TEKNOLOJİ
Aydın’da geleceğin mühendisleri için başvurular başladı 26 Şubat 2026 Perşembe - 13:23:29 Türkiye genelinde birçok gencin yeteneklerini keşfetmesini sağlayan Deneyap Teknoloji Atölyeleri için Aydın’da başvurular başladı. On binlerce öğrenciye robotik ve kodlamadan nanoteknolojiye, tasarım ve üretimden yapay zekaya 11 farklı alanda eğitim veren Deneyap Teknoloji Atölyesi için başvurular Aydın’da da başlarken, son başvuru tarihi 6 Mart 2026 olarak açıklandı. Geleceğin mühendislerini, teknoloji girişimcilerini ve teknoloji liderlerini yetiştirmek amacıyla eğitim vermek üzere kurulan Deneyap Teknoloji Atölyeleri, çalışmalarını eğitimde fırsat eşitliği anlayışıyla sürdürürken, atölyelerde öğrenci seçme süreci üç aşamadan oluşuyor. Başvuru yapan adaylar, öncelikle "E-Sınava" katılıyor. E-Sınavı başarıyla geçen adaylar ikinci adım olan "Çevrimiçi Eğitim ve Görev Tamamlama" aşamasına, ardından bu aşamada da başarılı olan adaylar "Uygulama Sınavına" davet ediliyor. Tüm aşamaları başarıyla tamamlayan öğrenciler, Deneyap Teknoloji Atölyeleri’nde eğitim almaya hak kazanıyor. Deneyap Teknoloji Atölyelerine 2025-2026 eğitim öğretim yılında 4. sınıf, 5. sınıf, 8. sınıf, lise hazırlık sınıfı ve 9. sınıfta okuyan öğrencilerden e-sınav için başvuru alınacak. Öğrenci Seçme Sınavı için başvurular ise deneyap internet adresinden yapılabilecek. Adaylar başvuru sürecini Kurumsal Yönetim Sistemi üzerinden takip edebilecek. Eğitimler iki aşamadan oluşuyor Türkiye’nin teknoloji geliştiren bir topluma dönüşmesini amaçlayan Deneyap Teknoloji Atölyeleri’nde ortaokul ve lise olmak üzere iki farklı düzeyde eğitimler veriyor. Eğitim süreci, ilk 24 ay proje temelli dersler ve son 12 ay takımlar dönemi olmak üzere 2 aşamadan oluşuyor. Atölyelerde Tasarım ve Üretim, Robotik ve Kodlama, Elektronik Programlama ve Nesnelerin İnterneti, İleri Robotik, Malzeme Bilimi ve Nanoteknoloji, Enerji Teknolojileri, Havacılık ve Uzay Teknolojileri yüz yüze, Yazılım Teknolojileri, Siber Güvenlik, Yapay Zeka ve Mobil Uygulama dersleri ise çevrimiçi eğitim olarak veriliyor. Öğrenciler, teknoloji eğitiminde atölyede kullandıkları eğitim içerikleri ile ilişkili malzeme ve ekipmanlarla erken yaşta tanışıyor.
26 Şubat 2026 Perşembe - 13:18 Tedarik zinciri saldırıları, en büyük küresel siber tehdit olarak ortaya çıkıyor Group-IB, Yüksek Teknoloji Suç Eğilimleri Raporu’nu açıkladı. Rapora göre, tedarik zinciri saldırıları en büyük küresel siber tehdit olarak ortaya çıkıyor. Dijital suçları araştırmak, önlemek ve bunlarla mücadele etmek için siber güvenlik teknolojileri alanında faaliyet gösteren Group-IB, tedarik zinciri saldırılarının küresel siber tehdit ortamını yeniden şekillendiren baskın güç haline geldiğini ortaya koyan Yüksek Teknoloji Suç Eğilimleri Raporu 2026’yı yayımladı. Bu yılın raporu, siber suçların izole saldırılardan ekosistem çapında güvenlik ihlallerine doğru belirgin bir şekilde kaydığını ortaya koyuyor. Saldırganlar, güvenilir satıcıları, açık kaynaklı yazılımları, SaaS platformlarını, tarayıcı uzantılarını ve yönetilen hizmet sağlayıcılarını istismar ederek yüzlerce alt kuruluşun sistemlerine erişim elde ediyor. META Bölgesi’nde, Group-IB tarafından 2025 yılında gözlemlenen kimlik avı faaliyetleri, saldırganların orantısız bir şekilde özellikle internet hizmetleri (yüzde 52,49), finans kurumları (yüzde 28,50) ve lojistik sektörü (yüzde 11,20) gibi yüksek etkili sektörleri hedef aldığını göstermektedir. Kimlik avı genellikle bireysel kullanıcılarla başlasa da, bu kuruluşlar içindeki güvenlik ihlalleri müşteriler, iş ortakları ve bağlantılı ekosistemler arasında zincirleme etkilere neden olabilir. Rapor, İlk Erişim Aracıları’nın (IAB) bölgesel tehdit ortamındaki artan rolünü vurguluyor. 2025 yılında Group-IB, META kuruluşlarıyla bağlantılı 200’den fazla kurumsal erişim vakasının halka açık olarak satışa sunulduğunu tespit ederek, çalınan kimlik bilgileri ve erişim noktalarına yönelik güçlü bir talep olduğunu ortaya koydu. Bu erişim noktaları fidye yazılımı saldırılarını, casusluk kampanyalarını ve büyük ölçekli takip operasyonlarını etkinleştirmek için giderek daha fazla kullanılıyor. META genelinde fidye yazılımı faaliyetlerinin en yoğun olduğu bölge, 2025 yılında 100’den fazla olayın rapor edildiği GCC. Etkilenen diğer ülkeler arasında Güney Afrika, Mısır, Fas ve Türkiye yer alıyor. En çok hedef alınan sektörler gayrimenkul, finansal hizmetler, imalat, kamu ve sağlık hizmetleri oldu. Raporda, fidye yazılımı gruplarının artık endüstriyel ekosistemler olarak faaliyet gösterdiği ve operasyonel aksaklıkları ve finansal etkiyi en üst düzeye çıkarmak için öncelikli olarak yukarı akış erişimine odaklandığı belirtildi. Raporu değerlendiren Group-IB İcra Kurulu Başkanı Dmitry Volkov, "Siber suçlar artık tekil ihlallerle tanımlanmıyor. Bu durum, art arda gelen güven kaybıyla tanımlanıyor. Saldırganlar ölçek, hız ve gizlilik sağladığı için tedarik zinciri tehlikesini endüstriyel hale getiriyor. Tek bir yukarı akış ihlali artık tüm sektörleri etkileyebiliyor. Savunucular izole sistemler açısından düşünmeyi bırakmalı ve her ilişki, kimlik ve bağımlılıkta güvenin kendisini güvence altına almaya başlamalıdır" dedi.
