EKONOMİ - 19 Eylül 2025 Cuma 22:10

Tokat’ın özel kirazı ürün vermedi, 5 milyon dolarlık kayıp yaşandı

A
A
A

Tokat’ta yetişen ve normallerine göre iki kat iri olan ’Ziraat 0900’ cinsi kiraz bu yıl don felaketi nedeniyle ürün vermedi. Önceki yıllarda 5 milyon dolarlık gelir sağlayan kiraz, bu yıl üreticiyi üzdü.

Tokat, Türkiye’nin en önemli kiraz ve şeftali üretim merkezleri arasında yer alıyor. Köy halkının yüzde 90’ı geçimini meyvecilikten sağlarken, hasat dönemlerinde yaklaşık 2 bin kişinin çalıştığı bölgede bu yıl yaşanan zirai don meyve üretimini olumsuz etkiledi. Geçtiğimiz yıl 20 bin tonluk kiraz üretimiyle 11 ülkeye ihracat yapan Tokat, 2024’te yalnızca kirazdan 5 milyon dolarlık gelir elde etmişti. Ancak bu yılın nisan ayında meydana gelen zirai don, üreticiye ağır darbe vurdu. Bahçelerde tek bir kiraz kalmazken, şeftali ve erik başta olmak üzere tüm meyve çeşitleri yüzde yüz zarar gördü.

Tokat’ın özel kirazı ürün vermedi, 5 milyon dolarlık kayıp yaşandı

"Bu yıl bir kilo bile ürün alamadık"

Tokat Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO) Meclis Başkanı Emin Yılar, don olayının üreticiye ağır kayıplar yaşattığını belirterek, "2025 yılı meyve için kötü bir seneydi. Sadece Tokat değil, 37 ilde don felaketi yaşandı. Ancak özellikle bizim ‘0900’ cinsi kirazımızın ihracatta çok yüksek katma değeri vardı. Geçen yıl 11 ülkeye ihracat yaparak 5 milyon dolar kazanç sağladık. Bu yıl ise bir kilo, bir gram meyve alamadık. Çiftçimiz ürün alamadığı gibi ilaçlama, sulama ve bakım masraflarını da cebinden karşılamak zorunda kaldı" dedi.

Devletten destek açıklaması

Hükümetin üreticinin kaybını azaltmak için harekete geçtiğini vurgulayan Yılar, "Kiraz ve şeftali üreticisine dönüm başına 6 bin 500 lira destek verilecek. Bu zararımızı tam karşılamasa da kısmi bir fayda sağlayacaktır" diye konuştu.

Tokat’ın özel kirazı ürün vermedi, 5 milyon dolarlık kayıp yaşandı

2026’da rekor üretim beklentisi

Yılar, kiraz ağaçlarının bu yıl meyve vermemesi nedeniyle önümüzdeki yıl yoğun çiçeklenme beklediklerini söyleyerek, "2024’te 20 bin ton olan üretimimiz en az yüzde 30 artış gösterecektir. Eğer tabiat şartları elverişli olursa 25 bin ton civarında bir kiraz üretimi bekliyoruz. Ancak üreticilerimizin bu dönemde ağaç budamalarını daha sert yapmaları gerekiyor. Çünkü yoğun çiçeklenme kaliteyi olumsuz etkileyebilir" ifadelerini kullandı.

Yasin Kıras

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir 2 bin yıllık miras öksüz kaldı: Parşömenin son büyük temsilcisi vefat etti İzmir’in Bergama ilçesinde, antik çağın mirası parşömen üretimini geleneksel yöntemlerle sürdüren dünyadaki son temsilcilerden, UNESCO "Yaşayan İnsan Hazinesi" unvanlı karatabak İsmail Araç, 93 yaşında hayatını kaybetti. Ömrünü adadığı 71 yıllık zanaatını yetiştirdiği çıraklarına emanet ederek vefat eden asırlık usta, son yolculuğuna uğurlandı. İzmir’in Bergama ilçesinde, antik çağın en önemli kültürel miraslarından biri olan parşömen üretimini geleneksel yöntemlerle sürdüren dünyadaki son temsilcilerden, UNESCO "Yaşayan İnsan Hazinesi" unvanına sahip karatabak İsmail Araç, 93 yaşında hayatını kaybetti. Ömrünü asırlık zanaatın yaşatılmasına adayan İsmail Usta, düzenlenen cenaze töreninin ardından sevenleri ve ilçe halkı tarafından dualarla son yolculuğuna uğurlandı. Bergama’da 1933 yılında dünyaya gelen İsmail Araç, 1953’te Tabakçılar Köprüsü altında adım attığı dericilik mesleğini aralıksız 71 yıl boyunca büyük bir sadakatle sürdürdü. Antik Bergama Krallığı döneminde M.Ö. 2. yüzyılda geliştirilen parşömen üretimini hiçbir kimyasal madde kullanmadan, tamamen geleneksel ve el emeğine dayalı yöntemlerle yapan dünyadaki nadir ustalardan biri olan Araç, ilçenin en önemli simge isimlerinden biri haline gelmişti. Ağır fiziksel güç gerektiren mesleğinde oğlak ve keçi derilerini "kavlato" adı verilen geleneksel bıçaklarla işleyen İsmail Usta, titiz işçiliğiyle yerli ve yabancı pek çok araştırmacının ve akademisyenin de odak noktası olmuştu. Geleneksel Türk el sanatlarının yaşatılması ve dünyaya tanıtılması noktasında büyük emekleri bulunan İsmail Araç, kariyeri boyunca ulusal ve uluslararası pek çok üst düzey unvan ve ödüle layık görüldü. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 2017 yılında "Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı" ilan edilen asırlık usta, 2021 yılında ise UNESCO tarafından "Yaşayan İnsan Hazinesi" ünvanı ile tescillendi. Geleneksel sanatlara sunduğu eşsiz katkılardan dolayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından da bizzat ödüllendirilen Araç, hem devlet protokolünün hem de uluslararası kültür çevrelerinin takdirini kazanarak Bergama’nın adını dünyaya duyurdu. Geçmiş yıllarda verdiği röportajlarda "Ben ölürsem bu sanat biter" diyerek zanaatın geleceğine dair endişesini dile getiren İsmail Araç, ömrünün son döneminde en büyük hayalini gerçekleştirerek bu kadim kültürü geleceğe miras bırakmayı başardı. Yetiştirdiği kadın çırakları Demet Sağlam Tokbay ve Nesrin Ermiş Pavlis’e düzenlenen geleneksel "peştemal kuşatma" töreniyle ustalık icazeti veren Araç, parşömen sanatının nesiller boyu yaşaması için gerekli köprüyü kurduktan sonra hayata gözlerini yumdu.
Ankara MHP Lideri Bahçeli: "İstanbul’un Fethi kutlu olsun" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "İstanbul’u bizlere vatan kılan büyük hakan Fatih Sultan Mehmed Han’ı; onun yiğit askerlerini, Akşemseddin Hazretleri’ni, Ulubatlı Hasan’ı ve fethin bütün isimsiz kahramanlarını rahmetle, minnetle ve hürmetle yad ediyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun. İstanbul’un Fethi kutlu olsun" dedi. MHP Lideri Bahçeli "İstanbul’un Fethinin 573’üncü Yıl Dönümü" sebebiyle mesaj yayınladı. Bahçeli mesajında, "İstanbul’un Fethi’nin 573’üncü yıl dönümünü; tarihin derinliklerinden bugüne uzanan kutlu bir emanetin, aziz bir hatıranın ve cümle cihanı Türklükle şereflendirip İslam’la müjdelemek üzerine kurulu ebedi ve ezeli bir ülkünün idrakiyle karşılıyoruz. İki kıta, yedi tepe üzerinde yükselen aziz şehir İstanbul; Türk milletinin hafızasında cihan devleti Osmanlı’nın payitahtı, çağ kapatıp çağ açan fetih iradesinin mührü, Türk-İslam medeniyetinin en parlak simgesi ve tarihimizin en müstesna tacıdır" dedi. 29 Mayıs 1453 tarihinde gerçekleşen İstanbul’un fethi ile asırların hasretinin dindiğini ve çağların akışının değiştiğini söyleyen MHP Lideri Bahçeli, "Türk milletinin imanla karılmış harcı, bütün cihana ilan edilmiştir. Yıkılan Bizans surları ile ‘aşılamaz’ denilen bütün engeller, ‘geçilemez’ denilen bütün eşikler, ‘mümkün değildir’ denilen bütün dogmalar birer birer yıkılmıştır. Haliç’in ağzında demirden zincir, burçlarda Grejuva ateşiyle tahkim edilmiş Bizans müdafaası, Türk ordusunun önünde ise tarihin en çetin imtihanlarından biri vardı. Fakat Fatih Sultan Mehmed Han’ın ufkunda korku yoktu, tereddüt yoktu, geri dönüş yoktu. Çünkü o ufukta Peygamber Efendimiz’in ‘Konstantiniyye elbet fethedilecektir; onu fetheden kumandan ne güzel kumandan, onu fetheden ordu ne güzel ordudur’ müjdesine mazhar olma şerefi vardı. İşte o gün, Haliç’in zincirini Ortodoks hükmünden düşüren, gemileri denizin koynundan tepelerin sırtına çıkaran büyük hamle; hedefini haktan, hesabını hikmetten, hamlesini cesaretten, harcını imandan alan 3 bin yıllık Türk askeri dehasının tarihin seyrine vurduğu mühür olmuştur" ifadelerini kullandı. İstanbul’un fethinin manevi boyutundan bahseden Bahçeli, "Otağda değişmez karar, ordugâhta itidal, saflarda adanmışlık, dillerde tekbir, gönüllerde fethe dair yeminler yükselirken; Bizans müdafaası Türk’ün iman, irade ve idrak kudreti karşısında çaresiz bırakılmıştır. Fatih’in emrinde tarih sahnesine veda etmesi gereken köhne bir devrin geri geri giden ayak sesleri duyulmuş, hilalle bezenmiş her sancak dalgalanışı ise yeni bir nizamın gelişini haber vermiştir. Padişahın buyruğuyla ulemanın duası, topçunun maharetiyle neferin teslimiyeti, aklın hesabıyla imanın harareti aynı mukaddes maksatta birleşmiştir" dedi. İstanbul’un fethinin Türk milletini adına gerçekleştirdiği tarih hamlesi olduğundan bahseden Bahçeli, şunları kaydetti: "İstanbul’un fethi; Türk milletinin gaza ve cihat kudretini imar ahlakıyla, utku gayesini adalet nizamıyla mezceden büyük bir tarih hamlesidir. Fatih Sultan Mehmed Han, İstanbul’a nizam kuran, emaneti gözeten, reayayı himaye eden ve zaferin şerefini merhametle ikmal eden bir cihan hükümdarı olarak girmiştir. Ayasofya’ya sığınanlara can ve hürriyet teminatı verilmesi, askerin halka fenalık etmesinin menedilmesi, İstanbul’un iskanla, vakıflarla, çarşılarla, mekteplerle, külliyelerle yeniden ihya edilmesi fethin aynı zamanda bir medeniyet inşası fiili olduğunu göstermiştir. İşte Fatih’i çağların ötesine taşıyan hakikat de budur. Bu kutlu yıl dönümünde, İstanbul’u bizlere vatan kılan büyük hakan Fatih Sultan Mehmed Han’ı; onun yiğit askerlerini, Akşemseddin Hazretleri’ni, Ulubatlı Hasan’ı ve fethin bütün isimsiz kahramanlarını rahmetle, minnetle ve hürmetle yad ediyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun. İstanbul’un Fethi kutlu olsun."
Batman HÜDA PAR Genel Başkanı Yapıcıoğlu: "CHP’nin tarihine bakıldığında bu tür tartışmalar ilk defa yaşanmıyor" HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, CHP’de yaşananların CHP’nin kendi iç meselesi olduğunu belirterek, "CHP’nin tarihine bakıldığında bu tür tartışmalar ilk defa yaşanmıyor. Kurultayın usulüne uygun yapılmadığını iddia edenler de, dava açanlar da CHP’lidir. Devam eden bir yargı süreci vardır" dedi. HÜDA PAR Batman İl Teşkilatının düzenlediği Kurban Bayramı dolayısıyla düzenlediği program; HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Milletvekili Serkan Ramanlı, İl Başkanı Davut Şahin yanı sıra parti yöneticileri ile çok sayıda vatandaşın katılımıyla gerçekleştirildi. Batman’daki parti binasında gerçekleştirilen programda vatandaşlarla tek tek bayramlaşan Yapıcıoğlu, bayramların toplumsal birlik açısından önemine vurgu yaptı. Gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Yapıcıoğlu, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin, "Türkiye’nin onlarca yıldır uğraştığı bir şiddet sorunu var ve mutlaka bu sorunun çözülmesi gerekiyor. Silah bir hak arama yöntemi değildir, olamaz. Herkes bunun sona ermesi gerektiği konusunda hemfikirdir. Çözüm yöntemleri konusunda farklı görüşler olabilir ama sonuç itibariyle aklıselimin galip geleceğine inanıyoruz" diye konuştu. Gazze’de yaşanan saldırılara da değinen Yapıcıoğlu, "Bölgedeki en önemli sorunlardan biri siyonist yayılmacılıktır. Artık bazı şeyleri gizleme ihtiyacı bile hissetmiyorlar. Müslümanların kendi aralarında birlik oluşturmaları artık bir zorunluluktur. Farklı inançlara mensup insanların da huzur ve güven içerisinde yaşayabileceği bir ortam inşa edilmelidir" ifadelerini kullandı. CHP’deki kurultay tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yapıcıoğlu, yaşanan sürecin CHP’nin kendi iç meselesi olduğunu söyledi. "CHP’nin tarihine bakıldığında bu tür tartışmalar ilk defa yaşanmıyor. Kurultayın usulüne uygun yapılmadığını iddia edenler de, dava açanlar da CHP’lidir. Devam eden bir yargı süreci vardır" diyen Yapıcıoğlu, siyasetin toplumun sorunlarına odaklanması gerektiğini belirtti.
Zonguldak Zonguldak’tan Guinnes rekoruna büyük destek; 5 bin kişi aynı anda horon tepecek Türkiye Halk Oyunları Federasyonu (THOF) Zonguldak İl Temsilciliği, 28 Haziran 2026 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirilecek ve Guinness Dünya Rekorları’na girmeyi hedefleyen dev halk oyunları organizasyonu için hazırlıkların başladığını duyurdu. Hedef, 5 bin kişinin katılımıyla tek saf düzeninde aynı anda horon teperek dünya rekoru kırmak. THOF Zonguldak İl Temsilcisi Orhan Yazıcı, İstanbul Maltepe Etkinlik Alanı’nda yapılacak tarihi rekor denemesine ilişkin resmi duyuruyu paylaşarak başvuru ve kayıt sürecinin başladığını belirtti. Yazıcı, Zonguldak ve ilçelerindeki tüm halk oyunları topluluklarını, kulüpleri, dansçıları ve vatandaşları bu organizasyonun bir parçası olmaya davet etti. "Türk halk oyunlarının gücünü dünyaya göstereceğiz" Organizasyonun sadece bir rekor denemesi değil, kültürel bir gövde gösterisi olduğunu vurgulayan THOF Zonguldak İl Temsilcisi Orhan Yazıcı, "Türk halk oyunlarının gücünü, birlik ruhunu ve kültürel zenginliğini tüm dünyaya gösterecek olan ’Guinness Rekor Denemesi’ için hazırlık sürecimiz hız kazanmış bulunmaktadır. Bu büyük organizasyon yalnızca sahaya çıkıp oyun oynamaktan ibaret değildir. Aynı zamanda disiplinin, koordinasyonun, sorumluluk bilincinin ve halk oyunlarına olan aidiyet duygusunun en üst seviyede hissedileceği tarihi bir süreç olacaktır. Zonguldak ilimiz ve tüm ilçelerimizde faaliyet gösteren kulüplerimizin bu sürece aynı hassasiyet ve ciddiyetle yaklaşması büyük önem taşımaktadır" dedi. "Ortaya konulacak emek kültürel tarihe yazılacak" Kulüplerin il temsilciliği ile koordineli çalışması gerektiğini ifade eden Yazıcı, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü: "Süreç içerisinde yapılacak tüm planlama, bilgi paylaşımı ve organizasyon çalışmalarının düzenli bir şekilde yürütülmesi büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle kulüplerimizin, il temsilciliğimizle sürekli iletişim halinde olması ve belirlenen takvime uygun hareket etmesi, organizasyonun başarıyla sonuçlanması açısından kritik öneme sahiptir. Bugün ortaya koyacağımız emek, yarın ülkemizin kültürel tarihine yazılacak büyük bir başarının temelini oluşturacaktır. Bu organizasyon, Türk halk oyunlarının dünyaya karşı güçlü duruşunun ve birlik ruhunun en önemli göstergelerinden biri olacaktır. Siz değerli kulüp yöneticilerimizin, antrenörlerimizin ve temsilcilerimizin gayretiyle bu süreci en başarılı şekilde tamamlayacağımıza olan inancım tamdır."