POLİTİKA - 02 Mart 2022 Çarşamba 09:36

MHP’den göçü önleyecek proje

A
A
A
MHP’den göçü önleyecek proje

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Tokat Milletvekili Yücel Bulut, Tokat’ta göçü önleyecek projeyi hayata geçirdiklerini ifade ederek "Yerinde Üretim ve Yerinde İstihdam’ projesiyle üretimin yalnızca organize sanayi bölgelerinde olmayacağına, kırsalda da köylerde de kasabalarımızda da üretim yapılabileceğine ilişkin inancımızla bir rol modeli hayata geçirdik" dedi.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Tokat Milletvekili Yücel Bulut, Tokat’ta göçü önleyecek projeyi hayata geçirdiklerini ifade ederek "Yerinde Üretim ve Yerinde İstihdam’ projesiyle üretimin yalnızca organize sanayi bölgelerinde olmayacağına, kırsalda da köylerde de kasabalarımızda da üretim yapılabileceğine ilişkin inancımızla bir rol modeli hayata geçirdik" dedi.


Türkiye Büyük Millet Meclisinde gündem dışı söz alan MHP’li Bulut, Tokat’ta yaşanan göç sorununa değindi. Tokat’ın temel sorun olarak kabul edilen başlıca probleminin önlenemeyen göç sorunu olduğunu belirten Bulut, “Bunun da fiili yansıması yaklaşık 800 bin küsur olan nüfusumuzun bugün 600 bin bandının biraz daha altına doğru fiilen gerilemiş olmasıdır. Tabii, göç unsurunu tetikleyen birden çok neden var. Özel teşebbüs yatırımlarının maalesef, yeterince, istenilen seviyede olmayışı, yerinde istihdamın sağlanamayışı, yerinde üretimin sağlanamayışı ve özellikle yıllardır birtakım köylerimizde, bazı köylerimizde sulama problemlerinin bir türlü çözüme kavuşturulamaması vatandaşlarımızın maalesef, kitleler hâlinde büyükşehirlere göçüne sebebiyet vermiştir” dedi.



Yerinde üretim ve istihdam projesi


Göçü durdurabilmek için hayata geçirdikleri yerinde üretim ve istihdama projesini örnek gösteren Bulut, “Şimdi, elbette ki bu göç olgusunu durdurabilmek adına, bütünüyle yeterli olmasa da bir nebze rol model olabileceği inancıyla Tokat’ta bir projenin uygulanmasına belediye başkanlarımızla birlikte teşebbüs ettik. Kısmen de başarılı olmuş durumdayız. Nedir bu proje? ’Yerinde Üretim ve Yerinde İstihdam’ projesiyle üretimin yalnızca organize sanayi bölgelerinde olmayacağına, kırsalda da köylerde de kasabalarımızda da üretim yapılabileceğine ilişkin inancımızla bir rol modeli hayata geçirdik. Bu çerçevede Çevreli Belediye Başkanımızla birlikte hayata geçirdiğimiz proje kapsamında ilk ayakkabı atölyemizi bir kasabada inşa ettik. Önceliğimiz olan bayan istihdamını burada sağlamak suretiyle 65 hanımefendiyi bir kasabada sigortalı, sosyal güvenceleri sağlanmış ve maaşlarını düzenli bir şekilde alacak minvalde istihdamını oluşturmuş bulunuyoruz. Bu projeden aldığımız ilham ve güçle Yeşilyurt ilçemizde Tokat’ın en mütevazı ve küçük ilçelerinden, istihdamın en düşük olduğu ilçelerinden birinde bu projenin bir başka görünümünü hayata geçirmeye çalıştık. Yeşilyurt ilçemizde de hayal olarak kabul edilen yerinde istihdam, yerinde üretim modellerinin uygulamalarını gerçekleştirmek suretiyle bugün Yeşilyurt ilçemizde 250 hanımefendinin istihdamını da sağlamış bulunuyoruz. Bu 250 hanımefendi maaşlarını düzenli bir şekilde almak suretiyle hem hanelerinin ekonomisine katkı sağlıyorlar hem sosyal hayatın bir parçası oluyorlar ve hem de sosyal güvencelerini bir şekilde temin etmiş oluyorlar. Tabii, sadece kırsalda değil, önümüzdeki günlerde bunu birtakım başka kasabalarımızda da bu pilot uygulamayı devam ettirmek suretiyle bayan istihdamını artırmakla birlikte şehir merkezlerinde de kurmuş olduğumuz organize sanayi bölgelerini güçlendirmek adına yoğun bir gayret içerisindeyiz” diye konuştu.



Kuraklık mercek altında


MHP’li Bulut, Almus Baraj gölünde su rezervinin düşmesine değinerek, "1966 yılından beri Tokat köylüsünün ve çiftçisinin sulama konusundaki ana dayanağı olan, 1 milyar metreküp su depolama alanına sahip olan Almus Barajı maalesef rezervinin yüzde 90’ını kaybetmiş durumda ve bugün sadece 100 milyon metreküp suya düşmüş durumda. Bunun bir sebebi var ve bunu takip ediyoruz. Niksar’da kurulan Köklüce Elektrik Santrali’nin işletmecisi olan bir özel şirket maalesef yasaya ve protokollere aykırı bir şekilde Almus Barajı’nın rezervinde bulunan tüm suyu yasa dışı bir şekilde çekmiş ve kendi elektrik santralinde kullanmak üzere tüketmiştir. Almus Baraj Gölü yaklaşık yüzde 10’luk rezerviyle bugün artık sulama ihtiyacını karşılayamaz bir noktaya gelmiştir. Almus Barajı Yeşilırmak havzası için hayati bir değerdedir. Kazova’dan başlamak suretiyle Samsun’a kadar binlerce köylünün de geçimini sağlayabilmesi için Almus Barajı hayati bir değer taşımaktadır. Bundan sonrasında da Almus Barajı’nın rezervleri iade edilene kadar, Almus Barajı’nın 1 milyar metreküplük havzası tekrar oluşana kadar da köylülerimizle, bürokratlarımızla birlikte bu sorunun takipçisi olacağımızı burada ifade etmek istiyorum” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Rize 96 yaşındaki kadının bağışlanan karaciğeri bir hastaya umut oldu Rize’de beyin ölümü gerçekleşen 96 yaşındaki kadının karaciğeri, vasiyeti üzerine çocukları tarafından bağışlanarak Malatya’da nakil bekleyen bir hastaya umut oldu. Uzun yıllar Almanya’da yaşadıktan sonra 4 yıl önce eşini kaybetmesi üzerine memleketi Rize’ye gelen 96 yaşındaki 5 çocuk annesi Refiye Kıdal, yaşlılığa bağlı nedenlerle hayatını kaybetti. Hayatını kaybeden Kıdal’ın sağlığında organlarını bağışladı ve organ bağşını vasiyet etti. Beyin kanaması nedeniyle tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Kıdal’ın karaciğeri Malatya’da organ bekleyen bir hastaya nakledilmek üzere Rize’den yola çıktı. Rize Devlet Hastanesi’nde gerçekleşen ameliyatın ardından alınan karaciğer karayolu ile Rize-Artvin Havalimanı’na getirildi, ardından Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait uçakla Malatya’ya gönderildi. Annesinin bu kararının kendilerine de sürpriz olduğunu ifade eden Hüseyin Kıdal, "Bize sürpriz oldu. Annem babam yurt dışında yaşıyordu. Orada bu kararı vermişler. Mutlu olduk. Annemizi kaybettik ama böyle bir şey yapmasından mutlu olduk. Hiçbir hastalığı yoktu, beyin kanaması geçirdi. Aniden gelişen bir beyin kanaması. Süreç hızlı ilerledi, yoğun bir beyin kanaması yaşadık. Onun sonunda işte cenazemizi beklerken böyle bir şey yaptığını söylediler. Biz de ailece karar verdik annemizin, babamızın bu kararına. İyi bir şey yapmış, insanların da yapmasında fayda var. Biz de karar verdik evlatlar olarak ailece, hepimiz yapacağız. Organ bildiğimiz kadarıyla Malatya’da organ bekleyen bir kardeşimize gidiyor. İnşallah sağlığına kavuşur" dedi. "Bu ailenin ferdi olarak mutluyuz" Yaşadıkları kaybın tarifsiz bir acı olduğunu ancak organının başka bir bedende can bulacak olmasının da kendilerini mutlu ettiğini sözlerine ekleyen Kıdal, "Bu ailenin ferdi olarak mutluyuz. Bir yerde bir kaybımız var, sonsuz bir kayıp, telafisi mümkün olmayan bir kayıp. Bir kaybımız var ama annemin, babamın böyle bir karar vermesi bizi bayağı bir mutlu etti. Karşı tarafa inşallah uyum sağlar, yani ömrüne bereket katılır. Bize de dua eder, annemize dua eder" ifadelerini kullandı. "Aile üzücü haberden sonra organ bağışlamak istediklerini söylediler" Hastanın organ bağışı sürecine değinen Rize Devlet Hastanesi Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Uzm. Dr. Mustafa Sakın, "Hastamız 4 gün öncesinde RTEÜ Eğitim ve Araştırma Hastanemizde beyin damar tıkanıklığı tanısıyla başvurmuş. Orada yapılan işlemlerden sonrasında yoğun bakım takipleri için hastanemiz yoğun bakımına aldık. Hem hastamızın tedavisinin hem de gidişatta neler yapacağımızla ilgili tanı ve tedavi işlemlerini yaparken maalesef hastamıza beyin ölümü tanısı koyduk. Daha sonrasında aileyle görüşme yaptık. Aile görüşme esnasında bize üzücü haberden sonra organ bağışlamak istediklerini söylediler. Bunun üzerine de biz Sağlık Bakanlığımız bölge koordinasyon merkezimizle iletişime geçerek organizasyona başladık" dedi. "Küçücük bir umudumuz bile olsa sonuna kadar her şey yapmakla yükümlüyüz ve yapıyoruz" 96 yaşında bir insandan organ naklini ilk kez gerçekleştirdiklerine değinen Uzm. Dr. Sakın, "İtalya’da, Amerika’da 100 yaş üzeri ve 100 yaş civarında vakalar var. Türkiye’de ise özellikle Rize için söylüyorum, Rize’de ilk vakamız, ilk hastamız 96 yaşında. Bizim işimiz hastalarımızı iyileştirmek, onun için uğraşıyoruz. Onun için çaba gösteriyoruz. Küçücük bir umudumuz bile olsa sonuna kadar her şey yapmakla yükümlüyüz ve yapıyoruz da" ifadelerini kullandı. Organ bağışının önemine de değinen Sakın, "Artık organ bağışı yapmak Türkiye’de çok çok daha kolay" şeklinde konuştu.