26 Şubat 2026 Perşembe - 12:54 FRC’nin teknoloji destekçisi Turknet, beşinci kez gençlerle sahada Gençlerin üretme cesaretini destekleyen Turknet, dünyanın önde gelen lise robotik yarışmalarından FIRST Robotics Competition (FRC)’nın ‘Teknoloji Destekçisi’ olarak sahada gençlerin yanında yer alacak. 2026 Sezonunda, 6 bin 500’den fazla öğrencinin yarışacağı etkinlikte şirket, yalnızca fiber altyapısıyla değil, sahadaki teknik destek alanlarıyla da gençlerle olacak. ‘Net Gençlik’ ile altyapısının uygun olduğu yüzlerce devlet üniversitesi ve teknoparkta gençlerin yanında yer alan Turknet, lise öğrencileri ile de her yıl dünyanın en itibarlı teknoloji turnuvalarından ‘FIRST Robotics Competition’ (FRC) kapsamında bir araya geliyor. Fikret Yüksel Vakfı tarafından düzenlenen FIRST Robotics Competition’a (FRC) bu yıl beşinci kez destek olan şirket, mart ayı boyunca İstanbul’da gerçekleşecek altı farklı bölgesel turnuvada genç kaşiflere eşlik edecek. Arkeoloji ve mühendislik buluşuyor: REBUILT sezonu başlıyor Bu yıl "FIRST AGE Sezonunda Geçmişi Yeniden İnşa Edelim: REBUILT" sloganıyla düzenlenen yarışmada takımlar, arkeolojiden ilham alarak mühendislik becerilerini kullanacaklar. Bu yıl; Türkiye’den 208 ve 16 ülkeden 39 yabancı takımı ağırlayacak olan etkinlikte 6 bin 500’den fazla öğrenci yarışacak. Turknet ‘Pit Stop’ çadırı bu yıl daha güçlü Geçtiğimiz yıl yoğun ilgi gören şirket ‘Pit Stop’ teknik destek çadırı, bu sezon daha kapsamlı bir yapıyla sahada olacak. Takımların yedek parça ve tamir ihtiyaçlarına destek sağlayan alan sayesinde öğrenciler, teknik aksaklıklara takılmadan yarışmaya odaklanabilecek. Bu yılın bir diğer yeniliği ise şirketin özel maskotu olacak. FRC turnuvalarının ayrılmaz bir parçası olan maskot kültürüne dahil olan şirket, maskotuyla FRC sahnesindeki yerini alarak gençlerle doğrudan etkileşim kuracak. "Türkiye’nin teknoloji üretme kapasitesi bu salonlarda büyüyor" "Turknet için FRC, bir sponsorluk desteğinden çok, ülkemizin dijital geleceğine duyduğumuz inancın bir ifadesi" diyen Fikret Yüksel Eğitim Vakfı Onur Kurulu Üyesi ve Turknet CEO’su Cem Çelebiler şöyle konuştu: "Biz interneti yalnızca bir bağlantı hizmeti olarak değil; üretimin, öğrenmenin ve cesur fikirlerin zemini olarak görüyoruz. Beş yıldır aynı sahada gençlerin hayal kurma cesaretine tanıklık ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki Türkiye’nin teknoloji üretme kapasitesi tam da bu salonlarda büyüyor. Onların risk alan, deneyen ve yeniden ayağa kalkan ruhu bize de ilham veriyor. Bu nedenle FRC’de olmak bizim için bir destekten öte, bu yolculukta gençlerle birlikte yürümek anlamına geliyor." Fikret Yüksel Vakfı Başkanı Alex Burchard ise şunları söyledi: "Programa ve öğrencilere sağladığı cömert destekten dolayı Turknet’e teşekkür etmek istiyorum. Gigafiber internet hizmetleri, etkinliklerimizin son derece pürüzsüz geçmesini sağlıyor ve öğrencilere bu anlamda sağladıkları destek inanılmaz büyük. Bu program önemli bir program, çünkü öğrencilere sadece bir dizi teknik beceri öğretmekle kalmıyor; aynı zamanda iletişim, takım çalışması, problem çözme ve gelecek nesillere yardım etmek için hayırseverlik yapma gibi şeylerle ondan çok daha fazlasını öğretiyor. "Robottan daha fazlası" sloganıyla aslında robotu yalnızca öğrencilerin ilgisini çekecek bir araç gibi kullanıyoruz, öğrenciler eğlenceye katıldıklarında ise yaşayacakları kişisel gelişimin sınırı olmuyor." Mart ayı boyunca sürecek turnuvalar İstanbul’da ve Ankara’da gerçekleşecek. İstanbul turnuva takvimi şöyle: İstanbul Regional: 3-5 Mart 2026 (Başakşehir Spor Salonu) Bosphorus Regional: 6-8 Mart 2026 (Başakşehir Spor Salonu) Yeditepe Regional: 9-11 Mart 2026 (Başakşehir Spor Salonu) Haliç Regional: 25-27 Mart 2026 (T.A.F. Atletizm Salonu, Bakırköy) Marmara Regional: 28-30 Mart 2026 (T.A.F. Atletizm Salonu, Bakırköy) Avrasya Regional: 31 Mart-2 Nisan 2026 (T.A.F. Atletizm Salonu, Bakırköy) Ankara turnuva takvimi şöyle: Ankara Regional: 7-9 Nisan 2026, Devlet Bahçeli Eğitim Yaşam ve Spor Yerleşkesi Başkent Regional: 10-12 Nisan 2026, Devlet Bahçeli Eğitim Yaşam ve Spor Yerleşkesi
26 Şubat 2026 Perşembe - 11:53 Turkcell 5G için hazır Türkiye’de ilk 5G sinyalinin verilmesi için geri sayım sürerken, Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, Kartepe’deki 5G sahasını ziyaret etti. "Tıpkı Kartepe gibi Türkiye’nin dört bir yanını 5G altyapısı ile donatan çok büyük bir ekibimiz var" diyen Koç şu mesajları verdi: "En geniş frekans portföyünün sahibi ve en fazla 5G yatırımı yapan şirket olarak, 1 Nisan’dan itibaren 81 ilde Turkcell gücünde 5G deneyimi yaşatacağız. Tüm hazırlıklar tamamlandı. Artık sadece söylemlerin değil, yatırım gücü ve teknik kapasitenin de konuşacağı yerdeyiz. Turkcell, Türkiye’de mobil iletişimin oyun kurucusudur.’’ Türkiye, 1 Nisan’da verilecek ilk 5G sinyali için gün sayarken Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, Kocaeli Kartepe’deki 5G sahasını ziyaret ederek çalışmalar hakkında bilgi aldı ve fedakâr çalışmaları için saha ekibine teşekkür etti. "Turkcell, Türkiye’de mobil iletişimin her devrinde lider oldu" Şiketin, Türkiye’nin 5G dönüşümüne liderlik edeceğinin altını çizen Genel Müdür Koç, şu mesajları verdi: "Türkiye’de mobil iletişimin her döneminde sektör lideri olduk. 16 Ekim’deki ihalede, 1 milyar 224 milyon dolarlık teklifle Türkiye’nin en geniş frekans portföyünün sahibi olarak bu liderliği perçinledik. 