Son Dakika
|
Antalya Büyükşehir iştiraki ANSET’e operasyonda 14 şüpheli tutuklandı
Başakşehir’de akaryakıt istasyonunda tekmeli yumruklu kavga
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez Ankara’dan ayrılıyor
İtalya’da şampiyon Inter
Uşak’ta 7 aracın karıştığı zincirleme kaza: 4 ölü 17 yaralı
Gaziantep'te sağanak: Çatılar uçtu, ağaçlar devrildi, araçlar suya gömüldü
Diyarbakır’da şampiyonluk kutlamalarında 11 yaralı, 10 gözaltı
Kırmızı ışık ihlali yapan otomobil ortalığı savaş alanına çevirdi: 1’i ağır 4 yaralı
Okul saldırısında ağır yaralanan Almina Ağaoğlu vefat etti
Erdoğan'dan nüfus uyarısı: "Doğurganlık hızımız düşüyor, rakamlar tedirgin edici''
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Bursa Uludağ’da kış geri döndü
Esenyurt’ta Heimlich manevrası hayat kurtardı
Ziraat Türkiye Kupası’nda ilk finalist belli oluyor
Başakşehir’de akaryakıt istasyonunda tekmeli yumruklu kavga
NBA’de son çeyrek final eşleşmesi Detroit- Cleveland oldu
İtalya’da şampiyon Inter
Gaziantep'te fırtına sonrası okullar tatil edildi
TEKNOLOJİ
Annesi tasarımlarına ’zımbırtı’ demişti, şimdi uluslararası sunuma hazırlanıyor
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 11:35:06
Yozgat’ın Yerköy ilçesinde yaşayan Efendi Açıkgöz isimli 11. sınıf öğrencisi geliştirdiği buluşlarıyla evi dağıtıp annesini yormuş olsa da şimdi uluslararası platformda sunum yapmaya hazırlanıyor. Yerköy Rabia Koyunbaşoğlu Anadolu Lisesi 11. sınıf öğrencisi Efendi Açıkgöz, küçük yaşlarında elektrikli cihazlara ilgi duydu. Oyuncaklarını, evdeki küçük ev aletlerini açıp inceleyen Açıkgöz’ün evi dağıtıp annesini yorduğu zamanlar oldu. Yaptığı tasarımlar annesi tarafından ’zımbırtı’ olarak adlandırılsa da Efendi Açıkgöz bununla yetinmeyerek tasarımlar projeler yaparak hayallerini çizime döktü ve cihazlarıyla somutlaştırdı. BM konferansında sunum yapacak Açıkgöz, Danışman Öğretmeni Duygu Çiftçi ile 13-14 Nisan 2026 tarihlerinde, Millî Eğitim Bakanlığı Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü (YEĞİTEK) koordinasyonunda yürütülen ‘GençTek Akran Öğrenme Modeli ve Genç Bilişim Ekosistemi’ çalışmaları kapsamında 2. GençTek Zirvesi’ne katıldı. Yozgat ilini temsilen kurulan stantta ’Derman: İnsansız Afet Kurtarma Aracı’ projesini sundu ve Türkiye genelinden yalnızca 25 öğrencinin sunum yapmaya hak kazandığı ’Sahne Senin’ etkinliğinde yer aldı. Çiftçi ayrıca 9–20 Kasım 2026 tarihleri arasında Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da düzenlenecek, 2026 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nda sunum yapmaya hak kazandı. Bu konferansa 196 ülkeden katılım bekleniyor. "Afetzedelerin derdine ‘Derman’ olmak istedim" Çalışmalarının evrildiği süreçten söz eden Açıkgöz, "Küçüklükten itibaren kendimce projeler geliştirerek, çizimler yaparak teknolojiye ve yazılıma büyük ilgi duydum. Elektronik alanda da kendimi geliştirmeye çalıştım. Kendi hayal dünyamda çizimler oluşturdum. ’Derman’ isimli projemi toplam iki ayda tamamladım. Bu proje afetzedelerin bulunduğu zor durumları gördüm ve bu şekilde proje hazırladım. Depremzedelerin derdine derman olmak istedim. Biliyorsunuz deprem anında şebekeye erişim olmuyor. Depremzedelerle araç, kendi ağını oluşturarak tek tıkla iletişim kurmayı sağlıyor. Aracı kullanan operatör ile depremzede, şebeke erişimi olmadan iletişim sağlayabiliyor. Antalya Konferansı’na davet edildik. Avrupa Birliği’nin bulunduğu etkinlikte projemizi sunacağız ve Yozgat’ı temsil edeceğiz" dedi. "Derman aracı kendi Wi-Fi ağını oluşturuyor" Tasarladığı projesinin detaylarına değinen Açıkgöz, "Derman aracı kendi Wi-Fi ağını oluşturduğu için depremzede ile internet ve şebeke olmadan iletişim sağlayabiliyorum. Şu an oluşturduğumuz senaryoya göre enkaz altında kalmış depremzede arkadaşımız bize mesajını gönderdi. Arkadaşımızın yanına aracımız ulaştı. Genel sağlık durumu bilgilerini, depremzedenin görüntülerini ve yakınlarına ulaşmamızı sağladı. Depremzedenin bulunduğu ortamın nem ve sıcaklık bilgilerini, etraftaki mesafe verilerini, ultrasonik sensörlerimizle ortam gaz seviyesini görebiliyoruz, görüntüsünü izleyebiliyoruz. Sesli ve yazılı olarak iletişim sağlayabiliyoruz" ifadelerini kullandı. Efendi Açıkgöz’ün danışman öğretmeni olan Duygu Çiftçi, "Genç-Tek projelerinin danışmanlığını yürütüyorum. Genç-Tek projeleri kapsamında yetenekli öğrencilere ihtiyacımız vardı. Okulda küçük çaplı bir araştırma yaptım. Yetenekli öğrencilerin araştırmaları sonucunda Efendi Açıkgöz’ün çalışmalarını inceledim. Kayda değer çalışmaları vardı, beni çok etkiledi. İl koordinatörümüze çalışmalarını gönderdim. Genç-Tek projeleri kapsamında çalışmalarının değerlendirilebileceğini söyledi ve süreç böyle başladı diyebilirim" dedi. Okul Müdürü Efendi Durmaz, "Öğrencimizin böyle bir projede başarılı olması okul olarak bizi çok mutlu etti, gururlandırdı. Bu projede desteklerinden dolayı Duygu Hanım’a çok teşekkür ediyoruz. Öğrencilerimiz özellikle bu alanda yeteneklerini gösterebilirse, hayallerini gerçekleştirebilirse ülkemizin geleceği için kalkınması için de çok güzel olacağını düşünüyoruz" diyerek öğrencileriyle gurur duyduğunu söyledi. "Oğluma ’Bu zımbırtıları kaldır’ derdim" Efendi Açıkgöz’ün annesi Sebahat Açıkgöz, "Küçük yaşlardan itibaren ilkokul dönemlerinde dahi oğlum elektronik eşya, küçük ev aletleri, kendi oyuncakları, oyuncaklarının içi hatta kızardım, ‘Oyuncaklarını yine mi söktün? Yine mi dağıttın? Yine mi kırdın?’ diye. Bu tarz hep bir ilgisi vardı. Bu noktalara gelebileceği kendi içindeki hayallerinin bu derece büyük olduğunu ben düşünmemiştim. Hiçbir eğitim almadan kendi adına kendi çalışmasıyla bu noktaya gelmesinden ötürü oğlumu kutluyorum. Biz hiçbir yönlendirme yapmadık, tamamen kendi ilgisi. Döküyorsun, dağıtıyorsun, kırıyorsun, oğlum bu oyuncağını da mı açtın, bunu da mı kırdın, bu zımbırtıları kaldır diye böyle şeylerimiz de oluyordu. Küçüklükten itibaren kendi ilgisi, kendi yeteneği. Hayallerimde çocuklarımın en güzel yerlere gelmesi var. Oğlum, Selçuk Bayraktar’ın hayatını çok merak eder, araştırır. Onun hayatını izleyerek onun geçtiği yollardan geçip ‘Anne ben de bir Selçuk Bayraktar’ın annesini sahneye çıkardığı gibi bir gün ben de seni sahneye çıkaracağım’ diye sık sık söz eder. Efendi’nin kardeşiyle paylaştığı küçük bir çalışma odası var. Çalışma masası küçücük ama hayalleri büyük. Odasında camı dahi yok, dışarıya açılan bir penceresi yok ama onun hayalleri inanıyorum ki dünyaya açılacak" şeklinde konuştu.
