TEKNOLOJİ
Bakan Uraloğlu: "Yıllık bazda 50 bin ton karbon salınımı önlendi" 18 Nisan 2026 Cumartesi - 12:28:50 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İstanbul Havalimanı’nda başlayan Eş Zamanlı Üçlü Bağımsız Pist Operasyonlarına (TRO) ilişkin, "Bu kazanımlar yıllık bazda yaklaşık 50 bin ton karbon salımının önlenmesi anlamına geliyor. Bu da yaklaşık 2,2 milyon ağacın yıllık karbon tutma kapasitesine eşdeğer bir çevresel fayda demek" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 17 Nisan 2025 tarihinde İstanbul Havalimanı’nda başlayan Eş Zamanlı Üçlü Bağımsız Pist Operasyonları (TRO) hakkında açıklamada bulundu. Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin Üçlü Pist Operasyonu’nu Avrupa’da uygulayan ilk ülke olduğuna dikkati çekerek "Üçlü Pist Operasyonlarının başarılı bir şekilde uygulanması, Avrupa havacılığı için dönüm noktası niteliğindedir. Devlet Hava Meydanları İşletmesi hava trafik kontrolörlerimizin disiplinini, yenilikçiliğini, ekip çalışmasını ve tüm proje ortaklarının koordineli çabasını yansıtmaktadır" açıklamasında bulundu. "Uçuş mesafelerinde yüzde 21 iyileşme gerçekleşti" Bakan Uraloğlu, Üçlü Pist Operasyonlarının İstanbul Havalimanı’nın genel kapasitesini artırmada önemli bir kilometre taşı olduğunu dile getirerek açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Operasyon, yoğun saatlerde trafiği yönetmede yüksek esneklik ve verimlilik sağladı. Bunun sonucu olarak 29 Kasım 2025’te bir saatte 78 iniş, 2 Temmuz 2025’te ise bir saatte 81 kalkışı başarıyla gerçekleştirerek rekorlara imza attık. 78 inişe ilişkin analizlerimizde ise iniş başına ortalama yaklaşık 40 deniz mili mesafe tasarrufu sağlandığını ve uçuş mesafelerinde yüzde 21 oranında iyileşme gerçekleştiğini tespit ettik." "Yıllık bazda 50 bin ton karbon salınımı önlendi" Uraloğlu, söz konusu analizin operasyonel esnekliğin daha kısa rotalara ve İstanbul Terminal Kontrol Sahası’nda iyileştirilmiş trafik akışı yönetimine imkân tanıdığını ortaya koyduğunu dile getirdi. Uraloğlu, tipik bir dar gövdeli uçak üzerinden yapılan hesaplamalara göre, yaklaşma aşamasında sağlanan yaklaşık 30 deniz mili mesafe kısalmasının uçuş başına ortalama 352 kilogram yakıt tasarrufu ve bin 112 kilogram karbondioksit emisyon azaltımı sağladığını belirterek, "Bu kazanımlar yıllık bazda yaklaşık 50 bin ton karbon salımının önlenmesi anlamına geliyor. Bu da yaklaşık 2,2 milyon ağacın yıllık karbon tutma kapasitesine eşdeğer bir çevresel fayda demek" diye konuştu. "Taksi sürelerini ciddi şekilde azalttık" Uraloğlu, üçlü pist operasyonlarının yalnızca havadaki kazanımlarla sınırlı kalmadığını, yer hareketlerinde de önemli verimlilik sağladığını vurgulayarak, "Uçakları kapılarına en yakın pistlere yönlendirerek taksi sürelerini ciddi şekilde azalttık. Yapılan analizler, iniş yapan uçaklarda taksi sürelerinin ortalama yüzde 10,2, kalkışlarda ise yüzde 2,8 oranında kısaldığını; buna bağlı olarak yakıt tüketiminde yüzde 6,6 ile yüzde 14,4 arasında düşüş sağlandığını gösteriyor" ifadelerini kullandı. Bu iyileşmelerin doğrudan zamanında performans oranına (OTP) da yansıdığını ifade eden Uraloğlu, 2025 yılında İstanbul Havalimanı’nın yüzde 80,72 zamanında performans oranına ulaştığını, bu oranın yüzde 71,2 olan Avrupa ortalamasının oldukça üzerinde gerçekleştiğini vurguladı. "Tasarruf edilen her deniz mili, havacılık hedeflerimize atılmış somut bir adım anlamına geliyor" Uraloğlu, üçlü pist operasyonlarının İstanbul Havalimanı’nın 2053 net sıfır emisyon hedefi açısından önemli bir rol üstlendiğini aktararak, "Hem havada katedilen mesafeyi hem de yerdeki taksi sürelerini azaltarak yalnızca kapasiteyi artırmakla kalmıyor, aynı zamanda karbon emisyonlarını da sistematik şekilde düşürüyoruz. Tasarruf edilen her deniz mili, sürdürülebilir havacılık hedeflerimize atılmış somut bir adım anlamına geliyor" şeklinde konuştu.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 12:23 Bakan Uraloğlu: "Yıllık bazda 50 bin ton karbon salınımı önlendi" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İstanbul Havalimanı’nda başlayan Eş Zamanlı Üçlü Bağımsız Pist Operasyonlarına (TRO) ilişkin, "Bu kazanımlar yıllık bazda yaklaşık 50 bin ton karbon salımının önlenmesi anlamına geliyor. Bu da yaklaşık 2,2 milyon ağacın yıllık karbon tutma kapasitesine eşdeğer bir çevresel fayda demek" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 17 Nisan 2025 tarihinde İstanbul Havalimanı’nda başlayan Eş Zamanlı Üçlü Bağımsız Pist Operasyonları (TRO) hakkında açıklamada bulundu. Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin Üçlü Pist Operasyonu’nu Avrupa’da uygulayan ilk ülke olduğuna dikkati çekerek "Üçlü Pist Operasyonlarının başarılı bir şekilde uygulanması, Avrupa havacılığı için dönüm noktası niteliğindedir. Devlet Hava Meydanları İşletmesi hava trafik kontrolörlerimizin disiplinini, yenilikçiliğini, ekip çalışmasını ve tüm proje ortaklarının koordineli çabasını yansıtmaktadır" açıklamasında bulundu. "Uçuş mesafelerinde yüzde 21 iyileşme gerçekleşti" Bakan Uraloğlu, Üçlü Pist Operasyonlarının İstanbul Havalimanı’nın genel kapasitesini artırmada önemli bir kilometre taşı olduğunu dile getirerek açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Operasyon, yoğun saatlerde trafiği yönetmede yüksek esneklik ve verimlilik sağladı. Bunun sonucu olarak 29 Kasım 2025’te bir saatte 78 iniş, 2 Temmuz 2025’te ise bir saatte 81 kalkışı başarıyla gerçekleştirerek rekorlara imza attık. 78 inişe ilişkin analizlerimizde ise iniş başına ortalama yaklaşık 40 deniz mili mesafe tasarrufu sağlandığını ve uçuş mesafelerinde yüzde 21 oranında iyileşme gerçekleştiğini tespit ettik." "Yıllık bazda 50 bin ton karbon salınımı önlendi" Uraloğlu, söz konusu analizin operasyonel esnekliğin daha kısa rotalara ve İstanbul Terminal Kontrol Sahası’nda iyileştirilmiş trafik akışı yönetimine imkân tanıdığını ortaya koyduğunu dile getirdi. Uraloğlu, tipik bir dar gövdeli uçak üzerinden yapılan hesaplamalara göre, yaklaşma aşamasında sağlanan yaklaşık 30 deniz mili mesafe kısalmasının uçuş başına ortalama 352 kilogram yakıt tasarrufu ve bin 112 kilogram karbondioksit emisyon azaltımı sağladığını belirterek, "Bu kazanımlar yıllık bazda yaklaşık 50 bin ton karbon salımının önlenmesi anlamına geliyor. Bu da yaklaşık 2,2 milyon ağacın yıllık karbon tutma kapasitesine eşdeğer bir çevresel fayda demek" diye konuştu. "Taksi sürelerini ciddi şekilde azalttık" Uraloğlu, üçlü pist operasyonlarının yalnızca havadaki kazanımlarla sınırlı kalmadığını, yer hareketlerinde de önemli verimlilik sağladığını vurgulayarak, "Uçakları kapılarına en yakın pistlere yönlendirerek taksi sürelerini ciddi şekilde azalttık. Yapılan analizler, iniş yapan uçaklarda taksi sürelerinin ortalama yüzde 10,2, kalkışlarda ise yüzde 2,8 oranında kısaldığını; buna bağlı olarak yakıt tüketiminde yüzde 6,6 ile yüzde 14,4 arasında düşüş sağlandığını gösteriyor" ifadelerini kullandı. Bu iyileşmelerin doğrudan zamanında performans oranına (OTP) da yansıdığını ifade eden Uraloğlu, 2025 yılında İstanbul Havalimanı’nın yüzde 80,72 zamanında performans oranına ulaştığını, bu oranın yüzde 71,2 olan Avrupa ortalamasının oldukça üzerinde gerçekleştiğini vurguladı. "Tasarruf edilen her deniz mili, havacılık hedeflerimize atılmış somut bir adım anlamına geliyor" Uraloğlu, üçlü pist operasyonlarının İstanbul Havalimanı’nın 2053 net sıfır emisyon hedefi açısından önemli bir rol üstlendiğini aktararak, "Hem havada kat edilen mesafeyi hem de yerdeki taksi sürelerini azaltarak yalnızca kapasiteyi artırmakla kalmıyor, aynı zamanda karbon emisyonlarını da sistematik şekilde düşürüyoruz. Tasarruf edilen her deniz mili, sürdürülebilir havacılık hedeflerimize atılmış somut bir adım anlamına geliyor" şeklinde konuştu.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 12:23 Türkiye’nin nüfusa kaydedilen ilk robotu şimdi de işe başladı Türkiye’de nüfusa kaydedilen ilk robot olarak tarihe geçen CANİKMAN, Samsun’un Canik ilçesinde göreve başlayarak öğrencileri karşılamaya, derslere katılmaya ve kampüsü tanıtmaya başladı. CANİKFEST kapsamında Samsun’a getirilen insansı robot CANİKMAN, Canik İlçe Nüfus Müdürlüğü’nde fahri kimlik belgesi verilerek "Türkiye’nin nüfusa kaydedilen ilk robotu" olmuştu. ’Canik" adıyla kayıtlara geçen robot, şimdi Canik Belediyesi bünyesinde sahaya indi. Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde görev yapan CANİKMAN, kampüse gelen öğrencileri "hoş geldiniz" diyerek karşılıyor, derslere katılarak çeşitli konularda bilgi veriyor ve yeni gelenlere kampüsü tanıtıyor. Öğrencilerin yoğun ilgisiyle karşılaşan CANİKMAN, kısa sürede kampüsün en dikkat çeken unsurlarından biri hâline geldi. "Şimdi mesaisi başlıyor" CANİKMAN’ın artık sahada aktif rol üstleneceğini belirten Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, dört yıldır çocuklara yönelik teknolojik eğitimler verdiklerini söyledi. Geçen yıl düzenlenen CANİKFEST’te verilen robot sözünü tuttuklarını ifade eden Sandıkçı, çocukları teknolojiyle buluşturmaya devam edeceklerini vurguladı. Çocukların eğitimine insansız araçları dâhil ettiklerini kaydeden Sandıkçı, "Burada dört yıldır çocuklara teknolojik eğitimler vermekteyiz. Geçen yıl yaptığımız CANİKFEST’te çocuklara ve gençlere robot sözü vermiştik. O sözümüzü tuttuk. Bugün CANİKMAN aramızda ve çocuklarla birliktedir. Çocuklarımızın eğitimine insansız araçlar dâhil olmuş oldu. Çocuklarımız bu tür insansız araçları üretene kadar, bu robotları onlarla buluşturmaya devam edeceğiz. Nüfusa kaydı yapıldı. Bir süre ülkeyi dolaştı. Şimdi yerleşik olarak Samsun Canik’te olacak. Bundan sonra kırsallar dâhil olmak üzere, oradaki öğrenciler de dâhil edilerek bu insansız araçlarımızı oraya götüreceğiz. Bu alanda eğitimde eşitliği sağlamış olacağız. Robot aynı zamanda bir çekim merkezi de oluşturdu. Yeni bir şeyi görmenin heyecanıyla, sohbet ettiğim anne ve babalardan şunu duyuyorum: ’Sabaha kadar hiç uyumadı, robotu kampüste görecek diye.’ Amaç buydu. Çocuk CANİKMAN ile konuştu, ona dokundu ve bundan sonrası için hayal kuracak. Canik’te öğrenci olup yapay zekâ, robotik kodlama, yazılım ve robotlar konusunda görmemiş ya da dokunmamış hiçbir öğrencimiz kalmayacak. Şimdi mesaisi başlıyor. Bundan sonra yaz kış demeden okulları dolaşacak. Ülkemizin savunma sanayi noktasında geldiği yer ortadadır. Şimdi biz, mühendisler ordusu yetiştirmenin derdindeyiz. Cumhurbaşkanımızın milli teknoloji hamlesinin meyvelerini almaya başladık. Tüm gençlerimizin bu anlamda yazılımcı, kod yazan ve insansız araç geliştiren bireyler hâline gelmesini istiyoruz. Bu kampüsler bunun için var" dedi. "İlk defa böyle bir robot görüyoruz" Öğrenci Elif Sahra, "Robot bizler için güzel bir deneyim oluyor. Bizi karşıladı, elimizi sıktı, sorular sorduk. İlk defa ben böyle bir robot gördüm" diye konuştu. Öğrenci Fatih Yeni ise "Daha önce robotlar üzerine araştırmalar yapıyordum. Burada ilk defa canlı canlı robot gördüm. Gerçek insan gibidir" şeklinde konuştu.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 10:51 Lise öğrencileri arası ’Enerji Verimliliği Proje Yarışması’nın sonuçları belli oldu: 4 proje ödüle layık görüldü Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) iş birliğiyle düzenlenen Lise Öğrencileri Arası Enerji Verimliliği Proje Yarışması’nın sonuçları belli oldu. 57 başvurunun olduğu yarışmada üç proje dereceye girerken, bir proje de jüri özel ödülüne layık görüldü. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, enerji verimliliğine yönelik farkındalığın artırılması için attığı adımlara bir yenisini daha ekledi. Toplumda enerji kültürünün oluşturulması, gelecek nesillerde enerji verimliliği ve çevre bilincinin geliştirilmesi ve enerjinin üretimden nihai tüketime kadar tüm aşamalarda verimli kullanımına yönelik davranış biçimlerinin kazandırılması amacıyla, Bakanlık ile TÜBİTAK iş birliğinde lise öğrencileri arasında Enerji Verimliliği Proje Yarışması düzenlendi. 57 başvuru Yarışmaya, bu yıl toplam 57 proje başvurusu yapıldı. Başvuruların 25’i konut, 11’i sanayi, 12’si tarım ve 9’u ulaşım sektörlerine yönelik oldu. 4 projeye ödül Başvurular, akademisyenlerden oluşan bir jüri tarafından değerlendirildi. Değerlendirme sonucunda, üç proje dereceye girerken, bir proje de jüri özel ödülüne layık görüldü. Yarışmada dereceye giren projelerden, ’Atıl Tekstilden Nano-Gümüş Selüloz Kompozit: Enerji Verimliliği ve Küf Dirençli Akıllı Panel’ birincilik ödülüne layık görülürken, ’Tarımsal Sulama Göletlerinde Sürdürülebilir Su Yönetimi için Büyük Veriye Dayalı Tahmin ve Yapısal Optimizasyon Modeli’ ikinci, ’Şehiriçi Trafikte Bekleme Sürelerini Azaltmaya Yönelik Matematiksel Tabanlı Enerji Verimliliği Modeli’ ise üçüncü oldu. ’Güneş Paneli Verimliliğinin Soya Parafini Baryum Sülfat Kompoziti ile Artırılması’ adlı proje de jüri özel ödülünü kazandı.
Altıeylül 43 öğrenci ile TEKNOFEST’te
29 Eylül 2023 Cuma - 11:23 Altıeylül 43 öğrenci ile TEKNOFEST’te Altıeylül Belediyesine bağlı Çocuk Üniversitesi’nde geçen yıl başarılı olan 43 öğrenci de İzmir’de ki Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali TEKNOFEST’e katılım sağladı. Altıeylül Belediyesi Gençlik Spor Müdürlüğü’nün organizasyonunda gerçekleştirilen organizasyonda çocuklar etkinlik alanına götürüldü. Dünyanın en büyük Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali TEKNOFEST, İstanbul ve Ankara’dan sonra İzmir’de teknoloji tutkunlarına kapılarını açtı. Altıeylül Belediyesi Çocuk Üniversitesi’nin başarılı 43 öğrencisi; keşif oyunu, simülasyon deneyim alanları, eğitici atölyeler, sergiler, sahne gösterileri gibi etkinliklerin de yer aldığı TEKNOFEST’te çeşitli etkinliklere katıldılar. Öte yandan Deneyap Fikir Maratonu ve Deneyap Makeathon Yarışması’nı da izleme fırsatı bulan ve ilk kez İzmir’de düzenlenen etkinlikte Çocuk Üniversitesi öğrencileri bilgilerine bilgi katma fırsatı yakaladı. “Çocuk üniversitesi öğrencilerimiz bilgilerine bilgi kattılar” Altıeylül Belediye Başkanı Hasan Avcı’da İzmir’de açılan Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali TEKNOFEST’te Belediye bünyesinde ki Çocuk Üniversitesi öğrencileriyle birlikte ziyaret etti. Başkan Avcı, “Büyüyen, gelişen Türkiye’nin gelecekte daha neler yapabileceğinin örneklerini bugün burada bir kez daha gördük. Türkiye’nin teknolojik alanlarda dünyada söz sahibi olmasına büyük katkı sağlayan organizasyonda emeği geçen herkese çok teşekkür ediyoruz” dedi. Altıeylül Belediye Başkanı Hasan Avcı, “Belediyemizin bünyesinde bulunan ve çocukların eğitimi açısından büyük destek olan Çocuk Üniversitesi’nde eğitim gören 43 öğrencimizle Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali’ne katılım sağladık. Çocuklarımız festival alanında çocuklarımız bilgilerine bilgi kattılar” dedi. “TEKNOFEST gençliği İzmir’de bir araya geldi” Başkan Avcı sözlerini şöyle sürdürdü: “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın her zaman söylediği ‘TEKNOFEST gençliği istiyoruz’ sözü büyük önem arz ediyor. Z kuşağı diye çocuklarımızı başkalaştırdıkları bir dönemde gerçekten TEKNOFEST çok ciddi önemli bir yer kapsıyor. Burada da gençlerimizin aileleriyle beraber yoğun katılımını görmekten mutluluk duyuyoruz. Bizlerde Altıeylül Belediyesi olarak Balıkesir olarak buraya katılımda bulunuyoruz. Çocuk Üniversitemizde eğitim gören çocuklarımızla birlikte TEKNOFEST’i ziyaret ettik. “Savunma sanayimiz gün geçtikçe daha da güçleniyor” Türkiye Cumhuriyeti devletinin bir ferdi olmaktan bu ülkenin vatandaşı olmaktan gurur duyduk. TEKNOFEST’te Bayraktar TB2’yi, Bayraktar Akıncı’yı, Hürkuş’u T-129 Atak Helikopterlerini ve tabi ki ülkemizin gözbebeği BAYRAKTAR KIZILELMA’yı görme fırsatı bulduk. Burada diğer teknolojik olarak savunma sanayi açısından yaptığımız bütün gelişmeleri görmüş olduk. “Gençlerimiz ülkemizi daha yükseklere taşıyacaklar” Yarınlarımız inşallah bugünlerden daha güzel olacak. Gençliğimiz gençlerimiz bu ülkeyi bulundukları bu noktadan çok daha yükseklere taşıyacaklar. Cumhuriyetimizin 100. yılındayız. Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün muasır medeniyet seviyesine inşallah hızlı bir şeklide gençlerimiz bizleri kavuşturacaklar diye umut ediyorum.” Balıkesirli ve İzmir Milletvekili aynı zamanda AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Tanıtım ve Medya Başkanı Hamza Dağ ile TEKNOFEST’te bir araya gelme fırsatı bulan Altıeylül Belediye Başkanı Hasan Avcı, Çocuk Üniversitesi öğrencileriyle birlikte hatıra fotoğrafı çektirdi.
Yapay zeka ile hazırlanan klip büyük ilgi gördü
29 Eylül 2023 Cuma - 10:20 Yapay zeka ile hazırlanan klip büyük ilgi gördü Türkiye’de ilk kez alaturka-arabesk formunda bestelenen bir eser için yapay zeka teknolojisi ile klip hazırlandı. İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Müzik Öğretmenliği Programı öğretim üyesi Prof. Dr. Ali Ayhan tarafından hazırlanan klip büyük ilgi gördü. İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Müzik Öğretmenliği Programı öğretim üyesi Prof. Dr. Ali Ayhan sözü ve müziği kendisine ait olan “Saklısın” isimli alaturka-arabesk formunda bestelediği eserine stüdyo kayıtlarının tamamlanmasının ardından yapay zekayı kullanarak klip hazırladı. Türkiye’de ilk kez alaturka-arabesk formunda bestelenen bir eser için yapay zeka teknolojisi ile kullanılırken, klip sosyal medya platformlarından büyük ilgi gördü. Yapay zeka teknolojilerinin son günlerde hayatın bir çok yerinde karşımıza çıktığını belirten Ayhan bu anlamda müzik sanatında önemli bir alan olan klip çekimlerinde de bu teknolojiyi kullanabilmenin önemini vurgu yaparak, yeni projelerde de yapay zekayı kullanmayı planladıklarını söyledi. “Alaturka tarzında ilk olan bir proje” Alaturka tarzında bir ilk olan projeye dair değerlendirmelerde bulunan İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Müzik Öğretmenliği Programı öğretim üyesi Prof. Dr. Ali Ayhan, “Geçtiğimiz yıllarda alaturka tarzında beslediğim bir esere klip çekme fikrimiz oluştu. Daha sonra günümüzde aktif olarak kullanılan yapay zekayı klipte kullanabilir miyiz diye düşündüm ve uygulamaya karar verdim. İngilizce kodlarla çalışan yapay zeka sisteminde istediğimiz görüntüleri İngilizce komutlarla yapay zeka teknolojisine anlattığımızda bu kodları uygun olarak bizlere görüntü verebilmekteydi. Ön araştırmaları tamamladıktan sonra klipin sözlerine yönelik kodları oluşturmaya başladım ve bu kodları İngilizceye çevirerek yapay zekaya frekans frekans kodladığımda 4’er ve 8’er saniyelik bize videolar üretti ve bu videolarla alaturka tarzında ilk olacak bir projeye imza atmış olduk. Ülkemizdeki bazı ünlü sanatçıların kliplerinde yapay zekanın kullanıldığını görmüştük bu anlamda yeni bestelenmiş eserim olan “Saklısın’a” yapay zeka teknolojisini kullanarak bir klip hazırlattık ve büyük bir beğeni ile karşılandı. Bu alamda yapay zekanın hayatımıza güzel bir dokunuşuna daha denk gelmiş olduk” diye konuştu.
Navigasyon kaynaklı kazalara karşı sürücülere önemli uyarılar
29 Eylül 2023 Cuma - 10:19 Navigasyon kaynaklı kazalara karşı sürücülere önemli uyarılar Navigasyon sistemlerinin yanlış yönlendirmesinden dolayı meydana gelen trafik kazalarını değerlendiren Türkiye Bilişim Derneği Eskişehir Şube Başkan Yardımcısı Av. Murat Kandır, harita uygulamalarının güncel veri toplamasına dikkat çekerek, sürücülere bazı uyarılarda bulundu. Son günlerde navigasyon sistemlerinin sürücüleri yanlış yönlendirmelerinden kaynaklı olarak ölümlü kazalar meydana gelmişti. Türkiye Bilişim Derneği Eskişehir Şube Başkan Yardımcısı Av. Murat Osman Kandır, dikkat çeken hatalı navigasyon sistemi kazalarıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Av. Kandır, yolların güncel durumunun mobil harita uygulamalarına işlenmemesi sebebiyle sürücülerin seyir esnasında yanıldığına vurgu yaparak, yolların gerçek zamanlı halinin tercih edilmesi gerektiğini belirtti. “Navigasyon yazılımı ne kadar çok güncel veri toplarsa haritalar o kadar çabuk güncellenir” Navigasyon sistemlerinde harita yazılımın önemli bir bileşen olduğunun altına çizen Av. Kandır, sürücülerin geçtiği yollardaki internet bağlantısı aracılığıyla harita yazılımındaki verilerin güncellendiğini söyledi. Mobil uygulamalarda gösterilen yolların bazen yıkıldığını ve bozulduğunu ifade eden Av. Kandır, şöyle konuştu: “Navigasyon, gidilecek olan adrese en kısa ve hızlı şekilde ulaşmayı sağlayan sistemdir. Navigasyonun yazılım, donanım ve haritadan oluşan üç bileşeni vardır. Navigasyon sistemlerinde harita bileşeni çok önemlidir. Donanım özelliğinden alınan veriler haritaya işler. Harita o an bulunduğunuz noktayı tespit eder. Harita içerisinde en kısa yol algoritması kullanılır. Bu algoritmalar iki nokta arasındaki alternatif yolları işaretler. Burada kritik konu verilerin toplanmasıdır. Yolların güncel durumunun algoritmalara işlenmesi önem arz ediyor. Son günlerde yanlış yollara giren araçlardan dolayı oluşan kaza ve ölüm haberleri dikkat çekiyor. Bu problemlerle sık karşılaşıyoruz. Bu kazaların olmasının önemli nedenlerinden biri yolların güncel durumunun uygulamalarda olmamasıdır. Yolların güncel durum verileri mobil uygulama ekipleri tarafından sahada yani yollardan toplanarak algoritmaya işleniyor. Ayrıca yollarda seyahat eden sürücülerin kullandığı uygulamaya gönüllü olarak veri göndermesiyle de güncelleme işlemi yapılabiliyor. Bu güncellemeler yapılmaz ise hatalar meydana gelebiliyor. Hatalar donanımsal sistemden kaynaklanabiliyor. Sürücüler seyahat esnasında hatalı verilerden dolayı yanlış yollara giriyorlar. Burada en fazla güncellik problemiyle karşılaşıyoruz. Yolun en güncel durumunu yolu en son kullanan sürücüler belirler. Kişisel Verileri Koruma kanunu çerçevesinde sürücülerin elde ettiği veriler uygulamalar tarafından alınıp işlenir. Navigasyon uygulamalar sadece uyduyla çalışmaz. Aynı zamanda internet bağlantısının da önemli bir işlevi bulunuyor. Hem donanım sayesine aracın bulunduğu nokta işaretlenir hem de internet bağlantısıyla online harita hizmeti sağlar. Eğer sürücüler yeterli internetin çekmediği noktalarda bulunuyorsa mutlaka çevrim dışı olarak haritalar mobil cihazlara indirilmesi gerekiyor. Navigasyonlar ayrıca araçlarda bulunan GPS sistemleri ile de çalışır. Navigasyon yazılımı ne kadar çok güncel veri toplarsa haritalar o kadar çabuk güncellenir. Bunun için de yolların gerçek zamanlı kullanımı öne çıkıyor. Bazen harita gösterilen yol sel, heyelan vs. gibi sebepler nedeniyle yıkılabiliyor ama haritada hala gösteriliyor.” “Hem sürücü kendisini hem de araçtaki diğer yolcuların güvenliği için yolculuk esnasında çevreye karşı duyarlı olmalılar” Karayollarının mobil uygulamalarla ilgili bir sorumluluğunun bulunmadığına değinen Av. Kandır, sürücüleri tamamen navigasyon sistemlerine bağlı kalmaması konusunda uyardı. Seyir halindeyken sürücülerin hem kendi hem de araçtaki diğer yolcuların güvenliğini düşünerek daha bilinçli davranıp, trafik işaretlerine uymasını isteyen Av. Murat Kandır, “Sürücüler Karayolları görevlilerinden bu sorunlar hakkında çözüm bekliyor ama onların görevi bu değil. Karayollarının böyle bir sorumluluğu yok. Onların görevi güvenli bir sürüş için o an yolda yapılan bakım onarım işlemlerini yapmak. Sürücüler navigasyon sistemlerini kullanırken kullanım şartlarına dikkat etmeliler. Haritaların nasıl kullanılacağını iyi analiz etmemiz gerekiyor. Yolları iyice inceleyip, dikkatli karar vermeliyiz. Hem sürücü kendisini hem de araçtaki diğer yolcuların güvenliği için yolculuk esnasında çevreye karşı duyarlı olmalılar. Trafikte o an günceldir, bir gün öncesi güncel değildir. Yolculuk sırasında şüpheye düşüldüğü zaman gerçek trafik düzenine uyulmalı, risk alınmamalı. Trafik işaretleri hep kontrol edilmeli. Biz hep bunu tavsiye ediyoruz. Bu şekilde yanlış yönlendirmeler dolayısıyla da kazalar vb. olaylar yaşanmayacaktır. Navigasyon sistemlerindeki yazılımın verileri ne kadar çok güncellenirse yolların durumu o kadar çok güncel halde kalacak. Navigasyonlara tamamen bağlı da kalınmamalı. İhtiyaç duyulduğu anda destek amaçlı kullanılmalıdır” diye konuştu.
Doç. Dr. Toker: "Deprem bölgesinde yüksek değerli artçı şokları görmeye devam edeceğiz"
29 Eylül 2023 Cuma - 09:20 Doç. Dr. Toker: "Deprem bölgesinde yüksek değerli artçı şokları görmeye devam edeceğiz" Van YYÜ Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Toker, deprem bölgesinde yüksek değerli artçı şokların görüleceğini belirterek, "Bu artçı şoklar her ne kadar orta büyüklükte olsa da orada çok yorgun ve çok hasarlı binalara zarar verebilir" dedi. Kahramanmaraş merkezli gerçekleşen 7.7 ile 7.6 büyüklüklerindeki 6 Şubat 2023 tarihli iki büyük deprem, toplam 11 ili etkileyerek büyük hasar ve can kayıplarına neden oldu. Türkiye’nin Harita Genel Müdürlüğünden alınan yaklaşık 13 yılık uydu verilerinden yararlanarak kıta hareketlerinin milimetrik düzeyde hız analizini yapan Doç. Dr. Mustafa Toker, Dr. Petr Dokukin, Dr. M. Ali Güvenaltın, Dr. Vladimir Kaftan ve Dr. T. Serkan Irmak, tarafından bu çalışmadan 3 çeşit jeodezik harita oluşturuldu. Yapılan bu çalışma ise Rus Bilimler Akademisi önderliğinde ön baskı olarak yayımlandı. "Gerilim transferiyle İç Anadolu levhasında stres yeniden şekillendirildi" İHA muhabirine konuşan Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Toker, Kahramanmaraş merkezli deprem sonrasında gerilimin Ölüdeniz fayına doğru gittiğini belirtti. Doğu Anadolu fay hattı boyunca Elazığ Pütürge ve Bingöl Karlıova taraflarında çok ciddi bir gerilim yoğunlaşması olduğunu ifade eden Doç. Dr. Toker, "Kuzeydoğu Anadolu fayına doğru uzandığımızda Erzincan Kemaliye taraflarında bir gerilim odaklanması var. Şimdi bütün bunlar yaklaşık son 8 aydır İç Anadolu levhasında olan irili ufaklı depremleri açıklıyor. Biliyorsunuz Kayseri’de, Niğde’de, Konya ve Sivas’ta irili ufaklı birçok artı şoklar oldu. Kahramanmaraş depremi, çok büyük bir depremdi ve bir gerilim transferi gerçekleşti. Bu gerilim transferiyle İç Anadolu levhasında stres yeniden şekillendirildi" diye konuştu. "Bu bölgelerde depremler olabilir" İç Anadolu’da büyüklüğü 4 ila 5 arasında değişen depremlerin olmaya devam edeceğini dile getiren Toker, "Aynı zamanda Kahramanmaraş merkezli ikinci depremi üreten fayın doğu ve batı kısımları olan Doğanşehir, Göksun tarafları ile Malatya fayına doğru ve aynı zamanda Osmaniye’ye doğru olan bölgelerde 4 buçuğun üzerinde artçı şoklar bekliyoruz. Bu artçı şoklar belirli bir ana şoku tetikler mi bunu henüz bilmiyoruz. Fakat Göksun’da çok ciddi hareketlenmeler var. Göksun’dan Osmaniye’ye doğru giden hat boyunca çok ciddi yüksek artçı şoklar görülmektedir. Bu yüzden bu bölgelerde depremler olabilir. Çünkü Göksun bölgesinde sıkışma gerilimleri var. Aynı şekilde Doğanşehir Malatya fayı üzerinde de var. Dolayısıyla İç Anadolu’da ve aynı zamanda Kuzeydoğu Anadolu fayının Erzincan tarafı ve Doğu Anadolu fayının Elazığ ve Kahramanmaraş taraflarında 4 buçuk ve 5’in üzerinde yüksek değerli artış şokları görmeye devam edeceğiz. Bu artçı şoklar, her ne kadar orta büyüklükte olsa da orada çok yorgun ve çok hasarlı binalara zarar verebilir ve onları yıkabilir. Dolayısıyla vatandaşlarımızın çok dikkatli ve tedbirli olmaları gerekiyor" şeklinde konuştu.
Samsun TSO’dan dijital pazarlama eğitimi
28 Eylül 2023 Perşembe - 15:23 Samsun TSO’dan dijital pazarlama eğitimi Samsun TSO Eğitim Vakfı ve kalkınma ajansı arasında imzalanan “Dijital Pazarlama Yolculuğu: KOBİ’ler ve Gençler İçin Dijital Beceri Geliştirme Projesi” protokolü çerçevesinde 15 KOBİ temsilcisi ile dijitalleşme konusunda kendisini geliştirip istihdama dâhil olmak isteyen 10 işsiz gence dijital pazarlama eğitimi verilecek. Kalkınma ajansının 2023 yılı Katma Değerli Üretim ve İhracatın Geliştirilmesine Yönelik Teknik Destek Programı çerçevesinde, Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) Eğitim Vakfı ile, “Dijital Pazarlama Yolculuğu: KOBİ’ler ve Gençler İçin Dijital Beceri Geliştirme Projesi” protokolü imzalandı. Protokolü, Samsun TSO adına Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu imzaladı. 25 genç yararlanacak Samsun TSO Meclis Başkanı Haluk Akyüz ve Samsun TSO Yönetim Kurulu Üyelerinin de hazır bulunduğu imza töreninde konuşan Başkan Salih Zeki Murzioğlu, proje çerçevesinde Samsun’da çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren, dijitalleşme konusunda kendisini geliştirmek isteyen 15 KOBİ temsilcisi ile pazarlama konusunda kendini geliştirip istihdama dâhil olmak isteyen 10 işsiz gence günlük 5 saat olmak üzere toplamda 25 saat dijital pazarlama eğitimi verileceğini söyledi. İmzalanan protokolün önemine değinen Murzioğlu yaptığı konuşmada, “Bu istikâmette proje ile dijital pazarlama alanında deneyimli uzmanlardan yararlanmak suretiyle dijitalleşme, geleneksel iş süreçlerinin dijital teknolojilerin kullanımıyla dönüştürülmesi, bu teknolojilerin işletmelerin faaliyetlerini etkili bir şekilde yönetmelerine yardımcı olması ve dijital kanallar, araçlar kullanarak ürün ve hizmetlerin tanıtımı, pazarlama stratejilerinin uygulanması ve müşterilerle etkileşimde bulunulması hedeflenmektedir” dedi.
Samsun’da öğrenciler bilimle buluşuyor
28 Eylül 2023 Perşembe - 15:18 Samsun’da öğrenciler bilimle buluşuyor Samsun’da öğrenim gören öğrenciler Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) ve Samsun Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde Atakum Kentpark içerisindeki açılan Bilim Samsun’da bilimle buluşuyor. Bilim Samsun’da doğa bilimleri, akıllı tarım, matematik, havacılık, uzay, tasarım, girişimcilik ve deneyap olmak üzere toplam 7 farklı bilim atölyesinde öğrenciler 15 kişilik gruplar halinde eğitim alıyor. Yapılan çalışmalarla, 6-14 yaş grubundaki öğrencilerde uygulamalı atölye eğitimleri ile okulda öğrenilen kavramların somutlaştırılmasını sağlamak, bilim ve teknolojinin günlük hayattaki karşılığını göstermek, teorisi bilinen bilimsel olayların pratikte nasıl çalıştığını gözlemleme fırsatı sunmak, bilimsel ve teknolojik kavramlara karşı farkındalık oluşturmak ve bilimsel ve teknolojik çalışmalara karşı ilgi ve merak oluşturmak hedefleniyor. Okulda öğrendikleri kavramları somutlaştırarak bilim ve teknolojinin günlük hayattaki karşılığını gözlemleme fırsatı sunan Bilim Samsun atölyelerinde öğrenciler büyük bir ilgi ve merakla faaliyetleri gerçekleştiriyor. Bilim Samsun’daki atölye faaliyetlerine açılışından itibaren 27 farklı okuldan 14 bin 630 öğrenci katıldı. 2023-2024 eğitim-öğretim yılında salı, çarşamba ve perşembe günleri sabah ve öğlen seansları olmak üzere 6 farklı okul her hafta Bilim Samsun’daki atölye eğitimlerine ve faaliyetlerine katılacak.
Nilüfer Tarımsal Analiz Laboratuvarı ile üreticiye destek
28 Eylül 2023 Perşembe - 14:22 Nilüfer Tarımsal Analiz Laboratuvarı ile üreticiye destek Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, Nilüfer Tarımsal Analiz Laboratuvarı ile çiftçinin, az masrafla daha verimli ürün elde edeceğini vurguladı. Nilüfer Belediyesi’nin, kentte şuurlu tarımın yapılması ve desteklenmesi, girdi maliyetlerinin azaltılması hedefiyle hayata geçirdiği projelerden biri olan Nilüfer Tarımsal Analiz Laboratuvarı’nın açılışı törenle yapıldı. Bursa Uludağ Üniversitesi içindeki ULUTEK Teknopark’ta yer alan Nilüfer Tarımsal Analiz Laboratuvarı’nın açılışına Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, Nilüfer Ziraat Odası Başkanı Şenol Aybey, Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Dr. Fevzi Çakmak, Nilüfer Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkan Yardımcısı Arca Atay, CHP eski milletvekili İlhan Demiröz ile ULUTEK Teknopark Genel Müdürü Prof. Dr. İrfan Karagöz katıldı. Toprak ve bitki analizleri ile çiftçiye rehberlik etmenin yanı sıra su ve toprak kaynaklarının korunmasına katkı sağlayan Nilüfer Tarımsal Analiz Laboratuvarı’nın açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, Nilüfer’de tarımın gelişmesi, çiftçinin desteklenmesi için bir çok alanda çalışmalar yaptıklarını belirtti. Verimli tarım alanlarının giderek azaldığı, mevcut tarım alanlarından en iyi şekilde yararlanmanın ve bu alanları korumanın her geçen gün daha fazla önem kazandığı bir dönemde Nilüfer Tarımsal Analiz Laboratuvarı’nı kente kazandırdıklarını söyleyen Başkan Turgay Erdem, laboratuvarda yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi. Nilüfer Tarımsal Analiz Laboratuvarı’nın ocak ayından bu yana aktif bir şekilde hizmet verdiğini dile getiren Başkan Erdem, “Laboratuvarımızda, tarım arazilerinin besin maddesi miktarı, bitkilere besin maddesi sağlama gücü; uygulanacak gübre miktarı ve cinsi; toprakta besleme bozuklukları gibi verimi etkileyecek incelemeler yapılıyor. Bu incelemeler sonucunda elde edilen veriler de çiftçilerimize rehberlik ediyor, üretici bu veriler ışığında tarımsal faaliyetlerini daha şuurlu bir şekilde sürdürüyor. Uzman personelin çalıştığı; bilimsel ve teknolojik gelişmeleri izleyerek güncel standart metotlar çerçevesinde hizmet veren Nilüfer Tarımsal Analiz Laboratuvarımızı NİLKOOP işletiyor. Laboratuvarımız toprak analiz sonuçlarını 5 iş gününde, yaprak analiz sonuçlarını 3 iş gününde, sulama suyu analiz sonuçlarını da 2 iş günü içinde tamamlayarak hızlıca üreticilerin bilgisine sunuyor. Çiftçimiz de bu bilgiler ışığında tarımsal faaliyetlerini sürdürerek daha az masrafla, daha verimli ürün elde ediyor” diye konuştu. FUSILLI projesi çerçevesinde laboratuvarda daha önce 16 kırsal mahalleden 405 arazide ücretsiz analizler yapıldığını, sonuçlarının çiftçilere sunulduğunu söyleyen Erdem, “Önümüzdeki dönemde de ağırlıklı olarak ayçiçeği yetiştiriciliği yapan üreticilerimizin talepleri çerçervesinde tarlalarından toprak numuneleri alınarak analizleri yapılacak. Unutulmamalıdır ki tarımsal üretimde analiz sadece bol ürün için değil aynı zamanda üretimde gübre girdisinin azaltılması, toprak ve su kaynaklarının kirletilmesinin önüne geçilmesi, sağlıklı bitkiler sayesinde bitki koruma girdilerinin daha az kullanılmasını da sağlıyor” şeklinde konuştu. NİLKOOP Başkan Yardımcısı Arca Atay da, “Bu laboratuar ile çalışmalarımıza önemli bir halka daha ekledik. Bursa’da bu denli detaylı bir şekilde toprak, yaprak ve sulama suyu analizi yapabilecek başka bir akredite laboratuvar yok” dedi. Gübre ve mazot maliyetlerinin yüksek olduğu günümüzde çiftçilerin maliyetini azaltacak çalışmaların önemine dikkat çeken Nilüfer Ziraat Odası Başkanı Şenol Aybey de, Nilüfer Belediyesi’nin tarımsal üretim ve çiftçiye verdiği desteğe değindi. Aybey, “Bu laboratuvar üreticilerimize can suyu olacak. Biz de sahada bulunarak, çiftçilerimizi analiz yaptırmaya teşvik edeceğiz. Nilüfer Belediyesi’nin destekleri sayesinde Toprak Mahsulleri Ofisi’nin alım yaptığı merkezlerde bir numara olduk. Çiftçi mallarını korunması konusunda da önemli destekler verdi. Destek veren herkese teşekkürler” ifadelerini kullandı. Tarımın gelişmesindeki temel taşlardan birinin de toprak etüt çalışmaları olduğunun altını çizen Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Dr. Fevzi Çakmak da, çiftçinin doğru gübre kullanımı için toprak analizinin önemli olduğunu söyledi. Çakmak, “Bu çerçevede Nilüfer Tarımsal Analiz Laboratuvarı’nın kurulması çok anlamlı. Çiftçi bu laboratuvarda toprak analizini yaptıracak, bunun sonucunda da hem ekonomisine katkıda bulunacak hem de çevre kirliliğinin azalmasını sağlayacak” dedi. Konuşmaların ardından Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, beraberindekilerle birlikte Nilüfer Tarımsal Analiz Laboratuvarı’nın açılışını gerçekleştirdi. Laboratuvarı gezen Başkan Turgay Erdem, yapılan çalışmalar hakkında uzmanlardan detaylı bilgi aldı.
Doğuştan zırhlı, yerli ve milli ’TULGA’ jandarma giydirmesiyle ilk kez sergilendi
28 Eylül 2023 Perşembe - 13:47 Doğuştan zırhlı, yerli ve milli ’TULGA’ jandarma giydirmesiyle ilk kez sergilendi Türkiye’nin ilk yerli ve milli, doğuştan zırhlı SUV aracı TULGA, jandarma giydirmesiyle TEKNOFEST İzmir’de ilk kez sergilendi. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı koordinasyonunda İçişleri Bakanlığı bünyesinde iç güvenlik görevlerinde kullanılmak üzere 300 TULGA Balistik Korumalı Devriye Müdahale Aracı üretileceği öğrenildi. Türkiye’nin ilk yerli ve milli, doğuştan zırhlı SUV aracı TULGA, önümüzdeki günlerde envanterine katılacağı jandarmanın giydirmesiyle ilk kez TEKNOFEST İzmir’de sergilendi. BMC tarafından üretilen ve jandarmanın kullanımına sunulacak olan TULGA’nın prototipi, TEKNOFEST İzmir’de jandarma giydirmesiyle stanttaki yerini aldı. Seri üretimine bu yıl başlamasının hedeflendiği TULGA’nın Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı koordinasyonunda İçişleri Bakanlığı bünyesinde iç güvenlik görevlerinde kullanılmak üzere üretileceği bildirildi. Vatandaşlardan yoğun ilgi BMC standında yoğun ilgi gören TULGA’yı gören vatandaşlardan Süleyman Hamza Kaplan, "Yerli ve milli olması zaten bizim için en önemli olan faktör. Teknolojik gelişmelerimizi beğenerek takip ediyoruz. Umarım özellikle savunma sanayimizde çok daha iyi gelişmelere de tanık olacağız. Örnek teşkil ediyor, tam bağımsız Türkiye yolunda. TEKNOFEST İzmir’i de çok güzel bir organizasyon olarak bulduk. Girişlerden çıkışa kadar, stantların kurulumu ve bilgilendirmeye kadar çok başarılı bir organizasyon. Uzun süredir bu anı bekliyorduk" dedi. Kaplan’ın küçük kızı Masal Kaplan ise, "Jandarma aracını çok beğendim ve bu aracı gördükten sonra büyüyünce jandarma olmaya karar verdim" dedi. "Ülkemizde teknoloji geliştikçe mutlu oluyoruz" TULGA’yı görünce teknolojik gelişmelerden dolayı çok mutlu olduğunu söyleyen Süleyman Babaoğlu da, "Ülkemizde teknoloji geliştikçe biz de vatandaş olarak çok mutlu oluyoruz. Bizim çocukluğumuzda böyle bir şey yoktu. Burada gördüğümüz tüm araçlar mükemmel ve son teknoloji. İlk defa İzmir’de, Çiğli’de görüyoruz. Bütün vesile olanlara çok teşekkür ederiz" açıklamasında bulundu. Güvenlik ve hız bir arada TULGA, sahip olduğu üstün manevra kabiliyeti ve balistik koruma seviyesi sayesinde güvenlik ve konforu bir arada sunuyor. Araç, sahip olduğu gelişmiş zırhı ve balistik hücumlara karşı dayanıklı yapısı ile 5 kişilik taşıma kapasitesi ve yaklaşık 8 ton ağırlığa sahip bulunuyor. TULGA SUV, 4 silindirli dizel motordan aldığı 250 beygir güçle saatte 130 kilometre hıza ulaşabiliyor. TULGA SUV, disk frenler ve bağımsız çift salıncaklı ön-arka süspansiyonu sayesinde en zorlu arazi şartlarında bile görevini başarıyla yerine getiriyor.
Astronot ve kozmonotlar GUHEM’e hayran kaldı
28 Eylül 2023 Perşembe - 13:45 Astronot ve kozmonotlar GUHEM’e hayran kaldı Bursa’da bulunan dünyaca ünlü 70 astronot ve kozmonot, Türkiye’nin uzay ve havacılık temalı ilk eğitim ve deneyim merkezi Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi-GUHEM’i ziyaret etti. İnteraktif düzenekleri ve uçuş simülatörlerini test eden astronotlar, GUHEM için, “Dünyada böyle bir merkez yok” ifadeleriyle hayranlıklarını dile getirdi. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ve Büyükşehir Belediyesi ile işbirliğinde hayata geçirdiği GUHEM ile iş dünyası için referans eğitim merkezi olarak kente kazandırdığı Bursa Business School’un ev sahipliğinde 70 astronot ve kozmonot Bursalı uzay ve havacılık tutkunları ile bir araya gelmeyi sürdürüyor. Mimari yapısı ve teknik düzenekleriyle Bursa’nın sembol eserlerinden biri olan GUHEM’i ziyaret eden astronotlar, ilk olarak girişte anı duvarında sergilenen fotoğraflarını imzaladılar. Merkezde gençlerle bir araya gelerek uzay deneyimlerini paylaşan astronot ve kozmonotlar, 150’den fazla interaktif düzeneği ve uçuş simülatörlerini test ederken, başta uzay inovasyon ve havacılık olmak üzere merkezdeki laboratuvarları da yakından inceledi. Astronot ve kozmonotlar merkezle ilgili yaptıkları yorumlarında GUHEM’e övgüler yağdırdı. Axiom Mission 1 adlı özel astronot görevine seçilerek Uluslararası Uzay İstasyonu´na (ISS) giden Astronot Eytan Stibbe, GUHEM’in olağanüstü bir merkez olduğunu söyledi. GUHEM’in her yaştan insan için ilham verici bir yer olduğunu belirten Stibbe, “Daha önce, dünyanın hiçbir yerinde böyle güzel bir merkez görmemiştim. Belki ABD Houston’daki merkezle GUHEM’i kıyaslayabiliriz. Gerçekten heyecan verici.” dedi. Türkiye’nin uzay misyonuna ilişkin görüşlerini de paylaşan Stibbe, “Gelecek yılın başında Türkiye, Uluslararası Uzay İstasyonu’na kendi astronotlarını gönderecek. Bu deneyim bu ülkedeki herkes için ilham verici olacak. ABD, Kanada, Rusya ve Çin gibi dünyanın birçok ülkesinden geldiğimiz Bursa’da bu heyecanı bizler de paylaşıyoruz” diye konuştu. Uzayda 204 gün kalarak Avrupa tarihine geçen Hollandalı Astronot Andre Kuipers, Türkiye’nin uzay ailesinin bir üyesi olmasından dolayı çok mutlu olduğunu söyledi. Bursa’nın önemli bir organizasyona ev sahipliği yaptığını belirten Kuipers, “Bütün hafta boyunca uluslararası alanda uzayda yaşanan gelişmeleri konuşacağız. Şu anda da GUHEM’deyiz. Hem havacılık hem de uzay katı oldukça etkileyici. Yeni nesilleri bilim ve teknolojiye yönlendirmek için bu merkezler çok önemli. GUHEM’in tüm dünya için örnek bir merkez olduğunu söyleyebilirim. Gelecekte dünyayı uzaydan görecek olanlar bugün bu merkezde yürüyen çocuklar olacaktır” dedi. GUHEM ziyareti çerçevesinde Apollo 9 misyonunda görev alan ABD’li Astronot Rusty Schweickart ve Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi NASA’nın 50 yılı aşkın bir süreden sonra Ay’a yapılacak ilk insanlı yolculuk Artemis 2 misyonu için görevlendirdiği astronotlardan Victor Glover, GUHEM’deki ay simülasyonunu birlikte deneyimledi. İki astronot birlikte yaptığı açıklamada GUHEM’e hayran kaldıklarını dile getirdi. Bursa’da GUHEM’i gezme şansı bulduğu için memnun olduğunu ifade eden Glover, “Burası gerçekten çok etkileyici. Buradaki uygulamalı aktiviteleri deneyimlemek benim gibi büyük çocukları da heyecanlandırıyor. Buradaki sistemleri kullanmak, uygulamak gerçek öğrenmeyi sağlıyor. Buradaki deneyim sayesinde çocuklar daha fazlasını öğrenmek için motive oluyor. Çok özel bir merkez. Burayı gördüğüm için mutluyum” şeklinde konuştu. Apollo 9 misyonunda görev alan ABD’li Astronot Rusty Schweickart ise GUHEM’i “World Class” bir merkez olarak nitelendirdi. Merkez için “gördüğüm en iyisi” diyen Schweickart, “Özellikle çocuklar için heyecan verici bir yer. Uygulamalı aktiviteler eğlenceli olmasının yanında çocukların uzay ve havacılık konusunda ana fikri almasını da sağlıyor” dedi. 1984 yılında uzaya giden ilk anne astronot olan Anna Lee Fisher, GUHEM’in yeni nesle ilham veren harika bir merkez olduğunu vurguladı. Astronot Fisher, “Buraya gelen gençler, uzay alanında geçmişte yapılanları öğrenerek, gelecekte başarabileceklerine dair cesaret kazanacak. Ben, uzaya giden ilk Amerikalı Alan Shepard’ı gördüğümde astronot olmaya karar verdim ve uzaya giden ilk anne olmayı başardım. Kadınlara neleri başarabileceklerini gösterdiğim için gururluyum” diye konuştu. Kanada eski Genel Valisi Astronot Julie Payette ise merkezin gençlerin uzay ve havacılıkla tanışması için önemli bir başlangıç noktası olduğunu belirterek, “Burada sadece simülatörler değil uçuşla alakalı interaktif birçok düzenek bulunuyor. Buraya gelen gençler bu alanda kariyer yapmaya yönelecektir. Yakında Türk astronotların da uzay yolculuğu gerçekleşecek. Bu sadece bir başlangıç. Gelecekte eminim bu adımları takip edenler olacak” ifadelerini kullandı. NASA’da görev yapan Dr. Umut Yıldız, BTSO’nun uzay ve havacılık alanında 10 yıl önce hayal ettiği vizyonunu GUHEM ile taçlandırdığını belirterek, “BTSO’nun 10 yıl önce bir hayali vardı. Bu hayalin en önemli çıktılarından birisi GUHEM. Burası devasa bir merkez. Uzaya dair her şeyi burada bulabiliyorsunuz. Özellikle çocuklarımızın burada motivasyon alabilecekleri ve gelecekte kendilerine kariyer haritası çizecekleri bir yer oldu. Türkiye’deki her gencin, her insanın buraya gelmesini öneriyorum. BTSO’nun bir mottosu var; ‘Kendine İnan Ülkene Güven.’ Hem kendimize güveniyoruz hem ülkemize inanıyoruz. Biz hem dünyada hem uzayda yer edineceğiz” diye konuştu. Türkiye’nin İlk Gökmen Adayı Alper Gezeravcı, GUHEM’in dünya ölçeğinde bir merkez olduğunu ifade ederek, “GUHEM çocuklarımıza ilham sağlayan vizyoner bir proje. Yıllar öncesinde bu vizyonu ortaya koyarak emsali olmayan böyle bir çalışmayı sadece Bursa özelinde değil tüm Türkiye’nin çocuklarına armağan eden BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve değerli üyelerine teşekkürlerimi sunuyorum.” dedi. Gökmen Adayı Tuva Cihangir Atasever ise, GUHEM’in Türkiye’nin geleceği açısından çok önemli bir proje olduğunu söyledi. Yurt dışında GUHEM benzeri yerlere gittikleri zaman çocukların bu konseptteki yerlere yoğun ilgi gösterdiklerini gözlemlediğini söyleyen Atasever, “BTSO’nun ortaya koyduğu vizyon, yalnızca Bursa’nın değil Türkiye’nin tamamının geleceği için çok önemli. Burada olmak bizim için büyük bir gurur. GUHEM’e benzer merkezleri görmüş olan insanların burayı görüp adeta büyülenmesi bizlere büyük bir kıvanç ve mutluluk veriyor” ifadelerini kullandı. Dünyaca ünlü astronotlar GUHEM ziyaretinin ardından, Merinos Atatürk Kongre Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Bilim Toplum” etkinliğinde öğrencilerle buluştu. Astronotların yaklaşık 2 saat boyunca uzay deneyimlerini paylaştıkları programı takip eden uzay meraklıları salonu tamamen doldurdu. Etkinliği salonda yaklaşık bin 700 kişi, online platformlarda ise 60 binden fazla izleyici takip etti.