TEKNOLOJİ
09 Nisan 2026 Perşembe - 11:31 Yapay zeka işletmelerde riskleri azaltıyor Doç. Dr. Sefer Darıcı, ilerleyen dönemde büyük ya da küçük fark etmeksizin birçok işletmenin yapay zeka entegrasyonunu tamamlamasının beklendiğini söyledi. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi (SCÜ) İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Yeni Medya Bölüm Başkanı Doç. Dr. Sefer Darıcı, her işletmenin işleyişi ve ihtiyaçları farklı olduğu için yapay zeka entegrasyon süreci de buna göre şekillenmek zorunda olduğunu belirterek, yapay zekanın işletmelerde riskleri azalttığını, zamanla büyük küçük tüm işletmelerin bu entegrasyon sürecini tamamlamak zorunda olduklarını söyledi. Doç. Dr. Sefer Darıcı yaptığı açıklamada, "Dijital entegrasyon bugün Türkiye’nin geleceği olarak değerlendiriliyor. Bu süreçte işletmeler önemli mesafeler kat etti ve ciddi gelişmeler yaşanıyor. Birçok firma iş işlemlerini, üretim süreçlerini ve karar mekanizmalarını yapay zekaya entegre ederek verimlilik sağlıyor. Her işletmenin yapay zekaya entegrasyon sürecinde baştan itibaren izlemesi gereken bir strateji bulunuyor. Bu kapsamda hangi adımların yapay zekaya devredileceği, hangi süreçlerin hibrit şekilde yürütüleceği belirleniyor. Yapay zeka entegrasyonu özellikle işletmeler için kritik bir konu olarak öne çıkıyor. Yapay zekanın üretim, insan kaynakları ya da karar destek süreçlerinden hangisinde kullanılacağı işletme içinde detaylı analiz gerektiriyor. Bu açıdan bakıldığında doğru bir entegrasyon ile işletmeler mevcut verimliliklerini önemli ölçüde artırabiliyor. Ancak burada en önemli nokta, sürecin sağlam bir analiz ve strateji ile yürütülmesi. Çünkü her işletmenin işleyişi ve ihtiyaçları farklı olduğu için entegrasyon süreci de buna göre şekillenmek zorunda" dedi. "İşlemelerde riskleri azaltıyor" Doç. Dr. Sefer Darıcı, tekrar eden işlerde yapay zeka kullanımının arttığını, artışla birlikte işletmelerde risklerinde azıldığını ifade edip, "Dünya genelinde yapay zeka teknolojisinin kaçınılmaz bir dönüşüm olduğu görülüyor. Özellikle ABD’de bu alanda geniş kapsamlı uygulamalar dikkat çekiyor ve birçok işletme süreçlerini yapay zekaya devretmiş durumda. Bu dönüşüm yalnızca belirli sektörlerle sınırlı kalmıyor; eğitimden üretime kadar birçok alanda yapay zeka kullanılabiliyor. Bazı süreçler insan ve yapay zekanın birlikte çalıştığı hibrit modellerle yürütülürken, özellikle tekrar eden işlerde yapay zeka kullanımı giderek artıyor. Bunun sonucunda verimlilik artışı sağlanırken hata oranlarında da ciddi düşüşler yaşanıyor. Aynı zamanda işletmelerin risklerini azaltmaları da önemli bir avantaj olarak öne çıkıyor" dedi. "Yapay zeka entegrasyonunun kaçınılmaz" Doç. Dr. Sefer Darıcı, yapay zeka entegrasyonunun kaçınılmaz olduğunun altını çizerek, "Türkiye’de de birçok işletme bu dönüşümün farkına varmış durumda ve yapay zeka entegrasyonu sürecini başlatıyor. İşletmenin küçük, orta ya da büyük ölçekli olması fark etmeksizin, hangi alanlarda yapay zekanın fayda sağlayacağının analiz edilmesi ve buna uygun adımların atılması gerekiyor. Önümüzdeki süreçte bu dönüşümün çok daha yaygın hale geleceği öngörülüyor. Bununla birlikte bazı iş kollarında olumsuz etkiler ve istihdam kayıpları yaşanabileceği de ifade ediliyor. Ancak genel çerçevede bakıldığında yapay zeka entegrasyonunun kaçınılmaz olduğu ve işletmeler için önemli bir adım olduğu belirtiliyor" "Büyük küçük tüm işletmeler kullanacak" Doç. Dr. Sefer Darıcı, zamanla büyük küçük tüm işlemelerin yapay zeka entegrasyonunu tamamlayacaklarına vurgu yaparak şunları söyledi. "Geçmişte dijital teknolojiler ve e ticaret alanında yaşanan dönüşüme benzer şekilde, bugün de yapay zeka alanında yeni bir dönüşüm süreci yaşanıyor. Bu nedenle işletmelerin hangi alanlarda yapay zeka kullanmaları gerektiğini belirlemeleri ve bu doğrultuda planlı adımlar atmaları önem taşıyor. İlerleyen dönemde büyük ya da küçük fark etmeksizin birçok işletmenin bu sürece dahil olması ve yapay zeka entegrasyonunu tamamlaması bekleniyor"
09 Nisan 2026 Perşembe - 10:17 Türk Telekom eSIM ile kullanıcılarına çevre dostu iletişim deneyimi sunuyor Türk Telekom, eSIM teknolojisiyle kullanıcılarına hızlı ve çevre dostu bir mobil iletişim deneyimi sunmayı hedefliyor. Türk Telekom, eSIM teknolojisiyle müşterilerine daha kolay, hızlı ve çevre dostu bir mobil iletişim deneyimi sunmayı hedefliyor. eSIM Teknolojisi, fiziksel SIM kart taşıma zorunluluğunu ortadan kaldırarak dijitalleşmenin sunduğu çevreci dönüşümün bir parçası haline geliyor. eSIM kullanımı doğal kaynak tüketimini azaltırken, karbon ayak izinin düşürülmesine katkı sağlıyor. eSIM sayesinde kullanıcılar, uzaktan aktivasyon ve dijital yönetim imkânlarıyla işlemlerini daha hızlı ve verimli bir şekilde gerçekleştirebiliyor. Dijital dönüşümde sürdürülebilir ve yenilikçi teknoloji eSIM Uzaktan tanımlama ve dijital yönetim imkânı sunan eSIM teknolojisi, kullanıcı deneyimini hızlandırırken kâğıt ve enerji tüketimini de minimize ediyor. eSIM; daha verimli, çevreye duyarlı ve sürdürülebilir bir ekosistemin oluşmasına destek oluyor. eSIM, teknoloji odaklı büyümeyi sürdürülebilir bir gelecek vizyonuyla ileri taşıyan önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Fiziki hat sahibi olan Türk Telekomlular, mağazaya gitmeden Türk Telekom uygulaması üzerinden eSIM’e geçiş işlemlerini gerçekleştirebiliyor. Ayrıca, eSIM kullanan Türk Telekom müşterileri Tek Numara Teknolojisi ile eSIM uyumlu akıllı saat üzerinden, akıllı telefonları yanında değilken arama yapabiliyor. eSIM, anında aktivasyon, aynı cihazda birden fazla hat kullanımı ve cihazlar arası kesintisiz bağlantı gibi imkanlarıyla dikkat çekiyor.
Ağrı’da 10 dijital kütüphane hizmete girdi
12 Şubat 2024 Pazartesi - 16:00 Ağrı’da 10 dijital kütüphane hizmete girdi Ağrı Valiliği himayesinde, İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yürütülen ve Doğu Anadolu Projesi (DAP) Bölge İdaresi Başkanlığı’ndan hibe desteği alan "Dijital Dönüşüm Kütüphaneleri" projesi kapsamında, il genelinde 10 dijital kütüphane hizmete girdi. Ağrı Valisi Mustafa Koç ve eşi Neslihan Gül Koç, Akşemsettin Ortaokulu’nda düzenlenen Dijital Dönüşüm Kütüphanesi’nin açılış törenine katıldı. Vali Koç ve eşi, İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Kökrek ile birlikte kütüphaneyi gezdi. Kütüphane açılışının ardından öğrencilere yönelik kıyafet dağıtım programına katılan Vali Koç ve eşi, sınıfları ziyaret ederek, öğretmen ve öğrencilerle sohbet etti. Vali Koç, burada yaptığı konuşmada, dijital kütüphaneler projesinin, öğrencilerin okuma alışkanlıklarını teşvik etmek ve geliştirmek, dijital kaynaklara erişimi arttırarak öğrencilerin bilgiye ulaşımını kolaylaştırmak, teknolojiyi kullanarak öğrencilere çağdaş bir öğrenme ortamı sağlamak, öğrencilerin araştırma yapma ve bilgiye erişme becerilerini güçlendirmek, okul dışında da öğrencilere erişilebilir bir kaynak sunarak öğrenmeyi desteklemek, öğrencilere dijital ortamda doğru bilgiyi nasıl araştırıp bulacaklarını ve güvenilir kaynakları nasıl ayırt edeceklerini öğretmek gibi amaçlara hizmet ettiğini söyledi. Projenin, DAP Bölge İdaresi Başkanlığı’ndan 2 milyon liralık hibe desteği ile hayata geçirildiğini belirten Vali Koç, il genelinde 10 adet dijital kütüphane kurulduğunu, bunlardan birinin de Akşemsettin Ortaokulu’nda olduğunu ifade etti. Vali Koç, "Bu kütüphaneler, öğrencilerimize çağdaş bir öğrenme deneyimi sunmakla kalmayıp, aynı zamanda bilgiye erişimi demokratikleştirerek eğitimde fırsat eşitliğine katkı sağlamaktadır. Öğrencilerimizin dijital çağın gerekliliklerine uygun şekilde bilgiye erişmelerine ve bilgiyi doğru şekilde kullanmalarına olanak tanımak, günümüz eğitim sisteminin en önemli hedeflerinden biridir. Dijital kütüphaneler, öğrencilerimize geniş bir bilgi havuzu sunmanın yanı sıra bilgiye erişimi kolaylaştırarak öğrenme süreçlerini destekler. Bu proje, çağımızın dinamik eğitim ihtiyaçlarına cevap vermek ve öğrencilerimizin bilgiye ulaşma ve kullanma becerilerini güçlendirmek adına önemli bir adımdır" diye konuştu. Vali Koç, dijital kütüphaneler projesinin hayata geçirilmesinde emeği geçenlere teşekkür ederek, öğrencilere başarılar diledi.
Şırnaklı öğrenciler TEKNOFEST’e katılmaya hazırlanıyor
12 Şubat 2024 Pazartesi - 13:41 Şırnaklı öğrenciler TEKNOFEST’e katılmaya hazırlanıyor Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı DENEYAP atölyelerinde eğitim gören öğrenciler 11 haftalık programlarını tamamlayarak, yaptıkları akıllı ev projelerinin sunumunu yaptı. Şırnak Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünde düzenlenen programda, DENEYAP öğrencileri yaptıkları akıllı ev ve enerji tasarrufu projelerinin sunumunu gerçekleştirdi. Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı Şırnak İl Sorumlusu ve TEKNOFEST İl Koordinatörü Rukiye Aslan, 11 haftalık eğitim programlarının ardından 12. hafta programında takımlaşma dönemine girildiğini ve takım olarak projelerini sergileme fırsatı bulduklarını söyledi. Vakfın yapmış olduğu en büyük projelerden biri olan dünyanın en büyük uzay havacılık ve teknoloji festivaline Şırnak’taki tüm öğrencileri hazırladıklarını belirten Aslan, şu an enerji teknolojileri modülü için öğrencilerin 11 haftalık programlarını tamamladıklarını ve takımlaşma dönemine girdiklerini ifade etti. Her birinin 3’er 4’er kişilik gruplar aracılığı ile takımlarını sergilemiş olduğunu aktaran Aslan, şöyle konuştu: "Aynı zamanda akıllı ev projesi ile her birinin yapmış olduğu bu projeyi sunma fırsatı elde ettiler. Bu takımlaşma dönemine giren öğrencilerimiz bu yıl mezun olacaklar. 2 yılın sonuna geldiler. 2 yılın sonunda, 3’üncü yılda takımlaşma dönemine giriyorlar. Takımlaşma döneminde öğrencilerin her biri ilgi alanlarına yönelik yine takımlaşma dönemine giriyorlar, ardından mentörler atanıyor. Bu mentörler aracılığı ile de TEKNOFEST gibi, İNOVASYON projeleri gibi birçok projeye buradan onları gönderiyoruz.” Şırnak’ta 4 bin 700 kişi ile TEKNOFEST finallerine katılmayı hedeflediklerini kaydeden Aslan, “DENEYAP atölyeleri olarak ortaokul ve lise kategorilerimiz bulunmaktadır. Bütün öğrencilerimizi ulusal, uluslararası yarışmalara hazırlamaktayız. Şu anda bin 890 başvurumuz bulunmaktadır. Tabii ki son başvurularımız 20 Şubat. Bu sayının katlanarak artacağını düşünüyoruz. İl Milli Eğitim Ar-Ge bu konuda çok destek veriyor. Şırnak Üniversitesi’nin çok değerli akademisyenleri ile birlikte milli eğitime bağlı proje sorumluları ile birlikte yine bir eğitim ve oryantasyon programı düzenledik. Yeni atölyeler kuruldu” dedi. “El Cezeri’nin torunlarını yetiştiriyoruz” DENEYAP atölyelerinde, robotik kodlamanın mucidi El Cezeri’nin torunlarını yetiştirdiklerini dile getiren Aslan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şırnak genelinde 20 projeden 4 tanesi ilimizden çıkmıştır. Bu 4 proje finale kalan projeler. Finale kalan projelerde aynı zamanda TEKNOFEST’te sergilenecek. Buda bizim bölgemizin teknolojiye olan ilgilisini kanıtlamış oluyor. İnanıyoruz ki, El Cezeri’nin torunları giderek artacaktır. Teknoloji atölyelerinde ilk mezunlarımızı vereceğiz.” Silopi Dicle Ortaokul 8. Sınıf öğrencisi 12 yaşındaki Nisanur Özkaplan, akıllı ev projesinde rüzgar enerjisinden, kinetik enerji elde ederek enerji tasarrufu planladıklarını söyledi. Özkaplan, “Projemizde rüzgar enerjisi ile enerjiden tasarruf etmeyi hedefledik. Rüzgardan elde ettiğimiz enerjiyi kinetik enerjisine dönüştürüyoruz. Kinetik enerji sayesinde tribünün dönmesini elde ediyoruz. Tribün döndükten sonra mekanik enerji elde ediyoruz ve bunu jeneratöre yönlendiriyoruz. Oradaki enerji de elektrik enerjisine dönüşüyor ve bunu şebekeye yönlendirip elektrik tasarrufu elde edebiliyoruz” şeklinde konuştu. Hacı Fettah Kadıoğlu Anadolu Lisesi 11 sınıf öğrencisi Şoreş Pusat ise, yaptıkları projede yağmur sularını ve güneş enerjisini kullanarak elde edilen elektrik enerjisi ile tasarruf ettiklerini söyledi. Program, jüri üyelerinin projeleri puanlandırmasının ardından pasta kesimi ile sona erdi.
