TEKNOLOJİ
Avrupa Birliği destekli projede CANİKMAN rüzgârı 03 Mayıs 2026 Pazar - 13:59:46 Samsun’un Canik Belediyesi’nin Avrupa Birliği tarafından desteklenen ’Employment 5.0 İstihdam ve Dijital Girişimcilik’ projesinde Türkiye’nin nüfusa kaydedilen ilk insansı robotu CANİKMAN, Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’ndeki atölyeler ve eğitim çalışmaları hakkında gençlere bilgiler verdi. Canik Belediyesi’nin Avrupa Birliği tarafından desteklenen ’Employment 5.0 İstihdam ve Dijital Girişimcilik’ projesinde CANİKMAN coşkusu yaşandı. Yenilikçi teknolojiler, yapay zekâ araçlarının çalışma hayatında etkin kullanımı ve dijital girişimcilik konularında uygulamalı eğitimler gerçekleştirilen proje çerçevesinde Türkiye’nin nüfusa kaydedilen ilk insansı robotu olan CANİKMAN, Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’ndeki atölyeler ve keşif alanları hakkında gençlere bilgi verdi. Türkiye’nin 12 farklı ilinden projede katılımcı olarak yer alan gençlerin Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde buluştuğu programda CANİKMAN, kampüste yaş düzeyine göre sürdürülen eğitim çalışmaları hakkında gençlerin sorularını yanıtladı. Yenilikçi teknolojiler ve siber güvenlik konularında gençlerde farkındalık oluşturmak ve teknoloji okuryazarı bireyleri topluma kazandırmaya yönelik projelere devam ettiklerini kaydeden Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, "Teknolojiye yön veren, hayal eden, tasarlayan ve üreten bir gençlik için hız kesmeden çalışmaya devam ediyoruz" dedi. "Canik’imizde bilim ve teknoloji seferberliğimizi sürdürüyoruz" Akıncı TİHA’nın ve CANİKMAN’in gençlere ilham olduğuna değinen Başkan İbrahim Sandıkçı, "Canik’imizde bilim ve teknoloji seferberliğimizi sürdürüyoruz. Avrupa Birliği tarafından desteklenen ve paydaş kurumlarımızla iş birliğiyle gerçekleştirdiğimiz Employment 5.0 İstihdam ve Dijital Girişimcilik projemizle gençlerimizi, 4 gün boyunca yapay zekâ araçları ve dijital girişimcilik üzerine uygulamalı eğitimlerle, alanında uzman isimlerle bir araya getirdik. Nüfusa kaydedilen ilk insansı robotumuz CANİKMAN ile atölye etkinlikleri gerçekleştiren, ondan bilim ve teknoloji alanında sürdürdüğümüz uygulamalı ve ücretsiz eğitim çalışmalarımızı dinleyen gençlerimize, Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsümüz hakkında bilgiler verdik. Canik’te dijital yetkinlikleriyle farkındalık oluşturan, bilim ve teknoloji alanında değer üreten nesiller yetiştirmeye devam ediyoruz" diye konuştu. İnsansı robot CANİKMAN’in anlatımları eşliğinde Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’ndeki atölyelerde ve keşif alanlarında incelemelerde bulunan gençler, kampüs bahçesinde bulunan Akıncı TİHA ve insansı robot CANİKMAN ile hatıra fotoğrafı çektirdi.
03 Mayıs 2026 Pazar - 13:10 BARÜ, TÜBİTAK tarafından desteklenen 4 projesiyle bilimsel üretimini güçlendiriyor Bartın Üniversitesinin (BARÜ) TÜBİTAK 1002-A Hızlı Destek Programı kapsamında desteklenen 4 projesiyle sağlık, biyoteknoloji ve çevre alanlarında yenilikçi çözümler geliştirilecek. Bartın Üniversitesi (BARÜ) bilimsel araştırma ve yenilik odaklı çalışmalarına devam ediyor. Bu doğrultuda BARÜ’lü akademisyenlerin yürütücülüğünü yaptığı 4 proje, Hızlı Destek Programı kapsamında desteklenmeye değer bulundu. BARÜ’nün sağlık, biyoteknoloji, ilaç geliştirme ve sürdürülebilir çevre ekosistemi alanlarında yürüteceği projelerle toplumsal ihtiyaçlara yönelik önemli katkılar sunulması hedefleniyor. Probiyotiklerden elde edilen biyomalzemeler yara iyileşmesine katkı sunacak BARÜ Fen Fakültesi Biyoteknoloji Bölümünden Doç. Dr. Hasan Ufuk Çelebioğlu’nun yürütücülüğünü yaptığı projede, probiyotik bakterilerden elde edilen maddelerin yara iyileştirme süreçlerindeki potansiyeli araştırılacak. "Fenolik birleşenler ile Lacticaseibacillus rhamnosus GG Probiyotik Bakterisinin Sinbiyotik Kombinasyonundan Üretilen Ekzopolisakkaritlerin Yara İyileştirme Uygulamalarındaki Biyomalzeme Potansiyeli" başlıklı projeyle, yeni nesil doğal biyomalzemelerin geliştirilmesi hedefleniyor. Geliştirilecek doğal biyomalzemelerin antioksidan ve antibakteriyel özellikleri incelenerek sağlık alanında yenilikçi uygulamalara katkı sunulacak. Çalışmada, BARÜ Fen Fakültesinden Doç. Dr. Yavuz Erden ile Arş. Gör. Sena Davran Bulut araştırmacı olarak yer alırken bir yüksek lisans öğrencisi de bursiyer olarak görev alacak. Alzheimer hastalığına yönelik yeni ilaçlar geliştirilecek BARÜ Fen Fakültesi Biyoteknoloji Bölümünden Doç. Dr. Parham Taslimi’nin yürütücülüğündeki "Alzheimer Hastalığı İçin Çoklu Hedefe Yönelik Benzimidazol-2-Selenon Türevlerinin Tasarımı, Enzimatik ve Hücresel Düzeyde Biyolojik Değerlendirilmesi" başlıklı projeyle yeni nesil ilaç adaylarının geliştirilmesi amaçlanıyor. Farklı enzimleri aynı anda etkileyebilen maddelerin tasarlanacağı çalışmada aday moleküller, biyolojik testler ve ileri analiz yöntemleriyle değerlendirilecek. Proje; ileri düzey ilaç tasarımı, biyokimya, farmakoloji ve hesaplamalı kimya alanlarını bir araya getiren güçlü bir disiplinler arası araştırma niteliği taşıyor. Biruni Üniversitesinden Doç. Dr. Huri Demirci’nin danışman olarak yer aldığı projede İnönü Üniversitesinden