Son Dakika
|
Bakan Fidan, ABD’nin Suriye Temsilcisi Barrack’ı kabul etti
İzmir’de zincirleme trafik kazası: Çin uyruklu 2 kişi yaralandı
Trump: "Umarım İran çabucak masaya gelir"
İstanbul’da uyuşturucu operasyonları: 37 tutuklama
Başakşehir’de şantiyede korkutan yangın: İşçiler çatıya sığındı
Diyarbakır’da kayıp kadın 480 kişilik ekiple aranıyor
ABD’de kar fırtınasında can kaybı 30’a yükseldi
ABD merkezli İnsan Hakları Aktivistleri: "İran’da 6 bin 126 kişi öldü"
İstanbul’da yasadışı bahis operasyonu: 14 gözaltı
Şişli’de cesedi bulunan kadının komşusu konuştu: "İyi, kendi halinde bir insandı"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Precision Metal Through the Hands of a Pakistani Craftsman
Bakan Fidan, ABD’nin Suriye Temsilcisi Barrack’ı kabul etti
Galatasaray, ocak ayında 7 maça çıktı
Doğu yine dondu
Trendyol Süper Lig’de 20. hafta heyecanı
Kolombiya’da 15 kişiyi taşıyan yolcu uçağı kayboldu
En düşük emekli maaşı ve atama kararları Resmi Gazete’de
ABD Dışişleri Bakanı Rubio: "ABD'nin Venezuela'da herhangi bir askeri harekat yürütme niyeti yok"
TEKNOLOJİ
Vodafone’dan 5G yolunda fiber optik omurga şebeke operasyonlarında yapay zekalı yeni adım
29 Ocak 2026 Perşembe - 12:20:52
Vodafone, 5G ve yeni nesil iletişim teknolojilerinin gerektirdiği yüksek kapasite, düşük gecikme ve kesintisiz bağlantı ihtiyaçları doğrultusunda tüm data ve ses trafiğini taşıyan fiber optik omurga şebeke operasyonlarında yenilikçi dijital çözümler hayata geçirmeye devam ettiğini duyurdu. Yapay zeka destekli bu çözümler sayesinde yüzlerce omurga bağlantısı daha hızlı, akıllı ve verimli hale gelirken; 5G servisleri için güçlü ve esnek bir altyapı sunuluyor. Vodafone, fiber optik omurga şebeke ve aktif ürünlerini izleyen sistemlerde gerçekleştirdiği geliştirmelerle altyapı ve şebeke anomalilerine yönelik analiz, yönlendirme ve iyileştirme süreçlerini uçtan uca dijitalleştiriyor. Şirketin bu yönde geliştirdiği yeni çözüm, Fiber Optik Omurga İletim Teknolojisi (D-WDM) sistemlerinin bağlı olduğu fiber hatlarda zayıflama ve kesinti noktalarını yapay zekâ desteğiyle tespit ederek, herhangi bir analize gerek kalmadan arıza ölçüm süresini kısaltıyor. Bu sayede, 5G’nin gerektirdiği yüksek erişilebilirlik ve hızlı arıza giderim ihtiyaçları karşılanıyor. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Yago Lopez, şunları söyledi: "5G ve geleceğin bağlantı teknolojileri, güçlü ve akıllı bir fiber omurga gerektiriyor. Dijitalleşmeye yaptığımız yatırımlarla operasyonel süreçlerimizi daha öngörülebilir, hızlı ve verimli hale getiriyor; fiber optik omurga şebeke yönetimimizi 5G ve ötesine hazır bir yapıya taşıyoruz. Ekiplerimizin hayata geçirdiği bu gelişmeler, daha yüksek servis sürekliliği ve artan