TEKNOLOJİ
Bakan Uraloğlu: "60 Gar ve istasyonumuzu hem tarihi kimliğini koruyarak hem de modern ihtiyaçlara uygun hale getirerek yeniledik" 01 Mart 2026 Pazar - 12:05:44 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "60 gar ve istasyonumuzu hem tarihi kimliğini koruyarak hem de modern ihtiyaçlara uygun hale getirerek yeniledik. Deprem güvenliğini önceliklendiriyoruz" dedi. Bakan Uraloğlu, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’nın (TCDD) 2025 yılında yürüttüğü çalışmalar kapsamında yenilenen gar ve istasyonlara ilişkin açıklamada bulundu. Uraloğlu, 2003 yılında demiryollarının devlet politikası haline getirilmesiyle birlikte önemli bir gelişim sürecinin başladığını belirterek yüksek hızlı tren hatlarının devreye alınmasıyla Türkiye’nin Avrupa’da 6’ncı, dünyada ise 8’inci yüksek hızlı tren işletmecisi ülke konumuna yükseldiğini ifade etti. "Yolcu trafiğine, ülke genelindeki 948 gar ve istasyonda hizmet veriyoruz" Gar ve istasyonların demiryolu taşımacılığının en önemli unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Uraloğlu, "Gar ve istasyonlarımız, sadece yolcu indirip bindirilen noktalar değil; aynı zamanda şehirlerimizin hafızasında yer eden kavuşmaların, vedaların ve yeni başlangıçların mekanıdır. Bu yapıları yenilerken tarihi kimliğini koruyor, aynı zamanda vatandaşlarımız için daha konforlu, daha erişilebilir ve daha modern alanlar oluşturuyoruz. Yaptığımız yenileme çalışmaları, sadece ulaşım altyapısını değil, bulunduğu bölgenin görünümünü ve kullanım kalitesini de doğrudan etkiliyor. Yoğun yolcu trafiğine, ülke genelindeki 948 gar ve istasyonda hizmet veriyoruz" açıklamalarında bulundu. Demiryolu uzunluğunun 2003 yılında 10 bin 948 kilometre olduğunu hatırlatan Uraloğlu, bu rakamın bugün 13 bin 919 kilometreye ulaştığını belirtti. Aynı dönemde demiryolu altyapısının teknik kapasitesinin de önemli ölçüde geliştirildiğini kaydeden Uraloğlu, çift hat oranının yüzde 5’lerden yüzde 18’lere çıktığını, sinyalli hat uzunluğunun 2 bin 505 kilometreden 8 bin 419 kilometreye, elektrikli hat uzunluğunun ise 2 bin 122 kilometreden 7 bin 274 kilometreye yükseldiğini söyledi. Tarihi kimlik korunuyor, yapılar güçlendiriliyor Tarihi nitelik taşıyan gar ve istasyonlarda yürütülen çalışmaların, Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı Koruma Kurullarının onayı doğrultusunda gerçekleştirildiğini belirten Uraloğlu, mimari, statik, elektrik, mekanik ve çevre düzenlemelerini kapsayan projelerin titizlikle uygulandığını söyledi. "60 Gar ve istasyonumuzu hem tarihi kimliğini koruyarak hem de modern ihtiyaçlara uygun hale getirerek yeniledik" Yenileme çalışmalarına ilişkin bilgi veren Uraloğlu, "60 gar ve istasyonumuzu hem tarihi kimliğini koruyarak hem de modern ihtiyaçlara uygun hale getirerek yeniledik. Deprem güvenliğini önceliklendiriyoruz. 16 gar ve istasyonda statik güçlendirme çalışması yaptık. Mekanik ve elektrik sistemleri modern ihtiyaçlara göre yeniledik ve özgün malzeme ve renk tercihleriyle tarihi kimliği koruduk." "Yapılar, demiryolu ulaşımının gelişimine hizmet eden önemli merkezler olmaya devam ediyor" Gar ve istasyonların herkes için daha erişilebilir hale getirilmesi amacıyla önemli düzenlemeler yaptıklarını belirten Uraloğlu, 7 gar ve istasyonda engelli yolcular için bilet satış alanları, bekleme salonları ve peronlarda gerekli düzenlemelerin hayata geçirildiğini söyledi. Uraloğlu, "Yürüttüğümüz çalışmalarla gar ve istasyonlarımızı sadece yenilemiyoruz; aynı zamanda daha güvenli, daha konforlu ve daha kullanışlı hale getiriyoruz. Bu yapılar, geçmiş ile geleceği buluşturan ve demiryolu ulaşımının gelişimine hizmet eden önemli merkezler olmaya devam ediyor" ifadelerini kullandı.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 10:06 Sanayicinin geleceğine stratejik adımı Denizli Model Fabrika hizmete açıldı Denizli’nin köklü üretim kültürünü verimlilik ve yalın dönüşüm anlayışıyla güçlendirecek olan Denizli Model Fabrika, 1200 metrekarelik alanda ve 1,3 milyon dolarlık yatırımla Denizli Organize Sanayi Bölgesinde hizmete açıldı. Denizli Sanayi Odası’nın öncülüğünde hayata geçirilen, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) iş birliğinde yürütülen bir dijital dönüşüm ve yetkinlik merkezi olan Denizli Model Fabrika’nın resmi açılışı, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katıldığı törenle gerçekleştirildi. Törene ayrıca, Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısı, UNDP Başkan Yardımcısı ve Avrupa ve Orta Asya Bölge Direktörü Ivana ivkovi, Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, Birleşmiş Milletler Nezdinde Türkiye Daimi Temsilcisi Ahmet Yıldız, Denizli Sanayi Odası ve Model Fabrika Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, Denizli OSB Başkanı Derya Baltalı, Denizli Ticaret Odası Başkanı Uğur Erdoğan, il protokolü ve üst düzey UNDP yetkilileri katıldı. Denizli sanayisinin geleceğine stratejik bir adım DSO ve Model Fabrika Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, açılışta yaptığı konuşmada Denizli Model Fabrika’nın sıradan bir yatırım değil, uzun vadeli bir vizyon projesi olduğunu vurguladı. Türkiye’nin 11. Model Fabrikası’nın Denizli’de hayata geçirilmesinin şehir sanayisi açısından stratejik bir eşik olduğunu belirten Kasapoğlu, bu merkezin üretim kültürünü daha verimli ve daha rekabetçi bir yapıya taşıyacağını ifade etti. Göreve başladıkları ilk günlerde Model Fabrika projesini öncelikli sorumluluk olarak ele aldıklarını dile getiren Kasapoğlu, "Bu proje bizim için bir yatırım kararından öte, Denizli sanayisinin geleceğine ilişkin bir vizyon meselesiydi" dedi. Denizli’nin ihracat kapasitesi yüksek, girişimci ruhu güçlü ve değişime açık bir sanayi şehri olduğuna dikkat çeken Kasapoğlu, bu dinamizmin verimlilik ve yalın üretim yaklaşımıyla desteklenmesi gerektiğine inandıklarını belirtti. Kasapoğlu, "Bugün 1,3 milyon dolarlık yatırım büyüklüğüne sahip, 1.200 metrekare kapalı alanı ve 400 kilovat kurulu gücü bulunan bir verimlilik merkezini Denizli’ye kazandırmış bulunuyoruz. Geniş paydaş yapısı ve yetkin profesyonel kadrosuyla hizmet verecek güçlü bir altyapı oluşturduk" ifadelerini kullandı. Üretimin kalbinde uygulamalı dönüşüm Model Fabrika’nın Denizli Organize Sanayi Bölgesi’nin merkezinde, üretimin tam içinde konumlandığını vurgulayan Kasapoğlu, merkezin uygulamalı bir dönüşüm modeli sunduğunu belirtti. "Model Fabrika bir bina ya da yalnızca bir eğitim alanı değildir. Burası verimlilik kültürünün uygulamalı olarak öğretildiği bir dönüşüm merkezidir" diyen Kasapoğlu, Öğren-Dönüş Programlarının ilk fazına tekstil, makine imalatı, kablo ve gıda sektörlerinden firmaların katıldığını aktardı. Pilot uygulamalarda elde edilen sonuçların dikkat çekici