ÇEVRE - 13 Mart 2026 Cuma 13:18

Depreme merkezinde yakalanan uzmanı, depremi anlattı

A
A
A
Depreme merkezinde yakalanan uzmanı, depremi anlattı

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikret Koçbulut, "80 yıldan önce 7 üstü deprem imkansız" dedi.


Bölgede depremler üzerinde çalışmalarını sürdüren Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikret Koçbulut, deprem çalışmaları için gittiği Niksar’da depreme yakalandı.



"1942 depremiyle bağlantısı yok"


Koçbulut, geçtiğimiz gece yaşanan depremin 1942 depremi ile bağlantısı olmadığını belirterek, "AFAD tarafından açıklanan 5.5 büyüklüğündeki deprem Niksar havzasının kuzey kenarını sınırlayan ve 1942 kırığının hemen kuzeyinde yer alan hat. Oluşan deprem Pınarbeyli köyü civarında meydana geldi. Bu depremin 1942 ile bir alakası olmadığını düşünüyorum ve bunun kuzeyindeki bu parçalı hatlar üzerinde geliştiğini düşünebiliriz. Çünkü baktığımızda buradaki fayların normal bileşeni var ve havzaya doğru ilerliyorlar" dedi.



"80 yıldan önce 7 üstü deprem imkansız"


Koçbulut açıklamasında, "1942 kırığını düşündüğümüzde günümüze kadar geçen süre yaklaşık 80 yıl ve 80 yılda bu fay üzerinde 7 büyüklükte bir deprem olması imkânsız. Çünkü bu kadar bir stres bu kadar kısa bir sürede biriktiremez. Buradaki yaklaşık 7 büyüklüğüne yakın deprem üretme aralığı 200 yıldır. Çünkü 2006-2009 yılları arasında yapılmış olan bir DPT projesinde, Erbaa’dan Erzincan’a kadar olan bölgenin depremselliği, yüzey kırıklarının ve fayların incelenmesi gerçekleştirildi. Bu devletimizin kayıtlarında zaten var" diye konuştu.



"7 büyüklüğün üstünde deprem beklemiyoruz"


Prof. Dr. Fikret Koçbulut, Tokat’ta 7’nin üstünde deprem beklemediklerini ifade ederek, "Tokat’ta 7.2 büyüklüğünde bir deprem olacak diyen kim bilmiyorum ama bunu söyleyebilmek için elinde kesin verilerinin olması lazım. Niksar bölgesine baktığımızda, 1939 yılında Erzincan’da büyük Erzincan depremi var. 360 kilometrelik bir yüzey kırığı oluşturdu. Erzincan’dan Tokat’ın da hemen kuzeyinden geçen Amasya Ezine Pazarı’na doğru giden 360 kilometrelik hat, 1939’da kırıldı. Sonra yirmi Aralık 1942’de Niksar Erbaa arasındaki bu 40 kilometrelik alan kırıldı. Yani Niksar havzasının kuzey kenarındaki fay kırıldı. Daha sonra 1943’te ise Ladik-Tosya depremi, Kastamonu depremi meydana geldi. Yaklaşık 280 kilometre civarında da yüzey kırığı meydana geldi. Yani bu hat aslında komple kırıldı. Kırılmanın üzerinden de yaklaşık 80 yıl geçti. Bu 80 senelik bir süreç içerisinde, burada bu büyüklüklerde deprem üretecek bir segment kalmadı. Sadece Niksar havzasının güneyinde Esenyçay fayı var. Bu fay üzerinde bir gerilim olabilir. Ama bu da 7 üzerinde bir büyük deprem üretemez kanaatindeyim" şeklinde konuştu.



"Depremi merkezinde yaşadı"


Prof. Dr. Fikret Koçbulut, depremi Niksar’da yaşadığını hatırlatarak, vatandaşlardan sadece resmi kurumların yapacağı bilgilendirmelere itibar etmelerini istedi. Koçbulut, "Bu gece ben de Niksar’daydım ve depremi yaşayan bir kişiyim. Başka bir çalışma için buradaydık. Bir arazi çalışması için. Niksar’da bir otelde konaklarken 3.35’te ben de uyandım. Ama baktığımız zaman aslında haberlere düşen kadar bir telaş görmedim. Ben kaldığım kattan aşağıya bile inmedim. Çünkü bu deprem 5.5 büyüklükte olduysa bundan sonrakilerin en büyük artçısı 4.5 olur. Onda da fazla bir şey olacağını düşünmedim. O yüzden önemli olan resmi kurumların yapacağı açıklamalara itibar etmektir. Vatandaşlarımızın AFAD tarafından açıklanmış ve yetkili kurumlar tarafından açıklanmış haberlere itibar etmelerini istiyorum. Çünkü çok büyük bilgi kirliliği meydana geliyor. Bu büyük bilgi kirliliğiyle insanlarımızı endişeye ve telaşa yönlendiriyor" dedi.



Depreme merkezinde yakalanan uzmanı, depremi anlattı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun İnternetten araç kiralamak istedi, 500 bin lira dolandırıldı: 5 gözaltı Samsun’da araç kiralamak isterken sahte internet sitesi ve ilanlara güvenen bir kişi yaklaşık 500 bin TL dolandırıldı. Siber polisinin çalışmasıyla olaya karıştığı tespit edilen 5 şüpheli yakalandı. Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince internet üzerinden sahte araç kiralama siteleri ve ilanları kullanılarak vatandaşların dolandırılması yöntemine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında çalışma başlatıldı. Babasının hastalığı nedeniyle Samsun’da bulunan bir vatandaşın araç kiralamak istemesi üzerine internet ortamında karşılaştığı sahte ilanlara güvenerek ödeme yaptığı ve bu yöntemle yaklaşık 500 bin TL dolandırıldığını beyan ederek polise başvurması üzerine ekipler harekete geçti. Siber polisinin yaptığı araştırmalarda, şüphelilerin internet ortamında araç kiralama hizmeti veriyormuş gibi görünen sahte internet siteleri ve ilanlar üzerinden vatandaşlarla iletişime geçtikleri, araç kiralama vaadiyle ödeme talep ederek haksız kazanç sağladıkları tespit edildi. Yürütülen çalışmalar neticesinde İstanbul’da A.Ç. (21), B.G. (19), Y.İ. (19) ve M.Ö. (22) ile Iğdır’da H.P. (28) isimli toplam 5 şüpheli yakalandı. Iğdır’da gözaltına alınan H.P., Iğdır Adliyesi’nden SEGBİS aracılığıyla Samsun Adliyesi’ne ifade vererek mahkemece serbest bırakıldı. Samsun Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ndeki sorguları tamamlanan A.Ç., B.G., Y.İ. ve M.Ö. ise bugün Samsun Adliyesi’ne sevk edildi.
Mersin Seçer: "Denetleme yetkisi bize ait değil, biz mağduruz" Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, belediye aşhanesinde ‘tek tırnaklı et çıktığı’ iddialarına ilişkin, "Denetleme yetkisi bize ait değil, biz mağduruz" dedi. Başkan Seçer, belediye aşhanesinde ‘tek tırnaklı et çıktığı’ iddialarına ilişkin açıklama yaptı. Büyükşehir Belediye Meclis Toplantısında konuşan Seçer, denetim yetkisinin belediyede olmadığını belirterek kendilerinin de mağdur olduğunu söyledi. Seçer, belediyenin yüksek miktarda et tüketimi olduğunu ifade ederek, "Biz mağduruz. Denetleme yetkisi bize ait değildir. Bizim vatandaştan farkımız; vatandaş kilo kilo et alıyor, biz günde 500 ile bin 200 kilo arası et tüketiyoruz. Yılda yaklaşık 170 ton et ihtiyacımız var. Bu alımları usulüne uygun açık ihale yöntemiyle gerçekleştiriyoruz" ifadelerini kullandı. İhale sürecinde belirlenen şartnamelere dikkat çeken Seçer, ürünlerin mevzuata uygun olması için gerekli belgelerin talep edildiğini vurguladı. Seçer, "Şartnamemizde ürünlerin 3285 sayılı kanunun 101. maddesine uygunluğu, Türk Gıda Kodeksi Et ve Et Ürünleri Tebliği hükümlerine uygunluğu, işletme kayıt belgesi, iş yeri açma ve çalışma ruhsatı ile kesim raporu belgeleri istenmektedir" diye konuştu. Etlerin aşevine teslim sürecinde de kontrol yapıldığını belirten Seçer, teslimatların kameralar eşliğinde ve tutanak düzenlenerek gerçekleştirildiğini ifade etti. Denetim yetkisinin belediyede olmadığını dile getiren Seçer, "Benim şartnamem bu. Sonuç olarak bu konuda denetim yetkisi ve sorumluluğu Mersin Büyükşehir Belediyesinde değildir. Biz burada mağdur sıfatındayız. Bu işin sorumlusu da biz değiliz" ifadelerini kullandı.
Malatya Malatya Genç Girişimcilik Akademisi 28 Mart’ta başlıyor Yeşilyurt Belediyesi öncülüğünde; TOBB Malatya Genç Girişimciler Kurulu ve Yeşilyurt Kent Konseyi Genç Meclisi iş birliğiyle hayata geçirilen Malatya Genç Girişimcilik Akademisi, gençleri girişimcilik ekosistemiyle buluşturmak amacıyla 28 Mart’ta başlıyor. Malatya’da deprem sonrası ekonomik toparlanma sürecine katkı sunmayı hedefleyen Malatya Genç Girişimcilik Akademisi, gençlerin iş fikirlerini geliştirmelerine, üretim ve istihdama katılmalarına destek olacak kapsamlı bir eğitim programı sunacak. Malatya’da girişimcilik kültürünü yaygınlaştırmayı ve gençlerin yenilikçi fikirlerini hayata geçirmelerine rehberlik etmeyi amaçlayan akademi kapsamında; girişimcilik eğitimlerinden mentorluk çalışmalarına kadar geniş kapsamlı bir program uygulanacak. Toplam 8 hafta sürecek ve 48 saatlik eğitim programı boyunca katılımcılar, iş dünyasında ihtiyaç duyacakları temel bilgi ve becerileri alanında uzman eğitmenlerden alma fırsatı yakalayacak. Deprem sonrası yeniden yapılanma sürecinde ekonomik hareketliliğin artırılması ve gençlerin üretim sürecine aktif şekilde dahil edilmesi amacıyla hazırlanan akademi programı, genç girişimcilerin yerel ve sürdürülebilir iş fikirlerini geliştirmelerine katkı sağlayacak. Program süresince katılımcılar hem teorik eğitimler alacak hem de mentorluk ve saha deneyimi ile fikirlerini olgunlaştırma imkânı bulacak. Program için başvurular, oluşturulan değerlendirme komisyonu tarafından incelenecek. Akademi için son başvuru tarihi 24 Mart 2026 olarak belirlenirken, başvuru sonuçları ise 26 Mart 2026 tarihinde açıklanacak. Eğitimler 8 hafta sürecek Program kapsamında eğitimler, Yeşilyurt Kent Konseyi ve belirlenen eğitim alanlarında gerçekleştirilecek. 8 hafta boyunca devam edecek olan eğitim sürecinde katılımcılar; girişimcilik kültürü, iş geliştirme, finans yönetimi ve dijital pazarlama gibi birçok alanda uygulamalı bilgiler edinerek kendi projelerini geliştirme fırsatı yakalayacak. Eğitim programını başarıyla tamamlayan kursiyerler için 23 Mayıs 2026 Cumartesi günü saat 14.00’te Malatya Kongre ve Kültür Merkezi’nde mezuniyet töreni düzenlenecek. Törende programı başarıyla tamamlayan katılımcılara protokollü sertifikaları takdim edilecek. Gençlerin girişimcilik yolculuğuna güçlü bir başlangıç yapmalarını hedefleyen Malatya Genç Girişimcilik Akademisi, "Gençlik var, fikir var, destek var!" sloganıyla Malatyalı gençleri yeni fikirler üretmeye ve hayallerini gerçeğe dönüştürmeye davet ediyor.