müşteri memnuniyeti sağlıyor." Müdahale sürelerinde yüzde 25 iyileştirme Vodafone’un geliştirdiği dijital operasyon yönetim platformu üzerinden devreye alınan yeni sistem, fiber optik omurga şebeke operasyonlarını uçtan uca yöneterek, 5G servisleri için kritik öneme sahip olan hızlı müdahale, proaktif arıza önleme ve kapasite sürekliliğini mümkün kılıyor. Yeni çözüm sayesinde, 5G servis sürekliliğini destekleyen akıllı altyapı sayesinde müdahale sürelerinde yüzde 25 iyileştirme sağlanıyor. Otomatik hata tespitiyle saha ölçümüne gerek kalmadan kesinti noktası anında belirleniyor ve 30 dakika ile 1 saat arası süren ölçüm süresi ortadan kalkıyor. Optik performans sorunlarında anında tespit sayesinde proaktif bakımı mümkün kılan bu sistemle, optik performans kaynaklı etki sürelerinde yüzde 20 iyileşme sağlanıyor. Büyük ölçekli kesintilerin önlenmesiyle, yüz binlerce abonenin 5G ve mevcut servislerde iletişim kaybı yaşamasının önüne geçiliyor. 5G için güçlü fiber altyapı temeli Yapılan açıklamaya göre; Vodafone, üreticiden bağımsız geliştirilen yeni sistem sayesinde, hem bugünün şebeke ihtiyaçlarını karşılıyor, hem de 5G ve gelecekteki yüksek hızlı, düşük gecikmeli servisler için güçlü bir fiber altyapı temeli oluşturuyor. Şirket, yaklaşık 25 milyon mobil, 1,5 milyon sabit ve binlerce kurumsal müşteriye hizmet veren, on binlerce kilometrelik fiber optik altyapıya sahip güçlü şebekesini dijitalleşme ve yapay zekâ destekli çözümlerle sürekli optimize ederek, 5G ve ötesi teknolojilerde şebeke yönetiminin öncüsü olma hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor.
29 Ocak 2026 Perşembe - 08:17
TEKNOFEST-2026 başvuruları başladı
TEKNOFEST 2026’da, gençlerin büyük bir ilgiyle takip ettiği ‘Roket Yarışması, Tarım Teknolojileri Yarışması, İnsansız Hava Araçları Yarışmaları, Çelikkubbe Hava Savunma Sistemleri Yarışması, Sağlıkta Yapay Zeka Yarışması ve Hareketli Uydu Terminali Yarışması’ gibi pek çok alanda toplam 52 farklı kategoride teknoloji yarışması düzenlenecek. Bu yıl önceki yıllardan farklı olarak ‘Elektronik Harp Yarışması, İleri Otonom Sistemler Tasarım ve Operasyon Yarışması, TEKNOFEST Maden Teknolojileri Yarışması, FPV Drone İzleme (Tracking) Yarışması ve İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması’ dalında ilk kez başvuru açılacak. TEKNOFEST 2026’da ilkokuldan lisansüstüne kadar her eğitim seviyesinden binlerce genç, hayallerini projeye dönüştürmek için farklı kategorilerdeki teknoloji yarışmalarına başvurma imkanı yakalayacak. Şanlıurfa’da düzenlenecek TEKNOFEST 2026 kapsamında teknoloji yarışmalarına başvurular 20 Şubat’ta sona erecek TEKNOFEST’in teknoloji yarışmalarına katılmak için başvurular www.teknofest.org adresi üzerinden yapılacaktır.
