sağlaması bekliyoruz" diye konuştu. Rektör Çağlar: Proje önemli bir ihtiyaca çözüm üretiyor BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, üniversitede yürütülen yapay zekâ çalışmalarının önemine dikkat çekerek, "Üniversiteler yalnızca bilgi üreten kurumlar değil, aynı zamanda geleceğin teknolojilerine yön veren araştırmaların da merkezidir. Akademisyenlerimizin geliştirdiği bu proje, yapay zekâ alanında önemli bir ihtiyaca çözüm üretme potansiyeli taşıyor. Üniversitemizde yürütülen bu tür nitelikli çalışmaların artarak devam etmesi bizleri memnun ediyor. Projede emeği geçen akademisyenlerimizi tebrik ediyorum" dedi.
Bakan Uraloğlu: “Lokomotif sektöründe kendi teknolojisine sahip sayılı ülkelerden biriyiz”
15 Mart 2024 Cuma - 14:48 Bakan Uraloğlu: “Lokomotif sektöründe kendi teknolojisine sahip sayılı ülkelerden biriyiz” Bir dizi program için Eskişehir’e gelen Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Eskişehir Bölge Müdürlüğümüz; lokomotif, boji, elektrik makineleri, motor, vagon, talaşlı imalatlar ve kimyasal işlemler fabrikalarından oluşan yedi fabrika ile bütünleşmiş dev bir üretim merkezimizdir. Bugüne kadar toplam 912 adet çeşitli tipte lokomotif, 11 bin 974 çeşitli tipte vagon üretimi gerçekleştirmiştir" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, bir dizi program ve ziyaretleri için Eskişehir’e geldi. Yüksek Hızlı Ten ile kente gelen Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, ilk olarak Türkiye Raylı Sistem Araçları Sanayii AŞ (TÜRASAŞ) Bölge Müdürlüğü’nde düzenlenen TÜRASAŞ-TCDD Taşımacılık (Eskişehir 5000) Elektrikli Anahat Lokomotifi Sözleşmesi İmza Töreni‘ne katıldı. Programa Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun yanı sıra Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, Eskişehir AK Parti Milletvekili Fatih Dönmez, AK Parti Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Nebi Hatipoğlu, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, TCDD Taşımacılık A.Ş. Genel Müdürü Ufuk Yalçın, TÜRASAŞ Genel Müdürü Mustafa Metin Yazar ve birçok önemli isim katıldı. “Son 22 yılda yerli sanayimizi geliştirerek imal ettiğimiz milli teknoloji ürünleriyle dünya çapında küresel bir üretici ve ihracat ülkesi olduk” Bakan Uraloğlu, TÜRASAŞ Eskişehir Bölge Müdürlüğünde 95 adet "Eskişehir 5000 Elektrikli Anahat Lokomotifi"nin üretimine başlayacaklarını belirterek, "Bu yüzyıl ülkemizin dünya tarihine ’Sanayisi güçlü, teknolojisi milli bir Türkiye’ vizyonuyla damga vurduğu bir dönem olacak. Zaten daha şimdiden sayın Cumhurbaşkanımız liderliğindeki son 22 yılda yerli sanayimizi geliştirerek imal ettiğimiz milli teknoloji ürünleriyle dünya çapında küresel bir üretici ve ihracat ülkesi olduk. Ülkemizin savunma sanayisi başta olmak üzere makine, medikal, ulaştırma, elektrik, elektronik gibi orta yüksek ve yüksek teknoloji ürünleri ihracatı 2023’te 100 milyar dolara yaklaştı. Bundan yaklaşık 60 yıl önce TÜRASAŞ’ın Eskişehir tesislerinde üretilen Devrim otomobilini engelleyenlere de Togg ile cevap verdik. Kendi arabamızı üreterek milletimizin bir özlemini bir hayalini daha gerçeğe dönüştürdük. Saatte 160 kilometre hıza sahip ’Yeni Sakarya’ ismini verdiğimiz ilk yerli ve milli elektrikli tren seti projemizde, 2 prototip seti tamamlayarak hizmete sunduk ve seri üretimine başladık. 2030 yılına kadar bu tren setlerinin sayısını 56’ya tamamlamayı planlıyoruz. Saatte 225 kilometre hıza sahip ’Milli Elektrikli Hızlı Tren Seti Projesi’nde de tasarım çalışmalarında son aşamaya geldik. Bu yıl prototip üretimin tamamlanmasını planlıyoruz. Milli Banliyö Tren Seti Prototip araç üretimi çalışmalarımız da devam ediyor" ifadelerini kullandı. “Nice başarı ve projeye TÜRASAŞ Eskişehir Bölge Müdürlüğümüzde imza attık” Konuşmasına devam eden bakan Uraloğlu, TÜRASAŞ Eskişehir Bölge Müdürlüğü’nün, üretim verilerine dikkat çekerken, “TÜRASAŞ Eskişehir Bölge Müdürlüğümüz; lokomotif, boji, elektrik makinaları, motor, vagon, talaşlı imalatlar ve kimyasal işlemler fabrikalarından oluşan 7 fabrika ile bütünleşmiş dev bir üretim merkezimizdir. Bugüne kadar toplam 912 adet çeşitli tipte lokomotif, 11 bin 974 çeşitli tipte vagon üretimi gerçekleştirmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyonunda ve liderliğinde geçen son 22 yılda; bin beygir gücünde DH10.000 tipi dizel hidrolik anahat ve manevra lokomotifi üretimi ve ihracı, 2001-2012 yılları arasında; DH7.000 / DH10.000 / DH12.000 tiplerinde toplam 31 adet lokomotif ve lokomotiflere ait yedek parçaların Irak’a ihracı, DH 12.000 tipi lokomotif 2003-2009 yıllarında; 3 bin 300 beygir gücünde DE 33.000 tipi anahat lokomotifinin imalatı, 2009 yılında; 2 adet DH12.000 tipi dizel hidrolik anahat lokomotifinin İran’a ihracı, 2013-2015 yılları arasında; denizcilik sektöründe ve Van Gölü feribotlarında kullanılmak üzere 8 adet dizel jeneratör seti üretimi, TCDD için 72 adet E 68.000 tipi yeni nesil elektrikli lokomotifin üretimi, TSI Sertifikalı yük vagonlarının seri üretimi, yazılımları milli olarak tasarlanan 1 Megavat gücünde ilk milli elektrikli lokomotif E1.000, yerli ve milli tasarımla üretilen DE 10.000 tipi dizel elektrikli lokomotifimiz gibi nice başarı ve projeye TÜRASAŞ Eskişehir Bölge Müdürlüğümüzde imza attık” dedi. “Lokomotif sektöründe kendi teknolojisine sahip sayılı ülkelerden biriyiz” Bakan Uraloğlu, “Bu alandaki ilklerin ve enlerin projesi olarakta kabul ettiğimiz Eskişehir-5000 projemizin öne çıkan birçok özelliği de bulunuyor. Örneğin; Cer motorlarının her biri 1280 kW gücündedir ve bugüne kadar ülkemizde tasarlanan en yüksek güçlü cer motoru özelliğini taşımaktadır. Cer konvertörlerinin her biri 2.5 MW gücünde olup bir raylı sistem aracı için ülkemizde tasarlanan en yüksek güçlü yüksek gerilim cer konvertörüdür. Ayrıca anahat lokomotifler için yerli olarak tasarlanmış ilk araç gövdesi, ilk boji ve ilk Tren Kontrol ve Yönetim Sistemi bu projemizle hayata geçmiştir. Üstelik Eskişehir-5000 lokomotif için geliştirilen tüm ana bileşenler ayrı birer ürün olarak ihraç edilebilir kritik teknolojiye sahip ürünlerdir. Bu ürünler, TCDD taşımacılık bünyesindeki mevcut lokomotiflerde de hem yedek parça hem de modernizasyonları kapsamında kullanılabilecektir. Hayırlı uğurlu olsun. Projemiz kamu, TÜBİTAK; üniversite ve özel sektör kuruluşlarının birlikte çalışması için de iyi bir örnek oldu. Ayrıca lokomotifimizi üretirken 115 yerli tedarikçiyle çalışarak ekonomiye ve cari açığın azaltılmasına büyük katkı sağladık. Proje kapsamında geliştirdiğimiz tüm çıktılar, katma değeri yüksek ve daha önce Türkiye’de tasarımı yapılmamış ürünlerdi. Elde edilen bilgi birikimi ve tecrübe ile ülkemizin ihtiyacı olan raylı taşıtlardaki yerlilik oranını arttırdık. Lokomotifimizin yerlilik oranı şu an için yaklaşık yüzde 65 ama seri üretimde bu rakamı yüzde 80’e çıkarmayı planlıyoruz. Buradan gururla belirtmek istiyorum ki; artık lokomotif sektöründe kendi teknolojisine sahip sayılı ülkelerden biriyiz” diye konuştu. “Cari açığın azaltılmasına büyük katkı sağladık” Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu sözlerini ise şöyle tamamladı: "Ayrıca lokomotifimizi üretirken 115 yerli tedarikçiyle çalışarak ekonomiye ve cari açığın azaltılmasına büyük katkı sağladık. Proje kapsamında geliştirdiğimiz tüm çıktılar, katma değeri yüksek ve daha önce Türkiye’de tasarımı yapılmamış ürünlerdi. Elde edilen bilgi birikimi ve tecrübe ile ülkemizin ihtiyacı olan raylı taşıtlardaki yerlilik oranını artırdık. Lokomotifimizin yerlilik oranı şu an için yaklaşık yüzde 65 ama seri üretimle bu arakamı yüzde 80’e çıkarmayı planlıyoruz. Buradan gururla belirtmek istiyorum ki artık lokomotif sektöründe kendi teknolojisine sahip sayılı ülkelerden biriyiz. Elde ettiğimiz tecrübe ve bilgi birikimi sayesinde, yurtdışına bağımlılığımız kalkmış durumdadır. Tekrardan hayırlı uğurlu olsun." “62 yıl önceki aynı milli ruhun milli başarının bir eseridir” Törende, konuşan Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, “Ülkemizin ilk buharlı lokomotifi Eskişehir’de üretilmiştir. İlk elektrikli lokomotifini de Eskişehir inşallah üretecektir. Eskişehir bir demir yolu şehridir. Bundan 130 yıl önce şehirden geçen demir yolu hem Eskişehir’in hem de milletimizin geleceğini belirlemiştir. Şehri değiştiren, yıllar boyu Eskişehir sanayisinin lokomotifi olan demir yolları sektörü, sürekli bir üretim üssü olmuştur. Seferberlik ruhuyla güç şartlarda hep daha iyinin, peşinde koşan atölyesi ülke gözde kurumlarından biri haline gelmiştir. 1958 yılında, Eskişehir Demir Yolu Fabrikası adıyla yeni ve büyük hedefler için organize edilmiştir. Bu hedef ilk yerli lokomotifi imal etmektir ve 1961 yılında Türk İşçi ve Mühendisleri ülkemizde bir ilke imza atmıştır. 62 yıl önce Eskişehir ülkemizin ilk buharlı lokomotifi Karakurt’u üretmiştir. Yerli ve milli imkanlarla ilklere imza atan üretim anlayışı şimdi de ilk elektrikli lokomotif ile şehrimize bu büyük gururu yaşatmaktadır. Geçen yüzyılımızın ilk lokomotifini de Türkiye Yüzyılı’mızın ilk lokomotifini de üretmek Eskişehir’e nasip olmuştur. Eskişehir 5000 elektrikli ana hat lokomotifi, çağımızın teknolojisini yansıtmaktadır. Raylı sistemler karbonsuzlaştırma politikaları çerçevesinde yeni bir boyut kazanmıştır. Bu kapsamda şimdiye dek üretilen en güçlü elektrik motorunun tasarımında ve üretiminde Türk mühendis, teknisyen ve işçilerin alın ve akıl teri bulunmaktadır. Yerli ve milli tedarikçilerin yazılım ve ekipmanları üretilen bu etkileyici lokomotif 62 yıl önceki aynı milli ruhun milli başarının bir eseridir. Hem yolcu hem yük taşıyabilen bu lokomotif Ulaştırma Bakanlığı’mızın ve Sanayi Bakanlığı’yla birlikte geliştirdiği bir projedir” dedi. Törende, AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, TCDD Taşımacılık AŞ Genel Müdürü Ufuk Yalçın, TÜRASAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Metin Yazar, TÜBİTAK Başkanı Hasan Mandal ve AK Parti Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Nebi Hatipoğlu imzalanan sözleşmenin ve gelişmeler hakkında konuştu. Son olarak TÜRASAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Metin Yazar ile TCDD Taşımacılık Genel Müdürü Ufuk Yalçın, 95 adetlik Elektrikli Anahat Lokomotifi Sözleşmesi’ne imza atarken, protokol Eskişehir 5000’ni inceledi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve beraberindekiler buradan Eskişehir Valiliğini ziyaret etti.
