TEKNOLOJİ
BARÜ’ye Millî Teknoloji Atölyesi kurulacak 26 Şubat 2026 Perşembe - 05:29:45 Bartın Üniversitesinde (BARÜ) ulusal ve uluslararası bilim ve teknoloji yarışmalarına hazırlanan gençleri desteklemek hedefiyle Millî Teknoloji Atölyesi kurulacak. Bartın Üniversitesinde (BARÜ) TÜBİTAK 4003-T Millî Teknoloji Atölyeleri Çağrısı kapsamında öğrencilerin fikir ve projelerini hayata geçirebilecekleri Millî Teknoloji Atölyesi projesi desteklenmeye hak kazandı. BARÜ Fen Fakültesi Biyoteknoloji Bölümünden Prof. Dr. Mehmet Zahmakıran yürütücülüğündeki "Bartın Üniversitesi Millî Teknoloji Atölyesi" projesiyle öğrencilerin bilim ve teknoloji odaklı çalışmalarına güçlü bir altyapı oluşturulacak. Hazırlanacak atölyede ekipman desteği, danışmanlık, eğitim programları, sanayi iş birlikleri, tanıtım çalışmaları ile yarışmalara hazırlık desteği sağlanacak. Atölyede robotik sistemler, yapay zekâ, otonom teknolojiler, yazılım geliştirme ve üretim teknolojileri gibi farklı alanlarda uygulamalı eğitimler verilecek. Yerli ve millî sanayi için ihtiyaç duyulan nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesine destek olacak atölye ile gençlerin araştırma, geliştirme ve üretim süreçlerine daha etkin katılımı sağlanacak. BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya Millî Teknoloji Atölyesi ile öğrencilerin hayallerini, fikirlerini ve projelerini hayata geçirebilecekleri güçlü bir altyapının oluşturulacağını ifade ederek emeği geçenlere teşekkür etti.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 16:56 KBÜ’lü akademisyenden Türkiye’de ilk, dünyada ikinci: Zeki PCB üretim makinesi geliştirildi KARABÜK (İHA) – Karabük Üniversitesinde (KBÜ) yürütülen Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) destekli proje kapsamında, eklemeli imalat teknolojisiyle görüntü işleme temelli zeki baskılı devre kartı (PCB) üretim makinesi geliştirilerek yerli üretime kazandırıldı. TÜBİTAK destekli projeyle geliştirilen görüntü işleme temelli zeki baskılı devre kartı üretim makinesi, yüksek hassasiyetli ve yerli üretime imkan sağlıyor. Karabük Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Mekatronik Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Hatice Evlen’in yürütücülüğünü yaptığı proje çerçevesinde, Türkiye’de ilk, dünyada ikinci olma özelliği taşıyan zeki PCB üretim makinesi hayata geçirildi. TÜBİTAK 1507 KOBİ Ar-Ge Başlangıç Destek Programı kapsamında desteklenen "Eklemeli İmalat Teknolojisiyle Görüntü İşleme Temelli Zeki Baskılı Devre Kartı (PCB) Üretim Makinesi Tasarım ve İmalatı" projesi ile yenilikçi üretim teknolojileri alanında önemli bir adım atıldı. 2021 yılında patenti alınan makine, klasik yöntemlerle üretimi zor olan elektronik devre kartlarının yüksek hassasiyetle üretilmesine imkan sağlıyor. Karabük Üniversitesi Teknokent bünyesinde faaliyet gösteren Elya Mekatronik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin sahibi de olan Doç. Dr. Hatice Evlen tarafından yürütülen proje, üniversite-sanayi iş birliğinin somut örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor. Üç boyutlu yazıcı tabanlı ve görüntü işleme destekli sistem, üretim sırasında kamera aracılığıyla anlık görüntü alarak hata tespiti yapabiliyor. Sistem, kendi kendine kalibrasyon sağlayıp baskı esnasında düzeltme gerçekleştirebiliyor. Sıcaklık, basınç ve süre gibi parametrelerin kontrol edilmesiyle üretimde maksimum hassasiyet hedefleniyor. Proje hakkında açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Hatice Evlen, görüntü işleme mantığıyla çalışan üç boyutlu yazıcı üretimi gerçekleştirdiklerini belirterek, "Elektronik devre kartlarını kendi kendine kalibrasyon yapabilen zeki bir makinede üretebiliyoruz. Yalnızca zeki PCB üretim makinesi geliştirmiyoruz; aynı zamanda makinede kullanılmak üzere gümüş ve karbon nanotüp temelli yüksek iletkenli mürekkepler de üretiyoruz" dedi. Evlen, iletkenlik ölçümlerinin sağlıklı şekilde yapılabilmesi amacıyla iki farklı ölçüm aralığına sahip dört noktalı problu cihaz üretildiğini ifade ederek, söz konusu cihazların kalibrasyonunun akredite laboratuvarlarda gerçekleştirildiğini ve hem sanayiye hem de akademiye hizmet sunmasının planlandığını kaydetti.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 14:12 Hitit Üniversitesi Milli Teknoloji Atölyesi kapılarını öğrencilere açtı Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı öncülüğünde ve TÜBİTAK desteğiyle Çorum Hitit Üniversitesi bünyesinde kurulan "Milli Teknoloji Atölyesi", kapılarını öğrencilere açtı. Öğrencilerin bilim ve teknoloji alanında yetkinlik kazanmasını hedefleyen merkez için 30 milyon liralık destek sözleşmesi imzalandı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı öncülüğünde ve TÜBİTAK desteğiyle Hitit Üniversitesi bünyesinde kurulan "Milli Teknoloji Atölyesi", öğrencilerin kullanımına açıldı. Kuzey Kampüste Teknoloji Merkezi yanında yer alan atölye, gençlerin bilim ve teknoloji alanlarında yetkinlik kazanmasını, millî teknolojilerin geliştirilmesine katkı sunacak nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesini ve girişimcilik ekosisteminin güçlendirilmesini amaçlıyor. Hitit Üniversitesinin "4003-T Milli Teknoloji Atölyeleri Proje Desteği"ne yaptığı başvuru TÜBİTAK tarafından kabul edildi. Atölyelerin kurulumundan teknik ekipman teminine, sarf malzemelerinden proje faaliyet giderlerine ve personel istihdamına kadar geniş kapsamlı destek için 36 ay süreli, 30 milyon liralık destek sözleşmesi imzalandı. TÜBİTAK tarafından yürütülen "4003-T Milli Teknoloji Atölyeleri Proje Desteği" kapsamında hayata geçirilen atölye, öğrencilerin ulusal ve uluslararası bilim ve teknoloji yarışmalarına hazırlanabilecekleri donanımlı üretim alanları oluşturmayı hedefliyor. Program çerçevesinde TÜBİTAK destekli kurulan atölyelerde, takımların ihtiyaç duyduğu makine, teçhizat ve sarf malzemeleri temin edilerek proje geliştirme süreçleri destekleniyor. Hitit Üniversitesi Milli Teknoloji Atölyesi, randevu sistemiyle öğrencilerin kullanımına sunuldu. Prototipleme cihazları, elektronik ve mekanik geliştirme alanları ile sarf malzeme destekleri sunan atölye, eğitim ve mentörlük imkanlarıyla öğrencilerin projelerini tasarlama, geliştirme ve test etme süreçlerine katkı sağlıyor. Atölye aynı zamanda teknoloji yarışmalarına hazırlık süreçlerine de destek veriyor. Türkiye genelinde gençlere üretim kültürü kazandırmayı ve fikirlerini ürüne dönüştürebilecekleri nitelikli ortamlar oluşturmayı hedefleyen Milli Teknoloji Atölyeleri, üniversite-TÜBİTAK iş birliğinin önemli örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 14:09 Karabük’ten 4 ülkeye sağlık yazılımı ihracı Karabük Üniversitesi (KBÜ) Teknokent bünyesinde faaliyet gösteren İnfomed Yazılım Bilgisayar Medikal İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından geliştirilen sağlık bilişimi yazılımları, Türkiye’nin yanı sıra 4 farklı ülkede 18 hastanede aktif olarak kullanılıyor. Karabük Teknokent bünyesinde 2022 yılında faaliyete başlayan firma, sağlık bilişimi alanında uçtan uca dijital çözümler geliştiriyor. Sağlık Bakanlığı standartlarına uygun ve akredite yazılımlarıyla öne çıkan şirket; laboratuvar, hastane ve radyoloji bilgi yönetim sistemleri başta olmak üzere sağlık sektörüne yönelik çeşitli yazılımlar üretiyor. Firmanın CEO’su ve Ar-Ge Müdürü Serdar Balaban yaptığı açıklamada, kuruluşlarından bu yana ağırlıklı olarak Sağlık Bakanlığına yönelik projeler geliştirdiklerini söyledi. Laboratuvar Bilgi Yönetim Sistemleri (LBYS), Hastane Bilgi Yönetim Sistemleri (HBYS), Radyoloji Bilgi Yönetim Sistemleri (RBYS) ve PACS yazılımları ile geniş bir kullanıcı ağına ulaştıklarını belirten Balaban, laboratuvar bilgi yönetim sistemlerinin Irak ve Kuzey Irak’taki hastanelerin büyük bölümünde aktif olarak kullanıldığını ifade etti. Balaban, söz konusu yazılımların Türkiye genelinde yaklaşık 30 sağlık kurumunda uygulandığını aktararak, Ortak Sağlık Güvenlik Birimlerine (OSGB) yönelik geliştirilen otomasyon yazılımının ise Türkiye’de faaliyet gösteren yaklaşık 800 OSGB firması tarafından kullanıldığını kaydetti. Radyoloji bilgi yönetim sistemi ve PACS yazılımlarının Sağlık Bakanlığı tarafından akredite edildiğine dikkati çeken Balaban, "Türkiye’de yaklaşık 200 kurum PACS yazılımımızı kullanıyor. Bunun yanı sıra 4 farklı ülkede 18 hastanede yazılımlarımız aktif olarak hizmet veriyor." dedi. Karabük Teknokent’te yer alma sürecine de değinen Balaban, akademik yönlendirmeyle Teknokent’e dahil olduklarını belirterek, teknokentin sunduğu desteklerin firmaya önemli katkılar sağladığını dile getirdi. Bugüne kadar 3 Ar-Ge projesini tamamladıklarını, 2’sinin ise devam ettiğini bildiren Balaban, saha tecrübesine dayalı geliştirilen algoritmaların sektörde karşılık bulduğunu vurguladı. Balaban, Irak’ın ihtiyaçlarına yönelik bir ERP yazılımı üzerinde çalıştıklarını belirterek, yazılımın Karabük Teknokent’te geliştirilerek yurt dışına ihraç edilmesinin hedeflendiğini sözlerine ekledi.
GEKA’dan ‘Siber Vatan’ programına önemli katkı
13 Şubat 2026 Cuma - 12:55 GEKA’dan ‘Siber Vatan’ programına önemli katkı Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA) ve Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) iş birliğiyle hayata geçirilen ‘Siber Vatan’ programı başarıyla tamamlandı. Mühendislik Fakültesi Konferans Salonunda yapılan kapanış programına Rektör Prof. Dr. Mahmud Güngör, Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sezai Tokat, Pamukkale Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. İbrahim Aksel, GEKA Denizli Yatırım Destek Ofisi Uzmanı İrfan Sezgin, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Programda, Tugay Siber Savunma Sistemleri A.Ş. CEO’su Buğra Yüksel, Siber Vatan programı ve Eğitim içeriği hakkında bir bilgilendirme sunumu gerçekleştirdi. Ülkemizin siber güvenlik vizyonuna yön verecek yetkin insan kaynağını yetiştirmek ve gençlerin bu alandaki potansiyelini milli bir güce dönüştürmek amacıyla hayata geçirilen Siber Vatan programının kapanış etkinliğinde konuşma yapan Pamukkale Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. İbrahim Aksel, "Geçmişte vatan toprağı sınır kapılarında korunurdu. Bugün ise sınırlar; bilgisayar ekranlarında, veri merkezlerinde ve dijital ağlarda çiziliyor. Artık bir ülkenin bağımsızlığı yalnızca silahla değil, bilgiyle, yazılımla ve güvenlikle savunuluyor. Veri merkezleri, dijital kaleler, vatanseverlik; sadece bayrağı sevmek değil, ülkesinin verisini korumak, kurumlarının sistemlerini güvenli hale getirmek, gençlerini bilinçli bir dijital geleceğe hazırlamaktır. Vatanseverlik; veriyi korumaktır, sistemi savunmaktır, bilgiyi bilinçle kullanmaktır. Modern çağın görünmeyen Kahramanlarıdır. Bugünün dünyasında savaşlar ekranda oluyor, sınırlar kablolarla çiziliyor, cepheler sunucularda kuruluyor. Eskinin surları bugünün ‘firewall’ları oldu. Bir hastanenin sistemi çökerse, bir bankanın verisi çalınırsa, bir kamu kurumunun ağı ele geçirilirse; bu sadece teknik bir sorun değildir. Bu, milli güvenlik sorunudur. Klavyeye dokunduğunuzda, aslında bu ülkeye de dokunuyorsunuz. Bir uygulama geliştirirken, bir sistemi korurken, bir açık kapatırken Belki farkında değilsiniz ama ülkenin dijital kapılarını kilitliyorsunuz. Bu yüzden siber güvenlik uzmanları, modern çağın görünmeyen askerleridir. Onlar klavyeleriyle nöbet tutar, kodlarıyla sınır korur, fark edilmeden ülkesine hizmet eder. Siber güvenlik artık bir lüks değil, bir tercih değil, bir zorunluluktur ve aynı zamanda bir vatan görevidir. Bu alanda atılan her adım; ülkemizin bağımsızlığına, geleceğine ve çocuklarımızın yarınına yapılan bir yatırımdır" dedi. GEKA Denizli Yatırım Destek Ofisi Uzmanı İrfan Sezgin ise Siber Vatan programı hakkında şu bilgileri aktardı: "Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda tüm Türkiye’de Kalkınma Ajansları aracılığıyla yürütülen, siber güvenlik konusunda nitelikli siber güvenlik uzmanı yetiştirilmesi amacıyla yapılan Siber Vatan Programı kapsamında; eğitim müfredatı ve programı oluşturma, kapasite geliştirme, farkındalık ve motivasyon oluşturma gibi faaliyetlerden oluşmaktadır. Siber güvenlik alanında nitelikli insan kaynağının yetiştirilerek genç istihdamının artırılması amacıyla yürütülen Siber Vatan Programı kapsamında eğitimlerin yanında teknik geziler, usta çırak buluşmaları, konferanslar ve seminerler, mentör firmalar ile birebir çalışmalar, Capture the Flag (CTF) yarışmaları ile motivasyon oluşturulmakta ve inovatif fikirleri tetikleyen düşünme yapısının oluşmasına ve girişimcilik ruhunun gelişimine destek sağlanırken bir ürün ve/veya hizmete dönüşebilir fikirler için girişim geliştirme programı uygulanmaktadır. Programda öncelikle çevrim içi eğitimler verilmiş olup sonrasında gerçekleştirilen sınavı geçen öğrenciler yüz yüze eğitime katılmaya hak kazanmıştır. Denizli’de Güney Ege Kalkınma Ajansı ve Pamukkale Üniversitesi iş birliği ile yürütülen yüz yüze eğitimlere 9 Şubat’ta başlamış olup sınavı geçen 40 öğrencinin katılımı ile devam etmiştir. Eğitimler bundan sonra önümüzdeki Mayıs ayında gerçekleşecek olan CTF yarışmasına yönelik hazırlıklarla devam edecektir. Güney Ege Kalkınma Ajansı ve Pamukkale Üniversitesi iş birliği ile yürütülen programın ilimize hayırlı olmasını diler, katılan öğrencilerimize başarılar dileriz."
Bakan Uraloğlu: "DAB+ ile İstanbul’a 448 yeni radyo frekansı kazandırdık"
13 Şubat 2026 Cuma - 11:58 Bakan Uraloğlu: "DAB+ ile İstanbul’a 448 yeni radyo frekansı kazandırdık" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "DAB+ ile İstanbul’a 448 yeni radyo frekansı kazandırdık. Kamu ve özel olmak üzere 15 radyo kanalımız bu yeni teknoloji ile hizmet sunuyor" dedi. Bakan Uraloğlu, 13 Şubat 2025 Dünya Radyo Günü’nde Dijital Radyo Yayıncılığı Lansman Töreni ile hizmete alınan yeni nesil dijital radyo yayıncılığı DAB+ hakkında yazılı açıklamada bulundu. Uraloğlu, DAB+’nın, parazitlerden arındırılmış net bir ses deneyimi sunan ve aynı frekansta birden fazla radyo kanalını barındırabilme kapasitesiyle frekans verimliliğini arttıran bir teknoloji olduğunu belirtti. DAB+ daha net bir ses deneyimi sunuyor Uraloğlu, dünyanın dijitalleşmesiyle birlikte iletişim ve medya mecraları da hızla değişim geçirirken, radyo yayınlarının da bu değişimden etkilendiğini vurgulayarak "Radyoda daha iyi ses kalitesi ve daha fazla kanal kapasitesi elde etmek için dijital radyo yayıncılığı (DAB) keşfedildi. Ancak bu ilk girişimler, zamanla gelişim göstererek daha da gelişti ve Dijital Yeni Nesil Radyo (DAB+) halini aldı" ifadelerini kullandı. "DAB+ ile İstanbul’a 448 yeni radyo frekansı kazandırdık" 2018 yılında hizmete açılan Çamlıca Kulesi sayesinde dünyada ilk defa bir haberleşme kulesinden aynı anda 100 adet FM radyo yayını yapabilme kapasitesiyle Türkiye’nin yayıncılık alanında dünya çapında bir ilke imza attığını hatırlatan Uraloğlu, "DAB+ teknolojisi ile radyo yayıncılığımıza yeni bir soluk getiren, sadece bugünü değil, geleceği de şekillendirecek bir yeniliği Çamlıca Kulemizde hayata geçirdik. DAB+ ile İstanbul’a 448 yeni radyo frekansı kazandırdık. Kamu ve özel olmak üzere 15 radyo kanalımız bu yeni teknoloji ile hizmet sunuyor" diye konuştu. "DAB+ yüzde 90 oranında enerji tasarrufu sağlıyor" DAB+’nın, parazitlerden arındırılmış net bir ses deneyimi sunan ve aynı frekansta birden fazla radyo kanalını barındırabilme kapasitesiyle frekans verimliliğini arttıran bir teknoloji olduğunu belirten Uraloğlu, şu ifadelere yer verdi: "DAB+, metin, görüntü ve canlı trafik bilgileri gibi ek içerikler sunarak, dinleme deneyimini de zenginleştiriyor. Bu sayede, kullanıcılar sadece müzik ve konuşma değil, aynı zamanda faydalı bilgi akışına da erişebiliyor. DAB+’nın en önemli avantajlarından biri de analog sistemlere göre enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik sunması. 16 yayını tek bir frekans ve tek bir vericiyle iletebiliyor ve toplam enerji tüketimi sadece 12,2 kilovat. Analog FM vericiler ise her yayın için ayrı bir frekans ve verici kullanır. 16 yayın için toplam enerji tüketimi 128 kilovattır. Böylece, DAB+ yüzde 90 oranında enerji tasarrufu sağlarken, karbon emisyonlarını da önemli ölçüde azaltarak çevre dostu bir yayıncılık imkanı sunuyor."
Yerli yapay zeka Cosmos T1, kendisinden üç kat büyük modellerle yarışıyor
13 Şubat 2026 Cuma - 09:36 Yerli yapay zeka Cosmos T1, kendisinden üç kat büyük modellerle yarışıyor Yıldız Teknik Üniversitesi Cosmos ekibi tarafından geliştirilen ve Türkçe düşünen yapay zeka Cosmos T1, kendisinden 3 kat büyük Google’ın yapay zeka modeline meydan okuyor. META’nın yapay zekasını da performans testinde geçen yerli Cosmos T1, bilgisayarlara yüklenerek özgürce kullanılabiliyor ve güvenlik riskini ortadan kaldırıyor. Yıldız Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği ile Yapay Zeka ve Veri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Fatih Amasyalı öncülüğünde, akademisyenlerden oluşan Cosmos ekibi, Türkçe düşünen yapay zeka Cosmos T1’i geliştirdi. Model, matematiksel akıl yürütme performansını ölçen Türkçe GSM8K veri setinde yüzde 77,41 doğruluk oranına ulaştı. Model, zincirleme akıl yürütme (chain-of-thought reasoning) yaklaşımıyla Türkçe matematik problemlerini çözebiliyor. Turkish-Gemma-9b-T1 modeli, Türkçe GSM8K testinde yüzde 77,41 doğruluk oranına ulaştı. Aynı testte Gemma-2-9B modeli yüzde 63,10, Llama-3.1-70B modeli ise yüzde 66,13 performans gösterdi. 9 milyar parametreli model, 70 milyar parametreli Llama-3.1-70B modelinin üzerinde performans gösterdi. Parametre sayısı açısından kendisinden yaklaşık sekiz kat büyük modellerle rekabet edebilecek seviyeye ulaştı. 9 milyar parametreli Turkish-Gemma-9b-T1 modeli, Türkçe matematiksel akıl yürütme testlerinde 70 milyar parametreli modellere yakın veya üzerinde performans sergileyerek parametre verimliliği açısından dikkat çekti. Model, Hugging Face platformu üzerinden açık ağırlıklı olarak erişime açıldı. "Kendi bilgisayarlarına kurup özgürce kullanabiliyorlar" Çalışmanın yürütücüsü Prof. Dr. Amasyalı, "Cosmos T1 bizim en son çıkan modellerimizden bir tanesi, dil modeli geliştiriyoruz temelde. Chat GPT ve benzeri modelleri geliştiriyoruz. T1 diğerlerinden farklı bir düşünce sürecine sahip ve bu düşünce sürecini Türkçe olarak yansıtıyor. Bütün arka planda yanıtın nasıl üretildiğini ara yüzden adım adım görebiliyoruz. Aslında Chat GPT ile farklı kulvardalar. Birçok sektör günümüzde verilerini sağlık ve savunma sanayi gibi bu tarz firmalarla paylaşamıyor, paylaşmak istemiyor, paylaşmaması da çok doğal. Bunun yerine on-premise’de çözüm üretmeleri yani kendi makinelerinin çalışması gerekiyor. T1’in ve bizim diğer ürettiğimiz modellerin hepsi aslında açık ağırlıklı olarak yayınlanıyorlar ve insanlar da bu modelleri kendi bilgisayarlarına kurup kendi şirketlerinde özgürce ve rahatça kullanabiliyorlar" dedi. Firmalar kendi süreçlerine sahil ederek güvenliği artırıyor T1 Modelin 9 milyar parametresi olduğunu ve büyüklüğüne göre oldukça iyi işler ortaya çıkardığını belirten Amasyalı, sözlerini şöyle sürdürdü: "İki türlü erişim mümkün. Birincisi; online bir web sayfası var. İkincisi; firmalar açık ağırlık olarak yayınladığımız modeli kendi bilgisayarlarına indirip, kendi süreçlerine dahil ederek rahatça kullanabiliyorlar. TÜBİTAK projeleri kapsamında geliştirme maliyetini, Türkçesinin iyileştirme maliyetini biz karşılıyoruz. Firmalar da Türkçesi iyileştirmiş olan modelleri kendi süreçlerinde rahatlıkla kullanabiliyorlar." "Önce düşünüp sonra cevap vermesi performansı artırıyor" Cosmos T1’in Google’ın yapay zeka modeli Gemma 2 modelinin üzerine geliştirildiğini belirten Amasyalı, "Fakat Türkçesini biz burada çok çok iyileştirmeyi düşündük ve ‘thinking’ düşünen bir model geliştirdik. Gemma 2 modelinde temelde böyle bir özellik yok. Gemma 2 soru sorunca cevap veren bir model, Cosmos T1’de ise bir düşünce süreci, onun arkasından bir cevap üretme süreci var ki bu da modellerin performansını çok artırıyor. Önce düşünüp sonra cevap verdiğinde direkt cevaba geçmektense çok daha iyi bir performans sergiliyor" ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Mehmet Fatih Amasyalı, "Biz bunun üzerine oldukça sağlam bir eğitim gerçekleştirdik ve onu düşünmeyen bir modelden düşünen bir model haline getirdik. Bu sayede de kendisinden 3 kat büyük olan modellerle yarışabilecek seviyeye ulaştı. Bu başarı da günümüzde sosyal medyada epey ilgi gördü. Aslında isteyince, çalışınca oluyor. Sağlam bir ekiple ve büyük bir motivasyonla bunları gerçekleştirdik. TÜBİTAK’ın arkamızda olması en büyük motivasyonumuzdu" diyerek sözlerini sonlandırdı.
Samsunlu liselilerden tavuk eti zehirlenmesini önleyen cihaz
13 Şubat 2026 Cuma - 09:08 Samsunlu liselilerden tavuk eti zehirlenmesini önleyen cihaz Samsun’da lise öğrencileri, tavuk etinin tazeliğini daha güvenli ve pratik bir şekilde kontrol etmeyi amaçlayan cihaz geliştirdi. Bafra Kızılırmak Anadolu Lisesi öğrencileri, tavuk eti kaynaklı gıda zehirlenmelerini önlemeye yönelik "Tavuk Eti Tazelik Analiz Cihazı" geliştirdi. Proje, Arduino Uno tabanlı ölçüm sistemi ile tavuk etinin tazeliğini belirliyor. Cihaza konulan tavuk etlerinden çıkan gazlar, sensörler aracılığıyla ölçülürken, elde edilen veriler Arduino tarafından işleniyor. Taze ve bayat etin bulunduğu kaplara yerleştirilen pH sensörü ve MQ-135 gaz sensörü sayesinde amonyak ve hidrojen sülfür gazları tespit ediliyor. Sonuçlar ise LCD ekran, LED ve buzzer aracılığıyla kullanıcıya anlık olarak bildiriliyor. Projenin fikir sahibi öğrencilerden Muhammet Burak Özdemir, "Projemiz, son zamanlarda artan tavuk kaynaklı gıda zehirlenmelerine dikkat çekmek amacıyla hazırlandı. Tavuk etinin zehirleme riski taşıdığı durumlarda dışarıya salgıladığı gazları ölçüyoruz. PH değerini ve amonyak ile hidrojen sülfür gazlarını tespit ediyoruz" dedi. Öğrenci Berat Bülbül ise, "Gıda zehirlenmesini önlemek amacıyla arkadaşlarımızla birlikte bir proje geliştirdik. Her yıl artan gıda zehirlenmelerini düşürmeyi, maliyeti düşük ve hızlı sonuç veren bir yöntemle çözmeyi hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. Talha Kablan’ın da yer aldığı ekip, geliştirdikleri cihaz sayesinde tavuk etinin tazeliğini daha güvenli ve pratik bir şekilde kontrol etmeyi amaçlıyor.
Kamu ve savunma altyapılarında yerli güvence: ULAK SD-WAN’a ‘Ağ Güvenliği’ ödülü
12 Şubat 2026 Perşembe - 17:30 Kamu ve savunma altyapılarında yerli güvence: ULAK SD-WAN’a ‘Ağ Güvenliği’ ödülü NATO tatbikatlarında test edilen ve kamu altyapılarında kullanılan ULAK SD-WAN, yüksek güvenlik standartlarıyla e-Safe Siber Güvenlik Ödülleri’nde Ağ Güvenliği ödülünü aldı. e-Safe Siber Güvenlik Ödülleri kapsamında Ağ Güvenliği kategorisinde ULAK Haberleşme’nin yerli ve milli SD-WAN çözümü ödüle layık görüldü. Şirketin geliştirdiği ULAK SD-WAN, Türkiye’nin kritik dijital altyapılarında güvenli, kesintisiz ve merkezi olarak yönetilebilir bağlantı imkânı sunmasıyla öne çıkıyor. Sahip olduğu ileri teknoloji ve yüksek güvenlik standartları sayesinde çözüm, sektördeki konumunu bir kez daha teyit etmiş oldu. ULAK SD-WAN bugün itibarıyla 2 bine yakın aktif sahada hizmet veriyor. Genelkurmay Başkanlığı, Savunma Sanayii Başkanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü ve TEİAŞ başta olmak üzere stratejik öneme sahip kamu kurumlarının altyapılarında kullanılan sistem, kritik operasyonların sürekliliğini destekliyor. Çözüm, kamu ağlarının dijital dönüşüm süreçlerinde güvenilir ve sürdürülebilir bir altyapı sunmasıyla dikkat çekiyor. Yazılım tabanlı ve merkezi bir mimari üzerine kurulu olan SD-WAN, geniş alan ağlarının tek merkezden yönetilmesine imkân tanıyor. Uçtan uca şifreleme teknolojisi ile veri iletimini üst düzeyde koruma altına alan sistem, gelişmiş güvenlik politikaları ve segmentasyon kabiliyetleriyle ağ bütünlüğünü güçlendiriyor. Dinamik trafik yönlendirme özelliği sayesinde uygulama bazlı optimizasyon sağlayan çözüm, farklı bağlantı türlerini eş zamanlı ve verimli biçimde kullanarak yüksek performans ve kesintisiz iletişim sunuyor. Tüm sahaların tek bir kontrol paneli üzerinden izlenebilmesi ise kurumlara hız ve maliyet avantajı sağlıyor. SD-WAN çözümü uluslararası alanda da önemli bir eşikten geçti. NATO nezdinde gerçekleştirilen CWIX tatbikatlarında değerlendirme ve test süreçlerinde elde edilen başarı, ürünün güvenlik standartlarının ve teknik yeterliliğinin uluslararası ölçekte kabul gördüğünü ortaya koydu. Son yıllarda artan siber tehditler, özellikle kamu kurumları ve kritik altyapılar açısından ağ güvenliğini öncelikli başlıklar arasına taşıyor. Bu çerçevede yerli ve yüksek güvenlik standartlarına sahip teknolojilerin geliştirilmesi, hem sivil hem de savunma alanında stratejik önem taşıyor. ULAK Haberleşme’nin geliştirdiği SD-WAN çözümü de bu ihtiyaca yanıt veren yerli altyapı ürünleri arasında gösteriliyor. SD-WAN’ın hem sivil kamu kurumlarında hem de savunma ekosisteminde aktif olarak kullanılması, çözümün çift kullanım (dual-use) niteliğini de ortaya koyuyor. Bu özellik, ürünün yalnızca ticari veya kurumsal ihtiyaçlara değil, aynı zamanda yüksek güvenlik hassasiyeti gerektiren askeri ve stratejik alanlara da cevap verebildiğini gösteriyor.
57. Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Bölge Yarışması’nda kazananlar belli oldu
12 Şubat 2026 Perşembe - 16:39 57. Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Bölge Yarışması’nda kazananlar belli oldu Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) ev sahipliğinde, TÜBİTAK BİDEB Samsun Bölge Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen "57. Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Bölge Sergisi ve Yarışması’nda kazananlar belli oldu. Samsun Bölgesi kapsamında Amasya, Çorum, Giresun, Kastamonu, Ordu, Samsun, Sinop ve Tokat illerinden yapılan başvurular arasından seçilen 100 proje, 3 gün boyunca sergilendi. Sergi sonunda dereceye giren projeler, Ankara’da düzenlenecek Türkiye Finalinde bölgeyi temsil etmeye hak kazandı. OMÜ Mehmet Yalçın Taşmektepligil Kapalı Spor Salonu’nda düzenlenen törende öğrencilere ödülleri, OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Çetin Kurnaz ile İl Milli Eğitim Müdürleri tarafından takdim edildi. Rektör Aydın: "OMÜ de bilimi toplumun her kesimine yaymayı sorumluluk olarak görüyoruz" Törenin açılş konuşmasını yapan OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, "Ondokuz Mayıs Üniversitesi olarak bizler; üniversite–okul iş birliklerini güçlendirmeyi, gençlerimizi erken yaşta araştırma kültürüyle buluşturmayı ve bilimi toplumun her kesimine yaymayı stratejik bir sorumluluk olarak görüyoruz. Bu anlayışla, TÜBİTAK’ın yürüttüğü bu değerli programı son derece önemsiyor ve destekliyoruz" ifadelerini kullandı. "Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesi vizyonunu omuzlayacak olan gençler sizlersiniz" Sergilenen projelerin geleceğe yön verdiğine değinen Rektör Aydın, "Sergilenen her bir çalışma, gençlerimizin ‘neden?’ diye sormaktan vazgeçmediğinin, çözüm üretmeye cesaret ettiğinin ve geleceğe bilimle yürüdüğünün somut bir göstergesidir. Bugün birer lise öğrencisi olabilirsiniz; ancak ortaya koyduğunuz projeler, yarının bilim insanlarının, mühendislerinin, hekimlerinin ve girişimcilerinin ayak sesleridir. Unutmayın, bilimsel yolculuk; büyük sıçramalardan önce atılan küçük ama kararlı adımlarla başlar. Bugün attığınız bu adım son derece kıymetlidir. Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesi vizyonunu omuzlayacak olan gençler sizlersiniz. Bu süreçte sizlere rehberlik eden, zamanını ve bilgisini büyük bir özveriyle paylaşan değerli öğretmenlerimize özellikle teşekkür etmek isterim. Aynı şekilde, gençlerimizin hayallerine inanan ve onları her koşulda destekleyen kıymetli ailelerimize de şükranlarımı sunuyorum" şeklinde konuştu. OMÜ Mühendislik Fakültesi Dekanı ve aynı zamanda TÜBİTAK Proje Yarışmaları Samsun Bölge Koordinatörü Prof. Dr. Yıldıray Topçu bu yıl bölgeden 12 ayrı alanda 3 bin 142 projenin başvurduğunu, Türkiye genelinde ise bu sayının 29 bin 739’a çıktığını aktardı. Dekan Topçu, 57 yıllık yarışma geçmişinin en yüksek başvuru sayısı olduğunu ifade etti. Ödüller sahiplerini buldu Yarışma sonuçlarına göre; Samsun 6 birincilik, 5 ikincilik, 2 üçüncülük, Çorum 1 birincilik, 1 ikincilik, Amasya 3 birincilik, 1 ikincilik, 1 üçüncülük, Ordu 2 birincilik, 1 ikincilik, 1 üçüncülük, Sinop 2 üçüncülük, Tokat 3 birincilik, 1 üçüncülük, Giresun 3 birincilik, 4 ikincilik, 3 üçüncülük ve Kastamonu 2 üçüncülük ödülü almaya hak kazandı.
Büyükşehir, güneş enerjisinde verimi artırıyor
12 Şubat 2026 Perşembe - 15:59 Büyükşehir, güneş enerjisinde verimi artırıyor Muğla Büyükşehir Belediyesi, Bodrum Şehirlerarası Terminal Binası’nda güneş panellerini yenilerken, Menteşe Mezbaha Tesisi’nde ekonomik ömrünü tamamlayan güneş enerji santralini modern sistemle yeniden kurarak yenilenebilir enerji yatırımlarını güçlendiriyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi, sürdürülebilir enerji politikaları kapsamında Bodrum Şehirlerarası Terminal Binası’nda bulunan güneş enerji santralinde yenileme çalışması başlattı. Verimliliğini yitiren mevcut paneller sökülerek, daha yüksek kapasiteye sahip yeni panellerin kurulumu gerçekleştiriliyor. Toplam 600 kWe güce sahip santral, devreye alındığında yılda yaklaşık 800 bin kWh elektrik üretim kapasitesine ulaşacak. Yenilenen sistemle birlikte yılda yaklaşık 330 ton karbon salımının önüne geçilmesi öngörülüyor. Bu miktar, karbon yutak kapasitesi açısından yaklaşık 13 bin ağacın yıllık karbon tutma kapasitesine eşdeğer olarak hesaplanıyor. Büyükşehir, Menteşe Mezbaha Tesisi’nde ekonomik ömrünü tamamlayan Güneş Enerjisi Santrali için yeni santral kurulumunu tamamladı. Santralin, devreye alınmasıyla birlikte yılda yaklaşık 160 bin kWh elektrik üretmesi planlanıyor. Yeni santral sayesinde enerji giderlerinde yıllık yaklaşık 780 bin TL tasarruf sağlanması öngörülüyor. Yenilenebilir enerjiyle üretilecek elektrik sayesinde yılda yaklaşık 67 ton karbon salımı engellenecek. Bu miktar, karbon yutak kapasitesi açısından yaklaşık 2 bin 700 ağacın yıllık karbon tutma kapasitesine eşdeğer olacak. Muğla Büyükşehir Belediyesi, yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanarak çevre dostu projelerine bir yenisini daha ekledi. Fethiye Karaçulha Toptancı Hali Ürün Pazarlama Alanı’nın çatısına kurulan 792 kWp kurulu güce sahip güneş enerji santraliyle yılda yaklaşık 1 milyon 250 bin kilovatsaat elektrik üretimi hedefleniyor. Otogarlar, mezbaha, geçici hayvan bakımevi ve hizmet binalarının ardından Karaçulha Toptancı Hali Ürün Pazarlama Alanı çatısına da güneş panelleri yerleştiren Büyükşehir Belediyesi, yenilenebilir enerji yatırımlarını kent geneline yaygınlaştırıyor. Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, güneş enerjisi yatırımlarının yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik bir dönüşüm anlamı taşıdığını belirterek şu değerlendirmede bulundu: "Muğla genelinde hayata geçirdiğimiz güneş enerjisi yatırımlarıyla enerjide verimliliği esas alan, tasarrufu önceleyen bir dönüşüm yürütüyoruz. Bodrum Şehirlerarası Terminali’nde yenileyeceğimiz sistemle enerji üretim kapasitesini artırırken, Menteşe Mezbaha Tesisimizde ekonomik ömrünü tamamlayan santrali modern bir yapıyla yeniden devreye aldık. Bu projelerle hem karbon salımını azaltıyor hem de belediyemizin enerji giderlerini önemli ölçüde düşürüyoruz. Yenilenebilir enerji yatırımlarımızı kent genelinde yaygınlaştırarak çevreye duyarlı, kendi enerjisini üreten bir Muğla hedefiyle çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz"
DENEYAP teknoloji atölyeleri geleceğin yıldızlarını arıyor
12 Şubat 2026 Perşembe - 15:30 DENEYAP teknoloji atölyeleri geleceğin yıldızlarını arıyor Türkiye’nin milli teknoloji hamlesine katkı sağlamak amacıyla hayata geçirilen DENEYAP Teknoloji Atölyeleri, genç yetenekleri keşfetmeye devam ediyor. Geleceğin Teknoloji Yıldızları Programı kapsamında yürütülen projeyle, Türkiye genelinde teknoloji alanına ilgi duyan öğrenciler için önemli bir eğitim fırsatı sunuluyor. Program kapsamında 81 ilde bulunan 132 DENEYAP Teknoloji Atölyesi’nde öğrencilere toplam 36 ay sürecek ücretsiz teknoloji eğitimi verilecek. Eğitimler tasarım, üretim, yazılım ve mühendislik gibi alanlarda uygulamalı içeriklerle gerçekleştirilecek. DENEYAP Teknoloji Atölyeleri’ne bu yıl 4. ve 5. sınıf öğrencilerinin yanı sıra 8. ve 9. sınıf ile lise hazırlık sınıfı öğrencileri başvuruda bulunabilecek. Programa katılmaya hak kazanan öğrenciler, alanında uzman eğitmenler eşliğinde teknoloji geliştirme süreçlerini deneyimleme imkânı elde edecek. Başvurular 6 Mart 2026 tarihine kadar devam edecek. Programa katılmak isteyen öğrenciler deneyap.org adresinden veya Malatya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Şeker Kompleksi içerisinde bulunan Beydağı Gençlik Merkezinden başvurabilirler. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Türkiye Teknoloji Takımı iş birliğiyle yürütülen programın, Türkiye’nin teknoloji alanındaki insan kaynağını güçlendirmesi hedefleniyor.