TEKNOLOJİ
06 Şubat 2026 Cuma - 13:05 SSB Başkanı Görgün: "GHOST’un amacı geleceği şekillendirmeye aday teknolojileri belirlemektir" Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayi Başkanlığı (SSB) tarafından düzenlenen ‘Geleceğin Harekat Ortamını Şekillendirecek Teknolojiler (GHOST) yarışması ödül töreninde konuşan SSB Başkanı Haluk Görgün, "GHOST’un amacı geleceği şekillendirmeye aday teknolojileri belirlemek ve yatırım yapılması gereken savunma teknolojilerini işaret etmektir" dedi. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayi Başkanlığı (SSB) tarafından ‘Geleceğin Harekat Ortamını Şekillendirecek Teknolojiler (GHOST)’ yarışması düzenlendi. Kamu, savunma sanayii ve akademi iş birliğiyle bu yıl ikincisi düzenlenen yarışmaya yapılan toplam 118 başvuru, SSB tarafından oluşturulan hakem heyeti tarafından değerlendirildi. Yapılan değerlendirmede ilk 10’a giren senaryolar hakem heyeti tarafından belirlendi. "GHOST’un amacı geleceği şekillendirmeye aday teknolojileri belirlemek" Ödül töreninde konuşan SSB Başkanı Haluk Görgün, Türkiye’nin stratejik aklını ve teknoloji üretme iradesini aynı çatı altında buluşturan çok kıymetli bir birlikteliği yaşadıklarını ifade etti. Güvenlik ortamının hızla değiştiğini ve tehditlerin çok boyutlu hale geldiğini kaydeden Görgün, "Bu noktada GHOST’un amacı geleceği şekillendirmeye aday teknolojileri belirlemek, yatırım yapılması gereken savunma teknolojilerini işaret etmek ve bugüne kadar yeterince görünürlük kazanmamış yeni teknoloji ile konseptleri ekosistemin gündemine taşımaktır" diye konuştu. "Yarışmada 2050’li yıllarda kullanılacak teknolojileri tasvir edecek en iyi senaryolar seçildi" Görgün, GHOST faaliyetinin ilkini 2023 yılında düzenlediklerini hatırlatarak, "Ortaya çıkan sonuçlar ve ekosistemde ürettiği sinerji, 2025 yılında ikinci senaryo yarışmasının yapılmasına güçlü bir zemin oluşturdu. Bu ikinci yarışmada, 2050’li yılların harekât ortamını ve kullanılacak teknolojileri tasvir edecek en iyi senaryolar seçildi. 2050’ye giderken; harekâtın dili, ölçeği ve hızı dönüşüyor. Kara, deniz ve havanın yanında uzay, siber alan ve elektromanyetik spektrum giderek daha belirleyici bir ağırlık kazanıyor. Bu yeni dönemde üstünlüğü; yalnız platformlar değil, platformların birbirleriyle kurduğu güvenli bağlar, karar süreçlerini hızlandıran zekâ katmanları ve sahayı bütüncül gören sistemler belirleyecek. Bu nedenle, GHOST senaryolarını yalnızca bir gelecek tasviri olarak ele almıyoruz; bu senaryoları, ülkemizin gelecek yetkinliklerini inşa eden stratejik bir araç olarak görüyoruz" açıklamasında bulundu. GHOST çerçevesinde gelen senaryoları Türk Silahlı Kuvvetleri’nden, üniversitelerden ve savunma sanayi ekosisteminden uzmanların katkı sunduğu, çoklu değerlendirme esasına dayalı bir süreçle incelediklerinin altını çizen Görgün, süreç boyunca tarafsızlığı güçlendiren adil, tutarlı ve izlenebilir bir değerlendirme zemini oluşturduklarını sözlerine ekledi. Yarışma sonrasında geleceğin teknolojilerini belirlemeye yönelik olarak SSB koordinasyonunda TSK, savunma sanayii firmaları, araştırma kurumları ve üniversite temsilcilerinin katılımıyla GHOST Çalıştayı yapıldığını aktaran Görgün, çalıştay kapsamında savunma sanayini doğrudan ilgilendiren teknoloji yol haritalarında yer alması gereken konu başlıklarının netleştiğini açıkladı. Görgün, toplam 11 başlıkta yol haritasının belirlendiğini kaydederek, konular birbirini tamamlayan bir bütünlük içinde ele alındığında Türkiye’ye sistemik üstünlük sağlayacak güçlü bir teknoloji omurgası oluşturacağını dile getirdi. "Savunma sanayiinde kalıcılığı sağlayan unsur, insan kaynağının ve güvenlik yaklaşımının eş zamanlı güçlenmesidir" Görgün, GHOST’un en kıymetli çıktılarından birini ekosistemin aynı hedef etrafında aynı dili konuşmasını sağlaması olduğunu vurgulayarak, "Yarışma ve çalıştay süreçlerinde Başkanlığımız personeli, TSK mensupları, akademisyenlerimiz ve sanayi temsilcilerimiz aynı masalarda çalıştı; aynı sorunlara birlikte baktı; aynı gelecek resmini birlikte netleştirdi. Bu birliktelik teknoloji üretmenin ötesinde, yetkinlik üretmeyi de beraberinde getirmektedir. Çünkü savunma sanayiinde kalıcılığı sağlayan unsur ürünle birlikte insan kaynağının, süreç disiplininin, test ve doğrulama kültürünün, güvenlik yaklaşımının ve kurumsal sürekliliğin eş zamanlı güçlenmesidir. Bugün ödül alan senaryolar, bu ortak aklın somut çıktılarıdır" değerlendirmesinde bulundu. "GHOST’un kalıcı bir platform olarak daha da büyümesini temenni ediyorum" Yarışmalara katılan tüm proje sahiplerine ve onları destekleyen savunma sanayii temsilcilerine teşekkür eden Görgün, "GHOST’un ülkemizin teknoloji yol haritasına yön veren, yeni OTAĞ temalarını besleyen ve stratejik hazırlığımızı güçlendiren kalıcı bir platform olarak daha da büyümesini temenni ediyorum" dedi. Program, dereceye giren proje sahiplerine ödüllerinin verilmesiyle son buldu.