Terörle mücadelede kullanılan “Duvar Arkası Radar” itfaiyenin de envanterinde
15 Mart 2024 Cuma - 14:01 Terörle mücadelede kullanılan “Duvar Arkası Radar” itfaiyenin de envanterinde Kapalı mekanlarda gerçekleştirilen askeri operasyonlar için üretilen STM Duvar Arkası Radar (DAR) sistemi, güncellenen konfigürasyonu ile depremlerde de hayat kurtarmak üzere itfaiye teşkilatının envanterine girdi. Türk savunma sanayii firması STM tarafından yerli ve milli imkanlarla geliştiren DAR sistemi, kapalı mekanlarda bulunan sabit ve hareketli hedef unsurlara ait konum bilgilerini iki boyutlu olarak elde etmek için kullanılıyor. Rehine kurtarma, terörle mücadele ve iç güvenlik operasyonları gibi askeri senaryolarda kullanılabilen DAR; deprem, çığ, yangın gibi çeşitli afetler sonrasında arama kurtarma faaliyetleri, insan ticareti ve göçmen kaçakçılığı ile mücadele gibi sivil amaçlar için de aktif görev yapabiliyor. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı öncülüğünde çalışmalarını sürdüren STM, askeri ve sivil kullanım amacıyla geliştirdiği STM DAR sistemini güncellenen konfigürasyonu ile Denizli Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi’nin envanterine kazandırdı. Denizli İtfaiye Teşkilatı, STM DAR’ı envanterine alan ilk itfaiye teşkilatı oldu. DAR’ın kullanım eğitimleri STM tarafından itfaiye teşkilatında görevli personele verildi. STM DAR, enkaz altında canlı tespit radarı olarak kullanılacak. Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde arama ve kurtarma görevlerinde aktif olarak kullanılan DAR, 50’den fazla kişinin enkaz altındaki konumunu tespit ederek, sağ kurtarılmasını sağladı. Sistem, enkaz altında bulunan canlının nefes hareketlerinden, nefes alıp vermesinden, el kol hareketlerinden, mikro-makro hareketlerden yerini tespit edebiliyor. “Anlık tespit yapabiliyoruz” DAR’ın radyo frekans sistemiyle çalıştığını belirten Kıdemli Tekniker Onur Aydoğdu, “Bir dizi sinyal üretiyoruz cihazdan. Ürettiğimiz sinyaller, duvarın arkasına geçerek duvarın arkasında bulunan bir canlı varsa bu canlı mikro veya makro hareket yapıyorsa, onlardan gelen sinyaller tekrar bize ulaşıyor. Cihazımızda kaç metrede ve mesafede olduğunu ekranda görebiliyoruz. Biz anlık tespit yapabiliyoruz. Duvara göre değişiyor. Şu anki örnekte aldığımız duvarımız tabliye beton dediğimiz beton duvar ya da tuğla, ahşap, tahta gibi çeşitli duvarların arkasından da geçebiliyor” ifadelerini kullandı. Sistemin tek duvarda 22 metre mesafeye kadar hareket algılayabildiğini dile getiren Aydoğdu, “Bir radyo frekans sistemiyle çalıştığından dolayı bir sinyal üretiyoruz ve sinyal gönderiyoruz. Bu sinyal ister istemez arkasında daha fazla duvar var ise sinyaller yayılacağından dolayı bize sinyaller zayıf kalacağından ister istemez mesafemiz düşecektir” diye konuştu. “Deprem bölgesinde genelde elle taşınarak kullanıldı” DAR sistemini tek kişinin kullanabildiğine dikkat çeken Aydoğdu, “Kurulumu tek kişi tarafından rahat bir şekilde yapılabiliyor. Deprem bölgesinde genelde elle taşınarak kullanıldı. Düğmeye basıldığında bir iki dakika içerisinde açılıyor ve anlık tespit yapabiliyoruz. 6,5 kilo ağırlığındadır. Bir kişinin rahat bir şekilde taşıyabileceği ağırlıktadır ve boyut olarak da bir insanın göğüs kafesi boyutunda olduğundan dolayı bir insanın girebileceği her yere girebilir” dedi.
Yenilikçi fikirler çözüme dönüştü
15 Mart 2024 Cuma - 11:10 Yenilikçi fikirler çözüme dönüştü Perakende sektörünün önemli şirketlerinden A101, Türk Telekom Ventures’ın yatırım yaptığı Optiyol’un geliştirdiği zaman ve maliyet verimliliği sağlayan Rota Optimizasyon Çözümü ile Türkiye genelindeki depolarından mağazalarına tüm lojistik yönetimini dijitalleştirdi. Türkiye’nin dijital dönüşümünün liderlerinden Türk Telekom, uzun yıllardır desteklediği girişimcilik ekosisteminden ortaya çıkan yenilikçi çözümlerini, kurumsal müşterilerinin iş süreçlerine yansıtıyor. Kurumsal girişim sermayesi şirketi Türk Telekom Ventures bünyesinde yürütülen girişim hızlandırma programı PİLOT programını tamamlayan ve Türk Telekom Ventures’dan yatırım alan; lojistik, perakende, gıda/içecek, hızlı tüketim gibi şirketler için rota optimizasyonu ve takibi sunan Optiyol’un çözümleri; Türk Telekom Profesyonel Servisler çözüm portföyü içerisinde kurumsal müşteriler ile buluşuyor. Bu kapsamda; Optiyol ile hayata geçirilen Rota Optimizasyon Çözümü, perakende sektörünün önemli şirketlerinden A101’in Türkiye genelindeki ürün dağıtımlarında da kullanılıyor. Daha verimli, daha ekonomik, daha çevreci TT Ventures yatırımlarından Optiyol firması ile projelendirilerek hayata geçirilen Rota Optimizasyon Çözümü ile A101, ürünlerin depolardan mağazalara daha verimli, daha ekonomik ve daha çevreci bir şekilde taşınmasını amaçlıyor. Rota Optimizasyon Çözümü, A101’in lojistik araçlarının rotalarını optimize ederek, araç doluluklarını artırarak ve yakıt tüketimini en aza indirerek ulaşım maliyetlerini düşürürken, karbon ayak izini de küçültüyor. Daha yeşil ve sürdürülebilir bir gelecek için Rota Optimizasyon Çözümü ile her göreve doğru araç seçiminin yapılması ve sorunsuz bir dağıtım gerçekleştirilerek, lojistik hizmetlerde verimliliğin arttırılması amaçlanıyor. Rota Optimizasyon Çözümü, A101’in tedarik zincirinin dijitalleşmesini kolaylaştırırken manuel hataları azaltıyor.
Bu robot seçmenlerin nabzını tutuyor
14 Mart 2024 Perşembe - 17:12 Bu robot seçmenlerin nabzını tutuyor Karabük’ün Safranbolu ilçesinde 31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerine yönelik robot ile yapılan seçim anketi vatandaşların ilgisini çekiyor. Karabük TEKNOKENT’te kurulan META DATA Bilişim Sistemleri Limited Şirketinin insansı robotu Metarobot gelişmiş özellikleriyle Karabük’te seçmenlerle yüz yüze görüşüp anket yapıyor. Yapay zeka kapasitesi, ses tanıma ve doğal işleme yetenekleri sayesinde insanlarla doğal bir şekilde iletişim kurabilen Metarobot Safranbolu ilçesinde seçmenlerin nabzını tuttu. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği robot, çocuklar için de eğlenceleri anlar yaşattı. Karabük Üniversitesi’nde görevli Prof.Dr. Muharrem Düğenci, gazetecilere yaptığı açıklamada, “Burada yenilikçi yöntemlerle, robotlarla kamuoyu anketi yapmak, çalışan memnuniyeti, müşteri memnuniyeti, toplum algısı, ölçümleri yapmak üzerine bir çalışma yaptık. Aralık ayında çalışmaları başlattık. Şubat ayı itibariyle fiili firmamızı kurduk. Robot için anketlerde kullanılmak üzere İstanbul’dan bir robot kiraladık. Bu kiraladığımız robotu daha sonradan çeşitli etkinliklerde kullandık” dedi. “Bu tür robotlar insansı robotlar” diyen Düğenci, “95 santim yüksekliğinde bir insansı robot. Hazır videolar oynatabiliyor. Sunumlar yapıyor. Üzerine dokunduğunuz zaman cevap verebiliyor. Görüntü işleme, ses işleme kabiliyetleri var. Biz şu anda halihazır üzerindeki mevcut uygulamalarla ilgili çalışmalar yapıyoruz” ifadelerini kullandı. Robotla daha öncesinde belediye başkan aday adayları için çalışma yaptıklarını ifade eden Düğenci, “İlk olarak biz Safranbolu seçimleri için AK Parti’nin 8 aday adayı için bir çalışma yaptık. Şuanda da normal sahada birebir yüz yüze sekiz anketörle 31 Mart için belediye başkanlarına yönelik çalışma yapıyoruz. 1-2 gün daha sürecek ve tamamlanacak” diye konuştu.
ASELSAN’dan milli mobil röntgen cihazı
14 Mart 2024 Perşembe - 16:30 ASELSAN’dan milli mobil röntgen cihazı ASELSAN’ın tamamen milli imkanlarla geliştirdiği Mobil Dijital Röntgen Cihazı (ADR-M100), ilk kez Türkiye’nin köklü hastanelerinden Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesinde kullanıma alındı. ASELSAN’ın tamamen milli imkanlarla geliştirdiği Mobil Dijital Röntgen Cihazı tanıtıldı. ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, 14 Mart Tıp Bayramında Hacettepe Üniversitesi Erişkin Hastanesini ziyaret etti. Ziyarette, Hacettepe Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Bülent Erbil, Prof. Dr. Ruhi Onur, Hacettepe Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Birimi Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Necla Özer ASELSAN Genel Müdürü Akyol’a Mobil Röntgen Cihazının kullanımı hakkında bilgi verdi. Akyol, ziyaret sırasında Beyin Cerrahisi Ana Bilim Dalı Başkanlığı Servisinde ASELSAN Mobil Dijital Röntgen Cihazının kullanım demonstrasyonunu yerinde gördü. Prof. Dr. Onur, ASELSAN ile birlikte yürütülen ‘Yapay Zekâ Destekli Karar Destek Algoritması’ geliştirme çalışmaları hakkında Akyol ile bilgi paylaştı. Yeni bir dönem başlıyor “Milli Teknoloji Hamlesi çerçevesinde Mobil Dijital Röntgen Cihazını ülkemize kazandırdık” diyen ASELSAN Genel Müdürü Akyol, ziyaretle ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Böylesine anlamlı bir günde, 14 Mart Tıp Bayramında yeni bir başarı hikayesine daha imza attık. Türkiye’nin sayılı üniversite hastanelerinden Hacettepe Üniversitesine, Mobil Röntgen Cihazımızı kazandırdık. Cihazın geliştirilmesinde emeği geçen ASELSAN mühendislerimize teşekkür ediyorum. Ayrıca ekibimize, klinik çalışmalarda katkı sağlayan Hacettepe Üniversitesi Başhekimi Doç. Dr. Bülent Erbil ve Radyoloji Bölümünden hocamız Prof. Dr. Ruhi Onur’a desteklerinden dolayı şükranlarımı sunuyorum. Hacettepe bu ürünün sadece kullanıcısı değil aynı zamanda geliştiricisi. Hocalarımız ürünün tasarım aşamasında çok değerli katkılar verdiler.” ASELSAN olarak Türk ordusunun yanı sıra Türk Sağlık ordusuna da hizmet verdiklerini belirten Akyol, “Bizim savunma alanında çok başarılı ürünler çıkarmamızda ordumuzla yakın ilişkimiz çok etkili olmuştur. Aynı iş birliğini sağlık camiası ile de kurmuş olmamız bizim için çok değerli. Sağlık sektöründe, çizdiğimiz yol haritasına uygun şekilde milli sistemler geliştirerek, dışa bağımlılığı azaltmayı hedefliyoruz. Bu nedenle, ASELSAN’ın ilk medikal görüntüleme ürünü olan cihazımızı, seri üretime hazır hale getirdik. Türkiye Yüzyılına armağan ettiğimiz Mobil Röntgen Cihazının pazara girişine yönelik faaliyetlere de başladık. Mobil Röntgen Cihazımız, radyoloji ünitesine gidemeyecek hastalarımıza büyük bir kolaylık sağlayacak. Seyyar hareket etme fonksiyonuna sahip olan cihaz, hastanelerde yeni bir dönemi başlatacak. Sağlık personelinin ve hastaların neye ihtiyacı olduğunu en iyi hocalarımız biliyor. Onların bilgileriyle ASELSAN mühendisliği buluşunca ortaya çok iyi bir ürün çıktı. Savunma sanayindeki engin bilgi birikimimizle sağlık alanında ileri teknolojiye sahip ürünler geliştiriyoruz. Bu çalışmalarla her alanda olduğu gibi sağlık sektöründe de dünyada sayılı ülkenin sahip olduğu teknolojik üstünlüğe ulaştık. Tüm imkanlarımızla, sahada güvenlik güçlerimizin, sivil alanda da milletimizin yanında olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. İlk olarak Hacettepe Üniversitesi Erişkin Hastanesinde kullanılan cihaz, klinik kullanıma başlayan cihaz, seri üretime hazır hale getirildi. Motorize hareket özelliği bulunan ADR-M100 Mobil Dijital Röntgen Cihazı, 32kW’lık güçle tüm vücutta çekim yapabiliyor. Tanıtım ve pazara girişe yönelik faaliyetlerine başlanan Mobil Röntgen Cihazı, ASELSAN’ın özgün tasarımıyla geliştirildi. CE sertifikasına sahip olan cihaz, ASELSAN’ın ilk medikal görüntüleme ürünü olarak dikkat çekiyor. Cihaz, düşük dozlarla yüksek görüntü kabiliyeti elde edebiliyor. Cihaz, hareketli dikey ve yatay kolları sayesinde çok rahat bir şekilde yönlendirilebiliyor. ASELSAN Mobil Röntgen Cihazı, acil çekim durumlarında sistem açılır açılmaz çekim yapmaya hazır hale geldiği için, görüntüler hızlıca alınabiliyor.
AMOLED ekranı ve yapay zekâ destekli kameraları ile Casper VIA X40 satışa çıktı
14 Mart 2024 Perşembe - 13:58 AMOLED ekranı ve yapay zekâ destekli kameraları ile Casper VIA X40 satışa çıktı Türkiye’nin teknoloji markası Casper, 20 Şubat tarihinde gerçekleştirdiği Casper Tech Vision Day etkinliğinde, Casper VIA X40 akıllı telefon modelini tanıtarak satışa çıkardı. Kullanıcıların günlük yaşamını daha kolay ve eğlenceli bir hale getirmeyi amaçlayan Casper VIA X40, çarpıcı görsel deneyim sunan 6.67” FHD+ AMOLED ekranı, yapay zekâ destekli 24MP ön kamerası ve 8GB RAM’a ek 8GB VRAM desteği ile kullanıcılarına premium bir deneyim sağlıyor. Türkiye’nin yerli teknoloji markası olarak 33 yıldır sektörde yer alan Casper, 20 Şubat Salı günü gerçekleştirdiği ‘Casper Tech Vision Day’ etkinliğinde VIA ailesinin en yeni üyesi Casper VIA X40’ı tanıttı. Telefon kullanımında beklentisi yüksek olan kullanıcılar için üretilen Casper VIA X40, üstün özellikleri ve modern tasarımıyla beklentileri karşılıyor. Casper VIA X40, 6.67’’ FHD+ AMOLED ekranı, 5000 mAh yüksek batarya kapasitesi, 256GB hafızası, yapay zekâ destekli 50MP+5MP+2MP arka kameraları, NFC ve hızlı şarj desteği ile kullanıcılarına premium deneyimi erişilebilir fiyatla sağlıyor. Hayali Gerçeğe Dönüştüren Dayanıklı ve Şık Tasarım Akıllı telefonlarda ekran kalitesi, içerik tüketiminden oyun oynamaya kadar birçok aktivitede kullanım deneyimini etkileyen en önemli noktalardan biri haline geldi. Casper VIA X40, 6.67’’ FHD+ AMOLED ekranı ile renkleri optimize ederek parlaklık, canlılık ve netliği kusursuz bir şekilde harmanlayarak kaliteli bir ekran deneyimi sunuyor. Özel 3D Glass premium bir gövde tasarımına ve kenarlara doğru incelen çerçeveye sahip olan Casper VIA X40, 120Hz yenileme hızı ve 500 NIT parlaklığı ile hem performans hem de dayanıklı ve şık bir tasarım sunuyor. Zarif tasarımı sadece ekranıyla sınırlamayan Casper VIA X40, her kullanıcının beğenisine hitap edecek Gece Mavisi, Gece Siyahı ve VIA Beyazı olmak üzere 3 farklı renkle en güncel tasarım trendleri göz önünde bulundurularak tasarlandı. Ultra Kalite Ultra Gece Modu Global trend teknolojileri kamerasında da bulunduran Casper VIA X40, Arcsoft yapay zekâ destekli yazılımı ile fotoğraf kalite standartlarını üst boyuta taşıyor. Casper VIA X40’ın, 50MP gelişmiş arka kamerası ile yüksek çözünürlüklü ve canlı fotoğraflar çekilebilirken farklı açılardan görüş imkanı sağlayan 5MP geniş açı kamerası ve 2MP makro kamerasıyla net, derin ve odaklı fotoğraflara imkan tanıyor. ‘Ultra Gece Modu’ ile karanlık ortamlarda dahi net fotoğraflar çekebilen Casper VIA X40, yapay zekâ destekli 24MP ön kamerasıyla canlı ve net selfieler çekilmesine imkan sağlıyor. İhtiyaçların Ötesini Aşan Yüksek Performans Casper VIA X40, 2.2Ghz CPU performansına sahip MediaTek Helio G99 chipset ile CPU ve GPU verimliliğinde zirveyi hedefliyor. 6nm olan chipset yapısı sayesinde, optimum termal verimlilik sağlayan Casper VIA X40, 8GB RAM’e ek olarak sunduğu 8GB VRAM desteği ile teknoloji dünyasının hızını bünyesinde barındırıyor. Yüksek performansının yanı sıra 256GB geniş hafızası ile aynı anda birçok uygulamanın kullanılmasına yardımcı olan Casper VIA X40, 84 bin fotoğraf, 26 saat 1080P video kaydı veya 48 saat 720P video saklanmasına olanak tanıyor. Üstelik micro SD özelliği sayesinde de 1TB daha artırılabilen Casper VIA X40, 5000 mAh yüksek batarya kapasitesi ile uzun soluklu kullanım avantajı sağlayarak maksimum verim alınmasını sağlıyor. Casper VIA X40, premium telefonlarda