KÜLTÜR SANAT - 08 Mart 2023 Çarşamba 14:14

Erkek ustalar tarafından 3 asırdır üretiliyordu, artık kadın ustalar da üretecek

A
A
A
Erkek ustalar tarafından 3 asırdır üretiliyordu, artık kadın ustalar da üretecek

Tokat’ta 3 asırdır erkek ustalar tarafından üretilen "Tokat bileziği", artık kadın ustalar tarafından da üretilecek.

Tokat’ta 3 asırdır erkek ustalar tarafından üretilen "Tokat bileziği", artık kadın ustalar tarafından da üretilecek.


Tokat’ta coğrafi ürün olarak tescillenen "Tokat bileziği" ustasının azalması ile birlikte mesleği yaşatmak adına çalışma başlatıldı. Kentin kültüründe önemli bir yeri olan 3 asırlık bilezik, artık kadın ustalar tarafından üretilecek. Tokat Olgunlaşma Enstitüsünde açılan kursa katılan usta öğretici kadınlar, "Tokat bileziği" yapımını uzmanından öğrenmeye başladı. Tokat Olgunlaşma Enstitüsü Müdiresi Aslı Gül, geleneksel el sanatlarını yaşatılması adına çalışma yaptıklarını belirterek, "300 yıllık Tokat bileziğini yaşatmak istedik. Bu geleneği bizden sonraki nesillere aktarmak istedik. Bu hedefle Tokat bileziği üretimine de start verdik. Nurettin Kipman ustamızın öncülüğünde diğer ustalarımıza da bu bir kadim bilgiyi aktarmak üzere bir çalışma başlattık. Çalışmamızda farklı olan kısım bugüne kadar hep erkek ustaların yaptığı bileziği artık bayan ustalarında yer alması oldu. Bayan ustalarımız Tokat bileziğinin üretimini öğreniyorlar ve aynı zamanda da üretime başladılar. Ve bu bizim için de gurur verici bir şey oldu. Şu anda Tokat Olgunlaşma Enstitüsünü kuyum atölyesinde hem öğreniyorlar hem üretiyorlar. Bu Tokat için bir ilk olmuş oldu" dedi.



Tokat bileziği yapımı yaklaşık 1 haftalarını alıyor


Usta öğretici Nevra Yenisoy, Tokat’ta altın bileziği sadece erkek ustaların yaptığı bir işçilik olduğuna dikkat çekerek, "Daha sonrasında Olgunlaşma Enstitüsünün planladığı projeyle beraber artık biz de öğrenmeye başladık. Bileziğin burgu aşamalarını ve kaş olayını daha önceden bilmiyorduk. Tekniklerini kabataslak görmüş olabiliriz ama çok ince detayları varmış. Buraya geldikten sonra birleştirmesini öğrendik. Şu anda bu atölyemizde çok güzel bir şekilde altı arkadaşla beraber Tokat bileziği işçiliğini yapmaktayız. Günde 8 saat çalışıyoruz. Bir bilezik yapmak istediğimiz zaman, kalın bir bilezik yaklaşık bir haftamıza mal oluyor" diye konuştu.



Tokat bileziğinin yapılışı


Tokat bileziği, yaklaşık 300 yıllık bir geçmişe sahip olan bir takı olarak kadınların kollarını süslüyor. Altın külçelerin eritilerek çubuk haline getirilmesinden sonra silindirden geçirilerek elde edilen teller, el mengenesinde yedi sıra halinde bükülerek hazırlanıyor. Kaş kısmına ise bükülen tellerden oluşturulan bilezik kilitle birleştirilerek Tokat bileziği haline getiriliyor. Kafkaslardan gelerek Tokat’a yerleşen kuyumcu ustalarının bafon olarak çıkarttıkları altın bilezik, 22 ayar olarak imal ediliyor. Tokat bileziği ortalama ağırlığı 80-110 gram arasında değişiyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne Edirne’de buzağı kayıplarını azaltma ve verimlilik eğitimi Edirne’de hayvancılıkta verimliliğin artırılması ve buzağı ölümlerinin azaltılması amacıyla düzenlenen eğitim programında, savaş ve küresel krizlerin tarımsal üretim üzerindeki etkilerine dikkat çekildi. Edirne İl Tarım ve Orman Müdürlüğü öncülüğünde hayvancılık sektörüne katkı sunulması amacıyla gerçekleştirilen programda ’yeni doğan buzağı ölümlerinin azaltılması ve döl veriminin artırılması’ konuları ele alındı. Programın açılış konuşmasını yapan İl Tarım ve Orman Müdürü İslam Köse, her buzağının ülke ekonomisi açısından değer taşıdığını belirterek, buzağı kayıplarının azaltılmasının sürdürülebilir hayvansal üretimin temel unsurlarından biri olduğunu söyledi. Köse, üreticilerin bilinçlendirilmesine yönelik eğitim çalışmalarının devam edeceğini kaydetti. Edirne Vali Yardımcısı Turgut Subaşı ise günümüzde tarım ve hayvancılığın yalnızca üretim faaliyeti değil, aynı zamanda stratejik bir alan haline geldiğini belirterek savaş, kuraklık ve ekonomik dalgalanmaların üretim maliyetlerini doğrudan etkilediğini ifade etti. Subaşı, küresel gelişmelerin girdi fiyatlarında öngörülemeyen artışlara yol açtığını belirterek, üreticilerin hem iç hem de dış riskleri hesaplayarak hareket etmesinin önemine vurgu yaptı. Subaşı ayrıca, buzağı ölümlerinin azaltılmasının da üreticinin bir yıllık emeğinin korunması anlamına geldiğini dile getirdi. Eğitimde Dr. Öğr. Üyesi Şebnem Engin Canikli tarafından doğum öncesi bakım, doğum sürecinin doğru yönetimi ve doğum sonrası buzağı sağlığını korumaya yönelik bilimsel yöntemler aktarıldı. Sağlıklı bir buzağı için dikkat edilmesi gereken noktaları paylaşan Canikli, gebeliğin son sürecinde annenin de doğru beslenmesi ve bu sürecin hijyen kurallarını uygun bir şekilde geçirilmesi gerektiğine değindi. Yetiştiricilere yönelik düzenlenen eğitimde, sağlıklı buzağı yetiştirmenin gebelik döneminden itibaren planlı bakım ve doğru besleme ile mümkün olduğu vurgulandı. Eğitimlerle buzağı kayıplarının önlenmesi, verimli üretim için doğru bakım yöntemleri ve hayvancılıkta sürdürülebilirliğin artırılması hedefleniyor. Eğitimin ikinci etabı 2 Nisan Perşembe günü Keşan Ticaret ve Sanayi Odası Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilecek.
Sakarya Sıfır Atık hareketinin vizyonu Sakarya’daki konferansta ele alındı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde başlatılan Sıfır Atık projesi kapsamında, "COP31 Sürecinde Türkiye Sıfır Atık Sakarya Çalıştayı Sonuç Konferansı" gerçekleştirildi. Vakıf Başkanı Samed Ağırbaş’ın BM temaslarındaki başarıları anlattığı, Vali Rahmi Doğan’ın ise Sapanca Gölü’ndeki kaçak yapılaşmaya karşı yürütülen yıkımların süreceğini vurguladığı konferansta, Sıfır Atık vizyonunun küresel ve yerel yansımaları ele alındı. Sıfır Atık Vakfı tarafından; Sakarya Büyükşehir Belediyesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Sakarya Üniversitesi (SAÜ) ve Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) işbirliğinde düzenlenen konferans, Turgut Özal Kültür ve Kongre Merkezi’nde yapıldı. Programa Sakarya Valisi Rahmi Doğan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan, Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, SAÜ Rektörü Prof. Dr. Hamza Al, SUBÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık ile kurum müdürleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. "Uluslararası alanda karşılık buldu" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Hasan Mehmet Kuyumcu, programda yaptığı konuşmada, "Sıfır Atık" yaklaşımının proje olmaktan çıkıp yeni bir yaşam kültürüne dönüştüğünü belirterek, "Çevresel, toplumsal ve ekonomik dönüşüm seferberliği amacıyla 2017 yılında sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayesinde başlatılan Sıfır Atık yaklaşımı, yalnız bir proje değil, insanların tabiatla olan ilişkisinde yeni bir bilinç ve yeni bir yaşam kültürü olmuştur. İsrafın önlenmesini, kaynakların verimli kullanılmasını ve gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakma sorumluluğunu esas alan bu anlayış, kısa sürede ülkemizin sınırlarını aşarak uluslararası alanda da bir karşılık bulmuştur" dedi. "Sıfır Atık hareketi global bir harekete dönüştü" Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, hareketin 193 ülkede karşılık bulan global bir vizyon haline geldiğini vurgulayarak, "Geçtiğimiz günlerde Sıfır Atık günü vesilesiyle Birleşmiş Milletler genel merkezindeydik. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum ile beraber, başta Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri ve birçok üst düzey isim ile bir araya geldik. Görüştüğümüz her isimden Türkiye ile alakalı ciddi övgüler duyduk. Türkiye’de başlayan Sıfır Atık projesinin, dünya ekonomisine ve dünyadaki atık tüketimine dair faydalarını duyduk. Amerika Birleşik Devletlerinde 140’tan fazla sivil toplum kuruluşunun ve iş dünyasının liderleri ile bir araya geldik. Birbirinden önemli isimlerin olduğu bu toplantıda biz dünyamızın geleceğini konuştuk. Bu toplantıda bile 2017’de sayın Emine Erdoğan Hanımefendi tarafından başlatılan Sıfır Atık projesine ve bu hareket çok ciddi övgüler ve teşekkürler aldık" diye konuştu. Tatlı su kaynaklarının azaldığına dikkati çeken Ağırbaş, altyapı yatırımları ve çeşitli aparatlarla vatandaşların yeniden musluklardan su içebilmesini hedeflediklerini sözlerine ekledi. SAÜ Rektörü Prof. Dr. Hamza Al, Sıfır Atık’ı yalnızca çevre politikası değil, bütüncül bir dönüşüm vizyonu olarak gördüklerini ifade ederken, SUBÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık da projenin daha az hammadde ile daha fazla fayda üretmeyi hedefleyen bilimsel ve teknolojik bir model olduğunu dile getirdi. Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar ise Sıfır Atık hareketinin atık meselesinden ziyade bir "gelecek ve nizam meselesi" olduğunu belirterek, projeyi başlatan Emine Erdoğan’a şükranlarını sundu. "Sapanca Gölü çevresindeki kaçak iskelelerin yıkımı sürecek" Sakarya Valisi Rahmi Doğan, 1 milyar 300 milyon ton içme suyu barındıran Sapanca Gölü’nün korunmasının önemine işaret ederek, şunları kaydetti: "Bu gölün etrafında yapılan yapılaşmalar ve atıklarla göl adeta can çekişir hale geldi. Bir kaç öncesinde Büyükşehir Belediyemizle yapmış olduğumuz çalışmada gölün etrafındaki iskelelerin yıkılması ile kıyı kenar çizgisinin en azından açılması sağlanmış durumda. Bu proje devam edecek. Bundan dolayı da Büyükşehir Belediye Başkanımıza şükranlarımı sunuyorum. Her zaman yanında olduğumuzu da buradan ifade ediyorum. Sakarya birinci sınıf tarım arazisi, dolayısıyla bizim bu toprakları korumamız lazım. Bu toprakları gelecek nesillere temiz şekilde teslim etmemiz lazım."