TEKNOLOJİ
TUA Başkan Yardımcısı Dulkan: "Uzay teknolojilerinde etkin rol üstlenen bir Türkiye’yi görmek istiyoruz" 11 Şubat 2026 Çarşamba - 13:30:32 SAMSUN (İHA) – Türkiye Uzay Ajansı (TUA) Başkan Yardımcısı Fatih Dulkan, "Türkiye’nin uzay alanında yalnızca dışarıdan teknoloji ve hizmet temin eden bir ülke konumunda kalması yeterli değildir. Kendi teknolojisini geliştiren, üreten ve uzay politikalarına yön veren karar alma süreçlerinde etkin rol üstlenen bir Türkiye’yi görmek istiyoruz" dedi. Uluslararası Uzay Kongresi Kampüs Buluşmaları, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) ev sahipliğinde Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşti. 8’incisi düzenlenen Uluslararası Uzay Kongresi (IAC) 2026 Kampüs Buluşmaları, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı. Ardından protokol konuşmaları gerçekleştirildi. Astronot Tuva Cihangir Atasever, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Danışmanı ve IAC 2026 Direktörü Emine Doğruok ve IAC Uluslararası Program Komitesi Eş Başkanı Prof. Dr. Mustafa Arif Karabeyoğlu’nun da katıldığı programda açılış konuşmalarını OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın ve TUA Başkan Yardımcısı Fatih Dulkan yaptı. "Uzay teknolojilerinde etkin rol üstlenen bir Türkiye’yi görmek istiyoruz" Türkiye’nin uzay alanında etkin rol oynaması gerektiğinin altını çizen Türkiye Uzay Ajansı Başkan Yardımcısı Fatih Dulkan, "Dünyanın en büyük ve en prestijli uluslararası uzay etkinliği olan Uluslararası Uzay Kongresi (IAC), tarihinde ilk kez Türkiye’de gerçekleştirilecektir. Biz artık uzay faaliyetlerini sadece bir bilimsel macera olarak değil, bugün milyarlarca dolarlık bir ekonomik alan olarak görüyoruz. Bugün 600 milyar dolara erişmiş olan bu hacmin 2030’lu yıllarda 1,8 trilyon doları aşması bekleniyor ki bu çok ciddi bir rakam. Genellikle ekonomideki büyüme, örneğin OECD ülkelerinde yıllık artış yüzde 3-4 arasındayken, uzay sektöründeki artış yüzde 10’un üzerinde seyretmekte. Bu ciddi bir rakam. Bizim de bu pastada yer almamız lazım. Uzay ekonomisinin sunduğu yüksek ekonomik potansiyelin yanı sıra uzay faaliyetleri, ülkemiz açısından bilimsel ilerleme, teknolojik yetkinlik ve milli güvenlik bakımından da stratejik bir önem taşımaktadır. Bu çerçevede Türkiye’nin uzay alanında yalnızca dışarıdan teknoloji ve hizmet temin eden bir ülke konumunda kalması yeterli değildir. Kendi teknolojisini geliştiren, üreten ve uzay politikalarına yön veren karar alma süreçlerinde etkin rol üstlenen bir Türkiye’yi görmek istiyoruz" diye konuştu. Uzay alanında üzerlerine düşen görevlerin bilincinde olduklarına değinen Rektör Prof. Dr. Fatma Aydın ise, "Bugün uzay çalışmaları klasik anlamda keşif kavramının çok ötesine geçmiş, yüksek katma değer üreten stratejik ve sürdürülebilir bir ekonomik alan haline gelmiştir. Günümüzde küresel uzay ekonomisi yaklaşık 700 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaşmış; mevcut projeksiyonlar ise bu rakamın 2035 yılında 1,8 trilyon dolara yaklaşacağını göstermektedir. Bu büyüme, uydu ve fırlatma gibi doğrudan uzay faaliyetlerinin yanında uzaydan elde edilen veri ve teknolojilerin tarımdan ulaşıma, çevreden savunmaya kadar pek çok alanda küresel ekonomiye sağladığı katkılardan kaynaklanmaktadır. Bu yönüyle uzay ekonomisi artık yalnızca devletlerin faaliyetleri olmaktan çıkmış; üniversitelerin bilgi üretimi, girişimcilerin yenilikçi çözümleri ve genç araştırmacıların üretken gücüyle beslenen dinamik bir yapıya dönüşmüştür. Bu alanlarda sürdürülebilir ilerleme; nitelikli araştırma altyapıları, disiplinler arası iş birlikleri ve güçlü insan kaynağı ile mümkündür. Ondokuz Mayıs Üniversitesi olarak kapsayıcılık ve sürdürülebilirlik anlayışımızla yürüttüğümüz akademik çalışmalar, uzay teknolojileriyle birleştiğinde güçlü bir toplumsal etki oluşturmaktadır" şeklinde konuştu. Bir gün süren buluşma programı, katılımcıların sunum ve tecrübe paylaşımlarının ardından sona erdi.
10 Şubat 2026 Salı - 17:31 Samsun’da Yapay Zeka Destekli Medya Uzmanlığı eğitimi sona erdi SAMSUN (İHA) – Samsun’da düzenlenen ve 2 gün süren Yapay Zeka Destekli Medya Uzmanlığı eğitimini başarıyla tamamlayan 74 kursiyer, sertifikalarını aldı. Samsun Valiliği, Samsun Büyükşehir Belediyesi, İletişim Başkanlığı, Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) ile Samsun Ticaret ve Sanayi Odası iş birliğinde düzenlenen Yapay Zeka Destekli Medya Uzmanlığı eğitimi, 2 günlük programın ardından bugün yapılan sertifika töreni ile sona erdi. Eğitimin sonunda kursu başarıyla tamamlayan 74 kursiyer, sertifikalarını Samsun Vali Yardımcısı Mustafa Yıldız, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ayşe Pınar Sumer, Samsun Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Necmi Çamaş ve Basın İlan Kurumu Samsun Bölge Müdürü Nedim Engin’in elinden aldı. Programın açılışında konuşan Samsun 19 Mayıs Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Yusuf Ziya Çakır, dünyada her 5 kişiden 1’inin yapay zekayı kullandığını, 2 günlük eğitimin de Samsun’da görev yapan medya çalışanlarının işlerini oldukça kolaylaştıracağını söyledi. Etkinliğe ev sahipliği yapmaktan onur duyduklarını dile getiren Samsun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, "Yapay zeka destekli medya uzmanlığı eğitim sertifika törenine ev sahipliği yapmaktan gurur duyuyoruz. Sertifika almaya hak kazanan herkese hayırlı uğurlu olsun. Bundan sonraki yaşantınızda bu destekle beraber mesleklerinde çok daha iyi şeyler yapacağınıza inanıyoruz. Eğitimlerini başarıyla tamamlayan arkadaşlarımızı tebrik ediyoruz" dedi. Yapay zekanın hayatın her alanında olduğu gibi medya sektöründe de önemli bir yer edindiğini ifade eden Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Samsun Bölge Müdürü Ebu Bekir Ayrancı, "2 gün boyunca burada eğitimler aldık. Ben de bir kursiyerdim. 2 günlük eğitim programından dolayı hocalarımıza, Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı’na, yer temini konusunda bize her zaman ev sahipliği yapan Samsun Ticaret ve Sanayi Odası’na, Samsun Büyükşehir Belediyesi’ne ve Samsun Valiliği’ne teşekkür ediyor, sertifika töreninin hayırlara vesile olmasını diliyorum" diye konuştu. İletişim Başkanlığı ile bu yıl içerisinde 3’üncü kez proje gerçekleştirdiklerine dikkat çeken OKA Genel Sekreter Vekili Seda Dönmez ise, "İletişim Başkanlığı ile birlikte 1 yıl içerisinde 3’üncü projeyi hayata geçiriyoruz. Bu kadar yoğun iş birliği yapmaktan gurur duyuyoruz. 2026 programlarını da yeni duyurduk. Yeni projeleri de bekliyoruz. Katılımcılar bu teknik destekten memnun kalmışlarsa ve hocalarımız projenin bir paydaşı olmaktan mutlu olmuşlarsa bizler amacımıza ulaşmışız demektir. Tüm katılımcılara şükranlarımı iletiyorum" şeklinde konuştu. Açılış konuşmalarının ardından program, toplu fotoğraf çekimi ile son buldu.
10 Şubat 2026 Salı - 16:25 Lise öğrencileri işitme engelli anneler için hayat kolaylaştıran uygulama geliştirdi Samsun’da lise öğrencileri, işitme engelli annelerin bebeklerinin ağlama sesini fark edebilmesi için bebek sesine duyarlı mobil bildirim sistemi geliştirdi. Samsun İbrahim Tanrıverdi Sosyal Bilimler Lisesi öğrencileri Yiğit Hafız Saraçoğlu ve Ümmügülsüm Metin, öğretmenleri Selim Türk danışmanlığında işitme engelli annelere yönelik, "Sesimi Gör Anne" adlı bir mobil uygulama geliştirdi. Proje, bebek ağlaması gibi hayati öneme sahip seslerin işitme engelli annelere anlık olarak bildirilmesini amaçlıyor. "Anlık bildirim gönderiyor" Projeyi anlatan lise öğrencisi Yiğit Hafız Saraçoğlu, bebek ağlamasının en temel iletişim aracı olduğunu belirterek, "İşitme engelli anneler, bebeklerinin ağladığını duyamadığı için zamanında müdahale edemeyebiliyor. Projemiz bu sorundan yola çıktı. Geliştirdiğimiz mobil uygulama, bebeğin ağlama sesini algıladığında hem telefona hem de akıllı saate titreşimli bildirim gönderiyor" dedi. Uygulamanın bildirim gecikme süresinin 180 ile 260 milisaniye arasında olduğunu ifade eden Saraçoğlu, bunun neredeyse anlık bir uyarı sağladığını söyledi. Uygulama geliştirme sürecinde yaklaşık 80 farklı bebek ağlama sesinin sisteme tanımlandığını belirten Saraçoğlu, kapı gıcırtısı ve televizyon sesi gibi çevresel seslerin ise arka plan gürültüsü olarak uygulamaya eklendiğini kaydetti. Uygulamanın çalışma prensibini de anlatan Saraçoğlu, "Telefonun mikrofonu ortam sesini sürekli dinliyor. Sesin şiddeti, kullanıcının belirlediği hassasiyet değeriyle karşılaştırılıyor. Eşik değerin üzerindeki sesler analiz ediliyor. Bu sesin çevresel bir gürültü mü yoksa bebek ağlaması mı olduğu tespit ediliyor. Eğer bebek ağlamasıysa, anneye titreşimli bildirim gönderiliyor" diye konuştu. "Sesimi Gör Anne" projesiyle işitme engelli annelerin bebek bakımında daha güvenli ve hızlı müdahale edebilmesinin hedeflendiği belirtildi.
10 Şubat 2026 Salı - 15:56 ETÜ Tulpar Uzay ve Roket Kulübü CERN’i ziyaret etti Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) öğrenci topluluklarından Tulpar Uzay ve Roket Kulübü, modern fiziğin ve ileri mühendisliğin dünya çapındaki en önemli merkezlerinden biri olan CERN’i ziyaret etti. Gerçekleştirilen teknik gezi kapsamında kulüp üyeleri parçacık hızlandırıcıları, deney altyapıları ve ileri mühendislik sistemleri hakkında yerinde gözlem yapma imkânı buldu. Derslerde teorik olarak ele alınan sistemlerin uygulamadaki karşılıklarını inceleyen öğrenciler, büyük ölçekli bilimsel projelerin planlama, mühendislik ve disiplinler arası çalışma boyutlarını yakından tanıdı. Ziyarete ilişkin değerlendirmede bulunan Tulpar Uzay ve Roket Kulübü akademik danışmanı, Fen Fakültesi öğretim üyelerinden Doç. Dr. Murat Aydemir, CERN ziyaretinin öğrenciler açısından son derece önemli bir deneyim olduğunu belirterek: "Geçtiğimiz süreçte üniversitemiz CERN tarafından yürütülen DRD5 - Kuantum Algılama Dedektör Ar-Ge İş Birliği Projesi’ne araştırmacı kurum olarak kabul edilmişti. Bu proje kapsamında nano ölçekli kuantum noktaların üretilmesi ve optimizasyonu, bu yapıların dedektör alt sistemlerine entegrasyonu, kuantum algılayıcı özellikte kalorimetre modüllerinin geliştirilmesi ve yarı iletken iz sürücü dedektörlerde ve sintilatörlerde kuantum algılama uygulamalarının gerçekleştirilmesi planlanıyor. Ayrıca ışınım testleri, veri alımı, ileri veri analizi, dedektör modelleme ve simülasyon çalışmaları da yapılacak. Bizler de bu sürecin bir parçası olarak Tulpar Uzay ve Roket Kulübü üyelerimiz ile CERN’i ziyaret etme fırsatı yakaladık. Öğrencilerimizin bu ileri düzey teknolojilerin geliştirildiği araştırma ortamlarını yerinde görmeleri, büyük ölçekli deneysel altyapıları tanımaları ve uluslararası bilimsel iş birliği kültürünü yakından deneyimlemeleri son derece kıymetli oldu. Bu ziyaretin, öğrencilerimizin hem akademik hem de mesleki gelişimlerine önemli katkılar sunacağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı.