YEREL HABERLER - 05 Mart 2013 Salı 14:04

FORUM TRABZON`DA ``AFAD`` FOTOОRAF SERGİSİ AÇILDI

A
A
A
FORUM TRABZON`DA ``AFAD`` FOTOОRAF SERGİSİ AÇILDI

Toplumda afet bilincini geliştirmek, can ve mal kayıplarını en aza indirmek amacıyla Forum Trabzon`da İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü tarafından ``˜Afet Bilinci` adlı sergi açıldı.
Sergi açılışına Trabzon Valisi Dr. Recep Kızılcık, Belediye Başkan Yardımcısı Ergin Aydın, İl Jandarma Alay Komutanı Kıdemli Albay Turgay Aras, İl Emniyet Müdürü Ertan Yavaş, İl Afet ve Acil Durum Müdür Vekili Ömer Kıratlı, Trabzon Devlet Hava Meydanları Baş Müdürü Vedat Atabek ve AVM ziyaretçileri katıldı.
Açılışa katılan Trabzon Valisi Dr. Recep Kızılcık, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü tarafından düzenlenen serginin toplumda afet bilincini oluşturacağını belirterek, ``Afet başa gelmeden sanki hiç yaşanmayacakmış gibi çok kısa sürede unuttuğumuz, olduğunda da canımızı yakan, malımızı yok eden önemli bir risktir. Karadeniz Bölgesi ve Trabzon`umuz afetlerin en büyüğü olan deprem kuşağında değildir ama coğrafi konum itibariyle ve topografik yapısıyla bir o kadar yıkıcı olan sel ve heyelan gibi doğal afet riskleri ile de karşı karşıyadır`` dedi.
HER ZAMAN TEYAKKUZDA OLMALIYIZ
Yıkıcı heyelanlara karşı her zaman teyakkuzda olunması gerektiğini söyleyen Kızılcık, ``Bireyden yerel yönetimlere sivil toplumumuzdan vatandaşlarımıza kadar işbirliği halinde her an hazırlıklı ve teyakkuz halinde olmalıyız. Afetin önlenmesi, ona hazırlıklı olunması, yaşandığı anda da en kısa zamanda zararlarının ortadan kaldırılması için devletimiz her türlü tedbirleri almaya gayret ediyor. Merkezde oluşturulan Afet Yönetimi Başkanlığının taşra teşkilatları koordinasyonunda tüm yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşlarımız ve onların başında bulunan Kızılay`ımızın çeşitli önleme ve hazırlık çalışmaları süratle devam ediyor. Bugün burada açılan sergi olası bir afet ile karşılaştığımızda nasıl hareket etmemiz gerektiği yönünde bizlere bilgiler vermektedir. Can ve mal kayıplarını en aza indirmek için bizlerin daha fazla duyarlı olması gerekiyor. Yapılaşmaları sel ve heyelan risklerinin fazla olduğu dere yataklarında yapmamalıyız. Geçmişe baktığımızda en büyük kaybı bina yapılmaması gereken dere ağızlarında yapılan yapılardan kaynaklandığını görüyoruz. Devletimiz bu olaylardan sonra önemli tedbirler almıştır. Buralarda yapılan evler hukuk çerçevesinde yıkılarak can ve mal kayıplarının önüne geçilmeye çalışılmaktadır. Risklerin azaltılması yönünde önemli tedbirler alıyoruz. Risk altındaki yapıların bir an önce ortadan kaldırılması gerektiğini, yeni yapılaşmanın da riskten uzak alanlarda yapılmasının daha doğru olacağını düşünüyorum`` diye konuştu.
AMAÇ BİLİNÇ OLUŞTURMAK
İl Afet ve Acil Durum Müdür Vekili Ömer Kıratlı da, ``28 Şubat sivil savunma günüydü. 1-7 Mart Deprem Haftası çerçevesinde afet bilinci çalışmamızı tamamladık. 30 yıldan beri ülkemizde meydana gelen deprem ve heyelanlarda çok sayıda can ve mal kaybı yaşanmıştır. Bunlarda depremlerin etkisi çoktur. Bu sergiyi açmamızın amacı halkımızda bilinç oluşturmaktır`` dedi.
Konuşmaların ardından Vali Kızılcık ve beraberindekiler Form AVM`deki ``˜Afet Bilinci Sergisi`nin açılışını gerçekleştirdi. Kızılcık, sergide yer alan ve deprem ve diğer doğal afetlerin yıkıcı etkisini gösteren fotoğrafları dikkatle inceledi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara HAK-İŞ Başkanı Arslan: "Çatışmaların hatta ölümlerin olduğu Nevruzları unutmadık, Allah’a şükür Nevruz’u normalleştirdik" Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Yakın tarihte Nevruz günlerinde yapılan kavgaların, çatışmaların hatta ölümlerin olduğu Nevruzları unutmadık, hatırlıyoruz. Onun için Nevruz’u da normalleştirdik Allah’a şükür" dedi. HAK-İŞ Konfederasyonu Türk Dünyası ve Akraba Topluluklar Komitesi tarafından ‘Türk Dünyası Öğrencileriyle Buluşma ve Nevruz Etkinlikleri’ gerçekleştirildi. Konfederasyonun ev sahipliğinde gerçekleşen programda Türk tarihi ve kültürünün önemine vurgu yapılırken, birlik beraberlik ve kardeşliğin güçlendirilmesi gerektiğine değinildi. Programda bir konuşma gerçekleştiren HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Benim çocukluğumda ilk hatırladığım Nevruz’la ilgili baharın gelişinin müjdecisi olduğu ve çiçeğiyle beraber biz Nevruz’u hatırlıyoruz. Sultan Nevruz Bey bizde geçer. Biraz Avşar Türklerinde de böyle bir şey. Sultan Nevruz. Ve Nevruz çiçeğimiz açar. Zambağın küçüğüne benzer, mor ve sarı renklerin olduğu. Gerçekten Nevruz’dan hemen sonra Toroslar’da açan bir çiçektir. Biz Nevruz çiçeğini Çiğdemi, Nergiz’i baharla birlikte tanımıştık. Tabi bu geleneklerimizin bir ifadesiydi. Fakat gençlik yıllarımızda başka bir şeyle karşılaştık. Nevruz bir ideolojik mücadelenin ne yazık ki adı olarak topluma anlatılmaya çalışıldı. Bu da çatışmaların, kavgaların çeşitli Türkiye’yi ve bizi rahatsız eden bir kısım eylemlerin günü olarak karşımıza çıktı" açıklamasında bulundu. "Türkiye ideolojik kavgaların, çatışmaların gölgesinde 1 Mayıs’ı ve Nevruz’u uzun yıllar tartışmak zorunda kaldı" Arslan, günümüzde hem Nevruz Bayramı’nın hem de 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nün normalleşmesinin gururunu yaşadıklarını aktararak, "Ne yazık ki Türkiye hem Nevruz’da hem de 1 Mayıs’ta ideolojik kavgaların, çatışmaların gölgesinde 1 Mayıs’ı ve Nevruz’u uzun yıllar tartışmak zorunda kaldı. Her ikisi de çatışmaların olduğu, gerginliklerin olduğu, polisin, copun, su sıkan TOMA’ların, gazların tartışıldığı günler olarak hafızamızda kaldı. Bunlar gerçekten bizi hem üzdü hem de tarihsel gerçeklerin sattırılması konusundaki itirazlarımız da haklı gösterdi. 1 Mayıs’ı Taksim’e hapsettiler. 1 Mayıs’ın olabilmesi için Taksim’de 1 Mayıs kutlanır. 1 Mayıs bütün alanlarda kutlanabilir. Bu tartışmaları 1 Mayıs’ı Emek Dayanışma Gününe dönüştürdük. Sonra Taksim’in tasallutundan kurtardık" ifadelerine yer verdi. "Çatışmaların hatta ölümlerin olduğu Nevruz’u normalleştirdik" Aynı şekilde Nevruz Bayramı’nın da ideolojik baskı ve kavgaların odağından kurtulduğuna dikkati çeken Arslan, "Biz bugün Nevruz’un bu yönünü konuşuyoruz. Yakın tarihte Nevruz günlerinde yapılan kavgaların, çatışmaların hatta ölümlerin olduğu Nevruzları unutmadık, hatırlıyoruz. Onun için Allah’a şükür Nevruz’u da normalleştirdik. Bugün Nevruz’u gerçek anlamıyla konuşabiliyorsak, bütün Türk dünyası ve özellikle Orta Asya toplumlarının hemen hemen pek çoğunun da sahiplendiği Nevruz’u bugün HAK-İŞ’te de konuşup kutlayabiliyorsak, Türkiye önemli iki sorunu önemli, iki kavga gününü barışa dönüştürerek hayırlı bir iş yapıldı. Burada Sayın Cumhurbaşkanımız da hükümetimize bu konudaki gayret duaları herkese teşekkür ediyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Konuşmasının ardından Arslan, Ergenekon’da demir dağın delinerek aşılmasına ithafen temsili olarak demir dövdü. Programa HAK-İŞ Başkanı Mahmut Arslan’ın yanı sıra; HAK-İŞ Türk Dünyası ve Akraba Topluluklar Komitesi Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Yeşil, TÜRKSOY Türkiye Temsilcisi Doç. Dr. Abdullah Kutalmış Yalçın, Türk Dil Kurumu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Harun Şahin, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Genel Sekreteri Dr. Mümin Şen, üye sendikaların yönetim kurulu üyeleri, Türk Dünyası öğrencileri ve akademisyenler katıldı.
Afyon Onlar artık vatansız değil Afyonkarahisar’da yaşayan ve kendilerini ‘vatansızlar’ olarak nitelendiren 8 kişilik ailenin vatan ve kimlik kazanma maratonu kamu kurumlarının iş birliği sayesinde mutlu sonla bitti. Afyonkarahisar’da Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartları olmadığı için adeta hayalet gibi yaşayan, okula gidemeyen, işe girip çalışmayan ve erkeklerinin askere dahi gidemediği aile üyeleri, İl Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Müdürlüğü ile yargının duruma el atmasıyla kimliklerine kavuştu. İhlas Haber Ajansı’nın (İHA) 2023 yılında gündeme getirdiği ailenin durumuyla ilgili Afyonkarahisar Valiliği’nden yapılan yazılı açıklamada aile üyelerinin kimliklerinin çıkarıldığı ve soy bağlarının oluşturulduğu belirtildi. Açıklamada, "Galip Cimbil’in ‘saklı nüfus’ çerçevesinde yaptığı başvuru, yürütülen detaylı inceleme, tahkikat ve yargı sürecinin ardından sonuçlandırıldı. Galip Cimbil ve ailesi Afyonkarahisar İl Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Müdürlüğünün titiz çalışmasıyla resmen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı oldu. 12 Haziran 2023 tarihinde Afyonkarahisar Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Müdürlüğüne müracaat eden Cimbil’in durumu, ilgili kurumlar tarafından titizlikle ele alındı. Yapılan incelemelerde, Galip Cimbil’in geçmişte ‘Kalip Gül’ adıyla oluşturulan nüfus kaydının, usulsüz ve dayanaksız olduğu gerekçesiyle 2006 yılında Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü kararıyla silindiği tespit edildi. Başvuru sürecinde alınan yazılı beyanlar, ifade tutanakları ve MERNİS kayıtları doğrultusunda yapılan değerlendirmeler sonucunda, ilgilinin beyanlarının doğruluğu kanaatine varıldı. Kardeşleri üzerinden yürütülen tahkikat süreci de ilgili kurumlarca olumlu sonuçlandırıldı" denildi. Olayla ilgili aile üyelerinin DNA testleri de yapıldı Açıklamada olayla ilgili yargı sürecinin de titizlikle işlediğinin vurgulanırken şu ifadelere yer verildi: "Saklı nüfus kütüğüne kaydı yapılan Galip Cimbil’e geçici kimlik numarası verilirken ayrıca Afyonkarahisar 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dava çerçevesinde DNA incelemeleri yapıldı. Yapılan bilimsel incelemeler sonucunda, Galip Cimbil’in Erdal Cimbil ve Sürmeli Aslan ile aynı soydan geldiği; Fatma Cimbil’in annesi, Ali Cimbil’in ise babası olma ihtimalinin yüzde 99,99 olduğu tespit edildi. Mahkeme, 20 Şubat 2026 tarihinde verdiği ve kesinleşen kararla bu durumu hüküm altına aldı. Mahkeme kararının ardından hazırlanan dosya, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğüne iletildi. Yapılan değerlendirme sonucunda, 12 Mart 2026 tarihli karar ile Galip Cimbil’in saklı nüfus çerçevesinde Türk vatandaşlığını kazandı."