Şırnaklı öğrenciler TEKNOFEST’e katılmaya hazırlanıyor
12 Şubat 2024 Pazartesi - 13:38 Şırnaklı öğrenciler TEKNOFEST’e katılmaya hazırlanıyor Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı DENEYAP atölyelerinde eğitim gören öğrenciler 11 haftalık programlarını tamamlayarak, yaptıkları akıllı ev projelerinin sunumunu yaptı. Şırnak Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nde düzenlenen program da, DENEYAP öğrencileri yaptıkları akıllı ev ve enerji tasarrufu projelerinin sunumunu gerçekleştirdi. Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı Şırnak İl Sorumlusu ve Teknofest İl Koordinatörü Rukiye Aslan, 11 haftalık eğitim programlarının ardından 12. hafta programında takımlaşma dönemine girildiğini ve takım olarak projelerini sergileme fırsatı bulduklarını söyledi. Vakfın yapmış olduğu en büyük projelerden biri olan dünyanın en büyük uzay havacılık ve teknoloji festivaline Şırnak’taki tüm öğrencileri hazırladıklarını belirten Aslan, şu an enerji teknolojileri modülü için öğrencilerin 11 haftalık programlarını tamamladıklarını ve takımlaşma dönemine girdiklerini ifade etti. Her birinin 3’er 4’er kişilik gruplar aracılığı ile takımlarını sergilemiş olduğunu aktaran Aslan, şöyle konuştu: "Aynı zamanda akıllı ev projesi ile her birinin yapmış olduğu bu projeyi sunma fırsatı elde ettiler. Bu takımlaşma dönemine giren öğrencilerimiz bu yıl mezun olacaklar. 2 yılın sonuna geldiler. 2 yılın sonunda, 3’üncü yılda takımlaşma dönemine giriyorlar. Takımlaşma döneminde öğrencilerin her biri ilgi alanlarına yönelik yine takımlaşma dönemine giriyorlar, ardından mentörler atanıyor. Bu mentörler aracılığı ile de TEKNOFEST gibi, İNOVASYON projeleri gibi birçok projeye buradan onları gönderiyoruz.” Şırnak’ta 4 bin 700 kişi ile TEKNOFEST finallerine katılmayı hedeflediklerini kaydeden Aslan, “DENEYAP atölyeleri olarak ortaokul ve lise kategorilerimiz bulunmaktadır. Bütün öğrencilerimizi ulusal, uluslararası yarışmalara hazırlamaktayız. Şu anda bin 890 başvurumuz bulunmaktadır. Tabii ki son başvurularımız 20 Şubat. Bu sayının katlanarak artacağını düşünüyoruz. İl Milli Eğitim AR-GE bu konuda çok destek veriyor. Şırnak Üniversitesi’nin çok değerli akademisyenleri ile birlikte milli eğitime bağlı proje sorumluları ile birlikte yine bir eğitim ve oryantasyon programı düzenledik. Yeni atölyeler kuruldu” dedi. “El Cezeri’nin torunlarını yetiştiriyoruz” DENEYAP atölyelerinde, robotik kodlamanın mucidi El Cezeri’nin torunlarını yetiştirdiklerini dile getiren Aslan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şırnak genelinde 20 projeden 4 tanesi ilimizden çıkmıştır. Bu 4 proje finale kalan projeler. Finale kalan projelerde aynı zamanda TEKNOFEST’te sergilenecek. Buda bizim bölgemizin teknolojiye olan ilgilisini kanıtlamış oluyor. İnanıyoruz ki, El Cezeri’nin torunları giderek artacaktır. Teknoloji atölyelerinde ilk mezunlarımızı vereceğiz.” Silopi Dicle Ortaokul 8. Sınıf öğrencisi 12 yaşındaki Nisanur Özkaplan, akıllı ev projesinde rüzgar enerjisinden, kinetik enerji elde ederek enerji tasarrufu planladıklarını söyledi. Özkaplan, “Projemizde rüzgar enerjisi ile enerjiden tasarruf etmeyi hedefledik. Rüzgardan elde ettiğimiz enerjiyi kinetik enerjisine dönüştürüyoruz. Kinetik enerji sayesinde tribünün dönmesini elde ediyoruz. Tribün döndükten sonra mekanik enerji elde ediyoruz ve bunu jeneratöre yönlendiriyoruz. Oradaki enerji de elektrik enerjisine dönüşüyor ve bunu şebekeye yönlendirip elektrik tasarrufu elde edebiliyoruz” şeklinde konuştu. Hacı Fettah Kadıoğlu Anadolu Lisesi 11 sınıf öğrencisi Şoreş Pusat ise, yaptıkları projede yağmur sularını ve güneş enerjisini kullanarak elde edilen elektrik enerjisi ile tasarruf ettiklerini söyledi. Program, jüri üyelerinin projeleri puanlandırmasının ardından pasta kesimi ile sona erdi.
Türk astronot Gezeravcı: "Bu sadece bir başlangıçtı, bir yere varış hikayesi değildi"
12 Şubat 2024 Pazartesi - 13:29 Türk astronot Gezeravcı: "Bu sadece bir başlangıçtı, bir yere varış hikayesi değildi" Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı 21 günlük uzay misyonunun ardından, "Bu sadece bir başlangıçtı, bir yere varış hikayesi değildi" dedi. Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, 21 günlük uzay görevinin ardından yurda dönerek basın mensuplarının sorularını yanıtladı. "Hedeflere erişebilmiş olmanın mutluluğuyla ülkeme geri döndüm" Türkiye’ye dönmekten çok mutlu olduğunu söyleyen Gezeravcı, “Maneviyatı yüksek olan bir ülkenin hakikaten içten, samimi insanlarıyla, Türk vatandaşlarımızla tekrar bir araya gelmek, kavuşmak belki de bu yolculuğun en güzel sonlanan kısmıydı. Ben görevin ilk başlangıç anından itibaren konulan hedef, bugüne kadar hakikaten hayallerimizin sınırını teşkil eden gökyüzündeki gözümüzle görebildiğimiz sınırları bertaraf eden hedeflere erişebilmiş olmanın mutluluğuyla ülkeme geri döndüm. Bu hedefin gerçekleştirilmesinde bana düşen sorumluluk ülkemin bugüne kadar bana sağlamış olduğu eğitimle, bana kazandırmış olduğu kabiliyetlerle ülkeme borçlu olduğum bütün bu imkanları seferber ederek gerçekleştirdiğimiz görevin gerisinde, görevin hazırlık sürecinde bu günlere kadar gelmesini sağlayan, öncelikle ortaya koymuş olduğu güçlü iradeyle sayın Cumhurbaşkanımız, devletimizin bütün kurumları, görevin icrası sürecinde bir çarkın mükemmel işleyen dişleri gibi hiçbir aksaklığa mahal vermeksizin hazırlık sürecimi çok kolay hale getiren ve görevin icrasında hiçbir aksaklığa mahal vermeyecek şekilde bütün hazırlık sürecini yürüten Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız, Türkiye Uzay Ajansımız ve TÜBİTAK’ın değerli çalışanlarına minnettar olduğumu ifade etmek isterim” ifadelerini kullandı. “Bu sadece bir başlangıçtı, bir yere varış hikayesi değildi” Bu görevin Türk astronot ve bilim misyona adı altında gerçekleştiğine dikkati çeken Gezeravcı, “Türkiye’nin ilk astronotu olarak geleceğimizin teminatı az önce karşılaştığımız sevgili kardeşlerimize orada gerçekleştirdiğimiz her bir deneyi temsil eden birer bayrağı elden teslim ederek bundan sonra başlayan kutlu yolculuğumuzun bayrak değişimini gerçekleştirmiş olduk. Sayın bakanımızın da çok güçlü bir irade ile az önce ifade ettiği şekilde bu sadece bir başlangıçtı, bir yere varış hikayesi değildi. Devletimizin güçlü iradesini sadece burada bizler değil, görevin icrası esnasında hazırlık yaptığımız yurtdışındaki farklı kurumların bileşenleri Uluslararası Uzay İstasyonunda hazırlık sürecimizi gözlemleme imkanı bulmayan ama orada gerçekleştirdiğimiz deneyleri birebir bizimle birlikte icra aşamasında vakıf olan ve hayranlıklarını, yaptığımız işleri hakikaten gönülden tebrikleriyle dile getiren insanların duygularıyla geriye döndüm. Ülkemin bu alanda ortaya koymuş olduğu, geçmişimizde bu noktada yapmış olduğumuz hiçbir görev olmamasına rağmen gerçekleştirdiğimiz ilk görevin bu derece başarıyla sonlanmasından ötürü en içten samimi tebriklerini dile getiren ve bu konuda attığımız adımın ataletin güçlülüğünü hakikaten gözlemleyerek dile getiren insanların bize yüklemiş olduğu mutlulukla geri döndüm ülkeme. Ben ülkemin hakikaten bu konuda atmış olduğu adımın ve geleceğe yönelik koymuş olduğu hedeflerin güçlü duruşu noktasında görevi icra eden bir kişi olarak değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir vatandaşı olarak yurt dışındaki basın yayın kanallarında ülkemize ilişkin hakikaten son derece gurur verici ifadelerden ve yorumlardan almış olduğum ilk izlenimlerle müthiş bir şekilde gururlanmış olarak ülkeme geri döndüm. İnşallah bundan sonra çok daha büyük ataletle büyüyerek devam edecek. Çok daha ileri noktalara gidecek. Sayın bakanımızın az önce de ifade ettiği gibi dünyanın bugüne kadar paylaşmış olduğu bizim de ülke olarak fazlasıyla hak etmiş olduğumuz uzaydaki yerimizi bu ekosistemde fayda sağlayacak, pay alacak şekilde adımların atılacağını inşallah çok kısa süre içerisinde göreceğiz” dedi. “Devletimizin atmış olduğu bu güçlü adımlarla hak ettiğimiz öz güveni ayağa kaldırdık” Bundan sonraki sürecin daha da ileri seviyelerde gerçekleşeceğini söyleyen Gezeravcı, “Bugüne kadar eksik olan tek şeyimiz damarlarımıza dolaşan asil kanın bize vermiş olduğu o yüksek potansiyelin sadece farkında olamayışımızdı. Devletimizin atmış olduğu bu güçlü adımlarla hak ettiğimiz öz güveni ayağa kaldırdık. Bundan sonra da çok daha koşar adımlarla ileriye gitmeye