TEKNOLOJİ
ETÜ Öğrenci Toplulukları, ÜNİDES’ten 7 proje için destek almaya hak kazandı 10 Mart 2026 Salı - 12:37:21 Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) öğrenci toplulukları tarafından hazırlanan 7 proje, Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından yürütülen Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES) 6. Dönem kapsamında destek almaya hak kazandı. Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından yürütülen ÜNİDES programı kapsamında üniversite öğrenci topluluklarının hazırladığı projeler değerlendirilerek desteklenmeye devam ediyor. Programın 6. dönem sonuçlarına göre ETÜ bünyesinde faaliyet gösteren öğrenci toplulukları tarafından geliştirilen projeler, farklı alanlarda gerçekleştirilecek etkinlik ve çalışmalarla öğrencilerin akademik ve sosyal gelişimlerine katkı sunmayı hedefliyor. Rektör Çakmak; "Öğrenci toplulukları değerli" Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, öğrenci topluluklarının üniversite yaşamının önemli bir parçası olduğunu belirterek: "Üniversiteler yalnızca akademik bilgi üreten kurumlar değil, aynı zamanda öğrencilerin sosyal, kültürel ve bilimsel gelişimlerini destekleyen ortamlardır. Bu noktada öğrenci topluluklarımızın gerçekleştirdiği çalışmalar ve geliştirdikleri projeler bizim için büyük önem taşıyor. Gençlerimizin ekip ruhu içerisinde hareket ederek proje üretmeleri ve bu projelerin desteklenmesi bizleri son derece memnun ediyor. Öğrencilerimizi ve projelerde emeği geçen danışman hocalarımızı tebrik ediyor, projelerin başarıyla hayata geçirilmesini temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. İşte o projeler ÜNİDES 6. Dönem kapsamında destek almaya hak kazanan ETÜ öğrenci toplulukları ve projeleri şu şekilde: Anatomi Kulübü: "Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Öğrencileri İçin Akademik, Klinik, Teknolojik ve Kültürel Etkileşim Projesi: Van İli Uygulaması", Can Sağlığı Kulübü: "ETÜ Kampüs: Gençlik Hareketi", Çocuk Kulübü: "Küçük Adımlar, Büyük Gelecekler: Pediatrik Rehabilitasyonda Erken Müdahale ve Duyu Bütünleme Zirvesi", Sağlıklı Yaşam Kulübü: "Akıllı Telefon Farkındalığı: Gençlerde Baş-Boyun Risk Haritası", ETÜKAT: "Rota: Kutuplar - Bilimsel Seferler ve Gençlik Zirvesi", TEKNOFEST Kulübü: "Geleceği Üreten Nesiller: 3D Temelli Tasarım ve Üretim Projesi" ve Tulpar Uzay ve Roket Kulübü: "Havacılık ve Uzay Zirvesi"
10 Mart 2026 Salı - 11:17 ADÜ’de dijital eğitim laboratuvarı açıldı Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Veteriner Fakültesi bünyesinde kurulan ve sanal gerçeklik ile 3 boyutlu modelleme teknolojilerini bir araya getiren Dijital Eğitim ve Uygulama Laboratuvarı (DijiLab) düzenlenen törenle hizmete açıldı. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Veteriner Fakültesi bünyesinde kurulan ve sanal gerçeklik ile üç boyutlu modelleme teknolojilerini bir araya getiren Dijital Eğitim ve Uygulama Laboratuvarı (DijiLab) düzenlenen törenle hizmete açıldı. Veteriner hekimliği eğitiminde dijital dönüşümü desteklemek amacıyla kurulan laboratuvarın açılışına ADÜ Rektörü Bülent Kent, rektör yardımcıları, akademik ve idari personel katıldı. Sanal gerçeklik (VR) ve üç boyutlu (3D) modelleme tabanlı uygulamaların yer aldığı DijiLab, öğrencilerin klinik öncesi değerlendirme, mekânsal