06 Şubat 2026 Cuma - 12:40 Bilim, planlama ve toplum "Tekirdağ" için bir araya geldi Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ile Tekirdağ Planlama Ajansı (TEKPA) iş birliğinde düzenlenen "Afetlere Dayanıklı Tekirdağ-Deprem Güvenliği ve Toplum Odaklı Çözümler Çalıştayı", iki gün süren programın ardından sona erdi. Büyükşehir Belediyesi Yılmaz İçöz Sahnesi’nde gerçekleştirilen çalıştayda, kentsel dönüşüm ve deprem güvenliği; planlama, çevresel, fiziksel, finansal, hukuki ve uygulama boyutlarıyla dört ayrı oturumda ele alındı. İlk gün bilimsel veriler değerlendirilirken, ikinci gün bu verilerin sürdürülebilir politikalara dönüştürülmesine yönelik çözüm önerileri masaya yatırıldı. Çalıştayın ilk oturumunda, Şehir Plancısı ve TEKPA Koordinatörü Dr. Ömer Selvi moderatörlüğünde "Kentsel Dönüşümün Planlama Boyutu" başlığı ele alındı. İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Pelin Pınar Giritlioğlu, "Dirençli Kentler İçin Nasıl Bir Kentsel Dönüşüm?" sunumuyla kentsel dönüşüm planlamasının afetlere dirençli şehirler oluşturmadaki önemine dikkat çekti. Gaziemir Belediye Başkan Yardımcısı Yusuf Ekici ise "Ulaşılamayan Konut: Türkiye’de Barınma Hakkı" başlıklı sunum yaptı. İkinci oturumda, TEKPA Genel Müdürü Mehmet Akyürek moderatörlüğünde "Kentsel Dönüşümün Fiziksel ve Çevresel Boyutu" ele alındı. Dr. Öğr. Üyesi İpek Sakarya, orta ölçekli kentlerde kentsel dönüşümün fiziksel çevre üzerindeki etkilerini değerlendirirken, Özyeğin Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alper Ünlü ise mimarlık ve çevresel stres ilişkisini ele aldı. Üçüncü oturumda, "Kentsel Dönüşümün Finansal ve Hukuki Boyutu" başlığı altında değerlendirmeler yapıldı. İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Hepşen, kentsel dönüşümün finansmanı konusundaki doğru ve yanlış uygulamalara değinirken, Çankaya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ezgi Orhan, dönüşüm mevzuatı ve risk azaltma uygulamalarını aktardı. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. İdil Akyol Koçhan ise 6306 sayılı Kanun kapsamında kentsel dönüşüm, sosyal konut ve barınma hakkı konularını ele aldı. Çalıştayın kapanış konuşmasını yapan TEKPA Genel Müdürü Mehmet Akyürek, afetlere karşı dirençli kentlerin oluşturulmasının bütüncül bir sorumluluk olduğuna dikkat çekerek, "Bu çalıştay, kentsel dönüşümün yalnızca yapı yenileme değil, risk azaltma odaklı bir politika olarak ele alınması gerektiğini bir kez daha ortaya koydu. Bilim, kamu yönetimi, yerel yönetimler, meslek odaları ve toplumun birlikte hareket etmesi büyük önem taşıyor" dedi. Programa, büyükşehir belediyesi daire başkanları, kurum amirleri, meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve vatandaşlar da katıldı.
06 Şubat 2026 Cuma - 12:13 Zihinsel engelli çocuklara sahip ailelere yapay zekalı destek Antalya Valiliği himayesinde Akdeniz Üniversitesi koordinatörlüğünde yürütülen ve Avrupa Birliği Erasmus Plus KA220 kapsamında desteklenen Zihinsel Engelli Çocuklu Aileleri Güçlendirmeye Yönelik Avrupa Dijital Ağı ve Sanal Merkezi "European Digital Network and Virtual Centre for Empowering Families with Intellectual Disability Children (VICEFAM-CID)" başlıklı projenin açılış programı gerçekleştirildi. Akdeniz Üniversitesi’nin koordinatörlüğünde yürütülen projede Antalya Valiliği, Zihinsel Yetersiz Çocukları Yetiştirme ve Koruma Vakfı (ZİÇEV), bo Academy University (Finlandiya), University of Maribor (Slovenya), Association for Innovation and Education (AFIE) (Polonya) proje ortağı olarak yer alıyor. Proje; zihinsel engelli çocuklara sahip ailelerin dijital araçlar ve yapay zekâ destekli öğrenme çözümleri aracılığıyla güçlendirilmesini, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir Avrupa dijital destek ağı oluşturulmasını ve aile temelli yenilikçi eğitim modellerinin geliştirilmesini amaçlıyor. Ailelerin yükünü hafifletmek görevimiz 6 Şubat depremlerinin yıl dönümü vesilesiyle hayatını kaybedenleri anarak konuşmasına başlayan Antalya Valisi Hulusi Şahin, projenin hem insani hem de teknolojik boyutuna dikkat çekti. Vali Şahin, engelli bireye sahip ailelerin omuzlarındaki yükün ağırlığına değinerek, kamu ve akademik camianın bu süreçteki rolünü vurguladı. Vali Şahin, "Engelli bireyi olan bir ailenin yükü tarifi imkânsız seviyede. Bu yükü ne kadar azaltabilirsek, bu yükün altına ne kadar omuz koyabilirsek o kadar iyi. Bir toplumun gelişmişlik seviyesini, özel ilgiye muhtaç bireylerine gösterdiği ilgiyle ölçebiliriz. Burada başarılı işler yapabilmek, medeniyet karnemizin ana göstergesidir." dedi. Dijital dönüşüm ve yapay zeka Projenin yenilikçi çözümler sunmasını değerli bulduğunu ifade eden Vali Şahin, dijitalleşmenin getirdiği fırsatların engelleri aşmak için kullanılması gerektiğini belirtti. Yapay zeka uygulamalarının özel eğitim alanındaki önemine değinen Vali Şahin, "Büyük bir dijital dönüşümün içindeyiz. Bu dünyanın meyvelerini çocuklarımızın istifadesine sunmamız lazım. Dijitalleşmenin sunduğu imkanlarla eğitimdeki engelleri aşmak temel hedefimiz olmalı." ifadelerini kullandı. Projenin uluslararası boyutuna dikkat çeken Vali Şahin, Türkiye ile Polonya, Slovenya ve Finlandiya’dan ortakların deneyimlerini paylaşacağını belirtti. Proje kapsamında kurulacak dijital ağ sayesinde, zihinsel engelli bireylerin eğitimine dair iyi uygulama örneklerinin sürdürülebilir bir şekilde paylaşılacağını ifade etti. Vali Şahin, konuşmasının sonunda proje ekibine, Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğü’ne ve uluslararası partnerlere teşekkür etti. Üniversitelerin görevi bilgiyi topluma sunmak Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Üniversitelerin en kıymetli görevi, bilgiyi toplumun hizmetine sunmaktır. Bu proje, tam da bu misyonun somut bir ifadesi. Hemşirelik Fakültemiz, Mühendislik Fakültemiz ve İletişim Fakültemizden hocalarımızın ortak emeği, sadece akademik bir çalışma değil, doğrudan insan hayatına dokunan bir çözüm olarak karşımıza çıkıyor." dedi. İş birliğinin önemine dikkat çeken Rektör Özkan, "Biliyoruz ki engellilik gibi karmaşık ve çok boyutlu meselelerde, çözüm üretmek yalnızca tek bir kurumun başarabileceği bir şey değil. Bu alan; akademik bilginin, uluslararası deneyimin, kamu gücünün ve sivil toplumun sahadaki gerçekliğinin bir araya gelmesiyle gelişiyor. Farklı bakış açıları yan yana geldiğinde hem daha kapsayıcı hem de gerçekten karşılığı olan çözümler ortaya çıkıyor. Bu proje tam da böyle bir iş birliğinin ve ortak bir sorumluluk duygusunun ürünüdür." şeklinde konuştu. Hedef ailelerin ve çocukların hayatını kolaylaştırmak Projenin amacının asıl hedefinin ailelerin ve çocukların yaşamını kolaylaştırmak olduğunu söyleyen Rektör Özkan, "Projemizin en heyecan verici çıktıları arasında yer alan Yapay Zekâ Destekli Sanal Öğrenme ve Destek Merkezi ile Aileden Aileye Avrupa Dijital Ağı, teknolojiyle insani dayanışmayı aynı çatı altında buluşturacaktır. Bu merkez üzerinden sunduğumuz dijital eğitim modülleri ve rehberlik araçları, yalnızca ailelerimize değil; öğretmenlerden psikologlara kadar sahada emek veren tüm profesyonellerimizin de dijital yetkinliklerini en üst seviyeye taşıyacaktır. Antalya Valiliğimiz ve ZİÇEV gibi değerli paydaşlarımızın katkılarıyla, bu dijital dönüşümü kamu politikalarına entegre ederek Türkiye ve Avrupa için örnek teşkil edecek bir başarı hikayesi yazacağımıza yürekten inanıyorum." dedi. Rektör Özkan, 6 Şubat depreminin yıl dönümünde, depremde hayatını kaybedenleri anarak konuşmasını tamamladı. VICEFAM-CID Proje Yürütücüsü Prof. Dr. İlkay Boz, projenin temel çıkış noktasını "sahadaki gerçek ihtiyaçlar" olarak tanımlayarak sistemin genellikle çocuklara odaklandığını ancak asıl yükü taşıyan ailelerin yalnız kaldığını vurguladı. Boz, Avrupa’da zihinsel engelli çocukların yüzd 70’inin ailesiyle yaşadığı ve bu ailelerin ciddi bir tükenmişlik ve sosyal izolasyonla mücadele ettiği belirtti. Boz, proje kapsamında, yapay zeka destekli dijital öğrenme platformları oluşturulacağını, erişilebilir eğitim materyalleri ve psikososyal destek bileşenleri geliştirileceğini, Avrupa çapında "aileden aileye" etkileşim sunan bir dijital ağ kurulacağını söyledi. Boz, Akdeniz Üniversitesi’nin koordinatörlüğünde yürütülen projede; Finlandiya (bo Akademi Üniversitesi) yapay zeka altyapısıyla, Slovenya (Maribor Üniversitesi) dijital araç geliştirme uzmanlığıyla, Polonya ise sürdürülebilirlik ve saha tecrübesiyle yer aldığını ve Antalya Valiliği’nin ise projenin kamu kurumlarıyla entegrasyonu ve yaygınlaştırılmasında stratejik ortaklık üstlendiğini ifade etti. Boz, proje sonunda elde edilecek modelin, yalnızca yerel bir çözüm kalmayıp, Avrupa genelinde uygulanabilir bir "politika değişim modeli" haline getirilmesi hedeflendiğini ifade etti.
Twıtter'da Tehlike Çanları
06 Şubat 2015 Cuma - 15:02 Twıtter'da Tehlike Çanları Kurulduğu günden bu yana hızla büyüyen Twitter, 2014 yılında yüzde 111 büyümesine karşın 578 milyon Dolar zarar etti. Aktif kullanıcı sayısının ise geçtiğimiz yıllardaki büyük rakamların aksine sadece 2014 yılı son çeyrekte yüzde 1.4 artması, sosyal medya uzmanları tarafından kullanıcılarının ilgisinin artık başka sosyal ağlara kaydığı şeklinde yorumlandı. Sosyal paylaşım sitesi Twitter, 2014 yıl sonu finansal sonuçlarını açıkladı. Gelirlerini yüzde 111 artırarak 665 milyon Dolar’dan 1.4 milyar Dolar’a çıkaran Twitter bu rakamın aksine 578 milyon Dolar zarar etti. KULLANICILARIN İLGİSİ BAŞKA AĞLARA KAYDI Öte yandan, Twitter’ın aylık aktif kullanıcı sayısındaki artışın dibe doğru gerilemesi sosyal medya uzmanlarını tedirgin etti. 2010 yılından itibaren aktif kullanıcı sayısını bir anda milyonlarca artıran Twitter, 2010 yılında yüzde 32.7, 2011 yılında yüzde 70,6 oranında kullanıcılarını artırmıştı. 2012 yılından itibaren dibe doğru gerileyen rakamlar 2013 yılında yüzde 27,5, 2014 yılında ise yüzde 18,3’e kadar düştü. Twitter aktif aylık kullanıcısı sayısını, 2014 yılının son çeyreğinde sadece yüzde 1.4 artırabildi. Rakamlar sosyal medya uzmanları tarafından Twitter konseptinin demodeleştiği ve her geçen gün artan yenilikçi sosyal ağlar nedeniyle kullanıcıların ilgisinin başka yöne kaydığı şeklinde yorumlandı.