KÜLTÜR SANAT - 27 Haziran 2021 Pazar 12:40

İskender Paşa’nın torunları genel kurulda bir araya geldi

A
A
A
İskender Paşa’nın torunları genel kurulda bir araya geldi

Trabzon’un en köklü aileleri arasında yer alan ve soy ağaçları 510 yıl önce Trabzon’da 14 yıl valilik yapan İskender Paşa’ya dayanan İskenderzadeler derneklerinin genel kurulunda bir araya geldi.

Trabzon’un en köklü aileleri arasında yer alan ve soy ağaçları 510 yıl önce Trabzon’da 14 yıl valilik yapan İskender Paşa’ya dayanan İskenderzadeler derneklerinin genel kurulunda bir araya geldi.


İskender Paşa’nın torunları olan İskenderoğulları aile bireylerinin yardımlaşma ve dayanışması için kurmuş oldukları İskenderzadeler Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin olağan genel kurulu Hamamizade İhsan Bey Kültür Merkezi’nde pandemi kuralları altında gerçekleştirildi.


Olağan Genel Kurul’a önceki dönemlerde dernek başkanlığı yapmış olan başkanlar da katılırken, geçtiğimiz dönem Dernek Başkanı olan Aydoğan İskender yine tek liste halinde girmiş olduğu Dernek Başkanlığı seçiminde yeniden başkan seçildi. Aydoğan İskender yapmış olduğu teşekkür konuşmasında, Trabzon merkezli olan derneklerinin İskender Paşa’nın soyundan olup da 46 farklı soy isim almış olan aile bireyleri ile irtibatlı olduklarını ve İskender sülalesinden olan Artvin, Adapazarı ve İstanbul başta olmak üzere çeşitli illerde dernek temsilcilerinin olduğunu hatırlattı. Derneklerine bir yerleşke almak hedeflerinin olduğunu belirten İskender katılımcılara katılımları ve vermiş oldukları destek için teşekkür etti.


Dedelerinin Trabzon’a ve Osmanlı Devleti’ne büyük hizmetleri olduğunu hatırlatan İskender, “1512 yılında Yavuz Sultan Selim Han’ın padişah olmasının ardından Kastamonu ayanı olan Mustafa beyin oğlu İskender Paşa Trabzon Sancak Beyliği’ne atanmış. 1512 yılından 1533 yılına kadar geçen 21 yılda çeşitli tarihlerde yaklaşık 14 yıl Trabzon’da 4 dönem valilik yapmış. Valiliği döneminde şiîler Amasya’yı basmış ve Şahkulu tayfası şehri ele geçirmişti. Trabzon Vâlisi İskender Paşa Amasya’nın kurtarılmasına katılmış ve şehir geri alınmış. Yavuz Sultan Selim Han, 1514’te İran’a sefer açınca 140 bin kişilik ordunun malzeme, erzak ve donanımı Trabzon’dan Erzincan’a sevk edilmiştir. Trabzonlular Yavuz’u Çaldıran’da yalnız bırakmamıştır. Yine Anadolu’da Bozoklu Celal’in Mehdilik iddiasıyla ve 20 bin adamıyla Şebinkarahisar’ı ele geçirmesi Trabzon’a sorun olmuş, İskender Paşa kuvvetleri Bozoklu Celal’i öldürmüş, adamlarını yenmiştir" bilgilerini paylaştı.


İskender, 1533 yılına kadar Trabzon Vâliliği’nde kalan dedeleri İskender Paşa’nın şehri adeta yeniden imar ettiğini belirterek "1529 yılında kendi adını taşıyan câmi ve medreseyi yaptırmış. Trabzon’un umumî güzelleşmesine çok çalışmış. Şimdiki Meydan ve çevresini o düzenlemiş. Ayrıca Hacı Kâsım Câmiî, Taşhân, Tabakhâne Câmiî onun valiliği döneminde yapılarak imar sürdürülmüştür. 1533 yılında Trabzon’da Vâli iken ölünce, kendinin yaptırdığı ve adını taşıyan İskender Paşa Câmiî’nin batı tarafındaki haziredeki mezârlığa defnedilmiş. Sandukalı, baş ve ayak şâhideleri mermerden olan mezâr, hazirenin ortasında bulunuyor. Tâlik şekilde yazılmış birkaç kelimelik çok sâde kitâbeli mezâr taşındaki kavuktan, İskender Paşa’nın Vezîr olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, Trabzon Vâlisi İskender Paşa, Vâlilik’te Vezîrlik rütbesi almış ilk Osmanlı devlet adamlarındandır. Günümüze yakın yaptırdığı caminin avlusunda yer alan İskender Paşa Medresesi yıktırılmış, batı tarafındaki mezarlık ise kaldırılmıştır. Burada sadece İskender Paşa’nın mezarı bırakılmıştır. Şuanki câmi etrafı vaktiyle vakıf bir meyvelikmiş, geliri câmi ihtiyaçlarına harcanırmış. Ancak bunlardan bugüne sadece camisi ve mezarı kalmış" ifadelerini kullandı.


Aile büyüklerinin geçmiş yıllarda yapmış oldukları araştırmalar neticesinde Trabzon’da ’İskender’ soyadı taşıyanların soy ağacının İskender Paşa’ya dayandığının tespit edildiğini belirten Aydoğan İskender "Bu doğrultuda 2006 yılında İskenderzadeler Derneği kuruldu. Dernek olarak 2006 yılından beri İskender Ailesi’nin fertlerini bir arada tutabilmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi.


İskender Paşa’nın torunlarının ağırlıklı olarak Trabzon’un Yomra ve Vakfıkebir ilçelerinde yaşadığını ve şehir dışında da aile fertleri bulunduğunu ifade eden İskender, "Trabzon dışında Artvin’in Hopa ilçesinde, Sakarya-Karasu ve İstanbul’da yine yoğun olarak aile fertlerimiz bulunuyor. Dernek olarak zaman zaman bu birlikteliklerimizi sağlamak adına ziyaretler yapıyoruz. İskender ailesi olarak Trabzon’da yaklaşık 10 bin nüfusa sahibiz. İstanbul’da ağırlıklı olarak 3 bin civarında. Türkiye geneline yayılan nüfus yoğunluğumuz ise yaklaşık 40 bini buluyor” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Erzincan’da başladı, Mogadişu’da devam ediyor Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Finans ve Bankacılık Bölümünden 2024 yılında birincilikle mezun olan Somalili öğrenci Siham Ali Hussein, Rektör Prof. Dr. Akın Levent’i makamında ziyaret etti. Lisans eğitimini Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesinde tamamlayan Hussein, mezuniyetinin ardından bölüm öğretim üyelerinin kariyer planlaması ve yönlendirmeleri doğrultusunda Somali’nin başkenti Mogadişu’da Ziraat Katılım Bankasında göreve başladı. Çalıştığı kurum tarafından düzenlenen eğitim programı kapsamında İstanbul’a gelen Hussein, bu vesileyle Erzincan’a gelerek üniversitesini ve akademisyenlerini ziyaret etti. Ziyarette, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Finans ve Bankacılık Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Volkan Baysal da hazır bulundu. Mezun öğrenci Siham Ali Hussein, üniversitede aldığı eğitimin mesleki hayatına önemli katkılar sağladığını belirterek, EBYÜ’nün kariyer yolculuğunda kendisi için önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Rektör Prof. Dr. Akın Levent ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, üniversitenin uluslararası öğrencilere verdiği nitelikli eğitimin mezunlar aracılığıyla farklı ülkelerde karşılık bulmasının gurur verici olduğunu söyledi. Levent, mezunların kendi ülkelerinde ve uluslararası kurumlarda görev almasının, Türkiye’nin yükseköğretimdeki gücünü ve üniversitenin uluslararası akademik etkileşime katkısını ortaya koyduğunu kaydetti.
Ankara "Mehmet Akif İnan Ödülleri" sahiplerini buldu Mehmet Akif İnan Vakfı ile Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) tarafından düzenlenen 7’nci Mehmet Akif İnan Ödülleri hak sahiplerini buldu. Mehmet Akif İnan Vakfı ve Memur-Sen iş birliğiyle bu yıl 7’ncisi düzenlenen Mehmet Akif İnan Ödül Töreni programı, edebiyat, düşünce ve sendikal mücadele alanlarında önemli katkılar sunan isimleri bir araya getirdi. Programda, Türk şair, yazar, araştırmacı ve Memur-Sen’in kurucusu Mehmet Akif İnan’ın fikir dünyasını, mücadelesini ve bıraktığı mirası yaşatmak amacıyla çeşitli kategorilerde ödüller takdim edildi. Program kapsamında Mehmet Akif İnan’ın düşünce hayatına ve sendikal mücadele anlayışına vurgu yapıldı. "Mehmet Akif İnan abi, sendikal zeminde emeğin izzetini tahkim eden bir mefkurenin müellifiydi" Ödül töreninde açıklamalarda bulunan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Mehmet Akif İnan’ın Türkiye için önemli bir edebiyat insanı olduğunu belirterek, "Mehmet Akif İnan abi, kalemiyle tefekkür eden, kürsüde sözü inşa eden, sendikal zeminde emeğin izzetini tahkim eden bir mefkurenin müellifiydi. Ardında bıraktığı, Hakk’a yaslanan bir mizan, ölçüsü olan bir tavır, edebi olan bir mücadele terbiyesiydi. Hakk’ı talep ederken dili kirletmeyen, adaleti savunurken ölçüyü zedelemeyen, haysiyeti pazara düşürmeyen bir sebat çizgisi oluşturdu. Bu akşam o mizanın huzurunda duruyoruz. Kendi sözümüzün ağırlığını, kendi tavrımızın istikametini, kendi mesuliyetimizin hududunu tartıyoruz. Zira bu terbiye, insanın iç nizamını da dünyanın hengamesini de aynı terazide okur. Mazlumun ahını duyan vicdanı diri tutar, zalimin kabalığı karşısında eğilmeyen vakar talim eder, hak hatırını her şeyin fevkinde görmeyi öğretir. Genel olarak büyüklerimizin ve özel olarak da Akif İnan abinin bizlere emanet ettiği çizgi, bugünün gürültüsü içinde sözü ve duruşu muhkem kılan bir muhasebe kapısıdır. İçinden geçtiğimiz zaman, bu muhasebeyi daha ağır ve daha zaruri kılıyor" diye konuştu. "Hakemlik iddiasındaki yapıların tarafsızlığını kaybettiği bir dünyada; güçlü olmak bir mecburiyettir" Türkiye Yüzyılı Maarif Modeliyle birlikte gençlerin vizyonunu daha da üst sıralara çıkaracaklarının altını çizen Bakan Tekin, "Kontrol ve denge mekanizmalarının zayıfladığı, hakemlik iddiasındaki yapıların tarafsızlığını kaybettiği bir dünyada güçlü olmak bir mecburiyettir. Bu güç, zulmetmenin imkanı değil; zulümden korunmanın, haysiyeti muhafaza etmenin, hakkı savunmanın dayanağıdır. Kendi güvenliğimiz kadar, mazlumların hukukuna omuz verebilmenin de şartıdır. Bu yüzden teknolojide güçlü, ilimde güçlü, stratejik akılda güçlü, en önemlisi maneviyatı güçlü nesiller yetiştirmek zorundayız. Dünyayı bilen ama kendini de bilen; kökünü inkar etmeden ufkunu büyüten, tarihini ve kültürünü bir hamaset malzemesi değil, bir istikamet kaynağı olarak taşıyan bir nesil yetiştirmek zorundayız. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, işte bu nesli yetiştirecek modeldir" şeklinde konuştu. "Mehmet Akif İnan, Türkiye’nin emek tarihine yön veren kurucu akıldır" Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ise, Mehmet Akif İnan’ın sadece bir fikir adamı olmadığını, sendikalaşmanın kurucusu olduğunu da ifade ederek şunları söyledi: "Mehmet Akif İnan, yalnızca bir edebiyatçı değildir. O; şair, yazar, öğretmen, sendikacı, fikir ve aksiyon adamıdır. Tüm bu vasıfları tek bir kimlikte buluşturmuş, aydın sorumluluğuyla hareket etmiş bir münevverdir. Anadolu’nun vicdanından süzülüp gelen bir duruşun adı, isminin hakkını veren, medeniyet davamızın yiğididir. ‘Hiçbir ülke, yeniden ayağa kalkma potansiyeline bizim kadar sahip değildir’ derken, bu millete özgüven aşılayan, inancı dirilten bir öncüdür. Türkiye’nin emek tarihine yön veren, sendikal dünyaya Eğitim Bir-Sen’i, Memur-Sen’i armağan eden kurucu akıldır. Emek, ekmek ve medeniyet mücadelemizde, sivil toplum alanında attığımız her adımı haykırıyoruz. Hamdolsun bugün çatısı altında bulunduğumuz Memur-Sen kurucu liderinin vasfıyla kuşanmış, bir sendikadan fazlası olmayı kendine şiar edinmiş bir örgütlenmedir. Dün, milletin tepesine çöken yasakçılara, başörtüsünü turnikelerde boğmak isteyenlere, 28 Şubat’ın hadsizliğine, 27 Nisan’ın aymazlığına, 15 Temmuz’un hainliğine karşı ‘pabuç o kadar ucuz değil’ diyerek bir yumruk gibi meydanlara indiysek, biliniz ki bu duruşun arkasında, mayası yerli, mefkuresi milli Akif İnan’ın halis fikirleri vardı." Tören kapsamında ödül hak sahiplerinin isimleri ve aldıkları ödüller ise şöyle: "Dr. Dilek Gürsoy - Jüri Özel Ödülü, Prof. Dr. Mustafa Büyükada - Çalışma Hayatı ve Emek Ödülü, Tahta Kılınç - Başarı ve Teşvik Ödülü, Ebubekir Eroğlu - Kültür Sanat Edebiyat Ödülü, Prof. Dr. Bekir Karlığa - Üstün Hizmete Vefa Ödülü, Sumud Filosu - Uluslararası Değer Ödülü." Eğitim, kültür ve sendikal alanda emek veren kişi ve kuruluşların ödüllendirildiği programa, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, ÖSYM Genel Başkanı Bayram Ali Ersoy ile sendika üyeleri katıldı. Program, ödül töreninin ardından hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu.