TEKNOLOJİ
Düşünce gücüyle nesneyi hareket ettirdiler 07 Mayıs 2026 Perşembe - 14:22:43 Kocaeli’nin Çayırova ilçesinde bu yıl ikincisi düzenlenen Bilim Şenliği başladı. 4 gün sürecek etkinlikte çocuklar ve gençler, bilim ve teknolojiyle birebir temas kurarak atölye, yarışma ve interaktif etkinliklere katılıyor. Açılışta dikkat çeken anlardan biri ise "mindball" oyunu oldu. Katılımcıların tamamen odaklanarak, hiçbir fiziksel temas kurmadan ortadaki nesneyi düşünce dalgalarıyla hareket ettirmeye çalıştığı oyun ilgi gördü. Çayırova Belediyesi tarafından Prof. Dr. Necmettin Erbakan Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen açılışla başlayan etkinlikte, çocukların ve gençlerin bilim ve teknolojiyle doğrudan temas kurması, bilimsel çalışmaları yerinde görmesi ve keşfetmesi hedefleniyor. Program kapsamında atölye çalışmaları, yarışmalar ve interaktif etkinliklerle katılımcılar hem öğrenme hem de deneyimleme imkanı bulacak. Bilimin spor ve sağlıkla ilişkisine yönelik içeriklere de şenlikte yer veriliyor. "İnteraktif çalışmalarla birlikte çocuklarımız bu 4 günü dolu dolu geçirecek" Açılışta konuşan Çayırova Belediye Başkanı Bünyamin Çiftçi, şenlikte bilimin, teknolojinin ve keşfetmenin heyecanının yaşanacağına dikkati çekti. Çiftçi, "Çayırova’da çocuklarımızın, gençlerimizin bilimle, teknolojiyle ve keşfetmeyle birebir temas kuracağı açılışı gerçekleştiriyoruz. Teknoloji çağındayız. Çocuklarımız, özellikle gençlerimiz teknolojiye çok ilgi duyuyor. Bilimsel çalışmaları, araştırmaları takip ediyor. Çocuklarımız hiç düşünmeden teknolojiyle bu anlamda bir araya gelsin ve tanışmayan yavrularımızla tanışsın istiyoruz. 4 gün boyunca birbirinden güzel etkinliklerle çocuklarımız, gençlerimiz bir araya gelmiş olacak. Yarışmalar olacak, bazı atölye çalışmalarını yakından izleyecekler. İnteraktif çalışmalarla birlikte çocuklarımız bu 4 günü dolu dolu geçirecek" dedi. "Çocuklar sorgulayınca yeni bilgilere ulaşıyor, yeni keşifler yapabilecek noktaya geliyorlar" Ailelere seslenen Bünyamin Çiftçi, "Geçtiğimiz haftalarda Kahramanmaraş’ta, Şanlıurfa’da elim olaylar yaşadık. Çocuklarımızın, gençlerimizin teknolojinin kurbanı olmamaları için gayret göstermemiz gerekiyor. Çocuklarımız teknolojiyi takip edecek, bilecek, öğrenecek. Çünkü gençlerimiz araştırmayı, sorgulamayı çok seviyor. Bu çok güzel bir şey. Sorgulayınca yeni bilgilere ulaşıyor, yeni keşifler yapabilecek noktaya geliyorlar. Dolayısıyla bizim de bu çalışmalarla onların önünü açmaktan başka bir hedefimiz yok. Yavrularımız geleceğe en güzel şekilde hazırlansın diye eğitim, kültür, spor alanında yaptığımız çalışmalar ortada" şeklinde konuştu. Yapılan konuşmanın ardından yoğun kalabalıkla açılış yapıldı ve çocuklar etkinliklere katılma fırsatı buldu. Açılış programında tüm dikkatleri üzerine çeken "mindball" etkinliği ise öğrencilere eşsiz bir deneyim sundu. Zihin gücü ve yüksek odaklanma ile masadaki nesnelerin hareket ettirildiği oyun, hem gençlerden hem de yetişkinlerden tam not aldı.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 14:00 Akıl oyunları: Çocuklar akıl ve zekalarını yarıştırdı Kendi ilçelerinde birinci olan 200’e yakın öğrenci, ülke birincisi olmak için 8. Türkiye Akıl ve Zekâ Oyunları Samsun İl Turnuvası’nda ter döktü. Türkiye Akıl ve Zekâ Oyunları Şampiyonası, 81 ilden 810 öğrenci, 180 refakatçi öğretmen ve 350 hakemin katılımıyla 5-6-7 Haziran tarihlerinde Konya Selçuklu Uluslararası Spor Kompleksi’nde gerçekleştirilecek. Konya’daki Türkiye Şampiyonası’na Samsun’dan gidecek öğrencilerin belirlendiği turnuvanın finali ise Samsun Büyükşehir Belediyesi Ömer Halisdemir Çok Amaçlı Salon’da bugün yapıldı. Öğrenciler turnuva kapsamında ilkokul kademesinde motif, pentago, equilibrio, abluka ve küre oyunlarında; ortaokul kademesinde ise kulami, küre, pentago, abluka ve mangala oyunlarında mücadele etti. Turnuva hakkında bilgi veren Akıl ve Zekâ Oyunları Samsun İl Formatörü Yasemin Özer, "Samsun’un 17 ilçesinden gelen öğrencilerimizle birlikte rekabet dolu bir oyun serüveni yaşıyoruz. Bu sene 8’incisi düzenlenecek ve Konya’nın ev sahipliği yapacağı Türkiye şampiyonasında kazanan öğrencilerimiz Samsun’u temsil edecek. Heyecanı bol, kaybedeni olmayan bu yarışmaya 200’e yakın öğrencimiz katıldı. İlçelerinde birinci olan çocuklarımız, Samsun’u Türkiye’de temsil etmek için mücadele ediyor. İlkokul kategorisinde motif, pentago, equilibrio, abluka ve küre oyunlarında mücadele edilirken, ortaokul kademesinde ise kulami, küre, pentago, abluka ve mangala oyunları yer alıyor. Bu alanlarda şampiyon olan öğrencilerimiz, Samsun birincileri olarak gidecekleri Konya’da Türkiye şampiyonu olmak için mücadele edecek" dedi. Tüm Akıl ve Zekâ Oyunları Federasyonu öncülüğünde düzenlenen turnuva, akıl ve zekâ oyunlarının ulusal ve uluslararası alanda sevilmesi ve yaygınlaştırılması amacıyla organize edilerek gençlerin ve çocukların zihinsel gelişimlerine katkı sağlamayı amaçlıyor. Bu yıl Türkiye genelinde 1,7 milyon öğrencinin katıldığı turnuvada, illerinde dereceye giren 10 öğrenci ve 2 refakatçi öğretmenin katılımıyla; 81 ilden 810 öğrenci, 180 refakatçi öğretmen ve 350 hakemin gözlemciliğinde Konya’daki Türkiye Şampiyonası’nda final yapılacak.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 12:28 SAHA EXPO’daki çok katmanlı sistemler havadan görüntülendi Türkiye’nin savunma sanayisindeki ileri teknoloji sistemleri havadan görüntülendi. SAHA EXPO’da sergilenen yerli ve milli savunma teknolojileri dikkat çeken görüntüler oluşturdu. SAHA EXPO’da yer alan çok katmanlı yapı içerisinde Türkiye’nin hava savunma mimarisini oluşturan sistemler öne çıkarken, çekilen görüntülerde TAYFUN füzesi ile Baykar tarafından geliştirilen Bayraktar AKINCI, TB3, TB2 ve K2 Kamikazesi dikkat çekti. ÇELİK KUBBE’nin yeni katmanları da görüntülendi Aselsan, SAHA EXPO 2026’da ÇELİK KUBBE’ye entegre edilecek yeni katmanları tanıttı. Elektronik harp, yönlendirilmiş enerji ve anti-dron kabiliyetlerine sahip sistemler görüntülendi. Görüntülerde, Ilgar 3-lt, Koral AD, Miğfer, Gökalp, Gökberk 10 ve Ejderha AD 210 öne çıktı. Yeni sistemlerin özellikle İHA ve dron tehditlerine karşı çok katmanlı koruma sağlaması hedefleniyor. Altay tankı da sergi alanında Türkiye’nin savunma sanayisinde geliştirilen en güçlü kara araçlarından biri olan Altay tankı, SAHA EXPO’da ziyaretçilerle buluştu. Milli ana muharebe tankının da yer aldığı fuar alanı, havadan görüntülendi. Türkiye’nin son teknoloji savunma sanayi ürünleri yan yana SAHA EXPO dış sergi alanında Türkiye’nin son savunma sanayi ürünlerinin hepsi yan yana sergileniyor. Aselsan’ın geliştirdiği Koral, Ilgar, Alp, Hisar, Korkut, İhtar, Ejderha ve Gökberk sistemleri yan yana görüntülenirken, Roketsan’ın Tayfun füzesi de havadan çekilen görüntülerde dikkat çekti.
