SAĞLIK - 29 Mart 2023 Çarşamba 10:30

Ramazan ayında diyabet hastalarına öneriler

A
A
A
Ramazan ayında diyabet hastalarına öneriler

Ramazan ayında oruç tutan diyabet hastalarının iftar ve sahurda beslenmelerine dikkat etmeleri gerektiği belirtildi.

Ramazan ayında oruç tutan diyabet hastalarının iftar ve sahurda beslenmelerine dikkat etmeleri gerektiği belirtildi.


Medical Park Karadeniz Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Kliniği’nden Uzm. Dr. Mustafa Köse, Ramazan ayında oruç tutan diyabet hastalarına tavsiyelerde bulundu.


Ramazan ayı boyunca oruç tutan kişilerin iki ana öğün şeklinde beslendiğini söyleyen Uzm. Dr. Köse, “Sahurda genellikle yavaş emilen gıdalar tercih edilirken, uzun sürecek açlık döneminin sonunda iftarda daha çok kalori içeriği yüksek gıdalar tüketilir. Bu nedenle oruç tutmak ve iki ana öğünle beslenmek ve beraberinde şeker hapı, insülin ve diğer pek çok ilacı kullanmak oruçlu iken beraberinde pek çok riski de getirmektedir. Bu riskler şeker düşüklüğü, şeker yüksekliği, şeker koması ve susuzluğa bağlı vücudun değişik yerlerinde pıhtı oluşması en önemli sonuçlarıdır” diye konuştu.



Oruç tutması riskli olan hastalar


Oruç ve diyabet arasındaki ilişkiden bahseden Uzm. Dr. Köse, “Ramazan’da oruç tutmak isteyen tüm diyabetli hastalar Ramazan ayından 1-2 ay önce oruç tutup tutamama konusunda doktorundan bilgi almalıdır. Her hasta hastalığının süresi ve ciddiyetine göre farklı şekilde doktoru tarafından bilgilendirilir. Çok yüksek riskli hastaların oruç tutmasına izin verilmezken düşük riskli hastaların oruç tutmalarında bir sakınca yoktur. Tedavi süresince yoğun hipoglisemi yaşayanlar, hipogliseminin farkına varamayanlar, Ramazan’dan önceki 3 ay içerisinde şeker koması yaşayanlar, tip 1 diyabeti olanlar, Ramazan’dan önceki 3 ay içerisinde şeker yüksekliğine bağlı koma yaşayanlar, fiziksel olarak yoğun çalışanlar, gebe olanlar, ileri derecede böbrek hastası olanlar, ileri düzeyde şekere bağlı böbrek ve göz bozukluğu olanlar yüksek riskli hastalardır. Bu hastaların Ramazanda oruç tutması ciddi problemlere sebep olur. Kesinlikle oruç tutmaları önerilmez. Tutmaları halinde hayatı tehdit edecek boyutta problem yaşarlar” şeklinde konuştu.


Bazı bireylerin oruç tutabileceğine değinen Uzm. Dr. Köse, “Ancak bazı şeker hapları kullanıp şekeri kontrol altında olan kişiler doktorun bireysel olarak tavsiyelerde bulunması ile oruç tutmalarına izin verilir. Oruç tutulmasına izin verilen hastaların doktor tarafından ilaçların değiştirilmesi, dozlarının azaltılması ve ilaçların sahur ve iftara göre değiştirilmesi doktor tarafından ayarlanır. Doktor hastaya Ramazan süresi boyunca tercihen şeker düşüklüğü yapmayan ilaçlar tercih eder. Bu kişilerin Ramazan süresince oruç tutmalarında bir sakınca yoktur. Hatta bazı çalışmalar göstermiştir ki bu hastaların şeker kontrolü Ramazanda daha iyi seyretmiştir” ifadelerini kullandı.



“Riskli hastalar mutlaka doktoruna danışmalı”


Riskli olmasına rağmen ısrarla oruç tutmak isteyen birçok hastanın da olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Köse, “Bu hastalar mutlaka doktorundan orucun ne şekilde tutulacağı konusunda bilgi almalıdır. Özellikle insülin kullananlarda bu durum daha önemlidir. Doktor bu hastalara kullanmakta olduğu hapları ve insülinleri açlık süresi boyunca daha az risk teşkil edecek şekilde dozlarını ayarlayabilir” açıklamasında bulundu.


Oruç tutmasına müsaade edilen hastaların iftarda karbonhidrat ve zengin yağlı gıdalardan kaçınması gerektiğini söyleyen Uzm. Dr. Köse, “Bol miktarda şekersiz olmak şartıyla sıvı tüketmelidir. Taze meyve ve sebze tüketimi desteklenir. Oruç tutan diyabetli kişiler şeker düşüklüğü ile ilgili şikayetleri (bulantı, titreme, çarpıntı, baş dönmesi, bilinç bulanıklığı) olursa hekime başvurmalı ve oruç tutmamalıdır. Bu şikayetler yokken kan şekerinin 70 altına düşmesi halinde yine oruç tutmamaları gerekir. Ramazan’da oruç tutan kişiler iftara yakın saatlerde şeker düşüklüğü riski yaşayacağı için aşırı fiziksel aktiviteden kaçınmalıdır” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bahçelievler’de kurban ibadeti için tüm ekipler sahada Bahçelievler Belediyesi, Kurban Bayramı’nın ilk gününde vatandaşların kurban ibadetlerini huzurlu, güvenli ve hijyenik koşullarda yerine getirebilmeleri için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Bahçelievler Belediyesi Çobançeşme’de hizmete sunduğu Kurban Satış ve Kesim Alanı’nda bayramın ilk saatlerinden itibaren yoğunluk yaşanırken, vatandaşlar kendilerine verilen sıra numaralarına göre kesim alanına yönlendirdi. Belediye ekipleri, kurbanlıkların kesim noktasına güvenli şekilde ulaştırılması, kesim işlemlerinin düzenli yürütülmesi ve vatandaşlara et tesliminin sağlıklı biçimde yapılması için sahadaki görevini sürdürüyor. Modern ve hijyenik koşullarda hazırlanan kesim alanında işlemler, veteriner hekimlerin kontrolünde ve ehil kasaplar tarafından gerçekleştiriliyor. Kesimi tamamlanan kurbanlıklar, kısa sürede parçalanarak sahiplerine teslim ediliyor. Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır, Kurban Bayramı’nın ilk gününde kesim alanında vatandaşlarla bir araya gelerek çalışmaları yerinde takip etti. Vatandaşlarla sohbet eden Başkan Bahadır, belediye ekiplerinin bayram boyunca sahada olacağını belirtti. Başkan Bahadır, "Bahçelievler Belediyesi olarak vatandaşlarımızın kurban ibadetlerini huzur içinde, güvenli ve hijyenik şartlarda yerine getirebilmeleri için tüm hazırlıklarımızı günler öncesinden tamamladık. Bugün de bayramın ilk saatlerinden itibaren ekiplerimizle birlikte sahadayız. Vatandaşlarımızın kurbanlıklarının kesim alanına ulaştırılmasından kesim işlemlerine, etlerin tesliminden temizlik ve yönlendirme hizmetlerine kadar her aşamayı titizlikle takip ediyoruz. Amacımız, komşularımızın bayram sevincini herhangi bir aksaklık yaşamadan gönül rahatlığıyla yaşayabilmeleridir" dedi. Alanda vatandaşların ihtiyaçları da göz önünde bulunduruldu. Bekleme bölümlerinde çay, kahve, tuvalet ve mescit hizmeti sunulurken, temizlik, zabıta, veterinerlik, güvenlik ve yönlendirme ekipleri de bayram boyunca 7/24 görev yapacak.
İstanbul FIBA Kadınlar Basketbol Dünya Kupası 2026’ya 100 gün kaldı Eylül ayında Almanya’nın başkenti Berlin’de düzenlenecek olan Uluslararası Basketbol Federasyonu (FIBA) Kadınlar Basketbol Dünya Kupası 2026’ya 100 gün kala Berlin Ostbahnhof’a yerleştirilen Tissot geri sayım saati ve organizasyona özel hazırlanan tarihi resmi saat tanıtıldı. Turnuvanın başlangıcına 100 gün kalması vesilesiyle FIBA, FIBA Global Partneri Tissot, Alman Basketbol Federasyonu (DBB) ve Berlin Senatosu temsilcileri tren istasyonundaki kurulumun açılışında bir araya geldi. Geri sayım saati dünyanın dört bir yanından 16 ülkenin dünya şampiyonluğu için mücadele edeceği organizasyona kadar her gün 100 binden fazla yolcu tarafından görülebilecek. Ayrıca FIBA Kadınlar Basketbol Dünya Kupası 2026 için hazırlanan Tissot Seastar özel serisi de etkinlikte tanıtıldı. Tissot, böylece tarihinde ilk kez bir kadınlar basketbolu dünya organizasyonu için özel saat üretti. FIBA Merkez Yönetim Kurulu Üyesi, FIBA Oyuncular Komisyonu Başkan Yardımcısı, iki kez FIBA Kadınlar EuroBasket şampiyonu ve olimpiyat madalyalı Sonja Vasic, "100 gün eşiği her organizasyon için her zaman özeldir. Bu yıl heyecan daha da büyük çünkü 2026’da genişletilmiş 16 takımlı bir format göreceğiz. Bu da kadın basketbolunun popülaritesinin ne kadar arttığını gösteriyor. FIBA, uzun yıllardır güvenilir global partneri olan Tissot’a bu geri sayım saati ve Dünya Kupası için hazırlanan ilk özel seri saat nedeniyle teşekkür ediyor. Bu iş birliği, en büyük kadın organizasyonumuz olan FIBA Kadınlar Basketbol Dünya Kupası’nı daha geniş bir kitleye ulaştıracak" dedi. FIBA Kadınlar Basketbol Dünya Kupası 2026, 4-13 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek. C Grubu’nda Belçika, Avustralya ve Porto Riko ile mücadele edecek Türkiye’nin grup aşaması maç programı TSİ ile şu şekilde: 4 Eylül 2026 18.30 Belçika - Türkiye 6 Eylül 2026 12.30 Türkiye - Avustralya 7 Eylül 2026 12.30 Porto Riko - Türkiye