düşünme ve simülasyon temelli uygulama becerilerini geliştirebilecekleri bir eğitim altyapısı sunuyor. ADÜ Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi tarafından desteklenen proje kapsamında kurulan laboratuvarda at, sığır, köpek ve kediye ait dijital kadavra ve üç boyutlu eğitim içerikleri, 5 takım VR sistemi, eğitim amaçlı tabletler, 65 inç dokunmatik ana kumanda ekranı, yüksek hassasiyetli 3D tarayıcı ve 360 derece kamera bulunuyor. Laboratuvar sayesinde öğrencilerin hayvan türlerine ait anatomik yapıları üç boyutlu ve etkileşimli olarak inceleyebileceği, teorik bilgilerini uygulama temelli eğitimle pekiştirebileceği belirtildi. İlerleyen süreçte operasyon senaryoları, girişimsel işlemler ve acil durum simülasyonlarının da sisteme eklenmesi planlanıyor. Veteriner Fakültesi Dekan v. Cavit Kum, uygulama temelli öğrenmenin veteriner hekimliği eğitiminde büyük önem taşıdığını belirterek DijiLab’ın öğrencilerin klinik öncesi becerilerini geliştirmesine önemli katkı sağlayacağını ifade etti. ADÜ Rektörü Bülent Kent ise yükseköğretimde dijital dönüşümün önemine dikkat çekerek, sanal gerçeklik ve simülasyon tabanlı altyapıların nitelikli insan kaynağı yetiştirilmesinde kritik rol oynadığını kaydetti.
10 Mart 2026 Salı - 11:09 Mobilite ihtiyacı için GeForce RTX Slim Performansı, Excalibur G915’te NVIDIA’nın RTX Slim Laptop kategorisinde yer alan Excalibur G915, GeForce RTX 50 Serisi ekran kartı performansını ultra ince ve hafif tasarım anlayışıyla birleştirdi. 2.3 kg hafifliği ve 20,5 mm inceliğiyle öne çıkan model, güçlü donanım ve taşınabilirlik odaklı tasarım yaklaşımıyla bir araya getirerek profesyonel kullanıcıların mobil üretim ihtiyaçlarına yanıt veriyor. Gün içinde ofis, stüdyo ve farklı müşteri lokasyonları arasında hareket eden profesyoneller için cihaz seçiminde performans kadar mobilite de önem taşıyor. NVIDIA’nın RTX Slim Laptop kategorisinde yer alan Excalibur G915, yüksek iş yüklerini karşılayabilecek donanım altyapısını 20,5 mm inceliğindeki kompakt gövdesinde sunarak bu iki ihtiyacı birlikte karşılıyor. Ayrıca, optimize edilen sistem, güçlü ekran kartı performansını taşınabilir bir form faktöründe sunarken üretim süreçlerinde süreklilik ve verimlilik sağlıyor. Slim yapıda profesyonel grafik gücü Excalibur G915, NVIDIA GeForce RTX 50 Serisi ekran kartı altyapısıyla 3D modelleme, video kurgu, animasyon ve yoğun görsel üretim süreçlerinde güçlü ve sürdürülebilir bir performans sağlıyor. DLSS 4.0 teknolojisi sayesinde yapay zeka destekli çözünürlük yükseltme ile daha akıcı ve detaylı görüntüler elde edilirken sistem verimliliği korunuyor. Gerçek zamanlı işlem kapasitesi, karmaşık sahnelerde bekleme sürelerini azaltarak proje akışının daha kesintisiz ilerlemesine katkı sağlıyor. Geliştirilmiş ısı ve güç yönetimiyle desteklenen sistem ise uzun süreli render ve yüksek işlem gücü gerektiren üretim senaryolarında stabil çalışma performansı sunuyor. 20,5 mm inceliğindeki metal tasarım, bu donanım altyapısını taşınabilirlikten ödün vermeden bir araya getiriyor. Intel 13. Nesil 13620H işlemci ile güçlendirilen Excalibur G915, ileri düzey performans ve hız sunuyor. 3,60 GHz temel frekanstan 4,90 GHz’e kadar turbo frekansa ulaşabilen işlemci, yoğun iş yüklerinde yüksek işlem kapasitesi sağlıyor.
