ÇEVRE - 19 Ocak 2026 Pazartesi 16:49

Tokat Belediyesi yoğun kar yağışına karşı tam kadro 7/24 sahada

A
A
A
Tokat Belediyesi yoğun kar yağışına karşı tam kadro 7/24 sahada

Tokat’ta etkili olan yoğun kar yağışının ardından Tokat Belediyesi, vatandaşların günlük yaşamının aksamaması ve ulaşımın güvenli şekilde sağlanması amacıyla tüm ekipleriyle sahadaki çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.


Fen İşleri Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen karla mücadele çalışmaları kapsamında, belediye şantiyesinde görev yapan tüm teknik birimlerin katılımıyla 7/24 esasına göre iki vardiya halinde çalışmalar devam ediyor. Bu kapsamda toplam 348 personel ve 42 araç, gece gündüz demeden tam kadro görev yapıyor. Başta ana arterler, toplu ulaşım güzergâhları, hastane yolları ve yoğun kullanılan bölgeler olmak üzere kent genelinde kar küreme, tuzlama ve yol açma çalışmaları titizlikle sürdürülüyor. Çalışmalara ilişkin açıklamalarda bulunan Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu, "Yoğun kar yağışının başladığı ilk andan itibaren ekiplerimizi sahaya yönlendirdik. Vatandaşlarımızın güvenliği ve şehir içi ulaşımın aksamaması için tüm imkânlarımızla 7/24 görev başındayız. Fen İşleri Müdürlüğümüz koordinesinde, tüm teknik birimlerimizle birlikte çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Hemşehrilerimizden kış lastiği olmadan trafiğe çıkmamalarını, mümkün olduğunca toplu taşıma araçlarını tercih etmelerini rica ediyorum" dedi.



Tokat Belediyesi yoğun kar yağışına karşı tam kadro 7/24 sahada

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çanakkale Prof. Dr. Bekler: "Türkiye’de her 35-40 sene aralığında 7 ve üzeri büyüklüğünde bir deprem meydana geliyor" Türkiye’de her 10-15 sene aralığında 6,5 ve üzeri her 35-40 sene aralığında ise 7 ve üzeri büyüklüğünde bir depremin meydana geldiğini belirten Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tolga Bekler, hazırlıklı olunması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu söyleyen ÇOMÜ Deprem Araştırma ve Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tolga Bekler, hazırlıklı olunması gerektiğini vurguladı. Prof. Dr. Tolga Bekler, yer bilimcilerin depremleri daha sağlıklı yorumlayabilmesi için daha çok imkan tanınması gerektiğine dikkat çekti. Depremin zararlarından etkilenmemek için ise toplumun ve ülkenin hem ekonomik olarak hem de yapısal olarak bütünlüğü sağlaması gerektiğinin altını çizdi. "Türkiye’nin her bölgesi yıkıcı depremlerden etkileniyor" Türkiye’de belli zaman aralıklarında yıkıcı depremlerin meydana geldiğini söyleyen Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tolga Bekler, "Türkiye’nin genel deprem haritasına baktığımızda ülkenin hangi bölgesine giderseniz gidin ana fay zonları üzerinde meydana gelen yıkıcı depremlerin oluştuğu hemen hemen tüm fayların oluşturduğu yıkıcı depremlerden mutlaka etkileneceksiniz anlamına geliyor. En son Kahramanmaraş depremleri, daha öncesinde İzmir depremi, Van depremi ve Kuzey Anadolu fay zonu diğer depremler var. Türkiye’de ortalama her 10-15 sene içerisinde 6,5 ve üzerinde depremle karşı karşıya kalabiliyoruz. Dolayısıyla bu fayların ne kadar aktif, ne kadar üretken depremler ürettiğine şahidiz. Türkiye’de 7 ve üzerindeki depremler neredeyse her 35-40 sende bir mutlaka farklı tektonik bölgelerde yıkıcı bir şekilde karşımıza çıkıyor" dedi. "Yer bilimcilere imkan sağlanması halinde daha sağlıklı deprem analizleri ortaya çıkıyor Gözlem, araştırma ve analizler konusunda yer bilimcilere daha fazla imkan tanınması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tolga Bekler, "Ne kadar fazla gözlem elde edersek, bir bölgedeki deprem yoğunluğu, ki biz buna depremsellik diyoruz, deprem yoğunluğuna bağlı, o bölgenin deprem tehlikesini daha iyi tanımlamamız söz konusu. Sağlıkta da keza böyle. Herhangi bir ciddi rahatsızlığınız varsa, bunun birkaç tetkiki var. MR, tomografi çektirirsiniz veyahut farklı tetkik yollarıyla değerlerinize bakılır. Hastalarınızı daha iyi teşhis etme imkanınız, buna uygun olarak da tedavi imkanınız vardır. Şimdi biz yer bilimciler, özellikle de sismoloji alanında çalışan, ben de o alanın mensuplarından bir tanesiyim. Deprem gözlemlerine yönelik deprem istasyonlarının sayısını ne kadar fazla artırırsak, teşhisi ona göre koymamız çok daha kolaylaşıyor, daha sağlıklı hale gelebiliyor" ifadelerini kullandı. "Depremden etkilenmemek için birlik olmak gerekiyor" Depremden etkilenmemek için toplumca hareket edilmesi gerektiğini aktaran Prof. Dr. Tolga Bekler, "Peki tedavisi? Tedavisi yer bilimcilerde değil. Tedavisi, yerin üstüne konuşlandırabilecek deprem kuvvetlerine karşı direnci olan, mukavemeti olan yapıları hayata geçirebilecek diğer mühendislik alanlar, inşaat mühendisleri olabilir, mimarlar olabilir. Bu birlikte çalışmayı gerektiren, çoklu disipline sahip bir programın ürünü olması gerekiyor. Bu programın içerisinde yasalar var, yönetmelikler var, toplumsal katkılar var. Yani toplumun, ülkenin hem ekonomik olarak hem yapısal olarak deprem kuvvetlerinden olabildiğince az zararla çıkması için bu bütünlüğü sağlamamız gerekiyor. Ülkemizde başta Kandilli Rashatanesi olmak üzere AFAD ve üniversitelerin bu alanda birçok deprem gözlemi yapan çalışmaları var. Ancak bunların geliştirilmesi, bu çalışmaların iyileştirilmesi hem ülke ekonomisine hem yerelde hem bilimsel ve teknik anlamda özellikle de insanlarımıza yapılaşmada ileriye yönelik daha sağlam yapı kültürünü oluşturmamız açısından destek gerektiren durumlar. Çünkü siz bir mühendislik hizmeti veriyorsunuz. Bu mühendislik hizmetinde bazı olmazsa olmaz alt elemanları var. Saha çalışmasının desteklenmesi, donanımların desteklenmesi. Kısaca ne kadar fazla gözlem yapabilirseniz, ne kadar fazla gözleme yönelik donanımınız varsa o kadar sağlıklı, ileriye yönelik çalışmaları yapmak söz konusu" şeklinde konuştu. "Depremden korunmak için üç ayaklı bir sistem mevcut" Depremlerden olumsuz etkilenmemek için birbirleriyle bağlantılı üç aşamanın olduğunu ifade eden Prof. Dr. Bekler, şunları söyledi: "Bu bizim tarafımızdan bakıldığında, yani yer bilimcilerin tarafından bakıldığında. Bunu üç ayaklı bir sistem gibi düşünebilirsiniz. Sistemi, bu söylediğim unsurları rahat, sağlıklı bir şekilde ayakta tutabilmek için. İkincisi, yapıyla ilgili yapılacak olan çalışmaları hem yönetmeliklere uygun olarak hem de teknik anlamda sağlıklı bir şekilde hayata geçirebilecek önlemlere mutlaka alınması gerekiyor. Yani bugün yapı stoğu olarak adlandırdığımız, belirli büyüklükteki kuvvetli yer hareketi olarak nitelendirdiğimiz deprem hareketleri karşısında yapının ayakta kalabilmesi için ne gerekiyorsa, bunlar zaten yönetmeliklerle, kanunlarla, mevzuatlarla belirlenmiş durumda. Bunların uygulanabilirliği sadece inşaat mühendislerinin değil, yerel yönetimlerin de elinde, yapı denetim merkezlerinin elinde. Dolayısıyla bu sacın ikinci ayağı, üçüncü ayağı ise sokaktaki insandan geliyor. Yani o yapıyı, o hizmeti alacak olan bireyler de geliyor. Bireyler bu hizmeti almakta sağlıklarına ne kadar dikkat ediyorlarsa, çünkü bir gün, iki gün oturmuyorsunuz, birkaç gün, birkaç ay, birkaç yıl vermiyorsunuz o yapıya. Onlarca yıl ailenizle birlikte oturuyorsunuz. Veyahut da onlarca yıl ülke ekonomisine katkıda bulunacak olan bir sanayi kuruluşunu oluşturuyorsunuz, üretim yapıyorsunuz. O üretim sayesinde diğer unsurlarını iyileştirmeye çalışıyor. Dolayısıyla bunlar bir tümleşik bir hareketin alt parçaları. Dişleri ne kadar iyi çalıştırırsak, inanın bu gibi konuları konuşmak yerine çok daha farklı, çok daha etkin ya da zayıf kalan, zayıf gördüğümüz diğer konuları konuşuruz diye düşünüyorum."
Mersin Mersin’de gençlere ücretsiz fiziki yeterlilik desteği Mersin Büyükşehir Belediyesi, ücretsiz fiziki yeterlilik kurslarıyla polislik, askerlik ve BESYO sınavlarına hazırlanan gençlerin kariyer yolculuğuna destek oluyor. Geleceklerini inşa sürecinde gençlere olan desteğiyle kariyer yolculuklarına katkı sağlayan Mersin Büyükşehir Belediyesi; Polis Meslek Eğitim Merkezi (POMEM), Polis Meslek Yüksek Okulu (PMYO), Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ), Bekçilik, Subaylık, Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu (BESYO) ile Astsubay Eğitim Merkezi sınavlarına hazırlık sürecinde de gençleri yalnız bırakmıyor. Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde devam eden fiziki yeterlilik kursları gençleri sınava hazırlarken, ücretsiz olmasıyla da ekonomilerine katkı sağlıyor. Gençler, Büyükşehir Belediyesinin ücretsiz fiziki yeterlilik kurslarıyla geleceklerini inşa ediyor Gençlerin istihdamı ve geleceği konusunda önemli adımlar atan Büyükşehir Belediyesi, hayallerine bir adım daha yaklaşmak isteyen katılımcılara her yönden destek oluyor. Dışarda maliyetleri oldukça yüksek olan fiziki yeterlilik kurslarının, Büyükşehir Belediyesi tarafından ücretsiz sunulması gençlerden tam not alıyor. Macit Özcan Spor Tesisleri ve Seyfi Alanya Spor Salonunda, alanında uzman ve tecrübeli eğitmenler eşliğinde haftanın 5 günü çeşitli aşamalarda eğitim veriliyor. "Haftanın 5 günü, sürat ve dayanıklılık için verimli çalışmalar yapıyoruz" Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığında görev yapan Beden Eğitimi Öğretmeni Halil İbrahim Balsatan, gençlerin gireceği farklı sınavların fiziksel aşamalarına hazırlanmaları konusunda özveri ile çalıştıklarını vurguladı. Haftanın 5 günü tempolu bir sistem ile çalıştıklarını ifade eden Balsatan, "Kursiyerlerimizi fiziki yeterlilik sınavlarına hazırlıyoruz. Macit Özcan Spor Tesislerinde 2 gün koşu antrenmanı yaparken, Seyfi Alanya Spor Salonunda da 3 gün sürat, dayanıklılık ve çeviklik için parkur antrenmanı yapıyoruz" dedi. Kursların ücretsiz olduğunun altını çizen Balsatan, geçtiğimiz yıl birçok başarıya imza attıklarına değinerek, "Geçen sene toplamda 103 öğrencimiz polislik ve askeri sınavlar için kursumuza kayıt yaptırdı. 97’si ikinci aşamaya kaldı ve 46’sı okullara asil olarak yerleşti. BESYO hazırlıklarında ise 29 öğrencimiz vardı ve 11’ini üniversitelere yerleştirdik. Büyükşehir Belediyesi olarak bu süreçte gençlerin geleceklerine fayda sağlamak ve yanlarında olmak bizi de mutlu ediyor. Bizimle haftanın 5 günü antrenmana katılan, iyi dinlenen, düzenli ve dengeli beslenen gençlerin başarılı olacaklarını düşünüyoruz" diye konuştu.
Kırıkkale "Taksici abla" kadın yolcular için direksiyon başında Kırıkkale’nin tek kadın taksi şoförü olan Sevda Bozer, yalnızca kadınlara yönelik ulaşım hizmetiyle dikkat çekiyor. "Taksici abla" olarak tanınan Bozer’in sunduğu hizmet, kadınlardan yoğun talep görüyor. Kırıkkale’nin tek kadın taksi şoförü olan 38 yaşındaki Sevda Bozer, kentte yalnızca kadınlara ulaşım hizmeti sunuyor. Direksiyon başında mesai yapan Bozer, bu meslekten geçimini sağlıyor. Vatandaşlar arasında "taksici abla" olarak tanınan Bozer, kadınlardan yoğun ilgi görüyor. Hizmeti kullanan kadınlar, uygulamadan memnun kaldıklarını belirterek, bunun kentte önemli bir ihtiyaca karşılık verdiğini ifade etti. "Kadınlar çok mutlu" Yaklaşık 3 yıldır bu işi yapmayı planladığını belirten Sevda Bozer, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, araç kullanmayı sevdiğini söyledi. Bozer, kentte bazı kadınların taksiye binmekte tereddüt yaşadığını gözlemlediğini belirtti. Güvenli ve konforlu bir hizmet sunmak amacıyla bu yola çıktığını ifade eden Bozer, "Kırıkkale’nin böyle bir taksiye ihtiyacı olduğunu fark ettim. Taksiye binemeyen kadınlar var. Güvenli ve konforlu bir hizmet sunmak için böyle bir fikirle yola çıktık" dedi. Kadınlara özel hizmet verdiklerini aktaran Bozer, "Çok mutluyum, kadınlar da çok mutlu. Müşterilerimin tepkileri çok güzel. Bizi sevdiler, sağ olsunlar destekliyorlar. Bundan eminim. Bu işi ilerletmek istiyorum, herkes duysun ve bilsin. Artık kadınların kendilerine özel bir araçları var" ifadesini kullandı. Gece ve gündüz fark etmeksizin hizmet verdiklerini dile getiren Bozer, kadınların istedikleri zaman kendisini arayarak taksi talep edebildiğini kaydederek, "Kadınlar çok mutlu, gülerek biniyorlar. ‘Abla, bu fikir nereden geldi’ diyorlar. ‘İyi ki böyle bir şey düşündünüz’ diyenler oluyor. Oldukça yoğun bir talep var. Şu an her şey çok güzel gidiyor" diye konuştu.
İstanbul Türkiye genelinde 2025 yılında 1 milyon 688 bin 910 konut satıldı Türkiye genelinde konut satışları 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 14,3 oranında artarak 1 milyon 688 bin 910 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Aralık ayı Konut Satış İstatistikleri’ni açıkladı. Buna göre, Türkiye genelinde konut satışları 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 14,3 oranında artarak 1 milyon 688 bin 910 oldu. Konut satış sayısının en fazla olduğu iller sırasıyla 280 bin 262 ile İstanbul, 152 bin 534 ile Ankara ve 96 bin 998 ile İzmir olurken, en az olduğu iller sırasıyla 727 ile Ardahan, bin 251 ile Bayburt ve bin 559 ile Hakkari olarak gerçekleşti. Türkiye genelinde Aralık ayında 254 bin 777 konut satıldı Türkiye genelinde konut satışları Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 19,8 oranında artarak 254 bin 777 oldu. İpotekli konut satışları 29 bin 149 olarak gerçekleşti Türkiye genelinde ipotekli konut satışları Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 25,2 oranında artarak 29 bin 149 oldu. 2025 yılında gerçekleşen ipotekli konut satışları ise bir önceki yıla göre yüzde 49,3 oranında artarak 236 bin 668 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı Aralık ayında yüzde 11,4, 2025 yılında yüzde 14,0 olarak gerçekleşti. Aralık ayında 7 bin 666; 2025 yılında ise 57 bin 639 ipotekli konut satışı, ilk el olarak gerçekleşti. Diğer satış türleri sonucunda 225 bin 628 konut el değiştirdi Türkiye genelinde diğer konut satışları Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 19,2 oranında artarak 225 bin 628 oldu. 2025 yılında gerçekleşen diğer konut satışları ise bir önceki yıla göre yüzde 10,1 oranında artarak 1 milyon 452 bin 242 oldu. İlk el konut satış sayısı 96 bin 690 olarak gerçekleşti Türkiye genelinde ilk el konut satış sayısı Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 26,2 oranında artarak 96 bin 690 oldu. İlk el konut satışları 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 11,6 oranında artarak 540 bin 786 olarak gerçekleşti. Toplam konut satışları içinde ilk el konut satışlarının payı Aralık ayında yüzde 38,0, 2025 yılında yüzde 32,0 oldu. İkinci el konut satışlarında 158 bin 87 konut el değiştirdi Türkiye genelinde ikinci el konut satış sayısı Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 16,2 oranında artarak 158 bin 87 oldu. İkinci el konut satışları 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 15,6 oranında artarak 1 milyon 148 bin 124 olarak gerçekleşti. Yabancılara 2025 yılında 21 bin 534 konut satıldı Yabancılara yapılan konut satışları 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 9,4 oranında azalarak 21 bin 534 oldu. 2025 yılında toplam konut satışları içinde yabancılara yapılan konut satışının payı yüzde 1,3 olarak gerçekleşti. 2025 yılında yabancılara yapılan konut satış sayısının en fazla olduğu iller sırasıyla 7 bin 989 ile İstanbul, 7 bin 118 ile Antalya ve bin 800 ile Mersin oldu. Yabancılara Aralık ayında 2 bin 541 konut satışı gerçekleşti Yabancılara yapılan konut satışları Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 5,1 oranında artarak 2 bin 541 oldu. Aralık ayında toplam konut satışları içinde yabancılara yapılan konut satışının payı yüzde 1,0 olarak gerçekleşti. Ülke uyruklarına göre en çok konut satışı Rusya Federasyonu vatandaşlarına yapıldı 2025 yılında ülke uyruklarına göre en fazla konut satışı sırasıyla 3 bin 649 ile Rusya Federasyonu, bin 878 ile İran ve bin 541 ile Ukrayna vatandaşlarına yapıldı. Aralık ayında ise sırasıyla 504 ile Rusya Federasyonu, 232 ile İran ve 193 ile Ukrayna vatandaşlarına yapıldı.