KÜLTÜR SANAT - 25 Nisan 2023 Salı 10:16

Osmanlı Devleti’nin temellerini oluşturan medrese birçok özelliğiyle dikkat çekiyor

A
A
A
Osmanlı Devleti’nin temellerini oluşturan medrese birçok özelliğiyle dikkat çekiyor

Osmanlı Devleti’nin medrese sisteminin temellerinin atıldığı Nizamettin Yağıbasan Medresesi birçok özelliğiyle dikkat çekiyor.

Osmanlı Devleti’nin medrese sisteminin temellerinin atıldığı Nizamettin Yağıbasan Medresesi birçok özelliğiyle dikkat çekiyor.


UNESCO Kültür Mirası Listesinde yer alan Niksar kalesi; Pontus, Roma, Bizans ve Türk-İslam medeniyetlerinden izler taşıyor. 6,2 kilometrelik sur uzunluğu ile Diyarbakır kalesinden sonra Anadolu’nun en büyük ikinci kalesi durumundaki Niksar Kalesi içerisinde Anadolu’nun İlk Türk Medresesi’ni barındırıyor. Anadolu’nun ilk Türk Medresesi olan Nizamettin Yağıbasan medresesi, Danışmentli devletinin en önemli eserleri arasında yer alıyor. Medresesi’nin arka kısmında öğrencilerin dinlenme alanı olarak yapılan ahşap balkonun başka bir örneği bulunmuyor. Hayatının 12 yılını Nizamettin Yağıbasan Medresesi’nde geçiren Davud-i Kayseri, Osmanlı devletinde medrese sisteminin kurucu ismi olmuştur.



"Danişmentli devletinin en önemli eserlerinden"


Niksar Belediyesi Etüt Proje Müdürü Danışment Hüseyin Şahin, "Niksar kalesi milattan önce 350’li yıllarda direkt bir şehir Kale olarak Akropol olarak kurulmuştur. Pontus İmparatorluğu’nun önemli muhkem kalelerinden bir tanesidir. O günden günümüze kadar hala ayakta canlı ve görkemini koruyan önemli bir kaledir. Bu kalenin Öncelikli olarak özelliği büyüklüğüdür. Bu kale bir kale şehir olarak inşa edildiği için kalenin içerisinde sosyal, kültürel, ekonomik askeri ve siyasi birçok yapının bir arada olduğunu görüyoruz. Bir şehir hayatını her aşamasının olduğu bir yapıdadır. Niksar kalesinin içerisinde Danişmentli devletinin en önemli eserlerinden bir tanesi olan Danışmentli devletinin en güçlü hükümdarlarından Nizamettin Yağıbasan tarafından 1157 yılında yaptırılmış olan Anadolu’nun ilk Türk medresesi Nizamettin Yağıbasan Medresesi’nin olması İhsan kalesini önemli ve farklı kılan parametrelerden bir tanesidir. Bu eser Anadolu’daki erken dönem Türk mirasının anlaşılması ve algılanması bakımından bugünkü geldiğimiz mimari seviyeyi görmemiz açısından da çok önemli bir yere sahiptir" ifadelerini kullandı.



"Bu balkon tek olma özelliğine sahip Hiçbir yerde bir örneği bulunmuyor"


Nizamettin Yağıbasan Medresesi’nin ahşap balkonun başka bir örneğinin bulunmadığını belirten Şahin, "Bu mimariye 2 eyvanlı üstü astronomi ve yıldız hareketlerinin takibi için kısmen açık medrese tipi mimarisi diyoruz. 1157 yılından sonra, Anadolu’da diğer medreselerin yapım tarihleri 13. yüzyılın başlarına denk geliyor yani bu medrese çok erken dönem bir mimari yapıya sahiptir. Bu mimari yapının genişletilerek bugünkü mimari zenginliğe ulaştığımızı söyleyebiliriz. Yapının Kale surlarının kullanılarak inşa edildiğini biliyoruz, bununla beraber ona özgü bu yapıya özgü bir de ahşaptan bir balkonu var. Bu balkon tek olma özelliğine sahiptir. Hiçbir yerde bir örneği bulunmuyor. Kale surları kullanılarak inşa edilmiş ama şehir silüeti de verdiği için arka tarafta muhtemelen öğrenciler için güzel bir terapi olabilecek bir mekan olarak düşünülmüş" şeklinde konuştu.



"Osmanlı’nın medrese sistemini kuruyor"


Şahin, Nizamettin Yağıbasan Medresesi’nin Osmanlı devletinde medrese sisteminin kurulmasında önemli bir yere sahip olduğunu belirterek Bahsettiğimiz yüzyıl 12 yüzyıl ilme talebin çok az olduğu, öğrencilerin sayısının çok az olduğu bir dönemi ifade ediyoruz. O dönemde çok az öğrenciyle çok az talipliğiyle bu eğitimleri yapıyorsunuz ama o talipler arasında öyle bir isim çıkıyor ki Osmanlı’nın medrese sistemini kuruyor. Osmanlı’nın bilim altyapısını oluşturan Davud-u Kayseri yetiştiriyor. Bu Davut-u Kayseri Anadolu’da ve farklı yerlerde birçok medreselerde eğitim almış, 12 yıl hayatının önemli bir kısmını burada geçirmiş burada eğitim almış. Orhan Bey döneminde ise Osmanlı’nın kurucu rektörü olmuştur. Türkiye’de çok büyük kaleler var Diyarbakır kalesi, İstanbul kalesi ve bir diğeri Niksar kalesi bunlar akropoller yani Kale şehirlerdir. Elimizde kalan kalıntılarla ve mevcut var olan izleri takip ettiğimizde şunu söyleyebiliriz; Anadolu’nun en büyük kalelerinden bir tanesi Niksar kalesidir, Görkemli kalelerinden bir tanesidir. Kale, dış Kale surları, orta Kale surları ve iç Kale surları olmak üzere 3 kademeli oluşuyor. Topografyası çıkartılmış içerisinde yaklaşık 40-50 tane yapının olduğu biliniyor. Hatta formunu bilmediğimiz kazılarla yeni yeni ortaya çıkan 20-30 tane de yeni yapı olduğunu biliyoruz. Yeraltı geçitlerinin gizli ulaşım sistemlerinin olduğu ve savunma reflekslerinin kuvvetli olduğu çok büyük bir kale diyebiliriz" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya "TUA Astro Hackathon" maratonunun kazananları belli oldu İnönü Üniversitesi ev sahipliğinde, Malatya Teknokent ana sponsorluğunda ve Malatya Turgut Özal Üniversitesi stratejik partnerliğiyle gerçekleştirilen "TUA Astro Hackathon" sona erdi. Malatya’da bilim, teknoloji ve gençlik buluşmasına sahne olan etkinlikte, ödüller sahiplerine takdim edildi. Türkiye Uzay Ajansı (TUA) himayesinde gerçekleştirilen etkinliğin ödül törenine; Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Sağlam, Teknokent Genel Müdürü Doç. Dr. Hasan Yılmaz, farklı liselerden öğrenciler ve öğretmenler katıldı. Ödül töreni öncesi konuşan Doç. Dr. Hasan Yılmaz, kurumlar arası işbirliğine dikkat çekti. Etkinliğe katkı veren kurumlara teşekkür eden Yılmaz, "Rektörümüzün önümüzü açması ve bizlere verdiği destekle başlayan bu süreç, büyükşehir belediyemizin, Yeşilyurt Belediyemizin ve diğer kurumlarımızın katkılarıyla çok büyük bir etkinliğe dönüştü. Türkiye genelinde 37 il arasında 4. olduk. Bu başarı hepimizin. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, gençlerin ortaya koyduğu projelerin önemine vurgu yaptı. Geçit, "Bu organizasyonun temel amacı gençlerimizin inovatif, araştırmacı ve üretken yönlerini ortaya çıkarmaktır. Yapılan her çalışma, her proje aslında geleceğe atılmış önemli bir adımdır. Hiçbir zaman yaptığınız işi küçümsemeyin. Belki de bugün burada ortaya koyduğunuz bir fikir, yarın bu ülkenin geleceğini, hatta insanlığın geleceğini değiştirebilir. Bilim ve teknoloji alanında geçmişte bazı fırsatları kaçırmış olabiliriz ancak son yıllarda çok önemli bir ivme yakaladık. Sizler de bu sürecin en önemli aktörlerisiniz" dedi. İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat da etkinliğe ev sahipliği yaptıkları için memnuniyet duyduklarını ifade etti. Etkinliğin önemine dikkat çeken Akpolat, "Türkiye Uzay Ajansı koordinasyonunda düzenlenen Astro Hackathon’da sizlerle birlikte olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Üniversitemiz adına bu önemli organizasyona ev sahipliği yapmak bizler için gurur vericidir. Türkiye genelinde katılım açısından 4. sırada yer almamız da ayrıca mutluluk vericidir. Bu etkinlik gençlerimizin teknik, analitik ve girişimcilik becerilerini geliştiren çok kıymetli bir platformdur. Hayallerin projeye dönüştüğü, projelerin ise geleceği şekillendirdiği bir ortamdır. Bugün yazılan her bir satır kod, yarın uzayda görev yapacak bir sistemin parçası olabilir" şeklinde konuştu. Akpolat, ilk 5’e giren yarışmacılara Teknokent’te şirket kurmaları için destek sağlayacaklarını belirterek sözlerini tamamladı. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ise gençlerle bir arada olmanın memnuniyetini dile getirdi. Başkan Er, "Gençlerle bir arada olmaktan her zaman büyük mutluluk duyuyorum. Malatya olarak sadece depremin yaralarını sarmakla kalmıyor aynı zamanda geleceğin şehrini inşa ediyoruz. Bilim, teknoloji ve gençlik odaklı projelere büyük önem veriyoruz. Yakın zamanda hayata geçireceğimiz bilim merkeziyle bu alandaki çalışmalarımızı daha da ileriye taşıyacağız. Türkiye artık savunma sanayi, bilişim ve teknoloji alanında güçlü bir konuma gelmiştir. Siz gençler bu sürecin en önemli parçasısınız. Kendinize güvenin, çalışın ve ülkenize katkı sağlayın" şeklinde konuştu. Yoğun katılımın olduğu etkinlikte, birinci "Yer Gök Ayna", ikinci "Nirvana", üçüncü "Infinity" olurken Teknokent Jüri Özel Ödülünü ise dördüncü "Kodere" ve beşinci olan "Göktürk" takımı elde etti.Ödül takdiminin ardından etkinlik sona erdi.
Malatya Malatya’da çiçek açan kayısı bahçeleri havadan görüntülendi Türkiye’nin kayısı başkenti Malatya’da baharın gelişiyle birlikte kayısı ağaçları beyaza büründü. Kent genelinde kartpostallık görüntüler oluşurken, üreticiler yeni sezon için umutlu olduklarını ifade etti. Yaklaşık 10 milyon kayısı ağacının bulunduğu Malatya’da çiçeklenme dönemiyle birlikte bahçeler havadan görüntülenirken görsel şölen ortaya çıktı. Geçtiğimiz yıl yaşanan zirai don nedeniyle büyük kayıplar yaşayan üreticiler bu yıl hava şartlarının olumlu seyretmesini bekliyor. Battalgazi ilçesine bağlı Ağılyazı Mahallesi Muhtarı ve kayısı üreticisi Yaşar Adak kayısıların bu yıl genel olarak iyi durumda olduğunu belirterek, "Eğer don olmazsa ve aşırı yağış etkili olmazsa iyi bir sezon bekliyoruz. Şu anda çiçek dökme aşamasındayız, inşallah daha iyi olacak" dedi. Üretim maliyetlerinin yüksek olduğunu kaydeden Adak geçen yılki kayıplara rağmen devlet desteklerinin üreticiye katkı sağladığını ifade etti. Alacakapı Mahallesi Muhtarı Nafiz Sayın ise mahallede yaklaşık 32 bin dönüm arazide kayısı üretimi yapıldığını belirterek, "Çiçeklerimiz şu an güzel görünüyor. En büyük temennimiz don olmaması. Malatya kayısısı dünya çapında önemli bir ürün" dedi. Dolamantepe Mahalle Muhtarı Ahmet Bayduz da geçen yıl yaşanan don olayının etkilerinin sürdüğünü ifade ederek, "Ağaçlarımız çiçeklenme döneminde. Yoğun çiçek var ancak geçen yılki don nedeniyle yalancı çiçek oranı fazla. Kalan ürün yeterli olursa iyi bir sezon geçirebiliriz" diye konuştu.
Edirne 88’lik usta gençlere taş çıkarıyor Edirne’de 14 yaşında başladığı elektrik işini 88 yaşında da sürdüren usta, yıllar içinde onlarca çırak yetiştirdiğini ancak artık gençlerin mesleğe ilgi göstermediğini söyleyerek, ölene kadar işini büyük bir aşkla yapmayı sürdüreceğini belirtti. Edirne’de sanayi sitesinde çalışan 88 yaşındaki Ahmet Uyguner, 14 yaşında başladığı oto elektrik mesleğini yaklaşık 74 yıldır sürdürüyor. İlerlemiş yaşına rağmen her gün iş yerinin yolunu tutan Uyguner, mesleğine olan sevgisinin kendisini ayakta tuttuğunu ifade etti. Yıllar boyunca çok sayıda çırak yetiştirdiğini belirten Uyguner, bugüne kadar 50’nin üzerinde çırak yetiştirdiğini söyledi. Günümüzde ise gençlerin meslek öğrenmeye eskisi kadar ilgi göstermediğini dile getiren Uyguner, birçok kişinin işin kolayına kaçtığını ifade etti. Sanayi sitesinde uzun yıllardır esnaflık yaptığını anlatan Uyguner, sağlığını ise işine olan bağlılığına borçlu olduğunu belirtti. Çalışmayı sevdiğini dile getiren Uyguner, imkân bulduğu sürece mesleğini sürdürmeye devam edeceğini söyledi. "Artık çırak yetişmiyor 88 yaşındaki Ahmet Uyguner, "14 yaşında elektrikçiliğe başladım. Yaşım 88. Sabahleyin kalkarım, işime gelirim. Akşama kadar burada işime devam ederim, hizmet veririm. Gelene yardımcı olurum. Böylece mutluluğu elde ediyorum. Çalışarak elde ediyorum. Çok çırak yetiştirdim. 50’nin üzerinde çırak yetiştirdim. Hatta daha fazla. Ama artık çırak yetişmiyor . Bu şartlarda herkes işin kolayına kaçmaya çalışıyor. Olmuyor, yok" dedi. "Çalışmayı çok seviyorum" Çalışmayı çok sevdiğini belirten Uyguner, "Bir, çalışmayı çok seviyorum. İki, çalışmanın sonucunu görüyorum. İnsanlar buradan mutlu ayrılıyor. Vergimi veriyorum, aileme geçindiriyorum. Ve sağlığımı bu yaşta da olsa yerine getirmeye çalışıyorum. İşi yapacağım dersen zorluğu falan yok. Var değil, yalan söyler. Yanlış söyler. Peygamberimiz diyor ki, 8 gün ömre 9 gün çalışma. 8 gün ömrü, 9 gün çalışma. Herkes çalışacak. Eli, ayağı tutan, kafası yerinde olan, kendini bir şeylere adamağa kalkan, kahvede oturmayan insanlar çalışacak. Bu ülkenin çalışmaya ihtiyacı var. Herkes çalışacak" şeklinde konuştu. "Çalışarak kendi kendimi motive ediyorum" Gençlerle arasında kuşaklar olduğunu ifade eden Uyguner, "Bugüne kadar ülkemize sahip çıktık. Benle olsun, kardeşlerim olsun, akrabalarım, tanıdıklarım sahip çıktık. Bundan sonra gelecek nesiller iyi bir şekilde yaşamak istiyorlarsa önce ülkesine sahip çıkacak. Demokrasiye sahip çıkacak. Çalışarak kendi kendimi motive ediyorum. Yeniliyorum. Bir şey yaptığım vakit karşılığında diyorum ki ya ben bir şeylere yarıyormuşum demek ki. İşte sen burada bir şey yaptın, yeni göstereyim, tamir ettim. Kolay kolay yapılacak bir iş değil. Ama gene de bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Bu ülke bizim. Çalışarak, hayata durarak ben görevimi yapmaya çalışıyorum, yapacağım da. Söylene kadar. Bu yaşa kadar geldim. Hiç rahatsız olmadım, memnun oldum, mutlu oldum. Ölene kadar çalışacağım" ifadelerini kullandı.