700 MHz bant genişliğimiz sayesinde kırsal bölgelerden bina içlerine kadar güçlü ve dengeli bir kapsama sağlayacağız. 3,5 GHz bandındaki kapasitemizle de şehir merkezlerinde ve yoğun bölgelerde mobilde saniyede 1000 megabit ve üzeri seviyelere ulaşan performans sunacağız. 5G, üretimden ulaşıma, sağlıktan enerjiye kadar hayatın her alanında çok köklü bir dönüşümü tetikleyecek. 32 yıldır süren liderlik tecrübemizle ülkemizin bu dönüşümüne biz öncülük edeceğiz. Turkcell, Türkiye’de mobil iletişimin oyun kurucusudur. Bu konumun getirdiği sorumluluk ve vizyonla, 1 Nisan’dan itibaren 81 ilde Turkcell gücünde 5G deneyimi yaşatacağız." "Artık yatırım gücü ve teknik kapasite konuşacak" Dr. Ali Taha Koç şöyle devam etti: "Bundan tam 32 yıl önce Türkiye’yi cepten ilk alo ile tanıştıran markayız. Bugün 5G’nin sağlayacağı olanakları ve arkasındaki teknolojiyi konuşuyoruz ama tüm bunları mümkün kılan, bu istasyonları kuran ekiplerimizin bilgisi ve alın teridir. Tıpkı Kartepe’de olduğu gibi Türkiye’nin dört bir yanını 5G altyapısı ile donatan çok büyük bir ekibimiz var. Bugün itibarıyla 5G’ye hazırız. Artık sadece söylemlerin değil yatırım gücü ve teknik kapasitenin, yani kısacası ‘gerçeklerin’ konuşacağı yerdeyiz. Çekim gücü, altyapı, hız ve müşteri hizmetleri gibi alanlarda sektör ortalamalarının çok üzerinde bir deneyim sunuyoruz. Tüm hazırlıklar tamamlandı. 1 Nisan günü Türkiye’nin dijitalleşme yolculuğunda yeni ve tarihi bir sayfa açılacak. Ve o sayfanın altında Turkcell imzası olacak."
Kameralar cebe girdi: Fotoğraf tutkunlarına cep telefonu eğitimi veriliyor
07 Şubat 2026 Cumartesi - 11:36 Kameralar cebe girdi: Fotoğraf tutkunlarına cep telefonu eğitimi veriliyor Aydın’ın Nazilli ilçesinde amatör fotoğraf tutkunlarınca 2006 yılında kurulan Nazilli Fotoğraf Sanatı Derneği (NAFOD), bu kez cebe giren kameralar olan cep telefonları ile çekim yöntemleri eğitimi verdi. NAFOD ve Aydın Fotoğraf Sanatı Derneği (AYFOD) işbirliğinde Nazilli’deki dernek hizmet binasında düzenlenen etkinliğe çok sayıda fotoğraf tutkunu katıldı. NAFOD Yönetim Kurulu Üyesi, Fotoğraf Eğitmeni Kamil Okyay, eğitim seminerine katılan üyeler başta olmak üzere öğrenci ve diğer fotoğraf meraklılarına mobil fotoğrafçılığın temellerini anlattı. Mobil fotoğrafçılığın temelleri, renk uyumu ve kontrast, mobil fotoğrafçılıkta bakış ve hareket yönü, mobil fotoğrafçılıkta çizgiler - çerçeveler, mobil fotoğrafçılıkta kompozisyon, uygulama önerileri, ekipman ve aksesuarlar ile mobil fotoğraf uygulamalarını anlattı. 30 gün sürecek proje içerisinde teorik uygulamanın ardından saha çalışması yapılarak, cep telefonu kameraları ile çekilen fotoğrafların değerlendirmeye alınacağı belirtildi. Okyay sunumunda, cep telefonlarının işleyiş açısından fotoğraf makinelerine pek çok konuda benzese de dikkat edilmesi gereken farklılıklar olduğunun önemle altını çizerek, "Tarihteki ilk mobil fotoğraf 1997 yılında Philippe Kahn tarafından çekilmiştir. Mobil fotoğrafçılığı gelişmesi ve yayılması ancak 2002 yıllarında cep telefonlarının yaygınlaşması ile mümkün olmuştur. Mobil fotoğrafçılıkta fark oluşturan en önemli unsurlardan biri, kameranın kalbi sayılan görüntü sensörü ve onun sihirli rakamları olan boyutu ve çözünürlüğüdür. Işığı algılayan ve onu dijital verilere dönüştüren bu minik parça, fotoğrafın kalitesini doğrudan etkiler. Sensör boyutu ne kadar büyükse, o kadar fazla ışık toplayabilir. Profesyonel fotoğraf makinelerinde bulunan tam kare (Full Frame) sensörler, 36x24 mm gibi büyük boyutlara sahiptir. Oysa mobil telefonlardaki sensörler çok daha küçüktür" dedi. "Mobil fotoğrafçılığın önemi artıyor" Okyay, konuşmasının devamında cep telefonu kameralarının boyutlarının dikkate alındığında oldukça hızlı ve pratik olduğunu da ifade ederek, "Mobil fotoğrafçılıkta, akıllı asistanlar, otomatik modlar ve sihirli dokunuşlar çok daha hızlı şekilde uygulanabilmektedir. Pratik çekim modları sayesinde hemen hemen her ortamda görüntünün yakalanabilmesi mümkündür. Ancak her ne şekilde olursa olsun ayarların kullanımı, kadraj, ışık, renk, kontrast, bakış, hareket, arka plan, çerçeveleme, senaryo, kompozisyon, derinlik oluşturma, denge, pozlama, üçte bir kuralı, portre çekimi, ekipmanlar ve son olarak fotoğrafın işlenmesi gibi fotoğrafı etkileyen unsurları iyi bilmek gerekir. Çünkü her geçen gün mobil fotoğrafçılığın önemi giderek artıyor" şeklinde konuştu. "Bilime, sanata ve eğitime katkı sağlanıyor" Nazilli Fotoğraf Sanatı Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Refik Karacaoğlu, derneklerinin kurulduğu günden bu yana bilime, sanata ve eğitime katkı sağlamak amacıyla projeler ürettiğini ve proje işbirlikleri ile fotoğraf sanatını sevdirmeye çalıştıklarını ifade etti. 2026 yılında yeni projelerle sosyal ve kültürel faaliyetlerini sanatla buluşturmak için işbirliği protokolleri yaparak fotoğraf sanatını sevdirmeyi amaçladıklarını da ifade eden Başkan Karacaoğlu, üyelerine ve katılımcılara teşekkür ederek derneğin her zamankinden daha fazla ve etkin şekilde sanatsal faaliyetlerini yürütmeye devam edeceğini belirtti. Etkinliğe katılan Aydın Fotoğraf Sanatı Derneği (AYFOD) Üyesi Dilşat Erdoğmuş ve ortaokul öğrencisi Lale Kaymak, yaptıkları konuşmada cep telefonu kameralarını etkin şekilde kullanmayı öğrenmenin gerekliliğini ifade ettiler.
