Son Dakika
|
Gaziantep'te sağanak: Çatılar uçtu, ağaçlar devrildi, araçlar suya gömüldü
Diyarbakır’da şampiyonluk kutlamalarında 11 yaralı, 10 gözaltı
Kırmızı ışık ihlali yapan otomobil ortalığı savaş alanına çevirdi: 1’i ağır 4 yaralı
Okul saldırısında ağır yaralanan Almina Ağaoğlu vefat etti
Erdoğan'dan nüfus uyarısı: "Doğurganlık hızımız düşüyor, rakamlar tedirgin edici''
Kadın avukat cinayetinde zanlının ifadesi ortaya çıktı: ''İstemeden vurdum''
İnşaatta kafasına mutfak tüpü düşen işçi hayatını kaybetti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren temsilcilerini kabul etti
‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ duruşmasında 15 sanık tahliye edildi
Bursa’da avukat cinayeti: 7 şüpheli gözaltında
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Gaziantep'te fırtına sonrası okullar tatil edildi
Fırtınada minarenin yıkılma anı kamerada
Iğdır’da arı saldırısı faciaya dönüştü: 400 koyun telef oldu
İran: "ABD’nin 14 maddelik teklifimize yanıtı Pakistan aracılığıyla bize iletildi"
Arnavutköy’de rüzgarın etkisiyle caminin minaresi sallandı, iki bina tahliye edildi
Heybeliada’nın simgesi dev bayrak direği şiddetli rüzgarda devrildi
Barış Göktürk: "Biz 2 yıl içinde Fenerbahçe’yi kesinlikle şampiyon yaparız"
TEKNOLOJİ
Avrupa Birliği destekli projede CANİKMAN rüzgârı
03 Mayıs 2026 Pazar - 13:59:46
Samsun’un Canik Belediyesi’nin Avrupa Birliği tarafından desteklenen ’Employment 5.0 İstihdam ve Dijital Girişimcilik’ projesinde Türkiye’nin nüfusa kaydedilen ilk insansı robotu CANİKMAN, Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’ndeki atölyeler ve eğitim çalışmaları hakkında gençlere bilgiler verdi. Canik Belediyesi’nin Avrupa Birliği tarafından desteklenen ’Employment 5.0 İstihdam ve Dijital Girişimcilik’ projesinde CANİKMAN coşkusu yaşandı. Yenilikçi teknolojiler, yapay zekâ araçlarının çalışma hayatında etkin kullanımı ve dijital girişimcilik konularında uygulamalı eğitimler gerçekleştirilen proje çerçevesinde Türkiye’nin nüfusa kaydedilen ilk insansı robotu olan CANİKMAN, Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’ndeki atölyeler ve keşif alanları hakkında gençlere bilgi verdi. Türkiye’nin 12 farklı ilinden projede katılımcı olarak yer alan gençlerin Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde buluştuğu programda CANİKMAN, kampüste yaş düzeyine göre sürdürülen eğitim çalışmaları hakkında gençlerin sorularını yanıtladı. Yenilikçi teknolojiler ve siber güvenlik konularında gençlerde farkındalık oluşturmak ve teknoloji okuryazarı bireyleri topluma kazandırmaya yönelik projelere devam ettiklerini kaydeden Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, "Teknolojiye yön veren, hayal eden, tasarlayan ve üreten bir gençlik için hız kesmeden çalışmaya devam ediyoruz" dedi. "Canik’imizde bilim ve teknoloji seferberliğimizi sürdürüyoruz" Akıncı TİHA’nın ve CANİKMAN’in gençlere ilham olduğuna değinen Başkan İbrahim Sandıkçı, "Canik’imizde bilim ve teknoloji seferberliğimizi sürdürüyoruz. Avrupa Birliği tarafından desteklenen ve paydaş kurumlarımızla iş birliğiyle gerçekleştirdiğimiz Employment 5.0 İstihdam ve Dijital Girişimcilik projemizle gençlerimizi, 4 gün boyunca yapay zekâ araçları ve dijital girişimcilik üzerine uygulamalı eğitimlerle, alanında uzman isimlerle bir araya getirdik. Nüfusa kaydedilen ilk insansı robotumuz CANİKMAN ile atölye etkinlikleri gerçekleştiren, ondan bilim ve teknoloji alanında sürdürdüğümüz uygulamalı ve ücretsiz eğitim çalışmalarımızı dinleyen gençlerimize, Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsümüz hakkında bilgiler verdik. Canik’te dijital yetkinlikleriyle farkındalık oluşturan, bilim ve teknoloji alanında değer üreten nesiller yetiştirmeye devam ediyoruz" diye konuştu. İnsansı robot CANİKMAN’in anlatımları eşliğinde Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’ndeki atölyelerde ve keşif alanlarında incelemelerde bulunan gençler, kampüs bahçesinde bulunan Akıncı TİHA ve insansı robot CANİKMAN ile hatıra fotoğrafı çektirdi.
03 Mayıs 2026 Pazar - 13:10
BARÜ, TÜBİTAK tarafından desteklenen 4 projesiyle bilimsel üretimini güçlendiriyor
Bartın Üniversitesinin (BARÜ) TÜBİTAK 1002-A Hızlı Destek Programı kapsamında desteklenen 4 projesiyle sağlık, biyoteknoloji ve çevre alanlarında yenilikçi çözümler geliştirilecek. Bartın Üniversitesi (BARÜ) bilimsel araştırma ve yenilik odaklı çalışmalarına devam ediyor. Bu doğrultuda BARÜ’lü akademisyenlerin yürütücülüğünü yaptığı 4 proje, Hızlı Destek Programı kapsamında desteklenmeye değer bulundu. BARÜ’nün sağlık, biyoteknoloji, ilaç geliştirme ve sürdürülebilir çevre ekosistemi alanlarında yürüteceği projelerle toplumsal ihtiyaçlara yönelik önemli katkılar sunulması hedefleniyor. Probiyotiklerden elde edilen biyomalzemeler yara iyileşmesine katkı sunacak BARÜ Fen Fakültesi Biyoteknoloji Bölümünden Doç. Dr. Hasan Ufuk Çelebioğlu’nun yürütücülüğünü yaptığı projede, probiyotik bakterilerden elde edilen maddelerin yara iyileştirme süreçlerindeki potansiyeli araştırılacak. "Fenolik birleşenler ile Lacticaseibacillus rhamnosus GG Probiyotik Bakterisinin Sinbiyotik Kombinasyonundan Üretilen Ekzopolisakkaritlerin Yara İyileştirme Uygulamalarındaki Biyomalzeme Potansiyeli" başlıklı projeyle, yeni nesil doğal biyomalzemelerin geliştirilmesi hedefleniyor. Geliştirilecek doğal biyomalzemelerin antioksidan ve antibakteriyel özellikleri incelenerek sağlık alanında yenilikçi uygulamalara katkı sunulacak. Çalışmada, BARÜ Fen Fakültesinden Doç. Dr. Yavuz Erden ile Arş. Gör. Sena Davran Bulut araştırmacı olarak yer alırken bir yüksek lisans öğrencisi de bursiyer olarak görev alacak. Alzheimer hastalığına yönelik yeni ilaçlar geliştirilecek BARÜ Fen Fakültesi Biyoteknoloji Bölümünden Doç. Dr. Parham Taslimi’nin yürütücülüğündeki "Alzheimer Hastalığı İçin Çoklu Hedefe Yönelik Benzimidazol-2-Selenon Türevlerinin Tasarımı, Enzimatik ve Hücresel Düzeyde Biyolojik Değerlendirilmesi" başlıklı projeyle yeni nesil ilaç adaylarının geliştirilmesi amaçlanıyor. Farklı enzimleri aynı anda etkileyebilen maddelerin tasarlanacağı çalışmada aday moleküller, biyolojik testler ve ileri analiz yöntemleriyle değerlendirilecek. Proje; ileri düzey ilaç tasarımı, biyokimya, farmakoloji ve hesaplamalı kimya alanlarını bir araya getiren güçlü bir disiplinler arası araştırma niteliği taşıyor. Biruni Üniversitesinden Doç. Dr. Huri Demirci’nin danışman olarak yer aldığı projede İnönü Üniversitesinden Prof. Dr. Aydın Aktaş, BARÜ’den Dr. Öğretim Üyesi Nastaran Sadeghian, Kafkas Üniversitesinden Doç. Dr. Füreya Elif Öztürkkan ve Biruni Üniversitesinden Dr. Öğr. Üyesi Hilal Şentürk araştırmacı olarak çalışacak. Diyabet tedavisi için yenilikçi yaklaşımlar araştırılacak BARÜ Fen Fakültesi Biyoteknoloji Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Nastaran Sadeghian’ın yürütücülüğünü yaptığı projeyle diyabet gibi yaygın ve kronik bir hastalığa yönelik çoklu hedefli ilaçların geliştirilmesi planlanıyor. "Nitrobenzil Sübstitüentli Benzimidazolyum Tuzlarının Diyabet İçin Çoklu Hedefli İlaç Potansiyelinin Araştırılması" başlıklı projeyle yenilikçi tedavi stratejilerinin geliştirilmesi ve toplum sağlığının iyileştirilmesi hedefleniyor. Özgün birleşenlerin sentezleneceği çalışmadan elde edilen sonuçların, yeni nesil tedavi yöntemlerine katkı sunması hedefleniyor. Çalışmada, Biruni Üniversitesinden Doç. Dr. Huri Demirci danışman olarak İnönü Üniversitesinden Prof. Dr. Aydın Aktaş, BARÜ’den Doç. Dr. Parham Taslimi, Kafkas Üniversitesinden Doç. Dr. Füreya Elif Öztürkkan ve Biruni Üniversitesinden Dr. Öğr. Üyesi Hilal Şentürk araştırmacı olarak yer alıyor. Kuraklık stresine karşı bitkisel dayanıklılık artırılacak Bartın Orman Fakültesinden Arş. Gör. Eren Baş’ın yürütücüsü olduğu "Arbusküler Mikorizal Fungus (AMF) ve Strigolakton Uygulamalarının Kuraklık Stresine Karşı Etkileri" adlı projede, kuraklık stresine karşı bitki dayanıklılığını artırmaya yönelik biyolojik yöntemler incelenecek. İklim değişikliğinin kuraklık üzerindeki etkilerine karşı çözüm üretmeyi amaçlayan proje, sürdürülebilir orman ve mera yönetimi ile biyolojik çeşitliliğin korunmasına yönelik önemli veriler ortaya koyacak. Ayrıca kuraklıkla mücadele, sürdürülebilir bitkisel üretim, toprak sağlığının korunması, orman ve mera ekosistemlerinin dayanıklılığının artırılması ve iklim değişikliğine uyum gibi alanlara da destek sunacak. Projede, Bartın Orman Fakültesinden Prof. Dr. Şahin Palta danışman, Prof. Dr. Halil Barış Özel araştırmacı olarak yer alırken Van Yüzüncü Yıl Üniversitesinden Prof. Dr. Semra Demir ve Dr. Öğr. Üyesi Gökhan Boyno da araştırmacı olarak görev alacak. BARÜ’nün bilimsel üretkenliğinin ve araştırma kapasitesinin her geçen gün daha da güçlendiğini vurgulayan Rektör Prof. Dr. Ahmet Akkaya, "Üniversitemizde yürütülen nitelikli bilimsel çalışmalarının destek görmesinde memnuniyet duyuyoruz. Toplumsal katkı odaklı yenilikçi çalışmalarıyla bilim dünyasına katkı sunan akademisyenlerimiz Doç. Dr. Hasan Ufuk Çelebioğlu, Doç. Dr. Parham Taslimi, Dr. Öğr. Üyesi Nastaran Sadeghian ile Arş. Gör. Eren Baş’ı tebrik ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum." ifadelerini kullandı.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:52
Türkiye’nin nüfusa kaydedilen ilk robotu gençlerle buluştu: CV ve girişimcilik dersi
Samsun’da düzenlenen projede Türkiye’nin nüfusa kaydedilen ilk insansı robotu CANİKMAN, üniversite öğrencilerine CV hazırlama ve girişimcilik üzerine tavsiyeler vererek yoğun ilgi gördü. Samsun Canik Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen Erasmus+ KA154 Gençlik Katılımı Programı kapsamındaki "Employment 5.0: Integrating Young People into the Digital Future" projesinde dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Türkiye’de nüfusa kaydedilen ilk robot olarak bilinen CANİKMAN, program kapsamında üniversite öğrencileriyle bir araya gelerek söyleşi gerçekleştirdi. 30 Nisan-3 Mayıs 2026 tarihleri arasında Samsun’da düzenlenen proje çerçevesinde gençlerin dijital yetkinliklerini artırmaya yönelik eğitimler sürerken, CANİKMAN’ın katılımı etkinliğe damga vurdu. Daha önce Canik Belediyesi bünyesinde göreve başlayan insansı robot, bu kez gençlerle doğrudan iletişim kurarak deneyimlerini paylaştı. Öğrencileri sorularını tek tek yanıtladı Söyleşi sırasında öğrencilere dijital CV hazırlama, girişimcilik ve geleceğin iş dünyasına uyum konularında bilgiler aktaran CANİKMAN, katılımcıların yoğun ilgisiyle karşılaştı. Öğrenciler tarafından yöneltilen soruları yanıtlayan robot, özellikle yapay zeka destekli kariyer planlaması üzerine verdiği örneklerle dikkat çekti. Proje kapsamında yer alan 18-30 yaş arası 30 genç, Karadeniz Bölgesi’ndeki 12 farklı ilden Samsun’a gelerek dijital dönüşüm, freelance ekonomi ve işveren beklentileri gibi başlıklarda eğitimlere katılıyor. CANİKMAN’ın söyleşisi ise programın en ilgi çeken etkinliklerinden biri oldu. Proje yetkilileri, teknolojinin gençlerle buluşturulmasının önemine dikkat çekerek, bu tür yenilikçi uygulamaların gençlerin dijital geleceğe hazırlanmasında önemli rol oynadığını ifade etti. Öğrencilerden yoğun ilgil Öğrenciler CANİKMAN merakla dinlediklerini, ilk defa robot gördüklerini ve eğitimin eğlenceli geçtiğini söylediler. Programda ayrıca Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü Teknoloji Atölyesi Eğitmeni Zehra Kaya robotu öğrencilere anlattı. Koordinatörlüğünü Yönetim ve Bilişim Sistemleri Derneği’nin yürüttüğü projede, Canik Belediyesi’nin yanı sıra Yeşilmarmara Gençlik ve Spor Kulübü Derneği ile Avrupa Gençlik Eğitim ve Spor Derneği de ortak kuruluşlar arasında yer alıyor. Program sonunda gençlerin dijital iş piyasasına daha donanımlı şekilde hazırlanması ve gençlik istihdam politikalarına katkı sunmaları hedefleniyor. CANİKMAN’ın etkinlikteki performansı ise teknolojinin eğitim alanındaki rolüne dair somut bir örnek olarak değerlendiriliyor.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:50
Türkiye’nin nüfusa kaydedilen ilk robotu gençlerle buluştu: CV ve girişimcilik dersi
Samsun’da düzenlenen projede Türkiye’nin nüfusa kaydedilen ilk insansı robotu CANİKMAN, üniversite öğrencilerine CV hazırlama ve girişimcilik üzerine tavsiyeler vererek yoğun ilgi gördü. Samsun Canik Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen Erasmus+ KA154 Gençlik Katılımı Programı kapsamındaki "Employment 5.0: Integrating Young People into the Digital Future" projesinde dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Türkiye’de nüfusa kaydedilen ilk robot olarak bilinen CANİKMAN, program kapsamında üniversite öğrencileriyle bir araya gelerek söyleşi gerçekleştirdi. 30 Nisan-3 Mayıs 2026 tarihleri arasında Samsun’da düzenlenen proje çerçevesinde gençlerin dijital yetkinliklerini artırmaya yönelik eğitimler sürerken, CANİKMAN’ın katılımı etkinliğe damga vurdu. Daha önce Canik Belediyesi bünyesinde göreve başlayan insansı robot, bu kez gençlerle doğrudan iletişim kurarak deneyimlerini paylaştı. Öğrencileri sorularını tek tek yanıtladı Söyleşi sırasında öğrencilere dijital CV hazırlama, girişimcilik ve geleceğin iş dünyasına uyum konularında bilgiler aktaran CANİKMAN, katılımcıların yoğun ilgisiyle karşılaştı. Öğrenciler tarafından yöneltilen soruları yanıtlayan robot, özellikle yapay zeka destekli kariyer planlaması üzerine verdiği örneklerle dikkat çekti. Proje kapsamında yer alan 18-30 yaş arası 30 genç, Karadeniz Bölgesi’ndeki 12 farklı ilden Samsun’a gelerek dijital dönüşüm, freelance ekonomi ve işveren beklentileri gibi başlıklarda eğitimlere katılıyor. CANİKMAN’ın söyleşisi ise programın en ilgi çeken etkinliklerinden biri oldu. Proje yetkilileri, teknolojinin gençlerle buluşturulmasının önemine dikkat çekerek, bu tür yenilikçi uygulamaların gençlerin dijital geleceğe hazırlanmasında önemli rol oynadığını ifade etti. Öğrencilerden yoğun ilgil Öğrenciler CANİKMAN merakla dinlediklerini, ilk defa robot gördüklerini ve eğitimin eğlenceli geçtiğini söylediler. Programda ayrıca Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü Teknoloji Atölyesi Eğitmeni Zehra Kaya robotu öğrencilere anlattı. Koordinatörlüğünü Yönetim ve Bilişim Sistemleri Derneği’nin yürüttüğü projede, Canik Belediyesi’nin yanı sıra Yeşilmarmara Gençlik ve Spor Kulübü Derneği ile Avrupa Gençlik Eğitim ve Spor Derneği de ortak kuruluşlar arasında yer alıyor. Program sonunda gençlerin dijital iş piyasasına daha donanımlı şekilde hazırlanması ve gençlik istihdam politikalarına katkı sunmaları hedefleniyor. CANİKMAN’ın etkinlikteki performansı ise teknolojinin eğitim alanındaki rolüne dair somut bir örnek olarak değerlendiriliyor.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
29 Nisan 2026 Çarşamba- 17:37
TOGÜ’de geleceği şekillendiren fikirler yarıştı
2
02 Mayıs 2026 Cumartesi- 12:52
Türkiye’nin nüfusa kaydedilen ilk robotu gençlerle buluştu: CV ve girişimcilik dersi
3
02 Mayıs 2026 Cumartesi- 09:19
Ok atan ve hedef takip eden robot yaptılar: "Tek rakibimiz Mete Gazoz"
4
30 Nisan 2026 Perşembe- 10:22
TÜRGEV’den üniversite gençliğine "Sağlıklı yaşam ile bağımsız kampüs" çalıştayı
5
29 Nisan 2026 Çarşamba- 15:20
Sarsılmaz, yeni nesil savunma sistemleri "Dron Killer" ve "SARBOT"u tanıttı
07 Şubat 2026 Cumartesi - 12:49
Vodafone, şebeke servislerinde yeni nesil otomasyon platformunu devreye alıyor
Vodafone, 5G ve yeni nesil dijital şebeke mimarilerinin gerektirdiği hız, tutarlılık ve ölçeklenebilirliği sağlamak üzere önemli şebeke uygulamalarını tek bir orkestrasyon deneyiminde birleştiren yeni nesil otomasyon platformu Horizon’ı hayata geçirdi. Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, şebeke operasyonlarında yıllar içinde farklı ekipler tarafından geliştirilen dağınık uygulamaları yeniden kullanılabilir otomasyon modüllerine dönüştüren Horizon platformunu devreye aldı. Yerli teknoloji şirketi TechNarts iş birliğiyle geliştirilen Horizon; yazılım tanımlı ağ (SDN) farkındalığı, uygulama programlama arayüzü (API) tabanlı orkestrasyon yetenekleri ve merkezi yürütme kabiliyetiyle, mevcut altyapılar ile geleceğin dijital şebeke mimarilerini aynı çatı altında buluşturarak, mobil ve sabit IP omurga ağında, şebeke güvenliğinde, veri merkezi ve telco bulut ortamlarında uçtan uca operasyonel bütünlük sağlıyor. Konu hakkında değerlendirmede bulunan Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Yago Lopez, "Geleceğin bağlantı teknolojileri yalnızca güçlü altyapılar değil, aynı zamanda akıllı, esnek ve yazılım odaklı operasyonel kabiliyetler gerektiriyor. Horizon ile operasyonlarımızı bağımsız çözümlerden bütüncül bir orkestrasyon yaklaşımına taşıdık. Yerli iş ortağımız TechNarts ile geliştirdiğimiz bu platform, mevcut ağlarımızı daha verimli yönetmemizi sağlarken, 5G ve ötesi için ölçeklenebilir, sürdürülebilir ve geleceğe hazır bir operasyonel temel oluşturuyor" dedi. TechNarts Kurucu Genel Müdürü ve Haberleşme Teknolojileri Kümelenmesi (HTK) Yönetim Kurulu Üyesi Taha Yaycı da şöyle konuştu: "Vodafone Türkiye’nin, tamamen yerli olarak geliştirilen yazılım ürünlerini, kendi şebeke ekosistemlerine entegre etme yaklaşımı; ulusal haberleşme teknolojilerinin geliştirilmesine yönelik güçlü bir kararlılığı ortaya koymaktadır. Horizon, küresel operatörler ile yerli teknoloji sağlayıcıları arasındaki iş birliğinin, ölçeklenebilir, güvenli ve geleceğe hazır platformların ortaya çıkmasını nasıl mümkün kıldığını göstermektedir. HTK ekosistemi içinde faaliyet gösteren bir şirket olarak TechNarts, Türkiye’nin dijital dönüşüm hedeflerini destekleyen ve teknolojik bağımsızlığı güçlendiren yerli yazılım çözümlerine yatırım yapmaya kararlılıkla devam etmektedir." Cisco CNC ile operasyonel SDN entegrasyonu Yapılan açıklmaya göre Horizon, Türkiye’de ilk kez Cisco Crosswork Network Controller (CNC) ile doğrudan operasyonel entegrasyon sağlayan platform olma özelliğini taşıyor. Bu entegrasyon sayesinde gerçek zamanlı topoloji bilgisi, cihaz durumu ve kontrolcü zekâsı günlük operasyonel iş akışlarının doğal bir parçası haline geliyor. Orkestrasyon kararları hem SDN kontrolcü verileri hem de geleneksel operasyonel mantıkla birlikte değerlendirilerek daha akıllı ve bağlama duyarlı hale getiriliyor. Veri merkezinden IP omurga şebekesine kadar uçtan uca otomasyon Açıklamaya göre Horizon, Ansible Tower entegrasyonu sayesinde veri merkezi operasyonlarını mobil ve sabit omurga operasyonlarıyla birlikte tek bir orkestrasyon çatısı altında yönetebiliyor. Provizyon, konfigürasyon ve doğrulama adımları yapılandırılmış ve tekrar kullanılabilir hatlar üzerinden yürütülürken; izleme, envanter, güvenlik ve kimlik sistemleri de platformla entegre çalışıyor. Bu yapı, farklı teknoloji katmanlarının birbirinden kopuk değil, birlikte çalışan bir otomasyon ekosistemi olarak yönetilmesini sağlıyor. Periyodik çalışan 86 bin farklı aktiviteyi otomatize ederek, operasyonel kabiliyeti yüzde 30’a kadar artırıyor. Operatör odaklı, geleceğe hazır platform Gerçek mühendislik çalışma biçimleri dikkate alınarak tasarlanan Horizon; özelleştirilebilir panolar, on-call (çağrı üzerine çalışan) ekranları, farklı ekip ihtiyaçlarına göre uyarlanabilen arayüzler ve tekdüzen kaynak konum belirleyici (URL) tetiklemeli otomasyon pencereleriyle operatör odaklı ve kolay uygulanabilir bir deneyim sunuyor. Vodafone Türkiye’nin şebeke operasyonlarının temel otomasyon katmanı olarak konumlanan Horizon, yapay zekâ destekli operasyonlar ve yeni nesil şebeke mimarileri için de güçlü ve sürdürülebilir bir zemin oluşturuyor.
