ÇEVRE - 11 Şubat 2023 Cumartesi 09:37

KTÜ Jeofizik Mühendisliği’nden Kahramanmaraş depremi açıklaması

A
A
A
KTÜ Jeofizik Mühendisliği’nden Kahramanmaraş depremi açıklaması

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Jeofizik Mühendisliği Bölümü öğretim üyeleri tarafından Kahramanmaraş merkezli yaşanan deprem ile ilgili değerlendirmelerin yer aldığı açıklama yayınlandı.

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Jeofizik Mühendisliği Bölümü öğretim üyeleri tarafından Kahramanmaraş merkezli yaşanan deprem ile ilgili değerlendirmelerin yer aldığı açıklama yayınlandı. Uzman sismologlar tarafından yapılan açıklamada, iki büyük ve şiddetli depremin Anadolu, Arap ve Afrika Levhaları kesişmesinden meydana geldiğinin anlaşıldığı belirtildi.


Merkez üssü Kahramanmaraş olan 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki iki deprem, 10 ilde ağır yıkıma yol açtı. Kahramanmaraş, Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır, Adana, Adıyaman, Osmaniye, Hatay, Kilis, Malatya ve Elazığ illerinde büyük yıkımlara ve can kayıplarına neden olan deprem ile ilgili Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü öğrenim görevlileri tarafından açıklama yapıldı. Prof. Dr. Nilgün Sayıl, Prof. Dr. Hakan Karslı, Dr. Öğretim Üyesi Kaan Hakan Çoban ve Dr. Öğretim Üyesi Özgenç Akın tarafından yapılan açıklamada, Kahramanmaraş’ta merkezli meydana gelen depremin Türkiye’de son 100 yılda, büyüklükleri ve şiddetleri bakımından 27.12.1939 Erzincan depreminden sonra yaşanan en büyük depremler olduğu belirtilerek, “Birbirinden bağımsız fay parçaları üzerinde gerçekleşen bu iki depremden ilki olan Sofalaca-Gaziantep depreminden açığa çıkan enerji diğer bir faya transfer olarak (yani onu tetikleyerek) bu fayı hareketlendirmiş ve hemen hemen aynı büyüklükte yeni deprem meydana gelmiştir. Bu fiziksel olarak mümkün olmakla birlikte, dünya üzerinde çok nadir olacak biçimde bu kadar kısa süre içinde, aynı kırık bölgesinde, birbirine yakın mesafede (yaklaşık 150 km) büyüklüğü 7.5’in üzerinde iki depremin meydana gelmesi yerbilimleri açısından da oldukça önemlidir ve ne yazık ki yaşanan afetin boyutlarını da artırmıştır. Ana depremlerden sonra büyüklüğü 6.0’nın üzerinde (Mw 6.0 ve 6.6) 2 artçı deprem ve 6.0’dan küçük yüzlerce artçı deprem meydana gelmiş olup, halen devam etmektedir. Bu hareketlilikler en az 3 ay kadar süreyle çok etkin olmakla birlikte birkaç yıl devam edecektir” ifadelerine yer verildi.



“Meydana gelen ilk deprem sonucunda pik ivme (PGA) değerlerinin, Türkiye Deprem Tehlike Haritası’nda verilen değerlerden çok daha yüksek olduğu gözlenmiştir”


Her iki depremin oluştuğu bölgenin genel olarak Doğu Anadolu Fay Zonu ve nispeten Ölü Deniz Fay Zonu’nun etkisi altında olduğunun vurgulandığı açıklamada, “MTA tarafından 2011 yılında hazırlanan Türkiye Diri Fay Haritasında da görüleceği gibi Doğu Anadolu Fay Zonu Kahramanmaraş ilinin güneydoğusundan geçmektedir. Ayrıca Güneydoğu Anadolu Fay Zonu ve güneyde Ecemiş ve Karataş-Yumurtalık Fayları bölgedeki önemli tektonik yapılardır. İl sınırlarını D-B yönlü ikiye bölen Çardak Fayı, Pazarcık, Türkoğlu, Gölbaşı, Çelikhan-Sürgü Fayları bölgedeki aktif faylar olup, genelde ana tektonik yapılar KD-GB gidişlidir. Meydana gelen ilk deprem sonucunda pik ivme (PGA) değerlerinin, Türkiye Deprem Tehlike Haritasında verilen değerlerden çok daha yüksek olduğu gözlenmiştir. Bu yüksek PGA değerlerinin yaşanan hasarın boyutlarının yüksek olmasına neden olduğu da açıktır. Meydana gelen Mw 7.5 büyüklüğündeki Ekinözü-Kahramanmaraş depreminin Trabzon ilinde bulunan 1601 kodlu kuvvetli yer hareketi istasyondaki yatay (NS) bileşenindeki PGA değeri 6.815 cm/sn2 (0.0068 g) olarak ölçülmüş oldu” bilgisi verildi.



“Bu iki büyük ve şiddetli depremin üç ayrı tektonik levhanın Anadolu, Arap ve Afrika Levhaları kesişmesinden meydana geldiği anlaşılmaktadır”


Bu iki büyük ve şiddetli depremin üç ayrı tektonik levhanın Anadolu, Arap ve Afrika Levhaları kesişmesinden meydana geldiğinin anlaşıldığının belirtildiği açıklamada, “Bu üç levhanın da etkisi ile mekanizma daha karmaşık hala gelmiş ve daha büyük depremlerin meydana gelmesine neden olmuştur. Ayrıca, depremlerin sığ derinliklerde olmuş olması yıkıcı gücü daha da artırmıştır. Bunun sonucunda, Doğu Anadolu Fay sistemi içerisinde gerçekleşen bu depremler, sağlam olmayan zeminlerde yapılmış binaların inşasındaki ihmaller, deprem odaklarından yaklaşık 500 kilometrelik bir dairesel alan içinde kalan ve 10 ilimizi kapsayan geniş bir coğrafyada çok fazla can kaybına ve büyük yıkımlara yol açmıştır” ifadelerine yer verildi.


Açıklamada ayrıca, 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremlerin Karadeniz Teknik Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Sismoloji Laboratuvarı’nda kurulu olan ve Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü ile ortak olarak işletilen KTUT istasyondaki 3 bileşen kayıtları da paylaşıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Alanya’da yeni yıl denetimlerinde 30 aranan şahıs yakalandı Alanya’da vatandaşların yeni yıla huzur ve güven içinde girmelerini sağlamak amacıyla yılbaşı gecesi boyunca kolluk kuvvetlerince geniş kapsamlı denetimler gerçekleştirdi. Alanya İlçe Emniyet Müdürlüğü, Alanya İlçe Jandarma Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerinin katılımıyla ilçenin dört bir yanında yapılan uygulamalarda toplam 586 kolluk personeli görev aldı. Denetimlerde İlçe Emniyet Müdürlüğü’nden 313 polis memuru ve 82 çarşı ve mahalle bekçisi olmak üzere 395 personel 37 ekiple, İlçe Jandarma Komutanlığı’ndan 138 personel 35 timle, Sahil Güvenlik Komutanlığı’ndan ise 53 personel görev yaptı. Yılbaşı tedbirleri kapsamında yapılan çalışmalarda, jandarma bölgesinde 11, emniyet bölgesinde 14 olmak üzere çeşitli suçlardan aranan toplam 25 şahıs yakalanarak adli mercilere teslim edildi. Trafik uygulamalarında yapılan GBT sorgularında ayrıca 5 aranan şahıs daha yakalandı. Uyuşturucu ile mücadele kapsamında gerçekleştirilen denetimlerde ise jandarma bölgesinde uyuşturucu madde ticareti yaptığı tespit edilen 2 şahıs yakalandı. Şahısların ikametlerinde yapılan aramalarda 93 gram kokain, 1 adet hassas terazi, 1 adet sentetik hap, suçtan elde edildiği değerlendirilen 123 bin 690 TL ve bin 915 Euro para, 7 adet ziynet eşyası, 1 adet avukat kimliği ile 1 adet tabanca, 2 şarjör ve 14 adet fişek ele geçirildi. Öte yandan Emniyet bölgesinde yürütülen çalışmalarda ise uyuşturucu madde ticaretinden 5 şahıs yakalanırken, 676 kullanımlık sentetik kannabinoid, 10 adet extacy ve bin 100 adet sentetik ecza hapı ele geçirildi. Trafik güvenliğini sağlamak amacıyla yapılan denetimlerde Emniyet ve Jandarma trafik ekipleri tarafından 2 bin 984 araç ve sürücüsü kontrol edildi. Denetimlerde 30 sürücüye alkollü araç kullanmaktan, 38 sürücüye kask takmamaktan işlem yapılırken, toplam 211 araç sürücüsüne cezai işlem uygulandı, 28 araç trafikten men edildi.
Tunceli 8 yıllık evlat hasreti yılbaşında son buldu: Tunceli’de 2026’nın ilk bebeği "Sahra" dünyaya gözlerini açtı Yeni yılın ilk dakikalarında dünyaya gelen Sahra bebek, 8 yıldır çocuk sahibi olma hayali kuran Çelik ailesine büyük mutluluk yaşattı. Tedavisiz gelişen gebelikle dünyaya gelen Sahra, Tunceli’de yılın ilk bebeği oldu. Yeni yılın ilk dakikaları, hastanede sevinç ve duygusal anlara sahne oldu. Saat 00.47’de dünyaya gelen Sahra bebek, hem Tunceli’de 2026 yılının ilk bebeği olma özelliğini taşıdı hem de 8 yıldır çocuk sahibi olma özlemi yaşayan Çelik ailesinin hasretini sona erdirdi. Uzun yıllar boyunca tedavi süreci geçirmesine rağmen sonuç alamayan aile, umutların tükendiği bir dönemde kendiliğinden gelişen gebelikle büyük bir mutluluk yaşadı. Yeni yılın ilk doğumunun gerçekleşmesiyle birlikte hastanede çifte mutluluk yaşanırken, Sahra’nın dünyaya gelişi sağlık çalışanları tarafından da büyük sevinçle karşılandı. "Kızımız bizi kendiliğinden tercih etti" Anne Mevlüde Çelik, "Evliliğimizin 8’inci senesindeyiz. Normalde polikistik over rahatsızlığım vardı. Sürekli tedavi gördüm, hiçbir sonuç alamadık. Kızımız bizi kendiliğinden tercih etti. Hiçbir tedavi görmüyorken hamile olduğumu Bursa’da öğrendim. 6 aydır buradayız. Eşimin görevi dolayısıyla geldik ve kızımız da burada doğmayı tercih etti" şeklinde konuştu. "Kızımız 2026’nın bize hediyesi" 8 yıldır görülen tedavilerden sonuç alamadıklarını belirten Baba Dursun Çelik, "Kızımız 2026’nın bize hediyesi. Allahu Teala bize Sahra’yı hediye etti. Ona ne kadar şükretsek azdır. Biz evleneli 8 yıl oldu. O kadar tedavi gördük, hastanelere gittik. Hiçbir cevap alamadık ve sonuç göremedik. Kafamızda bitirdik, artık olmayacak diye bırakmıştık. Sonra bir sabah böyle bir habere uyandık. Sevinçten havalara uçtuk. Allah isteyen, bekleyen herkese nasip etsin. Çok güzel bir duygu. Rabbim kimseyi bekletmesin. Gerçekten sabreden derviş muradına erermiş, bu söz boşuna söylenmemiş. Sahra’nın anneannesi ve dedesinin de bugün doğum günü" dedi.