Vodafone, müşterilerine dijital ve kesintisiz deneyim sunuyor
24 Kasım 2025 Pazartesi - 11:49 Vodafone, müşterilerine dijital ve kesintisiz deneyim sunuyor Vodafone müşterileri, hat başvurusundan aktivasyona kadar tüm süreci hızlı, kolay ve temassız bir şekilde tamamlayabiliyor. Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, dijitalleşmeyi müşterilerinin günlük hayatına kolay ve doğal şekilde entegre ediyor. Yapılan açıklamaya göre, Vodafone’lu olmak için evrak toplamak, kurye beklemek ya da mağazaya gitmek gerekmiyor. Müşteriler, eSIM teknolojisiyle saniyeler içinde hatlarını aktive edebiliyor, e-Devlet üzerinden güvenli kimlik doğrulaması yapabiliyor ve WhatsApp’tan başvuru süreçlerini kolaylıkla başlatabiliyor, bilgi alabiliyor ve takip edebiliyor. Vodafone, tüm bu adımlarla iletişimi basitleştiriyor; müşterilerine tek dokunuşla başlayan, tamamen dijital ve kesintisiz bir deneyim sunuyor. Bu yeniliklerle operatör, hız, güvenlik, çevre duyarlılığı ve kullanıcı konforunu bir arada sunarak dijital müşteri deneyiminde yeni bir standart belirliyor. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, şunları söyledi: "Operatör olarak, müşterilerimizin dijital yol arkadaşı olmayı hedefliyoruz. Dijitalleşmenin hız kazanmasıyla müşteri davranışları da değişti. Dijital teknolojilere ve online platformlara ilgi arttı. Biz de uçtan uca dijital müşteri deneyimi hedefimiz doğrultusunda müşterilerimize hat başvurusundan numara taşımaya her işlemde kolaylık sağlıyoruz. Müşterilerimiz, SIM kartlarını 24 saatte kapıdan teslim alabiliyor. Kurye beklemeden, eSIM ile hemen Vodafone’lu olabiliyor. e-Devlet ile evraksız, çevreci ve güvenli hat aktivasyonu yapabiliyor. Operatör olarak, yenilikçi ürün ve hizmetlerimizle müşterilerimizin yanında olmaya, ihtiyaçlarına daha doğru karşılık vermeye devam edeceğiz." e-Devlet ile güvenli ve dijital başvuru Açıklamaya göre, operatörün e-Devlet entegrasyonu sayesinde müşteriler, yeni hat alımı veya numara taşıma işlemlerinde kimlik doğrulamasını ortalama 3 dakika içinde e-Devlet üzerinden tamamlayabiliyor. Bu dijital sistem, evrak gerektirmeden sürecin tamamen online şekilde gerçekleşmesini sağlıyor. Son 1 yıl içinde operatörün e-Devlet kimlik doğrulama entegrasyonu üzerinden yapılan işlem sayısı yüzde 130 artış gösterdi. Bu dijital dönüşüm sayesinde yaklaşık 9,5 ton kağıt tasarrufu sağlandı. Bu da 160 ağacın korunmasına ve 236 bin litreden fazla suyun boşa harcanmamasına eşdeğer. Operatör, dijitalleşme yoluyla müşterilerine hızlı, kolay ve güvenli bir deneyim sunarken, aynı zamanda daha sürdürülebilir bir geleceğe katkı sağlamayı sürdürüyor. eSIM ile SIM kart ve kurye beklemeden Vodafone’lu olma imkanı Operatörün Ağustos 2024’te devreye aldığı eSIM (Embedded SIM) teknolojisi, mobil iletişimde hız ve yenilik arayan müşteriler için yeni bir dönem başlattı. Bu teknoloji sayesinde kullanıcılar, hat aktivasyonunu tamamen kendi başlarına, birkaç adımda tamamlayabiliyor. Kurye beklemeye veya mağazaya gitmeye gerek kalmıyor. eSIM kullanıcıları arasında en yaygın tercih nedeni, fiziksel SIM kartın kaybolma veya zarar görme riskinin ortadan kalkması. İkinci en önemli neden ise yeni teknolojiyi deneyimleme isteği olarak öne çıkıyor. Bu dijital dönüşümle birlikte, son bir yılda dijital kanallardan eSIM ile Vodafone’lu olan müşteri sayısı 20 kat artış gösterdi. eSIM, Vodafone müşterilerine yalnızca hız değil, aynı zamanda anında bağlantı özgürlüğü ve kesintisiz bir dijital deneyim sunuyor. 24 saatte ücretsiz SIM kart teslimatı Operatör, müşterilerine uçtan uca dijital bir deneyim sunarken, fiziksel SIM kart tercih edenler için de aynı hız ve kolaylığı Türkiye genelinde sağlıyor. Online başvuru yapan müşteriler, "Adresime Gelsin" seçeneğiyle SIM kartlarını 24 saat içinde ücretsiz olarak teslim alabiliyor. Teslimat sırasında kimlik doğrulama işlemi, kurye tarafından taşınan özel kart okuma cihazı ile gerçekleştiriliyor. Müşteri, çipli kimlik kartı ve e-Devlet üzerinden alınan PIN kodu ile işlemi birkaç dakika içinde güvenli şekilde tamamlayabiliyor. WhatsApp üzerinden başvuru başlatma Vodafone’lu olmak isteyen müşteriler, operatörün resmi WhatsApp hattı üzerinden birkaç adımda başvuru yapabiliyor. Yeni hat almak ya da numarasını taşımak isteyen müşteriler, tüm süreci WhatsApp üzerinden dakikalar içinde tamamlayabiliyor. WhatsApp kanalı, yalnızca bir başvuru aracı olmanın ötesinde, müşterilerin başvuru süreçlerini anlık olarak takip edebildikleri bir bilgilendirme kanalı olarak konumlanıyor. Bu sayede, işlemlerinin her adımında bilgilendiriliyor ve süreci kolayca yönetebiliyor. Müşteri deneyimini kolaylaştıran bu yeni dijital kanal, özellikle genç kullanıcılar ve dijital kanalları aktif kullanan müşteriler tarafından tercih ediliyor. Operatör, bu yenilikle müşterilerine her an her yerden anında iletişim, kolay başvuru ve süreci yakından takip etme özgürlüğü sunarak, uçtan uca dijitalleşme vizyonunu güçlendiriyor.
Geleceğin bilim adamları ilk projelerini BARÜ’de sergiledi
23 Kasım 2025 Pazar - 17:34 Geleceğin bilim adamları ilk projelerini BARÜ’de sergiledi Bartın Üniversitesinin (BARÜ) "8. Uluslararası Ar-Ge Proje Pazarı" heyecanına bilim, teknoloji ve yenilik odaklı çalışmalarıyla geleceğin bilim adamları da ortak oldu. Bartın Üniversitesinin (BARÜ) "8. Uluslararası Ar-Ge Proje Pazarı"nda iki gün boyunca ilkokul ve ortaokul öğrencileri de projelerini sergiledi. Öğrenciler sergiledikleri 56 projeyle özgün fikirlerini ortaya koyma, bilimsel süreçleri deneyimleme ve çalışmalarını katılımcılara sunma fırsatı buldu. Dereceye giren projeleri Çocuk Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından organize edilen bir törenle açıklandı. Öğrencilerin bilime olan ilgisinin geleceğe dair umutları artırdığını vurgulayan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, çocukların heyecanına ortak olarak ödüllerini takdim etti. İlkokul Kategorisinde Gözpınar İlkokulundan Fırat Sucu ve Asel Belis Payal, "Sesli Rehberim: Etkileşimli Psikososyal Destek Kutusu" projeleriyle "Geleceğe İlham Veren Proje Ödülü"nün sahibi oldu. Ağdacı İlkokulundan Mehmet Akif Seyhan ve Zeynep Sancar, "Dikkat Yaya Var" adlı projeyle "En Etkili Çözüm Ödülü"nü aldı. "Bilimsel Araştırma ve Sunum Ödülü"nün kazananı ise "Buzu Kim Kurtarır" projesiyle Kozcağız İlkokulundan Deniz Mila Göktepe oldu. Ortaokul Kategorisinde ise Fatih Ortaokulundan İnci Uğurtan ve Samet Küllü, "Biyoplastikler ile Geleceğimizi Koruyalım" adlı projeleriyle "Geleceğe İlham Veren Proje Ödülü"nü aldı. Bartın Bilim ve Sanat Merkezinden Okan Mert ile Hasan Alp Sırakaya, "Arduino Tabanlı Düşük Maliyetli Laboratuvar Etüvü Tasarımı" projeleriyle "En Etkili Çözüm Ödülü"nün sahibi oldu. Bu kategoride "Bilimsel Araştırma ve Sunum Ödülü"nü ise Bartın Bilim ve Sanat Merkezinden Adnan Ayaz Çınar ve İdil Azra Aydoğan aldı.
Yabancı heyet önünde MKE TOLGA’dan tam isabet şovu: Yüzde 100 başarı
23 Kasım 2025 Pazar - 16:03 Yabancı heyet önünde MKE TOLGA’dan tam isabet şovu: Yüzde 100 başarı Yerli ve milli MKE TOLGA Yakın Hava Savunma Sistemi, yabancı heyetler için sahneye çıktı ve yüzde 100 başarı sağladı. Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE), günümüz harp sahasında artan mini/mikro İHA ve taktik dron tehditlerine, akıllı mühimmat ve seyir füzelerine karşı yerli ve milli imkanlarla geliştirdiği MKE TOLGA Yakın Hava Savunma Sistemi’ni, atışlı test gösterimi ile 14 ülkeye tanıttı. Milli Savunma Bakanlığı Karapınar Atış, Test ve Değerlendirme Merkezi’nde gerçekleşen faaliyete; ABD, Fransa ve Polonya’nın yanı sıra Avrupa, Asya-Pasifik, Orta Asya ve Afrika ülkelerinden askeri ve diplomatik misyon temsilcilerinin arasında yer aldığı 30 kişilik heyet katılım sağladı. MKE Genel Müdürü İlhami Keleş’in ev sahipliğinde gerçekleşen etkinlikte, yabancı ülke temsilcilerine MKE TOLGA YHSS’nin teknik özelliklerine ilişkin yapılan sunumun ardından test atışlarına geçildi. MKE TOLGA, hedefleri yine yüzde 100 başarıyla vurdu Kara birliklerinin korunması, kritik tesis muhafazası, hareketli konvoy koruma görevleri, üs/yerleşke savunması ve deniz platformu korumasına yönelik ‘etkin-basit-ucuz’ yaklaşımıyla geliştirilen MKE TOLGA, ikinci test atış faaliyetinde 8 farklı senaryoda, saldırı gerçekleştiren düşman dronlarını bir kez daha yüzde 100 başarıyla imha etti. ‘Soft-kill’ senaryosuna göre, yaklaşık 3 kilometre uzaklıkta bulunan düşman dronu, mobil radar istasyonu ile tespit edildikten sonra ‘jammer’ vasıtasıyla sistemi karıştırılarak etkisiz hale getirildi. ‘Hard-kill’ senaryolarında ise sistemde yer alan iki sabit 12.7 mm, araç üzeri monte döner namlulu 12.7 mm ve 20 mm silah sistemleri ile belirlenen dron ve sabit kanatlı insansız hava araçları, yine MKE tarafından geliştirilen anti-dron mühimmatı ile tam isabetle vuruldu. Atış faaliyetinin başarıyla tamamlamasının ardından, yabancı ülke heyetleri MKE TOLGA’nın sistem bileşenlerini yakından inceledi. MKE Tolga YHSS’ne ilişkin Genel Müdür İlhami Keleş’e beğenilerini dile getiren heyet, sistemin faaliyetteki başarısından dolayı da tebriklerini iletti. MKE TOLGA ile mehmetçiğe tam koruma MKE TOLGA, yerli mühimmat ailesiyle operasyonel bağımsızlık konusunda ülkemize ve güvenlik güçlerimize önemli avantaj sağlayacak. Günümüz şartları düşünülerek MKE mühendisleri tarafından geliştirilen sistem, maliyet etkin özelliğiyle öne çıkıyor. MKE TOLGA, modüler tasarımı sayesinde sabit tesislere, mobil platformlara, zırhlı ya da zırhsız araçların yanı sıra deniz platformlarına da entegre edilebiliyor. Dünyada artan dron tehditlerine karşı komple bir sistem çözümü sunan MKE Tolga YHSS, komuta kontrol merkezi aracılığıyla manuel, yarı otonom ve otonom olmak üzere 3 farklı modda başarıyla görev icra edebiliyor. Hepsi yerli ve milli imkanlarla MKE tarafından geliştirilen jammer, elektro-optik ve radarın yanı sıra 35 mm, 20mm, iki tip 12.7 mm silah sistemi ve bu silahlar için özel olarak geliştirilen parçacıklı mühimmat ile de hedefler bertaraf ediliyor. MKE TOLGA komple bir sistem çözümü sunuyor Dünyada özellikle artan dron tehditlerine karşı komple bir sistem çözümü sunan MKE Tolga hepsi yerli ve milli imkanlarla MKE tarafından geliştirilen; radar, elektro-optik sistem, komuta kontrol merkezi, jammer (Soft-Kill: Uzaktan kontrol edilen kablosuz dronları, sinyal ve frekans karıştırma yöntemi ile düşürmeye yarayan sistem), 35mm, 20mm ve 2 tip 12.7mm silah sistemi (Hard-Kill: Özellikle jammer ile düşürülemeyen fiber optik kablolar ile kontrol edilen dronları vurarak düşüren sistem). Bu silah sistemleri için özel geliştirilmiş istenilen zaman ve mesafede parçacıklara ayrılarak bir bulut katmanı oluşturan anti-dron mühimmatından oluşmaktadır.
