GENEL - 30 Nisan 2020 Perşembe 15:49

Valilikten izin çıkmayınca çocuklarına kavuşamadı

A
A
A
Valilikten izin çıkmayınca çocuklarına kavuşamadı

Tokat’ta evden uzaklaştırma kararı olan baba, mahkeme kararı gereği her hafta çocukları ile görüşme izni bulunsa da, korona virüs salgını önlemleri kapsamında çocukları sokağa çıkamadığı için bir aydır çocukları ile görüşemedi, babanın çocuklarını görebilmek için Tokat Valiliğinden istediği izin talebini de reddedildiTokat’ta 20 yıllık evli 2 çocuk babası Zihni Kurulur (40) eşi F.

Tokat’ta evden uzaklaştırma kararı olan baba, mahkeme kararı gereği her hafta çocukları ile görüşme izni bulunsa da, korona virüs salgını önlemleri kapsamında çocukları sokağa çıkamadığı için bir aydır çocukları ile görüşemedi, babanın çocuklarını görebilmek için Tokat Valiliğinden istediği izin talebini de reddedildi


Tokat’ta 20 yıllık evli 2 çocuk babası Zihni Kurulur (40) eşi F.A.Z (42) ile aralarında yaşanan anlaşmazlık nedeniyle mahkemelik oldu. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında evden uzaklaştırma kararı verilen baba yaklaşık 7 aydır evinden uzakta yaşıyor. Çocukları ile mahkeme kararı gereği dışarıda buluşabilen Kurulur, korona virüs önlemleri kapsamında 20 yaşından altına bulunanların sokağa çıkmasının yasaklanması nedeniyle görüşemiyor. 19 yaşındaki kızı ve 12 yaşında oğlu ile yaklaşık bir aydır görüşemeyen baba, çocuklarının dışarı çıkmasına izin verilmesi için birçok yere başvurduğunu ama sonuç alamadığını söyledi. Tokat Valiliği, Aile ve Sosyal Politikalar Müdürlüğü ve İl Emniyet Müdürlüğünde ilgili birimlerle görüşmesine rağmen sonuç alamadığını belirten baba özel bir izinle çocuklarına kavuşmak istiyor.



Çaresiz kaldı


Özel sektörde çalışan Kurulur, çocuklarını görmek kendisine izin verilmediğini belirtip “6284 sayılı yasanın mağdurlarındanım. Yaklaşık 7 aydır evimden uzakta yaşıyorum. Korona virüs salgını nedeniyle çocuklarımın yaşları kurtarmadığı için evden çıkamıyorlar. Benimde uzaklaştırma kararım olduğu için yasayı ihlal edeceğimden dolayı evime gidip çocuklarımı göremiyorum. Bundan önceki süreçte okula giderken dışarıda parkta rahat bir şekilde buluşa biliyorduk. Ben şu an korona virüs salgını nedeniyle dediğim gibi dışarı çıkarmıyorlar ve ben de onlara uzaklaştırmam olduğu için yanlarına gidip kendilerini göremiyorum. Bu süreçte ilgili birimlerden destek istedim ama herhangi bir destek göremedim. Kolluk kuvvetlerine gittiğimde ‘illa bir darp şiddet bir şey mi olması lazım ki bana yardım edeceksiniz?’ diye söyledim de yine yanaşılmadı. Böyle bir mağduriyetim var” dedi.



"Evlatlarını da görmek, onlarla da hasret gidermek istiyorum"


Yaşadığı süreci dile getiren Kurulur, "6284 sayılı yasa Türkiye’nin bence kanayan bir yarası. Türk aile birliğinin temelden ciddi anlamda sarsılmasına birçok olumsuz olanaklar sağlayan bir yasa olduğunu düşünüyorum. Kadına şiddet evet ben de karşıyım 20 yıllık evliliğim süresince 19 yaşında kız evladım ve eşime bir fiske dahi vurmadım. Herhangi bir suretle bir baskıda bir şiddetle bulunmadım ama bu yasadaki boşluklardan dolayı delil şahit gözetmeksizin kadının beyanı esastır dan dolayı evimden 7 aydır uzaktayım. Son 40 gündür de evlatlarımı göremiyorum. Evlatlarını da görmek bir şekilde onlarla da hasret gidermek istiyorum. Tabiri caizse bu süreçte onları benim psikolojik bir desteğimdi, onlardan da uzak kalmak biraz daha benim moral ve motivasyon olarak yıprattı. 6284 sayılı yasanın da mağduru bir Türk erkeği olarak, bu yasanın bizim aile yapımıza uygun olmadığını bir kere zar buradan yetkililere dile getirmeyi ve bunu bir kez daha gözden geçirmenizi rica ediyorum. Yasa tabiri caizse hani bir Türk ailesine ‘karı koca arasına şeytan bile girmez’ derler. Bunu bir yabancı anlatamazsınız ama Türk ailesini anlatırsınız. Tabiri caizse şu an bu yasa şeytandan daha üstün diyebilirim” diye konuştu.



Çocuklarının fotoğraflarına bakarak hasret gideriyor


Yaklaşık bir aydır çocuklarını göremediğini belirten Kurulur, "Buradan sizin aracınızda 12 yaşındaki oğlumla, 19 yaşındaki kızıma, ikisi de buradan çok özlediğimi dile getirmek istiyorum. Evlat bir insanın yaşam için hayattaki mücadelesi için çok büyük etkenlerden unsurlardan bir tanesi diyebilirim. Yaşam kaynağımdı onlar. Onlardan uzak olmak, seslerini dahi duyamamak insanı ciddi anlamda demoralize ediyor. Onları buradan özlediğimi sizin aracınızda tekrar dile getirmek en kısa sürede görüşmek buluşmak istiyorum. Şuanda sadece telefonda fotoğraflarına bakabiliyorum. Yasadaki mağduriyetten dolayı uzaklaştırma tedbir kararından dolayı evime gidemiyorum. Yaşları kurtarmadı için korona virüs salgından dolayı onlar dışarıya çıkamıyorlar. Böyle bir olumsuzluk var. Belki Türkiye’de ender istisnai durumlarda bir tanesi de diyebilirim. Yetkililerden yardım istiyorum” ifadelerini kullandı



Valilik izin vermedi


Çocukları ile görüşebilmek için çalmadığı kapı bırakmadığını ifade eden kurulur, sözlerini şu şekilde tamamladı: "Vefa Sosyal Destek gurubu, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü, Valilik, Emniyet aile içi şiddet bürosu gibi birçok yere gittiğimde olumlu bir sonuç alamadım. Bu mağduriyetimi kamuoyunun vicdanına bırakıyorum. Yetkililere sesleniyorum. Mağduriyetimin giderilmesini talep ediyorum. Devlet bu zor günlerde insanlara temel gıda ihtiyaçlarını götürüyor. Ben bunların hiçbirini talep etmiyorum. Ben evladımı istiyorum. Onunla görüşebilmek istiyorum"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana İstanbul Lider Koleji öğrencileri 3 kategoride 3 ödülle Roma’da İstanbul Lider Koleji öğrencileri, 1 kilogram sumo ve 3 kilogram sumo kategorilerinde Jury Award ödülünü, Startup Junior kategorisinde Best Team Spirit ikincilik ödülünü kazanarak Roma’da gerçekleştirilecek dünya şampiyonasına katılma hakkı elde etti. 23-26 Nisan tarihleri arasında Antalya’da 21 farklı ülkeden öğrencinin katılımıyla düzenlenen Fibonacci Robot Olimpiyatları Avrasya Şampiyonası’nda İstanbul Lider Koleji öğrencileri başarıya imza attı. Ortaokul öğrencileri 1 kilogram sumo ve 3 kilogram sumo kategorilerinde Jury Award ödülünü kazanarak Roma’da gerçekleştirilecek Dünya Şampiyonası’na katılma hakkı elde etti. Aynı şampiyonada yarışan ilkokul öğrencileri ise Startup Junior kategorisinde Best Team Spirit ikincilik ödülünü kazanarak Roma’daki dünya finaline gitmeye hak kazandı. Başarıya ilişkin değerlendirmede bulunan İstanbul Lider Koleji İcra Kurulu Başkanı Filiz Kepme, öğrencilerin uluslararası bir organizasyonda elde ettiği derecelerin kendileri için büyük gurur kaynağı olduğunu belirterek, "Öğrencilerimizin bilim, teknoloji ve inovasyon alanlarında gösterdiği azim ve takım ruhu bizleri son derece mutlu ediyor. Bu başarı, onların disiplinli çalışmalarının ve öğretmenlerimizin özverili rehberliğinin bir sonucudur. Antalya’da elde ettikleri derecelerle Roma’da düzenlenecek dünya şampiyonasına katılma hakkı kazanan tüm öğrencilerimizi yürekten tebrik ediyorum. İnanıyorum ki Roma’da da ülkemizi ve okulumuzu en iyi şekilde temsil edecekler" dedi.
Ankara Mustafa Varank: "Şu anda partinin bütün dizaynını Özgür Özel’e göre yapıyorlar" TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank, "CHP yönetiminin Mansur Yavaş’la ilgili olumlu bir adım atacağını düşünmüyorum. Çünkü onların adayı Özgür Özel. Şu anda partinin bütün dizaynını Özgür Özel’e göre yapıyorlar" dedi. Varank, Türkiye Basın Federasyonu’nun düzenlediği ‘Anadolu Sohbetleri’ programında gündeme dair açıklamalarda bulundu. Varank, "2004 yılında Savunma Sanayii İcra Komitesi Toplantısında toplantıda gelen taleplerin tamamı yurt dışından satın alınması, tedarik edilmesi gereken ürünlerdi. Cumhurbaşkanımız o toplantıda şöyle bir karar aldı. Dedi ki, ‘arkadaşlar bundan sonra kendimiz üretmeyeceğimiz, üretemeyeceğimiz, gerçekten Türkiye’nin çok ihtiyacı olan sistemler hariç herhangi bir sistemi bundan sonra almanıza müsaade etmiyorum. Oturalım, çalışalım, kurumları devreye sokalım, şirketleri devreye sokalım. Artık kendimiz bunları geliştirelim. Bundan sonra bunların satın alınması için benim karşıma gelmeyin’ dedi. O toplantıdan sonra aslında Türkiye’deki mevcutta var olan altyapıların üstüne koyarak da Türkiye’ye kendi savunma sanayini geliştirmek için büyük bir gayret göstermeye başladı ve bugün geldiğimiz noktada her zaman kurduğumuz bir cümle var; yüzde 20’lerde olan dışa bağımlılık kendi kendine yetebilme oranlarını yüzde 80’lerin üzerine çıkarmış olduk" ifadelerini kullandı. "İnsansız Hava Araçları piyasasını yüzde 60’ını biz domine edebiliyoruz" ’Türkiye F35’leri teslim almadı, ne olacak?’ diye sorduklarında kendi çözümleri olduklarını vurgulayan Varank, "Biz bunları, alternatiflerini geliştiriyoruz. Hatta bunların çok daha başarılılarını yapabiliyoruz. Bugün dünyadaki İnsansız Hava Araçları piyasasını yüzde 60’ını biz domine edebiliyorsak, Türkiye olarak bu pazarda bu orana erişebiliyorsak işte biz bu kendi alternatiflerimizi geliştirebildiğimiz, yapabildiğimiz için" ifadelerine yer verdi. Mustafa Varank, Türkiye’nin Milli Piyade Tüfeğinin 2017’de envantere alınmasının uzun ve zorlu bir sürecin sonucu olduğunu belirterek, çeşitli engelleme ve gecikmelere rağmen yerli üretimin hayata geçirilebildiğini ifade etti. Varank, dünyada mobilitenin elektrikli araçlara yöneldiğini belirterek, Türkiye’nin bu alana yaptığı yatırımlarla küresel rekabette yer almaya başladığını ve özellikle TOGG ile önemli bir adım atıldığını ifade etti. Elektrifikasyonun giderek daha da önem kazanacağını vurgulayan Varank, Türkiye’nin bu dönüşümde güçlü bir konum elde edebileceğine inandıklarını dile getirdi. "Siyaset yapacaksanız net olacaksınız" Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın ihraç edilmesine dair konuşan Varank, "Aslında ihraç edilmedi diyorlar. Çünkü disiplin komitesi ayın 11’inde toplanacakmış. ‘Biz ihraç ettik’ diyorlar ama 11’inde resmi olarak ihraç edileceğini söyleyenler de var. Bizim kulağımıza gelen duyumlar var. Bu şahısla ilgili aslında kendi teşkilatlarının, kendi il başkanlarının, oradaki yöneticilerinin Genel Merkeze şikayette bulunduğu, burada bir takım usulsüzlükler, yanlışlıklar olduğunu kendi teşkilatlarının da Genel Merkezlerine ilettiği ama Genel Merkezlerin kulağının üstüne yattığıyla ilgili iddialar da var. Siyaset yapacaksanız net olacaksınız. Eğer ortada böyle bir şahıs varsa zaten bunun kiri pası üstünüze bulaşmasın diye anında yapmanız gereken hadise bunu partimizden göndermektir. Artık sosyal medyada bu kadar işler ayyuka çıkmışken, herkesin ifadeleri, görüntüler ortadayken siz de eğer bu şahısla ilgili gereğini yapmıyorsanız bir kere vatandaş nezdinde hiçbir itibarınız kalmaz. Siyasetin itibarından şikayet ediliyor. Siyasetin, siyasetçilerin itibarı yerlerde. İşte neden oluyor bunlar? Bunun gibi hususlardan oluyor" şeklinde konuştu. "Sizin oradaki modifiye araca ihtiyacınız da yok" CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in arabasının modifiyesini Uşak Belediyesi tarafından 6,5 milyon liraya yapıldığı iddiasına ilişkin konuşan Varank, "Siz belediyenin modifiyesini yaptığı bir araca neden biniyorsunuz? Buna ihtiyacınız da yok. Koskoca Cumhuriyet Halk Partisi’nin buna ihtiyacı olabilir mi yani? Devletimiz bütün partilere ne yapıyor, hazine yardımı yapıyor. Seçim çalışmasında, siyaset yaparken kullansın diye. Meclisimiz muhalefetin bütün grup başkanlarına, grup başkan vekillerine arabalar tahsis ediyor. Sizin oradaki modifiye araca ihtiyacınız da yok. Ben bunu da anlamakta güçlük çıkıyorum. Demek ki başka ilişkiler var" açıklamasında bulundu. "Maalesef şu anda CHP’yi bir troika yönetiyor" CHP’nin tamamında ahlak anlamında sıkıntılar yaşandığını söyleyen Varank, "Herhangi bir ülkede siyasi etik tartışması yapılırken muhalefetin daha çok iktidarı eleştirmesini beklersiniz değil mi? İktidar sahibi, onun imkanları daha fazla, etik dışı hareketler olacaksa orada daha fazla görülebilir ama bakıyorsunuz CHP maalesef her gün başka bir skandalla karşı karşıya geliyor. Dolayısıyla oradaki sıkıntıların sebebinin de CHP’nin yeni yönetimi olduğunu düşünüyorum ve inanıyorum. Maalesef şu anda CHP’yi bir troika yönetiyor. Geçmişten gelen arkadaşlık ilişkileriyle oluşturulmuş bir troika. İsimlerini vermemize gerek yok. Bu bunlar kendilerince CHP yönetimini almışlar. CHP’yi içeride dizayn etmeye çalışıyorlar. Bunların tek amacı bu troikanın kendi çıkarları. Milletin derdiymiş, ülkenin problemleriymiş. Bunlarla ilgili aslında bir dertleri yok" diye konuştu. "Şu anda partinin bütün dizaynını Özgür Özel’e göre yapıyorlar" CHP’nin cumhurbaşkanı adayına dair açıklamada bulunan Varank, "Şu andaki CHP yönetiminin Mansur Yavaş’la ilgili olumlu bir adım atacağını düşünmüyorum. Çünkü onların adayı Özgür Özel. Şu anda partinin bütün dizaynını Özgür Özel’e göre yapıyorlar. Onun önünü açmak üzere yapıyorlar. Biraz da duyumlardan bahsedelim. Şu anda Ekrem İmamoğlu’yla olan ilişkilerinde de bir soğumanın olduğunu gelip bize anlatan CHP’li arkadaşlarımız var. Mevzuata baktığınızda zaten Ekrem İmamoğlu bir usulsüzlükle diploma alıp diplomasını kaybettiği için zaten cumhurbaşkanı adayı olamaz. Devam eden davaları var. O davaların neticelerinin ne olacağını hep birlikte göreceğiz" şeklinde konuştu. "Kongrede gerçekten bir takım dalaverelerin döndüğünü biliyoruz" CHP’deki mutlak butlan konusuna değinen Varank, "O kongrede gerçekten bir takım dalaverelerin döndüğü, oradaki delegelerin iradelerinin sakatlandığını biz biliyor muyuz? Biliyoruz. Bunu nereden biliyoruz? CHP’deki arkadaşlardan biliyoruz. CHP içerisinde milletvekilliği yapıp bize gelip arkadaşlar bu kongrede herkesi satın aldılar, İstanbul’dan paralar geldi, insanlara iş vaadi yapıldı, makam vaadi yapıldı, çocuğunuzu işe alacağız diye insanlardan oy topladılar, bu seçimi böyle aldılar diyen milletvekilleri var" dedi. "Belediye Başkanının etrafında böyle bir düzen nasıl kurulur diye kendilerinin itiraz etmesi lazımdı" İstanbul’da para kuleleri görüntüleri ortaya çıktığını söyleyen Varank, "Bunu hepimiz izledik. CHP’liler de izledi. Ne dedi CHP’liler o görüntülerle ilgili olarak? İl binası satın alacaklarmış da o il binasının parasının bir kısmını elden ödeyeceklermiş. Onun parasıymış. Ya adam ağzıyla şunu itiraf ediyor. Hadi orada yolsuzluk, usulsüzlük yoksa bile ya biz koskoca Cumhuriyet Halk Partisi olarak vergi kaçakçılığı yapıyorduk. Onun için o paraları topladık. Kendileri bunları itiraf ettiler. Bizimle ilişkili bir para kulesi görüntüsü nasıl olabilir, böyle bir Belediye Başkanının etrafında böyle bir düzen nasıl kurulur diye kendilerinin itiraz etmesi lazımdı. O itirazlar olmadı, o düzen CHP siyasetini dizayn etti. Bugün gelinen noktaya geldik" ifadelerini kullandı. Varank, her kesime karşı yolsuzluğun üzerine gidildiğini ve İçişleri Bakanlığından en çok AK Partili belediyelere soruşturma izni verildiğini ifade ederek, CHP’li belediyelerle denk olmadıklarını belirtti.