yer alan NFC ve hızlı şarj desteği ile geliyor. VIA X40 ayrıcalığını deneyimleyen kullanıcılar aynı zamanda hediye olarak, çizilme ve darbelere karşı telefonlarını korumak amacı ile darbeye dayanıklı ekran filmi, şeffaf silikon koruma kılıfı, 33 Watt hızlı şarj adaptörü ve Type-C kabloya da sahip oluyor. Yüksek Performans, Yenilikçi Teknoloji: VIA X40 VIA ailesinin yeni üyesi Casper VIA X40 ile yüksek performansın ve yenilikçi teknolojinin geniş kitlelere ulaşmasını sağlayacaklarını belirten Casper Operasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Feray Karaman, “En teknolojik marka ödülünü 5’inci kez aldığımız bu özel senede, VIA ailesinin X serisinde bir lansman yapmak bizler için oldukça anlamlı. VIA X ekstra performans, ekstra güç anlamına geliyor. Casper VIA X40’ın tasarımında 3D glass teknolojisi ile pürüzsüz bir görünüm verirken, ince metalik çerçevesi ile de şıklık kazandırdık. Kullanıcılara, 6.67’’ FHD+ AMOLED ekran ile dizi/film, video izlerken ve oyun oynarken daha canlı ve daha parlak görüntü sunmak, yapay zeka destekli kameraları ile fotoğraf ve video çekimlerini daha kaliteli ve keyifli hale getirmek önceliklerimiz oldu. Özellikle tüketicimize özel geliştirdiğimiz ve Ar-Ge süreçlerinde yoğun çaba harcadığımız Gece Siyahı, Gece Mavisi ve Casper’a özel Casper VIA Beyazı renk seçenekleri ile umuyoruz ki, tüketicilerin yüksek beğenilerini toplayacağız” diyerek sözlerine son verdi. Teknik Özellikler Ekran Boyutu: 6.67” Ekran Tipi: FHD+ AMOLED Ekran Çözünürlük: 1080x2400 Parlaklık: 500 NIT Ekran Yenileme Hızı: 120 Hz Ana Kamera: 50MP + 5MP Geniş Açı Kamerası + 2MP Makro (Yapay Zeka Destekli) Ön (Selfie) Kamera: 24MP (Yapay Zeka Destekli) RAM Kapasitesi: 8GB Sanal RAM: 8GB VRAM Hafıza: 256GB Artırılabilir Hafıza: 1 TB SD kart desteği Pil Gücü: 5000 mAh Hızlı Şarj: Var NFC: Var Parmak İzi Okuyucu: Var Yüz Tanıma Sistemi: Var
Başer’den Denizli’de çığır açacak proje
14 Mart 2024 Perşembe - 11:54 Başer’den Denizli’de çığır açacak proje Cumhur İttifakı Merkezefendi Belediye Başkan Adayı Ekrem Başer’in projeleri arasında bulunan Genç Buluşçular Atölyesi, geleceğin bilim adamlarına teknik ve teknolojik imkanlar sunacak. Üstün zekalı ve yelinikçi çocukların ve gençlerin uluslararası düzeyde bilim adamları olması için ücretsiz hizmet verecek. Cumhur İtttifakı Merkezefendi Belediye Başkan Adayı Ekrem Başer, Merkezefendi’de hayata geçirmeyi planladığı Genç Buluşçular Atölyesi projesini açıkladı. Başer’in açıkladığı proje ile gençlere geniş ve modern çalışma ortamları, her türlü teknik ve teknolojik donanımın ücretsiz olarak sağlanması planlanıyor. Böylece gençler, atölyede ileri teknoloji, robotik, kodlama, insansız hava araçları gibi stratejik alanlarda proje üretme imkanına kavuşacaklar. “Geleceğin buluşçuları yetişecek” Göreve geldikten sonra gençlerin her konuda önlerini açacak çalışmalara imza atmaya çalışacaklarını ve onları ülkelerine yararlı birer birey olabilmeleri yolunda kılavuz olacaklarını dile getiren Başkan Adayı Başer, projesi ile ilgili görüşlerini “Gençlerimiz hazırladıkları projelerle başta Teknofest olmak üzere çeşitli teknoloji ve inovasyon programlarına da katılma fırsatı elde edecekler. Bu atölye sayesinde geleceğin buluşçuları yetişecek. Buralarda hem eğitici hem de motive edici bir ortam sağlanarak, gençlerin yenilikçiliklerini geliştirmelerine imkan tanınacaktır. Bu atölyede gerçekleştirilecek projeler, sadece yerel düzeyde değil ulusal ve uluslararası platformlarda da tanıtılacak ve desteklenecektir” dedi.