07 Şubat 2026 Cumartesi - 11:36
Kameralar cebe girdi: Fotoğraf tutkunlarına cep telefonu eğitimi veriliyor
Aydın’ın Nazilli ilçesinde amatör fotoğraf tutkunlarınca 2006 yılında kurulan Nazilli Fotoğraf Sanatı Derneği (NAFOD), bu kez cebe giren kameralar olan cep telefonları ile çekim yöntemleri eğitimi verdi. NAFOD ve Aydın Fotoğraf Sanatı Derneği (AYFOD) işbirliğinde Nazilli’deki dernek hizmet binasında düzenlenen etkinliğe çok sayıda fotoğraf tutkunu katıldı. NAFOD Yönetim Kurulu Üyesi, Fotoğraf Eğitmeni Kamil Okyay, eğitim seminerine katılan üyeler başta olmak üzere öğrenci ve diğer fotoğraf meraklılarına mobil fotoğrafçılığın temellerini anlattı. Mobil fotoğrafçılığın temelleri, renk uyumu ve kontrast, mobil fotoğrafçılıkta bakış ve hareket yönü, mobil fotoğrafçılıkta çizgiler - çerçeveler, mobil fotoğrafçılıkta kompozisyon, uygulama önerileri, ekipman ve aksesuarlar ile mobil fotoğraf uygulamalarını anlattı. 30 gün sürecek proje içerisinde teorik uygulamanın ardından saha çalışması yapılarak, cep telefonu kameraları ile çekilen fotoğrafların değerlendirmeye alınacağı belirtildi. Okyay sunumunda, cep telefonlarının işleyiş açısından fotoğraf makinelerine pek çok konuda benzese de dikkat edilmesi gereken farklılıklar olduğunun önemle altını çizerek, "Tarihteki ilk mobil fotoğraf 1997 yılında Philippe Kahn tarafından çekilmiştir. Mobil fotoğrafçılığı gelişmesi ve yayılması ancak 2002 yıllarında cep telefonlarının yaygınlaşması ile mümkün olmuştur. Mobil fotoğrafçılıkta fark oluşturan en önemli unsurlardan biri, kameranın kalbi sayılan görüntü sensörü ve onun sihirli rakamları olan boyutu ve çözünürlüğüdür. Işığı algılayan ve onu dijital verilere dönüştüren bu minik parça, fotoğrafın kalitesini doğrudan etkiler. Sensör boyutu ne kadar büyükse, o kadar fazla ışık toplayabilir. Profesyonel fotoğraf makinelerinde bulunan tam kare (Full Frame) sensörler, 36x24 mm gibi büyük boyutlara sahiptir. Oysa mobil telefonlardaki sensörler çok daha küçüktür" dedi. "Mobil fotoğrafçılığın önemi artıyor" Okyay, konuşmasının devamında cep telefonu kameralarının boyutlarının dikkate alındığında oldukça hızlı ve pratik olduğunu da ifade ederek, "Mobil fotoğrafçılıkta, akıllı asistanlar, otomatik modlar ve sihirli dokunuşlar çok daha hızlı şekilde uygulanabilmektedir. Pratik çekim modları sayesinde hemen hemen her ortamda görüntünün yakalanabilmesi mümkündür. Ancak her ne şekilde olursa olsun ayarların kullanımı, kadraj, ışık, renk, kontrast, bakış, hareket, arka plan, çerçeveleme, senaryo, kompozisyon, derinlik oluşturma, denge, pozlama, üçte bir kuralı, portre çekimi, ekipmanlar ve son olarak fotoğrafın işlenmesi gibi fotoğrafı etkileyen unsurları iyi bilmek gerekir. Çünkü her geçen gün mobil fotoğrafçılığın önemi giderek artıyor" şeklinde konuştu. "Bilime, sanata ve eğitime katkı sağlanıyor" Nazilli Fotoğraf Sanatı Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Refik Karacaoğlu, derneklerinin kurulduğu günden bu yana bilime, sanata ve eğitime katkı sağlamak amacıyla projeler ürettiğini ve proje işbirlikleri ile fotoğraf sanatını sevdirmeye çalıştıklarını ifade etti. 2026 yılında yeni projelerle sosyal ve kültürel faaliyetlerini sanatla buluşturmak için işbirliği protokolleri yaparak fotoğraf sanatını sevdirmeyi amaçladıklarını da ifade eden Başkan Karacaoğlu, üyelerine ve katılımcılara teşekkür ederek derneğin her zamankinden daha fazla ve etkin şekilde sanatsal faaliyetlerini yürütmeye devam edeceğini belirtti. Etkinliğe katılan Aydın Fotoğraf Sanatı Derneği (AYFOD) Üyesi Dilşat Erdoğmuş ve ortaokul öğrencisi Lale Kaymak, yaptıkları konuşmada cep telefonu kameralarını etkin şekilde kullanmayı öğrenmenin gerekliliğini ifade ettiler.
06 Şubat 2026 Cuma - 15:18
Büyükşehir DİGEM’de gençleri teknolojiyle buluşturdu
Sakarya Büyükşehir Belediyesi Dijital Gelişim Merkezi (DİGEM), Adapazarı Anadolu İmam Hatip Lisesi Fen ve Teknoloji Proje Okulu öğrencilerini ağırladı. VR deneyimi yaşayan ve dijital üretim uygulamalarını inceleyen gençler, teknolojiyle iç içe bir gün geçirdi. Sakarya Büyükşehir Belediyesi, gençleri teknoloji ve yenilikçi uygulamalarla buluşturmaya devam ediyor. Bu çerçevede Dijital Gelişim Merkezi’ni (DİGEM) ziyaret eden İmam Hatip Lisesi Fen ve Teknoloji Proje Okulu öğrencileri, merkezdeki çalışmaları yerinde inceleyerek teorik bilgilerini dijital dünyanın yenilikçi uygulamalarıyla pekiştirme fırsatı buldu. Öğrenciler, DİGEM’in dijital üretim laboratuvarlarında tasarımın fikir aşamasından ürüne dönüşümüne uzanan süreci yerinde takip ederek teknoloji temelli üretimin nasıl şekillendiğini deneyimledi. 3D yazıcı uygulamalarıyla dijital ortamda hazırlanan tasarımların somut ürüne dönüşümünü izleyen öğrenciler, üretim süreçlerinin tüm aşamalarını yerinde incelediler. Sanal gerçeklik alanlarında ise VR gözlük kullanan öğrenciler, farklı dijital ortamları deneyimleyerek teknoloji tabanlı uygulamaları yakından tanıdı. Eğitici ve etkileşimli içeriklerle zenginleşen ziyaret, gençlerin teknolojiye olan ilgisini artıran öğretici bir buluşma oldu.
06 Şubat 2026 Cuma - 13:05
SSB Başkanı Görgün: "GHOST’un amacı geleceği şekillendirmeye aday teknolojileri belirlemektir"
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayi Başkanlığı (SSB) tarafından düzenlenen ‘Geleceğin Harekat Ortamını Şekillendirecek Teknolojiler (GHOST) yarışması ödül töreninde konuşan SSB Başkanı Haluk Görgün, "GHOST’un amacı geleceği şekillendirmeye aday teknolojileri belirlemek ve yatırım yapılması gereken savunma teknolojilerini işaret etmektir" dedi. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayi Başkanlığı (SSB) tarafından ‘Geleceğin Harekat Ortamını Şekillendirecek Teknolojiler (GHOST)’ yarışması düzenlendi. Kamu, savunma sanayii ve akademi iş birliğiyle bu yıl ikincisi düzenlenen yarışmaya yapılan toplam 118 başvuru, SSB tarafından oluşturulan hakem heyeti tarafından değerlendirildi. Yapılan değerlendirmede ilk 10’a giren senaryolar hakem heyeti tarafından belirlendi. "GHOST’un amacı geleceği şekillendirmeye aday teknolojileri belirlemek" Ödül töreninde konuşan SSB Başkanı Haluk Görgün, Türkiye’nin stratejik aklını ve teknoloji üretme iradesini aynı çatı altında buluşturan çok kıymetli bir birlikteliği yaşadıklarını ifade etti. Güvenlik ortamının hızla değiştiğini ve tehditlerin çok boyutlu hale geldiğini kaydeden Görgün, "Bu noktada GHOST’un amacı geleceği şekillendirmeye aday teknolojileri belirlemek, yatırım yapılması gereken savunma teknolojilerini işaret etmek ve bugüne kadar yeterince görünürlük kazanmamış yeni teknoloji ile konseptleri ekosistemin gündemine taşımaktır" diye konuştu. "Yarışmada 2050’li yıllarda kullanılacak teknolojileri tasvir edecek en iyi senaryolar seçildi" Görgün, GHOST faaliyetinin ilkini 2023 yılında düzenlediklerini hatırlatarak, "Ortaya çıkan sonuçlar ve ekosistemde ürettiği sinerji, 2025 yılında ikinci senaryo yarışmasının yapılmasına güçlü bir zemin oluşturdu. Bu ikinci yarışmada, 2050’li yılların harekât ortamını ve kullanılacak teknolojileri tasvir edecek en iyi senaryolar seçildi. 2050’ye giderken; harekâtın dili, ölçeği ve hızı dönüşüyor. Kara, deniz ve havanın yanında uzay, siber alan ve elektromanyetik spektrum giderek daha belirleyici bir ağırlık kazanıyor. Bu yeni dönemde üstünlüğü; yalnız platformlar değil, platformların birbirleriyle kurduğu güvenli bağlar, karar süreçlerini hızlandıran zekâ katmanları ve sahayı bütüncül gören sistemler belirleyecek. Bu nedenle, GHOST senaryolarını yalnızca bir gelecek tasviri olarak ele almıyoruz; bu senaryoları, ülkemizin gelecek yetkinliklerini inşa eden stratejik bir araç olarak görüyoruz" açıklamasında bulundu. GHOST çerçevesinde gelen senaryoları Türk Silahlı Kuvvetleri’nden, üniversitelerden ve savunma sanayi ekosisteminden uzmanların katkı sunduğu, çoklu değerlendirme esasına dayalı bir süreçle incelediklerinin altını çizen Görgün, süreç boyunca tarafsızlığı güçlendiren adil, tutarlı ve izlenebilir bir değerlendirme zemini oluşturduklarını sözlerine ekledi. Yarışma sonrasında geleceğin teknolojilerini belirlemeye yönelik olarak SSB koordinasyonunda TSK, savunma sanayii firmaları, araştırma kurumları ve üniversite temsilcilerinin katılımıyla GHOST Çalıştayı yapıldığını aktaran Görgün, çalıştay kapsamında savunma sanayini doğrudan ilgilendiren teknoloji yol haritalarında yer alması gereken konu başlıklarının netleştiğini açıkladı. Görgün, toplam 11 başlıkta yol haritasının belirlendiğini kaydederek, konular birbirini tamamlayan bir bütünlük içinde ele alındığında Türkiye’ye sistemik üstünlük sağlayacak güçlü bir teknoloji omurgası oluşturacağını dile getirdi. "Savunma sanayiinde kalıcılığı sağlayan unsur, insan kaynağının ve güvenlik yaklaşımının eş zamanlı güçlenmesidir" Görgün, GHOST’un en kıymetli çıktılarından birini ekosistemin aynı hedef etrafında aynı dili konuşmasını sağlaması olduğunu vurgulayarak, "Yarışma ve çalıştay süreçlerinde Başkanlığımız personeli, TSK mensupları, akademisyenlerimiz ve sanayi temsilcilerimiz aynı masalarda çalıştı; aynı sorunlara birlikte baktı; aynı gelecek resmini birlikte netleştirdi. Bu birliktelik teknoloji üretmenin ötesinde, yetkinlik üretmeyi de beraberinde getirmektedir. Çünkü savunma sanayiinde kalıcılığı sağlayan unsur ürünle birlikte insan kaynağının, süreç disiplininin, test ve doğrulama kültürünün, güvenlik yaklaşımının ve kurumsal sürekliliğin eş zamanlı güçlenmesidir. Bugün ödül alan senaryolar, bu ortak aklın somut çıktılarıdır" değerlendirmesinde bulundu. "GHOST’un kalıcı bir platform olarak daha da büyümesini temenni ediyorum" Yarışmalara katılan tüm proje sahiplerine ve onları destekleyen savunma sanayii temsilcilerine teşekkür eden Görgün, "GHOST’un ülkemizin teknoloji yol haritasına yön veren, yeni OTAĞ temalarını besleyen ve stratejik hazırlığımızı güçlendiren kalıcı bir platform olarak daha da büyümesini temenni ediyorum" dedi. Program, dereceye giren proje sahiplerine ödüllerinin verilmesiyle son buldu.
06 Şubat 2026 Cuma - 12:40
Bilim, planlama ve toplum "Tekirdağ" için bir araya geldi
Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ile Tekirdağ Planlama Ajansı (TEKPA) iş birliğinde düzenlenen "Afetlere Dayanıklı Tekirdağ-Deprem Güvenliği ve Toplum Odaklı Çözümler Çalıştayı", iki gün süren programın ardından sona erdi. Büyükşehir Belediyesi Yılmaz İçöz Sahnesi’nde gerçekleştirilen çalıştayda, kentsel dönüşüm ve deprem güvenliği; planlama, çevresel, fiziksel, finansal, hukuki ve uygulama boyutlarıyla dört ayrı oturumda ele alındı. İlk gün bilimsel veriler değerlendirilirken, ikinci gün bu verilerin sürdürülebilir politikalara dönüştürülmesine yönelik çözüm önerileri masaya yatırıldı. Çalıştayın ilk oturumunda, Şehir Plancısı ve TEKPA Koordinatörü Dr. Ömer Selvi moderatörlüğünde "Kentsel Dönüşümün Planlama Boyutu" başlığı ele alındı. İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Pelin Pınar Giritlioğlu, "Dirençli Kentler İçin Nasıl Bir Kentsel Dönüşüm?" sunumuyla kentsel dönüşüm planlamasının afetlere dirençli şehirler oluşturmadaki önemine dikkat çekti. Gaziemir Belediye Başkan Yardımcısı Yusuf Ekici ise "Ulaşılamayan Konut: Türkiye’de Barınma Hakkı" başlıklı sunum yaptı. İkinci oturumda, TEKPA Genel Müdürü Mehmet Akyürek moderatörlüğünde "Kentsel Dönüşümün Fiziksel ve Çevresel Boyutu" ele alındı. Dr. Öğr. Üyesi İpek Sakarya, orta ölçekli kentlerde kentsel dönüşümün fiziksel çevre üzerindeki etkilerini değerlendirirken, Özyeğin Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alper Ünlü ise mimarlık ve çevresel stres ilişkisini ele aldı. Üçüncü oturumda, "Kentsel Dönüşümün Finansal ve Hukuki Boyutu" başlığı altında değerlendirmeler yapıldı. İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Hepşen, kentsel dönüşümün finansmanı konusundaki doğru ve yanlış uygulamalara değinirken, Çankaya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ezgi Orhan, dönüşüm mevzuatı ve risk azaltma uygulamalarını aktardı. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. İdil Akyol Koçhan ise 6306 sayılı Kanun kapsamında kentsel dönüşüm, sosyal konut ve barınma hakkı konularını ele aldı. Çalıştayın kapanış konuşmasını yapan TEKPA Genel Müdürü Mehmet Akyürek, afetlere karşı dirençli kentlerin oluşturulmasının bütüncül bir sorumluluk olduğuna dikkat çekerek, "Bu çalıştay, kentsel dönüşümün yalnızca yapı yenileme değil, risk azaltma odaklı bir politika olarak ele alınması gerektiğini bir kez daha ortaya koydu. Bilim, kamu yönetimi, yerel yönetimler, meslek odaları ve toplumun birlikte hareket etmesi büyük önem taşıyor" dedi. Programa, büyükşehir belediyesi daire başkanları, kurum amirleri, meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve vatandaşlar da katıldı.
06 Şubat 2026 Cuma - 12:13
Zihinsel engelli çocuklara sahip ailelere yapay zekalı destek
Antalya Valiliği himayesinde Akdeniz Üniversitesi koordinatörlüğünde yürütülen ve Avrupa Birliği Erasmus Plus KA220 kapsamında desteklenen Zihinsel Engelli Çocuklu Aileleri Güçlendirmeye Yönelik Avrupa Dijital Ağı ve Sanal Merkezi "European Digital Network and Virtual Centre for Empowering Families with Intellectual Disability Children (VICEFAM-CID)" başlıklı projenin açılış programı gerçekleştirildi. Akdeniz Üniversitesi’nin koordinatörlüğünde yürütülen projede Antalya Valiliği, Zihinsel Yetersiz Çocukları Yetiştirme ve Koruma Vakfı (ZİÇEV), bo Academy University (Finlandiya), University of Maribor (Slovenya), Association for Innovation and Education (AFIE) (Polonya) proje ortağı olarak yer alıyor. Proje; zihinsel engelli çocuklara sahip ailelerin dijital araçlar ve yapay zekâ destekli öğrenme çözümleri aracılığıyla güçlendirilmesini, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir Avrupa dijital destek ağı oluşturulmasını ve aile temelli yenilikçi eğitim modellerinin geliştirilmesini amaçlıyor. Ailelerin yükünü hafifletmek görevimiz 6 Şubat depremlerinin yıl dönümü vesilesiyle hayatını kaybedenleri anarak konuşmasına başlayan Antalya Valisi Hulusi Şahin, projenin hem insani hem de teknolojik boyutuna dikkat çekti. Vali Şahin, engelli bireye sahip ailelerin omuzlarındaki yükün ağırlığına değinerek, kamu ve akademik camianın bu süreçteki rolünü vurguladı. Vali Şahin, "Engelli bireyi olan bir ailenin yükü tarifi imkânsız seviyede. Bu yükü ne kadar azaltabilirsek, bu yükün altına ne kadar omuz koyabilirsek o kadar iyi. Bir toplumun gelişmişlik seviyesini, özel ilgiye muhtaç bireylerine gösterdiği ilgiyle ölçebiliriz. Burada başarılı işler yapabilmek, medeniyet karnemizin ana göstergesidir." dedi. Dijital dönüşüm ve yapay zeka Projenin yenilikçi çözümler sunmasını değerli bulduğunu ifade eden Vali Şahin, dijitalleşmenin getirdiği fırsatların engelleri aşmak için kullanılması gerektiğini belirtti. Yapay zeka uygulamalarının özel eğitim alanındaki önemine değinen Vali Şahin, "Büyük bir dijital dönüşümün içindeyiz. Bu dünyanın meyvelerini çocuklarımızın istifadesine sunmamız lazım. Dijitalleşmenin sunduğu imkanlarla eğitimdeki engelleri aşmak temel hedefimiz olmalı." ifadelerini kullandı. Projenin uluslararası boyutuna dikkat çeken Vali Şahin, Türkiye ile Polonya, Slovenya ve Finlandiya’dan ortakların deneyimlerini paylaşacağını belirtti. Proje kapsamında kurulacak dijital ağ sayesinde, zihinsel engelli bireylerin eğitimine dair iyi uygulama örneklerinin sürdürülebilir bir şekilde paylaşılacağını ifade etti. Vali Şahin, konuşmasının sonunda proje ekibine, Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğü’ne ve uluslararası partnerlere teşekkür etti. Üniversitelerin görevi bilgiyi topluma sunmak Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Üniversitelerin en kıymetli görevi, bilgiyi toplumun hizmetine sunmaktır. Bu proje, tam da bu misyonun somut bir ifadesi. Hemşirelik Fakültemiz, Mühendislik Fakültemiz ve İletişim Fakültemizden hocalarımızın ortak emeği, sadece akademik bir çalışma değil, doğrudan insan hayatına dokunan bir çözüm olarak karşımıza çıkıyor." dedi. İş birliğinin önemine dikkat çeken Rektör Özkan, "Biliyoruz ki engellilik gibi karmaşık ve çok boyutlu meselelerde, çözüm üretmek yalnızca tek bir kurumun başarabileceği bir şey değil. Bu alan; akademik bilginin, uluslararası deneyimin, kamu gücünün ve sivil toplumun sahadaki gerçekliğinin bir araya gelmesiyle gelişiyor. Farklı bakış açıları yan yana geldiğinde hem daha kapsayıcı hem de gerçekten karşılığı olan çözümler ortaya çıkıyor. Bu proje tam da böyle bir iş birliğinin ve ortak bir sorumluluk duygusunun ürünüdür." şeklinde konuştu. Hedef ailelerin ve çocukların hayatını kolaylaştırmak Projenin amacının asıl hedefinin ailelerin ve çocukların yaşamını kolaylaştırmak olduğunu söyleyen Rektör Özkan, "Projemizin en heyecan verici çıktıları arasında yer alan Yapay Zekâ Destekli Sanal Öğrenme ve Destek Merkezi ile Aileden Aileye Avrupa Dijital Ağı, teknolojiyle insani dayanışmayı aynı çatı altında buluşturacaktır. Bu merkez üzerinden sunduğumuz dijital eğitim modülleri ve rehberlik araçları, yalnızca ailelerimize değil; öğretmenlerden psikologlara kadar sahada emek veren tüm profesyonellerimizin de dijital yetkinliklerini en üst seviyeye taşıyacaktır. Antalya Valiliğimiz ve ZİÇEV gibi değerli paydaşlarımızın katkılarıyla, bu dijital dönüşümü kamu politikalarına entegre ederek Türkiye ve Avrupa için örnek teşkil edecek bir başarı hikayesi yazacağımıza yürekten inanıyorum." dedi. Rektör Özkan, 6 Şubat depreminin yıl dönümünde, depremde hayatını kaybedenleri anarak konuşmasını tamamladı. VICEFAM-CID Proje Yürütücüsü Prof. Dr. İlkay Boz, projenin temel çıkış noktasını "sahadaki gerçek ihtiyaçlar" olarak tanımlayarak sistemin genellikle çocuklara odaklandığını ancak asıl yükü taşıyan ailelerin yalnız kaldığını vurguladı. Boz, Avrupa’da zihinsel engelli çocukların yüzd 70’inin ailesiyle yaşadığı ve bu ailelerin ciddi bir tükenmişlik ve sosyal izolasyonla mücadele ettiği belirtti. Boz, proje kapsamında, yapay zeka destekli dijital öğrenme platformları oluşturulacağını, erişilebilir eğitim materyalleri ve psikososyal destek bileşenleri geliştirileceğini, Avrupa çapında "aileden aileye" etkileşim sunan bir dijital ağ kurulacağını söyledi. Boz, Akdeniz Üniversitesi’nin koordinatörlüğünde yürütülen projede; Finlandiya (bo Akademi Üniversitesi) yapay zeka altyapısıyla, Slovenya (Maribor Üniversitesi) dijital araç geliştirme uzmanlığıyla, Polonya ise sürdürülebilirlik ve saha tecrübesiyle yer aldığını ve Antalya Valiliği’nin ise projenin kamu kurumlarıyla entegrasyonu ve yaygınlaştırılmasında stratejik ortaklık üstlendiğini ifade etti. Boz, proje sonunda elde edilecek modelin, yalnızca yerel bir çözüm kalmayıp, Avrupa genelinde uygulanabilir bir "politika değişim modeli" haline getirilmesi hedeflendiğini ifade etti.
05 Şubat 2026 Perşembe - 14:37
Tokat Teknopark’tan bölge ekonomisine büyük katkı
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) bünyesinde faaliyet gösteren Tokat Teknopark, ortaya koyduğu ekonomik ve teknolojik performansla dikkat çekiyor. Açıklanan güncel veriler, teknoparkın bölgesel kalkınmaya ve ulusal ekonomiye sağladığı katkının her geçen gün arttığını gösteriyor. Tokat Teknopark bünyesinde faaliyet gösteren firmalar tarafından bugüne kadar 270 bin dolarlık ihracat gerçekleştirildi. Aynı zamanda teknopark firmalarının toplam satış hacmi 1 milyar 208 milyon 285 bin 711 TL’ye ulaştı. Bu veriler, teknoparkın ekonomik sürdürülebilirlik ve ticarileşme açısından önemli bir başarı yakaladığını ortaya koyuyor. Teknopark çatısı altında 63 firma aktif olarak faaliyet gösterirken, bu firmalarda 300 nitelikli personel istihdam ediliyor. Tokat Teknopark, sunduğu altyapı ve destek mekanizmalarıyla girişimciler ve Ar-Ge odaklı şirketler için güçlü bir çalışma ortamı sağlıyor. Tokat Teknopark’ta hâlihazırda 90 proje devam ederken, yürütülen Ar-Ge çalışmaları sonucunda 127 ürünün ticarileştirildiği bildirildi. Bu durum, üniversite-sanayi iş birliğinin somut ve ekonomik değere dönüşen çıktılar ürettiğini gösteriyor. Bölgesel kalkınmada stratejik bir merkez Akademik bilgi ile sanayi deneyimini bir araya getiren Tokat Teknopark, yenilikçi ve katma değerli üretimi destekleyerek Tokat’ın teknoloji ve girişimcilik alanındaki konumunu güçlendiriyor. Yetkililer, önümüzdeki dönemde ihracat rakamlarının ve ticarileşen ürün sayısının daha da artmasının hedeflendiğini ifade ediyor.
05 Şubat 2026 Perşembe - 13:02
Bayraktar KIZILELMA eğitim uçuşunu başarıyla tamamladı
Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar’ın 2026’nın ilk çeyreğinde envantere gireceğini duyurduğu Bayraktar KIZILELMA, uçuş eğitimi gerçekleştirdi. Baykar’ın tamamen öz kaynaklarıyla milli ve özgün olarak geliştirdiği Bayraktar KIZILELMA, eğitim uçuşlarına devam ediyor. Tekirdağ Çorlu’daki AKINCI Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nden havalanan milli insansız savaş uçağı Bayraktar KIZILELMA, eğitim uçuşu gerçekleştirdi. KIZILELMA’nın 2026 yılının ilk çeyreğinde envantere girmesi bekleniyor.
05 Şubat 2026 Perşembe - 11:20
TEI Havacılık Teknisyen Okulu’nun üçüncü sezonu başladı
Türkiye’nin havacılık motorlarındaki lider şirketi TEI’nin, geleceğin teknisyenlerini yetiştirmeyi amaçlayan programı TEI Havacılık Teknisyen Okulu, TEI Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut F. Akşit’in açılış dersiyle üçüncü sezonuna başladı. Eskişehir Valiliği himayesinde ve Eskişehir İl Millî Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda düzenlenen TEI Havacılık Teknisyen Okulu’nun açılış dersi için gerçekleştirilen törene; TEI Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut F. Akşit, Eskişehir İl Millî Eğitim Müdürü Sinan Aydın, İl Millî Eğitim Müdürlüğü ve TEI yetkilileri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Tören kapsamında öğrencilere seslenen Eskişehir İl Millî Eğitim Müdürü Sinan Aydın, mesleki eğitimin önemine vurgu yapmanın yanı sıra, savunma sanayi alanındaki millî projeler için çalışmanın aynı zamanda vatana hizmet olduğunun altını çizdi. Son olarak bu alandaki destekleri nedeniyle TEI’ye teşekkürlerini sunan Aydın, yeni dönemde öğrencilere başarılar diledi. Programın açılış dersi TEI 101’de öğrencilerle bir araya gelen TEI Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut F. Akşit, yerli ve millî savunma sanayi teknolojilerinin önemini anlatırken, TEI’nin faaliyetlerini ve Türkiye’nin millî havacılık motorları serüvenini katılımcılarla paylaştı. 11 hafta sürecek TEI Havacılık Teknisyen Okulu’nda havacılık ve savunma sanayi sektöründe yer alan üretim ve imalat alanlarıyla ilgili teknik dersler yer alıyor. Okul öncesi eğitimden lisansüstü eğitime kadar, her seviyede eğitim çalışmalarını desteklemeye devam eden TEI, 2024 yılında hayata geçirdiği TEI Havacılık Teknisyen Okulu ile meslek liseli öğrencilerin sektöre dair teknik bilgi ve becerilerini artırmanın yanı sıra, Eskişehir’in istihdamına da destek olmayı hedefliyor.
05 Şubat 2026 Perşembe - 10:18
‘Akıllı telefonlar ve marka hakimiyetleri yapay zeka ile yeniden şekilleniyor’
Öğretim Üyesi Dr. Yelda Fırat, "Akıllı telefonlar, yapay zeka ile derinlemesine entegre oldukça bugüne kadar alıştığımız cihaz ve marka hakimiyetleri sorgulanır hale geliyor. Önümüzdeki dönemde bazı köklü markaların tarih sahnesinden silinmesi sürpriz olmayabilir" dedi. Akıllı telefonlar son 15 yılda dijital dünyanın merkez cihazı konumunda iken, yapay zeka çağının yükselişi bu dengeleri ciddi şekilde sarsıyor. OpenAI, Meta ve Amazon gibi teknoloji devleri, klasik dokunmatik ekran deneyiminin ötesine geçen yapay zeka destekli cihazlar geliştiriyor. Akıllı gözlükler, giyilebilir cihazlar ve hatta ekransız ara yüzler, kullanıcıların etkileşimini daha canlı, enerjik hale getirmeyi hedefliyor. Analistler, küresel akıllı telefon satışlarının bu yıl yüzde 6 düşmesini bekliyor. Çip krizleri ve yapay zeka odaklı donanım talebindeki artış, telefon üreticilerini daha da zorluyor. Mudanya Üniversitesi Mühendislik, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Yelda Fırat, akıllı telefonlar ve yapay zekanın kesişiminde yaşanan değişimle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Akıllı telefonların merkezi rolünün dönüşmekte olduğunu vurgulayan Fırat, "Akıllı telefonlar, yapay zeka ile derinlemesine entegre oldukça bugüne kadar alıştığımız cihaz ve marka hakimiyetleri sorgulanır hale geliyor. Önümüzdeki dönemde bazı köklü markaların tarih sahnesinden silinmesi sürpriz olmayabilir. Apple-Google ikilisinin uzun yıllardır süren üstünlüğü artık donanımdan çok veri ve yapay zeka modellerini kimin kontrol ettiği üzerinden şekilleniyor. Bu dönüşüm yalnızca teknolojik değil, küresel ölçekte yaşanan rekabet ve güç dengeleriyle de doğrudan bağlantılı" dedi. Yapay zeka modelleri klasik arama motorlarının önüne geçiyor Dr. Fırat, yapay zeka modellerinin klasik arama motorlarının yerini almaya başladığını ve küresel rekabetin bu alanda yoğunlaştığını belirterek, "Bugün ChatGPT, Grok, DeepSeek gibi yapay zeka modelleri klasik arama motorlarının önüne geçmiş durumda. Google çoğu kullanıcı için bilgi kaynağından çok konum ve yön bulma aracı haline geldi. Yapay zeka, dünyada üretilmiş verilerin ortalamasından hareket eden, geçmişten beslenen ve yeni olanı tahmin etmeye çalışan bir yapı. ABD ve Çin arasında bu alanda açık bir rekabet yaşanıyor ve yapay zeka dünyasında adeta bir ‘model savaşı’ sürüyor" diye konuştu. Teknolojik değişimin meslekleri dönüştürdüğünü belirten Fırat, yapay zekayı doğru kullanmanın önemine dikkat çekti. Fırat, "Bu gelişmeler sağlık ve eğitim başta olmak üzere birçok mesleği dönüştürüyor. Özellikle sağlık alanında yapay zekanın büyük bir devrim oluşturacağına inanıyorum; bazı branşlar dışında mevcut doktorluk pratiğinin köklü biçimde değişmesi kaçınılmaz. Eğitimde ise sınav merkezli sistemlerin anlamını yitirdiği bir döneme giriyoruz. Asıl mesele, yapay zekayı en doğru şekilde nasıl kullandığımız; çünkü yapay zeka yanılabilir ve onu doğru yönlendirmek hala insanın sorumluluğunda" dedi.
05 Şubat 2026 Perşembe - 10:15
Kış kulübü bilim merkezini inceledi
DÜZCE (İHA) –Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Kış Kulübü etkinlikleri kapsamında gençler, Düzce Belediyesi Bilim Merkezi’ni ziyaret ederek bilimin keşif ve öğrenme dolu dünyasıyla buluştu. Düzce Belediyesi Bilim Merkezi binlerce çocuk ve genci ağırlamaya devam ediyor. Gençler; bilimsel deney düzenekleri, interaktif sergi alanları ve uygulamalı istasyonları inceleyerek farklı bilim alanlarına dair bilgi edinme fırsatı buldu. Bilimin günlük yaşamla olan ilişkisini yakından görme imkanı bulan gençler, merak duygularını pekiştiren keyifli bir deneyim yaşadı. Programın devamında Matematik Atölyesi’nde gerçekleştirilen etkinliklerle gençler, problem çözme, mantık yürütme ve analitik düşünme becerilerini geliştiren eğlenceli ve öğretici çalışmalar yaptı. Atölye çalışmaları sayesinde hem düşündüler hem de üretmenin mutluluğunu yaşadılar. Gerçekleştirilen etkinliklerle, gençlerin bilimsel farkındalıklarının artırılması, öğrenmeyi eğlenceli hale getiren uygulamalarla akademik ve kişisel gelişimlerine katkı sunulması amaçlandı.
05 Şubat 2026 Perşembe - 09:21
Geleceği üretenler TEKNOFEST’te buluşuyor; 2026 teknoloji yarışmalarına başvurular başladı
Dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST kapsamında düzenlenecek 2026 yılı Teknoloji Yarışmaları için başvurular başladı. Bu yıl Şanlıurfa’da gerçekleştirilecek olan TEKNOFEST, 75 milyon TL ödül ve 100 milyon TL’nin üzerinde maddi destek ile gençleri geleceğin teknolojilerini üretmeye davet ediyor. Yarışmalara başvurular 20 Şubat tarihine kadar devam edecek. TEKNOFEST 2026, binlerce yıllık tarihi ve köklü medeniyet mirasıyla öne çıkan Şanlıurfa’da, 30 Eylül - 4 Ekim tarihleri arasında GAP Havalimanı’nda düzenlenecek. Bilimi ve teknolojiyi "tarihin sıfır noktası" olarak anılan Şanlıurfa’da milyonlarla buluşturacak festival, bu yıl da yenilenen yarışma kategorileriyle dikkat çekiyor. Dünyanın en büyük ödüllü teknoloji yarışmalarına ev sahipliği yapan TEKNOFEST kapsamında, 2026 yılında 52 yarışma ve 127 alt kategoride teknoloji yarışmaları düzenlenecek. Yarışmalar; roket teknolojilerinden tarım teknolojilerine, insansız hava araçlarından sağlıkta yapay zekâ uygulamalarına kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Bu kapsamda; Roket Yarışması, Tarım Teknolojileri Yarışması, İnsansız Hava Araçları Yarışmaları, Çelikkubbe Hava Savunma Sistemleri Yarışması, Sağlıkta Yapay Zekâ Yarışması ve Hareketli Uydu Terminali Yarışması gibi birçok alanda gençler projelerini sergileme fırsatı bulacak. TEKNOFEST 2026’da önceki yıllardan farklı olarak, Elektronik Harp Yarışması, İleri Otonom Sistemler Tasarım ve Operasyon Yarışması, TEKNOFEST Maden Teknolojileri Yarışması, FPV Drone İzleme (Tracking) Yarışması ve İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması ilk kez başvuruya açıldı. Yeni yarışmalar, teknoloji tutkunlarına güçlü deneyimler ve yeni ufuklar sunmayı hedefliyor. 2018 yılından bu yana inovasyonun ve üretmenin merkezi olan TEKNOFEST, bugüne kadar 4 milyonun üzerinde başvuruya ev sahipliği yaptı. TEKNOFEST 2026’da ise ilkokuldan lisansüstü seviyeye kadar her eğitim düzeyinden binlerce genç, hayallerini projeye dönüştürme imkânı yakalayacak. T3 Vakfı ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ana yürütücülüğünde; kamu kurumları, üniversiteler, teknoloji şirketleri ve medya kuruluşlarının destekleriyle düzenlenen TEKNOFEST, 2026 yılında Şanlıurfa’da teknoloji severlerle buluşmaya hazırlanıyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder