TEKNOLOJİ
Penta Teknoloji, ilk çeyrekte sürdürülebilir büyümesine devam etti 05 Mayıs 2026 Salı - 20:23:21 Bilişim teknolojileri dünyasının öncü şirketlerinden Penta Teknoloji, 2026 yılının ilk üç ayında istikrarlı bir finansal performans sergiledi. Şirketin konsolide cirosu, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 26 artış göstererek 8,7 milyar TL’ye yükseldi. Global ve yenilikçi teknoloji ürünlerini hızlı ve güvenli şekilde bilişim ekosistemiyle buluşturan Türkiye’nin önde gelen katma değerli teknoloji dağıtıcısı Penta Teknoloji, 2026 yılının ilk çeyrek finansal sonuçlarını Kamu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirdi. Yılın ilk çeyreğinde Penta Teknoloji’nin konsolide cirosu geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 26 artarak 8,7 milyar TL’ye yükselirken, brüt karı da yüzde 32 artışla 668,5 milyon TL olarak gerçekleşti. Şirket 93,2 milyon TL vergi öncesi kâr elde ederken, Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kar (FAVÖK) yüzde 22 artışla 323,9 milyon TL seviyesine ulaştı. FAVÖK marjı ise yüzde 3,7 olarak kaydedildi. "Ekosisteme uçtan uca katma değer sağlama odaklı yaklaşımımızla 2026 yılına istikrarlı bir başlangıç yaptık" Dijital dönüşüm yatırımlarının ilk çeyrek sonuçlarına olumlu yansıdığını belirten Penta Teknoloji Genel Müdürü Fatih Erünsal, "Penta Teknoloji olarak; 35 yılı aşan deneyimimiz, güven ve yenilik üzerine inşa ettiğimiz güçlü ekosistemimizin katkısıyla dünyanın önde gelen teknoloji markalarının yenilikçi ürün ve çözümlerini ülkemizle buluşturuyoruz. Operasyonel yetkinliklerimizi sürekli geliştirerek sektördeki gücümüzü pekiştirirken; işletmelerin ve tüketicilerin dijital dönüşüm süreçlerine katkı sağlıyor, sektörün büyümesini destekliyoruz. Satıştan tedarik zincirine, müşteri deneyiminden finansal süreçlere kadar tüm iş yapış biçimlerimizi akıllı teknolojilerle dönüştürerek verimliliğimizi artırıyoruz. Odaklı stratejimiz ve yatırımlarımızın katkısıyla 2026 yılına istikrarlı bir başlangıç yaptık. Önümüzdeki dönemde de finansal gücümüzü ve pazar etkimizi büyütürken, insanı merkeze alan kültürümüz ve stratejik ortaklıklarımızla ekosisteme kalıcı değer katmayı sürdüreceğiz" dedi.
05 Mayıs 2026 Salı - 17:40 Balıkesirli çocuklardan çevreye büyük adım Balıkesir Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Bilim İletişimi Ofisi, bilimi toplumun farklı kesimleriyle buluşturma hedefi doğrultusunda çalışmalarına devam ediyor. Bu kapsamda Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü iş birliğiyle gerçekleştirilen çevre eğitimi etkinliğinde, BAÜN Biyoloji Bölümü 3. sınıf öğrencileri, Dr. Öğr. Üyesi Pınar Güner ve Araştırma Görevlisi Tuba Mumcu’nun eşliğinde Fatih İlkokulu öğrencileriyle bir araya gelerek çevre bilincine yönelik uygulamalı eğitim gerçekleştirdi. Gönüllülük Çalışmaları dersi kapsamında, Fatih İlkokulu Müdürü Emine Çakır, Sınıf Öğretmeni Emel Yıldırım ve öğretmenlerin katkılarıyla gerçekleştirilen etkinlikte ilkokul öğrencilerine su verimliliği, atık yönetimi, çevre bilinci ve enerji tasarrufu konularında bilgi verildi. Gerçekleştirilen uygulamalı çalışmalar sayesinde öğrenciler, günlük yaşamda çevreyi korumaya yönelik temel kazanımları yakından tanıma fırsatı buldu. Etkinlikte atık malzemelerden atık pil kutusu tasarlayarak geri dönüşüm süreçlerini deneyimleyen minik öğrenciler, ayrıca kendi hazırladıkları geri dönüşüm oyuncaklarını tanıtarak çevreye duyarlı üretim konusunda farkındalık kazandı. Balıkesir Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Bilim İletişimi Ofisi, benzer etkinliklerle bilimi toplumun her kesimiyle buluşturmaya devam edecek.
05 Mayıs 2026 Salı - 17:12 BİLİMFEST ziyaretçilerine kapılarını açıyor Bilim ve teknolojiyi vatandaşlarla buluşturmayı hedefleyen BİLİMFEST, 6 Mayıs itibarıyla ziyaretçilerini ağırlamaya başlıyor. 9 Mayıs’a kadar sürecek festival, her gün 09.30 ile 16.30 saatleri arasında Bilim Samsun Kent Park yerleşkesinde bilim meraklılarını bir araya getirecek. Samsun Büyükşehir Belediyesi koordinasyonunda ve TÜBİTAK 4007 Bilim Şenlikleri Destekleme Programı kapsamında hayata geçirilen BİLİMFEST, "Samsun’un Bereketli Topraklarında Bilimle Yeşeren Gelecek" temasıyla düzenleniyor. 6-7-8-9 Mayıs tarihlerinde gerçekleşecek festival yarın itibarıyla ziyaretçilerini ağırlamaya başlayacak. Festival programı ise oldukça zengin bir içeriğe sahip. Tarım teknolojilerinden doğa bilimlerine, çevre bilincinden mühendislik uygulamalarına kadar geniş bir yelpazede hazırlanan 60 farklı atölye çalışmasında katılımcılar keyifle vakit geçirecek. BİLİMFEST yalnızca atölyelerle sınırlı kalmıyor. Festival süresince düzenlenecek bilim şovları, sahne performansları, çevre temalı tiyatro gösterileri ve uzman isimlerin gerçekleştireceği söyleşiler etkinliğe renk katacak. Veliler ve çocukları için festival boyunca ulaşım ücretsiz Ayrıca festival süresince tüm veliler ve çocukları için otobüs ve tramvaylar ücretsiz hizmet verecek. Büyükşehir Belediyesi keşfetmek, öğrenmek ve bilimin heyecanını birlikte yaşamak için tüm vatandaşları BİLİMFEST’e davet ediyor.
Geleceğin Siber Yıldızları 2026 dönemine hazırlanıyor
23 Aralık 2025 Salı - 11:47 Geleceğin Siber Yıldızları 2026 dönemine hazırlanıyor Türkiye’nin dijital sınırlarını koruyacak olan geleceğin siber güvenlik uzmanları, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ve Güney Marmara Kalkınma Ajansı (GMKA) iş birliğiyle Çanakkale’de yetişecek. Türkiye’nin siber savunma kapasitesini güçlendirmek, ulusal güvenliğin ayrılmaz bir parçası olan dijital dünyada yerli ve milli çözümler üretebilecek nitelikli insan kaynağını oluşturmak amacıyla Güney Marmara Kalkınma Ajansı (GMKA) ile Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) arasında kapsamlı bir iş birliği protokolü imzalandı. "Türkiye Siber Vatan Programı İş Birliği Protokolü" imza töreni, ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. R. Cüneyt Erenoğlu ve GMKA Genel Sekreteri Onur Adıyaman’ın katılımlarıyla gerçekleştirildi. Geleceğin Siber Yıldızları 2026 dönemine hazırlanıyor İmzalanan protokol ile Türkiye genelinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonu ile 81 ilde eş zamanlı yürütülen ve stratejik bir öneme sahip olan "Siber Vatan Programı"nın 2026 dönemi çalışmaları Çanakkale’de resmen başlamış oldu. Protokol kapsamında; Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nin farklı bölümlerinde öğrenim gören ve siber güvenlik alanına ilgi duyan öğrencilerin tespit edilmesi, yeteneklerinin geliştirilmesi ve sektöre kazandırılması hedefleniyor. Eğitimden istihdama uzanan kapsamlı bir süreç Sadece teorik bir eğitimi değil, uygulamalı ve derinlemesine bir kariyer yolculuğunu kapsayan protokolün detaylarına göre öğrenciler şu aşamalardan geçecek: Derinlemesine Teknik Eğitimler: Seçilen öğrencilere hem yüz yüze hem de çevrim içi olarak siber güvenlik, zararlı yazılım analizi ve tersine mühendislik gibi alanlarda teknik eğitimler verilecek. Sanal Laboratuvar ve Yarışmalar: Öğrenciler, sanal laboratuvar görevleri ve "Bayrağı Yakala" (CTF) tarzı yarışmalarla yetkinliklerini test etme imkânı bulacak. Staj ve Kariyer Desteği: Eğitimleri başarıyla tamamlayan ve teknik yeterlilik sağlayan öğrenciler, program kapsamında stajyer programlarına dâhil edilerek istihdam süreçlerinde desteklenecek. "Bölgesel kalkınma için dijital yetkinlik şart" Törende yapılan değerlendirmelerde, dijitalleşen dünyada kalkınmanın sadece fiziki yatırımlarla değil, beşeri sermayenin güçlendirilmesiyle mümkün olacağı vurgulandı. GMKA ve ÇOMÜ ortaklığında yürütülecek bu proje ile Çanakkale’nin, Türkiye’nin siber güvenlik ekosisteminde önemli bir merkez haline gelmesi hedefleniyor. Protokolün, üniversite-sanayi-kamu iş birliğinin en verimli örneklerinden biri olması beklenirken, siber vatanda görev alacak gençlerin kariyer planlamalarına doğrudan katkı sunulacak. Öğrenciler, sağlanacak teknik altyapı ve uzman desteği ile global ölçekteki siber tehditlere karşı savunma stratejileri geliştirme yetkinliği kazanacak. İmzaların atılmasının ardından taraflar, projenin ülkemize ve Çanakkale’ye hayırlı olması temennisinde bulunarak, siber vatanın savunucularını yetiştirmek için çalışmalara hızla başlanacağını belirtti.