HBX Ar-Ge, ürettiği stratejik projeleri ile ADÜ Teknokent’in gururu oldu
24 Temmuz 2025 Perşembe - 07:03 HBX Ar-Ge, ürettiği stratejik projeleri ile ADÜ Teknokent’in gururu oldu Çalışmalarını Aydın’da sürdüren ve ülke genelinde önemli projelere imza atan Karya Farma HBX Ar-Ge, geliştirdiği 18 patentli formülasyon ve yürüttüğü disiplinlerarası stratejik projeler sayesinde, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Teknokent’in en prestijli Ar-Ge markalarından biri haline geldi. Çeyrek asırdan bu yana birçok alanda spesifik ve stratejik çalışmalarını sürdüren HBX Ar-Ge, son yıllarda bu çalışmalarını ADÜ Teknokent bünyesinde yoğunlaştırmış ve 18 patentli bilimsel projeyle dikkat çeken kurumlardan biri olmayı başardı. Sağlık, tarım, çevre ve savunma gibi çeşitli alanlarda başarılı çalışmalar gerçekleştiren HBX-2371 ve HBX-HPA1442 gibi formülasyonlarıyla adından söz ettiren HBX Ar-Ge’nin kurucusu Hakan Başlık, "Karya medeniyetinin kadim bilgeliğini, modern bilimle harmanlayarak geleceğe taşımaya gayret ediyoruz. Bu vizyonla, sadece bilimsel bir ilerleme değil, aynı zamanda kültürel bir uyanışı da temsil etme gayretindeyiz. Zeytin ve incir ağaçlarının gölgesinde, doğayla iç içe şekillenen bu projeler; yerli ve uluslararası alanda büyük takdir toplarken, ADÜ Teknokent’in adeta simgesi ve gurur kaynağı haline geldik" diyerek çalışmalarında kendilerine deste veren herkese müteşekkir olduklarını belirtti. HBX-2371 ile Geleceğin Savunma Projelerine Açılan Kapı Dünyada hava, ekmek ve sudan sonra en önemli ihtiyacın güvenlik ve savunma sistemi olduğunu kaydeden Başlık, hedeflerinin bu yıl 17.’si gerçekleştirilen Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı (İDEF)’te yer almak olduğunu kaydetti. Başlık, "HBX-2371, antibakteriyel, antiviral, antikanser ve antimikrobiyal etkilerinin yanı sıra; zor koşullarda, sahada hızlı müdahale gerektiren durumlar için özel olarak geliştirilen prototiplerle savunma sanayiiyle kesişen bir yol haritası sunuyor. Savunma sanayii, artık sadece mühimmat veya teknolojik donanım üretmekten ibaret değil. Biyolojik koruma, sahada acil müdahale ve doğal kaynaklı stratejik sağlık çözümleri de bu sektörün vazgeçilmez unsurları arasında yer alıyor. HBX-2371 gibi formülasyonlarımız, sahada görev yapan personelin hem fiziksel hem de mikrobiyolojik tehditlere karşı korunmasını hedefliyor. Önümüzdeki süreçte, IDEF gibi fuarlarda yer almak, bu vizyonumuzu daha geniş kitlelerle buluşturmak adına çalışmalarımız devam ediyor. Karya Farma HBX Ar-Ge’nin projeleri yalnızca bugünü değil, geleceği de inşa ediyor. Disiplinlerarası yaklaşımla geliştirilen doğal kaynaklı biyoaktif çözümler, gelecekte sağlık, çevre ve savunma entegrasyonunun temel taşlarından biri olma yolunda ilerliyoruz" " diyerek bugüne kadar elde ettikleri 18 ayrı patent ile de ADÜ Teknokent’i ve Aydın’ı en iyi şekilde temsil ettiklerini belirtti.
