SAĞLIK - 13 Nisan 2023 Perşembe 14:28

Prof. Dr. Mustafa Yılmaz: “Kadınları kan bağışına özendirmek lazım”

A
A
A
Prof. Dr. Mustafa Yılmaz: “Kadınları kan bağışına özendirmek lazım”

Ülkemizdeki en önemli sağlık sorunlarından birisinin ihtiyaç halinde kan ve kan ürünlerinin bulunamayışı ve gönüllü kan bağışındaki yetersizlik olduğunu belirten Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi Kan Bankası Sorumlusu Prof.

Ülkemizdeki en önemli sağlık sorunlarından birisinin ihtiyaç halinde kan ve kan ürünlerinin bulunamayışı ve gönüllü kan bağışındaki yetersizlik olduğunu belirten Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi Kan Bankası Sorumlusu Prof. Dr. Mustafa Yılmaz, bunda kadınların çok kan bağışında bulunmasının etkili olduğunu söyledi.


Tıp alanında birçok gelişme yaşanmasına rağmen tek kaynağı insan olan kanın yerini alabilecek herhangi bir maddenin tam olarak bulunamadığını ifade eden Yılmaz "Toplumların demografik, kültürel, sosyolojik ve ekonomik açıdan farklılıkları, kan bağışında etkili olmaktadır. Gelişmiş ülkelerde gönüllü kan bağış oranı, ülke nüfusunun yüzde 5’ine kadar ulaşırken bu rakam ülkemizde 2018 verilerine göre 1 milyon 976 bin 782 kan bağışçısı ile yaklaşık yüzde 2.3’tür. Dünya Sağlık Örgütü tarafından tanımlanan kan bağışçıları 3 gruptur. Bunlar gönüllü bağışçılar (gönüllü olarak kan verenler), Replasman bağışçılar (aile ya da arkadaş grubu içinden kan verenler)


ve ticari bağışçılar (para karşılığı kan verenler). Ticari bağışçılar para ya da maddi çıkar karşılığında bağışta bulunurlar ve bu kategori, en riskli bağışçı grubunu oluşturmaktadır. Ülkemizde en yaygın görülen kan bağışı grubunu, replasman bağış yöntemini kullananlar oluşturmaktadır. Gönüllü bağışçılar ise tamamen kendi isteği ile ve herhangi bir çıkar karşılığı olmaksızın hücresel kan bileşenlerini ve plazmasını bağışlayan kişilerdir. Bu kişilerde, diğer insanlara yardımcı olma duygusu gelişmiştir. Bir başka deyişle bu kişilerin yaptığı fedakârlık olarak değerlendirilebilir" diye konuştu.


"Ülkemizde Ulusal Güvenli Kan Temini Programı’nın başladığı 2005 yılında, 1 milyon 600 bin ünite kanın 342 bin 146’sı Kızılay tarafından toplanmıştır" diyen Yılmaz "2008 yılında, 1 milyon 800 bin ünite kanın 654.000 ünitesi, 2018 yılında ise 3 milyon 5 bin 641 ünite olarak gerçekleşen ülke kan ihtiyacının yüzde 86’sı olan 2 milyon 571 bin 482 ünitesi, Türk Kızılay tarafından karşılamıştır. Artan bu bağış sayıları ile paralel olarak düzenli kan bağışçıları da önemli oranda artış göstermiş ve 2018 yılında yapılmış olan kan bağışları, yüzde 57 oranında düzenli kan bağışçılarından sağlanmıştır. Kan bağışçısı seçilirken herhangi ciddi bir hastalığı ve enfeksiyonu olmayan uygun yaş sınırları içindeki gönüllülerden kan alınması, tüm dünyada kabul gören bir kuraldır" şeklinde konuştu.



Kan bağışçısı olmak isteyenlerde aranan özellikler


Ulusal Kan ve Kan Bileşenleri Hazırlama, Kullanım ve Kalite Güvencesi Rehberi ile belirlenen kan bağışçısı olmak için aranan temel özelliklere vurgu yapan Prof. Dr. Mustafa Yılmaz, bunları şu şekilde sıraladı:


"18 ile 65 yaş arasında olanlar kan bağışlayabilir. Daha önce kan bağışı yapmamış olanlar, 60 yaşına kadar kan bağışı yapabilirler. Nabız, düzenli ve dakikada 50 ile 100 arasında olmalıdır. Kan basıncı pek çok etkene bağlı olarak değişmekle birlikte esasen sistolik basınç (büyük tansiyon) en az 90 mmHg, en çok 180 mmHg ve diastolik basınç (küçük tansiyon) en az 60 mmHg, en çok 100 mmHg olmalıdır. Hemoglobin değerleri kadınlarda en az 12,5 g/dL, en çok 16,5 g/dL; erkeklerde en az 13,5 g/dL, en çok 18 g/dL olmalıdır. Kadınlar 1 yıl içerisinde en fazla 3; erkekler ise en fazla 4 kez tam kan bağışında bulunabilir. Kan bağışçısının vücut ağırlığı en az 50 kg olmalıdır. Kan bağışçısının vücut sıcaklığı 37,5 C’nin üstünde olmamalıdır.”



"Kadınların donör olma eğilimlerinin artırılmasına özel önem verilmesi gerekir"


Prof. Dr. Mustafa Yılmaz, dünyada olduğu gibi ülkemizde de kan ürünü ihtiyaç olasılığı yüksek olan yaşlı nüfusun giderek artması, buna karşın donör olma olasılığı olan genç nüfusun giderek azalması nedeniyle kan ihtiyacının karşılanmasında sorunlar yaşandığına dikkat çekti. Yılmaz "Mevcut şartlar problemin giderek büyüyebileceğini göstermektedir. Bazen hastanemizde bile hastalarımıza kan bulmak noktasında sıkıntı yaşanabilmekte, Kızılay’ın kan temininde sıkıntı yaşaması, bizim gibi 3. basamak hastaneleri sıkıntıya sokabilmektedir. Dolayısıyla yeni Donör Kazanım Programları geliştirilmesine ihtiyaç vardır. Gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında ülkemiz açısından kadınların donör olma eğilimlerinin düşük olması, kan ihtiyacını karşılama sürecinde bir diğer kısıtlılıktır. Gelişmiş ülkelerde kadınların, tüm donörler içerisindeki oranı yüzde 40-50 civarlarında iken bölgemizde bu oran yüzde 17.5 civarındadır. Bu veriden de anlaşıldığı üzere tüm topluma yönelik Donör Kazanım Programları hazırlanmasının yanı sıra kan değerleri uygun olan kadınların donör olma eğilimlerinin artırılmasına özel önem verilmesi gerekir" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Kurbanlık olarak kestikleri 30 küçükbaş hayvanı, ihtiyaç sahiplerine ulaştırdı Gerçekler Dünyası Araştırma Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Kurban Bayramı dolayısıyla hayırseverlerin bağışladığı 30 küçükbaş kurbanlığı keserek başta kelebek hastası çocukları bulunan aileler olmak üzere yetim, öksüz ve ihtiyaç sahiplerine dağıttı. Dernek yetkilileri, bayramın dayanışma ruhunu yaşatmaya devam edeceklerini söyledi. Diyarbakır’da kelebek hastaları için kurulan ve tüm Türkiye’de faaliyet gösteren Gerçekler Dünyası Araştırma Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Kurban Bayramı kapsamında anlamlı bir yardım organizasyonuna imza attı. Hayırsever vatandaşların destekleriyle toplanan 30 küçükbaş kurbanlık kesilerek ihtiyaç sahibi aileler için pay edildi. Hazırlanan kurban etleri, dernek gönüllüleri tarafından kent genelinde belirlenen kelebek hastası çocukların aileleri başta olmak üzere 150 yetim, öksüz ve ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırıldı. Derneğin Kurucu Başkanı Şenay Çalışır, derneğin kelebek hastası çocuklar için Diyarbakır’da kurulduğunu ve Türkiye’ye hizmet veren bir dernek olduğunu ifade etti. Çalışır, "Her yıl olduğu gibi bu yıl da Kurban Bayramı’nda hayırseverlerimize vekaleten kurban kesimimiz olup önceliğimiz Diyarbakır’daki kelebek ailelerimiz ve sonrasında yetim ve ihtiyaç sahibi ailelerimize ulaştırmaktır. Bugün Allah nasip ederse 30 kurbanımızı burada keseceğiz. 150 ailemizi davet ettik. Burada tartı üzerinde etlerimiz tartılarak herkese eşit şekilde inşallah dağıtılacak. Bize bu desteği sağlayan, bizi bu iyilik köprüsünde vesile kılan bütün hayırseverlerimize teşekkür ederim, hayırlı bayramlar diliyorum" ifadelerini kullandı. Kelebek hastası oğlu ile birlikte kesim alanına gelen Şeyma Can ise Çalışır’a çok teşekkür etti. Can, "Hayırseverlerden de Allah razı olsun. Allah herkesin hayrını kabul etsin. İyi bayramlar" dedi.
Gaziantep Gaziantep’in tarihi çarşılarında bayram yoğunluğu Gaziantep’te Kurban Bayramı tatilinde yaşanan turist akını, tarihi çarşılarda çifte bayram yaşattı. Kurban Bayramı’nın 1’inci gününde Bakırcılar Çarşısı, Almacı Pazarı ve Zincirli Bedesten Çarşısı’nda yaşanan hareketlilik esnafa çifte bayram yaşattı. Vatandaşların ve turistlerin özellikle Antep fıstığı, şekerleme, lokum, çikolata, kurutmalık ve baharat tezgahlarına ilgi gösterdiği tarihi çarşılarda hareketlilik gün boyu devam etti. Tatil nedeniyle kenti ziyaret eden yerli turistler de alışverişe çıkınca tarihi çarşılarda adım atacak yer kalmadı. Kentin en köklü ve işlek ticaret merkezlerinin başında gelen Kültür Yolu bölgesindeki tarihi çarşılarda yoğunluk yaşanırken, esnaf bu çifte bereketten son derece memnun olduğunu dile getirdi. "Yoğunluktan esnaf olarak çok memnunuz" Bayram yoğunluğundan memnun olduklarını belirten tarihi Almacı Pazarı esnaflarından Fatih Özsefil, "Yakın ve uzak illerden turistler şehrimize akın etmeye başladılar. Kahramanmaraş, Adana, Şanlıurfa, Mardin, Mersin, Ankara ve İstanbul’dan turistler şehrimize akın akın geliyorlar. Bu yoğunluk hepimize yaradı. Bu yoğunluktan esnaf olarak çok memnunuz ve Kurban Bayramı tatilinin 9 gün olması bizi çok memnun etti. Gaziantep’imize, tarihi çarşılara, yemeye, içmeye ve gezmeye çıkıp çıkıp gelsinler" dedi. "GAP turları akın akın gelmeye başladı" Her bayram öncesi Gaziantep’te yoğun bir kabalalık olduğunu belirten Sedat Akbayram ise, "Özellikle GAP turları akın akın gelmeye başladı. Çok yoğun bir şekilde baharat satışımız devam ediyor ve herkes Gaziantep’ten memnun kalıyor. Salça, baharat, Antep fıstığı ve kurutmalık satıyoruz. Turistler yöresel ünleri, katmeri, baklavayı tadıyorlar ve çok beğeniyorlar. Giderken de bu lezzetlerden alıyorlar. Biz şu an satışlardan memnunuz. İnşallah yoğunluk bayram sonuna kadar bu şekilde devam eder" ifadelerini kullandı. "Bayramda da vatandaşlarımızı bekliyoruz" Bayram günleri öncesinde ve sonrasında tarihi çarşılarda anormal bir kalabalık ve yoğunluk meydana geldiğini, neredeyse adım atacak yar kalmadığını söyleyen Muharrem Kervancı, "Vatandaşlarımız kurutmalık, biber, salça, baharat ve Antep fıstığına akın ediyor. Baklava ve katmerimize yoğun talep oluyor. Bayramda da vatandaşlarımızı bekliyoruz" şeklinde konuştu. "Bayram heyecanını yaşamaya geldik" Kurban Bayramı tatili nedeniyle ailesiyle birlikte Kahramanmaraş’tan Gaziantep’e geldiklerini belirten Ferhat Albayrak, "Gaziantep’in güzelliklerini, bayram heyecanını yaşamaya geldik. Çok güzel bir ortam var. İnsanlar çok sıcak kanlı ve şu anda bayram alışverişindeyiz. Baharatlarımızı aldık, Antep fıstığımızı, baklavamızı alıp eve doğru gitmeyi düşünüyoruz" diye konuştu.