devam edeceğiz. Ben tekrardan ekranları başında da bizleri izleyen tüm vatandaşlarımıza her aileden birer ferdin bizimle birlikte oraya gittiğini hissettiğimi dile getiriyorum. Bu başarı bireysel bir başarı değil. Bu başarı Türkiye’deki her hanenin içerisinden birer çocuğun başarısıdır. Gelecekteki kutlu yürüyüşümüz herkes için hayır uğurlu olsun, teşekkür ederim” diye konuştu. Basın açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlamaya başlayan Alper Gezeravcı ilk olarak 10 yaşındaki bir çocuğun “Yaptığınız deneyler sonucunda gelecekte biz nasıl bir teknoloji, nasıl bir dünya bekliyor?” sorusuna “Sizler bu başlatılmış olan projelerin devam eden adımlarının parlayan yıldızısınız. Bundan sonra artık okullarınızda şu anda değerli öğretmenlerimizin size minik deney setleriyle göstermiş olduğu o kabiliyetlerini sergileyebileceğiniz küçük denemelerin aslında ne tür büyük alanlara erişebileceği noktasında sadece birer ilk izlenime sahip oldunuz. Bundan sonra o bilim insanlarımızın gerçekleştirilmek üzere bana teslim etmiş olduğu deneylerin o bütün hazırlık süreçlerinin gelecek adımlarına sizler imza atacaksınız” şeklinde cevap verdi. “Devletimin emrindeyim” Gezeravcı, bundan sonraki uzay misyonları ile ilgili görev almaktan çekinmeyeceğine vurgu yaparak, “Ben bu günlere devletimin bana vermiş olduğu eğitimle, devletimin bana kazandırmış olduğu imkanlarla geldim. Bundan sonra da devletimin emrindeyim” şeklinde konuştu. “Yaptığımızın bir uzay seyahati olmadığını ben çok rahatlıkla ifade edebilirim” Uzay yolculuğuna dair yapılan “turistik bir gezi” eleştirilerine cevap veren Gezeravcı, “İyi ya da kötü herkesin düşüncesine saygı duyuyorum. Herkesin eleştirisi bize bir şeyler katıyor. Bir şeyler düşünmemize vesile oluyor. Ancak bu değerlendirme yaparken objektif kriterlerle işin hakikaten bugüne kadar değerlendirmesini yapma, haiziyetine sahip konumda, belki tecrübe birikimine sahip olmak biraz önemli. Biz 8 aylık eğitimi bitirdiğimiz noktada bu eğitimi veren kurumların değerlendirici birimleri tarafından aldığımız yorumlarla çok mutlu olduk. Sadece bir birey olarak ben değil, 4 kişilik oradaki görevi icra eden ekibe yönelik son eğitimin ardından yapmış olduğu yorumlardan son derece mutlu olduk. Katılımcı diğer 3 ülkenin de farklı süreçlerin içerisinde dar bir takvimin içerisinde hazır sürecine başladık. Aslında gerçekleştirdiğimiz hazırlık süreçleri, regülasyonlar gereğince o görevin icrasına yönelik olarak olmuş olan standartların karşılanması, o zorlukların yerine getirilmesi noktasında eğitimler için ayrılmış zaman dilimi rutinde uygulanan zaman diliminin çok daha altındaydı. Bu kadar kısıtlı bir zaman dilimine rağmen onların da acabalarla sürece başladıkları bir noktada bu derece başarıyla ve bu derece hakikaten onların da gözlemlerinde şaşırdıkları pozitif bulgularla sürecin sonlanması neticesinde müthiş geri beslemeler aldık eğitimin bitiş toplantısında. Kendilerini de belki bugüne kadar yürüttükleri bu eğitim süreçleri için koyulmuş olan standartlar noktasında yeni değerlendirmeler yapma gereklilikleri hissettiklerini dile getirdiler. Dolayısıyla yaptığımızın bir uzay seyahati olmadığını ben çok rahatlıkla ifade edebilirim” dedi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, “Alper Gezeravcı’nın gerçekleştirdiği Uzay Bilim Misyonu bir ilktir, ama son olmayacaktır”
12 Şubat 2024 Pazartesi - 12:40 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, “Alper Gezeravcı’nın gerçekleştirdiği Uzay Bilim Misyonu bir ilktir, ama son olmayacaktır” Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Alper Gezeravcı’nın gerçekleştirdiği Uzay Bilim Misyonu bir ilktir, ama son olmayacaktır” dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı 21 günlük uzay misyonunun ardından yurda dönmesinin ardından basın toplantı geçekleştirdi. Bakan Kacır, Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, ülkemizin insanlı ilk uzay bilim misyonunu gerçekleştirdiğini ve önce dünyaya, sonrasında bugün Türkiye’ye döndüğünü ifade etti. Bakan Kacır, bir kez daha Alper Gezeravcı’ya ‘vatanına hoşgeldin’ dedi. Millet olmak acıda ve kederde olduğu gibi, sevinçte, heyecanda ve gururda da bir ve beraber olmaktır diyen Bakan Kacır, “Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde sürdürdüğümüz Milli Uzay Programındaki adımlarımızdan biri olan İnsanlı ilk uzay bilim misyonumuz, Türk milleti için mutluluk ve iftihar kaynağı olmuştur. Astronotumuz Alper Gezeravcı, 19 Ocak 2024 tarihinde gerçekleşen fırlatma ile başlayan, 36 saatlik yolculuk süresinin ardından vardığı Uluslararası Uzay İstasyonu’nda 18 gün devam eden ve 47 saatlik dönüş yolculuğunun ardından 9 Şubat 2024 tarihinde dünyaya varış ile tamamlanan bilim misyonunu başarıyla gerçekleştirdi” diye konuştu. “Ülkemizde bilime ve bilim insanlarımıza verdiğimiz değer ve sunduğumuz imkanı apaçık göstermesi açısından da bu misyon bizce çok kıymetlidir” Türk bilim insanlarının hazırladığı on üç bilimsel deney, Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki laboratuvar altyapısında mikroyerçekimi şartlarında, Astronot Alper Gezeravcı tarafından başarıyla tamamlandığını vurgulayan Kacır, “İnsanlı ilk uzay bilim misyonumuz, biyoloji, tıp, genetik, fizik, malzeme bilimi disiplinlerinde bilim insanlarımızın yürüttükleri araştırmalara önemli kazanımlar getirecektir. Astronotumuzca gerçekleştirilen deneylerde, uzaydaki mikroyerçekimi ve diğer şartların insan sağlığı, fizyolojisi ve bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri araştırıldı. Yeni nesil alaşımların geliştirilmesine; uzayda elektronik kart üzerine bileşen montajına, uzay aracı motorlarını daha verimli hale getirmeye yönelik araştırma projeleri yürütüldü. Bitkilerle, alglerle, propolisle uzay yaşam destek sistemlerinde yapılacak çalışmalara yönelik araştırmalar yapıldı. Bilim insanlarımızın yürüttüğü projelerin her birinin kıymetli neticeler doğuracağına inanıyoruz. Esasen, sadece bu görev kapsamında yürütülen 13 bilimsel deney için değil; ülkemizde bilime ve bilim insanlarımıza verdiğimiz değer ve sunduğumuz imkanı apaçık göstermesi açısından da bu misyon bizce çok kıymetlidir” şeklinde konuştu. “Bilime ve bilimsel araştırmalara en üst düzeyde değer vermeye devam edeceğiz” Bilime ve bilimsel araştırmalara en üst düzeyde değer vermeye devam edeceklerinin altını çizen Bakan Kacır, “Ülkemizde ve dünyanın farklı ülkelerinde bulunan bilim insanları, Türkiye’nin bilimsel araştırmaları gerçekleştirme çaba ve kapasitesini bu misyon vesilesiyle takip etme imkanına sahip oldular. Bilime ve bilimsel araştırmalara en üst düzeyde değer vermeye devam edeceğiz” dedi. “Bilim toplumu olma istikametinde ülkemiz için yeni bir başlangıç olmuştur” İlk Türk Astronot Alper Gezeravcı’nın uzay istasyonundan Türkiye’ye 7 görüntülü video ve 2 telsiz bağlantısı gerçekleştirerek, öğrencileri, çocukları, gençleri, medya mensuplarını ve bizleri kapsamlıca bilgilendirdiğini hatırlatan Bakan Kacır, “Bu tarihi misyonun en büyük sonucu, Türk gençlerine ve Türk çocuklarına sunduğu mesaj ve kazandırdığı özgüven oldu. Türk milleti, 7’den 77’ye belki de ilk kez bir bilimsel çalışmayı baştan sona büyük bir dikkatle izledi. Evlerde, okullarda, iş yerlerinde uzay bilim misyonumuz konuşuldu. Milyonlarca vatandaşımızın, gencimizin ve çocuğumuzun pek çoğu belki ilk kez tüm detaylarıyla insanlı uzay misyonlarının gerçekleşme adımlarını, fırlatma sürecini, uzay istasyonuna varışı, uluslararası uzay istasyonundaki astronotların yaşam şartlarını, mikro yerçekimi ortamındaki bilimsel deneylerin özgün yanlarını, uzay istasyonundan ayrılma ve dünyaya dönüş yolculuğunu takip etti. Bu misyon, bu yönüyle bilim toplumu olma istikametinde ülkemiz için yeni bir başlangıç olmuştur” ifadelerini kullandı. “Türk gençlerinin, Türk çocuklarının ‘sadece başka milletlerin başarabileceği’ düşüncesiyle kurmaktan vazgeçecekleri hiçbir hayal kalmamıştır” Türk gençlerinin, Türk çocuklarının hedeflerinde artık bilimsel çalışmalara öncülük etmek daha güçlü şekilde var olacağını vurgulayan Bakan Kacır, “Türk gençlerinin, Türk çocuklarının ‘sadece başka milletlerin başarabileceği’ düşüncesiyle kurmaktan vazgeçecekleri hiçbir hayal kalmamıştır. Bu bilim misyonunun ardından, Milli Uzay Programındaki hedeflerimize yönelik çalışmalara devam edeceğiz” dedi. “İkinci astronotumuzun yakın zamanda yörünge altı bir uçuşta bilimsel deneyler gerçekleştirmesini sağlayacağız” İnsanlı Uzay Bilim Misyonumuzdaki bilimsel deneylerin çıktılarını dikkatle değerlendirecek ve bu araştırmaların devam etmesi için gerekli desteği sunacaklarını açıklayan Bakan Kacır sözlerini şu şekilde devam ettirdi: “Sonraki astronot misyonumuza yönelik hazırlıklarımızı tamamlayacak, ikinci astronotumuzun yakın zamanda yörünge altı bir uçuşta bilimsel deneyler gerçekleştirmesini sağlayacağız. Uluslararası Uzay İstasyonu’nda başkaca bilimsel araştırmalar yürütmek ve uluslararası iş birliklerini güçlendirmek adına programlar başlatacağız. Diğer insanlı uzay görevleriyle ilgili muhtemel uluslararası iş birliklerini değerlendireceğiz. İnsanlı uzay görevlerinde kullanılan uzay istasyonları ve diğer sistemlerin geliştirilme süreçlerine yönelik Ar-Ge programları başlatacağız. Bu sistemleri geliştirmekte olan kurumlarla iş birlikleri yapacağız. “ “Fırlatma roketleri geliştirmeye yönelik projelerimize devam edecek, 2030 yılına dek, uluslararası iş birlikleriyle bir uzay limanı kuracağız” Milli Uzay Programımızda hedeflediğimiz doğrultuda, Ankara’da uzay teknoloji geliştirme bölgesi kuracaklarını belirten Bakan Kacır, “Uzay sanayiini geliştirecek, yılda 600 milyar dolara erişen küresel uzay ekonomisinden daha fazla pay alacağız. Uzaya bağımsız erişim programımızı sürdüreceğiz. Fırlatma roketleri geliştirmeye yönelik projelerimize devam edecek, 2030 yılına dek, uluslararası iş birlikleriyle bir uzay limanı kuracağız” ifadelerine yer verdi. Ay programımızı gerçekleştireceklerini vurgulayan Bakan Kacır, “ Milli imkanlarla geliştirdiğimiz itki sistemine sahip, kendi mühendislerimizin ve bilim insanlarımızın tasarladığı ve ürettiği uzay aracıyla aya erişeceğiz. İnsansız sistemlerle gerçekleştireceğimiz bu program, bize, geliştirdiğimiz yenilikçi teknolojileri zorlu uzay şartlarında kullanma ve sonraki zamanlarda ticarileştirme olanağı sağlayacak. Bölgesel konumlama ve zamanlama sistemi projesini gerçekleştirerek, savunma sanayiinde ve sivil alanlarda teknolojik bağımsızlığımızı tahkim edecek bir stratejik kazanım elde edeceğiz. Türkiye Ulusal Gözlemevleri çatısı altında, ileri seviyede uzay gözlemleri için kurmakta olduğumuz Doğu Anadolu Gözlemevi projesini tamamlayarak, bölgemizin en gelişmiş teleskopuna sahip olacağız. Uzay gözlemlerini ve uzay havasına ilişkin araştırmaları destekleyeceğiz. Bilsat, Rasat, Göktürk ve İmece uydularıyla görüntüleme uydularının üretimine ilişkin adım adım ilerlettiğimiz kabiliyetlerimizi yüksek çözünürlüklü ve farklı niteliklerde görüntüleme uyduları geliştirerek artıracağız” değerlendirmesinde bulundu. İlk milli haberleşme uydusu Türksat 6A’yı yakın zamanda uzaya göndereceklerini ve bu alanda yetkinlik sahibi 10 ülkeden biri olacaklarını ifade eden Bakan Kacır, “Alçak yörünge uydularına ilişkin milli üretim programı başlatacak, bu alanda kamu, akademi ve özel sektör projelerini destekleyeceğiz. Uydu geliştirme alanında kamuda bulunan kapasiteyi tek çatı altında toplayarak, küresel rekabet gücüne sahip olacağız” açıklamasında bulundu. Bakan Kacır, dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST’i paydaşlarla birlikte düzenlemeye devam edecek, uydu, roket, dikey inişli roket yarışmalarımız ve diğer yarışmalarla, eğitim ve girişimci destek programlarıyla uzay bilimi ve teknolojilerinde insan kaynağımızı güçlendirecek, uzaya yönelik toplumsal ilgiyi artırmaya devam edeceklerini belirtti. “Alper Gezeravcı’nın gerçekleştirdiği Uzay Bilim Misyonu bir ilktir, ama son olmayacaktır” Bugün, yeryüzünde kullandığımız pek çok teknoloji yaklaşık 60 yıldır süregelen uzay çalışmalarından doğduğunu kaydeden Bakan Kacır, “Milli Teknoloji Hamlesini gerçekleştiren, bilimde ve teknolojide iddialı, 255 milyar dolar düzeyine erişmiş ihracatını daha yüksek katma değerli ürünlerle artırmayı hedefleyen, çok genç ve dinamik bir insan kaynağına sahip bir ülke olarak Türkiye’mizin uzay araştırmalarında geri kalması asla düşünülemez. Alper Gezeravcı’nın gerçekleştirdiği Uzay Bilim Misyonu bir ilktir, ama son olmayacaktır” ifadelerini kullandı. Türkiye için uzay bilimi ve teknolojilerinde yeni bir sayfa açıldığını vurgulayan Bakan Kacır, “ İlk astronotumuz Alper Gezeravcı’yı, 8 ay süren eğitim ve hazırlık dönemi ve 21 günü aşan uzay misyonu boyunca gösterdiği cesaret, özgüven, disiplin ve başarı için tebrik ediyorum. Türk çocukları, TEKNOFEST kuşağı Alper Gezeravcı’dan aldıkları bayrağı inşallah çok daha yükseğe taşıyacaklar. Uydular, roket sistemleri, uzay araçları, insanlı uzay araştırmaları başlıklarının tümünde Türkiye, bir üretim ve teknoloji gücü olacaktır. İlk Astronotumuz Alper Gezeravcı’ya, insanlı ilk uzay bilim misyonumuzla bilimsel çalışmalara sunduğu katkı, milletimize yaşattığı gurur ve gençlerimize ilham kaynağı olması nedeniyle bir kez daha teşekkür ediyorum. Bu misyonu en güçlü şekilde himaye eden, hedefi hep en yükseğe koyan ve her daim bizleri cesaretlendiren, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, misyonun gerçekleşmesinde ilk anından bugüne emeği geçen herkese, Alper Gezeravcı’nın kıymetli ailesine, dualarını ve desteklerini esirgemeyen aziz milletimize şükranlarımı sunuyorum. Siz değerli medya mensuplarına da bu heyecanı başından bu yana milletimizle paylaşmamızı sağladığınız için teşekkür ediyorum” dedi.