SSB Başkanı Görgün: "GHOST’un amacı geleceği şekillendirmeye aday teknolojileri belirlemektir"
06 Şubat 2026 Cuma - 13:05 SSB Başkanı Görgün: "GHOST’un amacı geleceği şekillendirmeye aday teknolojileri belirlemektir" Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayi Başkanlığı (SSB) tarafından düzenlenen ‘Geleceğin Harekat Ortamını Şekillendirecek Teknolojiler (GHOST) yarışması ödül töreninde konuşan SSB Başkanı Haluk Görgün, "GHOST’un amacı geleceği şekillendirmeye aday teknolojileri belirlemek ve yatırım yapılması gereken savunma teknolojilerini işaret etmektir" dedi. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayi Başkanlığı (SSB) tarafından ‘Geleceğin Harekat Ortamını Şekillendirecek Teknolojiler (GHOST)’ yarışması düzenlendi. Kamu, savunma sanayii ve akademi iş birliğiyle bu yıl ikincisi düzenlenen yarışmaya yapılan toplam 118 başvuru, SSB tarafından oluşturulan hakem heyeti tarafından değerlendirildi. Yapılan değerlendirmede ilk 10’a giren senaryolar hakem heyeti tarafından belirlendi. "GHOST’un amacı geleceği şekillendirmeye aday teknolojileri belirlemek" Ödül töreninde konuşan SSB Başkanı Haluk Görgün, Türkiye’nin stratejik aklını ve teknoloji üretme iradesini aynı çatı altında buluşturan çok kıymetli bir birlikteliği yaşadıklarını ifade etti. Güvenlik ortamının hızla değiştiğini ve tehditlerin çok boyutlu hale geldiğini kaydeden Görgün, "Bu noktada GHOST’un amacı geleceği şekillendirmeye aday teknolojileri belirlemek, yatırım yapılması gereken savunma teknolojilerini işaret etmek ve bugüne kadar yeterince görünürlük kazanmamış yeni teknoloji ile konseptleri ekosistemin gündemine taşımaktır" diye konuştu. "Yarışmada 2050’li yıllarda kullanılacak teknolojileri tasvir edecek en iyi senaryolar seçildi" Görgün, GHOST faaliyetinin ilkini 2023 yılında düzenlediklerini hatırlatarak, "Ortaya çıkan sonuçlar ve ekosistemde ürettiği sinerji, 2025 yılında ikinci senaryo yarışmasının yapılmasına güçlü bir zemin oluşturdu. Bu ikinci yarışmada, 2050’li yılların harekât ortamını ve kullanılacak teknolojileri tasvir edecek en iyi senaryolar seçildi. 2050’ye giderken; harekâtın dili, ölçeği ve hızı dönüşüyor. Kara, deniz ve havanın yanında uzay, siber alan ve elektromanyetik spektrum giderek daha belirleyici bir ağırlık kazanıyor. Bu yeni dönemde üstünlüğü; yalnız platformlar değil, platformların birbirleriyle kurduğu güvenli bağlar, karar süreçlerini hızlandıran zekâ katmanları ve sahayı bütüncül gören sistemler belirleyecek. Bu nedenle, GHOST senaryolarını yalnızca bir gelecek tasviri olarak ele almıyoruz; bu senaryoları, ülkemizin gelecek yetkinliklerini inşa eden stratejik bir araç olarak görüyoruz" açıklamasında bulundu. GHOST çerçevesinde gelen senaryoları Türk Silahlı Kuvvetleri’nden, üniversitelerden ve savunma sanayi ekosisteminden uzmanların katkı sunduğu, çoklu değerlendirme esasına dayalı bir süreçle incelediklerinin altını çizen Görgün, süreç boyunca tarafsızlığı güçlendiren adil, tutarlı ve izlenebilir bir değerlendirme zemini oluşturduklarını sözlerine ekledi. Yarışma sonrasında geleceğin teknolojilerini belirlemeye yönelik olarak SSB koordinasyonunda TSK, savunma sanayii firmaları, araştırma kurumları ve üniversite temsilcilerinin katılımıyla GHOST Çalıştayı yapıldığını aktaran Görgün, çalıştay kapsamında savunma sanayini doğrudan ilgilendiren teknoloji yol haritalarında yer alması gereken konu başlıklarının netleştiğini açıkladı. Görgün, toplam 11 başlıkta yol haritasının belirlendiğini kaydederek, konular birbirini tamamlayan bir bütünlük içinde ele alındığında Türkiye’ye sistemik üstünlük sağlayacak güçlü bir teknoloji omurgası oluşturacağını dile getirdi. "Savunma sanayiinde kalıcılığı sağlayan unsur, insan kaynağının ve güvenlik yaklaşımının eş zamanlı güçlenmesidir" Görgün, GHOST’un en kıymetli çıktılarından birini ekosistemin aynı hedef etrafında aynı dili konuşmasını sağlaması olduğunu vurgulayarak, "Yarışma ve çalıştay süreçlerinde Başkanlığımız personeli, TSK mensupları, akademisyenlerimiz ve sanayi temsilcilerimiz aynı masalarda çalıştı; aynı sorunlara birlikte baktı; aynı gelecek resmini birlikte netleştirdi. Bu birliktelik teknoloji üretmenin ötesinde, yetkinlik üretmeyi de beraberinde getirmektedir. Çünkü savunma sanayiinde kalıcılığı sağlayan unsur ürünle birlikte insan kaynağının, süreç disiplininin, test ve doğrulama kültürünün, güvenlik yaklaşımının ve kurumsal sürekliliğin eş zamanlı güçlenmesidir. Bugün ödül alan senaryolar, bu ortak aklın somut çıktılarıdır" değerlendirmesinde bulundu. "GHOST’un kalıcı bir platform olarak daha da büyümesini temenni ediyorum" Yarışmalara katılan tüm proje sahiplerine ve onları destekleyen savunma sanayii temsilcilerine teşekkür eden Görgün, "GHOST’un ülkemizin teknoloji yol haritasına yön veren, yeni OTAĞ temalarını besleyen ve stratejik hazırlığımızı güçlendiren kalıcı bir platform olarak daha da büyümesini temenni ediyorum" dedi. Program, dereceye giren proje sahiplerine ödüllerinin verilmesiyle son buldu.
Bilim, planlama ve toplum "Tekirdağ" için bir araya geldi
06 Şubat 2026 Cuma - 12:40 Bilim, planlama ve toplum "Tekirdağ" için bir araya geldi Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ile Tekirdağ Planlama Ajansı (TEKPA) iş birliğinde düzenlenen "Afetlere Dayanıklı Tekirdağ-Deprem Güvenliği ve Toplum Odaklı Çözümler Çalıştayı", iki gün süren programın ardından sona erdi. Büyükşehir Belediyesi Yılmaz İçöz Sahnesi’nde gerçekleştirilen çalıştayda, kentsel dönüşüm ve deprem güvenliği; planlama, çevresel, fiziksel, finansal, hukuki ve uygulama boyutlarıyla dört ayrı oturumda ele alındı. İlk gün bilimsel veriler değerlendirilirken, ikinci gün bu verilerin sürdürülebilir politikalara dönüştürülmesine yönelik çözüm önerileri masaya yatırıldı. Çalıştayın ilk oturumunda, Şehir Plancısı ve TEKPA Koordinatörü Dr. Ömer Selvi moderatörlüğünde "Kentsel Dönüşümün Planlama Boyutu" başlığı ele alındı. İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Pelin Pınar Giritlioğlu, "Dirençli Kentler İçin Nasıl Bir Kentsel Dönüşüm?" sunumuyla kentsel dönüşüm planlamasının afetlere dirençli şehirler oluşturmadaki önemine dikkat çekti. Gaziemir Belediye Başkan Yardımcısı Yusuf Ekici ise "Ulaşılamayan Konut: Türkiye’de Barınma Hakkı" başlıklı sunum yaptı. İkinci oturumda, TEKPA Genel Müdürü Mehmet Akyürek moderatörlüğünde "Kentsel Dönüşümün Fiziksel ve Çevresel Boyutu" ele alındı. Dr. Öğr. Üyesi İpek Sakarya, orta ölçekli kentlerde kentsel dönüşümün fiziksel çevre üzerindeki etkilerini değerlendirirken, Özyeğin Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alper Ünlü ise mimarlık ve çevresel stres ilişkisini ele aldı. Üçüncü oturumda, "Kentsel Dönüşümün Finansal ve Hukuki Boyutu" başlığı altında değerlendirmeler yapıldı. İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Hepşen, kentsel dönüşümün finansmanı konusundaki doğru ve yanlış uygulamalara değinirken, Çankaya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ezgi Orhan, dönüşüm mevzuatı ve risk azaltma uygulamalarını aktardı. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. İdil Akyol Koçhan ise 6306 sayılı Kanun kapsamında kentsel dönüşüm, sosyal konut ve barınma hakkı konularını ele aldı. Çalıştayın kapanış konuşmasını yapan TEKPA Genel Müdürü Mehmet Akyürek, afetlere karşı dirençli kentlerin oluşturulmasının bütüncül bir sorumluluk olduğuna dikkat çekerek, "Bu çalıştay, kentsel dönüşümün yalnızca yapı yenileme değil, risk azaltma odaklı bir politika olarak ele alınması gerektiğini bir kez daha ortaya koydu. Bilim, kamu yönetimi, yerel yönetimler, meslek odaları ve toplumun birlikte hareket etmesi büyük önem taşıyor" dedi. Programa, büyükşehir belediyesi daire başkanları, kurum amirleri, meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve vatandaşlar da katıldı.
Zihinsel engelli çocuklara sahip ailelere yapay zekalı destek
06 Şubat 2026 Cuma - 12:13 Zihinsel engelli çocuklara sahip ailelere yapay zekalı destek Antalya Valiliği himayesinde Akdeniz Üniversitesi koordinatörlüğünde yürütülen ve Avrupa Birliği Erasmus Plus KA220 kapsamında desteklenen Zihinsel Engelli Çocuklu Aileleri Güçlendirmeye Yönelik Avrupa Dijital Ağı ve Sanal Merkezi "European Digital Network and Virtual Centre for Empowering Families with Intellectual Disability Children (VICEFAM-CID)" başlıklı projenin açılış programı gerçekleştirildi. Akdeniz Üniversitesi’nin koordinatörlüğünde yürütülen projede Antalya Valiliği, Zihinsel Yetersiz Çocukları Yetiştirme ve Koruma Vakfı (ZİÇEV), bo Academy University (Finlandiya), University of Maribor (Slovenya), Association for Innovation and Education (AFIE) (Polonya) proje ortağı olarak yer alıyor. Proje; zihinsel engelli çocuklara sahip ailelerin dijital araçlar ve yapay zekâ destekli öğrenme çözümleri aracılığıyla güçlendirilmesini, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir Avrupa dijital destek ağı oluşturulmasını ve aile temelli yenilikçi eğitim modellerinin geliştirilmesini amaçlıyor. Ailelerin yükünü hafifletmek görevimiz 6 Şubat depremlerinin yıl dönümü vesilesiyle hayatını kaybedenleri anarak konuşmasına başlayan Antalya Valisi Hulusi Şahin, projenin hem insani hem de teknolojik boyutuna dikkat çekti. Vali Şahin, engelli bireye sahip ailelerin omuzlarındaki yükün ağırlığına değinerek, kamu ve akademik camianın bu süreçteki rolünü vurguladı. Vali Şahin, "Engelli bireyi olan bir ailenin yükü tarifi imkânsız seviyede. Bu yükü ne kadar azaltabilirsek, bu yükün altına ne kadar omuz koyabilirsek o kadar iyi. Bir toplumun gelişmişlik seviyesini, özel ilgiye muhtaç bireylerine gösterdiği ilgiyle ölçebiliriz. Burada başarılı işler yapabilmek, medeniyet karnemizin ana göstergesidir." dedi. Dijital dönüşüm ve yapay zeka Projenin yenilikçi çözümler sunmasını değerli bulduğunu ifade eden Vali Şahin, dijitalleşmenin getirdiği fırsatların engelleri aşmak için kullanılması gerektiğini belirtti. Yapay zeka uygulamalarının özel eğitim alanındaki önemine değinen Vali Şahin, "Büyük bir dijital dönüşümün içindeyiz. Bu dünyanın meyvelerini çocuklarımızın istifadesine sunmamız lazım. Dijitalleşmenin sunduğu imkanlarla eğitimdeki engelleri aşmak temel hedefimiz olmalı." ifadelerini kullandı. Projenin uluslararası boyutuna dikkat çeken Vali Şahin, Türkiye ile Polonya, Slovenya ve Finlandiya’dan ortakların deneyimlerini paylaşacağını belirtti. Proje kapsamında kurulacak dijital ağ sayesinde, zihinsel engelli bireylerin eğitimine dair iyi uygulama örneklerinin sürdürülebilir bir şekilde paylaşılacağını ifade etti. Vali Şahin, konuşmasının sonunda proje ekibine, Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğü’ne ve uluslararası partnerlere teşekkür etti. Üniversitelerin görevi bilgiyi topluma sunmak Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Üniversitelerin en kıymetli görevi, bilgiyi toplumun hizmetine sunmaktır. Bu proje, tam da bu misyonun somut bir ifadesi. Hemşirelik Fakültemiz, Mühendislik Fakültemiz ve İletişim Fakültemizden hocalarımızın ortak emeği, sadece akademik bir çalışma değil, doğrudan insan hayatına dokunan bir çözüm olarak karşımıza çıkıyor." dedi. İş birliğinin önemine dikkat çeken Rektör Özkan, "Biliyoruz ki engellilik gibi karmaşık ve çok boyutlu meselelerde, çözüm üretmek yalnızca tek bir kurumun başarabileceği bir şey değil. Bu alan; akademik bilginin, uluslararası deneyimin, kamu gücünün ve sivil toplumun sahadaki gerçekliğinin bir araya gelmesiyle gelişiyor. Farklı bakış açıları yan yana geldiğinde hem daha kapsayıcı hem de gerçekten karşılığı olan çözümler ortaya çıkıyor. Bu proje tam da böyle bir iş birliğinin ve ortak bir sorumluluk duygusunun ürünüdür." şeklinde konuştu. Hedef ailelerin ve çocukların hayatını kolaylaştırmak Projenin amacının asıl hedefinin ailelerin ve çocukların yaşamını kolaylaştırmak olduğunu söyleyen Rektör Özkan, "Projemizin en heyecan verici çıktıları arasında yer alan Yapay Zekâ Destekli Sanal Öğrenme ve Destek Merkezi ile Aileden Aileye Avrupa Dijital Ağı, teknolojiyle insani dayanışmayı aynı çatı altında buluşturacaktır. Bu merkez üzerinden sunduğumuz dijital eğitim modülleri ve rehberlik araçları, yalnızca ailelerimize değil; öğretmenlerden psikologlara kadar sahada emek veren tüm profesyonellerimizin de dijital yetkinliklerini en üst seviyeye taşıyacaktır. Antalya Valiliğimiz ve ZİÇEV gibi değerli paydaşlarımızın katkılarıyla, bu dijital dönüşümü kamu politikalarına entegre ederek Türkiye ve Avrupa için örnek teşkil edecek bir başarı hikayesi yazacağımıza yürekten inanıyorum." dedi. Rektör Özkan, 6 Şubat depreminin yıl dönümünde, depremde hayatını kaybedenleri anarak konuşmasını tamamladı. VICEFAM-CID Proje Yürütücüsü Prof. Dr. İlkay Boz, projenin temel çıkış noktasını "sahadaki gerçek ihtiyaçlar" olarak tanımlayarak sistemin genellikle çocuklara odaklandığını ancak asıl yükü taşıyan ailelerin yalnız kaldığını vurguladı. Boz, Avrupa’da zihinsel engelli çocukların yüzd 70’inin ailesiyle yaşadığı ve bu ailelerin ciddi bir tükenmişlik ve sosyal izolasyonla mücadele ettiği belirtti. Boz, proje kapsamında, yapay zeka destekli dijital öğrenme platformları oluşturulacağını, erişilebilir eğitim materyalleri ve psikososyal destek bileşenleri geliştirileceğini, Avrupa çapında "aileden aileye" etkileşim sunan bir dijital ağ kurulacağını söyledi. Boz, Akdeniz Üniversitesi’nin koordinatörlüğünde yürütülen projede; Finlandiya (bo Akademi Üniversitesi) yapay zeka altyapısıyla, Slovenya (Maribor Üniversitesi) dijital araç geliştirme uzmanlığıyla, Polonya ise sürdürülebilirlik ve saha tecrübesiyle yer aldığını ve Antalya Valiliği’nin ise projenin kamu kurumlarıyla entegrasyonu ve yaygınlaştırılmasında stratejik ortaklık üstlendiğini ifade etti. Boz, proje sonunda elde edilecek modelin, yalnızca yerel bir çözüm kalmayıp, Avrupa genelinde uygulanabilir bir "politika değişim modeli" haline getirilmesi hedeflendiğini ifade etti.