Prof. Dr. Aydın Aktaş, BARÜ’den Dr. Öğretim Üyesi Nastaran Sadeghian, Kafkas Üniversitesinden Doç. Dr. Füreya Elif Öztürkkan ve Biruni Üniversitesinden Dr. Öğr. Üyesi Hilal Şentürk araştırmacı olarak çalışacak. Diyabet tedavisi için yenilikçi yaklaşımlar araştırılacak BARÜ Fen Fakültesi Biyoteknoloji Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Nastaran Sadeghian’ın yürütücülüğünü yaptığı projeyle diyabet gibi yaygın ve kronik bir hastalığa yönelik çoklu hedefli ilaçların geliştirilmesi planlanıyor. "Nitrobenzil Sübstitüentli Benzimidazolyum Tuzlarının Diyabet İçin Çoklu Hedefli İlaç Potansiyelinin Araştırılması" başlıklı projeyle yenilikçi tedavi stratejilerinin geliştirilmesi ve toplum sağlığının iyileştirilmesi hedefleniyor. Özgün birleşenlerin sentezleneceği çalışmadan elde edilen sonuçların, yeni nesil tedavi yöntemlerine katkı sunması hedefleniyor. Çalışmada, Biruni Üniversitesinden Doç. Dr. Huri Demirci danışman olarak İnönü Üniversitesinden Prof. Dr. Aydın Aktaş, BARÜ’den Doç. Dr. Parham Taslimi, Kafkas Üniversitesinden Doç. Dr. Füreya Elif Öztürkkan ve Biruni Üniversitesinden Dr. Öğr. Üyesi Hilal Şentürk araştırmacı olarak yer alıyor. Kuraklık stresine karşı bitkisel dayanıklılık artırılacak Bartın Orman Fakültesinden Arş. Gör. Eren Baş’ın yürütücüsü olduğu "Arbusküler Mikorizal Fungus (AMF) ve Strigolakton Uygulamalarının Kuraklık Stresine Karşı Etkileri" adlı projede, kuraklık stresine karşı bitki dayanıklılığını artırmaya yönelik biyolojik yöntemler incelenecek. İklim değişikliğinin kuraklık üzerindeki etkilerine karşı çözüm üretmeyi amaçlayan proje, sürdürülebilir orman ve mera yönetimi ile biyolojik çeşitliliğin korunmasına yönelik önemli veriler ortaya koyacak. Ayrıca kuraklıkla mücadele, sürdürülebilir bitkisel üretim, toprak sağlığının korunması, orman ve mera ekosistemlerinin dayanıklılığının artırılması ve iklim değişikliğine uyum gibi alanlara da destek sunacak. Projede, Bartın Orman Fakültesinden Prof. Dr. Şahin Palta danışman, Prof. Dr. Halil Barış Özel araştırmacı olarak yer alırken Van Yüzüncü Yıl Üniversitesinden Prof. Dr. Semra Demir ve Dr. Öğr. Üyesi Gökhan Boyno da araştırmacı olarak görev alacak. BARÜ’nün bilimsel üretkenliğinin ve araştırma kapasitesinin her geçen gün daha da güçlendiğini vurgulayan Rektör Prof. Dr. Ahmet Akkaya, "Üniversitemizde yürütülen nitelikli bilimsel çalışmalarının destek görmesinde memnuniyet duyuyoruz. Toplumsal katkı odaklı yenilikçi çalışmalarıyla bilim dünyasına katkı sunan akademisyenlerimiz Doç. Dr. Hasan Ufuk Çelebioğlu, Doç. Dr. Parham Taslimi, Dr. Öğr. Üyesi Nastaran Sadeghian ile Arş. Gör. Eren Baş’ı tebrik ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum." ifadelerini kullandı.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:52 Türkiye’nin nüfusa kaydedilen ilk robotu gençlerle buluştu: CV ve girişimcilik dersi Samsun’da düzenlenen projede Türkiye’nin nüfusa kaydedilen ilk insansı robotu CANİKMAN, üniversite öğrencilerine CV hazırlama ve girişimcilik üzerine tavsiyeler vererek yoğun ilgi gördü. Samsun Canik Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen Erasmus+ KA154 Gençlik Katılımı Programı kapsamındaki "Employment 5.0: Integrating Young People into the Digital Future" projesinde dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Türkiye’de nüfusa kaydedilen ilk robot olarak bilinen CANİKMAN, program kapsamında üniversite öğrencileriyle bir araya gelerek söyleşi gerçekleştirdi. 30 Nisan-3 Mayıs 2026 tarihleri arasında Samsun’da düzenlenen proje çerçevesinde gençlerin dijital yetkinliklerini artırmaya yönelik eğitimler sürerken, CANİKMAN’ın katılımı etkinliğe damga vurdu. Daha önce Canik Belediyesi bünyesinde göreve başlayan insansı robot, bu kez gençlerle doğrudan iletişim kurarak deneyimlerini paylaştı. Öğrencileri sorularını tek tek yanıtladı Söyleşi sırasında öğrencilere dijital CV hazırlama, girişimcilik ve geleceğin iş dünyasına uyum konularında bilgiler aktaran CANİKMAN, katılımcıların yoğun ilgisiyle karşılaştı. Öğrenciler tarafından yöneltilen soruları yanıtlayan robot, özellikle yapay zeka destekli kariyer planlaması üzerine verdiği örneklerle dikkat çekti. Proje kapsamında yer alan 18-30 yaş arası 30 genç, Karadeniz Bölgesi’ndeki 12 farklı ilden Samsun’a gelerek dijital dönüşüm, freelance ekonomi ve işveren beklentileri gibi başlıklarda eğitimlere katılıyor. CANİKMAN’ın söyleşisi ise programın en ilgi çeken etkinliklerinden biri oldu. Proje yetkilileri, teknolojinin gençlerle buluşturulmasının önemine dikkat çekerek, bu tür yenilikçi uygulamaların gençlerin dijital geleceğe hazırlanmasında önemli rol oynadığını ifade etti. Öğrencilerden yoğun ilgil Öğrenciler CANİKMAN merakla dinlediklerini, ilk defa robot gördüklerini ve eğitimin eğlenceli geçtiğini söylediler. Programda ayrıca Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü Teknoloji Atölyesi Eğitmeni Zehra Kaya robotu öğrencilere anlattı. Koordinatörlüğünü Yönetim ve Bilişim Sistemleri Derneği’nin yürüttüğü projede, Canik Belediyesi’nin yanı sıra Yeşilmarmara Gençlik ve Spor Kulübü Derneği ile Avrupa Gençlik Eğitim ve Spor Derneği de ortak kuruluşlar arasında yer alıyor. Program sonunda gençlerin dijital iş piyasasına daha donanımlı şekilde hazırlanması ve gençlik istihdam politikalarına katkı sunmaları hedefleniyor. CANİKMAN’ın etkinlikteki performansı ise teknolojinin eğitim alanındaki rolüne dair somut bir örnek olarak değerlendiriliyor.