GENEL - 21 Temmuz 2019 Pazar 14:38

Adını verdiği taşın müzesini kurdu

A
A
A
Adını verdiği taşın müzesini kurdu

Tokat’ta çocukluğundan beri akik taşlarına ilgi duyan Ümit Ulus, keşfettiği Tokat bölgesine has akik taşına önce isim verdi, sonra da bu taşları sergilemek için müze kurdu.

Tokat’ta çocukluğundan beri akik taşlarına ilgi duyan Ümit Ulus, keşfettiği Tokat bölgesine has akik taşına önce isim verdi, sonra da bu taşları sergilemek için müze kurdu.


Tokat’ın Turhal ilçesinde rot balans işletmesine sahip olan evli ve 2 çocuk babası Ümit Ulus (48), küçük yaşlardan beri tutkunu olduğu akik taşlarına olan ilgisini hiç kaybetmedi. Kimya Mühendisi Ulus, Tokat’ta gerçekleştirdiği akik taşı aramalarında bulduğu taşlarla literatürde olan taşlar arasında fark olduğunu fark etti. Bu durumu derinlemesine inceleyen ve Hollanda’daki bir taş uzmanından bilgi alan Ümit Ulus, yeni bir taş keşfettiğini anladı. Taşa küçük oğlunun adını veren Ümit Ulus’un keşfettiği taş, literatüre ‘Esadulus Agate’ adıyla geçti. Ümit Ulus, Turhal’daki işletmesinin bir bölümünü de müzeye çevirerek, dünyanın en güzel akik taşları arasında olan Tokat’taki bu akik taşını ve koleksiyonundaki taşları ücretsiz olarak sergilemeye başladı. Taşların ticaretini yapmayan Ulus, bir taraftan akik taşı kesim ve işlemesi için tasarladığı makineler üretirken, diğer taraftan ülke genelindeki üniversitelerin bilimsel araştırmalarına ve bölge ekonomisine katkı sağlayabilecek taş işleme projelerine gönüllü olarak destek veriyor.


Yıllardır taş toplayan ve muhafaza eden Ümit Ulus, hiçbir akik taşının diğerine benzemediğine dikkat çekti. Ulus, “Akiklerin her biri farklı desen ve renklerde. Hatta bugün dünyadaki bütün akikleri kesseniz, bir tane bile birbirine yakın akik bulamazsınız. Dolayısıyla akik kolektörleri de bu şekilde oluşmuş. Ben ve benim gibi kolektörlerin bu taşa olan ilgisinin temelinde bu özel durumun olduğunu düşünüyorum. Tokat akik açısından özel bir yer ve bölgede çıkan akikler çok güzel. Almus bölgesinde bulduğumuz akik taşına oğlumun adını verdim. Oğlumun adı Esad, soyadımız Ulus. Esadulus akik olarak dünyada bilinir bir taş oldu. Esadulus Agate ya da Tokat akik taşının bilimsel çalışmalarını da yapıyoruz. Mersin Üniversitesi, Ahi Evran Üniversitesi ile beraber ortak bir çalışmamız var. Bunun tanımlanması ve formasyonun izahı ile ilgili bilimsel çalışmalar da yapıyoruz. Tüm bunların yanında kendi temin ettiğim taşların üzerinde çalışma yapabilmek için de kendi makinelerimi tasarladım. Bu makinelerle taşları işlemeye başladım. Bu makineleri isteyenlere yapıp göndermeye başladım. Daha sonra iş gelişti gelişti ve belli bir süre sonra bu galeriyi kurmak zorunda kaldım. Yani bunları göstermem gerekiyordu birilerine. Misafirlerimiz geliyor sürekli buraya, onlar da geziyor görüyorlar. Halka açık, ücretsiz bir müze. Bizim isteğimiz bölgemizin bu anlamda ekonomik açıdan gelişmesi yönündedir. Ben süs taşlarının ticaretini yapmıyorum ama ekipmanların ticaretini yapıyorum. Bu durumu bizim endüstriye dönüşmemiz gerekir diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.


Hafta içi mesai saatlerinde açık olan müzeyi gezen taş tutkunlarına zaman zaman Ümit Ulus da eşlik ederek, sergilenen taşlar ve hikayelerini ziyaretçilerle paylaşıyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara ATO Başkanı Baran: "Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkilerimizi daha da yukarılara taşımak için katkı sunmaya hazırız" Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, "Ankara iş dünyası olarak Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkilerimizi daha da yukarılara taşımak için katkı sunmaya hazırız" dedi. ATO Yönetim Kurulu Başkanı Baran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetiyle "Belçika Ekonomik Misyonu" kapsamında Türkiye’yi ziyaret eden Belçika Kraliçesi Majesteleri Mathilde ve beraberindeki heyet ile İstanbul’da düzenlenen "Üst Düzey Türkiye-Belçika İş Dünyası Yuvarlak Masa Toplantısı"na katıldı. Baran, toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye ile Belçika arasında 2025 yılı sonu itibariyle ticaret hacminin 9,2 milyar dolara ulaştığını kaydederek, Ankara iş dünyası olarak Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkileri daha da iyi seviyelere çıkaracaklarını dile getirdi. "Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkilerimizi daha da yukarılara taşımak için katkı sunmaya hazırız" İki ülke iş dünyası arasındaki ekonomik ve ticari iş birliği imkanların artacağını düşündüklerini vurgulayan Baran, "Başkent Ankara, savunma ve havacılık sanayinden medikale, makine ve ekipman üretiminden yazılım ve teknoloji girişimlerine kadar pek çok stratejik sektörde güçlü bir ekosisteme sahip. Bu yönüyle Ankara’nın, Belçikalı firmalar için önemli fırsatlar sunduğunu düşünüyoruz. Özellikle yeşil dönüşüm, dijitalleşme, sürdürülebilir üretim, lojistik ve Ar-Ge alanlarında ortak projeler geliştirilebileceğine inanıyoruz" ifadelerine yer verdi.
Ankara Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi tarafından Türk deniz yetki alanlarına ilişkin kanun taslağı hazırlandı Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkan Vekili Çağrı Erhan, Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi’nce (DEHUKAM) Türk deniz yetki alanlarına ilişkin hazırlanan kanun taslağıyla ilgili "Kanun taslağının, Türkiye’nin denizlere bakışını en net şekilde ortaya koyan bir metin olduğunu düşünüyoruz" açıklaması yaptı. Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi tarafından Türk deniz yetki alanlarına ilişkin kanun taslağı hazırlandı. Hazırlanan kanun taslağına ilişkin basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkan Vekili Çağrı Erhan, şunları dedi: "Türkiye’nin, üç tarafının denizlerle çevrili olması nedeniyle deniz hukukuna ilişkin çalışmaları yakinen takip etmesi gerekiyor. Türkiye artık, deniz hukuku terminolojisinin sadece uygulayıcısı değil, aynı zamanda bu kavramların oluşturulmasında, hukuki hale gelmesinde doğrudan katkı sağlayan bir devlet. Ben bu noktadan sonra bu taslağın bir teklife, akabinde de bir kanuna kısa süre içerisinde dönüşeceğine inanıyorum. Kanun taslağının, Türkiye’nin denizlere bakışını en net şekilde ortaya koyan bir metin olduğunu düşünüyoruz. Türkiye bu kanun metnini hazırlarken herhangi bir ülkeyi paranteze alarak bir metin ortaya koymuş değil. Biz Türk milletinin uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatleri dikkate alınarak yapılan çalışmalar neticesinde ortaya çıkan bir metinden söz ediyoruz. Başka ülkeler sanki dünyada sadece kendileri varmış gibi, Türkiye onları düşünerek bir şeyler yapıyormuş gibi düşünebilir. Bu kanun çalışmaları hazırlanırken çok da dikkate alınan bir husus olmadı. Zaten Türkiye’nin uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatleri var ve bunları da sürdürecek. ’Mavi Vatan kanunu’ Türkiye’ye ve Türk milletine hayırlı olsun." "Bizim anlayışımıza göre Mavi Vatanımız, sadece Türkiye’yi çevreleyen denizler değil, Türk bayrağını dalgalandıran bir geminin ulaşabildiği denizlerdir" DEHUKAM Müdürü Mustafa Başkara ise "Bizim anlayışımıza göre Mavi Vatanımız yalnızca Türkiye’nin etrafını çevreleyen denizler değil, bunun da ötesine geçerek Türk bayrağını dalgalandıran bir geminin ulaşabildiği tüm dünya denizleridir. Bu anlayışla Türkiye yalnızca kendisini çevreleyen denizleri değil, bunun ötesinde yer alan tüm dünya denizleriyle ilgili bir gündeme sahiptir. Söz konusu gündem, Türkiye’nin ulusal yetki alanlarının dışındaki biyoçeşitliliğin korunmasına ilişkin BBNJ anlaşmasına taraf olmasıyla da kendisi göstermiştir. Türkiye, geçtiğimiz dönemde Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne haklı gerekçeler ve özellikle Ege Denizi’ndeki özel koşulları dikkate almayan maddelerin nedeniyle ısrarlı itirafçı konumda bulunduğumuz üç maddesine karşı bu sözleşmenin bir uygulama anlaşması olan BBNJ anlaşmasına son dönemde taraf olmuştur. Yine Türkiye, son dönemde deniz hukuku alanındaki güncel gelişmelerle ilgili çok ciddi mesafeler kat etmiş. Bu mesafelerin iç hukuktaki yansımalarından en önemli denilen birisi olan Türk Deniz Yetki Alanı’nın kanununa ilişkin çalışmalar da artık önemli bir aşamaya gelmiştir" değerlendirmesinde bulundu. Toplantıya Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkan Vekili Çağrı Erhan, DEHUKAM Müdürü Mustafa Başkara’nın yanı sıra DEHUKAM Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Önel, akademisyenler ve hukukçular katıldı.