TEKNOLOJİ
Antalya trafiği 7/24 takip altında 25 Ocak 2026 Pazar - 13:49:07 Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından kent genelinde her geçen gün artan araç yoğunluğunun daha güvenli, düzenli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması çerçevesinde 2022 yılında hizmete açılan Trafik Kontrol Merkezi, Antalya trafiğini 7 gün 24 saat esasına göre izleyerek anlık müdahalelerle ulaşımda sürekliliği sağlıyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Planlama ve Raylı Sistem Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda faaliyet gösteren Trafik Kontrol Merkezi, kent genelinde bulunan 104 sinyalize kavşağı tek noktadan yönetiyor. Trafik Kontrol Merkezi’nde kullanılan ileri teknoloji sistemler kapsamında; 66 adet hareketli (PTZ) kamera ve 40 adet balıkgözü kamera ile kavşaklar, ana arterler ve yoğunluk yaşanan bölgeler anlık olarak izleniyor. Ayrıca uzaktan erişilebilir 104 sinyalize kavşak haricinde 108 adet kavşakta uygulanan manyetik loop sistemi ile anlık araç yoğunluklarına göre değişken yeşil ışık süreleri belirleniyor. Bu sistem sayesinde kavşaklardaki trafik akışı anlık veriler doğrultusunda düzenlenebiliyor. Akıllı merkezden yönetim Türkiye’nin nüfusuna göre en fazla motorlu araç sayısına sahip Antalya’da, trafik akışının kesintisiz ve güvenli şekilde sürdürülmesi için geliştirilen merkez, sahip olduğu ileri teknoloji altyapısı sayesinde muhtemel aksaklıklara hızlı müdahale imkânı sunuyor. Trafik Kontrol Merkezi’nde; kent genelindeki kritik kavşaklar, ana arterler ve yoğunluk yaşanan bölgeler kesintisiz olarak izleniyor. Kamera sistemleri, sinyalizasyon altyapısı ve akıllı ulaşım sistemleri aracılığıyla trafik yoğunluğu ölçülüyor, muhtemel sorunlar erken aşamada tespit edilerek gerekli yönlendirmeler yapılıyor. Böylece hem sürücülerin bekleme süreleri azaltılıyor hem de trafik güvenliği artırılıyor. Yoğunluğa döre dinamik sinyalizasyon Merkezde görev alan uzman ekipler, trafik yoğunluğuna göre sinyal sürelerini dinamik olarak ayarlayarak araç bekleme sürelerini minimum seviyeye indirmeyi hedefliyor. Özellikle sabah ve akşam saatlerinde yaşanan yoğunluklara karşı, veriye dayalı anlık müdahalelerle trafik akışının daha dengeli hale getirilmesi sağlanıyor. Elde edilen veriler doğrultusunda yapılan hızlı müdahalelerle kent genelinde ulaşımın daha konforlu ve güvenli hale gelmesi amaçlanıyor.
25 Ocak 2026 Pazar - 12:53 Bakan Uraloğlu: "2020 yılında 431 olan kanal sayımız, 2025 yılı sonu itibarıyla 532’ye ulaştı" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türksat uyduları üzerinden yayın yapan toplam televizyon kanal sayısının 532’ye ulaşarak son 10 yılın rekorunun kırıldığını açıkladı. Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin uzaydaki en stratejik hamlesi olan yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A’nın hizmete girmesiyle birlikte 6 aktif uydusu bulunan Türksat’ın küresel ölçekte bir yayıncılık devi haline geldiğini ifade etti. Türksat uydularının artık 110’u aşkın ülkede 5,5 milyar nüfusa hitap ettiğini vurgulayan Bakan Uraloğlu, "Türksat 6A ile birlikte kapsama alanımızı dünyanın en uzak noktalarına taşıdık. Uzay vatanımızdaki egemenliğimizi, teknoloji ihraç eden kabiliyetimizle birleştirdik. Bugün Türksat, sadece bir uydu operatörü değil, yurt dışında tercih edilen ve güven duyulan bir teknoloji markası hâline geldi" dedi. "Dünyanın sesi artık Türksat üzerinden yükseliyor" Uraloğlu, Türksat’ın uluslararası güvenilirliğinin yurt dışı kanal sayısındaki artışla sabitlendiğine dikkat çekerek, "2020 yılı sonunda 114 olan yabancı menşeli kanal sayımızı son 5 yılda yüzde 50 oranında artışla 171’e çıkardık. Bu tablo, Türkiye’nin uydu hizmetleri ihracatında yakaladığı tarihi ivmeyi ortaya koydu. Avrupa’dan Orta Asya’ya, Orta Doğu’dan Afrika ve Güney Asya’nın derinliklerine kadar dünyanın sesi artık Türksat üzerinden yükseliyor. Türksat uyduları artık sadece bölgesel bir aktör değil, küresel yayıncılık liginde yön veren bir platform haline geldi" diye konuştu. "Türksat 6A üzerinden ilk kez doğrudan ticari hizmet sunmaya başladık" Türksat 6A’nın sağladığı yeni kapsama alanlarının başarı hikayesine dönüştüğünü belirten Uraloğlu, "Dubai merkezli firma ile yapılan sözleşme kapsamında Türksat 6A üzerinden ilk kez doğrudan ticari hizmet sunmaya başladık. Ardından Sri Lanka’nın önde gelen platformu Freesat Lanka’nın 50 kanalını sistemimize dahil ettik. Bu projeler, ülkemize yüksek katma değerli döviz girdisi sağlayan teknoloji diplomasimizin birer sonucudur. Yerli üretim gücümüz olan Türksat 6A, yatırım maliyetini teknoloji ve hizmet ihracatıyla katlayarak geri ödeyen, ülkemiz için paha biçilemez bir değer olduğunu kanıtladı" şeklinde konuştu. "2020 yılında 431 olan kanal sayımız, 2025 yılı sonu itibarıyla 532’ye ulaştı" Bakan Uraloğlu, Türksat uyduları üzerinden yayın yapan toplam TV kanal sayısının 532’ye ulaşarak son 10 yılın rekorunu kırdığını kaydetti. Uraloğlu, "2020 yılında 431 olan kanal sayımız, 2025 yılı sonu itibarıyla 532’ye ulaştı. Sadece son bir yılda kanal sayımızda yüzde 20’lik bir artış yakalayarak Türkiye’yi küresel bir yayıncılık hub’ı haline getirdik. Bu, Türksat’ın yayıncılık tarihindeki yıllık bazda en yüksek artış oranıdır. Türksat uyduları, ileri teknolojisi ve kesintisiz hizmet kalitesiyle global yayıncılar için en güvenilir liman olmaya devam edecektir. Türkiye, ulaştırmada ve haberleşmede uzay çağının öncüsü olma vizyonunu her geçen gün daha da ileriye taşımaktadır" diye konuştu.
25 Ocak 2026 Pazar - 12:27 Bakan Uraloğlu: "2020 yılında 431 olan kanal sayımız, 2025 yılı sonu itibarıyla 532’ye ulaştı" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türksat uyduları üzerinden yayın yapan toplam Televizyon kanal sayısının 532’ye ulaşarak son 10 yılın rekorunu kırıldığını açıkladı. Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin uzaydaki en stratejik hamlesi olan yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A’nın hizmete girmesiyle birlikte 6 aktif uydusu bulunan Türksat’ın küresel ölçekte bir yayıncılık devi haline geldiğini ifade etti. Türksat uydularının artık 110’u aşkın ülkede 5,5 milyar nüfusa hitap ettiğini vurgulayan Bakan Uraloğlu, "Türksat 6A ile birlikte kapsama alanımızı dünyanın en uzak noktalarına taşıdık. Uzay vatanımızdaki egemenliğimizi, teknoloji ihraç eden kabiliyetimizle birleştirdik. Bugün Türksat, sadece bir uydu operatörü değil, yurt dışında tercih edilen ve güven duyulan bir teknoloji markası hâline geldi" dedi. "Dünyanın sesi artık Türksat üzerinden yükseliyor" Uraloğlu, Türksat’ın uluslararası güvenilirliğinin yurt dışı kanal sayısındaki artışla sabitlendiğine dikkat çekerek, "2020 yılı sonunda 114 olan yabancı menşeli kanal sayımızı son 5 yılda yüzde 50 oranında artışla 171’e çıkardık. Bu tablo, Türkiye’nin uydu hizmetleri ihracatında yakaladığı tarihi ivmeyi ortaya koydu. Avrupa’dan Orta Asya’ya, Orta Doğu’dan Afrika ve Güney Asya’nın derinliklerine kadar dünyanın sesi artık Türksat üzerinden yükseliyor. Türksat uyduları artık sadece bölgesel bir aktör değil, küresel yayıncılık liginde yön veren bir platform haline geldi" diye konuştu. "Türksat 6A üzerinden ilk kez doğrudan ticari hizmet sunmaya başladık" Türksat 6A’nın sağladığı yeni kapsama alanlarının başarı hikayesine dönüştüğünü belirten Uraloğlu, "Dubai merkezli firma ile yapılan sözleşme kapsamında Türksat 6A üzerinden ilk kez doğrudan ticari hizmet sunmaya başladık. Ardından Sri Lanka’nın önde gelen platformu Freesat Lanka’nın 50 kanalını sistemimize dahil ettik. Bu projeler, ülkemize yüksek katma değerli döviz girdisi sağlayan teknoloji diplomasimizin birer sonucudur. Yerli üretim gücümüz olan Türksat 6A, yatırım maliyetini teknoloji ve hizmet ihracatıyla katlayarak geri ödeyen, ülkemiz için paha biçilemez bir değer olduğunu kanıtladı" şeklinde konuştu. "2020 yılında 431 olan kanal sayımız, 2025 yılı sonu itibarıyla 532’ye ulaştı" Bakan Uraloğlu, Türksat uyduları üzerinden yayın yapan toplam TV kanal sayısının 532’ye ulaşarak son 10 yılın rekorunu kırdığını kaydetti. Uraloğlu, "2020 yılında 431 olan kanal sayımız, 2025 yılı sonu itibarıyla 532’ye ulaştı. Sadece son bir yılda kanal sayımızda yüzde 20’lik bir artış yakalayarak Türkiye’yi küresel bir yayıncılık hub’ı haline getirdik. Bu, Türksat’ın yayıncılık tarihindeki yıllık bazda en yüksek artış oranıdır. Türksat uyduları, ileri teknolojisi ve kesintisiz hizmet kalitesiyle global yayıncılar için en güvenilir liman olmaya devam edecektir. Türkiye, ulaştırmada ve haberleşmede uzay çağının öncüsü olma vizyonunu her geçen gün daha da ileriye taşımaktadır" diye konuştu.
25 Ocak 2026 Pazar - 11:01 Yağmur suyunu dönüştürüyor, tasarruf sağlıyor Doğa dostu bir yaklaşımla tasarlanan Yaşar Üniversitesi’nin yeni eğitim binası, 420 tonluk yağmur suyu sarnıcı, akıllı enerji sistemleri ve dijital su takibiyle LEED Yeşil Bina Sertifikası yolunda ilerleyen örnek bir yapı olarak öne çıkıyor. Sürdürülebilir kampüs hedefiyle hayata geçirilen Yaşar Üniversitesi’nin yeni eğitim binası, 420 tonluk yağmur suyu sarnıcı ve akıllı enerji sistemleriyle doğa dostu mimarisi ile dikkat çekiyor. LEED Yeşil Bina Sertifikası alma yolunda ilerleyen yapı, her damla suyun dijital olarak takip edildiği sistemiyle geleceğin eğitim alanları için de örnek oluyor. İklim krizi ve su kaynaklarının korunması küresel bir gündem maddesi haline gelirken, Yaşar Üniversitesi bu alanda somut ve öncü bir adım atmış oldu. Üniversitenin yeni eğitim binası M Blok, sürdürülebilir bir ekosistem olarak tasarlandı. Çatıya düşen her damla yağmurun depolandığı, enerjinin güneşten sağlandığı ve sensörlerle israfın önüne geçildiği bina, İzmir’de sürdürülebilir kampüs anlayışına örnek oldu. Yağmur hasadıyla su tasarrufu Çatısına kurulan sifonik yağmur sistemi aracılığıyla toplanan suların 420 ton kapasiteli dev bir sarnıca iletilmesiyle dikkat çeken binada arıtılan sular; peyzaj sulamasından ortak kullanım alanlarına kadar binanın pek çok noktasında yeniden kullanılıyor. Üst SCADA (Merkezi Denetleme ve Veri Toplama) sistemi sayesinde su tüketimi anlık olarak izlenirken, muhtemel sızıntılar uzaktan izlenebilir akıllı sayaçlarla anında tespit edilerek müdahale ediliyor. Enerjiyi üreten ve yöneten bina Yaşar Üniversitesi M Blok, su tasarrufunun yanı sıra enerji verimliliğiyle de öne çıkıyor. Binanın anlık enerji ihtiyacının yüzde maksimum 30’u, üzerine kurulu güneş panellerinden sağlanıyor. Yapı içerisindeki 862 adet varlık sensörü, insan yoğunluğunu takip ederek aydınlatma, iklimlendirme ve akıllı tahta sistemlerini optimize ediyor. İnsan bulunmayan alanlarda sistemlerin otomatik olarak kapanması sayesinde gereksiz enerji tüketimi tamamen ortadan kaldırıyor. Teknolojik ve çevreci bina, Yaşar Üniversitesi’nin karbon ayak izini azaltma vizyonunun hedeflerinden biri olarak öne çıkıyor. "Doğaya saygılı bir iş yapıyoruz" Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ESİAD) ev sahipliğinde düzenlenen Su Konferansı’nda mimarı olduğu yeni eğitim binasını örnek gösteren Epig Mimarlık Kurucusu ve BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş de projenin felsefesini şu sözlerle anlattı: "Kentlerimizi betonlaştırdık ve yağmurun toprağa ulaşmasına engel olduk. M Blok projesinde bu döngüyü tersine çevirmeyi hedefledik. 32 bin metrekarelik bu yapıda sürdürülebilirliği, ekonomiyi ve çevre duyarlılığını merkeze aldık. İç mekânlarda sistem tasarımları ve seçilen ürünlerle yüzde 50 su tasarrufunu hedefledik. Hem enerjiyi verimli kullanmak hem de insan konforunu sağlamak adına doğaya saygılı bir işe imza attık." LEED Yeşil Bina Sertifikası hedefi Yaşar Üniversitesi İnşaat Bakım-Onarım Yatırım Daire Başkanı Yetkin Türk ise sürecin prestijli bir ödülle taçlanacağını belirterek, "Gezegenin kaynaklarını koruma motivasyonuyla çıktığımız bu yolda, M Bloğu üst seviye bir skorla LEED Yeşil Bina Sertifikası ile belgelendirmek için çalışmalarımız sürüyor" dedi.