Yabancı heyet önünde MKE TOLGA’dan tam isabet şovu: Yüzde 100 başarı
23 Kasım 2025 Pazar - 15:55 Yabancı heyet önünde MKE TOLGA’dan tam isabet şovu: Yüzde 100 başarı Yerli ve milli MKE TOLGA Yakın Hava Savunma Sistemi, yabancı heyetler için sahneye çıktı ve yüzde 100 başarı sağladı. Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE), günümüz harp sahasında artan mini/mikro İHA ve taktik dron tehditlerine, akıllı mühimmat ve seyir füzelerine karşı yerli ve milli imkanlarla geliştirdiği MKE TOLGA Yakın Hava Savunma Sistemi’ni, atışlı test gösterimi ile 14 ülkeye tanıttı. Milli Savunma Bakanlığı Karapınar Atış, Test ve Değerlendirme Merkezi’nde gerçekleşen faaliyete; ABD, Fransa ve Polonya’nın yanı sıra Avrupa, Asya-Pasifik, Orta Asya ve Afrika ülkelerinden askeri ve diplomatik misyon temsilcilerinin arasında yer aldığı 30 kişilik heyet katılım sağladı. MKE Genel Müdürü İlhami Keleş’in ev sahipliğinde gerçekleşen etkinlikte, yabancı ülke temsilcilerine MKE TOLGA YHSS’nin teknik özelliklerine ilişkin yapılan sunumun ardından test atışlarına geçildi. MKE TOLGA, hedefleri yine yüzde 100 başarıyla vurdu Kara birliklerinin korunması, kritik tesis muhafazası, hareketli konvoy koruma görevleri, üs/yerleşke savunması ve deniz platformu korumasına yönelik ‘etkin-basit-ucuz’ yaklaşımıyla geliştirilen MKE TOLGA, ikinci test atış faaliyetinde 8 farklı senaryoda, saldırı gerçekleştiren düşman dronlarını bir kez daha yüzde 100 başarıyla imha etti. ‘Soft-kill’ senaryosuna göre, yaklaşık 3 kilometre uzaklıkta bulunan düşman dronu, mobil radar istasyonu ile tespit edildikten sonra ‘jammer’ vasıtasıyla sistemi karıştırılarak etkisiz hale getirildi. ‘Hard-kill’ senaryolarında ise sistemde yer alan iki sabit 12.7 mm, araç üzeri monte döner namlulu 12.7 mm ve 20 mm silah sistemleri ile belirlenen dron ve sabit kanatlı insansız hava araçları, yine MKE tarafından geliştirilen anti-dron mühimmatı ile tam isabetle vuruldu. Atış faaliyetinin başarıyla tamamlamasının ardından, yabancı ülke heyetleri MKE TOLGA’nın sistem bileşenlerini yakından inceledi. MKE Tolga YHSS’ne ilişkin Genel Müdür İlhami Keleş’e beğenilerini dile getiren heyet, sistemin faaliyetteki başarısından dolayı da tebriklerini iletti. MKE TOLGA ile mehmetçiğe tam koruma MKE TOLGA, yerli mühimmat ailesiyle operasyonel bağımsızlık konusunda ülkemize ve güvenlik güçlerimize önemli avantaj sağlayacak. Günümüz şartları düşünülerek MKE mühendisleri tarafından geliştirilen sistem, maliyet etkin özelliğiyle öne çıkıyor. MKE TOLGA, modüler tasarımı sayesinde sabit tesislere, mobil platformlara, zırhlı ya da zırhsız araçların yanı sıra deniz platformlarına da entegre edilebiliyor. Dünyada artan dron tehditlerine karşı komple bir sistem çözümü sunan MKE Tolga YHSS, komuta kontrol merkezi aracılığıyla manuel, yarı otonom ve otonom olmak üzere 3 farklı modda başarıyla görev icra edebiliyor. Hepsi yerli ve milli imkanlarla MKE tarafından geliştirilen jammer, elektro-optik ve radarın yanı sıra 35 mm, 20mm, iki tip 12.7 mm silah sistemi ve bu silahlar için özel olarak geliştirilen parçacıklı mühimmat ile de hedefler bertaraf ediliyor. MKE TOLGA komple bir sistem çözümü sunuyor Dünyada özellikle artan dron tehditlerine karşı komple bir sistem çözümü sunan MKE Tolga hepsi yerli ve milli imkanlarla MKE tarafından geliştirilen; radar, elektro-optik sistem, komuta kontrol merkezi, jammer (Soft-Kill: Uzaktan kontrol edilen kablosuz dronları, sinyal ve frekans karıştırma yöntemi ile düşürmeye yarayan sistem), 35mm, 20mm ve 2 tip 12.7mm silah sistemi (Hard-Kill: Özellikle jammer ile düşürülemeyen fiber optik kablolar ile kontrol edilen dronları vurarak düşüren sistem). Bu silah sistemleri için özel geliştirilmiş istenilen zaman ve mesafede parçacıklara ayrılarak bir bulut katmanı oluşturan anti-dron mühimmatından oluşmaktadır.
Malatya’da yerli savunma sistemleri tanıtıldı
23 Kasım 2025 Pazar - 00:26 Malatya’da yerli savunma sistemleri tanıtıldı Malatya’da açılan "Yerli ve Milli Sistemlerle Buluşuyor" sergisinde Türk mühendislerince geliştirilen yerli ve milli savunma sanayi ürünleri tanıtıldı. Tulga-1 Kışlası’nda açılan ‘Yerli ve Milli Sistemlerle Buluşuyor’ tanıtım sergisine Malatya Valisi Seddar Yavuz, 2.Ordu Komutanı Korgeneral Zorlu Topaloğlu, AK Parti Malatya Milletvekilleri Bülent Tüfenkci, İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, 2.Ordu Kurmay Başkanı ve Garnizon Komutanı Tümg. Aydın Kılıç, üniversite rektörleri, mülki idare amirleri, kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticileri katıldı. ‘Malatya Yerli ve Milli Sistemlerle Buluşuyor’ sergisinde konuşan 2.Ordu Komutanı Korgeneral Zorlu Topaloğlu, "Bugün burada dünyanın son yıllarda ilgi odağı olan ve Türk ordusunun dünyanın sayılı gücü haline getiren Türk mühendis ve işçilerinin yerli ve milli imkânlarla üretmiş olduğu modern silah ve sistemlerinin bir kısmı sergilenmektedir. Diğerleri ise hala harekat alanında kullanılmaya devam etmektedir. Türk Silahlı kuvvetlerinin caydırıcılık kapasitesini, stratejik bağımsızlığını ve harekat etkinliğini daha da güçlendirecek yerli ve milli sistemlerimizi tanımak bağımsızlığımızın, kararlılığımızın ve geleceğe duyduğumuz güvenin yansımalarını görmek için burada toplandık. Bu sistemler ordumuzun modern harp şartlarında karşılaşabileceği her türlü tehditte karşı daha güçlü, daha çevik ve daha etkin olmasını sağlayacak önemli adımlardır. Günümüzde teknoloji orduların genel muharebelerini belirleyen unsurların başında gelmektedir. Bu ülkenin geleceğe güvenle bakabilmesi ancak kendi teknolojisini üretmesiyle mümkündür" dedi. Malatya Valisi Seddar Yavuz ise Türkiye’nin jeopolitik açıdan dünyada önemli bir noktada yer aldığını söyledi. Bu bağlamda savunma sistemlerinin önemine dikkat çeken Vali Yavuz, "Jeopolitik ve jeo stratejik olarak dünyanın merkezinde yer alan ve herkesin her daim plan içinde olduğu bir coğrafyada yaşıyoruz. O yüzden cennet vatan diye tabir ediyoruz. Cennet vatanın korunması, yaşatılması, bekasının sürdürülmesi elbette çok çalışmaktan geçiyor. Özellikle Sanayi Devrimi’nden başlayan ve dünyadaki bütün sistemleri alt üst eden, sömürgeciliği başlatan son dönemde de dijital çağla birlikte yeni bir sürece girdiğimizi hepimiz iliklerimize kadar hissediyoruz. Dikkat ederseniz dünyanın her bir bölgesinde krizlerle yüzleşiyor ve milyarlarca insan mülteci haline geliyor ya da katlediliyor. Nitekim son 20 yıl içinde 314 milyon insan maalesef göçe tabi olmuş, yaklaşık 120 milyon insan ise zorla vatanlarından kovulmuştur. Canları, malları ve namusları ayaklar altına alınmıştır. Maalesef yine modern dünyanın bakışı şaşı, zaman zaman kör ve kulakları sağır olmuştur. Böyle bir dünyada ayakta kalabilmek, bekamızı kaim hala getirebilmek bakımından Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde devletimiz ve hükümetimiz mili teknoloji hamlesi başlatmıştır. Milli teknoloji hamlesi, sadece söz değildir. Milli teknoloji hamlesi başta savunma sanayi olmak üzere her alanda ikame ürünler üretmek, AR-GE ve inovasyonla birlikte de yerli ve dünyada olmayan sitemleri ülkemize kazandırmaktır" diye konuştu. Programda, konuşmaların ardından 11 Kasım’da uçak kazasında hayatını kaybeden şehitler başta olmak üzere tüm şehitler için dua okundu. Komando andının okunmasının akabinde TSK tanıtım film gösterimi yapılıp sergi alanı gezildi. ATAK Helikopter gösterisinin ardından program sona erdi.
Profesörden yapay zekaya: "Çok fırın ekmek yemesi lazım"
21 Kasım 2025 Cuma - 16:03 Profesörden yapay zekaya: "Çok fırın ekmek yemesi lazım" Kocaeli Bilişim Fuarı’ndaki yerini alan Gebze Organize Sanayi Bölgesi (GOSB) Teknopark, organizasyona 25 firmayla destek verdi. Fuarın en kritik başlıklarından biri olan yapay zeka konusuna değinen GOSB Teknopark Genel Müdürü Prof. Dr. Murat Çemberci, neden-sonuç ilişkisini kuramayacağını ve gerçeğin ne olduğu konusunda "çok fırın ekmek yemesi gerektiğini" kaydetti. Çemberci, "Bizi tehdit edebilmesi için duygusu olması lazım, şuan duygusu yok" değerlendirmesinde de bulundu. Bilişim dünyasının yapay zekadan siber güvenliğe, bulut teknolojilerinden yerli yazılımlara kadar kritik tüm başlıklarını bir araya getiren Kocaeli Bilişim Fuarı, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde Kongre Merkezi’nde başladı. 3 gün sürecek fuarın, Türkiye’nin dijital dönüşüm vizyonuna katkı sunmayı, yerli üretimi güçlendirmeyi ve gençlere yeni teknoloji ufukları açmayı hedeflediği bildirildi. Fuardaki yerini alan Gebze Organize Sanayi Bölgesi (GOSB) Teknopark’ın faaliyetleri ve bilişim dünyasındaki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan GOSB Teknopark A.Ş. Genel Müdürü Prof. Dr. Murat Çemberci, Kocaeli’nin bu alandaki önemini vurguladı. "Kocaeli, Türkiye’nin bilişim vadisi" Bu yıl ikincisi düzenlenen Kocaeli Bilişim Fuarı’nda GOSB Teknopark olarak 25 firmayla yer aldıklarını belirten Prof. Dr. Çemberci, Kocaeli’nin bilişim sektöründeki konumunu şöyle değerlendirdi: "Kocaeli, üniversiteleriyle, teknoparklarıyla Türkiye’nin bilişim vadisi. Bu bölgede binin üzerinde firma araştırma ve geliştirme faaliyetlerini yapıyor. Ciddi bir bilişim faaliyetiyle birlikte çok ciddi işler yapan firmalar var. Amacımız, bu firmaların birbirleriyle etkileşim kurmalarını sağlamak; üniversiteler, liseler ve öğrencilerle birlikte bu alanda ne tür faaliyetler yürütüldüğünü, firmaların hangi sorunlara çözüm geliştirdiğini gözlemlemektir. Hem firmalar kendi aralarında, hem de dışarıdan gelen, buralarda olmak isteyen adaylarla etkileşim içinde olacaklar. Bizde fuar stantlarımızda, firmalarımızın neler yaptığını merak eden katılımcılarımızı bekliyoruz." "Kocaeli Bilişim Fuarı’nda fark oluşturduğumuzu düşünüyorum" Bilişim alanında çözüm üreten firmaların, fuarda lojistikten uluslararası taşımacılığa, dış ticaretten yapay zekaya kadar çok geniş bir yelpazede yer aldığını kaydeden Çemberci, "Hemen hemen her sektöre, hemen hemen herkesin ihtiyacı olan farklı çözümler geliştiren firmalarımızla Kocaeli Bilişim Fuarı’nda fark oluşturduğumuzu düşünüyorum. Toplam 27 girişimle birlikte Bilişim Fuarı’na destek veriyoruz" dedi. "Çok iyi bir asistan ama kontrol edilmesi gerek" Yapay zekanın gelecekteki rolüne de değinen Prof. Dr. Çemberci, teknolojik gelişmelerin hızına rağmen yapay zekaya bakış açısının dikkatli olması gerektiğine dikkati çekti. Çemberci, "Bütün işlerin yapay zekaya yaptırılmasından ziyade, onun asistan, yardımcı, kolaylaştırıcı ve zamanı kısaltıcı rolüne odaklanmamız gerektiği kanaatindeyim. İşin kolayına kaçıp, her şeyi yapay zekadan istememizin şuan için erken olduğunu düşünüyorum. Aynı zamanda yapay zekanın öğrenme süreci devam ettiği için, onun ortaya çıkardığı bütün ürünlerin teyide muhtaç olduğunu da söyleyebilirim. Çok iyi bir asistan ama mutlaka kontrol edilmesi ve denetlenmesi gerekir" diye konuştu. "Aldığınız cevaplar bazen sizi ürkütebilir" Yapay zekanın hala bir öğrenme sürecinde olduğunu vurgulayan Çemberci, "Her şeyi ona sorarsanız aldığınız cevaplar bazen sizi ürkütebilir, bazen de sizi yanıltabilir. Gerçeği yapay zekaya sorarsanız yanılabilirsiniz. Hala daha gerçeğin ne olduğuyla ilgili yapay zekanın alması gereken, yemesi gereken çok fırın ekmek var" şeklinde konuştu. "Bizi tehdit edebilmesi için duygusu olması lazım" Çemberci, yapay zekanın mevcut limitlerine de değinerek sözlerini şöyle noktaladı: "Kararlarımızı alırken bilgiye ulaşmak istiyoruz. Biz şuan yapay zekayla tam manayla bilgiye ulaşamayabiliriz. Olayların neden-sonuç ilişkileri arasındaki bağlamları yapay zeka ile şuan kuramayız. Datayı alabiliriz, bize tarihi perspektifte çok güzel data verebilir. Bunları birleştirip enformasyona da dönüştürebilir ama olayların gerçek neden-sonuç ilişkisini şuan için kuramayacağı kanaatindeyim. Bir de yapay zekanın duyguya ihtiyacı var. Bizi tehdit edebilmesi için duygusu olması lazım, şuan duygusu yok. Şunu da söylemeliyim. Bu süreç çok hızlı ilerliyor. Biz bugün bu röportajı 21 Kasım’da yapıyoruz. 21 Kasım 2025’deki konuştuklarım, 21 Kasım 2026 için yapay zekayı haklı çıkartacak kadar eskiyecek."
Kocaeli’nin teknoloji vizyonu sahneye çıktı: "Dijital devrimi ıskalayan tarihten silinir"
21 Kasım 2025 Cuma - 12:13 Kocaeli’nin teknoloji vizyonu sahneye çıktı: "Dijital devrimi ıskalayan tarihten silinir" Kocaeli Bilişim Fuarı, yapay zekadan siber güvenliğe kadar teknoloji dünyasının tüm başlıklarını bir araya getirerek kapılarını açtı. Şehrin dijital dönüşüm vizyonunun vurgulandığı açılışta, "Bu değişime ayak uyduramayanlar tarihten silinir" mesajı öne çıktı. Yapay zekadan siber güvenliğe, bulut teknolojilerinden yerli yazılımlara kadar bilişim dünyasının tüm kritik başlıklarını buluşturan Kocaeli Bilişim Fuarı, bugün Kocaeli Kongre Merkezi’nde başladı. 3 gün sürecek fuar; Türkiye’nin dijital dönüşüm vizyonuna katkı sunmayı, yerli üretimi güçlendirmeyi ve gençlere teknoloji alanında yeni ufuklar açmayı hedefliyor. Açılışa Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Hayri Baraçlı, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı. Programa katkı veren kurumlara hediye takdim edildi. "Bu da sizi büyük devletlere, imparatorluklara götürür" Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, açılışta yaptığı konuşmada, medeniyetlerin gelişiminde insanın geçim biçimi ile yaşam tarzı arasındaki sıkı bağa dikkat çekti. Başkan Büyükakın, yaklaşık binli yıllarda toprağın işlenmesiyle başlayan yerleşik tarıma geçiş dönemini ve bu düzenin 750 yıl boyunca devam ettiğini hatırlattı. Büyükakın, insanın zenginlik oluşturma biçimi ile hayatını şekillendiren unsurlar arasında güçlü bir ilişki olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Örneğin, zenginliğin merkezinde tarım olduğunda şu olur; İnsanlar özellikle verimli arazilerin etrafında yerleşmeye başlarlar. Nil Nehri, Fırat Nehri, Dicle Nehri veya dünyadaki diğer büyük nehirlerin etrafında şehirler kurulmasının sebebi budur. Bütün kadim şehirlere bakın; hepsi, verimli toprakların olduğu bölgelerde kurulmuştur. Dolayısıyla mesele, o topraklara hakim olmak ve o topraklarda çalışacak büyük bir nüfusa sahip olmak haline gelir. Bu da sizi büyük devletlere, imparatorluklara götürür. Oraya asker devşirecek yapılar gerekir; beyler, derebeylikler ortaya çıkar. Verimli nehirlerin etrafında kurulmuş şehirlerin merkezinde tipik yapılar vardır. Bir kilise, bir cami, hemen yanında bir pazar bulunur. Şehrin mimarisi buna göre şekillenir ama sadece mimari değil, eğlence hayatı da böyle şekillenir. O şehirlerin korunaklı alanlarındaki eğlence mekanları, kültürel merkezler bu düzenin ürünüdür. İnsanın hayatını kazanma biçimi; mimariden sanata, kültürden eğitime kadar her şeyi şekillendirir. "Üretim, sabit bir yapıdan esnek üretim sistemlerine kaydı" Tahir Büyükakın, üretim sistemlerindeki değişimin iş dünyası ve yerel yönetimlerin organizasyon biçimlerini de dönüştürdüğünü belirtti. Başkan Büyükakın, üretim bantlarının çeşitlenmesi ve opsiyonel üretim modellerinin ortaya çıkmasıyla insan kaynağına duyulan ihtiyacın değiştiğini ifade etti. Büyükakın, bu dönüşümü şöyle anlattı: "Robotlar, yavaş yavaş üretimin ayrılmaz bir parçası haline geliyordu. Eskiden bir araba almak için sıraya girerdiniz, hatta bir model için önceden ücret ödeyip neredeyse bir yıl beklemek zorundaydınız ama süreç değişti. Artık arabaların renklerini, opsiyonel özelliklerini seçebilir hale geldiniz. Üretim, sabit bir yapıdan esnek üretim sistemlerine kaydı ve iş dünyası da buna göre şekillendi." "Ona ayak uyduramayanlar tarih sahnesinden silinir" Her yeni üretim biçiminin yeni bir yaşam biçimini beraberinde getirdiğini belirten Büyükşehir Belediye Başkanı Büyükakın, değişime ayak uyduramayanların tarih sahnesinden silineceği uyarısında bulundu. Büyükakın, "Ona ayak uyduramayanları tarih sahnesinden siler. Örneğin ekonomistlere göre Osmanlı Devleti’nin tarih sahnesinden silinmesinin en önemli nedenlerinden biri sanayi devrimini ıskalamış olmasıydı. Sanayi devrimini yakalayamayınca, o devrimi yapan ülkelerle rekabet edecek gücü de kalmadı. Şimdi de bilişim alanında benzer bir hikayeyle karşı karşıyayız. Bu hıza ayak uyduramaz, bilişimde üretim yapamaz, oradaki yeniliklere adapte olamazsanız beraberinde yok olursunuz" diye konuştu. "35 milyar dolarlık bir şehirden bahsediyoruz" Kocaeli’nin Türkiye’nin dünyaya açılan yüzü olduğunu kaydeden Başkan Büyükakın, şehrin dış ticaret hacminin uluslararası düzeyde bir ülke büyüklüğünde olduğunu kaydetti. Büyükakın, şehrin ekonomik gücüne dikkat çekerek şunları söyledi: "İhracat rakamlarına baktığınızda, 35 milyar dolarlık bir şehirden bahsediyoruz. Dünyadaki ülkelerle kıyasladığınızda neredeyse Lüksemburg seviyesine geliyor. Estonya, Letonya gibi ülkelerle aynı dış ticaret hacmine sahip bir şehirden bahsediyoruz. Yani neredeyse bir ülke büyüklüğünde. Şehrin, zengin kalmaya devam etmesi ve gelecekte daha da zengin olması için katma değeri yüksek ürünler üretmesi gerekiyor. Şehirlerine vizyon katan, ilham veren işler yapmak zorundalar. İlham sahibi ve vizyon sahibi olanların da önünü açmak zorundalar. Biz de tam olarak böyle bir yerde konumlanıyoruz. Bir yandan konuştuklarımızla şehirdeki insanlara ilham vermek, diğer yandan vizyonu olanların önünü açmak zorundayız. Bu nedenle odalarımızın geleceğe dönük yaptığı tüm çalışmaları güçlendirmek için var gücümüzle çalışıyoruz, onların önünü açmak istiyoruz. Aynı şekilde gençlerimizin geleceğin dünyasında rekabet edebilmesi için fırsatlarını artırmaya gayret ediyoruz." "Aynı ruhla, aynı liderlik bilinciyle devam edersek, ülkemiz ilelebet var olacaktır" Milletlerin varlığını sürdürmesinde toplumsal bütünlük ve liderlik bilincinin hayati önem taşıdığını vurgulayan Büyükakın, ayakta kalan ve başarılı olmaya devam eden milletlerin ortak bir değer taşıdığına dikkati çekti. Büyükakın, milletlerin yok oluşu üzerine yapılan çalışmalarda genellikle savaş, salgın hastalık ve kıtlıklardan söz edildiğini ancak esas meselenin toplumsal anlam kaybı olduğunu ifade ederek, "Yükselişte de aynı şey vardır; toplu halde bir anlama, bir ideale sarılmak. Eğer hepimiz aynı şeyi düşünürsek, ülkenin geleceğini benzer noktalara bağlar ve hepimiz aynı hedefe vurursak, topyekün hareket edersek, birlikte hareket edersek, aynı ruhla, aynı liderlik bilinciyle devam edersek, ülkemiz ilelebet var olacaktır. Bunu söylerken, bunun temellerinin nereye bastığını bilerek konuşmaya devam edersek, yerel yönetici iş insanının önünü bu doğrultuda açarsa; iş insanı dünyaya dünya vizyonuyla bakarsa; dünyanın nereye gittiğini görürse; öğrenci geleceğin dünyasına hazırlanırsa işte o zaman gerçek dönüşüm olur" ifadelerini kullandı.
TUSAŞ, Airbus A220 programında 250’nci kanopi teslimatını gerçekleştirdi
21 Kasım 2025 Cuma - 11:27 TUSAŞ, Airbus A220 programında 250’nci kanopi teslimatını gerçekleştirdi Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ), Airbus’ın A220 tek koridor uçak programı kapsamında yürüttüğü üretim çalışmalarında önemli bir kilometre taşını geride bırakarak, 250’nci kanopi (cockpit üst yapısı) teslimatını başarıyla tamamladı. TUSAŞ, yerli ve milli hava araçlarında olduğu gibi yapısal parça üretiminde de başarı elde etmeye devam ediyor. A220 uçak programı kapsamında 250’nci kanopi üretimi, TUSAŞ’ın Kahramankazan yerleşkesinde gerçekleştirildi. TUSAŞ, A220 kanopi üretiminde yüzde 75 gibi yüksek bir küresel pazar payına sahip durumda. Kanopi, Airbus tasarım verilerine göre ‘Build to Print’ modeliyle üretilirken, üretim süreci TUSAŞ mühendisliği ile yerli yan sanayi firmalarının katkılarıyla yürütülüyor. Detay parça üretiminin yaklaşık yüzde 75’i yerli yan sanayi tarafından gerçekleştirilirken, bu oran Türkiye’nin havacılık ekosisteminin sanayi yetkinliklerinin geliştirilmesi açısından stratejik önem taşıyor. Uçağın hava akışını ilk karşılayan bölüm olan kanopi, yüzey kalitesi ve hassasiyet bakımından kritik bir bileşen olduğundan Türk mühendisliği ve işçiliği ürünün dünya standartlarının üzerinde bir kaliteyle üretilmesinde belirleyici rol oynuyor. A220 programındaki üretim TUSAŞ tesislerinde 2020 yılında başladı. Sözleşmenin imzalandığı ilk yıl iki adet teslim edilirken, ürün sayısı her yıl artış gösterdi. 2024 yılında toplamda 74 adet parça teslim edilirken, bu yılın kasım ayına kadar bu sayı 81’e yükseldi. Böylece toplamda 250’inci teslimat sayısına ulaşıldı. Yıl sonu teslimat hedefinin ise 96 adet olması bekleniyor. Airbus’tan TUSAŞ’a tam not Airbus tarafından ölçülen iki kritik performans göstergesi olan OQD (On Time Quality Deliveries) ve OTS (On Time Shipment) küresel pazarda ortalama yüzde 85 başarı düzeyindeyken, TUSAŞ 2025 yılı itibarıyla her iki metrikte de yüzde 100 başarı oranına ulaştı. Airbus’ın bu performanstan duyduğu memnuniyet, şirketin çeşitli platformlarda aldığı tebriklerle de vurgulanıyor. A220 programı kapsamında üretim, uçağın operasyonel ömrü boyunca devam edecek şekilde tasarlandı. Mevcut projeksiyonlara göre iş birliğinin en az 2050 yılına kadar süreceği öngörülüyor.
Türkiye’de şarj noktası sayısı 36 bin 984’e yükseldi
21 Kasım 2025 Cuma - 10:08 Türkiye’de şarj noktası sayısı 36 bin 984’e yükseldi Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), Türkiye genelinde elektrikli araçlara yönelik 36 bin 984 şarj noktası olduğunu belirterek, tüm şarj istasyonlarının coğrafi konumları, şarj ünitesi ve soket sayıları, tipleri ve güçleri, ödeme yöntemleri, müsaitlik durumları ve şarj hizmeti fiyatlarının geliştirilen Şarj@TR mobil uygulaması üzerinden anlık olarak görülebildiğini açıkladı. EPDK tarafından yapılan açıklamada, ekim ayı boyunca şarj ağı işletmeci lisansı sahibi şirketlerce işletilmekte olan şarj istasyonlarının elektrikli araç sahipleri tarafından yoğun şekilde kullandığı belirtildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Ekim ayı verilerine göre ülke genelinde 36 bin 361 adet şarj noktasında (soketinde) toplam 2 milyon 328 bin 190 adet şarj işlemi gerçekleştirilmiştir. Bu işlemler sonucunda 2 milyon 134 bin 864 saate karşılık gelen toplam şarj süresiyle birlikte 47 bin 429 megavat düzeyinde elektrik tüketimi gerçekleşmiştir. Gerçekleşen toplam elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 61’lik kısmı, kullandığı elektrik enerjisinin yüzde 100’ü yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlandığı YEK-G (Yenilenebilir Enerji Kaynak Garanti) Belgesi ile belgelendirilen yeşil şarj istasyonlarında gerçekleştirilmiştir. Ekim 2025’te şarj istasyonlarında en yüksek elektrik tüketimi 14 bin 438 megavat ile İstanbul’da gerçekleşti. İstanbul’u Ankara, İzmir ve Bursa takip ederken, toplam tüketim içinde en yüksek payı da yüzde 30,25 ile İstanbul aldı. Markalar arasında en yüksek elektrik tüketimi 11 bin 292 megavat ile Trugo tarafından yapılırken, onu 8 bin 463 megavat ile Zes izledi. Eşarj, Astor ve Tesla ise tüketim sıralamasında ilk beş marka içinde yer aldı." EPDK tarafından yeterli ve sürdürülebilir elektrikli araç şarj altyapısı ile serbest bir piyasanın tesis edilmesine yönelik düzenleme faaliyetleri kapsamında lisans alarak faaliyet göstermekte olan şarj ağı işletmecileri tarafından yapılan şarj istasyonu yatırımları neticesinde 2024 yılı başında Türkiye genelinde 12 bin 84 olan şarj noktası sayısının 2025 yılı başında 26 bin 462’ye, bugün itibarıyla da 36 bin 984’e yükseldiği belirtildi. Açıklamada, "Bu noktaların 15 bin 857 tanesi DC (Hızlı), 21 bin 132 tanesi AC (Yavaş) niteliktedir. Diğer yandan araçlara temin edilen elektrik enerjisinin tamamının yenilenebilir enerji kaynakları ile üretildiğini gösteren YEK-G belgeli yeşil şarj istasyonları içinde bulunan şarj noktalarının sayısı ise 16 bin 586 adettir. Ülkemizde şarj hizmeti sunulan tüm şarj istasyonlarının coğrafi konumları, şarj ünitesi ve soket sayıları, tipleri ve güçleri, ödeme yöntemleri, müsaitlik durumları ve şarj hizmeti fiyatları EPDK tarafından geliştirilen Şarj@TR mobil uygulaması üzerinden anlık olarak görülebilmektedir. Elektrikli araç pazarında yaşanan hızlı gelişmeye paralel olarak ülkemiz şarj ağının coğrafi kapsayıcılığının genişlemesi ile şarj ağı altyapısında güçlü ve istikrarlı bir büyümenin sağlanması kurumun önde gelen hedefleri arasında yer almaktadır" denildi.
BTÜ Robot Günleri’nde geleceğin teknolojileri konuşuldu
20 Kasım 2025 Perşembe - 16:30 BTÜ Robot Günleri’nde geleceğin teknolojileri konuşuldu Robotlar ve akıllı sistemler alanında uzmanlaşan Bursa Teknik Üniversitesi’nde (BTÜ) "Robot Günleri" düzenlendi. İkincisi gerçekleşen etkinlikte, Türkiye’nin önde gelen firmalarının temsilcileri ve alanında uzman akademisyenler, gün boyu süren oturumlarda bilgi ve deneyimlerini paylaştı. Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Robot Teknolojileri ve Akıllı Sistemler Araştırma Merkezi (ROTASAM) ve Mekatronik Mühendisliği Bölümü organizasyonunda "BTÜ Robot Günleri" düzenlendi. Mimar Sinan Yerleşkesi Ali Sürmen Salon’da bu yıl ikincisi düzenlenen etkinlikte alanında uzman isimler, robot teknolojilerindeki güncel gelişmeleri paylaştı. Öğrenci, akademi ve sanayi temsilcilerinin bir araya geldiği etkinliğin açılış konuşmasını yapan BTÜ ROTASAM Müdürü ve Mekatronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gökhan Gelen, ROTASAM’ın yürüttüğü araştırma faaliyetleri hakkında bilgi vererek, robot teknolojilerinde disiplinler arası çalışmanın önemine dikkat çekti. Robot uygulamalarının geleceği masaya yatırıldı İstanbul Gedik Üniversitesi Robot Teknolojileri Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Savaş Dilibal, "Robotlu Kaynak Teknolojileri" başlıklı sunumunda endüstriyel robot uygulamalarının kaynak süreçlerindeki rolünü ve geleceğe yönelik yenilikçi yaklaşımları aktardı. BTÜ Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Lekesiz ise, "Biyomekaniğin Robotik için Önemi" konulu sunumuyla insan hareketlerinin robot tasarımına etkilerini ve biyolojik sistemlerden ilham alan robotik çalışmalarını anlattı. Robot teknolojilerindeki son gelişmeler aktarıldı Sanayi oturumlarında BOSCH, FANUC, SAHA Robotik, McFly Robot Teknolojileri ve FİGES firmalarının temsilcileri, işbirlikçi robotlar, robot teknolojilerindeki son gelişmeler, yapay zekâ tabanlı üretim çözümleri ve endüstriyel otomasyon sistemleri üzerine sunumlar gerçekleştirdi. BTÜ öğrencilerinin geliştirdiği mobil robotlar, manipülatör sistemleri ve otonom uygulamalar etkinlik alanında sergilendi. Öğrencilerin geliştirdiği yeni nesil robot platformları ise ziyaretçilerin yoğun ilgisini topladı.