03 Mayıs 2026 Pazar - 13:59
Avrupa Birliği destekli projede CANİKMAN rüzgârı
Samsun’un Canik Belediyesi’nin Avrupa Birliği tarafından desteklenen ’Employment 5.0 İstihdam ve Dijital Girişimcilik’ projesinde Türkiye’nin nüfusa kaydedilen ilk insansı robotu CANİKMAN, Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’ndeki atölyeler ve eğitim çalışmaları hakkında gençlere bilgiler verdi. Canik Belediyesi’nin Avrupa Birliği tarafından desteklenen ’Employment 5.0 İstihdam ve Dijital Girişimcilik’ projesinde CANİKMAN coşkusu yaşandı. Yenilikçi teknolojiler, yapay zekâ araçlarının çalışma hayatında etkin kullanımı ve dijital girişimcilik konularında uygulamalı eğitimler gerçekleştirilen proje çerçevesinde Türkiye’nin nüfusa kaydedilen ilk insansı robotu olan CANİKMAN, Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’ndeki atölyeler ve keşif alanları hakkında gençlere bilgi verdi. Türkiye’nin 12 farklı ilinden projede katılımcı olarak yer alan gençlerin Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde buluştuğu programda CANİKMAN, kampüste yaş düzeyine göre sürdürülen eğitim çalışmaları hakkında gençlerin sorularını yanıtladı. Yenilikçi teknolojiler ve siber güvenlik konularında gençlerde farkındalık oluşturmak ve teknoloji okuryazarı bireyleri topluma kazandırmaya yönelik projelere devam ettiklerini kaydeden Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, "Teknolojiye yön veren, hayal eden, tasarlayan ve üreten bir gençlik için hız kesmeden çalışmaya devam ediyoruz" dedi. "Canik’imizde bilim ve teknoloji seferberliğimizi sürdürüyoruz" Akıncı TİHA’nın ve CANİKMAN’in gençlere ilham olduğuna değinen Başkan İbrahim Sandıkçı, "Canik’imizde bilim ve teknoloji seferberliğimizi sürdürüyoruz. Avrupa Birliği tarafından desteklenen ve paydaş kurumlarımızla iş birliğiyle gerçekleştirdiğimiz Employment 5.0 İstihdam ve Dijital Girişimcilik projemizle gençlerimizi, 4 gün boyunca yapay zekâ araçları ve dijital girişimcilik üzerine uygulamalı eğitimlerle, alanında uzman isimlerle bir araya getirdik. Nüfusa kaydedilen ilk insansı robotumuz CANİKMAN ile atölye etkinlikleri gerçekleştiren, ondan bilim ve teknoloji alanında sürdürdüğümüz uygulamalı ve ücretsiz eğitim çalışmalarımızı dinleyen gençlerimize, Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsümüz hakkında bilgiler verdik. Canik’te dijital yetkinlikleriyle farkındalık oluşturan, bilim ve teknoloji alanında değer üreten nesiller yetiştirmeye devam ediyoruz" diye konuştu. İnsansı robot CANİKMAN’in anlatımları eşliğinde Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’ndeki atölyelerde ve keşif alanlarında incelemelerde bulunan gençler, kampüs bahçesinde bulunan Akıncı TİHA ve insansı robot CANİKMAN ile hatıra fotoğrafı çektirdi.
03 Mayıs 2026 Pazar - 13:10
BARÜ, TÜBİTAK tarafından desteklenen 4 projesiyle bilimsel üretimini güçlendiriyor
Bartın Üniversitesinin (BARÜ) TÜBİTAK 1002-A Hızlı Destek Programı kapsamında desteklenen 4 projesiyle sağlık, biyoteknoloji ve çevre alanlarında yenilikçi çözümler geliştirilecek. Bartın Üniversitesi (BARÜ) bilimsel araştırma ve yenilik odaklı çalışmalarına devam ediyor. Bu doğrultuda BARÜ’lü akademisyenlerin yürütücülüğünü yaptığı 4 proje, Hızlı Destek Programı kapsamında desteklenmeye değer bulundu. BARÜ’nün sağlık, biyoteknoloji, ilaç geliştirme ve sürdürülebilir çevre ekosistemi alanlarında yürüteceği projelerle toplumsal ihtiyaçlara yönelik önemli katkılar sunulması hedefleniyor. Probiyotiklerden elde edilen biyomalzemeler yara iyileşmesine katkı sunacak BARÜ Fen Fakültesi Biyoteknoloji Bölümünden Doç. Dr. Hasan Ufuk Çelebioğlu’nun yürütücülüğünü yaptığı projede, probiyotik bakterilerden elde edilen maddelerin yara iyileştirme süreçlerindeki potansiyeli araştırılacak. "Fenolik birleşenler ile Lacticaseibacillus rhamnosus GG Probiyotik Bakterisinin Sinbiyotik Kombinasyonundan Üretilen Ekzopolisakkaritlerin Yara İyileştirme Uygulamalarındaki Biyomalzeme Potansiyeli" başlıklı projeyle, yeni nesil doğal biyomalzemelerin geliştirilmesi hedefleniyor. Geliştirilecek doğal biyomalzemelerin antioksidan ve antibakteriyel özellikleri incelenerek sağlık alanında yenilikçi uygulamalara katkı sunulacak. Çalışmada, BARÜ Fen Fakültesinden Doç. Dr. Yavuz Erden ile Arş. Gör. Sena Davran Bulut araştırmacı olarak yer alırken bir yüksek lisans öğrencisi de bursiyer olarak görev alacak. Alzheimer hastalığına yönelik yeni ilaçlar geliştirilecek BARÜ Fen Fakültesi Biyoteknoloji Bölümünden Doç. Dr. Parham Taslimi’nin yürütücülüğündeki "Alzheimer Hastalığı İçin Çoklu Hedefe Yönelik Benzimidazol-2-Selenon Türevlerinin Tasarımı, Enzimatik ve Hücresel Düzeyde Biyolojik Değerlendirilmesi" başlıklı projeyle yeni nesil ilaç adaylarının geliştirilmesi amaçlanıyor. Farklı enzimleri aynı anda etkileyebilen maddelerin tasarlanacağı çalışmada aday moleküller, biyolojik testler ve ileri analiz yöntemleriyle değerlendirilecek. Proje; ileri düzey ilaç tasarımı, biyokimya, farmakoloji ve hesaplamalı kimya alanlarını bir araya getiren güçlü bir disiplinler arası araştırma niteliği taşıyor. Biruni Üniversitesinden Doç. Dr. Huri Demirci’nin danışman olarak yer aldığı projede İnönü Üniversitesinden Prof. Dr. Aydın Aktaş, BARÜ’den Dr. Öğretim Üyesi Nastaran Sadeghian, Kafkas Üniversitesinden Doç. Dr. Füreya Elif Öztürkkan ve Biruni Üniversitesinden Dr. Öğr. Üyesi Hilal Şentürk araştırmacı olarak çalışacak. Diyabet tedavisi için yenilikçi yaklaşımlar araştırılacak BARÜ Fen Fakültesi Biyoteknoloji Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Nastaran Sadeghian’ın yürütücülüğünü yaptığı projeyle diyabet gibi yaygın ve kronik bir hastalığa yönelik çoklu hedefli ilaçların geliştirilmesi planlanıyor. "Nitrobenzil Sübstitüentli Benzimidazolyum Tuzlarının Diyabet İçin Çoklu Hedefli İlaç Potansiyelinin Araştırılması" başlıklı projeyle yenilikçi tedavi stratejilerinin geliştirilmesi ve toplum sağlığının iyileştirilmesi hedefleniyor. Özgün birleşenlerin sentezleneceği çalışmadan elde edilen sonuçların, yeni nesil tedavi yöntemlerine katkı sunması hedefleniyor. Çalışmada, Biruni Üniversitesinden Doç. Dr. Huri Demirci danışman olarak İnönü Üniversitesinden Prof. Dr. Aydın Aktaş, BARÜ’den Doç. Dr. Parham Taslimi, Kafkas Üniversitesinden Doç. Dr. Füreya Elif Öztürkkan ve Biruni Üniversitesinden Dr. Öğr. Üyesi Hilal Şentürk araştırmacı olarak yer alıyor. Kuraklık stresine karşı bitkisel dayanıklılık artırılacak Bartın Orman Fakültesinden Arş. Gör. Eren Baş’ın yürütücüsü olduğu "Arbusküler Mikorizal Fungus (AMF) ve Strigolakton Uygulamalarının Kuraklık Stresine Karşı Etkileri" adlı projede, kuraklık stresine karşı bitki dayanıklılığını artırmaya yönelik biyolojik yöntemler incelenecek. İklim değişikliğinin kuraklık üzerindeki etkilerine karşı çözüm üretmeyi amaçlayan proje, sürdürülebilir orman ve mera yönetimi ile biyolojik çeşitliliğin korunmasına yönelik önemli veriler ortaya koyacak. Ayrıca kuraklıkla mücadele, sürdürülebilir bitkisel üretim, toprak sağlığının korunması, orman ve mera ekosistemlerinin dayanıklılığının artırılması ve iklim değişikliğine uyum gibi alanlara da destek sunacak. Projede, Bartın Orman Fakültesinden Prof. Dr. Şahin Palta danışman, Prof. Dr. Halil Barış Özel araştırmacı olarak yer alırken Van Yüzüncü Yıl Üniversitesinden Prof. Dr. Semra Demir ve Dr. Öğr. Üyesi Gökhan Boyno da araştırmacı olarak görev alacak. BARÜ’nün bilimsel üretkenliğinin ve araştırma kapasitesinin her geçen gün daha da güçlendiğini vurgulayan Rektör Prof. Dr. Ahmet Akkaya, "Üniversitemizde yürütülen nitelikli bilimsel çalışmalarının destek görmesinde memnuniyet duyuyoruz. Toplumsal katkı odaklı yenilikçi çalışmalarıyla bilim dünyasına katkı sunan akademisyenlerimiz Doç. Dr. Hasan Ufuk Çelebioğlu, Doç. Dr. Parham Taslimi, Dr. Öğr. Üyesi Nastaran Sadeghian ile Arş. Gör. Eren Baş’ı tebrik ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum." ifadelerini kullandı.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:52
Türkiye’nin nüfusa kaydedilen ilk robotu gençlerle buluştu: CV ve girişimcilik dersi
Samsun’da düzenlenen projede Türkiye’nin nüfusa kaydedilen ilk insansı robotu CANİKMAN, üniversite öğrencilerine CV hazırlama ve girişimcilik üzerine tavsiyeler vererek yoğun ilgi gördü. Samsun Canik Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen Erasmus+ KA154 Gençlik Katılımı Programı kapsamındaki "Employment 5.0: Integrating Young People into the Digital Future" projesinde dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Türkiye’de nüfusa kaydedilen ilk robot olarak bilinen CANİKMAN, program kapsamında üniversite öğrencileriyle bir araya gelerek söyleşi gerçekleştirdi. 30 Nisan-3 Mayıs 2026 tarihleri arasında Samsun’da düzenlenen proje çerçevesinde gençlerin dijital yetkinliklerini artırmaya yönelik eğitimler sürerken, CANİKMAN’ın katılımı etkinliğe damga vurdu. Daha önce Canik Belediyesi bünyesinde göreve başlayan insansı robot, bu kez gençlerle doğrudan iletişim kurarak deneyimlerini paylaştı. Öğrencileri sorularını tek tek yanıtladı Söyleşi sırasında öğrencilere dijital CV hazırlama, girişimcilik ve geleceğin iş dünyasına uyum konularında bilgiler aktaran CANİKMAN, katılımcıların yoğun ilgisiyle karşılaştı. Öğrenciler tarafından yöneltilen soruları yanıtlayan robot, özellikle yapay zeka destekli kariyer planlaması üzerine verdiği örneklerle dikkat çekti. Proje kapsamında yer alan 18-30 yaş arası 30 genç, Karadeniz Bölgesi’ndeki 12 farklı ilden Samsun’a gelerek dijital dönüşüm, freelance ekonomi ve işveren beklentileri gibi başlıklarda eğitimlere katılıyor. CANİKMAN’ın söyleşisi ise programın en ilgi çeken etkinliklerinden biri oldu. Proje yetkilileri, teknolojinin gençlerle buluşturulmasının önemine dikkat çekerek, bu tür yenilikçi uygulamaların gençlerin dijital geleceğe hazırlanmasında önemli rol oynadığını ifade etti. Öğrencilerden yoğun ilgil Öğrenciler CANİKMAN merakla dinlediklerini, ilk defa robot gördüklerini ve eğitimin eğlenceli geçtiğini söylediler. Programda ayrıca Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü Teknoloji Atölyesi Eğitmeni Zehra Kaya robotu öğrencilere anlattı. Koordinatörlüğünü Yönetim ve Bilişim Sistemleri Derneği’nin yürüttüğü projede, Canik Belediyesi’nin yanı sıra Yeşilmarmara Gençlik ve Spor Kulübü Derneği ile Avrupa Gençlik Eğitim ve Spor Derneği de ortak kuruluşlar arasında yer alıyor. Program sonunda gençlerin dijital iş piyasasına daha donanımlı şekilde hazırlanması ve gençlik istihdam politikalarına katkı sunmaları hedefleniyor. CANİKMAN’ın etkinlikteki performansı ise teknolojinin eğitim alanındaki rolüne dair somut bir örnek olarak değerlendiriliyor.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
03 Mayıs 2026 Pazar- 13:59
Avrupa Birliği destekli projede CANİKMAN rüzgârı
2
02 Mayıs 2026 Cumartesi- 12:52
Türkiye’nin nüfusa kaydedilen ilk robotu gençlerle buluştu: CV ve girişimcilik dersi
3
29 Nisan 2026 Çarşamba- 17:37
TOGÜ’de geleceği şekillendiren fikirler yarıştı
4
03 Mayıs 2026 Pazar- 13:10
BARÜ, TÜBİTAK tarafından desteklenen 4 projesiyle bilimsel üretimini güçlendiriyor
5
02 Mayıs 2026 Cumartesi- 09:19
Ok atan ve hedef takip eden robot yaptılar: "Tek rakibimiz Mete Gazoz"
24 Ocak 2026 Cumartesi - 10:44
Artvin’de aralarında 11 yaş olan kardeşlerin telefonlarının yüz tanıma şaşkınlığı
Artvin’de aralarında 11 yaş fark bulunan iki kardeşin aynı telefonu yüz tanıma özelliğiyle açabilmesi, güvenlik endişelerini gündeme getirdi. Artvin’in Kemalpaşa ilçesinde yaşayan iki kardeşin Iphone 11 model cep telefonlarında yaşadığı sıra dışı durum, yüz tanıma teknolojilerinin güvenilirliğini tartışmaya açtı. İddiaya göre, 17 yaşındaki İrem Kasap’a ait Iphone 11 model cep telefonu, aralarında yaklaşık 11 yaş fark bulunmasına rağmen ablası 28 yaşındaki Emel Kantar’ın yüzünü tanıyarak kilidini açtı. İlk etapta durumu tesadüf olarak değerlendiren kardeşler, olayın birden fazla kez tekrarlanması üzerine yüksek güvenlikli olarak düşündükleri telefon için şaşkınlık yaşadı. Yaşanan durumun ardından telefonun markasıyla iletişime geçen kardeşler, cihaz üzerinde uzaktan güncelleme ve çeşitli ayarlamaların yapıldığını ancak buna rağmen sorunun kısa süre içinde yeniden ortaya çıktığını öne sürdü. Kardeşler, tüm girişimlere rağmen kalıcı bir çözüm sağlanamamasının güvenlik endişelerini artırdığını ifade etti. Olayın köydeyken fark edildiğini anlatan Emel Kantar, yaşananlarla ilgili olarak "Kardeşim telefonu verdi, baktım telefon açıldı. Yanlışlık olduğunu düşündük ve tekrar denedik. Yüzü tekrar okuttuk, yine açıldı. Bunun üzerine telefon markasıyla iletişime geçtim. Cihaza uzaktan bağlanarak güncelleme yaptılar. Bir iki gün sorun yaşanmadı ancak daha sonra telefon tekrar yüzümü tanımaya başladı. Kesinlikle ciddi bir güvenlik açığı var. Yüz tanıma ile korunan her şeye erişebiliyorum. Henüz resmi bir şikâyette bulunmadım ama bulunacağım" dedi. Telefon sahibi İrem Kasap ise durumdan rahatsızlık duyduğunu belirterek "Ablamla aramızda 11 yaş fark olmasına rağmen telefonuma istediği zaman erişebiliyor. Tüm uygulamalarıma girebiliyor. Bu durum beni oldukça tedirgin ediyor. Gerekli şikâyetlerde bulunacağız" diye konuştu.
24 Ocak 2026 Cumartesi - 10:39
Artvin’de aralarında 11 yaş olan kardeşlerin telefonlarının yüz tanıma şaşkınlığı
Artvin’de aralarında 11 yaş fark bulunan iki kardeşin aynı telefonu yüz tanıma özelliğiyle açabilmesi, güvenlik endişelerini gündeme getirdi. Artvin’in Kemalpaşa ilçesinde yaşayan iki kardeşin Iphone 11 model cep telefonlarında yaşadığı sıra dışı durum, yüz tanıma teknolojilerinin güvenilirliğini tartışmaya açtı. İddiaya göre, 17 yaşındaki İrem Kasap’a ait Iphone 11 model cep telefonu, aralarında yaklaşık 11 yaş fark bulunmasına rağmen ablası 28 yaşındaki Emel Kantar’ın yüzünü tanıyarak kilidini açtı. İlk etapta durumu tesadüf olarak değerlendiren kardeşler, olayın birden fazla kez tekrarlanması üzerine yüksek güvenlikli olarak düşündükleri telefon için şaşkınlık yaşadı. Yaşanan durumun ardından telefonun markasıyla iletişime geçen kardeşler, cihaz üzerinde uzaktan güncelleme ve çeşitli ayarlamaların yapıldığını ancak buna rağmen sorunun kısa süre içinde yeniden ortaya çıktığını öne sürdü. Kardeşler, tüm girişimlere rağmen kalıcı bir çözüm sağlanamamasının güvenlik endişelerini artırdığını ifade etti. Olayın köydeyken fark edildiğini anlatan Emel Kantar, yaşananlarla ilgili olarak "Kardeşim telefonu verdi, baktım telefon açıldı. Yanlışlık olduğunu düşündük ve tekrar denedik. Yüzü tekrar okuttuk, yine açıldı. Bunun üzerine telefon markasıyla iletişime geçtim. Cihaza uzaktan bağlanarak güncelleme yaptılar. Bir iki gün sorun yaşanmadı ancak daha sonra telefon tekrar yüzümü tanımaya başladı. Kesinlikle ciddi bir güvenlik açığı var. Yüz tanıma ile korunan her şeye erişebiliyorum. Henüz resmi bir şikâyette bulunmadım ama bulunacağım" dedi. Telefon sahibi İrem Kasap ise durumdan rahatsızlık duyduğunu belirterek "Ablamla aramızda 11 yaş fark olmasına rağmen telefonuma istediği zaman erişebiliyor. Tüm uygulamalarıma girebiliyor. Bu durum beni oldukça tedirgin ediyor. Gerekli şikâyetlerde bulunacağız" diye konuştu.
24 Ocak 2026 Cumartesi - 10:22
Ekipler zorlu hava şartlarında enerji hatlarını onarıyor
Dicle Elektrik ekipleri, Diyarbakır’da zorlu hava şartlarına rağmen 7/24 çalışarak şehir merkezi ve ilçelerine enerji akışının sağlanması için çalışmalarını sürdürüyor. Diyarbakır, son 53 yılın en yoğun kar yağışını aldı. Kent merkezi ve ilçelerde kar yağışıyla birlikte günlük yaşam olumsuz etkilendi, enerji hatları yoğun kar yağışına maruz kaldı. Dicle Elektrik, vatandaşlara kesintisiz enerji akışı için ekiplerini seferber etti. Özelikle kırsal bölgelerde yoğun çalışma içinde olan ekipler, hatları onararak enerji akşının kesintisiz olmasını sağladı. Dicle Elektrik Diyarbakır İl Müdürü Bülent Uğur Yaka, 7/24 çalışan 400’e yakın personeli, 75’in üzerindeki araç sayısıyla birlikte enerji tedarikinde bir problem yaşamadan kent merkezi ve ilçelere kaliteli, kesintisiz enerji sunma gayreti içerisinde olduklarını söyledi. Yaka, ciddi bir kar yağışı olduğuna dikkat çekerek, "Meteorolojik veriler bize, buna karşı organizasyonumuzu hazırlama öncesinde ciddi veriler sundu. Bugünün organizasyonu, 10 yıla aşkın süredir kent merkezi ve kırsalına yaptığımız 14 milyar liralık yatırımın meyvelerini yediğimiz günlerdeyiz. Hem teknolojik olarak drone uçuşlarıyla, hem de bir kültüre dönüştürdüğümüz bakım uygulamalarıyla bu enerji kalitesinin sürekliliğini sağlamış durumdayız. Bu anlamda güçlü enerji altyapımızı ve cansiperane sahada bulunan mesai arkadaşlarıma teşekkür ediyorum" dedi. İş güvenliğine son derece önem veren bir şirket olduklarını aktaran Yaka, "Kendilerine son teknolojinin sağladığı imkanlar sunulmuştur. Beraberinde arkadaşlarımız sahada bu prensipler doğrultusunda iş güvenliğini alarak hızlı ve kaliteli çözümler üreterek arızalara müdahale ederler. Kar yağışı ve rüzgar bize buz yükü dediğimiz bir afet noktasına sürükleyici şebekede olumsuzlukları doğurabiliyor" diye konuştu. Bunun en bariz örneğini 13 Ocak’ta sabaha karşı Çüngüş ilçesinde gördüklerini kaydeden Yaka, "100’e yakın direğimizin devrildiği, ilçe merkezinde bir müddet enerjisiz kaldığı bir ortamda hummalı bir çalışmayla 50 kişilik ekibimiz, ilçe merkezine enerji tedariki, kırsalında yüzde 80 enerji tedariki sağlamış durumda. Açılan yollar sonrasında da eksik kalan yerleşim yerlerine kaliteli enerji sunmak üzere pozisyonumuzu almış durumdayız" şeklinde konuştu.
23 Ocak 2026 Cuma - 08:59
ETÜ Rektörü Çakmak, Bakan Kacır ile Erzurum’da çip üretimini görüştü
Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, Ankara’da Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile bir araya gelerek Erzurum’da kurulması planlanan çip üretim tesisine ilişkin kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Bir dizi temasta bulunmak üzere Ankara’ya giden ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile gerçekleştirdiği görüşmede, Erzurum’un çip üretimi alanındaki potansiyelini ve üniversitenin mevcut araştırma altyapısını aktardı. Görüşmede, özellikle lazer çip ve fotonik teknolojiler alanında yürütülen çalışmalar ile Erzurum’da kurulması planlanan çip fabrikasına ilişkin iş birliği olanakları ele alındı. Rektör Çakmak tarafından yapılan sunumda, ETÜ bünyesinde faaliyet gösteren Yüksek Teknoloji Araştırma Merkezi (YÜTAM) ve merkezde sürdürülen lazer çip üretim altyapısı öne çıktı. Sunumda, fotonik teknolojiler, yarı iletken lazerler, optik dedektörler ve nanoaygıt üretimine yönelik iki adet 1000 sınıfı temiz odada yürütülen çalışmalar hakkında Bakan Kacır’a detaylı bilgi verildi. Sunumda ayrıca, ETÜ’nün TÜBİTAK ve Kalkınma Bakanlığı destekleriyle yaklaşık 8,5 milyon dolarlık araştırma ve proje bütçesine ulaştığı, üniversitenin fotonik ve lazer çip alanında 2023 TÜBİTAK Yetkinlik Raporu’nda öne çıkan üniversiteler arasında yer aldığı vurgulandı. Yürütülen ulusal ve uluslararası projeler ile tescilli ve başvuru aşamasındaki patentler, üniversitenin çip teknolojileri alanındaki bilimsel kapasitesini ortaya koyan başlıklar arasında yer aldı. Görüşmede, Erzurum’un düşük nem oranı ve serin iklim koşulları sayesinde çip üretimi için gerekli olan temiz oda ve iklimlendirme maliyetlerini düşüren doğal avantajlara sahip olduğu ifade edildi. Ayrıca, üniversite bünyesinde planlanan güneş enerjisi santrali projeleriyle enerji ihtiyacının yenilenebilir kaynaklardan karşılanabileceği belirtildi. Sunumda, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından açıklanan 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi ile HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı kapsamında çip üretimine yönelik hedefler de ele alındı. Bu çerçevede, Erzurum’un orta ve ileri teknoloji çip üretim ekosistemine dâhil edilmesine yönelik olası adımlar değerlendirildi. Görüşmeye ilişkin değerlendirmede bulunan Rektör Çakmak, Erzurum’un yüksek teknoloji yatırımları açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirterek şunları söyledi: "Üniversitemiz bünyesinde oluşturduğumuz güçlü araştırma altyapısı, nitelikli insan kaynağı ve fotonik teknolojiler alanındaki birikimimizle, Erzurum’un çip üretimi gibi stratejik yatırımlar için önemli bir merkez olabileceğine inanıyoruz. Bu doğrultuda hazırladığımız sunumu Sayın Bakanımıza arz ettik ve verimli bir değerlendirme gerçekleştirdik"
22 Ocak 2026 Perşembe - 14:29
Oyuncu ve profesyonellerin beklentileri tek monitörde
Excalibur’un 31,5 inç kavisli (Curved) ekran tasarımına, 2K Quad HD çözünürlüğe ve 180 Hz yenileme hızına sahip yeni oyuncu monitörü, oyuncuların ve profesyonel kullanıcıların beklentilerini aynı noktada buluşturuyor. Yeni Excalibur monitör, modern ve kullanıcı odaklı tasarımıyla öne çıkıyor. Kavisli ekran yapısı, kullanıcıyı görüntünün merkezine alarak daha sürükleyici bir deneyim sunuyor. Arka yüzeyde yer alan oval formdaki RGB aydınlatma, ürüne dinamik ve oyuncu ruhunu yansıtan bir görünüm kazandırıyor. Piyasada 2K çözünürlük ve 180 Hz yenileme hızını aynı anda sunan sınırlı sayıdaki 31.5-32’’ monitör arasında yer alan Excalibur, bu üst seviye teknik özellikleri erişilebilir fiyat anlayışıyla kullanıcılarla buluşturuyor. Panel performansı, ghosting testleri ve dayanıklılığı profesyonel ölçüm sistemleriyle test edilen ürün, Excalibur’un kalite standartlarını bir kez daha ortaya koyuyor. Şık, sağlam ve ergonomik tasarım Tamamı alüminyumdan üretilmiş ayarlanabilir stant (HAS - Height Adjustable Stand) sayesinde monitör; sağa-sola, yukarı-aşağı ayarlanabiliyor ve kendi ekseninde 90 derece döndürülebiliyor. Bu yapı, hem sağlamlık hem de uzun ömürlü kullanım açısından önemli bir avantaj sağlarken, kullanıcıların masa ve oturma düzenine göre maksimum ergonomi sunuyor. Süper ince çerçeve tasarımı ise odağın tamamen ekranda kalmasını sağlıyor. 31.5" 2K ekran ile üst düzey görsel deneyim Günümüz kullanıcılarının daha büyük ekran talebine yanıt veren Excalibur, yeni modelini 31.5’’ ekran boyutuyla sunuyor. 2560 x 1440 (2K Quad HD) çözünürlük sayesinde daha net, daha keskin ve daha doğru görüntüler elde edilirken; bu deneyim yalnızca oyunculara değil, aynı zamanda grafikerler, mühendisler ve profesyonel kullanıcılar için de ideal bir çalışma alanı oluşturuyor. Monitör, 180 Hz ekran yenileme hızı ve 1 ms MPRT tepki süresi ile özellikle rekabetçi oyunlarda akıcılığı en üst seviyeye taşıyor. Sunulan 180Hz yenileme hızı yazılımsal değil, doğrudan panelin kendi teknolojisiyle sağlanarak uzun süreli testlerden başarıyla geçirilmiş durumda. VA panel, yüksek kontrast ve canlı renkler VA panel teknolojisi kullanılan Excalibur monitör, 3500:1 kontrast oranı ile daha derin siyahlar ve daha canlı renkler sunuyor. 300 nit parlaklık seviyesi, standartların üzerinde bir performans sağlayarak görüntülerin daha canlı ve etkileyici görünmesine katkı sağlıyor. Ayrıca 178 x 178 geniş görüş açısı, her açıdan tutarlı görüntü kalitesini garanti ediyor. Göz sağlığı ve akıcı oyun teknolojileri Excalibur, uzun süreli kullanımları da göz önünde bulundurarak monitöründe Low Blue Light (Düşük Mavi Işık) teknolojisine yer veriyor. Bu sayede zararlı mavi ışınlar yüzde 80’e varan oranlarda azaltılarak göz yorgunluğunun önüne geçiliyor. Anti-Flickering teknolojisi ve HDR desteği ise daha konforlu ve gerçekçi bir görüntü deneyimi sunuyor. Monitörde bulunan Adaptive Sync teknolojisi sayesinde hem NVIDIA G-Sync hem de AMD FreeSync destekleniyor. Böylece ekran yırtılması ve takılmalar minimum seviyeye indiriliyor. Yeni Excalibur monitör, HDMI ve DisplayPort (DP) bağlantı seçenekleriyle farklı sistemlerle uyumlu çalışıyor. Ayrıca VESA desteği sayesinde kullanıcılar ürünü masa standı dışında duvara veya farklı monitör kollarına da monte edebiliyor.
22 Ocak 2026 Perşembe - 13:54
Tekirdağ’da ’E-Ticaret ve Dijital Dönüşüm Semineri’ gerçekleştirildi
Tekirdağ’da Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası (TSO), bölge iş dünyasının dijitalleşme sürecine katkı sağlamak amacıyla "E-Ticaret ve Dijital Dönüşüm" başlıklı kapsamlı bir seminer düzenledi. Tekirdağ’da Çerkezköy TSO Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çetin’in de katılım sağladığı etkinlikte, günümüz ticaret anlayışını şekillendiren dijital trendler ve uygulamalar detaylı şekilde ele alındı. Eğitim öncesi açılış konuşmasını gerçekleştiren Başkan Ahmet Çetin, Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası’nın eğitime verdiği öneme vurgu yaptı. Başkan Ahmet Çetin, üyelerin faydalanabileceği, iş ve kişisel yaşamına katkı sağlayacak eğitimlerin bundan önce olduğu gibi artarak devam edeceği ifade ederek, katılımcıların, eğitim taleplerini dile getirmelerini ve bu alanlarda yeni eğitimler de düzenlenebileceğini ifade etti. Başkan Ahmet Çetin, dijitalleşmenin artık bir tercih değil, sürdürülebilir büyüme için zorunluluk olduğunun altını çizerek, bu tür etkinliklerin devam edeceğini belirtti. Seminerde, e-ticaretin geleneksel ticarete kıyasla sunduğu avantajlar ve karşılaştığı zorluklar üzerinde duruldu. Katılımcılara, ürün ve müşteri odaklı değer önerisi geliştirme süreçlerinin dijital dünyada nasıl farklılaştığı aktarıldı. Hazır altyapıların işletmelere sağladığı kolaylıklar, dijital pazarlamanın temel mantığı ve performans pazarlaması kapsamında Google ile sosyal medya reklamlarının etkin kullanımı örneklerle açıklandı. CEO ve içerik pazarlamasının marka görünürlüğünü artırmadaki rolü, sosyal medya ve influencer marketing stratejilerinin müşteriyle etkileşim kurmadaki gücü vurgulandı. CRM sistemleri, veri yönetimi ve müşteri deneyimi konularında işletmelerin sürdürülebilir başarı için nasıl yol alması gerektiği üzerinde duruldu. Ayrıca operasyon, lojistik ve müşteri hizmetlerinin e-ticaret ekosistemindeki kritik önemi, ölçümleme ve KPI’lar aracılığıyla doğru karar alma süreçleriyle ilişkilendirildi.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 15:29
Sinop’ta leylek popülasyonu projesi sahada incelendi
Sinop’un Saraydüzü ilçesinde yürütülen leylek popülasyonuna yönelik bilimsel proje kapsamında sahada incelemelerde bulunuldu. Saraydüzü Kaymakamı Fatih Rüştü Ünal, Doç. Dr. Evrim Sönmez’in yürütücülüğünü yaptığı proje çerçevesinde Cuma Ovası’nda gerçekleştirilen çalışmaları yerinde inceledi. "Sinop-Saraydüzü Cuma Ovasındaki Leylek (Ciconia ciconia) Popülasyonundaki Değişimlerin, Popülasyonu Etkileyen Etmenlerin, Göç Stratejilerinin ve Leylek Yavrularındaki Çevresel Stres Etkisinin Belirlenmesi Projesi" kapsamında yapılan saha çalışmalarında, proje ekibi tarafından yetkililere yürütülen faaliyetler hakkında detaylı bilgiler verildi.
20 Ocak 2026 Salı - 15:37
Glikoz ölçümünde yeni dönem: Giyilebilir sensör projesine TÜBİTAK desteği
Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) tarafından hazırlanan ve diyabet yönetiminde kullanılan mevcut sensörlerin sorunlarını gidermeyi hedefleyen yeni nesil glikoz sensörü projesi, TÜBİTAK 1001 programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. SUBÜ Teknoloji Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Can’ın yürütücülüğünü üstlendiği "Kovalent Organik Çerçeve Destekli Glikoz Sensör Mimarisi Geliştirilmesi" başlıklı çalışma, bilimsel test sürecine girdi. Proje kapsamında, diyabet yönetiminde kullanılan mevcut sensörlerdeki enzim kararsızlığı ve düşük sinyal stabilitesi gibi teknik sorunların, "Direkt Elektron Transferine (DET)" dayalı yeni bir mimari ile aşılması planlanıyor. İleri fonksiyonel malzemeler olan kovalent organik çerçeveler (COF) ve iletken polimer (PEDOT) bileşimiyle tasarlanan yeni mimari, Sürekli Glikoz İzleme Sistemleri (CGM), giyilebilir ve implant edilebilir tıbbi cihazlar için temel oluşturacak. Bu teknoloji sayesinde vücutla tam uyumlu ve yüksek hassasiyetli biyosensörlerin üretilmesinin önü açılacak. Öğrenciler Ar-Ge sürecinde görev alıyor Disiplinlerarası bir yaklaşımla yürütülen projede akademik kadronun yanı sıra lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri de araştırmacı olarak görev alıyor. Sentez aşamasından biyouyumluluk testlerine kadar tam kapsamlı bir mühendislik süreci olarak kurgulanan projenin, Türkiye’nin tıbbi cihaz teknolojileri alanındaki dışa bağımlılığını azaltması hedefleniyor.
20 Ocak 2026 Salı - 13:07
Tokat’ta basın mensuplarına yeni nesil dron eğitimi
İletişim Başkanlığı Samsun Bölge Müdürlüğü öncülüğünde OKA ve Tokat Gazeteciler Cemiyeti desteğiyle Tokat’ta düzenlenen İHA-1 Ticari Dron Ehliyeti Eğitimi’nde 35 basın mensubu, teorik ve uygulamalı derslerle dronların habercilikte etkin kullanımına yönelik eğitim almaya başladı. İletişim Başkanlığı Samsun Bölge Müdürlüğü tarafından Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) ve Tokat Gazeteciler Cemiyeti’nin desteğiyle basın mensuplarına yönelik "İHA-1 Ticari Dron Ehliyeti Eğitimi" başladı. Tokat Ticaret ve Sanayi Odası Konferans Salonu’nda düzenlenen eğitim programına 35 basın çalışanı katıldı. Eğitim kapsamında gazeteciler, belirlenen tarihler arasında teorik ve pratik dersler alarak insansız hava araçlarının habercilikte etkin kullanımına ilişkin bilgi ve becerilerini geliştirecek. "Mesleğinize her gün yeni teknolojiler ekleniyor" Programın açılışında konuşan OKA Genel Sekreteri Mehlika Dicle, "Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Samsun Bölge Müdürlüğü de önemli paydaşlarımızdan biridir. 2025 yılında bu yeni nesil dron eğitimini Samsun’da düzenledik. Bu eğitim oldukça ilgi gördü. Bizim ajanstan da arkadaşlarımız katıldı. Akabinde Tokat’ta eş zamanlı yürütemedik. Bugüne kaldı. Sizler zaten sektörde duayen isimlersiniz ama değişim günümüzün ruhunda var. Her gün sizin mesleğinize de yeni teknolojiler ekleniyor. Bu anlamda ihtiyacınız olan başka konular olursa önümüzdeki dönemde de yine iş birliği yapmak bizler için onur verici olur" dedi. "2 gün teorik, 1 gün sahada uygulamalı eğitim" İletişim Başkanlığı Samsun Bölge Müdürü Ebu Bekir Ayrancı, eğitim sonunda Tokat’ta görev yapan 35 basın çalışanının dron ehliyeti sahibi olacağını belirterek, "2 gün teorik, 1 gün ise sahada pratik uygulama yapılacak. Katkılarından dolayı OKA Genel Sekreteri Mehlika Dicle ve Tokat Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Musa Özdemir’e teşekkür ederim" dedi. Eğitimler, Akdeniz Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Ömer Aydoğan tarafından veriliyor. Program kapsamında dronların habercilik ve kamu bilgilendirmesinde etkin kullanımına yönelik uygulamalı çalışmalar gerçekleştirildi.
20 Ocak 2026 Salı - 12:45
Dünyanın en büyük oyun geliştirme maratonu YTÜ’de
Dünyanın en büyük oyun geliştirme etkinliği olarak kabul edilen Global Game Jam (GGJ), bu yıl da Yıldız Teknik Üniversitesi’nin (YTÜ) ev sahipliğinde oyun geliştiricilerle buluşuyor. Öğrenciler ve oyun tutkunları daha önce de GGJ’ye ev sahipliği yapan YTÜ’de, 48 saat boyunca oyun geliştirecek. Her yıl Ocak ayının son haftasında eş zamanlı olarak dünyanın dört bir yanında düzenlenen Global Game Jam, rekabetten çok kolektif üretimi teşvik eden yapısıyla öne çıkıyor. YTÜ Dijital Oyun Geliştirme ve Dijital Oyunculuk Kulübü koordinasyonunda 30 Ocak -1 Şubat tarihlerinde gerçekleştirilecek etkinlik, kampüsün simge mekanlarından YTÜ Tarihi Hamam’da düzenlenecek. Tarihi dokusuyla dikkat çeken mekân, iki gün boyunca iş birliği, yoğun üretim merkezinde kıyasıya mücadeleye ev sahipliği yapacak. Çevrim içi katılım sınırsız Yalnızca kod yazılan bir maraton olmanın ötesine geçen Global Game Jam YTÜ ayağında; mentor destekleri, etkileşimli etkinlikler ve mini turnuvalarla katılımcılara dinamik, sosyal bir ortam sunulacak. Etkinlik kapsamında, açıklanacak küresel tema doğrultusunda takımlarını kuran katılımcılar; yazılım, tasarım ve oyun kurgusunu bir araya getirerek 48 saatlik kesintisiz bir geliştirme sürecine girecek. Ortaya çıkan projeler, maratonun sonunda değerlendirmeye sunulacak. Fiziksel katılımın 80 kişiyle sınırlı olduğu etkinlikte, çevrim içi katılım için herhangi bir kontenjan sınırı bulunmuyor. Başvurular bireysel olarak ya da en fazla 5 kişilik ekipler halinde yapılabiliyor. Global Game Jam hakkında Game Jam’ler, hackathon benzeri etkinlikler olarak tanımlanıyor. Katılımcılar, etkinliğin başında açıklanan ortak bir tema etrafında kısa sürede oyun geliştirmek üzere bir araya geliyor. Global Game Jam sürecinde katılımcılar, deneyimli oyun geliştiricilerinin yer aldığı bir video sunumunu izledikten sonra gizli temayla tanışıyor. GGJ; programlama, yinelemeli tasarım, anlatı geliştirme ve sanatsal ifade gibi oyun geliştirme süreçlerini yoğunlaştırılmış bir üretim döngüsü içinde ele alıyor. Katılımcılar, yeni teknolojileri deneme, farklı rolleri üstlenme ve oyun tasarımına dair becerilerini test etme fırsatı bulurken; etkinlik, farklı disiplinlerden ve geçmişlerden gelen bireyleri video oyunlarının evrensel dili etrafında buluşturmayı amaçlıyor. Öte yandan, son başvuru tarihi 23 Ocak olan Global Game Jam YTÜ ayağına, internet adresinden başvuru yapılabiliyor.
20 Ocak 2026 Salı - 10:19
Meslek lisesinde teknoloji ve üretim hamlesi
Elbistan Yavuz Selim Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi bünyesinde kurulan AR-GE Laboratuvarında, havacılık ve insansız hava araçları alanında da çeşitli projeler yürütülüyor. Okul bünyesinde faaliyet gösteren AR-GE Laboratuvarında aktif olarak kullanılan 5 adet 3D yazıcı ve 1 adet 3D tarayıcı ile öğrenciler, tasarım ve üretim süreçlerini uygulamalı olarak öğrenme imkânı buluyor. Piyasada temini zor olan ya da kırılmış plastik parçalar, 3D tarayıcılar yardımıyla taranarak tersine mühendislik yöntemiyle yeniden tasarlanıyor ve birebir ölçülerde üretiliyor. Özellikle otomotiv, mobilya ve endüstriyel alanlara yönelik yedek parçalar öğrencilerin aktif katılımıyla imal ediliyor. AR-GE Laboratuvarında havacılık ve insansız hava araçları alanında da çeşitli projeler yürütülüyor. Öğrenciler tarafından 3D yazıcılarla model uçaklar üretilirken, 2 metre kanat açıklığına sahip, 4 motorlu ve dikine iniş kalkış yapabilen bir insansız hava aracı başarıyla geliştirildi. Ayrıca 6 motorlu, tohum ekebilen tarım dronu üretildi. F-35B modelinden esinlenilen bir insansız hava aracı projesinin geliştirme çalışmalarının ise devam ettiği bildirildi. Yürütülen çalışmalar sayesinde öğrenciler; tasarım, üretim, mühendislik, problem çözme ve takım çalışması gibi alanlarda uygulamalı deneyim kazanıyor.
20 Ocak 2026 Salı - 09:26
Osmangazi Belediyesi sömestr tatilinde çocukları bilimle buluşturdu
Sömestr tatilinde öğrencileri bilimle buluşturmak için harekete geçen Osmangazi Belediyesi, 7-17 yaş arasındaki çocuklar ve gençlere yönelik Bilim Şenliği’nin kapılarını açtı. Beş gün sürecek şenlikte katılımcılar, bilim ve teknolojiyle dolu bir tatil geçirecek. Osmangazi Gösteri Merkezi’nde 19-23 Ocak tarihleri arasında düzenlenecek Bilim Şenliği, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın katılımıyla başladı. Şenlik kapsamında çocuklar ve gençler; sanal gerçeklik uygulamaları, robotik kodlama atölyeleri, astronomi ve uzay temalı çalışmalar, akıl ve zeka oyunları, kağıt sanatları ile çeşitli yarışma ve atölyelere katılma imkanı buluyor. Bilimsel içerikli etkinliklerle eğlenerek öğrenme fırsatı sunan şenlik, aynı zamanda çocukların bilim ve teknolojiye olan ilgilerini artırmayı hedefliyor. Sanal gerçeklik deneyimleri ve robotik kodlama çalışmaları sayesinde katılımcılar, geleceğin teknolojilerini yakından tanıma şansı elde ediyor. Açılışın ardından atölye alanlarını gezip çocukların çalışmalarını yerinde inceleyen Başkan Erkan Aydın, çocuklarla sohbet etmeyi de ihmal etmedi. "Çocuklar bilim şenliğinde yeni deneyimler kazanacak" Bilim Şenliği’nin sömestr tatilinde çocuklara önemli bir fırsat sunduğunu belirten Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, "Beş gün sürecek Bilim Şenliği’mizde kimyasal deneylerden uzay çadırına, yetenekleri geliştirecek birçok atölye yer alıyor. Bu şenlik, çocukları televizyon, tablet ve internetten uzak tutacak. Burada edindikleri deneyimler, belki de ileride Türkiye ve dünya çapında bilim insanı olmalarının ilk adımı olacak. Ailelerimize, öğretmenlerimize, çocuklarımıza ve emeği geçen tüm mesai arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Bu tür etkinliklerin hem kötü alışkanlıklardan uzaklaşmada hem de büyük bir sorun haline gelen ekran bağımlılığıyla mücadelede etkili olduğuna inanıyorum" şeklinde konuştu. Bilim Şenliği’ne katıldıkları için çok mutlu olduklarını ifade eden çocuklar ve gençler ise, "Harika bir ara tatil dönemi geçiriyoruz. Bizlere bu imkanı sağladığı için Osmangazi Belediyesi’ne teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı. Bilim Şenliği, 19-23 Ocak tarihleri arasında, 12.00-16.00 saatlerinde 7-17 yaş arası çocuklar ve gençler tarafından ziyaret edilebilecek.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder