EĞİTİM - 27 Ocak 2023 Cuma 14:12

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş: “Kur’an-ı Kerim bütün insanlığa gönderilmiş bir kitap”

A
A
A
Diyanet İşleri Başkanı Erbaş: “Kur’an-ı Kerim bütün insanlığa gönderilmiş bir kitap”

Tokat’ta düzenlenen Hafızlık Merasimi programına katılan Diyanet İşleri Başkanı Prof.

Tokat’ta düzenlenen Hafızlık Merasimi programına katılan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Kuran-ı Kerim’in bütün insanlığa gönderilen bir kitap olduğunu söyledi.



Tokat Valiliği ve Tokat Müftülüğünün destekleriyle; Tokat İl ve İlçe Müftülüklerinin Hafızlık Kur’an Kursları ve Hafızlık Proje Kurslarında hafızlığı ikmal eden 258 öğrenci için Karşıyaka Gaziosmanpaşa Merkez Camii’nde Hafızlık Merasimi programı düzenlendi. Törene Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ta katıldı. Tokat Valisi Numan Hatipoğlu ve Tokat Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu’nu makamında ziyaret eden Erbaş ardından Hafızlık Merasimi programına katıldı. Burada konuşan Erbaş, “Cenabı Hak kabul eylesin. Cenabı Hak daha nice gençlerimize en hayırlı iş olan Kur’an’ı öğrenmeyi nasip eylesin” dedi.



Hafız kardeşlerimizin hafızlık icazetnamelerini kendilerine vereceğiz diyen Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, “Erbaş, Cenabı Hak nice gençlere en hayırlı iş olan Kur’an’ı öğrenmeyi nasip etsin diyerek, “Değerli kardeşlerim en hayırlı merasimlerden birisini daha yapıyoruz. En hayırlı merasim çünkü en hayırlı işi yapmış, tamamlamış olan hafız kardeşlerimizin hafızlık icazetnamelerini kendilerine vereceğiz. Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem) ‘Sizin en hayırlınız Kuran’ı öğrenenleriniz ve öğretenlerinizdir’ buyuruyor. Dolayısıyla burada hayırlı kardeşlerimiz var. Kuran’ı öğrenenler burada, hayırlılar. Öğretenler burada. Onlar da en hayırlı insanlar. Dolayısıyla en hayırlı insanların içinde bulunduğu bir merasimde en hayırlı merasimdir. Cenabıhak kabul eylesin. Cenabı Hak daha nice gençlerimize En hayırlı iş olan Kur’an’ı öğrenmeyi nasip eylesin” dedi.



“Müslümanların yarısı Kuranı Kerim’i okuyamıyorum”


Türkiye’de Müslümanların yarısının Kuranı Kerim’i okuyamadığını söyleyerek, “Kuran’ı öğrenmek deyince onun artık taçlanmış hali hafızlık yapmaktır. Hafızlığın dışında da öğrenmek vardır. Kuran’ı bilmeyenler, yüzüne okumasını bilmeyenler eğer yüzüne okumasını öğrenirlerse, öğrenmeye çalışırlarsa onlar da en hayırlı işi yapmış olurlar. Diyoruz ki bir Müslüman olarak herkes Kuran-ı Kerim’i okumasını öğrensin. Bugün ülkemizde yüzde doksan dokuz diyoruz, hadi yüzde doksan sekiz olsun. Yani ülkemiz nüfusunun yüzde doksan sekizi, doksan dokuzu Müslüman. Peki ne kadarı Kuranı Kerim’i okuyabiliyor? Diye sorarsanız bu yüzde ellilerin altında demek ki, Müslümanların yarısı Kuranı Kerim’i okuyamıyorum. Onun için fırsatları değerlendirelim. Yani camilerimiz açık, camilerimizde Kuran dersleri var hocalarımız sizi bekliyor” ifadelerini kullandı.



“Kur’an-ı Kerim insanları karanlıklardan çıkartmak için gönderilen bir kitap”


Kur’an-ı Kerim ‘İnsanları karanlıklardan çıkartmak için gönderilen bir kitap olduğuna değinen Erbaş, “ Kur’an-ı Kerim’i sadece böyle yüzüne okuyup onun manasını anlamazsak tabii ibadet etmiş oluruz. Bu da çok güzel bir şey. Kuranı Kerim’i önce oku telaffuzunu öğrenmek çok güzel bir şey. Ama anlamak, ondan da daha güzel. Nihai hedef yaşamaktır. Hafızlarımız Kuran-ı Kerim’i ezberlediler İnşallah onun manasına da vakıf olacaklar. Bundan sonra yapacaklarınız Kur’an-ı Kerim’de Cenabı Hak insanlığa hangi ilkeleri emretmiş bu emirleri yerine getirmek için hem kendimiz çalışacağız hem de insanlara bu emirleri anlatacağız. Kur’an-ı Kerim insanları karanlıklardan çıkartmak için gönderilen bir kitap bütün insanlığa gönderilen bir kitap. Dolayısıyla tüm insanlığı Kur’an-ı Kerim’den faydalanması lazım bunu her yerde ve her zaman anlatmaya gayret edeceğiz. Hafızlarımızı tebrik ediyorum. En büyük işi başardınız. En hayırlı işi başardınız. Ne mutlu sizlere Hocalarımızı tebrik ediyorum” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasında 107 sanık için tutukluluk incelemesi ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 15. oturumunda Ekrem İmamoğlu’nun beyanlarının ardından mahkeme heyeti, 107 sanığa yönelik tutukluluk incelemesi yapmak için duruşmaya ara verdi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 15. oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada tutuklu sanıkların avukatları savunma yaptı. Murat Ongun’un avukatı: "Müvekkilim Ekrem İmamoğlu bile birlikte hedef olarak seçilmiştir" İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Başkanı Danışmanı ve Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı olan ve iddianamede örgüt yöneticisi olarak suçlanan Murat Ongun’un avukatı Rahşan Sertkaya Daniş savunmasında, "Onlarca kişi müvekkilim Murat Ongun’a bağlı örgüt üyesi olarak gözaltına alınmıştır. Murat Ongun İBB’nin her alanında görevli kılınmış biri değildir. Müvekkilim akla mantığa hukuka aykırı şekilde hedef yapıldı. Savcılık makamı müvekkilimi adeta hukuk sopasıyla parçalamaya çalıştı. Huzurdaki iddianame anlatı odaklı bir soruşturma neticesinde yazılmıştır. Müvekkilim Ekrem İmamoğlu bile birlikte hedef olarak seçilmiştir. Herhangi bir suç şüphesine, somut delillerden bahsedilemeyeceği ortadadır. Soruşturma safhasında verilmiş tutuklama kararına hukuken itibar edilmesi mümkün değildir" dedi. "Müvekkil delilleri karartan kişi değil aksine delilleri dosyaya sunan kişidir" Tutuklu sanık Adem Soytekin’in avukatı Simge Büyük, "Müvekkilim sayın savcılık makamına yüzlerce sayfa evrak sunmuştur. Müvekkilin etkin pişmanlık kapsamında sunduğu belge ve bilgiler tutuklama gerekçesi oldu. Müvekkilin bu dosyada yer almasının tek sebebi işini iyi yapan bir yüklenici olması. Müvekkil delilleri karartan kişi değil aksine delilleri dosyaya sunan kişidir" dedi. Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Hasan Fehmi Demir ise kendisi yerine müvekkilinin savunma yapmasını istedi. Söz verilen Ekrem İmamoğlu savunmasında, "Gerçekten vicdan sızlatacak bir ortam yaşıyoruz. İnsanlar bir yıldan fazla süredir tutuklu. Hangi gerekçeyle? Kaçma şüphesi. Kuvvetli suç şüphesi. Delil karartma. Gerçekten ayıptır, yazıktır, günahtır. Bu arkadaşlarım mı kaçacak? 43 yıllık zabıta memuru, daire başkanlığı yapmış hanımefendi mi kaçacak? Hayatını, kariyerine adamış insanlar mı kaçacak? Ülkenin en seçkin bürokratları mı kaçacak? Milyonlarca oy almış belediye başkanları mı kaçacak? Bunun böyle düşünülmesini bile zül kabul ederim. Bu dava tarihidir. Tercihi siz yapacaksınız. Kararı siz vereceksiniz. Burada bulunan yol arkadaşlarım serbest bırakılmalıdır" dedi. Mahkeme heyeti ardından 107 sanığa yönelik tutukluluk incelemesi yapmak için duruşmaya ara verdi. İddianameden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11 Kasım 2025 tarihinde tamamlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı ‘ihbar eden’, Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı ‘suçtan zarar görenler’, 16 kişi ‘müşteki’, 5 kişi ‘müşteki-sanık’ ve Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 402 kişi ‘sanık’ sıfatıyla yer aldı. Hazırlanan iddianamede, Ekrem İmamoğlu örgütün kurucusu ve lideri olarak belirtilirken, Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün ‘örgüt yöneticisi’ olarak aktarıldı. İddianamede İmamoğlu’nun ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, 12 kez ‘rüşvet’, 7 kez ‘suç gelirlerinin aklanması’, 2 kez ‘kişisel verilerin kaydedilmesi’, 2 kez ‘kişisel verileri ele geçirme veya yayma’, 4 kez ‘suç delillerini gizleme’, ‘haberleşmenin engellenmesi’, ‘kamu malına zarar verme’, 47 kez ‘rüşvet alma’, ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, 9 kez ‘irtikap’, 46 kez ‘kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, 4 kez ‘suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, 70 kez ‘ihaleye fesat karıştırma’, ‘çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi Usul Kanununa muhalefet’, ‘Orman Kanununa muhalefet’ ve ‘Maden Kanuna muhalefet’ suçlarından toplamda 2 bin 430 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Öte yandan hazırlanan iddianamede toplam kamu zararının suç tarihinden itibaren 160 milyar TL ve 24 milyon dolar olduğu da aktarıldı.