TEKNOLOJİ
Bakan Uraloğlu: "60 Gar ve istasyonumuzu hem tarihi kimliğini koruyarak hem de modern ihtiyaçlara uygun hale getirerek yeniledik" 01 Mart 2026 Pazar - 12:05:44 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "60 gar ve istasyonumuzu hem tarihi kimliğini koruyarak hem de modern ihtiyaçlara uygun hale getirerek yeniledik. Deprem güvenliğini önceliklendiriyoruz" dedi. Bakan Uraloğlu, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’nın (TCDD) 2025 yılında yürüttüğü çalışmalar kapsamında yenilenen gar ve istasyonlara ilişkin açıklamada bulundu. Uraloğlu, 2003 yılında demiryollarının devlet politikası haline getirilmesiyle birlikte önemli bir gelişim sürecinin başladığını belirterek yüksek hızlı tren hatlarının devreye alınmasıyla Türkiye’nin Avrupa’da 6’ncı, dünyada ise 8’inci yüksek hızlı tren işletmecisi ülke konumuna yükseldiğini ifade etti. "Yolcu trafiğine, ülke genelindeki 948 gar ve istasyonda hizmet veriyoruz" Gar ve istasyonların demiryolu taşımacılığının en önemli unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Uraloğlu, "Gar ve istasyonlarımız, sadece yolcu indirip bindirilen noktalar değil; aynı zamanda şehirlerimizin hafızasında yer eden kavuşmaların, vedaların ve yeni başlangıçların mekanıdır. Bu yapıları yenilerken tarihi kimliğini koruyor, aynı zamanda vatandaşlarımız için daha konforlu, daha erişilebilir ve daha modern alanlar oluşturuyoruz. Yaptığımız yenileme çalışmaları, sadece ulaşım altyapısını değil, bulunduğu bölgenin görünümünü ve kullanım kalitesini de doğrudan etkiliyor. Yoğun yolcu trafiğine, ülke genelindeki 948 gar ve istasyonda hizmet veriyoruz" açıklamalarında bulundu. Demiryolu uzunluğunun 2003 yılında 10 bin 948 kilometre olduğunu hatırlatan Uraloğlu, bu rakamın bugün 13 bin 919 kilometreye ulaştığını belirtti. Aynı dönemde demiryolu altyapısının teknik kapasitesinin de önemli ölçüde geliştirildiğini kaydeden Uraloğlu, çift hat oranının yüzde 5’lerden yüzde 18’lere çıktığını, sinyalli hat uzunluğunun 2 bin 505 kilometreden 8 bin 419 kilometreye, elektrikli hat uzunluğunun ise 2 bin 122 kilometreden 7 bin 274 kilometreye yükseldiğini söyledi. Tarihi kimlik korunuyor, yapılar güçlendiriliyor Tarihi nitelik taşıyan gar ve istasyonlarda yürütülen çalışmaların, Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı Koruma Kurullarının onayı doğrultusunda gerçekleştirildiğini belirten Uraloğlu, mimari, statik, elektrik, mekanik ve çevre düzenlemelerini kapsayan projelerin titizlikle uygulandığını söyledi. "60 Gar ve istasyonumuzu hem tarihi kimliğini koruyarak hem de modern ihtiyaçlara uygun hale getirerek yeniledik" Yenileme çalışmalarına ilişkin bilgi veren Uraloğlu, "60 gar ve istasyonumuzu hem tarihi kimliğini koruyarak hem de modern ihtiyaçlara uygun hale getirerek yeniledik. Deprem güvenliğini önceliklendiriyoruz. 16 gar ve istasyonda statik güçlendirme çalışması yaptık. Mekanik ve elektrik sistemleri modern ihtiyaçlara göre yeniledik ve özgün malzeme ve renk tercihleriyle tarihi kimliği koruduk." "Yapılar, demiryolu ulaşımının gelişimine hizmet eden önemli merkezler olmaya devam ediyor" Gar ve istasyonların herkes için daha erişilebilir hale getirilmesi amacıyla önemli düzenlemeler yaptıklarını belirten Uraloğlu, 7 gar ve istasyonda engelli yolcular için bilet satış alanları, bekleme salonları ve peronlarda gerekli düzenlemelerin hayata geçirildiğini söyledi. Uraloğlu, "Yürüttüğümüz çalışmalarla gar ve istasyonlarımızı sadece yenilemiyoruz; aynı zamanda daha güvenli, daha konforlu ve daha kullanışlı hale getiriyoruz. Bu yapılar, geçmiş ile geleceği buluşturan ve demiryolu ulaşımının gelişimine hizmet eden önemli merkezler olmaya devam ediyor" ifadelerini kullandı.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 10:06 Sanayicinin geleceğine stratejik adımı Denizli Model Fabrika hizmete açıldı Denizli’nin köklü üretim kültürünü verimlilik ve yalın dönüşüm anlayışıyla güçlendirecek olan Denizli Model Fabrika, 1200 metrekarelik alanda ve 1,3 milyon dolarlık yatırımla Denizli Organize Sanayi Bölgesinde hizmete açıldı. Denizli Sanayi Odası’nın öncülüğünde hayata geçirilen, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) iş birliğinde yürütülen bir dijital dönüşüm ve yetkinlik merkezi olan Denizli Model Fabrika’nın resmi açılışı, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katıldığı törenle gerçekleştirildi. Törene ayrıca, Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısı, UNDP Başkan Yardımcısı ve Avrupa ve Orta Asya Bölge Direktörü Ivana ivkovi, Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, Birleşmiş Milletler Nezdinde Türkiye Daimi Temsilcisi Ahmet Yıldız, Denizli Sanayi Odası ve Model Fabrika Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, Denizli OSB Başkanı Derya Baltalı, Denizli Ticaret Odası Başkanı Uğur Erdoğan, il protokolü ve üst düzey UNDP yetkilileri katıldı. Denizli sanayisinin geleceğine stratejik bir adım DSO ve Model Fabrika Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, açılışta yaptığı konuşmada Denizli Model Fabrika’nın sıradan bir yatırım değil, uzun vadeli bir vizyon projesi olduğunu vurguladı. Türkiye’nin 11. Model Fabrikası’nın Denizli’de hayata geçirilmesinin şehir sanayisi açısından stratejik bir eşik olduğunu belirten Kasapoğlu, bu merkezin üretim kültürünü daha verimli ve daha rekabetçi bir yapıya taşıyacağını ifade etti. Göreve başladıkları ilk günlerde Model Fabrika projesini öncelikli sorumluluk olarak ele aldıklarını dile getiren Kasapoğlu, "Bu proje bizim için bir yatırım kararından öte, Denizli sanayisinin geleceğine ilişkin bir vizyon meselesiydi" dedi. Denizli’nin ihracat kapasitesi yüksek, girişimci ruhu güçlü ve değişime açık bir sanayi şehri olduğuna dikkat çeken Kasapoğlu, bu dinamizmin verimlilik ve yalın üretim yaklaşımıyla desteklenmesi gerektiğine inandıklarını belirtti. Kasapoğlu, "Bugün 1,3 milyon dolarlık yatırım büyüklüğüne sahip, 1.200 metrekare kapalı alanı ve 400 kilovat kurulu gücü bulunan bir verimlilik merkezini Denizli’ye kazandırmış bulunuyoruz. Geniş paydaş yapısı ve yetkin profesyonel kadrosuyla hizmet verecek güçlü bir altyapı oluşturduk" ifadelerini kullandı. Üretimin kalbinde uygulamalı dönüşüm Model Fabrika’nın Denizli Organize Sanayi Bölgesi’nin merkezinde, üretimin tam içinde konumlandığını vurgulayan Kasapoğlu, merkezin uygulamalı bir dönüşüm modeli sunduğunu belirtti. "Model Fabrika bir bina ya da yalnızca bir eğitim alanı değildir. Burası verimlilik kültürünün uygulamalı olarak öğretildiği bir dönüşüm merkezidir" diyen Kasapoğlu, Öğren-Dönüş Programlarının ilk fazına tekstil, makine imalatı, kablo ve gıda sektörlerinden firmaların katıldığını aktardı. Pilot uygulamalarda elde edilen sonuçların dikkat çekici olduğunu belirten Kasapoğlu, teslimat sürelerinde yüzde 35’e varan iyileşme, kapasitede yüzde 48’e varan artış ve genel verimlilikte yüzde 56’ya varan kazanımlar sağlandığını açıkladı. Yapılan harcamaların geri dönüş süresinin ise 1 ila 5 ay arasında gerçekleştiğini vurguladı. Yeşil dönüşümle tamamlanan bütüncül yapı Kasapoğlu, aynı kompleks içinde planlanan Güney Ege Yeşil Dönüşüm ve Verimlilik Test Merkezi’nin de sürecin tamamlayıcı unsuru olacağını belirtti. Söz konusu merkezin enerji verimliliği, karbon ayak izi ve kaynak verimliliği alanlarında sanayiye teknik altyapı sağlayacağını ifade eden Kasapoğlu, böylece Denizli’de verimlilik ve sürdürülebilirliği birlikte ele alan bütüncül bir dönüşüm altyapısının kurulacağını söyledi. Konuşmasının sonunda projeye katkı sunan tüm kurum ve paydaşlara teşekkür eden Başkan Kasapoğlu, Model Fabrika kurulum sürecinin en başından itibaren teknik desteklerini ve rehberliklerini esirgemeyen Stratejik Araştırmalar ve Verimlilik Genel Müdürlüğüne teşekkür etti. Denizli Model Fabrika’nın üretimde mükemmeliyete giden yolda sanayiciler için güçlü bir dayanak noktası olacağını belirten Kasapoğlu, "Tüm sorunlara rağmen, üretmeye ve mücadele etmeye devam ediyoruz" ifadelerini kullanarak, merkezin Denizli’ye, bölgeye ve ülke sanayisine hayırlı olmasını temenni etti. ivkovi: "Model fabrikalar yerel sahiplik ve küresel vizyonun buluşma noktası" Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısı, UNDP Başkan Yardımcısı ve Avrupa ve Orta Asya Bölge Direktörü Ivana ivkovi, Denizli Model Fabrika’nın açılışında yaptığı değerlendirmede, merkezin yalnızca bir üretim tesisi değil, uygulayarak öğrenme, sürekli iyileştirme ve sanayi rekabetçiliğini güçlendirmeyi hedefleyen bütüncül bir dönüşüm modeli olduğunu ifade etti. Model Fabrikaların Türkiye’de ulusal sanayi vizyonunu firma düzeyinde somut sonuçlara dönüştüren yenilikçi bir politika aracı haline geldiğini vurgulayan ivkovi, bu başarının Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, UNDP ve yerel paydaşlar arasındaki güçlü iş birliğinin bir yansıması olduğunu belirtti. Model Fabrikaların, dijital ve yeşil dönüşüm sürecinde KOBİ’lerin uyum kapasitesini ve dayanıklılığını artırmada kritik rol üstlendiğine dikkat çeken ivkovi, Denizli Model Fabrika’nın yerel sahiplik ile ulusal vizyonun birleşerek bölgesel ve küresel ölçekte değer üretebileceğini gösteren güçlü bir örnek olduğunu söyledi. Bakan Kacır’dan sanayicilere yeşil dönüşüm ve temiz üretim vurgusu Açılışta konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Model Fabrikalarımızdan ‘öğren-dönüş’ hizmeti alan işletmelerimiz; verimlilikte yüzde 76’ya varan artış, üretim sürelerinde ortalama yüzde 34 kısalma ve üretim miktarında yüzde 140’a ulaşan ilerleme sağladıklarını ifade ediyor." dedi KOSGEB eliyle sektörel gelişim programı kapsamında model fabrikamızın hedeflenen performansı ortaya koyması halinde 10 yıl boyunca yıllık 6,5 milyon lira destek sağlayacaklarını belirten Bakan Kacır, Güney ege yeşil dönüşüm ve verimlilik test merkezi enerji verimliliği ölçümleri, karbon ve su ayak izi hesaplamaları ile temiz üretim uygulamalarında sanayicilere rehberlik edeceklerini söyledi. Model Fabrika açılış konuşmalarının ardından, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve protokol üyeleri tarafından kurdele kesimi gerçekleştirildi. Kurdele töreninin ardından tesis gezilerek yürütülmesi planlanan çalışmalar yerinde incelendi. Denizli’ye, bölge sanayisine ve ülkemize hayırlı olması temenni edilen merkezin açılış programı, hediye takdimi ile sona erdi.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 09:58 Bakan Kacır: "Dijital merkez, Denizli’nin üretim gücünü küresel ticaretle entegre edecek önemli bir adım" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Denizli İnceler’de kurulanİnceler’de kurulan dijital merkezin Denizli’nin üretim gücünü küresel ticaretle entegre edecek önemli bir adım olduğunu vurguladı.olduğunu söyledi. Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın teşrifleriyle, Bozkurt ilçesine bağlı İnceler Mahallesi’nde kurulan Dijital Veri Merkezi’nin açılış programına katıldı. Trendyol, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Türkiye (UNDP Türkiye) ile Bozkurt Kaymakamlığı iş birliğinde hayata geçirilen "Yarının Köyleri Projesi" kapsamında kurulan İnceler Dijital Merkezi; teknoloji imkânlarının kırsala ulaştırılması, istihdamın artırılması, üretimin güçlendirilmesi ve kültürel değerlerin korunarak kırsal kalkınmanın desteklenmesi amacıyla hizmete açıldı. Açılışta konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, İnceler’de kurulan dijital merkezin Denizli’nin üretim gücünü küresel ticaretle entegre edecek önemli bir adım olduğunu vurguladı. Bakan Kacır, merkezin yerel üreticinin emeğini dijital platformlar aracılığıyla dünya pazarlarına taşıyacağını belirterek, ortaya çıkacak her başarı hikâyesinin Türkiye’nin kalkınma sürecine ivme kazandıracağını ifade etti. Anadolu’nun üretim potansiyeline ve insan kaynağına duydukları güveni dile getiren Kacır, Yerel Kalkınma Hamlesi vizyonu doğrultusunda her ilin ve ilçenin özgün potansiyelini harekete geçirmeye devam edeceklerini kaydetti. Vali Köşger: "Denizli başarı çıtasını daha yukarı taşıyacak" Programda konuşan Vali Köşger ise Denizli’nin sanayi, tarım, ticaret ve turizm alanlarında ulaştığı seviyeye dikkat çekti. Denizli’nin potansiyelini etkin kullanan bir şehir olduğunu belirten Köşger, bundan sonraki hedefin bu başarıyı daha ileriye taşımak olduğunu ifade etti. Şehrin tüm dinamikleriyle birlikte çalışarak kalkınma ivmesinin sürdürüleceğini vurguladı. "Türkiye Yüzyılı hedefi topyekun kalkınmayla mümkün" Konuşmasında gelişmiş ülkelerin sahip oldukları potansiyeli doğru planlayıp değerlendiren ülkeler olduğuna işaret eden Vali Köşger, kırsal alanların da ülkenin ulaştığı ekonomik seviyeye uygun şekilde geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Türkiye Yüzyılı vizyonunun topyekun kalkınma anlayışına dayandığını belirten Köşger, bu doğrultuda ülkeyi dünyanın saygın ve öncü ülkeleri arasına taşıma iradesinin güçlü şekilde sürdürüldüğünü ifade etti. İnceler’de açılan dijital merkezin bu hedefe katkı sağlayacak örnek projelerden biri olduğunu dile getirdi. Şehirlerin yetiştirdiği insan kaynağının önemine değinen Vali Köşger, başarılı bireylerin kendi memleketlerine katkı sunmasının takdire şayan olduğunu sözlerine ekledi. Birleşmiş Milletler nezdinde Türkiye Daimî Temsilcisi Ahmet Yıldız ile Trendyol CEO’su Çağlayan Çetin’in memleketlerine sundukları katkının örnek bir yaklaşım olduğunu ifade eden Köşger, projede emeği geçen başta Trendyol ve UNDP yetkilileri ve Bozkurt Kaymakamı olmak üzere tüm paydaşlara teşekkür etti.
Profesörden yapay zekaya: "Çok fırın ekmek yemesi lazım"
21 Kasım 2025 Cuma - 16:03 Profesörden yapay zekaya: "Çok fırın ekmek yemesi lazım" Kocaeli Bilişim Fuarı’ndaki yerini alan Gebze Organize Sanayi Bölgesi (GOSB) Teknopark, organizasyona 25 firmayla destek verdi. Fuarın en kritik başlıklarından biri olan yapay zeka konusuna değinen GOSB Teknopark Genel Müdürü Prof. Dr. Murat Çemberci, neden-sonuç ilişkisini kuramayacağını ve gerçeğin ne olduğu konusunda "çok fırın ekmek yemesi gerektiğini" kaydetti. Çemberci, "Bizi tehdit edebilmesi için duygusu olması lazım, şuan duygusu yok" değerlendirmesinde de bulundu. Bilişim dünyasının yapay zekadan siber güvenliğe, bulut teknolojilerinden yerli yazılımlara kadar kritik tüm başlıklarını bir araya getiren Kocaeli Bilişim Fuarı, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde Kongre Merkezi’nde başladı. 3 gün sürecek fuarın, Türkiye’nin dijital dönüşüm vizyonuna katkı sunmayı, yerli üretimi güçlendirmeyi ve gençlere yeni teknoloji ufukları açmayı hedeflediği bildirildi. Fuardaki yerini alan Gebze Organize Sanayi Bölgesi (GOSB) Teknopark’ın faaliyetleri ve bilişim dünyasındaki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan GOSB Teknopark A.Ş. Genel Müdürü Prof. Dr. Murat Çemberci, Kocaeli’nin bu alandaki önemini vurguladı. "Kocaeli, Türkiye’nin bilişim vadisi" Bu yıl ikincisi düzenlenen Kocaeli Bilişim Fuarı’nda GOSB Teknopark olarak 25 firmayla yer aldıklarını belirten Prof. Dr. Çemberci, Kocaeli’nin bilişim sektöründeki konumunu şöyle değerlendirdi: "Kocaeli, üniversiteleriyle, teknoparklarıyla Türkiye’nin bilişim vadisi. Bu bölgede binin üzerinde firma araştırma ve geliştirme faaliyetlerini yapıyor. Ciddi bir bilişim faaliyetiyle birlikte çok ciddi işler yapan firmalar var. Amacımız, bu firmaların birbirleriyle etkileşim kurmalarını sağlamak; üniversiteler, liseler ve öğrencilerle birlikte bu alanda ne tür faaliyetler yürütüldüğünü, firmaların hangi sorunlara çözüm geliştirdiğini gözlemlemektir. Hem firmalar kendi aralarında, hem de dışarıdan gelen, buralarda olmak isteyen adaylarla etkileşim içinde olacaklar. Bizde fuar stantlarımızda, firmalarımızın neler yaptığını merak eden katılımcılarımızı bekliyoruz." "Kocaeli Bilişim Fuarı’nda fark oluşturduğumuzu düşünüyorum" Bilişim alanında çözüm üreten firmaların, fuarda lojistikten uluslararası taşımacılığa, dış ticaretten yapay zekaya kadar çok geniş bir yelpazede yer aldığını kaydeden Çemberci, "Hemen hemen her sektöre, hemen hemen herkesin ihtiyacı olan farklı çözümler geliştiren firmalarımızla Kocaeli Bilişim Fuarı’nda fark oluşturduğumuzu düşünüyorum. Toplam 27 girişimle birlikte Bilişim Fuarı’na destek veriyoruz" dedi. "Çok iyi bir asistan ama kontrol edilmesi gerek" Yapay zekanın gelecekteki rolüne de değinen Prof. Dr. Çemberci, teknolojik gelişmelerin hızına rağmen yapay zekaya bakış açısının dikkatli olması gerektiğine dikkati çekti. Çemberci, "Bütün işlerin yapay zekaya yaptırılmasından ziyade, onun asistan, yardımcı, kolaylaştırıcı ve zamanı kısaltıcı rolüne odaklanmamız gerektiği kanaatindeyim. İşin kolayına kaçıp, her şeyi yapay zekadan istememizin şuan için erken olduğunu düşünüyorum. Aynı zamanda yapay zekanın öğrenme süreci devam ettiği için, onun ortaya çıkardığı bütün ürünlerin teyide muhtaç olduğunu da söyleyebilirim. Çok iyi bir asistan ama mutlaka kontrol edilmesi ve denetlenmesi gerekir" diye konuştu. "Aldığınız cevaplar bazen sizi ürkütebilir" Yapay zekanın hala bir öğrenme sürecinde olduğunu vurgulayan Çemberci, "Her şeyi ona sorarsanız aldığınız cevaplar bazen sizi ürkütebilir, bazen de sizi yanıltabilir. Gerçeği yapay zekaya sorarsanız yanılabilirsiniz. Hala daha gerçeğin ne olduğuyla ilgili yapay zekanın alması gereken, yemesi gereken çok fırın ekmek var" şeklinde konuştu. "Bizi tehdit edebilmesi için duygusu olması lazım" Çemberci, yapay zekanın mevcut limitlerine de değinerek sözlerini şöyle noktaladı: "Kararlarımızı alırken bilgiye ulaşmak istiyoruz. Biz şuan yapay zekayla tam manayla bilgiye ulaşamayabiliriz. Olayların neden-sonuç ilişkileri arasındaki bağlamları yapay zeka ile şuan kuramayız. Datayı alabiliriz, bize tarihi perspektifte çok güzel data verebilir. Bunları birleştirip enformasyona da dönüştürebilir ama olayların gerçek neden-sonuç ilişkisini şuan için kuramayacağı kanaatindeyim. Bir de yapay zekanın duyguya ihtiyacı var. Bizi tehdit edebilmesi için duygusu olması lazım, şuan duygusu yok. Şunu da söylemeliyim. Bu süreç çok hızlı ilerliyor. Biz bugün bu röportajı 21 Kasım’da yapıyoruz. 21 Kasım 2025’deki konuştuklarım, 21 Kasım 2026 için yapay zekayı haklı çıkartacak kadar eskiyecek."
Kocaeli’nin teknoloji vizyonu sahneye çıktı: "Dijital devrimi ıskalayan tarihten silinir"
21 Kasım 2025 Cuma - 12:13 Kocaeli’nin teknoloji vizyonu sahneye çıktı: "Dijital devrimi ıskalayan tarihten silinir" Kocaeli Bilişim Fuarı, yapay zekadan siber güvenliğe kadar teknoloji dünyasının tüm başlıklarını bir araya getirerek kapılarını açtı. Şehrin dijital dönüşüm vizyonunun vurgulandığı açılışta, "Bu değişime ayak uyduramayanlar tarihten silinir" mesajı öne çıktı. Yapay zekadan siber güvenliğe, bulut teknolojilerinden yerli yazılımlara kadar bilişim dünyasının tüm kritik başlıklarını buluşturan Kocaeli Bilişim Fuarı, bugün Kocaeli Kongre Merkezi’nde başladı. 3 gün sürecek fuar; Türkiye’nin dijital dönüşüm vizyonuna katkı sunmayı, yerli üretimi güçlendirmeyi ve gençlere teknoloji alanında yeni ufuklar açmayı hedefliyor. Açılışa Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Hayri Baraçlı, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı. Programa katkı veren kurumlara hediye takdim edildi. "Bu da sizi büyük devletlere, imparatorluklara götürür" Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, açılışta yaptığı konuşmada, medeniyetlerin gelişiminde insanın geçim biçimi ile yaşam tarzı arasındaki sıkı bağa dikkat çekti. Başkan Büyükakın, yaklaşık binli yıllarda toprağın işlenmesiyle başlayan yerleşik tarıma geçiş dönemini ve bu düzenin 750 yıl boyunca devam ettiğini hatırlattı. Büyükakın, insanın zenginlik oluşturma biçimi ile hayatını şekillendiren unsurlar arasında güçlü bir ilişki olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Örneğin, zenginliğin merkezinde tarım olduğunda şu olur; İnsanlar özellikle verimli arazilerin etrafında yerleşmeye başlarlar. Nil Nehri, Fırat Nehri, Dicle Nehri veya dünyadaki diğer büyük nehirlerin etrafında şehirler kurulmasının sebebi budur. Bütün kadim şehirlere bakın; hepsi, verimli toprakların olduğu bölgelerde kurulmuştur. Dolayısıyla mesele, o topraklara hakim olmak ve o topraklarda çalışacak büyük bir nüfusa sahip olmak haline gelir. Bu da sizi büyük devletlere, imparatorluklara götürür. Oraya asker devşirecek yapılar gerekir; beyler, derebeylikler ortaya çıkar. Verimli nehirlerin etrafında kurulmuş şehirlerin merkezinde tipik yapılar vardır. Bir kilise, bir cami, hemen yanında bir pazar bulunur. Şehrin mimarisi buna göre şekillenir ama sadece mimari değil, eğlence hayatı da böyle şekillenir. O şehirlerin korunaklı alanlarındaki eğlence mekanları, kültürel merkezler bu düzenin ürünüdür. İnsanın hayatını kazanma biçimi; mimariden sanata, kültürden eğitime kadar her şeyi şekillendirir. "Üretim, sabit bir yapıdan esnek üretim sistemlerine kaydı" Tahir Büyükakın, üretim sistemlerindeki değişimin iş dünyası ve yerel yönetimlerin organizasyon biçimlerini de dönüştürdüğünü belirtti. Başkan Büyükakın, üretim bantlarının çeşitlenmesi ve opsiyonel üretim modellerinin ortaya çıkmasıyla insan kaynağına duyulan ihtiyacın değiştiğini ifade etti. Büyükakın, bu dönüşümü şöyle anlattı: "Robotlar, yavaş yavaş üretimin ayrılmaz bir parçası haline geliyordu. Eskiden bir araba almak için sıraya girerdiniz, hatta bir model için önceden ücret ödeyip neredeyse bir yıl beklemek zorundaydınız ama süreç değişti. Artık arabaların renklerini, opsiyonel özelliklerini seçebilir hale geldiniz. Üretim, sabit bir yapıdan esnek üretim sistemlerine kaydı ve iş dünyası da buna göre şekillendi." "Ona ayak uyduramayanlar tarih sahnesinden silinir" Her yeni üretim biçiminin yeni bir yaşam biçimini beraberinde getirdiğini belirten Büyükşehir Belediye Başkanı Büyükakın, değişime ayak uyduramayanların tarih sahnesinden silineceği uyarısında bulundu. Büyükakın, "Ona ayak uyduramayanları tarih sahnesinden siler. Örneğin ekonomistlere göre Osmanlı Devleti’nin tarih sahnesinden silinmesinin en önemli nedenlerinden biri sanayi devrimini ıskalamış olmasıydı. Sanayi devrimini yakalayamayınca, o devrimi yapan ülkelerle rekabet edecek gücü de kalmadı. Şimdi de bilişim alanında benzer bir hikayeyle karşı karşıyayız. Bu hıza ayak uyduramaz, bilişimde üretim yapamaz, oradaki yeniliklere adapte olamazsanız beraberinde yok olursunuz" diye konuştu. "35 milyar dolarlık bir şehirden bahsediyoruz" Kocaeli’nin Türkiye’nin dünyaya açılan yüzü olduğunu kaydeden Başkan Büyükakın, şehrin dış ticaret hacminin uluslararası düzeyde bir ülke büyüklüğünde olduğunu kaydetti. Büyükakın, şehrin ekonomik gücüne dikkat çekerek şunları söyledi: "İhracat rakamlarına baktığınızda, 35 milyar dolarlık bir şehirden bahsediyoruz. Dünyadaki ülkelerle kıyasladığınızda neredeyse Lüksemburg seviyesine geliyor. Estonya, Letonya gibi ülkelerle aynı dış ticaret hacmine sahip bir şehirden bahsediyoruz. Yani neredeyse bir ülke büyüklüğünde. Şehrin, zengin kalmaya devam etmesi ve gelecekte daha da zengin olması için katma değeri yüksek ürünler üretmesi gerekiyor. Şehirlerine vizyon katan, ilham veren işler yapmak zorundalar. İlham sahibi ve vizyon sahibi olanların da önünü açmak zorundalar. Biz de tam olarak böyle bir yerde konumlanıyoruz. Bir yandan konuştuklarımızla şehirdeki insanlara ilham vermek, diğer yandan vizyonu olanların önünü açmak zorundayız. Bu nedenle odalarımızın geleceğe dönük yaptığı tüm çalışmaları güçlendirmek için var gücümüzle çalışıyoruz, onların önünü açmak istiyoruz. Aynı şekilde gençlerimizin geleceğin dünyasında rekabet edebilmesi için fırsatlarını artırmaya gayret ediyoruz." "Aynı ruhla, aynı liderlik bilinciyle devam edersek, ülkemiz ilelebet var olacaktır" Milletlerin varlığını sürdürmesinde toplumsal bütünlük ve liderlik bilincinin hayati önem taşıdığını vurgulayan Büyükakın, ayakta kalan ve başarılı olmaya devam eden milletlerin ortak bir değer taşıdığına dikkati çekti. Büyükakın, milletlerin yok oluşu üzerine yapılan çalışmalarda genellikle savaş, salgın hastalık ve kıtlıklardan söz edildiğini ancak esas meselenin toplumsal anlam kaybı olduğunu ifade ederek, "Yükselişte de aynı şey vardır; toplu halde bir anlama, bir ideale sarılmak. Eğer hepimiz aynı şeyi düşünürsek, ülkenin geleceğini benzer noktalara bağlar ve hepimiz aynı hedefe vurursak, topyekün hareket edersek, birlikte hareket edersek, aynı ruhla, aynı liderlik bilinciyle devam edersek, ülkemiz ilelebet var olacaktır. Bunu söylerken, bunun temellerinin nereye bastığını bilerek konuşmaya devam edersek, yerel yönetici iş insanının önünü bu doğrultuda açarsa; iş insanı dünyaya dünya vizyonuyla bakarsa; dünyanın nereye gittiğini görürse; öğrenci geleceğin dünyasına hazırlanırsa işte o zaman gerçek dönüşüm olur" ifadelerini kullandı.
TUSAŞ, Airbus A220 programında 250’nci kanopi teslimatını gerçekleştirdi
21 Kasım 2025 Cuma - 11:27 TUSAŞ, Airbus A220 programında 250’nci kanopi teslimatını gerçekleştirdi Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ), Airbus’ın A220 tek koridor uçak programı kapsamında yürüttüğü üretim çalışmalarında önemli bir kilometre taşını geride bırakarak, 250’nci kanopi (cockpit üst yapısı) teslimatını başarıyla tamamladı. TUSAŞ, yerli ve milli hava araçlarında olduğu gibi yapısal parça üretiminde de başarı elde etmeye devam ediyor. A220 uçak programı kapsamında 250’nci kanopi üretimi, TUSAŞ’ın Kahramankazan yerleşkesinde gerçekleştirildi. TUSAŞ, A220 kanopi üretiminde yüzde 75 gibi yüksek bir küresel pazar payına sahip durumda. Kanopi, Airbus tasarım verilerine göre ‘Build to Print’ modeliyle üretilirken, üretim süreci TUSAŞ mühendisliği ile yerli yan sanayi firmalarının katkılarıyla yürütülüyor. Detay parça üretiminin yaklaşık yüzde 75’i yerli yan sanayi tarafından gerçekleştirilirken, bu oran Türkiye’nin havacılık ekosisteminin sanayi yetkinliklerinin geliştirilmesi açısından stratejik önem taşıyor. Uçağın hava akışını ilk karşılayan bölüm olan kanopi, yüzey kalitesi ve hassasiyet bakımından kritik bir bileşen olduğundan Türk mühendisliği ve işçiliği ürünün dünya standartlarının üzerinde bir kaliteyle üretilmesinde belirleyici rol oynuyor. A220 programındaki üretim TUSAŞ tesislerinde 2020 yılında başladı. Sözleşmenin imzalandığı ilk yıl iki adet teslim edilirken, ürün sayısı her yıl artış gösterdi. 2024 yılında toplamda 74 adet parça teslim edilirken, bu yılın kasım ayına kadar bu sayı 81’e yükseldi. Böylece toplamda 250’inci teslimat sayısına ulaşıldı. Yıl sonu teslimat hedefinin ise 96 adet olması bekleniyor. Airbus’tan TUSAŞ’a tam not Airbus tarafından ölçülen iki kritik performans göstergesi olan OQD (On Time Quality Deliveries) ve OTS (On Time Shipment) küresel pazarda ortalama yüzde 85 başarı düzeyindeyken, TUSAŞ 2025 yılı itibarıyla her iki metrikte de yüzde 100 başarı oranına ulaştı. Airbus’ın bu performanstan duyduğu memnuniyet, şirketin çeşitli platformlarda aldığı tebriklerle de vurgulanıyor. A220 programı kapsamında üretim, uçağın operasyonel ömrü boyunca devam edecek şekilde tasarlandı. Mevcut projeksiyonlara göre iş birliğinin en az 2050 yılına kadar süreceği öngörülüyor.
Türkiye’de şarj noktası sayısı 36 bin 984’e yükseldi
21 Kasım 2025 Cuma - 10:08 Türkiye’de şarj noktası sayısı 36 bin 984’e yükseldi Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), Türkiye genelinde elektrikli araçlara yönelik 36 bin 984 şarj noktası olduğunu belirterek, tüm şarj istasyonlarının coğrafi konumları, şarj ünitesi ve soket sayıları, tipleri ve güçleri, ödeme yöntemleri, müsaitlik durumları ve şarj hizmeti fiyatlarının geliştirilen Şarj@TR mobil uygulaması üzerinden anlık olarak görülebildiğini açıkladı. EPDK tarafından yapılan açıklamada, ekim ayı boyunca şarj ağı işletmeci lisansı sahibi şirketlerce işletilmekte olan şarj istasyonlarının elektrikli araç sahipleri tarafından yoğun şekilde kullandığı belirtildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Ekim ayı verilerine göre ülke genelinde 36 bin 361 adet şarj noktasında (soketinde) toplam 2 milyon 328 bin 190 adet şarj işlemi gerçekleştirilmiştir. Bu işlemler sonucunda 2 milyon 134 bin 864 saate karşılık gelen toplam şarj süresiyle birlikte 47 bin 429 megavat düzeyinde elektrik tüketimi gerçekleşmiştir. Gerçekleşen toplam elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 61’lik kısmı, kullandığı elektrik enerjisinin yüzde 100’ü yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlandığı YEK-G (Yenilenebilir Enerji Kaynak Garanti) Belgesi ile belgelendirilen yeşil şarj istasyonlarında gerçekleştirilmiştir. Ekim 2025’te şarj istasyonlarında en yüksek elektrik tüketimi 14 bin 438 megavat ile İstanbul’da gerçekleşti. İstanbul’u Ankara, İzmir ve Bursa takip ederken, toplam tüketim içinde en yüksek payı da yüzde 30,25 ile İstanbul aldı. Markalar arasında en yüksek elektrik tüketimi 11 bin 292 megavat ile Trugo tarafından yapılırken, onu 8 bin 463 megavat ile Zes izledi. Eşarj, Astor ve Tesla ise tüketim sıralamasında ilk beş marka içinde yer aldı." EPDK tarafından yeterli ve sürdürülebilir elektrikli araç şarj altyapısı ile serbest bir piyasanın tesis edilmesine yönelik düzenleme faaliyetleri kapsamında lisans alarak faaliyet göstermekte olan şarj ağı işletmecileri tarafından yapılan şarj istasyonu yatırımları neticesinde 2024 yılı başında Türkiye genelinde 12 bin 84 olan şarj noktası sayısının 2025 yılı başında 26 bin 462’ye, bugün itibarıyla da 36 bin 984’e yükseldiği belirtildi. Açıklamada, "Bu noktaların 15 bin 857 tanesi DC (Hızlı), 21 bin 132 tanesi AC (Yavaş) niteliktedir. Diğer yandan araçlara temin edilen elektrik enerjisinin tamamının yenilenebilir enerji kaynakları ile üretildiğini gösteren YEK-G belgeli yeşil şarj istasyonları içinde bulunan şarj noktalarının sayısı ise 16 bin 586 adettir. Ülkemizde şarj hizmeti sunulan tüm şarj istasyonlarının coğrafi konumları, şarj ünitesi ve soket sayıları, tipleri ve güçleri, ödeme yöntemleri, müsaitlik durumları ve şarj hizmeti fiyatları EPDK tarafından geliştirilen Şarj@TR mobil uygulaması üzerinden anlık olarak görülebilmektedir. Elektrikli araç pazarında yaşanan hızlı gelişmeye paralel olarak ülkemiz şarj ağının coğrafi kapsayıcılığının genişlemesi ile şarj ağı altyapısında güçlü ve istikrarlı bir büyümenin sağlanması kurumun önde gelen hedefleri arasında yer almaktadır" denildi.
BTÜ Robot Günleri’nde geleceğin teknolojileri konuşuldu
20 Kasım 2025 Perşembe - 16:30 BTÜ Robot Günleri’nde geleceğin teknolojileri konuşuldu Robotlar ve akıllı sistemler alanında uzmanlaşan Bursa Teknik Üniversitesi’nde (BTÜ) "Robot Günleri" düzenlendi. İkincisi gerçekleşen etkinlikte, Türkiye’nin önde gelen firmalarının temsilcileri ve alanında uzman akademisyenler, gün boyu süren oturumlarda bilgi ve deneyimlerini paylaştı. Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Robot Teknolojileri ve Akıllı Sistemler Araştırma Merkezi (ROTASAM) ve Mekatronik Mühendisliği Bölümü organizasyonunda "BTÜ Robot Günleri" düzenlendi. Mimar Sinan Yerleşkesi Ali Sürmen Salon’da bu yıl ikincisi düzenlenen etkinlikte alanında uzman isimler, robot teknolojilerindeki güncel gelişmeleri paylaştı. Öğrenci, akademi ve sanayi temsilcilerinin bir araya geldiği etkinliğin açılış konuşmasını yapan BTÜ ROTASAM Müdürü ve Mekatronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gökhan Gelen, ROTASAM’ın yürüttüğü araştırma faaliyetleri hakkında bilgi vererek, robot teknolojilerinde disiplinler arası çalışmanın önemine dikkat çekti. Robot uygulamalarının geleceği masaya yatırıldı İstanbul Gedik Üniversitesi Robot Teknolojileri Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Savaş Dilibal, "Robotlu Kaynak Teknolojileri" başlıklı sunumunda endüstriyel robot uygulamalarının kaynak süreçlerindeki rolünü ve geleceğe yönelik yenilikçi yaklaşımları aktardı. BTÜ Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Lekesiz ise, "Biyomekaniğin Robotik için Önemi" konulu sunumuyla insan hareketlerinin robot tasarımına etkilerini ve biyolojik sistemlerden ilham alan robotik çalışmalarını anlattı. Robot teknolojilerindeki son gelişmeler aktarıldı Sanayi oturumlarında BOSCH, FANUC, SAHA Robotik, McFly Robot Teknolojileri ve FİGES firmalarının temsilcileri, işbirlikçi robotlar, robot teknolojilerindeki son gelişmeler, yapay zekâ tabanlı üretim çözümleri ve endüstriyel otomasyon sistemleri üzerine sunumlar gerçekleştirdi. BTÜ öğrencilerinin geliştirdiği mobil robotlar, manipülatör sistemleri ve otonom uygulamalar etkinlik alanında sergilendi. Öğrencilerin geliştirdiği yeni nesil robot platformları ise ziyaretçilerin yoğun ilgisini topladı.
Gökyüzünde zorlu mesai: TEİAŞ ekipleri hatları helikopterle bakımdan geçiriyor
20 Kasım 2025 Perşembe - 15:50 Gökyüzünde zorlu mesai: TEİAŞ ekipleri hatları helikopterle bakımdan geçiriyor Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının ilgili kuruluşu Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) ekipleri, helikopter destekli bakım çalışmalarıyla yüksek gerilim hatlarını kışa hazırlıyor. Türkiye genelinde yaklaşık 76 bin kilometreyi aşan elektrik iletim altyapısı kışa hazırlanıyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının ilgili kuruluşu Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ), ülke genelindeki elektrik iletim altyapısının kesintisiz ve güvenli bir şekilde işletilmesini sağlamak amacıyla helikopter destekli çalışmalar yürütüyor. Helikoptere bağlı bir sepetle gökyüzüne yükselen uzman ekipler, yerden metrelerce yukarıda hatların bakım ve onarımlarını yapıyor. Bu çalışmalar, özellikle kış aylarında hatlarda kar ve buz yükü nedeniyle meydana gelebilecek kesintilerin önüne geçmek amacıyla sonbahar aylarında yoğunlaşıyor. Türkiye’de ve yurt dışında özel eğitim alan 25 kişilik uzman ekip, 154 bin ile 400 bin volt seviyesindeki yüksek gerilim hatlarında dönüşümlü olarak korkusuzca görev yapıyor. Hassas görev Ekipler, özel bir halatla helikoptere bağlanan sepet içinde elektrik hatlarının zamanla yıpranan arıtıcı, damper, ikaz küresi ve bağlantı elemanlarının bakım, onarımlarını yapıp değişimlerini gerçekleştiriyor. Bu çalışmalar esnasında hava şartları, hat gerilimi ve rüzgar etkisi gibi değişkenler sürekli olarak takip ediliyor. Bu sayede hem personel güvenliği sağlanıyor hem de hatların işletme sürekliliği en üst düzeyde korunuyor. Kesintisiz enerji Uluslararası standartlarda yürütülen operasyonlar sırasında enerji akışının kesilmesine gerek kalmıyor. Hatların işletme güvenliği artarken bakım süreleri önemli ölçüde kısalıyor. Bugüne kadar Türkiye genelinde yaklaşık 60 bin bakım, montaj ve onarım operasyonunu başarıyla tamamlayan ekipler, zaman ve iş gücü verimini arttırıyor.
6 ülkenin desteklediği proje pazarı başladı
20 Kasım 2025 Perşembe - 15:03 6 ülkenin desteklediği proje pazarı başladı Bartın Üniversitesi’nin (BARÜ) bu yıl 8.’sini düzenlediği ve Almanya, Malezya gibi 6 ülkeden ünuversitelerin desteklediği Uluslararası ARGE Proje Pazarı başladı. Bu yıl 539 proje başvurusu ile rekor katılım sağlandığı bilim ve teknoloji festivalinde, birbirinden ilginç projeler yarıştı. BARÜ tarafından 2017 yılından itibaren her yıl gerçekleştirilen bölgenin uzun soluklu en önemli bilim ve teknoloji festivali olan Uluslararası Ar-Ge Proje Pazarı, bu yıl 8. kez kapılarını açtı. Bu sene 6 farklı ülke ve 32 farklı ilden toplam 539 proje ile rekor başvurunun yapıldığı proje pazarında birbirinden değerli araştırmacılara ve ilginç projeler yer aldı. Yenilikçi fikirlerin, bilimin ve teknolojinin buluşma noktası haline gelen 8. Uluslararası Ar-Ge Proje Pazarı’na Almanya’dan Saarland Üniversitesi, Azerbaycan’dan Hazar Üniversitesi, Bosna Hersek’ten Uluslararası Saraybosna Üniversitesi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden Uluslararası Final Üniversitesi, Malezya’dan Putra Üniversitesi, Özbekistan’dan Mamun Üniversitesinin paydaşlığında gerçekleştiriliyor. Bartın Üniversitesi Kutlubey Kampüsü’nde 2 gün boyunca devam edecek pazarda, temel kategoriden 70, lise kategorisinden 30 ve ilköğretim çağındaki çocukların 56 projesi olmak üzere toplamda 156 proje sergileniyor. Proje pazarının ilk gününde düzenlenen törene, Bartın Valisi Nurtaç Arslan, Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, Etkinliğe Fırat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fahrettin Göktaş, Sinop Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şakir Taşdemir, Munzur Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kenan Peker ve Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışı, çok sayıda, akademisyen, öğrence ve vatandaşlar katıldı. Programa katılan Bartın Valisi Nurtaç Arslan, "Artık bir çok alan, doğrudan bilimsel üretim ve teknolojik ilerlemeyle şekillenmektedir. Bu nedenle Arge çalışmalarına yapılan her yatırım, aslında geleceğe yapılan en değerli yatırımdır. Bu yatırımlar sadece yeni teknolojileri ortaya çıkarmakla kalmamakta, aynı zamanda toplumların rekabet gücünü arttırmakta, genç nesillere daha güçlü bir gelecek bırakmamızı sağlamaktadır" dedi. Rektör Akkaya ise, "Üniversitemizde yenilikçi fikirleri sektörle buluşturarak gerçek ürünlere, gerçek çözümlere dönüşmesine zemin hazırlamaktır. Almanya’dan Saarland Üniversitesi, Azerbaycan’dan Hazar Üniversitesi, Bosna Hersek’ten Uluslararası Saraybosna Üniversitesi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden Uluslararası Final Üniversitesi, Malezya’dan Putra Üniversitesi, Özbekistan’dan Mamun Üniversitesinin paydaşlığında düzenlediğimiz Uluslararası Ar-Ge Proje Pazarımız 539 başvuruyla bu yıl rekor sayıya ulaşmıştır. Bilimle büyüyen çocuklar, dünyayı değiştiren yetişkinlere dönüşür." diyerek proje pazarımızın kapısını 7’den 70’e ‘Benim de bir fikrim var’ diyen herkese açtık. Birlikte düşündükçe, ürettikçe ve paylaştıkça gelişiyoruz" diye konuştu. Konuşmaların ardından ise Bartın Üniversitesi’nden dünyanın en etkili bilim adamları listesine giren 18 akademisyene ödülleri verildi. Ödül törenin ardından ise birbirinden ilginç projelerin yer aldığı sergi alanı gezildi. Vali Arslan ve beraberindekilere, projeler hakkında bilgi verildi. Aselsan ve HAVELSAN gibi Türkiye’nin stratejik kurumlarının da stant açtığı proje pazarının ilk gününde çeşitli sunum ve paneller de yer aldı. Yarın da devam edecek programın ikinci gününde ise ROKETSAN, HAVELSAN, TUSAŞ, TEKATRON, ASELSAN gibi kurumlar ile Savunma Sanayi Başkanlığı yetkililerin konuşmacı olarak yer aldığı sunumlar yapılacak.
Türk Telekom fiber istasyonlarıyla 5G’ye hazır
20 Kasım 2025 Perşembe - 10:59 Türk Telekom fiber istasyonlarıyla 5G’ye hazır Türk Telekom, 5G frekans ihalesi sonrası Türkiye’nin dijital omurgasını güçlendirecek yatırımlarına devam ediyor. Yüksek hızlı bağlantı deneyimi sunma amacıyla 81 ilin her köşesine uzanan fiber ağ uzunluğunu 514 bin kilometreye taşıyan şirket, 5G için kritik öneme sahip fiberle bağlı LTE baz istasyonu oranı yüzde 56’ya yükseltti. Türkiye’nin dijital dönüşümünün öncülerinden Türk Telekom, 5G ihalesinin ardından Türkiye’nin 81 ilinde stratejik yatırımlarına devam ediyor. Türkiye’yi yeni nesil teknolojilerle buluşturma vizyonu doğrultusunda fiber altyapı uzunluğunu 514 bin kilometreye ulaştıran şirket, fiber hane kapsamasını 33,9 milyona, fiber abone sayısını ise 14,2 milyona yükseltti. Türkiye’nin dört bir yanında yüksek hızlı interneti yaygınlaştırma hedefi doğrultusunda önemli bir eşiği daha aşan Türk Telekom, 5G için kritik öneme sahip fiberle bağlı LTE baz istasyonu oranını ise yüzde 56’ya çıkardı. 5G’de abone başına yüksek bant genişliğine sahip olan şirket, fiber istasyonları ve öncü 5G çalışmaları ile iletişimin her döneminde olduğu gibi 5G çağının da öncüsü olmayı hedefliyor. Konu hakkında değerlendirmede bulunan Türk Telekom Network Genel Müdür Yardımcısı Zafer Orhan, "Türkiye’yi geleceğin teknolojilerine hazırlamak amacıyla yüksek hızlı bağlantı sağlayan fiber altyapımızı 81 ilin her köşesine taşıyoruz. Şirket olarak, sabit imtiyaz sözleşmemizin yenilenmesiyle birlikte dijital geleceğin inşasına yönelik stratejik yatırımlarımıza büyük ivme kazandırdık. İmtiyaz sözleşmemiz süresince ülke ekonomisine 20 milyar dolarlık katkı sunacağız. 2025 üçüncü çeyrek itibarıyla 514 bin kilometreye ulaşan fiber ağımız; 33,9 milyon haneyi kapsıyor. 2030’a kadar; FTTH/B hane kapsamamızı 37 milyona, FTTH/B abone sayımızı ise 17 milyona çıkarmayı hedefliyoruz. 5G için kritik öneme sahip fiberle bağlı LTE baz istasyonu oranımızı ise dünya için 2030’da hedeflenen oranın ötesine taşıyarak yüzde 56’ya yükselttik. Bu oran, yalnızca bugünün değil, yarının bağlantı ihtiyaçlarını karşılamak adına önemli bir eşiktir. 16 Ekim’de gerçekleştirilen 5G frekans ihalesinde istediğimiz frekansları aldık ve 5G’de abone başına en büyük bant genişliğine sahip operatör konumundayız. Güçlü altyapımız, fiber istasyonlarımız ve sağlık, tarım, ulaşım, spor ve kültür sanat gibi alanlarda yürüttüğümüz öncü çalışmalarla 5G’ye en hazır operatör olarak, yeni nesil teknolojileri etkin biçimde uygulama yetkinliğimiz ile dijital geleceğin inşasını kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi.
Ara tatilin gözdesi Mercan Bilim Merkezi oldu
20 Kasım 2025 Perşembe - 09:47 Ara tatilin gözdesi Mercan Bilim Merkezi oldu Mersin’de ara tatil boyunca kapılarını randevusuz açan Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi, 900’den fazla ziyaretçiyi ağırlayarak çocukları bilim, çevre ve astronomiyle buluşturdu. Mersin Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi; çocukları bilim, çevre ve teknoloji ile buluşturmaya devam ediyor. Çocukların bilim temelli bilinçle büyümesi için her ayrıntısı düşünülen Mercan’da onlarca interaktif deney düzeneği, atölyeler ve yüksek kapasiteli planetaryum, ara tatilde de ziyaretçilerin gözdesi oldu. ‘Keşfet, öğren ve üret’ diyerek yola çıkan Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi, Türkiye’de iklim ve çevre temalı ilk ve tek bilim merkezi olma unvanıyla, çocukların bilime olan ilgisini pekiştiriyor. Eğlenceli ve öğretici etkinlikleriyle ara tatili daha da keyifli hale getiren merkez, çocukları eğitici bir keşif yolculuğuna çıkarıyor. Mercan, ara tatilde 900’den fazla ziyaretçiyi ağırladı Okulların ara tatil döneminde randevusuz olarak hizmet veren Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi, kent içinden olduğu kadar çevre illerden de yoğun ziyaretçi akınıyla karşılaştı. Adana, Hatay, Kahramanmaraş, Gaziantep ve Osmaniye’den gelen çocuklar, Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi ile bilim dolu günler yaşadı. Planetaryum gösterileri, gözlemevi seansları, iklim ve çevre sergileri ile çocukların, ebeveynlerin ve gençlerin buluşma adresi haline gelen Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezinde, iklim değişikliği, çevre kirliliği, yenilenebilir enerji kaynakları, küresel ısınma ve biyoçeşitlilik gibi konularda farkındalık kazandırmanın en keyifli yolları keşfedildi. Ara tatil boyunca 900’den fazla ziyaretçiyi ağırlayan Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezinde, ‘Minik Kaşifler’ ve diğer atölyelerde yüzlerce öğrenci yeni deneyimler kazandı. Sadece çocukların değil, yetişkinlerin de farkındalık ve bilinç kazanmasına aracı olan merkez, öğretici ve eğlenceli yolculuğuna ara vermeden devam ediyor. "Mercan, bölgeye hitap eden bir bilim merkezi oldu" Ara tatil döneminde çocukların ve ailelerin yoğun ilgisi ile karşılaştıklarını belirten Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi Şefi Duygu Ezici, çocukların tatil günlerinde bilim ve eğlence ile aynı anda buluştuğunu vurguladı. Çevre illerden gelen yoğun ilgiden duydukları memnuniyeti de dile getiren Ezici, "Merkezimiz, Mersin ile birlikte çevre illere de hitap ediyor. Bölgeye hitap eden bir bilim merkezi haline geldik ve bizler bu durumdan oldukça memnunuz. Belli periyotlar halinde kurs merkezlerimizden gelen misafirlerimizi de ağırlıyor, bilim turları düzenliyoruz" dedi. Yurttaşları Mercan’ı takip etmeye davet eden Ezici, ‘mersinbilimmerkezi.com’ isimli web sitesinde etkinlik duyurularının ve randevu işlemlerinin yer aldığına değinerek, tüm detaylara ulaşılabileceğini kaydetti. "Tüm vatandaşlarımızı Mercan’da bilim ile buluşturuyoruz" Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezinde görev yapan ve çocukları bilim ile buluşturan Biyoloji Öğretmeni Seda Çor, 7’den 70’e tüm vatandaşlara hitap ettiklerini belirterek, "Vatandaşlarımız burada genel kültür, doğal afetler, biyoçeşitlilik, iklim ve çevre alanlarıyla ilgili deney düzeneklerimizde deneyim kazanıyorlar. Bu anlamda bilimle buluştukları için deneyim sahibi oluyorlar. Planetaryum ve gözlem alanımız sayesinde astronomi ile buluşuyorlar. Gökyüzü, ay, güneş ve gezegenleri inceleme fırsatları oluyor. Vatandaşlarımız burada bilimle buluşmaktan çok memnunlar, biz de onları ağırladığımız için memnunuz" diye konuştu.