Tokat Teknopark’tan bölge ekonomisine büyük katkı
05 Şubat 2026 Perşembe - 14:37 Tokat Teknopark’tan bölge ekonomisine büyük katkı Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) bünyesinde faaliyet gösteren Tokat Teknopark, ortaya koyduğu ekonomik ve teknolojik performansla dikkat çekiyor. Açıklanan güncel veriler, teknoparkın bölgesel kalkınmaya ve ulusal ekonomiye sağladığı katkının her geçen gün arttığını gösteriyor. Tokat Teknopark bünyesinde faaliyet gösteren firmalar tarafından bugüne kadar 270 bin dolarlık ihracat gerçekleştirildi. Aynı zamanda teknopark firmalarının toplam satış hacmi 1 milyar 208 milyon 285 bin 711 TL’ye ulaştı. Bu veriler, teknoparkın ekonomik sürdürülebilirlik ve ticarileşme açısından önemli bir başarı yakaladığını ortaya koyuyor. Teknopark çatısı altında 63 firma aktif olarak faaliyet gösterirken, bu firmalarda 300 nitelikli personel istihdam ediliyor. Tokat Teknopark, sunduğu altyapı ve destek mekanizmalarıyla girişimciler ve Ar-Ge odaklı şirketler için güçlü bir çalışma ortamı sağlıyor. Tokat Teknopark’ta hâlihazırda 90 proje devam ederken, yürütülen Ar-Ge çalışmaları sonucunda 127 ürünün ticarileştirildiği bildirildi. Bu durum, üniversite-sanayi iş birliğinin somut ve ekonomik değere dönüşen çıktılar ürettiğini gösteriyor. Bölgesel kalkınmada stratejik bir merkez Akademik bilgi ile sanayi deneyimini bir araya getiren Tokat Teknopark, yenilikçi ve katma değerli üretimi destekleyerek Tokat’ın teknoloji ve girişimcilik alanındaki konumunu güçlendiriyor. Yetkililer, önümüzdeki dönemde ihracat rakamlarının ve ticarileşen ürün sayısının daha da artmasının hedeflendiğini ifade ediyor.
TEI Havacılık Teknisyen Okulu’nun üçüncü sezonu başladı
05 Şubat 2026 Perşembe - 11:20 TEI Havacılık Teknisyen Okulu’nun üçüncü sezonu başladı Türkiye’nin havacılık motorlarındaki lider şirketi TEI’nin, geleceğin teknisyenlerini yetiştirmeyi amaçlayan programı TEI Havacılık Teknisyen Okulu, TEI Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut F. Akşit’in açılış dersiyle üçüncü sezonuna başladı. Eskişehir Valiliği himayesinde ve Eskişehir İl Millî Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda düzenlenen TEI Havacılık Teknisyen Okulu’nun açılış dersi için gerçekleştirilen törene; TEI Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut F. Akşit, Eskişehir İl Millî Eğitim Müdürü Sinan Aydın, İl Millî Eğitim Müdürlüğü ve TEI yetkilileri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Tören kapsamında öğrencilere seslenen Eskişehir İl Millî Eğitim Müdürü Sinan Aydın, mesleki eğitimin önemine vurgu yapmanın yanı sıra, savunma sanayi alanındaki millî projeler için çalışmanın aynı zamanda vatana hizmet olduğunun altını çizdi. Son olarak bu alandaki destekleri nedeniyle TEI’ye teşekkürlerini sunan Aydın, yeni dönemde öğrencilere başarılar diledi. Programın açılış dersi TEI 101’de öğrencilerle bir araya gelen TEI Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut F. Akşit, yerli ve millî savunma sanayi teknolojilerinin önemini anlatırken, TEI’nin faaliyetlerini ve Türkiye’nin millî havacılık motorları serüvenini katılımcılarla paylaştı. 11 hafta sürecek TEI Havacılık Teknisyen Okulu’nda havacılık ve savunma sanayi sektöründe yer alan üretim ve imalat alanlarıyla ilgili teknik dersler yer alıyor. Okul öncesi eğitimden lisansüstü eğitime kadar, her seviyede eğitim çalışmalarını desteklemeye devam eden TEI, 2024 yılında hayata geçirdiği TEI Havacılık Teknisyen Okulu ile meslek liseli öğrencilerin sektöre dair teknik bilgi ve becerilerini artırmanın yanı sıra, Eskişehir’in istihdamına da destek olmayı hedefliyor.
‘Akıllı telefonlar ve marka hakimiyetleri yapay zeka ile yeniden şekilleniyor’
05 Şubat 2026 Perşembe - 10:18 ‘Akıllı telefonlar ve marka hakimiyetleri yapay zeka ile yeniden şekilleniyor’ Öğretim Üyesi Dr. Yelda Fırat, "Akıllı telefonlar, yapay zeka ile derinlemesine entegre oldukça bugüne kadar alıştığımız cihaz ve marka hakimiyetleri sorgulanır hale geliyor. Önümüzdeki dönemde bazı köklü markaların tarih sahnesinden silinmesi sürpriz olmayabilir" dedi. Akıllı telefonlar son 15 yılda dijital dünyanın merkez cihazı konumunda iken, yapay zeka çağının yükselişi bu dengeleri ciddi şekilde sarsıyor. OpenAI, Meta ve Amazon gibi teknoloji devleri, klasik dokunmatik ekran deneyiminin ötesine geçen yapay zeka destekli cihazlar geliştiriyor. Akıllı gözlükler, giyilebilir cihazlar ve hatta ekransız ara yüzler, kullanıcıların etkileşimini daha canlı, enerjik hale getirmeyi hedefliyor. Analistler, küresel akıllı telefon satışlarının bu yıl yüzde 6 düşmesini bekliyor. Çip krizleri ve yapay zeka odaklı donanım talebindeki artış, telefon üreticilerini daha da zorluyor. Mudanya Üniversitesi Mühendislik, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Yelda Fırat, akıllı telefonlar ve yapay zekanın kesişiminde yaşanan değişimle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Akıllı telefonların merkezi rolünün dönüşmekte olduğunu vurgulayan Fırat, "Akıllı telefonlar, yapay zeka ile derinlemesine entegre oldukça bugüne kadar alıştığımız cihaz ve marka hakimiyetleri sorgulanır hale geliyor. Önümüzdeki dönemde bazı köklü markaların tarih sahnesinden silinmesi sürpriz olmayabilir. Apple-Google ikilisinin uzun yıllardır süren üstünlüğü artık donanımdan çok veri ve yapay zeka modellerini kimin kontrol ettiği üzerinden şekilleniyor. Bu dönüşüm yalnızca teknolojik değil, küresel ölçekte yaşanan rekabet ve güç dengeleriyle de doğrudan bağlantılı" dedi. Yapay zeka modelleri klasik arama motorlarının önüne geçiyor Dr. Fırat, yapay zeka modellerinin klasik arama motorlarının yerini almaya başladığını ve küresel rekabetin bu alanda yoğunlaştığını belirterek, "Bugün ChatGPT, Grok, DeepSeek gibi yapay zeka modelleri klasik arama motorlarının önüne geçmiş durumda. Google çoğu kullanıcı için bilgi kaynağından çok konum ve yön bulma aracı haline geldi. Yapay zeka, dünyada üretilmiş verilerin ortalamasından hareket eden, geçmişten beslenen ve yeni olanı tahmin etmeye çalışan bir yapı. ABD ve Çin arasında bu alanda açık bir rekabet yaşanıyor ve yapay zeka dünyasında adeta bir ‘model savaşı’ sürüyor" diye konuştu. Teknolojik değişimin meslekleri dönüştürdüğünü belirten Fırat, yapay zekayı doğru kullanmanın önemine dikkat çekti. Fırat, "Bu gelişmeler sağlık ve eğitim başta olmak üzere birçok mesleği dönüştürüyor. Özellikle sağlık alanında yapay zekanın büyük bir devrim oluşturacağına inanıyorum; bazı branşlar dışında mevcut doktorluk pratiğinin köklü biçimde değişmesi kaçınılmaz. Eğitimde ise sınav merkezli sistemlerin anlamını yitirdiği bir döneme giriyoruz. Asıl mesele, yapay zekayı en doğru şekilde nasıl kullandığımız; çünkü yapay zeka yanılabilir ve onu doğru yönlendirmek hala insanın sorumluluğunda" dedi.
Geleceği üretenler TEKNOFEST’te buluşuyor; 2026 teknoloji yarışmalarına başvurular başladı
05 Şubat 2026 Perşembe - 09:21 Geleceği üretenler TEKNOFEST’te buluşuyor; 2026 teknoloji yarışmalarına başvurular başladı Dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST kapsamında düzenlenecek 2026 yılı Teknoloji Yarışmaları için başvurular başladı. Bu yıl Şanlıurfa’da gerçekleştirilecek olan TEKNOFEST, 75 milyon TL ödül ve 100 milyon TL’nin üzerinde maddi destek ile gençleri geleceğin teknolojilerini üretmeye davet ediyor. Yarışmalara başvurular 20 Şubat tarihine kadar devam edecek. TEKNOFEST 2026, binlerce yıllık tarihi ve köklü medeniyet mirasıyla öne çıkan Şanlıurfa’da, 30 Eylül - 4 Ekim tarihleri arasında GAP Havalimanı’nda düzenlenecek. Bilimi ve teknolojiyi "tarihin sıfır noktası" olarak anılan Şanlıurfa’da milyonlarla buluşturacak festival, bu yıl da yenilenen yarışma kategorileriyle dikkat çekiyor. Dünyanın en büyük ödüllü teknoloji yarışmalarına ev sahipliği yapan TEKNOFEST kapsamında, 2026 yılında 52 yarışma ve 127 alt kategoride teknoloji yarışmaları düzenlenecek. Yarışmalar; roket teknolojilerinden tarım teknolojilerine, insansız hava araçlarından sağlıkta yapay zekâ uygulamalarına kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Bu kapsamda; Roket Yarışması, Tarım Teknolojileri Yarışması, İnsansız Hava Araçları Yarışmaları, Çelikkubbe Hava Savunma Sistemleri Yarışması, Sağlıkta Yapay Zekâ Yarışması ve Hareketli Uydu Terminali Yarışması gibi birçok alanda gençler projelerini sergileme fırsatı bulacak. TEKNOFEST 2026’da önceki yıllardan farklı olarak, Elektronik Harp Yarışması, İleri Otonom Sistemler Tasarım ve Operasyon Yarışması, TEKNOFEST Maden Teknolojileri Yarışması, FPV Drone İzleme (Tracking) Yarışması ve İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması ilk kez başvuruya açıldı. Yeni yarışmalar, teknoloji tutkunlarına güçlü deneyimler ve yeni ufuklar sunmayı hedefliyor. 2018 yılından bu yana inovasyonun ve üretmenin merkezi olan TEKNOFEST, bugüne kadar 4 milyonun üzerinde başvuruya ev sahipliği yaptı. TEKNOFEST 2026’da ise ilkokuldan lisansüstü seviyeye kadar her eğitim düzeyinden binlerce genç, hayallerini projeye dönüştürme imkânı yakalayacak. T3 Vakfı ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ana yürütücülüğünde; kamu kurumları, üniversiteler, teknoloji şirketleri ve medya kuruluşlarının destekleriyle düzenlenen TEKNOFEST, 2026 yılında Şanlıurfa’da teknoloji severlerle buluşmaya hazırlanıyor.
ADÜ Teknokent’ten dünya sahnesine
05 Şubat 2026 Perşembe - 08:44 ADÜ Teknokent’ten dünya sahnesine Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Teknokent bünyesinde geliştirilen startup projesi, Web Summit Qatar 2026’ya kabul edilirken, proje Katar’da 3 yıl vergi ve ücret muafiyetli şirket kurma hakkı kazandı. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ), teknoloji ve girişimcilik alanındaki uluslararası görünürlüğünü artırmaya devam ediyor. ADÜ Teknokent bünyesinde geliştirilen startup projesi, dünyanın en prestijli teknoloji etkinliklerinden biri olan Web Summit Qatar 2026’ya kabul edilerek önemli bir başarıya imza attı. ADÜ Aydın Meslek Yüksekokulu Öğr. Gör. İbrahim Engin Öztürk ile Öğr. Gör. Dr. Hande Kafadar tarafından geliştirilen proje, binlerce başvuru arasından seçilerek "Etkili Startup (Impact Startup)" kategorisinde yer almaya hak kazandı. Web Summit Qatar 2026 kapsamında elde edilen bu başarıyla birlikte proje, Qatar Science & Technology Park (QSTP) tarafından desteklenmeye hak kazandı. Bu çerçevede projeye Katar’da 3 yıl süreyle tüm ücret ve vergilerden muaf şekilde şirket kurma hakkı tanındı. Öte yandan, 1-4 Şubat 2026 tarihleri arasında Doha’da düzenlenen Web Summit Qatar 2026 kapsamında Katar’da bulunan Öğr. Gör. İbrahim Engin Öztürk, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi ev sahipliğinde, Doha Büyükelçiliği tarafından düzenlenen resepsiyona katıldı. "Invest in Türkiye" temasıyla gerçekleştirilen etkinlikte proje, Katarlı ve uluslararası sektör temsilcilerine tanıtılarak muhtemel iş birlikleri üzerine görüşmeler yapıldı.