Yurt dışından telefon alışverişi devri kapanıyor
23 Aralık 2025 Salı - 10:45 Yurt dışından telefon alışverişi devri kapanıyor Yurt dışından bireysel olarak getirilen cep telefonlarının pasaport kayıt harcının 2026 yılında 57 bin 241 TL 26 kuruş olması bekleniyor. Eskişehir’de uzun zamandır telefon tamiri ve satışı yapan Yiğit Aytekin ise bu durumda yurt dışından yapılan telefon alışveriş devrinin biteceğini belirtti. Halihazırda 45 bin 614 TL olan kayıt ücretinin, yeni yılda 57 bin 241 TL kuruş seviyesine çıkması öngörülüyor. Bu durumun yurt dışı telefon pazarını tamamen bitirme noktasına getireceği belirtiliyor. Öte yandan ise oluşan bu yüksek kayıt ücretine karşılık bazı vatandaşlar, piyasada 5-6 bin liraya satılan cihazlara daha önce kayıt ettirilmiş cihazların numaralarının kopyalanması gibi illegal yöntemlere yönelme eğilimi gösteriyor. Uzun yıllardır Eskişehir’de telefon satışı ve tamiri yapan Yiğit Aytekin ise telefonlarda bu yönetim bir durum ve suç teşkil ettiğini kesin bir dille hatırlattı. Yasa dışı pasaport numara kopyalama işlemlerinin büyük idari ve maddi cezalara neden olduğunu belirten Aytekin, güvenlik risklerine de dikkat çekti. "Kayıt ücreti 45 bin TL’den 57 bin TL’ye çıkacak" Yeni yılda artan kayıt ücreti hakkında konuşan esnaf Yiğit Aytekin, "Yurt dışından getirilen telefonların kayıt harçları hakkında önemli bir güncelleme bulunmaktadır. 2025 yılında bu harç ücretleri 45 bin 614 TL iken, bu ücretin 2026 yılında 57 bin 241 TL 26 kuruş olarak güncellenmesi beklenmektedir. Vatandaşlara bu konuda önerimiz şudur, yılbaşından evvel, bu zamlı fiyattan etkilenmemek adına, pasaport kayıt harçlarını mevcut fiyattan yapabilirler. Geçtiğimiz yıllarda pasaport kayıt harçları çok daha düşüktü 3 bin TL, 6 bin TL gibi. Bu dönemlerde insanlar yurt dışına çok gidip telefon getiriyordu; hatta tur şirketleri vizesiz, sadece kimlikle gidilebilen ülkelere "telefon turları" düzenliyordu. Oradan, özellikle pahalı olan, çok satılan telefonları alıyorlardı. Ancak, ücretin 45 bin 614 TL’ye çıkmasıyla bu durum zaten neredeyse tamamen bitirildi. Şimdi ücretin 57 bin TL seviyesine çıkmasıyla birlikte, yurt dışından telefon getirip kaydettirmek artık çok mantıklı olmayacak. Bu durum, yurt dışı telefon pazarını neredeyse bitirecektir. Böylelikle, iç pazarda Türkiye’ye resmi yollarla getirilen telefonlar daha fazla satış görecektir" dedi. "Vatandaşların yasa dışı yollara yönelmemesini tavsiye ediyoruz" Artan ücretler yüzünden illegal yollara yönelmeyi düşünen kullanıcılara uyarılarda bulunan Aytekin, "Vatandaşlar bu yüksek ücrete karşılık farklı çözüm yolları arayabiliyorlar. Piyasada 5-6 bin liraya satılan cihazlara kayıt numarası kopyalamak gibi kaçak yöntemlere yönelmek söz konusu olabiliyor. Bazı cihazlarda bu kayıt numaraları değiştirilebiliyor, lakin bu illegal bir durum ve suç teşkil ediyor. Bu işlemi yapmanın hem büyük idari cezaları hem de parasal cezaları vardır. İnsanların bu tür yasa dışı ürünlere yönelmemesini tavsiye ederiz. Ayrıca bu işlemler yapılırken cihazların güvenlik duvarları kaldırıldığı için, telefonlar çok güvensiz hale geliyor. Bazı cihazlarda ise, sim kart takılıp telefona bağlanan harici cihazlar var. Bu cihazda sim kartınızı takıyor, uygulamasını kuruyorsunuz ve bağlantılı bir şekilde çalışıyor. Ancak bu, iki tane telefon taşıyormuşsunuz gibi bir durum oluşturduğu için tek telefon kullanmak adına sağlıklı değildir" ifadelerini kullandı. "Kullanıcılar bankalarındaki tüm parayı kaybetme riskiyle karşı karşıya" Bu illegal yolların ise telefonlara zararlı yazılım bulaştırabileceği ve bu durumun banka uygulamalarına kadar uzanabileceğini aktaran Yiğit Aytekin, "Bu tarz bilinmeyen yazılımları yüklemenin cihaza zararı olabilir. Son zamanlarda piyasada çokça duyulan reklam virüsü gibi virüsler, bu uygulamalarla birlikte telefonlara gönderilebiliyor. Bu virüslerle herkese mesaj gidebilir. Android cihazlarda ise o virüslü uygulamayı yükledikten sonra, banka uygulamasına girilip dolandırıcılık bile yapılabiliyor. Bundan kaynaklı olarak, hem bilmediğimiz uygulamalar indirilmemeli hem de bilmediğimiz cihazlar kullanılmamalıdır. Vatandaşlar 40 bin liradan kaçarken, bu yasa dışı yöntemlerle bankalarındaki tüm parayı kaybetme riskiyle karşı karşıya kalabilirler" şeklinde konuştu.
Bursa’da 1 yıllık sabır tek karede buluştu, güneşin ufuk yolculuğu görüntülendi
23 Aralık 2025 Salı - 10:24 Bursa’da 1 yıllık sabır tek karede buluştu, güneşin ufuk yolculuğu görüntülendi Bursa’da gökyüzü meraklısı Şenol Şanlı, 1 yıl boyunca her ay doğu ve batı ufuklarından çektiği güneş fotoğraflarını tek karede birleştirerek kış ve yaz gündönümleri arasındaki hareketi gözler önüne serdi. Bursa’da gökyüzü fotoğrafçılığıyla ilgilenen Şenol Şanlı, güneşin yıl içerisindeki ufuk hareketlerini gösteren dikkat çekici bir çalışmaya imza attı. Şanlı, Bursa’nın doğu ve batı ufuklarında 1 yıl boyunca, her ay aynı noktalardan çektiği güneş fotoğraflarını tek bir karede birleştirdi. 21 Aralık 2025 kış gündönümünde tamamlanan çalışma, Kuzey Yarımküre’de en uzun gecenin yaşandığı tarihte güneşin ufuk üzerindeki konum değişimini görsel olarak ortaya koydu. Ortaya çıkan karede, güneşin yıl boyunca doğuş ve batış noktalarının mevsimlere bağlı olarak nasıl yer değiştirdiği net şekilde görüldü. Güneş ışınlarının 21 Aralık’ta Oğlak Dönencesi’ne dik gelmesiyle Kuzey Yarımküre’de kış, Güney Yarımküre’de ise yaz başlangıcı yaşanırken, bu tarihten sonra kuzeyde günler uzamaya başlıyor. Çalışma, aynı zamanda 21 Haziran’da güneş ışınlarının Yengeç Dönencesi’ne dik geldiği yaz gündönümü sürecine kadar geçen hareketi de tek karede belgeledi. Uzun soluklu ve sabır gerektiren çalışma, gökyüzü meraklılarının yanı sıra astronomiye ilgi duyanların da dikkatini çekti.
ADÜ’de ’Temel Yapay Zeka Eğitimi’ tamamlandı
22 Aralık 2025 Pazartesi - 15:00 ADÜ’de ’Temel Yapay Zeka Eğitimi’ tamamlandı Aydın Adnan Menderes Üniversitesi’nde (ADÜ) Ar-Ge ve Kalite Toplulukları iş birliğiyle düzenlenen ’Temel Yapay Zeka ve Etkili İstem Yazımı’ eğitimi, iki gün süren yoğun katılımla tamamlandı. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Ar-Ge Topluluğu ile Kalite Topluluğu iş birliğinde organize edilen ’Temel Yapay Zeka ve Etkili İstem (Prompt) Yazımı’ eğitim programı Atatürk Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Üniversitenin Dijital Dönüşüm Koordinatörü Öğr. Gör. Ümit Bulut tarafından verilen eğitimlerde, yapay zekanın temel çalışma prensipleri ve algoritmik yapısı kapsamlı şekilde ele alındı. Program kapsamında farklı yapay zeka model türleri tanıtılırken, bu modellerin eğitim-öğretim ve araştırma süreçlerinde etkin kullanım alanlarına yönelik bilgiler paylaşıldı. Eğitim sürecinde katılımcılara dijital verimliliği artırmaya yönelik etkili istem (prompt) yazımı teknikleri uygulamalı örneklerle aktarıldı. Ayrıca yapay zeka araçlarının akademik ve profesyonel yaşamda çıktı odaklı ve stratejik kullanımına ilişkin yöntemler, örnek senaryolar üzerinden değerlendirildi. Programın koordinasyonunu yürüten Ar-Ge ve Kalite Toplulukları Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Kemalettin Ağızan, üniversite öğrencilerinin teknolojik yetkinliklerinin geliştirilmesinin stratejik önemine dikkat çekerek, disiplinler arası iş birliği anlayışıyla geleceğin teknolojilerine uyum sağlamanın öncelikli hedefler arasında yer aldığını ifade etti. İki gün boyunca yoğun katılımla gerçekleştirilen eğitim programı, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi. Programın, katılımcıların yapay zeka teknolojilerine yönelik teknik farkındalıklarının artırılmasına önemli katkı sunduğu belirtildi.
GUHEM’de "En Uzunnn Gece"
22 Aralık 2025 Pazartesi - 13:41 GUHEM’de "En Uzunnn Gece" Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde, faaliyetlerini sürdüren Gökmen Uzay ve Havacılık Eğitim Merkezi (GUHEM), yılın en uzun gecesi olan 21 Aralık’ta düzenlediği "En Uzunnn Gece" etkinliğiyle bilimi ve keşif duygusunu ziyaretçileriyle buluşturdu. Alanında Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise sayılı merkezlerinden biri olan GUHEM, genç kuşağın uzay ve havacılık alanlarına ilgisini artırmaya yönelik çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. En uzun gece olan 21 Aralık’ta düzenlenen etkinlik kapsamında; oryantiring çalışmaları, bilim gösterileri, Mars 2050 içerikli anlatımlar ile uzay ve havacılık deneyimlerinden oluşan, gün boyu süren bir program gerçekleştirildi. Programda farklı yaş gruplarından katılımcılara hem öğretici hem de keyifli bir deneyim sunuldu. "Her detayıyla çok etkileyici bir deneyim yaşadık" GUHEM’i ziyaret eden edebiyat öğretmeni Nil Bahar Şekerçi, "Biz uzayı ve fiziği çok seven bir aileyiz. Bursa’da böyle bir merkezin varlığını biliyorduk ancak ilk kez ziyaret etme fırsatı bulduk. Her detayıyla çok etkileyici bir deneyim yaşadık. Simülasyonlar oldukça başarılı, kullanılan materyaller ise hem kaliteli hem de eğitici. Uzay materyalleri, görseller ve çocukların birebir dokunarak öğrenebileceği uygulamalar sayesinde bilgiler çok daha kalıcı oluyor. Çocuklar gördüklerini ve deneyimlediklerini akıllarında tutuyor; bu da ileride bilimi sevme ve bilimle ilgilenme açısından çok önemli. Bilimin Anadolu topraklarında filizlenmesi adına bu tür merkezleri çok değerli buluyoruz. Özellikle çocukların ilgisini çekecek ve bilimi sevdirecek şekilde tasarlanmış olması çok kıymetli. Emeği geçen herkesi tebrik ediyor, teşekkür ediyoruz." dedi. "Tekrarı olursa yarın bile gelirim" Etkinliğe katılan öğrencilerden Mehmet Akif Şekerci, "GUHEM’i çok sevdim, gerçekten çok beğendim. Tekrarı olursa yarın bile gelirim. Etkinlikler çok güzeldi; özellikle tiyatro ve yarışmalar çok keyifliydi. Söyleşilerdeki sorular da gerçekten çok eğlenceliydi. Soru sorulurken ben soru alanına koşarak gidiyordum. Benim için çok farklı ve eğlenceli bir deneyim oldu. Özellikle benim gibi fiziği seven çocukların mutlaka gelmesini öneriyorum. Burayı yapanlara ve emeği geçen herkese çok teşekkür ederim." dedi. "Bizim için çok güzel bir etkinlik oldu" Etkinliğe katılan öğrencilerden İrem Yılmaz ise, "Bu gece çok güzeldi. Bu programda çok şey öğrendim. GUHEM’deki tüm düzenekleri çok beğendim. Soru-cevap bölümü de çok keyifliydi. Sorular zor ama eğlenceliydi. Buradaki bilim gösterilerini de çok beğendim. GUHEM ve uzay katı çok güzel. Herkesin burayı gezip görmesi lazım." ifadelerini kullandı.
Kadınlara yönelik dijital eğitim programı tamamlandı
22 Aralık 2025 Pazartesi - 11:02 Kadınlara yönelik dijital eğitim programı tamamlandı Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin, kadınların dijital teknolojilere erişimini artırmak ve istihdam imkanlarını güçlendirmek amacıyla ücretsiz olarak düzenlediği "temel bilgisayar ve 3D animasyon eğitimi" programı tamamlandı. Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen program kapsamında, ilk aşamada 1 ay süren temel bilgisayar eğitimi, ardından 5 aylık 3D animasyon eğitimi verildi. Eğitim sürecini başarıyla tamamlayan kadınlara katılım belgeleri takdim edildi. Temel Bilgisayar Eğitimi süresince katılımcılara, bilgisayar donanım ve yazılım bilgisi, Word, Excel ve PowerPoint gibi ofis programlarının kullanımı, internet erişimi ve dijital güvenlik, e-posta ve çevrimiçi iletişim ile dosya yönetimi konularında eğitim verildi. Bu eğitimin ardından kadınlar, 5 ay süren 3D animasyon eğitimi için sınava girdi. Sınavı başarıyla geçen katılımcılar, 3D modelleme, sahne tasarımı, karakter animasyonu, dijital içerik üretimi ve görsel hikaye anlatımı alanlarında eğitim aldı. 3D animasyon eğitimini tamamlayan kadınlar için Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Ali Emiri Konferans Salonunda belge teslim töreni düzenlendi. Törende konuşan Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanı Özden Gürbüz Sümer, dijital dünyada kadınların daha fazla yer almasının önemine dikkat çekti. Dijitalleşen dünyada kadınların, cinsiyet eşitsizliği nedeniyle birçok alandan dışlandığını belirten Sümer, bu nedenle özellikle genç kadınların bu tür eğitimlerle desteklenmesini önemsediklerini ifade etti. ’’Önemli bir altyapı oluşturduk’’ Eğitime yoğun ilgi gösterildiğini vurgulayan Sümer, şunları söyledi: ’’Bu yola 35 kişiyle başladık. Uzun ve emek isteyen 6 aylık bir sürecin ardından bugün bu yolu tamamlayan arkadaşlarımızla bir aradayız. Gururluyuz, umutluyuz. Bu elbette yeterli değil ama Büyükşehir Belediyesi olarak önemli bir altyapı oluşturduk." Katılım belgesi alan kadınların süreci azimle sürdüreceğine inandıklarını dile getiren Sümer, katılımcıların eğitimlerini geliştirerek bu alanı meslek olarak sürdürmelerini çok istediklerini belirtti. Eğitim sürecinden duydukları memnuniyeti dile getiren kadınlar ise kendilerine sunulan bu imkan dolayısıyla Diyarbakır Büyükşehir Belediyesine teşekkür etti. Konuşmaların ardından, kursu başarıyla tamamlayan kadınlara katılım belgeleri takdim edildi.
L’oréal Türkiye bilim kadınlarını desteklemeyi sürdürüyor
22 Aralık 2025 Pazartesi - 10:52 L’oréal Türkiye bilim kadınlarını desteklemeyi sürdürüyor L’Oréal Türkiye, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu iş birliğiyle yürüttüğü "Bilim Kadınları İçin" Programı’nı 23 yıldır sürdürüyor. Program kapsamında, Türkiye’de bilime yön veren 128 kadının başarıları taçlandırıldı. Bilimde cinsiyet eşitliğini desteklemek, bilim kadınlarının başarılarını görünür kılmak ve yeni nesillere ilham vermek amacıyla hayata geçirilen program kapsamında, Sabancı Üniversitesi’nden Dr. Duygu Kuzuoğlu Öztürk, kastrasyona dirençli prostat kanserine yönelik gerçekleştirdiği yenilikçi projesiyle ödüle layık görüldü. 40 yaş altı genç ve yetenekli bilim kadınlarının başarılarını taçlandıran ve Türkiye’nin önde gelen sosyal sorumluluk programlarından biri olan "Bilim Kadınları İçin" Programı’nda, bu yıl ödül kazanan 4 bilim kadını L’Oréal Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenen törende kamuoyuna tanıtıldı. Dr. Duygu Kuzuoğlu Öztürk, prostat kanserinin en agresif formu olan kastrasyona dirençli prostat kanserinin tedavisinde yeni yaklaşımlara kapı aralayan çalışmasıyla dikkat çekti. Tedaviye dirençli prostat kanserini protein sentezi üzerinden hedefliyor Prostat kanseri, dünyada erkeklerde en yaygın görülen kanser türleri arasında yer alırken, hastaların önemli bir kısmında zamanla uygulanan tedavilere karşı direnç gelişiyor. Dr. Kuzuoğlu Öztürk’ün projesi, kastrasyona dirençli prostat kanserinde genetik bilginin proteinlere dönüşme sürecini inceleyerek, hastalığa sebep olan moleküllerin seviyelerinin düşürülmesini hedefliyor. Bu yaklaşım, mevcut tedavilere direnç geliştiren hastalar için alternatif tedavi stratejileri geliştirilmesine bilimsel temel oluşturma potansiyeli taşıyor. Dr. Duygu Kuzuoğlu Öztürk, araştırmasıyla ilgili olarak şöyle konuştu: "Bu çalışma, mevcut tedavilere direnç geliştiren prostat kanserinde hastalığa sebep olan proteinleri daha iyi anlamayı ve bu proteinleri hedefleyen yeni tedavilere temel oluşturmayı amaçlıyor." Uluslararası bilimsel tecrübe Türkiye’ye taşınıyor Yapılan açıklamaya göre; L’Oréal-UNESCO For Women in Science Programı, dünya çapında bilimin seyrini değiştiren kadınları destekleyen bir program olarak öne çıkıyor. Bugüne dek ödüllendirilen bilim kadınlarından 7’si Nobel Ödülü kazandı. Türkiye, 140’dan fazla ülke arasında bu programa en fazla katkıyı sağlayan ilk beş ülkeden biri oldu. Saint-Joseph Fransız Lisesi’nde biyolojiye ilgi duyan Kuzuoğlu Öztürk, lisans eğitimini İstanbul Teknik Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü’nde tamamladı. Yüksek lisans sürecini Sabancı Üniversitesi’nde sürdüren bilim insanı, doktora çalışmaları için Almanya’nın Tübingen kentindeki Max Planck Enstitüsü’ne kabul edildi ve burada RNA biyolojisi üzerine çalıştı. Sonrasında Kaliforniya Üniversitesi San Francisco’da prostat kanseri hücrelerinde protein sentezini inceleyen araştırmalar gerçekleştirdi ve birçok uluslararası fon tarafından desteklendi. Ocak 2025’te Sabancı Üniversitesi’ne öğretim üyesi olarak katılan Dr. Kuzuoğlu Öztürk, kurduğu laboratuvarında genç araştırmacılarla birlikte çalışmalarını sürdürüyor.
Uzmanından yapay zeka uyarısı: "Evcilleştirmezsek aileyi yıkar"
22 Aralık 2025 Pazartesi - 09:47 Uzmanından yapay zeka uyarısı: "Evcilleştirmezsek aileyi yıkar" İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Şan, yapay zekanın günlük hayatta birçok farklı alanda yaygın olarak kullanıldığını söyledi. Yapay zekayı ‘vahşi bir hayvana’ benzeten Prof. Dr. Şan, "Bu vahşi hayvanı evcilleştirmezsek büyüdüğünde aileyi yıkma potansiyeline ulaşır" dedi. Eğitimden sağlığa, hukuktan savunma sanayisine kadar birçok alanda artık yapay zekanın yok sayılamayacak düzeyde başarılı işlere imza attığını belirten Prof. Dr. Şan, bilinçli kullanım uyarısında bulundu. Eğitim bilimlerinde yapay zekayı sıkça kullandığını ifade eden Prof. Dr. Şan, "Derslere hazırlanma ve ders sırasında yapacağımız etkinlikleri sürdürme konusunda işimizi çok kolaylaştırıyor. Ders planı hazırlamak eskisi kadar zor değil. Küçük birkaç komutla işlerimi halledebiliyorum. Öğrencilerle ders sırasında etkileşimi kurmak daha kolay. Onlardan gelen dönüşleri birkaç saniye içinde analiz edip ne öğrenmişler, neyi yanlış öğrenmişler bunları analiz etmek çok kolaylaştı" dedi. "Aileyi yıkma potansiyeli olduğunu öngörüyorum" Yapay zekâ kullanımında insanların bilinçlendirilmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Şan, "Vatandaşın bilinçlenmiyor olmasının ne zararı var diye sorabilirsiniz. Yapay zekayı yeni doğmuş vahşi bir hayvana benzetiyorum. Biz bu vahşi hayvanı evcilleştirmezsek bir süre sonra büyüdüğünde evimizin duvarlarını, kapısını, penceresini yıkabilir. Aileyi yıkma potansiyeli olduğunu öngörüyorum. Yapay zekanın girmediği bir taraf yok. Çocukların oyuncaklarında yapay zekâ artmaya başladı. Hastanelerde sağlık takibinden hukuka kadar birçok alanda arttı. Günlük hayatımıza baktığımda ise arabalardaki kısa fardan uzun fara geçmesi bir yapay zeka unsuru. Aynı şekilde çarpışma önleme sistemleri bir yapay zeka unsuru. Bunları düşündüğümüzde neredeyse hayatımızın her yerinde var. Özellikle cep telefonlarının kişisel asistanlarının bizi sürekli takip ettiği bir çağdayız" ifadelerini kullandı. Yapay zekanın küçümsenemeyecek bir konumda olduğunu belirten Prof. Dr. Şan, "Yapay zekanın ‘yapay’ ön ekinden rahatsızım. Yapay dediğimiz zaman biz onu küçümsemiş oluruz. Sizin, benim gibi bir zekâ. Dolayısıyla doğal ve yapay ayrımı zekâ kelimesine çok gitmiyor. Bunun yerine ‘tamamlayıcı’ ifadesini kullanmak daha doğru" şeklinde konuştu. "Henüz evcilleştirilmemiş bir hayvan" Prof. Dr. Şan, yapay zeka kullanırken dikkat edilmesi gerekenler için de "Varsayalım ki evcil bir hayvan besliyoruz. Bu hayvanı beslerken bile çok dikkat etmemiz gerekir ki bu henüz evcilleştirilmemiş bir hayvan. Dolayısıyla herhangi bir hayvanı evcilleştirme sürecinde ne yapmamız gerekirse burada da bunu yapmamız gerekir. Evimizi yapay zekaya teslim edip kenara çekilmek büyük bir hata olduğu gibi ilişkiler sırasında ebeveynlerin teknolojik cihazlara dalması olayından uzak durulması gerekir. Bu aynı zamanda çocuklarda teknoloji kullanımı merakını artırıyor. Akabinde bilimsel körelme geliyor" diye konuştu.
Uzay keşfi için yerli robot
22 Aralık 2025 Pazartesi - 09:44 Uzay keşfi için yerli robot İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Mühendislik Fakültesi öğrencileri, üzerindeki robotik kol, kamera ve sensörler sayesinde uzayda yüzeyi tarayıp keşif yapabilen özel bir robot geliştirdi. İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde eğitim gören genç mühendis adayları Burakcan Akçit, Efe Erdoğan, Berkay Bağcı, Ege Mutlu, Alara Rodoplu ve Faruk Emre Yavuz’dan oluşan ekip, yaklaşık 15 aydır devam eden çalışmalarını, Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Pınar Oğuz Ekim’in yönetiminde gerçekleştirdi. Gençlerin ‘ECO Rover’ adını verdiği yaklaşık 50 kilogram ağırlığındaki robot, yazılımsal ve teknolojik özellikleriyle fark oluşturarak otonom hareket edebilecek, konum bulabilecek ve gezdiği alanlarda toprak toplaması için matkap mekanizmasına sahip olacak. Sürüş, güç ve kontrol sistemleri tamamen İEÜ’de tasarlanan robot, Mars’ta veya Ay’da etkin bir şekilde kullanılabilecek. ECO Rover, Uzay Keşif Topluluğu Derneği tarafından temmuz ayında Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) ev sahipliğinde düzenlenecek Anatolian Rover Challenge (ARC) yarışmasında da birincilik için mücadele edecek. Statik analizler, saha testi ECO Rover’ın elektronik, mekanik ve yazılımsal alt sistemlerinin geliştirilmesi sürecinde birçok mühendislik yöntemi uygulandı. Robotun süspansiyon sistemi, robot kol prototipi ve matkap mekanizması için statik analizler yapıldı. Robotun elektronik donanım altyapısı için de özel tasarım ve lehimleme yöntemleri kullanıldı. Üretim aşamalarında da eklemeli imalat, sac metal büküm ve kaynak yöntemlerinden birlikte yararlanıldı. Motorun geliştirilme sürecinde yapay zekadan da faydalanan gençler, robota ilişkin saha testlerini yaptı. Robota, ek olarak bilimsel analizler yapabilmesi amacıyla bir modül de eklendi. "Değerli bir mühendislik çalışması" Projeye yönelik detaylı bilgiler paylaşan Doç. Dr. Pınar Oğuz Ekim, öğrencilerle birlikte mekanik, yazılım, elektronik ve kontrol sistemlerinin harmanlandığı değerli bir mühendislik çalışmasına imza attıklarını söyledi. ECO Rover’da, uzay keşif robotunda olması gereken temel fonksiyonların yer aldığına dikkat çeken Doç. Dr. Ekim, "ECO Rover projesi, öğrencilerimizin hayal gücü, disiplinler arası çalışma becerisi ve çözüm odaklı yaklaşımının somut bir göstergesi oldu. ECO Rover’ı yenilikçi kılan en önemli unsurlardan biri, tüm sistemlerinin İzmir Ekonomi Üniversitesi bünyesinde geliştirilmiş olması. Robotun otonom hareket etmesi, konum belirleme yeteneği, sensör ve kamera sistemleriyle çevresini analiz edebilmesi, yüzeyi tarayabilmesi, projemizi ön plana çıkaran temel özellikler. Öğrencilerimiz, tüm bunları yaparken takım çalışması, zaman yönetimi ve mühendislik etiği gibi mesleki yetkinliklerini de geliştirme fırsatı buldu" diye konuştu. "Ülkelerin en önemli yatırım alanlarından biri" Uzay alanında yapılan çalışmaların, ülkelerin bilimsel, teknolojik ve stratejik geleceğini doğrudan etkileyen en önemli yatırım alanlarından biri olduğunu ifade eden Doç. Dr. Ekim, "Bu alanda söz sahibi olabilmenin yolu, gençlerin erken yaşlarda uzay teknolojilerine ilgi duymasını sağlamaktan ve onların uygulamalı projelerini desteklemek geçiyor. ECO Rover projemiz, tam da bu noktada örnek ve öncü bir rol üstlendi. Öğrencilerimizin gösterdiği özveri ve yaratıcılık, gençlerin doğru yönlendirme ve akademik destekle ne kadar nitelikli projelere imza atabileceğini açıkça ortaya koyuyor. Bu tür projeler, gençlere teknik bilgi kazandırmakla kalmıyor; onların hayal kurmasına, sorgulamasına ve geleceğin teknolojilerini üretme cesareti kazanmalarına zemin hazırlıyor. Üniversite olarak hedefimiz; bilim ve teknolojiyi takip eden değil, bu alanlarda öncülük eden bireyler yetiştirmek. Bu çalışma da bu hedef doğrultusunda atılmış çok değerli bir adım" ifadelerini kullandı.