olduğunu belirten Kasapoğlu, teslimat sürelerinde yüzde 35’e varan iyileşme, kapasitede yüzde 48’e varan artış ve genel verimlilikte yüzde 56’ya varan kazanımlar sağlandığını açıkladı. Yapılan harcamaların geri dönüş süresinin ise 1 ila 5 ay arasında gerçekleştiğini vurguladı. Yeşil dönüşümle tamamlanan bütüncül yapı Kasapoğlu, aynı kompleks içinde planlanan Güney Ege Yeşil Dönüşüm ve Verimlilik Test Merkezi’nin de sürecin tamamlayıcı unsuru olacağını belirtti. Söz konusu merkezin enerji verimliliği, karbon ayak izi ve kaynak verimliliği alanlarında sanayiye teknik altyapı sağlayacağını ifade eden Kasapoğlu, böylece Denizli’de verimlilik ve sürdürülebilirliği birlikte ele alan bütüncül bir dönüşüm altyapısının kurulacağını söyledi. Konuşmasının sonunda projeye katkı sunan tüm kurum ve paydaşlara teşekkür eden Başkan Kasapoğlu, Model Fabrika kurulum sürecinin en başından itibaren teknik desteklerini ve rehberliklerini esirgemeyen Stratejik Araştırmalar ve Verimlilik Genel Müdürlüğüne teşekkür etti. Denizli Model Fabrika’nın üretimde mükemmeliyete giden yolda sanayiciler için güçlü bir dayanak noktası olacağını belirten Kasapoğlu, "Tüm sorunlara rağmen, üretmeye ve mücadele etmeye devam ediyoruz" ifadelerini kullanarak, merkezin Denizli’ye, bölgeye ve ülke sanayisine hayırlı olmasını temenni etti. ivkovi: "Model fabrikalar yerel sahiplik ve küresel vizyonun buluşma noktası" Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısı, UNDP Başkan Yardımcısı ve Avrupa ve Orta Asya Bölge Direktörü Ivana ivkovi, Denizli Model Fabrika’nın açılışında yaptığı değerlendirmede, merkezin yalnızca bir üretim tesisi değil, uygulayarak öğrenme, sürekli iyileştirme ve sanayi rekabetçiliğini güçlendirmeyi hedefleyen bütüncül bir dönüşüm modeli olduğunu ifade etti. Model Fabrikaların Türkiye’de ulusal sanayi vizyonunu firma düzeyinde somut sonuçlara dönüştüren yenilikçi bir politika aracı haline geldiğini vurgulayan ivkovi, bu başarının Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, UNDP ve yerel paydaşlar arasındaki güçlü iş birliğinin bir yansıması olduğunu belirtti. Model Fabrikaların, dijital ve yeşil dönüşüm sürecinde KOBİ’lerin uyum kapasitesini ve dayanıklılığını artırmada kritik rol üstlendiğine dikkat çeken ivkovi, Denizli Model Fabrika’nın yerel sahiplik ile ulusal vizyonun birleşerek bölgesel ve küresel ölçekte değer üretebileceğini gösteren güçlü bir örnek olduğunu söyledi. Bakan Kacır’dan sanayicilere yeşil dönüşüm ve temiz üretim vurgusu Açılışta konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Model Fabrikalarımızdan ‘öğren-dönüş’ hizmeti alan işletmelerimiz; verimlilikte yüzde 76’ya varan artış, üretim sürelerinde ortalama yüzde 34 kısalma ve üretim miktarında yüzde 140’a ulaşan ilerleme sağladıklarını ifade ediyor." dedi KOSGEB eliyle sektörel gelişim programı kapsamında model fabrikamızın hedeflenen performansı ortaya koyması halinde 10 yıl boyunca yıllık 6,5 milyon lira destek sağlayacaklarını belirten Bakan Kacır, Güney ege yeşil dönüşüm ve verimlilik test merkezi enerji verimliliği ölçümleri, karbon ve su ayak izi hesaplamaları ile temiz üretim uygulamalarında sanayicilere rehberlik edeceklerini söyledi. Model Fabrika açılış konuşmalarının ardından, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve protokol üyeleri tarafından kurdele kesimi gerçekleştirildi. Kurdele töreninin ardından tesis gezilerek yürütülmesi planlanan çalışmalar yerinde incelendi. Denizli’ye, bölge sanayisine ve ülkemize hayırlı olması temenni edilen merkezin açılış programı, hediye takdimi ile sona erdi.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 09:58 Bakan Kacır: "Dijital merkez, Denizli’nin üretim gücünü küresel ticaretle entegre edecek önemli bir adım" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Denizli İnceler’de kurulanİnceler’de kurulan dijital merkezin Denizli’nin üretim gücünü küresel ticaretle entegre edecek önemli bir adım olduğunu vurguladı.olduğunu söyledi. Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın teşrifleriyle, Bozkurt ilçesine bağlı İnceler Mahallesi’nde kurulan Dijital Veri Merkezi’nin açılış programına katıldı. Trendyol, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Türkiye (UNDP Türkiye) ile Bozkurt Kaymakamlığı iş birliğinde hayata geçirilen "Yarının Köyleri Projesi" kapsamında kurulan İnceler Dijital Merkezi; teknoloji imkânlarının kırsala ulaştırılması, istihdamın artırılması, üretimin güçlendirilmesi ve kültürel değerlerin korunarak kırsal kalkınmanın desteklenmesi amacıyla hizmete açıldı. Açılışta konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, İnceler’de kurulan dijital merkezin Denizli’nin üretim gücünü küresel ticaretle entegre edecek önemli bir adım olduğunu vurguladı. Bakan Kacır, merkezin yerel üreticinin emeğini dijital platformlar aracılığıyla dünya pazarlarına taşıyacağını belirterek, ortaya çıkacak her başarı hikâyesinin Türkiye’nin kalkınma sürecine ivme kazandıracağını ifade etti. Anadolu’nun üretim potansiyeline ve insan kaynağına duydukları güveni dile getiren Kacır, Yerel Kalkınma Hamlesi vizyonu doğrultusunda her ilin ve ilçenin özgün potansiyelini harekete geçirmeye devam edeceklerini kaydetti. Vali Köşger: "Denizli başarı çıtasını daha yukarı taşıyacak" Programda konuşan Vali Köşger ise Denizli’nin sanayi, tarım, ticaret ve turizm alanlarında ulaştığı seviyeye dikkat çekti. Denizli’nin potansiyelini etkin kullanan bir şehir olduğunu belirten Köşger, bundan sonraki hedefin bu başarıyı daha ileriye taşımak olduğunu ifade etti. Şehrin tüm dinamikleriyle birlikte çalışarak kalkınma ivmesinin sürdürüleceğini vurguladı. "Türkiye Yüzyılı hedefi topyekun kalkınmayla mümkün" Konuşmasında gelişmiş ülkelerin sahip oldukları potansiyeli doğru planlayıp değerlendiren ülkeler olduğuna işaret eden Vali Köşger, kırsal alanların da ülkenin ulaştığı ekonomik seviyeye uygun şekilde geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Türkiye Yüzyılı vizyonunun topyekun kalkınma anlayışına dayandığını belirten Köşger, bu doğrultuda ülkeyi dünyanın saygın ve öncü ülkeleri arasına taşıma iradesinin güçlü şekilde sürdürüldüğünü ifade etti. İnceler’de açılan dijital merkezin bu hedefe katkı sağlayacak örnek projelerden biri olduğunu dile getirdi. Şehirlerin yetiştirdiği insan kaynağının önemine değinen Vali Köşger, başarılı bireylerin kendi memleketlerine katkı sunmasının takdire şayan olduğunu sözlerine ekledi. Birleşmiş Milletler nezdinde Türkiye Daimî Temsilcisi Ahmet Yıldız ile Trendyol CEO’su Çağlayan Çetin’in memleketlerine sundukları katkının örnek bir yaklaşım olduğunu ifade eden Köşger, projede emeği geçen başta Trendyol ve UNDP yetkilileri ve Bozkurt Kaymakamı olmak üzere tüm paydaşlara teşekkür etti.
Kastamonu’da tamamlanan 13 projenin açılışını Bakan Kacır yaptı
28 Kasım 2025 Cuma - 18:58 Kastamonu’da tamamlanan 13 projenin açılışını Bakan Kacır yaptı Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı tarafından sağlanan desteklerle hayata geçirilen toplam büyüklüğü 64 milyon 500 bin lira olan 12 proje ile Kastamonu Üniversitesi bünyesinde kurulan Milli Teknoloji Atölyesi, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katıldığı törenle açıldı. Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) tarafından ilan edilen mali destek programları kapsamında tamamlanan projeler ile Kastamonu Üniversitesi bünyesinde kurulan Milli Teknoloji Atölyesi’nin açılışı gerçekleştirildi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla, KUZKA hizmet binasında gerçekleştirilen törende, proje büyüklüğü toplam 64 milyon 500 bin lirayı bulan Kastamonu İŞGEM GES Kurulumu, Mısır Kurutma Tesisi, Kastamonu’da Doğa Turizminin Geliştirilmesi-2 Projesi, İnebolu’da İşleyen Eller Projesi, Kadınlar Birleşiyor, Batı Karadeniz Kalkınıyor Projesi, Gençler Kazansın İşsizlik Kalmasın Projesi, Abana Balık Soğuk Hava Depolama Tesisi Projesi, Kastamonu Süt Üretimi ve Kalitesini Artırma Projesi, İnebolu Seracılık Projesi, Küre Dağları Milli Parkı Valla Kanyonu Bisiklet, Elektrikli Araç ve Yürüyüş Yolu Projesi, Kastamonu İli Arı Yetiştiricileri Birliği Bal Paketleme Tesisi Projesi ve Süt Toplama Merkezi Projesi sektör paydaşlarının hizmetine sunuldu. Törende konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, projelerin Kastamonu’ya hayırlı olmasını temenni ederek, "Bugüne kadar KUZKA eliyle Kastamonu’da tarım, turizm, sosyal kalkınma ve özellikle kadın girişimciliğini güçlendiren 212 projeye bugünkü değerlerle 777 milyon lira destek olduk. Üretimden istihdama, kültürel mirastan, çevre dostu enerjiye geniş bir yelpazede şehrimizin imkan ve kabiliyetlerini harekete geçirdik. Yine KUZKA aracılığıyla şehrimizin üretim kapasitesini büyütecek, sosyal kalkınmasını destekleyecek, ticareti ve turizm potansiyelini yükseltecek 12 proje ile Kastamonu Üniversitesi’nde kurulan merkezi devreye alıyoruz. Her biri Kastamonu’yu ihya edecek projelerimizden yatırım ölçeği itibariyle en büyük olanı Kastamonu’da Doğa Turizminin Geliştirilmesi Projesi. Kerte Seyir Terası, Çatak Kanyonu, Horma Kanyonu ve Güney Karadeniz Jeopark etaplarını tamamladığımız bu projeyle, Kastamonu’yu ülkemizin önde gelen doğa turizmi destinasyonu haline getireceğiz. Günü birlik ziyaretçilerin ihtiyaçlarına cevap verecek uygulamaları ve konaklama kapasitesini artıracak yatırımları hizmete alıyoruz. Yenilebilir enerjiden tanıma, coğrafi işaretli ürünlerin katma değeri dönüşmesinden tanıtıma ve sosyal projelere uzanan geniş bir alanda hayata geçirdiğimiz 12 yeni projeyle şehrimizin ekonomik ve sosyal gücünü daha ileriye taşıyoruz" dedi. "Tamamlanan projelere KUZKA’nın destek miktarı 47 milyon liradır" Törende konuşan Vali Meftun Dallı da, "Kastamonu, Sinop ve Çankırı’da son yıllarda KUZKA eliyle ortaya konan çalışmalar üretimden tarıma, turizmden, genç ve kadın istihdamına kadar çok geniş bir alanda somut sonuçlar üretmiştir. Bugün açılışını yapacağımız projeler birer yatırım olmalarının yanında bölgemiz için güçlü bir gelenek vizyonunda göstergesidir. Kastamonu’da son dönemlerde tamamlanan projelerin KUZKA destek miktarı 46 milyon 921 bin TL’yi, toplam proje tutarı ise 64 milyon 522 bin TL’yi aşmıştır. Bu projelerden her biri ilimizin kalkınma hedeflerine doğrudan hizmet etmektedir" şeklinde konuştu. "Milli Teknoloji Atölyesiyle ilimizin, bölgemizin ve ülkemizin somut problemlerine çözüm üretilecek" Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal ise açılan Milli Teknoloji Atölyesi’nin önemine değinerek, "Üniversite olarak bizler, yürüttüğümüz her çalışmada bölgesel kalkınmaya, milli teknoloji hamlesine ve nitelikli insan kaynağı yetiştirmeye öncelik vererek çalışıyoruz. Gençlerimizi üreten, tasarlayan, yenilik geliştiren fertler haline getirmeyi hedeflemekte, akademimizin AR-GE gücünü, bölgenin ihtiyaçları ve ülkemizin stratejik hedefleriyle buluşturma anlayışı ile hareket etmekteyiz. Üniversitemiz bünyesinde kurulan Milli Teknoloji Atölyesi; savunma sanayiinden yapay zekaya, akıllı şehir uygulamalarından tarım teknolojilerine, enerji verimliliğinden dijitalleşmeye kadar pek çok alanda proje geliştirilen ekosistemi üretmeyi teşvik eden bir ekosistemin oluşturulmasına önemli katkılar sağlayacaktır. Burada yürütülecek proje çalışmaları ilimizin, bölgemizin ve ülkemizin somut problemlerine çözüm üretmeye katkı sağlayacak; sanayi, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları ile iş birliği içinde, sahada karşılığı olan sonuçlar verecektir. Üniversite olarak; İlimize ve bölgemize değer katan bölgesel kalkınma önceliklerine uygun projeleri özellikle destekliyoruz" şeklinde konuştu. "Sağlanan desteklerle ülkemiz kalkınma seferberliği yaşıyor" AK Parti Kastamonu Milletvekili Serap Ekmekci ise, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemiz, OSB’ler, orta ölçekli sanayi siteleri, küçük sanayi sitelerinin yanı sıra, teknoloji geliştirme bölgeleri, Teknokentler, milli teknoloji atölyeleri, bilim parklar, bilim merkezleri, ’deneyap atölyeleri’, BİLSEM’ler ve TÜBİTAK destekleri ile yeni bir kalkınma seferberliği yaşıyor. Fikirlerin girişime, girişimlerin ürüne, ürünlerin istiklal ve istikbal kalesine döndüğü ‘Milli Teknoloji Hamlesi’ seferberliğimizde Kastamonu’da var" ifadelerini kullandı. "2026 yılında özel sektör yatırımlarını arttırmak üzere yatırım konularını ilan edeceğiz" Yürüttükleri destek projeleriyle ilgili bilgi veren KUZKA Genel Sekreteri Dr. Serkan Genç, "Bölgemizin öncelik alanlarını belirliyor ve bu doğrultuda öncelikli sektörlerimizde çalışmalarımızı kapsamlı ve sonuç olarak bir şekilde yürütüyoruz. Bölgelerimizde öne çıkan sektörlerde rekabetçilik arttırılmasını olağana alan programlar yürütüyoruz. Projelere destek sağlıyoruz. BAKAP kapsamında kırsal kalkınmaya katkı sağlamak amacıyla tarım ve kırsal turizm temalarında modern projeler destekledik. Sosyal Gelişme ve Destekleme Programı kapsamında birçok konuda projelere destek sağladık. Hikayesi olan mekanlar ve deneyime dayalı turistik noktalar oluşturmaya yönelik doğa ve kültür turizmi başta olmasına göre birçok projeyi hayata geçirdik. Bölge turizminin geleceğine yön verecek Turizm Master Plan’ını tamamladık. Şimdi de Turizm Master Plan’ında yer alan projeleri hayata geçirmeye odaklanacağız. Ağaç ve orman ürünleri sektöründe akıllı uzmanlaşma ile katma değeri ve rekabetçiliği arttırmak üzere analiz ve çalışmalarımızı gerçekleştirdik. 2026 yılında da özel sektör yatırımlarını arttırmak üzere tarım, turizm ve sanayi alanlarında yatırım konularını bakanlığımız koordinasyonuna ilan etmeyi planlıyoruz" dedi. Konuşmaların ardından KUZKA’nın desteklediği 12 projenin ve Kastamonu Üniversitesi Milli Teknoloji Atölyesi’nin açılış kurdelesi kesildi. Açılış törenine Bakan Kacır’ın yanı sıra Kastamonu Valisi Meftun Dallı, AK Kastamonu Milletvekilleri Fatma Serap Ekmekci ile Halil Uluay, Kastamonu Üniversitesi Rektörü, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan, Sanayi Bölgeleri Genel Müdürü Abdurrahman Aydın, Kalkınma Ajansları Genel Müdürü Ahmet Şimşek, KUZKA Genel Sekreteri Dr. Serkan Genç ile çok sayıda kamu kurum ve kuruluşu ile sivil toplum temsilcisi katıldı.
Sivas Belediyesi’nin SCADA başarısı diğer belediyelere örnek oldu
28 Kasım 2025 Cuma - 17:07 Sivas Belediyesi’nin SCADA başarısı diğer belediyelere örnek oldu Sivas Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından düzenlenen Enerji Verimliliği Forumu ve Fuarı’nda şehirde hayata geçirilen yenilikçi ve sürdürülebilir enerji projelerini katılımcılarla paylaştı. Sivas Belediye Başkanı Adem Uzun, 6-7 Ekim 2025 tarihlerinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından düzenlenen Enerji Verimliliği Forumu ve Fuarı’na konuşmacı olarak katıldı. Başkan Uzun’un özellikle altyapı yönetiminde kullanılan SCADA sistemi üzerine yaptığı sunum, salonda büyük ilgi gördü. Suyun kaynağından şehre ulaştığı ana kadar tüm süreci anlık olarak takip edebilen modern bir altyapı sistemi kuran Başkan Dr. Adem Uzun yönetimindeki Sivas Belediyesi; içme suyunun ölçümü, basınç kontrolü, arıza tespiti, abonelerin uzaktan takibi ve kayıp-kaçak ile mücadele gibi birçok alanda kolaylık sağlayarak suyu verimli ve doğru bir şekilde yönetmeyi amaçlıyor. Yapılan bu çalışmaları takdir eden Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Sivas’ın uyguladığı SCADA modelinin örnek bir çalışma olduğunu belirterek sistemi yakından görmek istediklerini ifade etti. Gaziantep’ten Sivas’a teknik inceleme ziyareti Forumdaki görüşmenin ardından Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, SCADA uygulamasını detaylı şekilde incelemek üzere Sivas’a teknik bir heyet gönderdi. Heyette; Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı Sevda Usalp, Daire Başkanı Başkanı Ahmet Öztürk, İçmesuyu Daire Başkanı Serkan Özdoğan ve SCADA Şube Müdürü İslim Arıkan yer aldı. Heyet, SİBESKİ Müdürlüğü Su Yönetim Merkezi, SCADA ve DMA Odaları ile içme suyu arıtma tesisi başta olmak üzere birçok alanda incelemelerde bulundu. Gaziantep ekibi, sistemin işleyişini yerinde görerek su yönetiminde elde edilen verimlilik artışı ve kayıp-kaçakla mücadelede kullanılan yöntemler hakkında detaylı bilgi aldı.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır: "Türkiye bugün artık dünyanın en önemli üretim merkezlerinden biri"
28 Kasım 2025 Cuma - 16:37 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır: "Türkiye bugün artık dünyanın en önemli üretim merkezlerinden biri" Kastamonu’da konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye bir önceki asırda hava araçları, uçaklar, helikopterler üreten bir ülke değilken, şimdi havacılıkta, özellikle yeni nesil havacılık platformlarında lider ülke haline geldi. İnsansız hava araçlarında küresel pazarın yüzde 68’ini Türkiye elinde tutuyor" dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, bir dizi programa katılmak için Kastamonu’yu ziyaret etti. Bakan Kacır’ın Kastamonu’daki ilk durağı Kastamonu Valiliği oldu. Vali Meftun Dallı’yu makamında ziyaret eden Bakan Kacır, Kastamonu’da devam eden projelerle ilgili bilgi aldı. Bakan Kacır, daha sonra Nasrullah Meydanında esnafı ziyaret etti. Bakan Kacır ziyaretleri kapsamında AK Parti Kastamonu İl Başkanlığında partililerle bir araya geldi. Partililere seslenen Bakan Kacır, Türkiye’nin dört bir yanında, büyük bir kalkınma seferberliği içerisinde olduklarını belirterek "AK Parti iktidarları Türkiye’nin sanayide, teknolojide, eğitimde, sağlıkta, sporda, gençlikte, turizmde, kültürde her alanda asırlık eserlere, hizmetlere eriştiği, kavuştuğu bir dönem oldu. Çok şükür bizler de bu yolculuğun neferleri olarak taş üstüne taş koymaya, eser siyasetine, proje siyasetine, hizmet siyasetine sahip çıkmaya, omuz vermeye devam ediyoruz. Hamd olsun Türkiye bugün artık dünyanın en önemli üretim merkezlerinden biri. Çin’den sonra Avrupa ortasına kadar uzanan geniş kuşakta en fazla ürün çeşidini en fazla sayıda ülkeye ihraç etme kabiliyetine sahip ülke Türkiye’dir. Bu muazzam kabiliyet elbette hükümetlerimiz döneminde attığımız adımlar kurduğumuz altyapılar sayesinde mümkün oldu. Türkiye’yi baştanbaşa organize sanayi bölgeleriyle donattık. Türkiye’nin OSB’lerini üretim merkezleri haline getirdik. Biz iktidara geldiğimizde Türkiye’de 192 OSB vardı. Şimdi Türkiye’de 371 organize sanayi bölgesi var. Biz iktidara geldiğimizde 11 bin fabrika OSB’lerde üretim yapmaktaydı. Şimdi 61 bine yakın fabrika Türkiye’nin OSB’lerinde üretim yapıyor. Biz iktidara geldiğimizde OSB’lerde 415 bin kişi çalışıyordu. Şimdi 2 milyon 700 bin kardeşimiz alın teri döküyor, organize sanayi bölgelerinde üretime güç veriyor. Türkiye, Avrupa değer zincirlerinin, tedarik zincirlerinin kilit oyuncusu haline geldi. Demir-çelik üretiminde çimento üretiminde, güneş paneli üretiminde, otobüs üretiminde, ticari araç üretiminde Avrupa’da bir numarayız. Artık pek çok alanda Avrupa’da ve dünyada en önemli üretim merkezlerinden biriyiz" dedi. "Bütün bu başarılar elbette tam bağımsızlığımızı tahkim etmek adına attığımız milli savunma sanayi adımlarıyla taçlandı" ifadelerine yer veren Kacır, "Türkiye bir önceki asırda hava araçları, uçaklar, helikopterler üreten bir ülke değilken, şimdi havacılıkta, özellikle yeni nesil havacılık platformlarında lider ülke haline geldi. İnsansız hava araçlarında küresel pazarın yüzde 68’ini Türkiye elinde tutuyor. Artık, dünyanın dört bir yanından, Türkiye’nin ileri teknoloji sistemlerine teveccüh var. Sadece hava araçlarında değil, kara araçlarında, deniz platformlarında, uydu sistemlerinde tüm savunma sanayi alanlarında Türkiye dünyanın en önemli oyuncularından biri oldu. Bu yıl savunma sanayi ihracatımız 9 milyar doları aşacak. Türkiye’nin toplam ihracatı iktidarlarımız döneminde 36 milyar dolardan 270 milyar dolara yükseldi. Türkiye artık montaj sanayi yapan, düşük katma değerli üretim yapan bir ülke değil. Teknoloji seviyesi yüksek ve orta yüksek düzeyde olan ürünlerin ihracatını AK Parti iktidarları döneminde 10 milyar dolardan 108 milyar dolara, 11 misline çıkardık" diye konuştu. "47 milyar lira yatırımın ve 15 binden fazla istihdamın yatırım teşviklerimizde önünü açtık" Kastamonu’ya yapılan yatırımlara da değinen Kacır, "Seydiler ve Taşköprü organize sanayi bölgelerini kurduk ve 4 organize sanayi bölgesini de üretimle buluşturduk. Bugün Kastamonu’nun organize sanayi bölgelerinde 98 üretim yerinde 5 bin 200’ye yakın kardeşimiz istihdam ediliyor. Bu süreçte organize sanayi bölgelerinin altyapılarını Bakanlık olarak inşa ettik. Bir milyar liranın üzerinde bir kaynağı organize sanayi bölgelerimizin altyapılarını harcadık. Üniversitemizi Teknopark’ta tanıştırdık. Artık Kastamonu’da, üniversitemizde araştırma, geliştirme faaliyetleri sürdürülüyor. KOBİ’lerimizi hiçbir zaman yalnız bırakmadık. Biz iktidara geldiğimizde şehirlerimizdeki KOSGEB desteklerinden yararlanan KOBİ’lerin sayısı iki elin parmağını geçmiyordu. Bizim iktidarlarımız döneminde, 23 yılda Kastamonu’da KOSGEP eliyle 921 milyon liranın üzerinde KOBİ desteği verdik. 47 milyar lira yatırımın ve 15 binden fazla istihdamın yatırım teşviklerimizde önünü açtık. Şimdi yatırım teşviklerinde daha ileri adımlar atıyoruz. Kastamonu’daki organize sanayi bölgelerinde hayata geçen yatırımlarda 8 yıl boyunca sigorta primi işveren payını yarısını Bakanlık olarak biz karşılıyoruz. Yine hayata geçen her bir yatırıma 24 milyon liraya kadar kredisinin 10 puanlı düzeyinde finansman desteği sağlıyoruz. Özellikle entegre besi ve et ürünleri işleme tesisleri, çapraz lamina ahşap panel üretim tesisleri, modüler mobilya üretim tesislerini Kastamonu’ya kazandırarak yerel kalkınmayı hızlandırmayı amaçlıyoruz. Bugüne kadar Kalkınma Ajansı’nız hediye ile Kastamonu’da Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı’nız eliyle 212 projeye 777 milyon lira destek verdik. Üretimden istihdama kültürel mirastan yeşil enerjiye kadar pek çok alanda şehrimizin imkan ve kabiliyetlerini bu projelerde hayata geçirdik, harekete geçirdik" şeklinde konuştu. "Kastamonu’yu ülkemizin önde gelen doğa turizmi destinasyonlarından biri haline getirmiş olacağız" Kastamonu’da doğa turizmin gelişmesi için yapılan projeye değinen Bakan Kacır, "Horma Kanyonu ve Güney Karadeniz Jeopark etaplarını tamamladığımız doğa turizminin geliştirmesi projesiyle Kastamonu’yu ülkemizin önde gelen doğa turizmi destinasyonlarından biri haline getirmiş olacağız. İnşallah yine bugün açılışını gerçekleştireceğimiz üniversitemizde özellikle Kastamonulu genç kardeşlerimizin Teknofest yolculuğuna, hayallerini araştırma, geliştirmeye, projelerini teknoloji girişimlerine dönüştürme yolculuğuna ev sahipliği yapmasını ümit ettiğimiz Milli Teknoloji Atölyemizde Kastamonumuza ayrı bir değer katacaktır" ifadelerini kullandı.
Bursa’da dijital dönüşüm devam ediyor
28 Kasım 2025 Cuma - 14:44 Bursa’da dijital dönüşüm devam ediyor Bursa Büyükşehir Belediyesi, küresel ölçekte nesnelerin interneti (IoT) ve akıllı şehir uygulamalarında öncü kuruluşlardan biri olan LoRa Alliance’a üye oldu. Bu adımla şehirde yenilikçi ve sürdürülebilir akıllı şehir çözümlerini yaygınlaştırmayı amaçlayan Büyükşehir Belediyesi, vatandaşların yaşam kalitesini de artırmayı hedefliyor. Bursa’nın her alanda öncü kent olması için çalışmalarını aralıksız sürdüren Bursa Büyükşehir Belediyesi, LoRa Alliance’a üye oldu. Düşük güç tüketimi ve geniş kapsama alanıyla özellikle akıllı su yönetimi, çevre izleme, trafik ve aydınlatma sistemleri gibi kritik alanlarda etkin çözümler sunan LoRaWAN teknoloji üyeliği sayesinde; şehir genelinde daha verimli, güvenilir ve sürdürülebilir IoT çözümleri hayata geçirilecek. ‘Akıllı Şehir Strateji ve Eylem Planı’ kapsamında Bursa şehir merkezi LoRaWAN ağı, Erdem Saker Botanik Parkı LoRaWAN ile yapılan akıllı sulama ve çevresel izleme sistemi, BUSKİ LoRaWAN destekli akıllı su sayacı gibi birçok projeye imza atan Büyükşehir Belediyesi, Akıllı Şehircilik Şube Müdürlüğü aracılığıyla çalışmalarına yenilerini eklemeyi hedefliyor. Üyelikle birlikte Büyükşehir Belediyesi, LoRaWAN ekosistemindeki en son teknolojik gelişmeleri yakından takip edecek ve IoT alanındaki yenilikçi çözümleri kent altyapısına entegre edecek. Vatandaşlar, gelişmiş sensör ağlarıyla daha etkin hizmetlere erişim sağlayarak çevre dostu ve sürdürülebilir bir şehir yaşamının avantajlarını deneyimleme fırsatı bulacak. "Şehrimizi dünya standartlarına taşıyacağız" Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, "Şehrimizi daha akıllı ve yaşanabilir hale getirmek için uluslararası iş birliklerine önem veriyoruz. LoRa Alliance üyeliğimiz sayesinde, akıllı şehir projelerimizi dünya standartlarına taşıyarak vatandaşlarımıza daha iyi hizmet sunacağız" dedi.
Antalya Teknokent Ev Sahipliğinde 9. Akdeniz Bilişim Zirvesi
28 Kasım 2025 Cuma - 14:23 Antalya Teknokent Ev Sahipliğinde 9. Akdeniz Bilişim Zirvesi Akdeniz Üniversitesi Antalya Teknokent koordinasyonunda 9. Akdeniz Bilişim Zirvesi düzenlenecek. Akdeniz Üniversitesi Antalya Teknokent koordinasyonunda düzenlenecek olan Akdeniz Bilişim Zirvesi, teknoloji dünyasının önde gelen temsilcilerini Antalya’da ağırlamaya hazırlanıyor. Türkiye’nin önde gelen bölgesel teknoloji etkinliklerinden biri olarak kabul edilen zirvenin 9.’su, 5 Aralık 2025 Cuma günü Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Anadolu’nun en büyük bilişim etkinliği Sürekli gelişim gösteren ve büyüyen Akdeniz Bilişim Zirvesi, Anadolu’nun en büyük bilişim etkinliği olma özelliğini kazanarak, bilişim sektörü için önemli bir referans noktası haline geldi. Zirve, yapıldığı günden itibaren bölgesel farkındalık oluşturmayı hedeflemiş, zaman içinde ulusal ölçekte takip edilen, teknoloji profesyonelleri, akademisyenler, öğrenciler, girişimciler ve yatırımcılar için değerli bir bilgi paylaşım ve iş birliği etkinliğine dönüşmüştür. Teknoloji dünyasının farklı alanlarından katılımcılar bir araya gelecek Bu buluşma, geçmişte elde edilen başarıların kapsamlı bir değerlendirmesini yapmanın yanı sıra, dijital dünyanın geleceğine dair vizyonları tartışmak ve yeni iş birliklerinin temelini atmak için benzersiz bir fırsat sunuyor. Katılımcılar, sektörün güncel trendlerini ve teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek deneyimlerini paylaşma imkânı bulacak, inovatif fikirlerin somut projelere dönüşmesine katkıda bulunabilecekler. Zirve, Antalya’nın teknoloji ve İnovasyon ekosisteminin ulusal ve uluslararası alanda daha görünür hale gelmesine, üniversite-sanayi iş birliklerinin güçlenmesine ve bölgenin ekonomik kalkınmasına stratejik katkı sunmaya devam edecek. Teknoloji dünyasının farklı alanlarından katılımcıların bir araya geleceği bu platform, bilgi paylaşımı, iş birliği ve inovasyonun buluşma noktası olarak sektöre önümüzdeki yıllarda da katkı sunmaya devam edecek. Akdeniz bilişim zirvesi bilimden İnovasyona bir köprü Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, zirvenin önemine vurgu yaparak "Akdeniz Bilişim Zirvesi hem üniversitemiz hem de Antalya Teknokent için çok kıymetli bir başarıdır. Bu zirve, sadece bir etkinlik olmanın ötesine geçerek, bilimsel üretimin teknoloji ile buluştuğu, yenilikçi fikirlerin somut projelere dönüştüğü bir platform haline gelmiştir. Geçtiğimiz yıllar boyunca gençlerden sektör profesyonellerine, akademisyenlerden girişimcilere kadar geniş bir kitlenin bilgi paylaşımı ve iş birliği yapmasına imkan sağladık. Her zirve, yeni teknolojilerin, dijital dönüşüm uygulamalarının ve girişimcilik fırsatlarının paylaşıldığı bir merkez oldu. Bu süreçte, Antalya’nın yalnızca turizm değil, teknoloji ve inovasyon alanında da dikkat çeken bir şehir haline gelmesine katkıda bulunduk" dedi. Akademik bilgi ve endüstri deneyiminin bir araya gelmesi Özkan, "Zirve, üniversite-sanayi iş birliklerinin güçlenmesine yaptığı katkı ile bölgenin teknolojik ve ekonomik kalkınmasında stratejik bir rol üstleniyor. Ayrıca etkinlik, öğrencilerin kendilerini geliştirecekleri ve sektörle doğrudan etkileşim kuracakları bir öğrenme alanı oluşturuyor. Akademik bilgi ve endüstri deneyiminin bir araya gelmesi, yeni projelerin, inovatif ürünlerin ve start-up’ların doğmasına imkan sağlıyor. Özellikle yapay zeka, dijital dönüşüm ve siber güvenlik gibi güncel konuların paylaşıldığı paneller, gençlerin ve girişimcilerin vizyonlarını genişletiyor" ifadelerini kullandı. Teknolojiyi Antalya’dan geleceğe taşıyan zirve Antalya Teknokent Genel Müdürü Dr. İbrahim Yavuz, zirvenin Antalya’nın teknoloji vizyonundaki konumuna dikkat çekerek "Akdeniz Bilişim Zirvesi, Antalya Teknokent’in yenilikçi ruhunu ve teknoloji odaklı kalkınma hedefini en iyi şekilde yansıtan organizasyonlarımızdan biridir. Zirve, Anadolu’nun en büyük bilişim zirvesi haline gelmiş olup, bölgenin teknoloji üretme kapasitesine ciddi katkılar sağlamıştır. Girişimcilik kültürünün güçlenmesine öncülük etmiş ve Antalya’yı bilişim alanında söz sahibi şehirlerden biri haline getirmiştir. Zirve kapsamında, bilişim teknolojileri, yapay zeka, siber güvenlik, dijital dönüşüm, inovasyon ve girişimcilik alanlarında uzman konuşmacılar bilgi ve deneyimlerini paylaşacak. Bu paylaşımlar, yeni iş birliklerinin doğmasına, ortak projelerin hayata geçirilmesine ve yerel girişimcilerin ulusal ve uluslararası başarı hikayeleri oluşturma imkân tanıyacak" dedi. Antalya teknoloji ve İnovasyon ekosistemi ile de anılıyor Yavuz, "Antalya, artık sadece doğal güzellikleri ve turizm potansiyeli ile değil aynı zamanda teknoloji ve inovasyon ekosistemi ile de anılmaktadır. Akdeniz Bilişim Zirvesi, şehrimizin bu yönünü tüm dünyaya göstermek için eşsiz bir fırsat sunuyor. Katılımcılar, burada edindikleri bilgiler ve bağlantılar sayesinde hem kendi projelerini geliştirecek hem de Antalya’yı teknoloji alanında daha ileriye taşıyacaklar" şeklinde konuştu. Antalya, teknolojide Türkiye’nin yükselen merkezi olmayı sürdürüyor Akdeniz Bilişim Zirvesi’nin Antalya’da gerçekleştirilmesi, şehrin artık yalnızca turizmiyle değil, teknoloji ve inovasyon potansiyeliyle de anılmaya başladığını gösteriyor. Her yıl artan katılımcı profili, genişleyen sektör temsiliyeti ve üniversite-sanayi iş birliklerinin güçlenmesi, Antalya’nın teknoloji ekosistemine dair güçlü bir tablo ortaya koyuyor. Zirvede bilişim teknolojileri, dijital dönüşüm, yapay zeka, siber güvenlik, inovasyon ve girişimcilik alanlarındaki güncel gelişmeler ele alınacak; sektör temsilcileri bilgi ve deneyimlerini paylaşarak yeni iş birliklerinin kapılarını aralayacak.
Bilişim uzmanı: "Yapay zekayı hayatımızın her alanında farkında olmadan kullanıyoruz"
28 Kasım 2025 Cuma - 14:06 Bilişim uzmanı: "Yapay zekayı hayatımızın her alanında farkında olmadan kullanıyoruz" Kayseri’de Bilişim Uzmanı Hakan Topuzoğlu, yapay zekanın bilinenin aksine sadece uygulamalarda olmadığını, insanların günlük hayatta kullandığı programlarda da mevcut olduğunu söyledi. Yapay zekanın hayatın içine her alanda girmiş durumda olduğunu aktaran Bilişim Uzmanı Hakan Topuzoğlu, "Cep telefonu kullanırken dahi hey diye çağrı yaptığımızda bize yardımcı olan asistanlar var. Daha önce kullandığımız programlara bakarak ya da alışkanlıklar göz önünde bulundurularak bize cevap veriyor. Aynı zamanda kullanılan kamera sistemleri bir yerde hareket daha uzun sürdüyse bunun bir hırsız olabileceğini düşünüp belli yerleri arayabiliyor. Navigasyon sistemlerini hepimiz kullanıyoruz. Eskiden bir yerden bir yere gideceğimizde insanlara sorardık, şimdi ise navigasyon kullanıyoruz" dedi. "Kendi zekamızı kullanmazsak sıkıntı yaşarız" Yapay zekanın her zaman doğruyu göstermediğini, insanların kendi zekasını da kullanması gerektiğini söyleyen Topuzoğlu, "Bazen bu navigasyonlar yanlış yönlendirebiliyor. Bizler her şeyi yapay zeka sistemlerine bırakır da kendi zekamızı kullanmazsak sıkıntı yaşayabiliriz. Kendi başıma da geldiği için söylüyorum; navigasyonun ‘Sağa dönün’ dediği yerde uçurum vardı. Bizler bu yapay zeka cihazlarını kullanırken yine kendi zekamızı kullanmaya devam etmemiz gerekiyor. Sosyal medyada gezerken dahi karşımıza çıkan içeriklerin hepsi yapay zeka ile karşımıza çıkıyor. Bir alışveriş sitesinde gezerken ‘Bunu alanlar şu ürünü de aldı, şu ürünleri de alabilirsiniz’ gibi mesajlarla karşılaşabiliyoruz. Bizim bunlara karşı dikkatli olmamız gerekiyor. Pazarlama stratejisi olarak firmalar ve siteler bunu yapıyorlar. Sosyal medya siteleri daha çok ziyaretçi alabilmek için e-ticaret siteleri daha çok satış yapabilmek için yapıyorlar ama bizim ‘Bu bilgiye gerçekten ihtiyacımız var mı?’ diyerek hareket etmemiz gerekiyor. Aksi takdirde alışverişin kurbanı olabiliriz. Yapay zekayı hayatımızın her alanında farkında olmadan kullanıyoruz" ifadelerini kullandı.
Fark edilmeyen yapay zeka günlük hayatta
28 Kasım 2025 Cuma - 13:52 Fark edilmeyen yapay zeka günlük hayatta Kayserili bilişim Uzmanı Hakan Topuzoğlu; yapay zekanın bilinenin aksine sadece uygulamalarda olmadığını, insanların günlük hayatta kullandığı programlarda da mevcut olduğunu söyledi. Yapay zekanın hayatın içine her alanda girmiş durumda olduğunu aktaran Bilişim Uzmanı Hakan Topuzoğlu; "Cep telefonu kullanırken dahi hey diye çağrı yaptığımızda bize yardımcı olan asistanlar var. Daha önce kullandığımız programlara bakarak ya da alışkanlıklar göz önünde bulundurularak bize cevap veriyor. Aynı zamanda kullanılan kamera sistemleri; bir yerde hareket daha uzun sürdüyse bunun bir hırsız olabileceğini düşünüp belli yerleri arayabiliyor. Navigasyon sistemlerini hepimiz kullanıyoruz. Eskiden bir yerden bir yere gideceğimizde insanlara sorardık, şimdi ise navigasyon kullanıyoruz" dedi. "Kendi zekamızı kullanmazsak sıkıntı yaşarız" Yapay zekaların her zaman doğruyu göstermediği, insanların kendi zekasını da kullanması gerektiğini sözlerine ekleyen Topuzoğlu; "Bazen bu navigasyonlar yanlış yönlendirebiliyor. Bizler her şeyi yapay zeka sistemlerine bırakır da kendi zekamızı kullanmazsak sıkıntı yaşayabiliriz. Kendi başıma da geldiği için söylüyorum; navigasyonun ‘Sağa dönün’ dediği yerde uçurum vardı. Bizler bu yapay zeka cihazlarını kullanırken yine kendi zekamızı kullanmaya devam etmemiz gerekiyor. Sosyal medyada gezerken dahi karşımıza çıkan içeriklerin hepsi yapay zeka ile karşımıza çıkıyor. Bir alışveriş sitesinde gezerken ‘Bunu alanlar şu ürünü de aldı, şu ürünleri de alabilirsiniz’ gibi mesajlarla karşılaşabiliyoruz. Bizim bunlara karşı dikkatli olmamız gerekiyor. Pazarlama stratejisi olarak firmalar ve siteler bunu yapıyorlar. Sosyal medya siteleri daha çok ziyaretçi alabilmek için, e-ticaret siteleri daha çok satış yapabilmek için yapıyorlar ama bizim ‘Bu bilgiye gerçekten ihtiyacımız var mı?’ diyerek hareket etmemiz gerekiyor. Aksi takdirde alışverişin kurbanı olabiliriz. Yapay zekayı hayatımızın her alanında farkında olmadan kullanıyoruz" ifadelerini kullandı. (TB-EK
Türk Telekom ve TÜBİTAK BİLGEM’den bulut iş birliği
28 Kasım 2025 Cuma - 12:41 Türk Telekom ve TÜBİTAK BİLGEM’den bulut iş birliği Dijitalleşme çağının en önemli alanlarından bulut teknolojilerine yatırımını sürdüren Türk Telekom, TÜBİTAK BİLGEM iş birliği ile geliştirilen yerli ve milli bulut çözümü ile kurumlara güvenilir bir bulut bilişim altyapısı sunduğunu duyurdu. Türk Telekom, dijitalleşmenin merkezinde yer alan bulut teknolojilerine yatırımını sürdürürken TÜBİTAK BİLGEM ile iş birliğiyle yerli ve milli bulut çözümünü hayata geçirdi. Kurumsal firmalara hizmet verecek olan açık kaynak bulut platformu; yerli ve güvenilir bir alternatif sunarken kurumların bulut dönüşümünde öncü bir hizmet olarak yer alıyor. Konu hakkında değerlendirmede bulunan Türk Telekom BT Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Evren, "Dijital dönüşüm çağına Türk Telekom olarak öncü olma vizyonumuz doğrultusunda veri merkezi çözümlerine ek, global ve yerli bulut çözümlerimizi müşterilerimiz ile buluşturuyoruz. Sektör taleplerine 360 derece çözüm sunarak kurumların her türlü ihtiyaç ve beklentisine cevap oluşturmak için durmaksızın çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bu vizyon doğrultusunda teknolojide saygın kurumlarımızdan TÜBİTAK BİLGEM ile Türk Telekom’un AR-GE gücünü birleştirdiğimiz stratejik iş birliği ile yerli ve milli açık kaynak bulut platformunu hayata geçirdik. Teknolojide öncü kurumlarımızdan TÜBİTAK BİLGEM ile Türk Telekom’un AR-GE gücünü birleştirdiğimiz bu stratejik iş birliği sayesinde, Türk mühendisleri tarafından geliştirilen ve şirketimizin bünyesinde de kullandığımız yerli ve güvenilir bulut hizmetini özel sektör ve kamu kurumlarımızla buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu vesile ile ülkemizin dijital bağımsızlığına katkı sağlarken, başta 5G olmak üzere geleceğin teknolojilerinde bu ürünümüzü kullanarak yenilikçi teknolojiler ile büyümeye devam edecek, Türkiye’nin en büyük yerli veri merkezi ve bulut hizmet sağlayıcılarından biri olarak yeni nesil teknolojileri ülkemize kazandırmayı sürdüreceğiz" dedi. TÜBİTAK BİLGEM Merkez Başkanı Doç. Dr. Ali Görçin şöyle konuştu: "Şirket ile gerçekleştirdiğimiz Bulut iş birliği, TÜBİTAK BİLGEM’in ülkemizin teknoloji bağımsızlığını güçlendiren vizyonunun güçlü bir göstergesidir. Bu adım, yalnızca bulut altyapısında yabancı bağımlılığın azalmasına katkı sunmakla kalmayacak, aynı zamanda kamu ve özel sektörün ihtiyaç duyduğu güvenilir, esnek ve sürdürülebilir hizmetleri yerli imkânlarla karşılamayı sağlayacaktır. Bulut’un Türk Telekom altyapısında devreye alınmasıyla birlikte ülkemizin dijital dönüşüm yolculuğuna önemli bir ivme kazandıracağımıza inanıyoruz."
Limak’tan veri merkezlerine stratejik adım
28 Kasım 2025 Cuma - 12:21 Limak’tan veri merkezlerine stratejik adım Limak Holding, küresel ölçekte hızla artan dijitalleşme ve yapay zekâ uygulamalarının oluşturduğu yeni altyapı ihtiyaçlarına yanıt vermek amacıyla veri merkezi (data center) alanında faaliyet göstermek üzere çalışma başlattı. Dünya genelinde yapay zekâ modellerinin hızla büyümesi, geleneksel altyapıların taşıma kapasitesini aşan yeni bir elektrik ve veri talebi oluşturuyor. Bu doğrultuda, ortaya çıkan ihtiyaca yönelik olarak Limak Holding, stratejik bir adım atarak veri merkezleri konusunda başta müteahhitlik olmak üzere, yatırım fırsatlarını değerlendirmeye karar verdi. Veri merkezleri, dijital ekonominin bir parçası olmanın yanı sıra; ülke ekonomilerinin rekabet gücünü doğrudan etkileyen stratejik tesisler olarak konumlanıyor. Enerji tüketimi, kesintisiz erişim ihtiyacı ve sürdürülebilirlik kriterleri sebebiyle veri merkezi yatırımları, güçlü altyapı tecrübesi ve yüksek düzeyde mühendislik kabiliyeti gerektiriyor. Yapılan açıklamaya göre, Limak’ın enerji üretiminden büyük ölçekli altyapı projelerine kadar uzanan 50 yıllık tecrübesi, bu iş alanına giriş kararının arkasındaki en önemli unsurlardan biri olarak görülüyor. Bu doğrultuda şirket hem mühendislik ve müteahhitlik kapasitesini hem de enerji ve altyapı konularındaki tecrübesi ile mevcut portföyünü bütüncül bir modelle değerlendirmeyi hedefliyor. Mühendislik birikimi yeni bir sektöre taşınıyor Havaalanlarından limanlara, barajlardan sulama tesislerine, otoyollardan hidroelektrik santrallere kadar toplam 14 ülkede zorlu ve iddialı projeler üstlenen şirket, bu birikimi yeni bir iş alanına taşıyor. Bu doğrultuda, teknik zorluğu yüksek ve geniş kapsamlı projelerde şirketin edindiği deneyimin; enerji yönetimi, altyapı kurulumları ve kesintisiz operasyon kabiliyeti gerektiren veri merkezi inşası ve yatırımlarına doğrudan katkı sağlaması öngörülüyor. Yeni projeler yolda Limak Holding’in veri merkezi iş koluna adım atma kararı, hem grubun mevcut kabiliyetlerinin doğal bir uzantısı hem de küresel dijitalleşme eğilimlerinin gerektirdiği stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor. Bu stratejik girişimle, yapay zekâ odaklı uygulamaların sürdürülebilir gelişimine destek verilmesi ve enerji-veri altyapısı kesişiminde yeni bir değer alanı oluşturulması amaçlanıyor. Müteahhitlik, altyapı geliştirme ve enerji yönetimi konularındaki uzmanlığını kullanarak; yüksek verimlilik ve sürdürülebilirlik odaklı veri merkezi projelerini ajandasına alan şirketin, bu yeni alandaki fırsatları değerlendirmesi planlanıyor.