28 Ocak 2026 Çarşamba - 15:18
Tuz Gölü’nün dayanıklı bitkileri çorak toprakları yeniden canlandırmak için inceleniyor
Isparta’da Tuz Gölü Havzası’nda yetişen halofit bitkilerin tuzlu toprakların ıslahında kullanılıp kullanılamayacağı araştırılıyor. Bu bitkilerin biyokimyasal içerikleri de incelenerek, tıp, eczacılık, kozmetik ve gıda gibi alanlarda yüksek değerli bileşenlere dönüştürülme potansiyelinin yanı sıra antikanser özelliklerinin belirlenmesi hedefleniyor. Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilgün Göktürk Baydar yürütücülüğündeki "Tuz Gölü Havzası’nda Yetişen Bazı Halofit Bitki Türlerinin Tuzlu Toprakların Islahı ve Yüksek Değerli Metabolit Kaynağı Olarak Değerlendirilme Potansiyellerinin Belirlenmesi" adlı çalışma, TÜBİTAK’ın bu yıl desteklediği projeler arasında yer aldı. Projede Tuz Gölü Havzası’na doğal olarak uyum sağlamış halofit bitki türlerinin topraktaki tuzu bünyelerine çekme kapasiteleri araştırılarak, tuzlanma nedeniyle verimliliği düşen tarım alanlarının bitkisel yöntemlerle yeniden üretime kazandırılması amaçlanıyor. Ayrıca bu bitkilerin tuz stresine karşı geliştirdiği fizyolojik ve biyokimyasal adaptasyon mekanizmaları da detaylı olarak incelenecek. Halofit bitkiler yüksek katma değerli ürüne dönüştürülecek Halofit bitkiler, yüksek tuz içerikleri nedeniyle gıda veya hayvancılıkta doğrudan kullanılamıyor. Bu nedenle proje, bu bitkilerin biyokimyasal içeriklerinin belirlenmesine ve tıp, eczacılık, kozmetik, gıda ve parfümeri gibi alanlarda doğal katkı maddesi, antioksidan, antimikrobiyal ya da antikanser bileşen olarak kullanılabilirliklerinin değerlendirilmesine odaklanıyor. Kanser tedavisinde kullanılabilecek bitkisel bileşenlerin antikanser potansiyeli de bilimsel yöntemlerle incelenecek. Elde edilecek verilerle halofit türlerinin tarımsal atık olmaktan çıkarılarak, yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesi hedefleniyor. Tuzlanmış tarım alanları yeniden üretime kazandırılacak Ziraat Fakültesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilgün Göktürk Baydar, "Yaklaşık 3 yıllık bir süreci kapsayacak olan bu proje, Aksaray Üniversitesi, Süleyman Demirel Üniversitesi ve mensubu olduğum Üniversiteden değerli akademisyen arkadaşlarımızla birlikte yürütülecektir. Multidisipliner bir anlayışla hazırladığımız bu projenin temel amacı, doğal ya da insan kaynaklı yanlış uygulamalar sonucu tuzlanarak tarım toprağı özelliğini yitiren alanların ıslah edilerek yeniden tarıma kazandırılmasıdır" dedi. "Bitkilerle tuzlu toprakları iyileştirmeyi hedefliyoruz" Prof. Dr. Baydar, halofit bitkilerin topraktaki tuzu bünyelerine çekme gücüne dikkat çekerek, "Bu kapsamda toprak ıslahında bitkileri kullanmayı planlıyoruz. Çünkü bazı bitkiler, topraktaki tuzu absorbe ederek bünyelerinde biriktirme kapasitesine sahiptir. Biz de bitkilerin bu özelliklerinden yararlanarak tuzluluk gibi önemli bir stres faktörüne karşı topraklarımızı iyileştirmeyi ve yeniden tarıma kazandırmayı hedefliyoruz. Çalışmamızda özellikle Tuz Gölü Havzası gibi ekstrem ve tuzlu toprak koşullarına adapte olmuş türleri değerlendirmeyi amaçlıyoruz. İçerisinde endemik türlerin de bulunduğu 10 farklı bitki türünün topraktaki tuzu bünyelerine alma ve biriktirme kapasitelerini inceleyerek, bu türlerin tuzlu toprakların ıslahında ne derece kullanılabilir olduğunu belirlemeye çalışacağız" şeklinde konuştu. "Tarımsal atığı yüksek katma değerli ürüne dönüştürmeyi planlıyoruz" Halofit bitkilerin ekonomik değerine yönelik çalışmaları anlatan Baydar, "Bu bitkiler yüksek tuz içeriğine sahip olduklarından insan veya hayvan beslenmesinde doğrudan kullanılamamaktadır. Bu nedenle toprak ıslahı için kullandığımız bitkileri hasat sonrası tarımsal atık olmaktan çıkarıp ekonomiye kazandırmaya yönelik çalışmalar da planladık. Bu kapsamda üzerinde çalışacağımız bitkilerin şimdiye kadar biyokimyasal açıdan detaylı bir analizinin yapılmadığını gördük. Öncelikle bu türlerin biyokimyasal içeriklerini ortaya çıkaracağız. Ardından tıp, eczacılık, gıda, kozmetik ve parfümeri gibi alanlarda yüksek katma değerli metabolit kaynağı olarak kullanılabilme potansiyellerini değerlendireceğiz. Tıp ve kozmetikte kullanılan hammaddelerin büyük çoğunluğunun bitkisel kökenli olduğu bilinmektedir. Biz de bu bitkileri tarımsal atık olmaktan çıkararak doğal katkı maddesi, doğal antioksidan kaynağı ya da değerli bileşenler olarak kullanılabilir hale getirip getiremeyeceğimizi araştıracağız. Ayrıca insan patojenlerine karşı etkilerini belirlemek için antimikrobiyal analizler yapacağız. Günümüzün önemli sağlık sorunlarından biri olan kansere yönelik olarak da, kolay ulaşılabilir, ekonomik ve etkili bileşenlere sahip bitkilerin antikanser potansiyelini değerlendireceğiz. Bunun yanı sıra, hem tıp hem de kozmetik alanında kullanılmak üzere bu bitkilerden elde edilen ekstraktların yara iyileştirici ve cilt üzerindeki etkilerini belirlemeye yönelik analizler gerçekleştireceğiz" ifadelerini kullandı. Tuz toleransının sırları araştırılacak Projenin bilimsel hedeflerini özetleyen Prof. Dr. Baydar, "Projemizin bir diğer önemli amacı ise tuz stresine karşı bitkisel adaptasyon ve toleransın altında yatan fizyolojik ve biyokimyasal mekanizmaları ortaya çıkarmaktır. Özetle tuzlu toprakları bitkiler aracılığıyla ıslah edebilir miyiz ve ıslah için kullanılan bu bitkileri ekonomiye kazandırabilir miyiz? Çalışmamızın temel amacı bu sorulara bilimsel yanıt üretmektir. Yaklaşık 3 yıl sürecek olan projemizin sözleşmesinin önümüzdeki birkaç ay içinde imzalanmasını öngörüyoruz" diye konuştu. Genç araştırmacılar için büyük bir deneyim fırsatı Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü’nde doktora eğitimi gören İlknur Albayrak, "Biz, daha önceki proje çalışmalarında olduğu gibi Nilgün hocamızın danışmanlığında birçok projede yer alma fırsatı bulduk. Şu anda desteklenmeye hak kazanan bu projede de hem yazım aşamasında hem laboratuvar çalışmalarında hem de sonuçların raporlanması sürecinde hocamızın bize yer vermesi, bizim için büyük bir gurur kaynağıdır. Bu projede daha çok laboratuvar analizlerinde hocamıza destek olmak amacıyla bulunuyoruz. Bu süreç, bizim için çok değerli bir deneyim niteliği taşıyor. Proje disiplinini, laboratuvar çalışmalarını ve araştırma kültürünü öğreniyor olmayı, akademik hayata adım atmadan önce bizim açımızdan büyük bir şans olarak değerlendiriyorum" şeklinde konuştu.
28 Ocak 2026 Çarşamba - 14:52
Tuz Gölü’nün dayanıklı bitkileri, çorak toprakları yeniden canlandırmak için inceleniyor
Isparta’da TÜBİTAK tarafından bu yıl desteklenen projede, Tuz Gölü Havzası’nda yetişen halofit bitkilerin tuzlu toprakların ıslahında kullanılıp kullanılamayacağı araştırılırken, aynı zamanda bu bitkilerin biyokimyasal içerikleri incelenerek tıp, eczacılık, kozmetik ve gıda gibi alanlarda yüksek değerli bileşenlere dönüştürülme potansiyeli ile kanser tedavisinde değerlendirilebilecek antikanser özelliklerinin belirlenmesi hedefleniyor. Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilgün Göktürk Baydar yürütücülüğündeki "Tuz Gölü Havzasında Yetişen Bazı Halofit Bitki Türlerinin Tuzlu Toprakların Islahı ve Yüksek Değerli Metabolit Kaynağı Olarak Değerlendirilme Potansiyellerinin Belirlenmesi" adlı çalışma, TÜBİTAK’ın bu yıl desteklediği projeler arasında yer aldı. Projede, Tuz Gölü Havzası’na doğal olarak uyum sağlamış halofit bitki türlerinin topraktaki tuzu bünyelerine çekme kapasiteleri araştırılarak, tuzlanma nedeniyle verimliliği düşen tarım alanlarının bitkisel yöntemlerle yeniden üretime kazandırılması amaçlanıyor. Ayrıca, bu bitkilerin tuz stresine karşı geliştirdiği fizyolojik ve biyokimyasal adaptasyon mekanizmaları da detaylı olarak incelenecek. Halofit bitkiler yüksek katma değerli ürüne dönüştürülecek Halofit bitkiler, yüksek tuz içerikleri nedeniyle gıda veya hayvancılıkta doğrudan kullanılamıyor. Bu nedenle proje, bu bitkilerin biyokimyasal içeriklerinin belirlenmesine ve tıp, eczacılık, kozmetik, gıda ve parfümeri gibi alanlarda doğal katkı maddesi, antioksidan, antimikrobiyal ya da antikanser bileşen olarak kullanılabilirliklerinin değerlendirilmesine odaklanıyor. Kanser tedavisinde kullanılabilecek bitkisel bileşenlerin antikanser potansiyeli de bilimsel yöntemlerle incelenecek. Elde edilecek verilerle halofit türlerinin tarımsal atık olmaktan çıkarılarak yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesi hedefleniyor. Tuzlanmış tarım alanları yeniden üretime kazandırılacak Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilgün Göktürk Baydar, "TÜBİTAK’a sunduğumuz 1001 projeleri kapsamındaki çalışmamız kabul edildi. Yaklaşık 3 yıllık bir süreci kapsayacak olan bu proje; Aksaray Üniversitesi, Süleyman Demirel Üniversitesi ve mensubu olduğum Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nden değerli akademisyen arkadaşlarımızla birlikte yürütülecektir. Multidisipliner bir anlayışla hazırladığımız bu projenin temel amacı, doğal ya da insan kaynaklı yanlış uygulamalar sonucu tuzlanarak tarım toprağı özelliğini yitiren alanların ıslah edilerek yeniden tarıma kazandırılmasıdır" dedi. "Bitkilerle tuzlu toprakları iyileştirmeyi hedefliyoruz" Prof. Dr. Baydar, halofit bitkilerin topraktaki tuzu bünyelerine çekme gücüne dikkat çekerek, "Bu kapsamda, toprak ıslahında bitkileri kullanmayı planlıyoruz. Çünkü bazı bitkiler, topraktaki tuzu absorbe ederek bünyelerinde biriktirme kapasitesine sahiptir. Biz de bitkilerin bu özelliklerinden yararlanarak tuzluluk gibi önemli bir stres faktörüne karşı topraklarımızı iyileştirmeyi ve yeniden tarıma kazandırmayı hedefliyoruz. Çalışmamızda, özellikle Tuz Gölü Havzası gibi ekstrem ve tuzlu toprak koşullarına adapte olmuş türleri değerlendirmeyi amaçlıyoruz. İçerisinde endemik türlerin de bulunduğu 10 farklı bitki türünün topraktaki tuzu bünyelerine alma ve biriktirme kapasitelerini inceleyerek, bu türlerin tuzlu toprakların ıslahında ne derece kullanılabilir olduğunu belirlemeye çalışacağız" şeklinde konuştu. "Tarımsal atığı yüksek katma değerli ürüne dönüştürmeyi planlıyoruz" Halofit bitkilerin ekonomik değerine yönelik çalışmaları anlatan Baydar, "Bu bitkiler yüksek tuz içeriğine sahip olduklarından insan veya hayvan beslenmesinde doğrudan kullanılamamaktadır. Bu nedenle, toprak ıslahı için kullandığımız bitkileri hasat sonrası tarımsal atık olmaktan çıkarıp ekonomiye kazandırmaya yönelik çalışmalar da planladık. Bu kapsamda, üzerinde çalışacağımız bitkilerin şimdiye kadar biyokimyasal açıdan detaylı bir analizinin yapılmadığını gördük. Öncelikle bu türlerin biyokimyasal içeriklerini ortaya çıkaracağız. Ardından tıp, eczacılık, gıda, kozmetik ve parfümeri gibi alanlarda yüksek katma değerli metabolit kaynağı olarak kullanılabilir potansiyellerini değerlendireceğiz. Tıp ve kozmetikte kullanılan hammaddelerin büyük çoğunluğunun bitkisel kökenli olduğu bilinmektedir. Biz de bu bitkileri tarımsal atık olmaktan çıkararak doğal katkı maddesi, doğal antioksidan kaynağı ya da değerli bileşenler olarak kullanılabilir hale getirip getiremeyeceğimizi araştıracağız. Ayrıca, insan patojenlerine karşı etkilerini belirlemek için antimikrobiyal analizler yapacağız. Günümüzün önemli sağlık sorunlarından biri olan kansere yönelik olarak da, kolay ulaşılabilir, ekonomik ve etkili bileşenlere sahip bitkilerin antikanser potansiyelini değerlendireceğiz. Bunun yanı sıra, hem tıp hem de kozmetik alanında kullanılmak üzere bu bitkilerden elde edilen ekstraktların yara iyileştirici ve cilt üzerindeki etkilerini belirlemeye yönelik analizler gerçekleştireceğiz" ifadelerini kullandı. Tuz toleransının sırları araştırılacak Projenin bilimsel hedeflerini özetleyen Prof. Dr. Baydar, "Projemizin bir diğer önemli amacı ise tuz stresine karşı bitkisel adaptasyon ve toleransın altında yatan fizyolojik ve biyokimyasal mekanizmaları ortaya çıkarmaktır. Özetle, tuzlu toprakları bitkiler aracılığıyla ıslah edebilir miyiz ve ıslah için kullanılan bu bitkileri ekonomiye kazandırabilir miyiz? Çalışmamızın temel amacı bu sorulara bilimsel yanıt üretmektir. Yaklaşık 3 yıl sürecek olan projemizin sözleşmesinin önümüzdeki birkaç ay içinde imzalanmasını öngörüyoruz. Destekleri için TÜBİTAK’a, projede yer alan akademisyen arkadaşlarıma ve katkı sunacak bursiyerlerimize şimdiden teşekkür ederim. Bu bir ekip işidir ve güçlü bir ekip ruhuyla bu çalışmayı başarıyla tamamlayacağımıza inanıyorum" diye konuştu. Genç araştırmacılar için büyük bir deneyim fırsatı Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü’nde doktora eğitimi gören İlknur Albayrak, "Biz, daha önceki proje çalışmalarında olduğu gibi Nilgün Hocamızın danışmanlığında birçok projede yer alma fırsatı bulduk. Şu anda desteklenmeye hak kazanan bu projede de hem yazım aşamasında hem laboratuvar çalışmalarında hem de sonuçların raporlanması sürecinde hocamızın bize yer vermesi bizim için büyük bir gurur kaynağıdır. Bu projede daha çok laboratuvar analizlerinde hocamıza destek olmak amacıyla bulunuyoruz. Bu süreç, bizim için çok değerli bir deneyim niteliği taşıyor. Proje disiplinini, laboratuvar çalışmalarını ve araştırma kültürünü öğreniyor olmak; akademik hayata adım atmadan önce bizim açımızdan büyük bir şans olarak değerlendiriyorum" şeklinde konuştu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
28 Ocak 2026 Çarşamba- 11:15
Kollektif Zeka 2026 Vizyon Buluşması: Yapay zekada global standartlar masaya yatırıldı
2
28 Ocak 2026 Çarşamba- 14:30
Savunma Sanayii Başkanı Görgün: "Savunma sanayii irade, zaman ve sabır işidir"
3
27 Ocak 2026 Salı- 09:52
ODTÜ’nün geliştirdiği robotlar TSK envanterinde
4
26 Ocak 2026 Pazartesi- 14:35
ASELSAN, NATO’nun taşınabilir hava savunma kabiliyetine katkı sunacak
5
28 Ocak 2026 Çarşamba- 15:18
Tuz Gölü’nün dayanıklı bitkileri çorak toprakları yeniden canlandırmak için inceleniyor
29 Haziran 2015 Pazartesi - 12:19
Webrazzi Summit 2015’in ilk tur konuşmacıları belirlendi
Yerli ve yabancı önemli firmaların üst düzey yöneticileri ile internet sektöründe yer alan profesyonelleri bir araya getiren Webrazzi Summit, bu yıl 21-22 Ekim tarihlerinde Wyndham Grand İstanbul Levent otelde gerçekleşecek. Türkiye’nin en etkili internet konferansı olan bu etkinliğe katılacak olanları pek çok sürpriz bekliyor.
28 Haziran 2015 Pazar - 16:27
Tam otomatik kuluçka makinesi üretti
Şırnak’ın Silopi ilçesinde özel güvenlik çalışanı İsmail Birge atıl durumdaki eski buzdolabından kendi imkanlarıyla kuluçka makinesi yaptı. Tam otomatik çalışan kuluçka makinesinin ilk hindisi yumurtadan çıktı.
27 Haziran 2015 Cumartesi - 14:36
İnstagram'ın son güncellemesi geldi!
İnstagram yeni güncellemesiyle birlikte yeni arama ve keşif araçlarını kullanıma sundu
27 Haziran 2015 Cumartesi - 13:17
Bu da 24 ayar telefon!
Teknoloji devi HTC, 18 ayardan sonra 24 ayar HTC One’ı da görücüye çıkardı.
27 Haziran 2015 Cumartesi - 11:51
Gölgeden saatin kaç olduğu anlaşılıyor
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Gözlemevi Sorumlusu Selami Kalkan, yer yüzeyi üzerine işaretlerle çizilmiş güneş saatinden gölge boyunun nereye düştüğüne bakarak saatin kaç olduğunun anlaşıldığını söyledi.
27 Haziran 2015 Cumartesi - 10:52
1 Temmuz tarihine dikkat! Dijital kaos yaşanabilir
Uluslararası Dünya Rotasyon ve Referans Sistemi (IERS) 30 Haziran 2015 tarihinin gecesine dikkat çekti.
27 Haziran 2015 Cumartesi - 09:34
WhatsApp’ın sesli arama özelliği artık Windows Phone'de!
Milyonlarca kişinin kullandığı çevrimiçi mesajlaşma ağı olan WhatsApp’ın sesli arama özelliği Windows Phone cihazları içinde geldi.
25 Haziran 2015 Perşembe - 16:21
Kiwi sosyal medyayı kasıp kavuruyor
Her geçen gün yeni bir uygulamanın popüler olduğu sosyal medya bu kez ‘Kiwi’ ile çalkalanıyor.
25 Haziran 2015 Perşembe - 12:47
Twitter kullanıcıları amir takibinden rahatsız
Çalışanlar, Twitter hesaplarının çalıştıkları kurumların amirleri tarafından takip edilmesini istemiyor.
25 Haziran 2015 Perşembe - 12:30
iPhone 6 konuşurken patladı !
Amerikalı teknoloji devi Apple’ın son gözdesi iPhone 6, telefon görüşmesi sırasında patladı.
25 Haziran 2015 Perşembe - 10:43
Klavye ve fare tarih oluyor
Bilgisayarda klavye ve fare dönemi sona eriyor. ODTÜ'lü Türk bilim adamları tarafından geliştirilen yeni teknoloji ile birlikte yakın bir zamanda bilgisayarlarımızda fare ve klavyeye gereksinim duymadan sadece göz hareketleriyle kontrol edebileceğiz.
25 Haziran 2015 Perşembe - 09:46
Çılgın proje Esnafbul.com
Türkiye’de klasik firma rehberi sitelerinden oldukça yeni bir uygulama ile internet mecrasına açılan Esnafbul.com, kullanıcıların sosyal medya tarzı paylaşımları ile esnaf tavsiyeleri ve değerlendirmelerinin yer aldığı tamamen yerli bir proje olarak yayın hayatına başladı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder