YEREL HABERLER - 25 Mart 2012 Pazar 12:21

TOKAT`TA, TURİZM ÇALIŞTAYI

A
A
A
TOKAT`TA, TURİZM ÇALIŞTAYI

Tokat Valisi Şerif Yılmaz, çalıştayla Tokat`ın turizm potansiyelinin topyekün bir araya getirilmesi noktasında önemli bir adım atılmış olduğunu söyledi.
Tokat Ticaret ve Sanayi Odası, Tokat Turizm Tanıtma Derneği (TUDER) tarafından organize edilen Turizm Çalıştayı Değerlendirme toplantısı Grand Ballıca Oteli`nde düzenlendi. Toplantıya, Vali Şerif Yılmaz, AK Parti Tokat Milletvekilleri Zeyid Aslan, Dilek Yüksel, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Tokat Milletvekili Orhan Düzgün, Tokat Belediye Başkanı Adnan Çiçek, Gaziosmanpaşa Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Şahin, Tokat Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ahmet Arat ile sivil toplum kuruluşları
temsilcileri katıldı. Tokat`ın tarih ve kültürünün yer aldığı tanıtım filmi ile başlayan toplantının açılış konuşmasını Tokat Turizm ve Tanıtma Derneği Başkanı Kadir Özbilgin yaptı. Özbilgin, çalıştay sonuç raporunu, "Öncelikle turizm potansiyelimizi koruyarak, tanıtarak, pazarlayarak gezginlerin deneyimlerine sunarak, ekonomik anlamda insan hayatının ilerlemesi açısından kullanımını sağlayabilmek ve sürdürülebilir kılmaktır" şeklinde özetledi.
TTSO Meclis Başkanı Orhan Gürgünoğlu, çalıştay fikri gündeme geldikten sonra izlenecek yöntemle ilgili bir mutabakat oluşturduklarını ve çalışmalara başladıklarını ve her yapılan toplantıda değerlendirme ve analiz yaptıklarını kaydetti.
Vali Yılmaz ise, yapılan çalıştayla Tokat`ın turizm potansiyelinin topyekün bir araya getirilmesi noktasında önemli bir adım atmış olduğunu söyledi. Tokat`ta turizm sektöründe yapılması gereken çalışmalarla ilgili en detaylı çalışmanın sonuç raporunun önlerine geldiğini ifade eden Vali Yılmaz, "Bizde bundan sonraki süreçte bu akşamki değerlendirme neticesinde uygulanması gereken hususlarla ilgili burada çok temel bir metin oluşturup onun üzerinde çalışma yapmamız gerektiğini düşünüyorum. Bundan sonra da
sivil toplum dahil olmak üzere tüm kurum ve kuruluşların hareket buna göre geçmesi adına bunu önemsiyorum. Çünkü turizm sadece kamu kurum ve kuruluşlarının yapacağı bir iş değil. Turizm toplumun tamamında yer etmemişse bunu uygulamamız, hayata geçirmemiz mümkün değil. Netice itibariyle dışarıdan gelecek yerli veya yabancının muhatap olacağı şahsın çarşıda veya resmi kurumda olsun bu duruma hazır olması gerekir. Bu bilincin toplumda yaygınlaşması gerekir. Bu çalışma bu bilincin oluşması için önemli bir adım
olacaktır" dedi.
TSO Başkanı Arat, çalıştay sonucu elde ettikleri çözüm önerilerini sıraladı. Ulaşımdan, konaklamaya, tanıtım eksikliğinden, rehber eksikliği yönündeki sorunları dile getiren Başkan Arat, ayrıca 26 Haziran Atatürk Kültür Sarayı`nın aslına uygun olarak kullanılması gerektiğini, İl Özel İdaresi ve İl Genel Meclisi`nin bu mekandan taşınması veya bu sağlanamıyorsa başka bir kültür merkezi inşa edilmesi gerektiğine işaret etti.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "KKTC’yi Doğu Akdeniz’in parlayan bir yıldızı olarak geleceğe taşımak en büyük hedefimizdir" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel ile Ankara’da bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, KKTC Başbakanı Üstel ve hükümet ortaklarıyla Ankara’da bir araya geldi. Baş başa ve heyetler arasında gerçekleştirilen görüşmenin ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz ve KKTC Başbakanı Üstel ortak basın açıklaması yaptı. Yılmaz, yaptığı açıklamada, görüşmenin son derece faydalı bir şekilde geçtiğini ifade ederek, Türkiye ile KKTC arasında ilişkilerin sıradan iki ülke arası ilişkiler olmadığını, Türkiye Cumhuriyeti’nin ana vatan ve garantör ülke olarak her zaman KKTC’nin yanında olduğunu ve olmaya da devam edeceğini ifade etti. "KKTC’yi Doğu Akdeniz’in parlayan bir yıldızı olarak geleceğe taşımak en büyük hedefimizdir" KKTC Başbakanı Üstel ile her yıl ekonomik ve mali iş birliği protokolleri üzerinde çalışmalar yaptıklarını dile getiren Yılmaz, "Bu çalışmaları yaparken ortak akılla hareket etmeye büyük önem veriyoruz. Bir taraftan Türkiye Cumhuriyeti’nin kurumları ve KKTC’nin kurumları, diğer taraftan da ekonomik ve sosyal paydaşlarla istişareler içinde bu programları şekillendiriyoruz. Bu yıl da aynı anlayışla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bugün de yine bu kapsamda önemli değerlendirmeler yaptık. Bizim amacımız açık ve nettir. Biz, KKTC’yi çok daha müreffeh, güçlü yarınlara taşımak istiyoruz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bu konuda yoğun bir şekilde çalışmaya devam edeceğiz. Eğitimden sağlığa, fiziki ve teknolojik altyapıdan üniversitelere, Ar-Ge’den bilişim vadisi vizyonlarına varıncaya kadar KKTC’yi Doğu Akdeniz’in parlayan bir yıldızı olarak geleceğe taşımak en büyük hedefimizdir. Amacımız KKTC’nin kendine yetebilen, küresel şartlarla uyumlu, rekabetçi ve sürdürülebilir bir ekonomik yapıyla yoluna devam etmesidir. Önümüzdeki dönem özellikle girişimcilere dönük, kadınlara, gençlere, üreticiye, çiftçiye dönük neler yapabiliriz diye istişare ediyoruz. Bu çalışmalarda ana yaklaşımımız insan odaklı, kapsayıcı ve sürdürülebilir kalkınmadır" diye konuştu. "KKTC’nin haklarını, egemenliğini savunmaya devam edeceğiz" Ana vatan ve garantör ülke olarak her zaman KKTC’nin ve Kıbrıs Türkü’nün haklarını her platformda en güçlü şekilde savunmaya devam edeceklerini ifade eden Yılmaz, "Adanın gerçeklerini herkesin görmesi lazım. Adada iki devlet ve iki ayrı halkın olduğunu herkesin iyi bilmesi lazım. Egemen, eşitlik temelinde konuya yaklaşılması lazım. Bir çözüm aranacaksa bu çözüm, adadaki gerçeklikler üzerine inşa edilen bir çözüm olmak durumundadır. Bu noktada Rum kesiminin çözümden yana olmayan yaklaşımını hepimiz biliyoruz ve bu defalarca test edildi, görüldü. Tarihte de bunu çeşitli kez yaşadık. Bir çözüme yanaşmayı bırakın, BM kapsamında birkaç konuda iş birliği yapılsın denilen konularda dahi adım atmadıklarını herkes biliyor. Önümüzdeki süreçlerde de biz bu gerçekler üzerine bina edilmiş bir yaklaşımla KKTC’nin haklarını, egemenliğini savunmaya devam edeceğiz. İki toplum arasında iş birlikleri her zaman yapılabilir. Bütün bunlara da her zaman hazırız" dedi. "Teknik heyetlerimizle birlikte neler yapabiliriz diye konuştuk" KKTC Başbakanı Ünal Üstel ise Kıbrıs ekonomisinin kendi ayakları üzerinde durana kadar Türkiye Cumhuriyeti ile büyük projeleri her alanda gerçekleştireceklerini dile getirerek, "Bugün de uzun süren toplantımızda teknik heyetlerimiz ile birlikte yeni mali iş birliği protokolümüzle ülkemizin ihtiyaçlarına göre neler yapabiliriz diye Cumhurbaşkanı Yardımcımızla ve heyetiyle konuştuk. Ayrıca bir de değerlendirme toplantısı yaparak, 2025’te imzaladığımız mali iş birliği protokolünde neleri yaptık, hangi projelerimiz devam ettiği ve ne zaman sonuçlanacağına ilişkin konuları dile getirdik" açıklamasında bulundu. "2025 yılında KKTC’de büyük projelerin temelini attık" Üstel, 2025 yılında KKTC’de büyük projelerin temelinin atıldığını hatırlatarak, "Bazı büyük projeler 30 yıldır konuşuluyor ama bugün imzaladığımız iş birliği protokolüyle ülkemizin hep üzerinde durduğu ve gerçekleştireceğimiz Lefkoşa Nalbantoğlu Hastanesi’nin yeniden revize edilmesi ve ülke insanına hizmet edecek 320 yataklı yeni bir hastane inşaatının temellerinin süratli bir şekilde yükseldiğini görmek bizler için büyük bir mutluluktur. Yine uzun yıllar konuşulan Güzelyurt Hastanesi, yine uzun yıllar konuşulup bugün gerçekleştirdiğimiz Karpaz Pamuklu Hastanesi ve bir yandan gerçekleştirdiğimiz ve insanlarımızın kullanımına açtığımız Maraş Sağlık Merkezimiz ve öbür yörelerimizde yaptığımız sağlık merkezlerimizle 2025 yılında KKTC’de sağlıkta iyi bir yıl ve sağlıkta büyük projelerin gerçekleştirildiğine inanıyoruz. 2026 yılında da inşallah Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımızla bu hastanelerin açılışlarını yapacağız" dedi. "Kıbrıs Türkü’nün yanında ana vatanı Türkiye Cumhuriyeti vardır" Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin KKTC’nin ekonomisinin geriye götürmek için her türlü baskıyı uyguladığına dikkati çeken Üstel, "Yunanistan ve İsrail’le imzaladıkları bir savunma protokolüyle silahlanma yarışı içerisine girdiler ve her geçen gün yeni savunma araçlarını almak için basında şov yapmaya devam ediyorlar. Unutuyorlar, Kıbrıs Türkü yalnız değil. Kıbrıs Türkü’nün yanında ana vatanı Türkiye Cumhuriyeti vardır. Ne yaparlarsa yapsınlar biz de günü geldiğinde kendilerine aynı şekilde bir cevap vereceğimizden kuşkumuzdur yoktur" değerlendirmesinde bulundu.