DÜNYA - 25 Ocak 2026 Pazar 16:56 | Son Güncelleme : 26 Ocak 2026 Pazartesi 09:07

ABD'li sporcu Honnold'dan Tayvan'ın en yüksek binasına halatsız tırmanış

A
A
A

Ünlü ABD'li tırmanış sporcusu Alex Honnold, Tayvan'ın başkenti Taipei'de ülkenin en yüksek binası olarak nitelendirilen 508 metre yüksekliğindeki "Taipei 101" adlı gökdelene 1 saat 31 dakika içinde herhangi bir güvenlik teçhizatı olmadan başarıyla tırmandı.

ABD'li ünlü tırmanış sporcusu Alex Honnold, sabah saatlerinde sıralarında Tayvan'ın en yüksek binası olan "Taipei 101" adlı gökdelene tırmanmaya başladı. Herhangi bir halat veya güvenlik teçhizatı olmadan yaptığı 508 metrelik tırmanışı 1 saat 31 dakikada tamamlayan 40 yaşındaki sporcu, binanın belli bölümlerinde 90 derecelik dik açıları aşmak zorunda kaldı. İnternet üzerinden canlı olarak yayınlanmanın yanı sıra bölge halkı tarafından da kaydedilen tırmanış, izleyenlerin yüreklerini ağızlara getirdi. Tırmanışın belli noktalarında bina pencerelerinden kendisini izleyen kişilere poz veren Honnold, zirveye doğru yaklaşırken canlı yayında, "Manzara harika görünüyor. İnsanların böyle güzel bir havada dünyanın her yerinden izlemeleri harika bir duygu" ifadelerini kullandı.
Honnold, kısa bir süre sonra binanın en yüksek noktasına çıkarak zafer pozu verdi. Sporcu zirveye ulaştığında, serbest tırmanışla ulaşılan en yüksek bina zirvesi rekorunu da kırmış oldu.

ABD'li sporcu Honnold'dan Tayvan'ın en yüksek binasına halatsız tırmanış

Tırmanışın ardından uluslararası basına röportaj veren Honnold, böyle bir tırmanış için sadece fiziki ve mental hazırlığın yeterli olmadığını, bunun yanında çok sayıda teknik hesaplamanın da yapıldığını belirtti. Honnold, "Tüm hazırlıklara rağmen hiçbir tırmanışı asla önceden tahmin edemezsiniz. Özellikle bir gökdelene tırmanıyorsanız rüzgar ile mücadele ediyorsunuz ve dağ tırmanışına göre farklı bir zeminde bulunuyorsunuz. Ayrıca siz tırmanırken binada hayat devam ediyor. Ben bugün çok keyif aldım ve hava da mükemmeldi" dedi.

Honnold, California'daki El Capitan'a da tırmanmıştı

Alex Honnold daha önce arasında ABD'nin California eyaletindeki Yosemite Vadisi'nde bulunan ve dünyanın tırmanması en zor dik kayaçlarından biri olarak kabul edilen El Capitan'a da tırmanmıştı.

Taipei 101 binası

Tayvan'ın en yüksek binası unvanına sahip olan Taipei 101'in, 508 metre yüksekliğinde ve 101 kata sahip olduğu biliniyor. Söz konusu bina, Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) Dubai şehrindeki Burj Khalifa tarafından geçilene kadar 2004-2009 yılları arasında dünyanın en yüksek binası unvanına sahipti. Taipei 101, başkentin en yüksek binası olması nedeniyle hala büyük bir ilgi odağı olmaya devam ediyor.

ABD'li sporcu Honnold'dan Tayvan'ın en yüksek binasına halatsız tırmanış

Fransız dağcı Robert, 452 metre yüksekliğe tırmanmıştı

Çeşitli kaynaklara göre Fransız dağcı Alain Robert, Honnold Taipepi 101'e tırmanmadan önce teçhizatsız olarak en yüksek binalara yapılan tırmanışlar alanındaki rekora sahipti. Robert, herhangi bir teçhizat olmadan 2009 yılında Malezya'nın başkenti Kuala Lumpur'da bulunan 452 metre uzunluğundaki Petronas İkiz Kuleleri'ne tırmanmıştı. Dağcı, söz konusu tırmanışın ardından gözaltına alınarak "izinsiz giriş" suçlamasıyla para cezasına çarptırılmıştı.

ABD'li sporcu Honnold'dan Tayvan'ın en yüksek binasına halatsız tırmanış

Uğur Rıfat Karlova

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Türk denizciliğinin dünü ve bugünü Gölcük’te konuşulacak Gölcük Tersanesi’nin 100. yılı kapsamında 4-6 Haziran tarihleri arasında sempozyum düzenlenecek. Programda, Osmanlı’dan günümüze Türk denizcilik tarihi akademisyenler ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı temsilcileri tarafından ele alınacak. Sempozyumda tersanenin kuruluşu, donanmanın gelişimi ve denizcilik alanındaki tarihsel süreçler masaya yatırılacak. Gölcük Belediyesi; Yavuz zırhlısının onarım ihtiyacı doğrultusunda temelleri bir asır önce atılan Gölcük Tersanesi’nin 100. Kuruluş yılı münasebetiyle önemli sempozyum için hazırlıklarını tamamladı. 4-6 Haziran tarihleri arasında düzenlenecek 100. Yılında Gölcük Tersanesi ve Donanma Sempozyumu, "Gölcük’ten Açık Denizlere - Türk Denizciliğinin Dünü-Bugünü" alt başlığı ile birçok önemli ismi Gölcüklüler ile buluşturacak. Kazıklı Kervansarayı Kültür Yapısı’nda gerçekleştirilecek sempozyum, Türk denizcilik tarihini alanında uzman akademisyenler ve denizcilik otoritelerinin katılımıyla masaya yatırılacak. Osmanlı’dan günümüze Türk donanmasının tarihi konuşulacak İki gün sürecek program, 4 Haziran Perşembe günü saat 10.00’da açılış konuşmaları ve Prof. Dr. İdris Bostan’ın "Osmanlı Deniz İmparatorluğu ve Tersaneler" başlıklı açılış konferansıyla başlayacak. Sempozyum boyunca 9 ayrı oturumda; Osmanlı deniz imparatorluğu ve tersaneleri, Karadeniz ve Akdeniz’de Osmanlı denizciliği, deniz üsleri ile tersanelerin tarihi, deniz haritacılığı ve hukuku, sualtı arkeolojisi ile Türkiye’nin deniz müzelerine kadar geniş bir yelpazede konuları ele alınacak. Gölcük Tersanesi’nin dünü ve bugünü anlatılacak Programda özellikle ilçenin denizcilik mirasına dikkat çeken "Gölcük Tersanesi ve Donanması" oturumu öne çıkacak. Bu oturumda Gölcük Tersanesi’nin kuruluşu, tersanedeki gemi inşa faaliyetleri ve Cumhuriyet Donanması’nın oluşumu konuları uzmanlarca anlatılacak. Sempozyuma; Fırat Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Akdeniz Üniversitesi, Mersin Üniversitesi, Piri Reis Üniversitesi başta olmak üzere çok sayıda üniversiteden akademisyenlerin yanı sıra Deniz Kuvvetleri Komutanlığı mensupları ve deniz müzesi yetkilileri katkı sağlayacak. Tarih ve denizcilik tutkunlarına davet Program, 5 Haziran Cuma günü saat 16.40’ta Prof. Dr. İdris Bostan, (E) Oramiral Metin Ataç, Prof. Dr. Orhan Kılıç ve Prof. Dr. Tuncay Zorlu’nun katılacağı "Kapanış ve Değerlendirme Oturumu" ile sona erecek. Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, ilçenin köklü denizcilik kültürünü ve Gölcük Tersanesi’nin tarihi önemini geleceğe taşıyacak sempozyuma tüm tarih ve denizcilik severleri davet etti.
Edirne Filistin için pedal çeviriyor: Berlin’den Tokyo’ya uzanan yolculuk Edirne’den geçti Berlin’den Japonya’nın başkenti Tokyo’ya gitmek üzere bisikleti ve köpeğiyle yola çıkan 28 yaşındaki Filistin kökenli Velid Selam, Edirne’de verdiği molada Filistin davasına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Binlerce kilometrelik yolculuğunda farklı ülkeleri geçerek Asya’ya ulaşmayı hedefleyen Selam, yolculuğunun sadece bir gezi olmadığını, aynı zamanda Filistin halkının yaşadığı acılara dikkat çekmek için de önemli bir fırsat olduğunu söyledi. "Köklerim Filistin’e dayanıyor" Annesinin Filistinli olduğunu belirten Selam, Filistin’de yaşananların kendisini derinden etkilediğini ifade ederek, "Köklerim Filistin’e dayanıyor, özellikle annem tarafından. Çocukların anlamsız bir şekilde öldüğünü görmek gerçekten çok ağır. İnsanların neden daha güçlü tepkiler vermediğini anlamıyorum" dedi. "Bu artık bir savaş değil, trajedi" Gazze’de yaşananların büyük bir insani dram olduğunu belirten Selam, "Uluslararası mahkemelerin aldığı kararlar var, buna rağmen hâlâ bu durumu savunanlar oluyor. Ama bu artık bir savaş gibi gelmiyor bana, daha çok insanların hayatını kaybettiği bir trajedi gibi. Bu gerçekten çok üzücü" ifadelerini kullandı. "Özgür Filistin, özgür Gazze" Filistin halkının barış ve özgürlük içinde yaşayacağı günleri umut ettiğini söyleyen Selam, "İnşallah bir gün Filistin halkı özgür olur, özellikle Gazze’de. İnşallah. Söyleyebileceğim tek şey, Özgür Filistin, özgür Gazze" dedi. Bisikletle dünyayı keşfediyor Berlin’den Tokyo’ya uzanan yolculuğunun nedenini de anlatan Selam, bisikletin insanlarla daha yakın temas kurmasına imkan sağladığını söyledi. Selam, "Berlin’den Tokyo’ya bisikletle gidiyorum. Köpeğimle birlikteyim, Neden bisiklet mi? Çünkü bisikletle arabaya göre çok daha fazla şey görebiliyorsun. Arabayla sadece geçip gidiyorsun ama bisikletle insanları tanıyabiliyor, durup keşfedebiliyorsun. Mesela burada Edirne’de durdum; burayı arabaya ihtiyaç duymadan bisikletle rahatça gezebiliyorum. Köpeğim için de bu çok uygun" diye konuştu. Edirne’de vatandaşların ilgisiyle karşılaşan Velid Selam, köpeğiyle birlikte yolculuğuna devam ederek Türkiye üzerinden Asya’ya geçmeyi ve nihai hedefi olan Tokyo’ya ulaşmayı planlıyor. Ancak onun yolculuğu yalnızca kilometreleri aşmaktan ibaret değil; aynı zamanda Filistin halkının sesini dünyanın farklı noktalarına taşımayı da amaçlıyor.