"SEYİT"te hedef büyük
23 Temmuz 2025 Çarşamba - 21:10 "SEYİT"te hedef büyük Anadolu Grubu çatısı altında faaliyet gösteren Anadolu Savunma, IDEF 2025’te zırhlı taktik tekerlekli aracı SEYİT 6x6 ve hafif taktik aracı Kia LTV’yi sergiliyor. Türkiye’nin önemli taktik tekerlekli araç üreticilerinden olan Anadolu Savunma, bu yıl 17’cisi düzenlenen Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda (IDEF 2025) iki yeni ürünün tanıtımını gerçekleştirdi. Anadolu Isuzu Genel Müdürü Tuğrul Arıkan, İhlas Haber Ajansı muhabirine yaptığı açıklamada, IDEF’in gerçekten çok büyük bir coşkuyla geçtiğini belirtti. Her katıldıkları fuarın Türk savunma sanayisinin bütün global arenada ne kadar başarılı bir yere geldiğini işaret ettiğini vurgulayan Arıkan, "Tabii biz de durmuyoruz. 2017’de Anadolu Savunma şemsiyesi altında başlattığımız yolculuğu şimdi artık tamamıyla kendi geliştirdiğimiz ürünleri ağırlık vererek yürütüyoruz. Seyit 6x6’da kendi AR-GE’mizin geliştirdiği, tamamlanan ve artık projelerde de yer alan bir aracımız. Akabinde 4x4 modeli devreye girecek. Akabinde de 8x8. Çok önemli beklentilerimiz var. Çok başarılı bir araç. En büyük özelliği iş ortaklarımızla beraber geliştirdiğimiz bir araç. Yani sahanın sesini dinlediğimiz, başta ASELSAN olmak üzere birçok iş ortağımızla beraber geliştirdiğimiz bir araç. O yüzden de çok mutluyuz. Önemli de bir ilgi var. Diğer tarafta bahsettiğiniz KLTV bizim grubumuzun KİA savunma araçlarıyla global KİA savunma araçlarıyla yaptığı anlaşma çerçevesinde Türkiye için getirdiğimiz bir çözüm. Bu platform üzerine yine Anadolu Savunma’nın mühendislik ve AR-GE gücünü kullanarak geliştirmeler yapacağız. Yine orada da önemli yerlilik payı hedefliyoruz. Bu araçtan da çok umutluyuz. Çünkü sınıfında çok büyük bir talep var bu sınıfta ve o talebe de cevap verebileceğimizi düşünüyoruz" dedi. Anadolu Savunma tarafından geliştirilen 6x6 zırhlı taktik tekerlekli aracı SEYİT, ağır lojistik ve muharebe fonksiyonları için güçlü menzil ve yük kapasitesi sunuyor. SEYİT; hem zırhlı hem zırhsız yapı, 66 ve 44 konfigürasyon seçenekleri ile kamu ve müttefik ordular için hava savunma, lojistik, silah platformu gibi çok yönlü görevlerde kullanılabiliyor. Yüzde 60 dik eğim tırmanma ve yüzde 30 yan eğim dengesine sahip olan SEYİT, 1metre sudan hazırlıksız geçiş yapabiliyor. ET-
İki farklı konfigürasyonlu TULPAR ilk kez IDEF 2025’te sergilendi
23 Temmuz 2025 Çarşamba - 20:23 İki farklı konfigürasyonlu TULPAR ilk kez IDEF 2025’te sergilendi Türkiye’nin önemli kara araçları üretici firmalarından birisi olan OTOKAR, TULPAR’ın 30 milimetre MIZRAK Kule ve 120 milimetre Leonardo HITFACT Mk II Kule ile donatılmış iki farklı konfigürasyonu ile sergiledi. Milli Savunma Bakanlığı ev sahipliği, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı destekleri ve Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı (TSKGV) yönetim ve sorumluluğunda bu yıl 17’incisi düzenlenen Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda (IDEF 2025) OTOKAR, COBRA II, ARMA, TULPAR, URAL VE AKREP gibi 10 aracın sergiliyor. Fuarda; modüler zırhlı paleti, üstün kabiliyet ve yüksek ateş gücü gibi özellikleriyle TULPAR ilk kez 30 milimetre MIZRAK Kule ve Leonardo HITFACT MkII 120 milimetre Kule ile donatılmış iki farklı konfigürasyonuyla sergileniyor. Üstün balistik ve mayın koruma gibi özellikleri bulunan TULPAR, en sert iklim ile ağır arazi şartlarında test edilirken, ana muharebe tanklarının ağırlıkları nedeniyle görev yapamadığı dar sokaklar, hafif köprüler ve ağaçlık arazilerde üstün hareket kabiliyeti sayesinde de görev yapabiliyor. Otakar Askeri Araçlar Ürün Yönetimi Müdürü Ufuk Aybar, İhlas Haber Ajansı muhabirine yaptığı açıklamada, OTOKAR’ın 33 bin aracının 40’tan fazla ülkede görev yaptığını belirtti. Fuara 10 araç ile katıldıklarını vurgulayan Aybar, "Bu araçlarımız, Ural’dan başlayarak 4x4, 6x6 Arma, 8x8 Arma, Tulpar platformlarıyla katılıyoruz. 4x4 platformlarımız Bakarsak Kobra II biliyorsunuz 12 ülkede görev yapıyor. Bu arkamda görmüş olduğunuz araç Romanya için özel olarak tasarlanan konfigürasyon. Bu araç hem Romanya’da yerel olarak üretilecek hem de Türkiye’de üretilecek. Tek kalemde Türkiye tarafından yapılan en büyük kara sistemleri ihracatı. 1059 araçlık bir projeden bahsediyoruz. Bununla birlikte TULPAR paletli aracını sergiliyoruz. TULPAR 28 tondan başlayıp 45 tona kadar farklı konfigürasyonlarda hizmet edebilen bir araç. Bu fuarda 120 milimetre Leonardo kulesiyle sergiliyoruz. Bu araçta tank konfigürasyonu olarak adlandırdığımız bir silah sistemi" dedi. (ET-
Kaçak elektrik kullanımı nedeniyle trafo zararlarında yüzde 200 artış
23 Temmuz 2025 Çarşamba - 11:43 Kaçak elektrik kullanımı nedeniyle trafo zararlarında yüzde 200 artış Dicle Elektrik, Temmuz ayında aşırı sıcakların ve kaçak elektrik kullanımının etkisiyle enerji tüketiminin geçen yıla göre yüzde 25 arttığını açıkladı. Kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle faaliyet gösteren Dicle Elektrik, Temmuz ayında etkili olan aşırı sıcak hava dalgası, kaçak elektrik kullanımı ve tarımsal sulama nedeniyle olağanüstü bir tüketim artışıyla karşı karşıya kaldı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre 25 Temmuz tarihine kadar bölge genelinde sıcaklıkların mevsim normallerinin 6 ila 12 derece üzerine çıkması, Şanlıurfa’da 44, Diyarbakır’da 45, Mardin’de ise 43 dereceyi bulması bekleniyor. Bu şartlar sadece ekiplerin sahadaki çalışma şartlarını zorlaştırmakla kalmıyor, aynı zamanda şebekenin yükünü kritik seviyelere taşıyor. Dicle Elektrik Genel Müdürü Yaşar Arvas, sıcaklıkların zirveye ulaştığı bu dönemde enerji tüketiminin olağanüstü düzeye çıktığına dikkat çekti. Özellikle kaçak elektrik kullanımı şebekeyi ciddi bir şekilde zorladığını belirten Arvas, kaçak elektrikle klima kullanımının yoğunlaştığı bu günlerde, bazı evlerde iki hatta üç klimanın aynı anda çalıştırıldığını, bu durumun trafo ve enerji iletim hatlarında ciddi yüklenmelere ve arızalara yol açtığına kaydetti. Arvas, sadece Temmuz ayında aşırı sıcakların ve kaçak elektrik kullanımının etkisiyle enerji tüketiminin geçen yıla göre yüzde 25 arttığını, sadece bir ayda yanan trafo sayılarında yüzde 200 artış yaşandığını açıklayarak, "Bu yangınların çoğu, bilinçsiz tarımsal sulama ve kaçak tüketimin tetiklediği aşırı yüklenmelerden kaynaklanıyor. Bu olağanüstü şartlara rağmen şebekeyi ayakta tutmak için sahada aralıksız çalışıyoruz. Ancak bu yükü sadece teknik müdahaleyle kaldırmak mümkün değil. Vatandaşlarımızın hem tasarruflu hem de yasal tüketim konusunda duyarlılık göstermesi gerekiyor" dedi.