- 01 Mart 2022 Salı 19:14

Ukrayna’dan Türkiye’ye tahliye edilen anne ve çocukları ailesine kavuştu, gözyaşları sel oldu

A
A
A
Ukrayna’dan Türkiye’ye tahliye edilen anne ve çocukları ailesine kavuştu, gözyaşları sel oldu

Ukrayna’dan Türkiye’ye tahliye edilen anne ve çocuklarının ailesi ile kavuşması sırasında duygusal anlar yaşandı.

Ukrayna’dan Türkiye’ye tahliye edilen anne ve çocuklarının ailesi ile kavuşması sırasında duygusal anlar yaşandı.



Dışişleri Bakanlığının Ukrayna hava sahasının kapalı olması nedeniyle kara yoluyla tahliye planı kapsamında Romanya ve Bulgaristan’ı geçerek Türkiye’ye ulaşan aileler büyük sevinç yaşıyor. Ukrayna’nın Harkov kentinde çocukları ve kendisinin eğitimi için bulunan anne ve çocukları tahliye edilenler arasında yer aldı. Hukuk Fakültesi 3. sınıf öğrencisi anne Fatma Nur Esnemez (40), çocukları Tıp Fakültesi öğrencisi Burak Esnemez (23), Tıp Fakültesi öğrencisi Yusuf Esnemez (20) ile Muhammed Esnemez (6), 2 gün süren tahliye operasyonu ile memleketleri Tokat’a dönüş yaptı. Eşi Mehmet Esnemez tarafından sınır kapısında karşılanan aile karayolu ile memleketleri Tokat’a ulaştı. Behzat Caddesi’nde kızı Fatma Nur Esnemez ve torunlarının karşılayan Alaattin Çağlar duygusal anlar yaşadı. Baba kız bir birilerine sarılarak bir süre gözyaşı döktü.



"Tabutumuz gidecek diye düşünmüştük"


Anne Fatma Nur Esnemez , bölgeden sağ salim tahliye edilmenin sevincini yaşadıklarını dile getirerek, “Cumhurbaşkanıma çok teşekkür ediyorum. Minnettarız ona. Tahliyeleri duyduğumuzda, Dışişleri Bakanımız Sayın Mevlüt Çavuşoğlu otobüs ayarlandığı söylenmişti. Biz hemen hazırlıklara başladık. Gece elçilikten arandık. Saat 08.00’de otobüsün kalkacağı söylendi. Toplama merkezi vardı ve biz orada toplandık. Gittiğimizde tabii çok farklı bir anda silah sesleri ve iptal olundu. Tekrar sığınaklara gideceğimiz söylendi. Dedik ki biz artık herhalde tabutumuz gidecek diye düşünmüştük. Yani hiç aklımıza bile gelmemişti. Ama çok şükür elhamdülillah kavuştuk ülkemize. Her şey çok güzel burada. Yani orayı hatırlamak açıkçası istemiyorum” dedi.



"Ukrayna’ya dönmeyi düşünmüyoruz, ülkemizde eğitimimize devam etmek istiyoruz"


Ukrayna’da eğitim hayatlarını bırakarak ülkelerini dönmek durumunda kalan Esnemez, “Biz orada öğrenciyiz oğlumla beraber oradaydık. Tekrar da Ukrayna’ya açıkçası dönmeyi düşünmüyoruz. Eğer ki Cumhurbaşkanımız yine aynı bu şekilde bize sahip çıkarsa eğitimimize ülkemizde devam etmeyi istiyoruz. Öğrenciliğimiz kendi memleketimizde, kendi ülkemizde olsun istiyoruz. Buna da yanıtsız kalacağına inanmıyorum. Çünkü biz orada da hiçbir zaman umudumuzu yitirmemiştik. Ölümüz de olsa, cenazemiz de olsa ailemize ulaştırılacak dedik yani. O bir vardı o. Gidecektik biz. Eninde sonunda gidecektik yani. Geldik de tahliyelerimiz de yapıldı” diye konuştu.



"Bomba sesleriyle uyandık"


Burak Esnemez ise çok zorlu bir süreç geçirdiklerini belirterek, “Harkov biliyorsunuz savunma sanayi yapılan bir şehir. İlk önce ora hedef alındı. Biz de hani sabah bomba sesleriyle uyandık. Bizim için çok zor bir süreçti. Evde bebek annem, kardeşim. Biz her zaman sağlam durmaya çalıştık Burada devletimiz bize çok yardımcı oldu. Devletimize, bakanlarımıza, Cumhurbaşkanımıza çok teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.



"Yavrularıma kavuştum"


Alaattin Çağlar, torunlarına ve kızına kavuştuğu için mutlu olduğunu belirterek duygularını şöyle dile getirdi: “Cumhurbaşkanımıza, Dışişleri Bakanımıza Tokat milletvekili Yücel Bulut’a çok teşekkür ederim. Bizzat Büyükelçiliği arayarak devreye girmiştir. Bomba sesleriyle uyandık. İnşallah orada kalan Türk kardeşlerimi yavrularına, annelerine, babalarına kavuşurlar. Ukraynalı kardeşlerimize de Allah yar ve yardımcıları olsun”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Rize 96 yaşındaki kadının bağışlanan karaciğeri bir hastaya umut oldu Rize’de beyin ölümü gerçekleşen 96 yaşındaki kadının karaciğeri, vasiyeti üzerine çocukları tarafından bağışlanarak Malatya’da nakil bekleyen bir hastaya umut oldu. Uzun yıllar Almanya’da yaşadıktan sonra 4 yıl önce eşini kaybetmesi üzerine memleketi Rize’ye gelen 96 yaşındaki 5 çocuk annesi Refiye Kıdal, yaşlılığa bağlı nedenlerle hayatını kaybetti. Hayatını kaybeden Kıdal’ın sağlığında organlarını bağışladı ve organ bağşını vasiyet etti. Beyin kanaması nedeniyle tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Kıdal’ın karaciğeri Malatya’da organ bekleyen bir hastaya nakledilmek üzere Rize’den yola çıktı. Rize Devlet Hastanesi’nde gerçekleşen ameliyatın ardından alınan karaciğer karayolu ile Rize-Artvin Havalimanı’na getirildi, ardından Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait uçakla Malatya’ya gönderildi. Annesinin bu kararının kendilerine de sürpriz olduğunu ifade eden Hüseyin Kıdal, "Bize sürpriz oldu. Annem babam yurt dışında yaşıyordu. Orada bu kararı vermişler. Mutlu olduk. Annemizi kaybettik ama böyle bir şey yapmasından mutlu olduk. Hiçbir hastalığı yoktu, beyin kanaması geçirdi. Aniden gelişen bir beyin kanaması. Süreç hızlı ilerledi, yoğun bir beyin kanaması yaşadık. Onun sonunda işte cenazemizi beklerken böyle bir şey yaptığını söylediler. Biz de ailece karar verdik annemizin, babamızın bu kararına. İyi bir şey yapmış, insanların da yapmasında fayda var. Biz de karar verdik evlatlar olarak ailece, hepimiz yapacağız. Organ bildiğimiz kadarıyla Malatya’da organ bekleyen bir kardeşimize gidiyor. İnşallah sağlığına kavuşur" dedi. "Bu ailenin ferdi olarak mutluyuz" Yaşadıkları kaybın tarifsiz bir acı olduğunu ancak organının başka bir bedende can bulacak olmasının da kendilerini mutlu ettiğini sözlerine ekleyen Kıdal, "Bu ailenin ferdi olarak mutluyuz. Bir yerde bir kaybımız var, sonsuz bir kayıp, telafisi mümkün olmayan bir kayıp. Bir kaybımız var ama annemin, babamın böyle bir karar vermesi bizi bayağı bir mutlu etti. Karşı tarafa inşallah uyum sağlar, yani ömrüne bereket katılır. Bize de dua eder, annemize dua eder" ifadelerini kullandı. "Aile üzücü haberden sonra organ bağışlamak istediklerini söylediler" Hastanın organ bağışı sürecine değinen Rize Devlet Hastanesi Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Uzm. Dr. Mustafa Sakın, "Hastamız 4 gün öncesinde RTEÜ Eğitim ve Araştırma Hastanemizde beyin damar tıkanıklığı tanısıyla başvurmuş. Orada yapılan işlemlerden sonrasında yoğun bakım takipleri için hastanemiz yoğun bakımına aldık. Hem hastamızın tedavisinin hem de gidişatta neler yapacağımızla ilgili tanı ve tedavi işlemlerini yaparken maalesef hastamıza beyin ölümü tanısı koyduk. Daha sonrasında aileyle görüşme yaptık. Aile görüşme esnasında bize üzücü haberden sonra organ bağışlamak istediklerini söylediler. Bunun üzerine de biz Sağlık Bakanlığımız bölge koordinasyon merkezimizle iletişime geçerek organizasyona başladık" dedi. "Küçücük bir umudumuz bile olsa sonuna kadar her şey yapmakla yükümlüyüz ve yapıyoruz" 96 yaşında bir insandan organ naklini ilk kez gerçekleştirdiklerine değinen Uzm. Dr. Sakın, "İtalya’da, Amerika’da 100 yaş üzeri ve 100 yaş civarında vakalar var. Türkiye’de ise özellikle Rize için söylüyorum, Rize’de ilk vakamız, ilk hastamız 96 yaşında. Bizim işimiz hastalarımızı iyileştirmek, onun için uğraşıyoruz. Onun için çaba gösteriyoruz. Küçücük bir umudumuz bile olsa sonuna kadar her şey yapmakla yükümlüyüz ve yapıyoruz da" ifadelerini kullandı. Organ bağışının önemine de değinen Sakın, "Artık organ bağışı yapmak Türkiye’de çok çok daha kolay" şeklinde konuştu.