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:50 Türkiye’nin nüfusa kaydedilen ilk robotu gençlerle buluştu: CV ve girişimcilik dersi Samsun’da düzenlenen projede Türkiye’nin nüfusa kaydedilen ilk insansı robotu CANİKMAN, üniversite öğrencilerine CV hazırlama ve girişimcilik üzerine tavsiyeler vererek yoğun ilgi gördü. Samsun Canik Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen Erasmus+ KA154 Gençlik Katılımı Programı kapsamındaki "Employment 5.0: Integrating Young People into the Digital Future" projesinde dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Türkiye’de nüfusa kaydedilen ilk robot olarak bilinen CANİKMAN, program kapsamında üniversite öğrencileriyle bir araya gelerek söyleşi gerçekleştirdi. 30 Nisan-3 Mayıs 2026 tarihleri arasında Samsun’da düzenlenen proje çerçevesinde gençlerin dijital yetkinliklerini artırmaya yönelik eğitimler sürerken, CANİKMAN’ın katılımı etkinliğe damga vurdu. Daha önce Canik Belediyesi bünyesinde göreve başlayan insansı robot, bu kez gençlerle doğrudan iletişim kurarak deneyimlerini paylaştı. Öğrencileri sorularını tek tek yanıtladı Söyleşi sırasında öğrencilere dijital CV hazırlama, girişimcilik ve geleceğin iş dünyasına uyum konularında bilgiler aktaran CANİKMAN, katılımcıların yoğun ilgisiyle karşılaştı. Öğrenciler tarafından yöneltilen soruları yanıtlayan robot, özellikle yapay zeka destekli kariyer planlaması üzerine verdiği örneklerle dikkat çekti. Proje kapsamında yer alan 18-30 yaş arası 30 genç, Karadeniz Bölgesi’ndeki 12 farklı ilden Samsun’a gelerek dijital dönüşüm, freelance ekonomi ve işveren beklentileri gibi başlıklarda eğitimlere katılıyor. CANİKMAN’ın söyleşisi ise programın en ilgi çeken etkinliklerinden biri oldu. Proje yetkilileri, teknolojinin gençlerle buluşturulmasının önemine dikkat çekerek, bu tür yenilikçi uygulamaların gençlerin dijital geleceğe hazırlanmasında önemli rol oynadığını ifade etti. Öğrencilerden yoğun ilgil Öğrenciler CANİKMAN merakla dinlediklerini, ilk defa robot gördüklerini ve eğitimin eğlenceli geçtiğini söylediler. Programda ayrıca Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü Teknoloji Atölyesi Eğitmeni Zehra Kaya robotu öğrencilere anlattı. Koordinatörlüğünü Yönetim ve Bilişim Sistemleri Derneği’nin yürüttüğü projede, Canik Belediyesi’nin yanı sıra Yeşilmarmara Gençlik ve Spor Kulübü Derneği ile Avrupa Gençlik Eğitim ve Spor Derneği de ortak kuruluşlar arasında yer alıyor. Program sonunda gençlerin dijital iş piyasasına daha donanımlı şekilde hazırlanması ve gençlik istihdam politikalarına katkı sunmaları hedefleniyor. CANİKMAN’ın etkinlikteki performansı ise teknolojinin eğitim alanındaki rolüne dair somut bir örnek olarak değerlendiriliyor.
Samsun basını yapay zeka ile geleceğe hazırlanıyor
02 Şubat 2026 Pazartesi - 13:04 Samsun basını yapay zeka ile geleceğe hazırlanıyor Dijital medyanın dönüşen yapısına ayak uydurmak isteyen Samsun’daki basın mensupları, yapay zekâ destekli medya uzmanlığı eğitimiyle mesleki yetkinliklerini bir üst seviyeye taşımaya hazırlanıyor. Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) ile Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Samsun Bölge Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen "Yapay Zekâ Destekli Medya Uzmanlığı Eğitimi", 9-10 Şubat tarihlerinde Samsun Ticaret ve Sanayi Odası’nın(TSO) ev sahipliğinde gerçekleştirilecek. OKA Teknik Destek Programı kapsamında desteklenen ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Samsun Bölge Müdürlüğü tarafından yürütülecek eğitim programına, Samsun’da görev yapan medya çalışanlarının yanı sıra kamu kurumlarının basın sorumluları katılacak. İki gün sürecek eğitim boyunca katılımcılar, yapay zekâ destekli haber metni yazımından görsel ve işitsel içerik üretimine, veri analizinden raporlamaya ve sosyal medya yönetimine kadar pek çok alanda uygulamalı çalışmalar yapma imkânı bulacak. Programın temel hedefi, medya çalışanlarının dijital araçları daha etkin kullanarak hızlı, güvenilir ve nitelikli içerikler üretmesini sağlamak olarak belirlendi. Eğitim, teknik kazanımların yanı sıra haber doğrulama süreçleri, etik gazetecilik ilkeleri, deepfake içerikler ve dezenformasyonla mücadele gibi dijital çağın kritik başlıklarında da farkındalık oluşturmayı amaçlıyor. Bu yönüyle program, katılımcıların güvenilir habercilik anlayışını güçlendirmeyi hedefliyor. Program kapsamında ayrıca Samsun’un tanıtımına yönelik modern, yenilikçi ve sürdürülebilir dijital stratejilerin geliştirilmesi, ilin kültürel ve turistik değerlerinin ulusal ve uluslararası platformlarda daha görünür hale getirilmesi hedefleniyor. Eğitim süreci, medya çalışanları arasında deneyim paylaşımını teşvik eden ve mesleki iş birliğini güçlendiren etkileşimli bir ortam sunacak. Eğitime, Samsun’da görev yapan basın mensupları ile kamu kurum ve kuruluşlarının basın ve halkla ilişkiler birimlerinde görevli sorumlular katılım sağlayacak.
Bakanlıktan ebeveynlere dijital uygulamalarda ‘ekran süresi’ uyarısı
01 Şubat 2026 Pazar - 12:03 Bakanlıktan ebeveynlere dijital uygulamalarda ‘ekran süresi’ uyarısı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından hazırlanan ‘Çocuklar Güvende’ internet sitesinde, 3-6 yaş arasındaki çocuklar için ekran süresinin sınırlandırılması uyarısında bulunuldu. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca, çocukların dijital dünyadaki risklerden korunması için hazırlanan ‘Çocuklar Güvende’ internet sitesinde, 6 yaşındaki çocuklar için ekran süresinin günde en fazla 1 saat olması gerektiği belirtildi. İnternet sitesinde yer alan ‘Ekran Süresi: Sağlıklı Kullanım Önerileri’ bölümünde 3-6 yaş arasındaki çocuklarda ekran süresinin sınırlandırılması ve yaş ilerledikçe bu sürenin aşamalı olarak artırılması tavsiye edilerek video izleme, dijital oyunlar ve televizyon gibi aktivitelerin de bu süreye dahil edilmesi gerektiği kaydedildi. Bakanlık, çocukların dijital alanlarda karşılaşabilecekleri risklerin neler olduğu ve bu risklere karşı hangi tedbirlerin alınabileceği konusunda ebeveynlerin ve toplumun bilgilendirilmesi amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda, çocukların dijital dünyada güvenliğine katkı sağlaması için ‘Çocuklar Güvende’ internet sitesi ve mobil uygulaması hayata geçirildi. Ebeveynlerin rehberliğinde çocuklar için güvenli dijital ortam oluşturma hedefiyle uygulamaya konulan internet sitesinde, ‘Çevrimiçinde çocukları hedef alan tehlikeler’, ‘Oyun dünyasındaki tuzaklar’, ‘Ekran süresi’, ‘Dijital ebeveyn olmak’ ve ‘Çocuklar için güvenli içerik seçimi’ başta olmak üzere birçok bilgilendirici içerik bulunuyor. ‘Çocuklar Güvende’ internet sitesinin, ‘Ekran süresi: Sağlıklı Kullanım Önerileri’ bölümünde, ekran kullanımının çocukların gelişim süreçlerini olumsuz etkileyebileceği, bu nedenle çocukların yaşına uygun sürelerin belirlenmesi ve sınırlar konularak kontrollü kullanımın sağlanması gerektiği vurgulandı. 3 yaşına kadar çocuklar ekrandan uzak tutulmalı 0-3 yaş arası dönemin, çocukların beyin ve sosyal gelişimi açısından kritik süreç olduğunun altı çizilerek ekran kullanımının bu gelişimi olumsuz etkileyebileceğinden, 3 yaşına kadar çocukların ekrandan tamamen uzak tutulması önerisinde bulunuldu. İnternet sitesinde, 3-6 yaş arasındaki çocuklarda ekran süresinin sınırlandırılması ve yaş ilerledikçe bu sürenin aşamalı olarak artırılması tavsiye edilerek video izleme, dijital oyunlar ve televizyon gibi aktivitelerin de bu süreye dahil edilmesi gerektiğine işaret edildi. Ekran süresinin çocukların yaşlarına uygun şekilde belirlenmesi gerektiği belirtilerek, "3 yaşındaki çocuklar için ekran kullanımı günde en fazla 30 dakika olmalıdır. 4 yaşında bu süre 40 dakika, 5 yaşında ise 50 dakika olmalıdır. 6 yaşındaki çocuklar için ise ekran süresi günde en fazla 60 dakika olarak belirlenmelidir. Ekran kullanımında sınırlar, çocuğun yaşına, gelişim düzeyine ve aile dinamiklerine göre belirlenmelidir. Bu süre, çocuğun fiziksel aktivite, uyku düzeni ve sosyal etkileşim gibi diğer önemli alışkanlıklarıyla dengelenmelidir" tavsiyelerine yer verildi. Yemek sırasında, uyku öncesinde ve çocuk odasında dijital araçların kullanılmamasının önemi vurgulanan bölümde öneriler şu şekilde sıralandı: "Ebeveynler, kurallara uyarak çocuklara örnek olmalıdır. Kurallar net ve anlaşılır olmalı, süre bitmeden önce hatırlatmalar yapılmalıdır. Ekran süresi sona erdiğinde, çocuğun duygularına empati gösterilip, dikkatini başka bir aktiviteye yönlendirmek için önerilerde bulunulmalıdır. Ebeveyn rehberliğiyle, çocukların ekran alışkanlıkları sağlıklı bir şekilde yönlendirilebilir ve kontrollü ekran süreleri, çocukların dijital dünyanın faydalarından yararlanırken, risklerden korunmalarına yardımcı olur."
Kütahya Tasarım Teknokent’ten ekonomiye 24 milyon dolarlık yazılım katkısı
01 Şubat 2026 Pazar - 12:00 Kütahya Tasarım Teknokent’ten ekonomiye 24 milyon dolarlık yazılım katkısı Kütahya Tasarım Teknokent Genel Müdürü Doç. Dr. Durmuş Özdemir, Tavşanlı Meslek Yüksekokulu’nu ziyaret ederek akademik personel ve yönetimle bir araya geldi. Ziyarette, Teknokent’in 2025 yılındaki 24 milyon dolarlık yazılım ihracatı başarısı vurgulanırken, öğrenciler için yeni iş birliği kapıları aralandı. Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak’ın Yönetim Kurulu Başkanlığını yürüttüğü Kütahya Tasarım Teknokent, üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirmek amacıyla saha çalışmalarına hız verdi. Bu kapsamda Tavşanlı Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. İsmet Çelik’i ziyaret eden Genel Müdür Doç. Dr. Durmuş Özdemir, bölgedeki girişimcilik ekosisteminin geliştirilmesine yönelik önemli açıklamalarda bulundu. Teknokent’in faaliyetleri ve sağladığı teşvik imkanları hakkında akademik personele sunum yapan Doç. Dr. Özdemir, kurumun büyüme ivmesine dikkat çekti. Şubat ayı itibarıyla bünyelerindeki Ar-Ge firması sayısının 130’a ulaşacağını müjdeleyen Özdemir, "Yazılım ihracatı gerçekleştiren Teknokent firmalarımız, 2025 yılı içerisinde ülkemize 24 milyon dolarlık bir döviz girdisi sağlayarak yerli teknoloji gücümüzü kanıtlamıştır" ifadelerini kullandı. Ziyaretin en somut çıktısı ise Tavşanlı MYO öğrencilerine yönelik planlanan eğitimler oldu. Görüşme sonunda; öğrencilerin girişimcilik ekosistemine dahil edilmesi, ön kuluçka ve kuluçka süreçlerini yakından tanımaları amacıyla okul bünyesinde bir eğitim semineri düzenlenmesi konusunda mutabakata varıldı. İş birliği kapsamında Bahar döneminde Tavşanlı MYO öğrencileri için Teknokent’e teknik gezi düzenlenmesi kararlaştırıldı. Bu gezi ile öğrencilerin, başarılı girişimci firmaların yönetici ve çalışanlarıyla bir araya gelerek sektördeki gerçek deneyimleri yerinde gözlemlemesi hedefleniyor. Ziyaret, karşılıklı görüş alışverişi ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Türk plastiğine Avrupa vizesi
31 Ocak 2026 Cumartesi - 12:30 Türk plastiğine Avrupa vizesi Avrupa’da plastik ambalajlarda yeni bir dönem başladı. Avrupa’da plastik ambalaj satışı, yeni dönemde yalnızca üretim kapasitesiyle değil; geri dönüştürülmüş içeriğin belgelenmesi, geri dönüştürülebilirliğin doğrulanması ve mevzuata tam uyum sağlanmasıyla mümkün hale geliyor. Türk plastik sektörünün çatı kuruluşu PAGEV ile AB onaylı denetim kuruluşu CERTILOOP, sanayicinin ürünlerni uluslararaı standartlarda belgelemesi için güçlerini birleştirdi. Genel Müdür Yağmur Cengiz Eroğlu, "Bu iş birliği sayesinde Türk plastik sanayicisi, geri dönüştürülmüş içerik iddiasını uluslararası geçerliliğe sahip sertifikalarla kanıtlayabilecek. Bu belge, firmaların ihracatta hem maliyetini düşüren hem de satış kapısını açan stratejik bir araç" dedi. Protokol sayesinde, sertifikalı geri dönüştürülmüş içerik kullanımıyla plastik vergisi ve PPWR kaynaklı maliyetlerin düşmesi, Avrupa’ya satışta karşılaşılan "belge engellerinin" ortadan kalkması ve ihracatta fiyat pazarlıklarında üreticinin elinin güçlenmesi bekleniyor. Aynı zamanda geri dönüşüm firmaları için sertifikalı ham maddeler, üreticiler nezdinde daha değerli ve tercih edilen girdiler haline gelirken; mevzuat kaynaklı riskler de ticari güvenceye dönüşüyor. Bu protokol ile AB’de geçerli sertifikasyon hizmetleri, PPWR uyumlu teknik değerlendirmeler, süreç doğrulama çalışmaları ile eğitim ve mevzuat rehberliği sunulacak. Bu stratejik iş birliğiyle Türk plastik sektörü, Avrupa mevzuatına uyumlu, ihracatta rekabetçi ve sürdürülebilirlikte şeffaf bir yapıya doğru önemli bir adım atmış oluyor. PAGEV Başkan Yardımcısı Ahmet Meriç de, iş birliğinin sektörel etkisine dikkat çekerek, "Sektör, Avrupa Birliği pazarlarında rekabet gücünü koruyabilmek için artık yalnızca üretim kalitesiyle değil; izlenebilirlik, geri dönüştürülmüş içerik ve çevresel beyanların doğrulanması gibi başlıklarda da güçlü olmak zorunda. Bu iş birliğini, sektörümüzün sürdürülebilir dönüşümü açısından önemli bir adım olarak görüyoruz" dedi.
Moda endüstrisinin geleceği inşa ediliyor
31 Ocak 2026 Cumartesi - 11:14 Moda endüstrisinin geleceği inşa ediliyor Türk hazır giyim sektörü, küresel modaya yön veren, markaların ülkesi bir Türkiye hayalini hedefliyor. Bir yandan sektörün mevcut sorunlarına çözüm üretmeye çalışırken, diğer taraftan moda endüstrisinin geleceğini kurguladıklarını vurgulayan İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçılar Birliği başkan adayı Mustafa Paşahan, "Sektörde donanımlı insan kaynağını geliştirmek, tasarım kapasitesini güçlendirmek, markalaşmanın çarpan etkisinden yararlanmak, İstanbul’u küresel moda merkezi yapmak, ikiz dönüşümü mevcut avantajlarımıza eklemek, e-ihracatın imkânlarından yararlanmak için projeler geliştiriyor, uyguluyoruz. Bütün bu başlıkları stratejik bir konu olarak değerlendiriyoruz. İhracatçıyı destekleyen, üreteni ödüllendiren, rekabeti kolaylaştıran bir yapıyı daha da güçlendireceğiz. Böylece hazır giyim sektörümüzü orta ve uzun vadeli hedeflerimize taşıyacak alt yapıyı oluşturacağız" dedi. Paşahan, Türkiye’nin hazır giyimde dünyanın yedinci, Avrupa’nın ise üçüncü büyük ihracatçısı olduğunu, 220’ye yakın ülke ve bölgeye ihracat yaptıklarını vurgulayarak, "KOBİ ölçeğindeki firmalarımızın rekabetçilikle ilgili sorunlarını biliyor, çözüm için her platformda girişimlerimizi sürdürüyoruz. Ankara nezdinde yürüttüğümüz yoğun girişimler sonucu, KOBİ’lerimiz son bir yıldır istihdam desteğinden yararlanıyor. Bir yandan sektörün mevcut sorunlarına çözüm üretmeye çalışırken, diğer taraftan moda endüstrimizin geleceğini kurguluyoruz. Sektörün 30 yıllık hayali olan Avrupa’nın en büyük hazır giyim fuarını ülkemize kazandırmak bize nasip oldu. Küresel hazır giyim sektörü büyük bir değişim ve dönüşüm sürecinden geçiyor. Türkiye’nin bu süreçten avantajlı çıkabilmesi için dijital ve yeşil dönüşüm, bir başka ifade ile ikiz dönüşümü hızla tamamlamalıyız. Yaklaşık 20 yıldır ikiz dönüşüm üzerinde çalışıyoruz. Dönüşümü hızlandırmak için Bakanlıklarımızla, Avrupa Birliği’yle (AB), üniversitelerimizle ve paydaşlarımızla iş birlikleri yapıyor, projeler geliştiriyoruz. Projeler için sektörümüze, AB’den, ulusal ve uluslararası kuruluşlardan hibe destekleri sağladık. Bu desteklerle sektöre kalıcı kurumlar kazandırdık. Moda endüstrimiz için tasarımcı yetiştiren İstanbul Moda Akademisi’ni, dijital dönüşüm ve verimlilik konusunda firmalarımıza hizmet veren dijital dönüşüm merkezini AB’nin hibe destekleriyle kurduk. İhracatçılarımıza uygun maliyetle ve güvenli test hizmeti veren Ekoteks’i dünyanın sayılı laboratuvarlarından biri haline getirdik. Ekoteks laboratuvarlarımızda sektörümüze düşük maliyetli test hizmetleri sunuyoruz. Yeşil ekonomiye geçiş projemizle sürdürülebilir üretime odaklandık. Tamamladığımız ve devam eden projelerimizle moda endüstrimizi Türkiye’de ikiz dönüşümü en hızlı yürüten sektörü yapmanın gururunu yaşıyoruz. Biz, mevcut avantajlarımıza ikiz dönüşümü mutlaka ekleyecek, böylece firmalarımızın rekabetçiliğini güçlendireceğiz. KOBİ Komitesi ve KOBİ Destek Masası kuracağız. Böylece KOBİ’lerimizle var olan mevcut bağlarımızı daha da güçlendireceğiz. Vize problemlerine kalıcı çözüm bulunması için girişimlerimize devam edeceğiz. Daha çok ihracatçımızın yeşil pasaport alabilmesi için yabancı uyruklu kişilere yapılan satışların ihracat statüsünde sayılması uygulamasının yaygınlaştırılmasını sağlayacağız" dedi.
Elektrik şirketi ekipleri, kar yağışının 1 metreyi aştığı bölgede çalışmalarını sürdürüyor
31 Ocak 2026 Cumartesi - 09:29 Elektrik şirketi ekipleri, kar yağışının 1 metreyi aştığı bölgede çalışmalarını sürdürüyor Dicle Elektrik, son yılların en ağır kış şartlarının yaşandığı Diyarbakır’ın Çüngüş ilçesinde olumsuz durumlara anında müdahale ediyor. Kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji arzı hedefiyle hizmet veren Dicle Elektrik, kış şartlarının ağırlaştığı Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde sahadaki çalışmalarını ara vermeden sürdürüyor. Son olarak, Diyarbakır’ın Çüngüş ilçesinde etkili olan yoğun kar yağışı ve ardından gelen dondurucu soğukların dağıtım hatlarında yol açtığı olumsuzluklar giderildi. İlçede bulunan 5 bin abonenin neredeyse tamamına enerji verilirken, kar yağışının yoğun olduğu dağlık bölgelerde kalan az sayıdaki abonelere ise kesintisiz enerji verilmesi için ekipler, kar yağışının 1 metreyi aştığı bölgelerde zorlu hava ve saha şartlarına rağmen çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. "Ek personellerimizi ilçeye yönlendirdik" Dicle Elektrik Diyarbakır İl Müdürü Uğur Yaka, geçtiğimiz günlerde Çüngüş ilçesinde afet niteliğinde bir kar yağışı yaşandığını söyledi. Ayrıca hala bölgede kar yağışının aralıklı olarak devam ettiğini belirten Yaka, "Buna karşın hızlı bir şekilde mevcut sahadaki ekiplerimize ek olarak 50 personelimizi daha ilçeye yönlendirdik. Hava şartlarından kaynaklanan olumsuzluklara anında müdahale ederek insanüstü çabayla ilçe merkezi ve kırsaldaki yerleşim birimlerinin neredeyse tamamına yeniden enerji vermeyi başardık. Bunu yaparken mevsim şartlarından etkilenen direklerimizi hemen yenileriyle değiştirdik. Dağıtım trafolarını besleyen hatlara gerekli müdahaleleri yaptık. Bu başarılı operasyonun arkasında, zaman zaman bir metreyi aşan kar şartlarında dahi insanüstü bir özveriyle görev yapan saha personelimizin emeği bulunuyor" dedi. Öte yandan, Dicle Elektrik yetkilileri, afet niteliğinde yağan karın, özellikle Çüngüş kırsalında yer alan dağlık bölgelerde, 12 mahalle ve 17 mezranı elektrik altyapısını olumsuz bir şekilde etkilediğini belirtti. Söz konusu bölgelerde ekipler çetin kış şartlarıyla mücadele ederken, ilgili aboneleri elektriksiz bırakmamak için de jeneratör desteği çalışmaları yürütülüyor.
Turknet GigaCrew elçilik programı başladı
30 Ocak 2026 Cuma - 11:50 Turknet GigaCrew elçilik programı başladı Turknet, genç ve teknoloji odaklı kullanıcıları bir araya getiren ‘GigaCrew’ elçilik programını başlattı. 1996’daki kuruluş ruhundan ilham alan bu özel program, içerik üretimi ve referans sistemiyle katılımcılara hem ödüller kazanma hem de Turknet topluluğunu birlikte büyütme fırsatı sunuyor. Odağına her zaman gençleri alan yeni nesil internet operatörü Turknet’in "Gigafiber’in Kurucu Ruhunu Taşıyan Elçileri Arıyoruz" çağrısıyla başlattığı GigaCrew programı, içerik üretimi, referans yoluyla büyüme ve marka sadakati temelinde şekilleniyor. Katılımcılar çevrelerine şirketin Gigafiber deneyimini tanıtarak hem kazanç elde edebiliyor hem de markanın büyümesine katkı sağlıyor. Program, Z kuşağından teknoloji meraklılarına, içerik üreticilerinden dijital dünyanın tüm seslerine kadar geniş bir kitleye hitap ediyor. GigaCrew üyelerine sunulan avantajlar GigaCrew topluluğuna katılacak ilk 1996 elçi, 12 ay sürecek kapsamlı bir gelişim ve etkileşim yolculuğuna dahil olacak. Programda uygulanacak puan ve rozet sistemi sayesinde elçiler; tamamladıkları görevler ve ürettikleri içeriklere bağlı olarak çeşitli ödüllere sahip olabilecek. GigaLearn ile profesyonel eğitim ve mentorluk desteği Yapılan açıklamaya göre program, Turknet ofisinde gerçekleşen lansman etkinliğiyle başladı. GigaCrew elçileri, ‘GigaLearn’ platformu üzerinden yazılı ve sözlü içerik üretimine odaklanan eğitimlere katılma fırsatı bulacak. Bu kapsamda; farklı içerik üreticileriyle içerik üretimi başlıklarında influencer buluşmaları ve mentorluk oturumları düzenlenecek. Ayrıca teknoloji okuryazarlığı, yapay zekâ ve sosyal medya stratejileri gibi alanlarda uzman iş ortaklarından eğitim alma imkânı sunulacak. Programa kabul edilen katılımcılara; özel referans linkleri, içerik rehberleri ve ödül takip panellerinin yer aldığı özel bir panel tanımlanacak. Elçilerin performansı; önerilen kişi sayısı, içerik katkısı ve topluluklardaki aktiflik kriterleri doğrultusunda düzenli olarak takip edilecek. Kurucu elçi ruhuna sahip herkes başvurabilir Açıklamaya göre, GigaCrew programına katılmak isteyen adaylar, turk.net/gigacrew adresi üzerinden başvuru yapabiliyor. Başvuru formunda adaylardan sosyal medya veya forum profillerini paylaşmaları ve başvurularına motivasyonlarını anlattıkları bir video bağlantısı eklemeleri bekleniyor. Programa katılım için Turknet abonesi olma zorunluluğu bulunmazken, "kurucu elçi" ruhuna sahip olmak ve üretici bir bakış açısı en önemli kriterler arasında yer alıyor.
Sivas Belediyesi mühendislerinin ürettiği su sayacı su tasarrufu sağlayacak
30 Ocak 2026 Cuma - 11:45 Sivas Belediyesi mühendislerinin ürettiği su sayacı su tasarrufu sağlayacak Sivas Belediyesi mühendisleri, su sızıntılarını belirleyebilen bir akıllı su sayacı geliştirdi. Cep telefonuyla uzaktan kontrol edilebilen sayaç, evdeki su sızıntılarını belediyeye bildirip, hem su tasarrufu hem de tüketici faturalarının düşmesini sağlıyor. Suyun bilinçli kullanımına yönelik projeleriyle dikkat çeken Sivas Belediyesi, kendi mühendisleriyle geliştirdiği akıllı su sayacıyla da dikkatleri üzerine topladı. Sivas Belediyesi’nin şirketlerinden Özbelsan tarafından üretilen akıllı su sayaçları, tüketicinin su kullanımını sayaçlar ve belediye arasındaki bir ağ sayesinde cep telefonu üzerinden görmesini ve ödeme yapmasını sağladığı gibi ikametlerde ev sahibinin bile farkında olmadığı su sızıntılarını tespit edip hem su tasarrufu hem de tüketici faturalarının düşmesini sağlıyor. Pilot seçilen evlerde deneme aşamasında olan sayaçların seri üretimle ilk olarak tüm Sivas’ta kullanımı, ardından ihtiyaç duyulan diğer belediyelere satılması planlanıyor. Dikkat seçen bu sayaçların üretim maliyetinin ise belediyelerin satın aldıkları kartlı sayaçlara göre çok daha düşük olduğu belirtildi. Sivas Belediye Başkanı Adem Uzun, sayaçla ilgili çalışmalarda sona gelindiğini belirterek, "Sivas Belediyesi olarak suyla ilgili yapmış olduğumuz çalışmala çerçevesinde kendi su sayacımızı ürettik. Bir yıldır çalışmalarını sürdürdüğümüz sayaçla ilgili tüm belgeleri aldık. Uluslararası ve ulusal üretim belgelerinin hepsini tamamladık. Pilot uygulama çalışmalarımızı da yaptık. Şu an itibarıyla çalışmalarda sona gelindi" dedi. Türkiye’de örnek olacak Başkan Uzun, "Tabii biz bu su sayacıyla birlikte Türkiye’de örnek bir sayaç ortaya koyacağız. Önce kendi şehrimizde kullanacağız. Daha sonra biz bunu diğer şehirlere, onların belediyelerinden talep eden kim varsa satmayı planlıyoruz" dedi. Radyo frekansıyla iletişim kurulacak Uzun, anten sistemleri ile radyo frekansından yararlanılarak ağ kurulacağını söyleyerek, "Mevcut sayaçlarda kart kullanılıyor. Vatandaşımız yükleme yapmak için belediyemiz ve yükleme noktalarına gitmek zorunda kalıyordu. Biz bunu tamamen bitiriyoruz. Manuel kısımları da tamamıyla bitiriyoruz. Şu an şehrimize yaklaşık bin 300 civarında anten kurulumu gerçekleştireceğiz. Bu anten kurulumu ile birlikte biz bütün sayaçları radyo dalgaları ile birbirine bağlayacağız. Vatandaşlarımız belediyemizin sitesine girip motorlu taşıtlar vergisi nasıl ödeniyorsa, kendi sayacına kendi suyunu istediği kadar yükleyebilecek. Su yükleme noktasına gitmek zorunda kalmayacak. Tamamıyla uzaktan bir sistem, bir konfor getiriyoruz" diye konuştu. Ev sahibinin bilmediği kaçakları tespit edecek Uzun, geliştirdikleri yeni nesil su sayaçları ile evlerde gereksiz yere damlayan muslukların ve fark edilmeyen sızıntıların da tespit edilebileceğini vurgulayarak, "Sayaçların denendiği evlerden bize gelen verilerde çok az da olsa sürekli su aktığını tespit ettik. Bizim arkadaşlarımız, vatandaşımızın evine gidiyor ve bu durumu anlatıyorlar. Üretmiş olduğumuz su sayacındaki yüksek hassasiyet bu bilgiyi bize veriyor. Bu şekilde ciddi anlamda tasavvuf sağlamayı amaçlıyoruz. Sivas’ta 150 bin tane su sayacı var. 150 bin hanede üç tane musluk olduğunu düşünürsek 450 bin musluk eder. 450 bin musluğu aynı anda görebileceğimiz bir sistem kuruyoruz" şeklinde konuştu.
Yaay eTürkiye Kupası’nda şampiyon Beşiktaş oldu
30 Ocak 2026 Cuma - 11:43 Yaay eTürkiye Kupası’nda şampiyon Beşiktaş oldu Teknoloji birikimini hayatın her alanına aktaran Türk Telekom’un yerli ve yenilikçi sosyal medya platformu Yaay’ın isim sponsorluğunda, Türkiye Futbol Federasyonu tarafından düzenlenen Yaay eTürkiye Kupası’nda şampiyon Beşiktaş oldu. Türk Telekom, e-spor alanındaki desteğini sürdürüyor. Futbolun dijitalleşmesinde önemli rol üstlenen şirketin yerli ve yenilikçi sosyal medya platformu Yaay’ın isim sponsorluğunda düzenlenen Yaay eTürkiye Kupası’nda kazanan belli oldu. Final mücadelesinde Beşiktaş ile Antalyaspor karşı karşıya gelirken, kupayı kazanan takım Beşiktaş oldu. Yaay eTürkiye Kupası’nı kazanarak 125 bin TL’lik büyük ödülün sahibi olan Beşiktaş, aynı zamanda eSüper Kupa’da mücadele edecek takımlar arasına adını yazdırdı. ESA Arena’da yüzlerce taraftarın tribünden takip ettiği final karşılaşmaları, ekran başında ise Tivibu Spor 4 ve Tivibu sosyal medya uygulamaları üzerinden binlerce izleyiciyle buluştu. Yapılan açıklamaya göre, Yaay eTürkiye Kupası’nda grup aşamasını başarıyla geçen takımlar, çeyrek final ve yarı final mücadelelerinin ardından final aşamasına yükseldi. Kazananlar finalinde Antalyaspor’dan Ener ‘eneronfire’ Keleş ile Gençlerbirliği’nden Arda ‘ArdaKaygusuz’ Kaygusuz karşı karşıya gelirken, kaybedenler finalinde ise Fenerbahçe’den İsmail Can "ISOPOWERR" Yerinde ile Beşiktaş’tan Mert ‘iMertAL’ Altıntop kozlarını paylaştı. BO2 formatında oynanan büyük finalde, kıran kırana geçen maçların ardından kupayı ve büyük ödülü kazanan takım Beşiktaş oldu. Büyük finalde mücadele eden Beşiktaş ve Antalyaspor doğrudan Türk Telekom eSüper Kupa’da yer alma hakkı kazanırken, şampiyon Beşiktaş, 125 bin TL, ikinci Antalyaspor 75 bin TL, üçüncü Gençlerbirliği ise 50 bin TL’lik ödülün sahibi oldu. Dünyanın en popüler futbol oyunlarından FC 26 üzerinden oynanan Yaay eTürkiye Kupası’nda takımlar, 95 Gen modu ile oluşturuldu. Turnuva karşılaşmaları Tivibu Spor 4 ve Tivibu sosyal medya uygulamaları üzerinden canlı yayınlanırken, final aşaması maçları ESA Arena’da yüzlerce taraftar tarafından yerinde izlendi.
Sivas Belediyesi kendi mühendisleriyle eşi benzeri bulunmayan bir su sayacı üretti
30 Ocak 2026 Cuma - 11:31 Sivas Belediyesi kendi mühendisleriyle eşi benzeri bulunmayan bir su sayacı üretti Cep telefonuyla uzaktan kontrol edilebilen sayaç evdeki bu su sızıntılarını belediyeye bildirip hem su tasarrufu hem de tüketici faturalarının düşmesini sağlıyor. Suyun bilinçli kullanımına yönelik projeleriyle dikkat çeken Sivas Belediyesi, kendi mühendisleriyle geliştirdiği akıllı su sayacıyla da dikkatleri üzerine topladı. Sivas Belediyesi’nin şirketlerinden Özbelsan tarafından üretilen akıllı su sayaçları, tüketicinin su kullanımını sayaçlar ve belediye arasındaki bir ağ sayesinde cep telefonu üzerinden görmesini, ödeme yapmasını sağladığı gibi sayaç, ikametlerde ev sahibinin bile farkında olmadığı su sızıntılarını tespit edip hem su tasarrufu sağlıyor hem de tüketici faturalarının düşmesini sağlıyor. Pilot seçilen evlerde deneme aşamasındaki sayaçların seri üretimle ilk olarak tüm Sivas’ta kullanımı ardından ise ihtiyaç duyulan diğer belediyelere satılması planlanıyor. Dikkat seçen bu sayaçların üretim maliyeti ise belediyelerin satın alıp kullanmak zorunda kaldıkları kartlı sayaçlara göre çok daha düşük. Konuyla ilgili açıklama yapan Sivas Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, sayaçla ilgili çalışmalarda sona gelindiğini belirtip, "Sivas Belediyesi olarak suyla ilgili yapmış olduğumuz çalışmalar çerçevesinde kendi su sayacımızı ürettik. Bir yıldır çalışmalarını sürdürdüğümüz sayaçla ilgili tüm belgeleri aldık. Uluslararası ve ulusal üretim belgelerin hepsini tamamladık. Pilot uygulama çalışmalarımızı da yaptık. Şu an itibarıyla çalışmalarda sona gelindi" dedi. Türkiye’de örnek olacak Başkan Uzun kendi ekipleri tarafından geliştirilen sayacın Türkiye’de örnek olacağını belirtip, "Tabii biz bu su sayacıyla birlikte Türkiye’de örnek bir sayaç ortaya koyacağız. Önce kendi şehrimize kullanacağız. Daha sonra biz bunu diğer şehirlere, onların belediyelerinden talep eden kim varsa satmayı planlıyoruz" dedi. Radyo frekansıyla iletişim kurulacak Uzun, sayaçlar ve belediyenin ilgili birimleri arasında, mahallerde kurulacak anten sistemleri ile radyo frekansından yararlanılarak ağ kurulacağını ifade edip, "Mevcut sayaçlarda kart kullanılıyor. Vatandaşımız yükleme yapmak için belediyemiz ve yükleme noktalarına gitmek zorunda kalıyordu. Biz bunu tamamen bitiriyoruz. Manuel kısımları da tamamıyla bitiriyoruz. Şu an şehrimize yaklaşık bin 300 civarında anten kurulumu gerçekleştireceğiz. Bu anten kurulumu ile birlikte biz bütün sayaçları radyo dalgaları ile birbirine bağlayacağız. Vatandaşlarımız belediyemizin sitesine girip motorlu taşıtlar vergisi nasıl ödeniyorsa, kendi sayacına kendi suyunu istediği kadar yükleyebilecek. Su yükleme noktasına gitmek zorunda kalmayacak. Tamamıyla uzaktan bir sistem, bir konfor getiriyoruz." Dedi. Ev sahibinin bilmediği kaçakları tespit edebilecek Uzun, geliştirdikleri yeni nesil su sayaçları ile evlerdeki gereksiz yere damlayan muslukların ve fark edilmeyen sızıntılarında tespit edilebileceğini vurgulayarak, "Sayaçların denendiği evlerden bize gelen verilerde, çok azda olsa sürekli su aktığını tespit ettik. Bizim arkadaşlarımız, vatandaşımızın evine gidiyor ve bu durumu anlatıyorlar. Üretmiş olduğumuz su sayacındaki yüksek hassasiyet bu bilgiyi bize veriyor. Bu şekilde ciddi anlamda tasavvuf sağlamayı amaçlıyoruz. Sivas’ta 150 bin tane su sayacı var. 150 bin hanede 3 tane musluk olduğunu düşünürsek 450 bin musluk eder. 450 bin musluğu aynı anda görebileceğimiz bir sistem kuruyoruz" şeklinde konuştu.