POLİTİKA - 10 Mayıs 2023 Çarşamba 15:17

Bahçeli: “İktidarın ruhsatı ne ABD’den, ne İngiltere’den, ne Almanya’dan, ne de Fransa’dan alınabilecektir”

A
A
A
Bahçeli: “İktidarın ruhsatı ne ABD’den, ne İngiltere’den, ne Almanya’dan, ne de Fransa’dan alınabilecektir”

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, batı ülkelerinin 14 Mayıs seçimleri öncesi aleni şekilde zillet ittifakından yana tavrını ortaya koyduğunu belirterek “İktidarın ruhsatı ne ABD’den, ne İngiltere’den, ne Almanya’dan, ne de Fransa’dan alınabilecektir.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, batı ülkelerinin 14 Mayıs seçimleri öncesi aleni şekilde zillet ittifakından yana tavrını ortaya koyduğunu belirterek “İktidarın ruhsatı ne ABD’den, ne İngiltere’den, ne Almanya’dan, ne de Fransa’dan alınabilecektir. Bunun hilafına hareket edip batının desteğini almak için yanıp tutuşanlar, Türkiye düşmanlarının kirli çıkarlarına hizmetkarlık vaadinde bulunanlar kesinkes emperyalizme beşinci kol faaliyetine heveslenen köksüzler, kimliksizler ve tabansızlardır” dedi.


Bahçeli, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na da konuşmasında tepki göstererek “Meydan meydan dolaşıp fitne ve nifak saçması, görevini ihmale ederek, şehrine ihanet ederek, ağır kusurlu siyasi faaliyetler içinde bulunması kesinlikle sakıncalıdır, sancılıdır, mahsurludur” diye konuştu.



“Artık vakit yaklaştı, çember daraldı, sandık göründü”


’Aziz Milletim Sıra Sende’ teması ile düzenlenen seçim mitingleri kapsamında Trabzon Atapark’ta partililerine seslenen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Artık vakit yaklaştı. Çember daraldı, sandık göründü. 4 gün sonra yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve 28. Dönem Milletvekilliği Genel Seçimlerinin ülkemizin dirliğine, milletimizin birliğine, demokrasimizin geleceğine, insanımızın huzur ve refahına hayırlı ve kalıcı sonuçlar getirmesini Allah’tan niyaz ediyorum” şeklinde konuştu.


Türkiye’nin birlikte her zorluğu aşacağını belirten Bahçeli “Çünkü milli birliğimiz, ebedi kardeşliğimiz varoluşumuzun harcı ve haysiyetidir. Bizi birbirimizden ayırmak için provokasyon yapanlara sonuna kadar kapalıyız. Bizi birbirimizden koparmak; cephelere ayırmak, etnik ve mezhep ayrımcılığını tetiklemek için fırsat kollayanlara ama, fakat demeden karşıyız, her zaman da karşı çıkacağız. Milli irade, kutuplaşmayı tahrik edenleri reddedecektir. Küresel medyaya umut bağlayan, ABD’sinden AB ülkelerine kadar sırtını yaslayan muhalefet partilerine demokratik hesap muhakkak sorulacaktır. Bu nedenle Aziz Milletim Sıra Sende. Kavga, kaos, kargaşa, karanlık, kriz arayanlara acıklı derslerini vermek için Aziz Milletim Sıra Sende. Trabzonlu kardeşlerim, istikrarınıza, istiklalinize ve istikbalinize sahip çıkmak için tam 4 gün sonra sıra da, söz de, yetki de alayınızda” dedi.



“14 Mayıs 2023 Pazar günü tüm dünyanın gözü üzerimizde olacak”


“14 Mayıs 2023 Pazar günü tüm dünyanın gözü üzerimizde olacak” diyen Bahçeli “Türkiye’nin zillete hapsolmasını hayal edenlerin, hezimetle ve hüsranla önünün kesilmesini bekleyenlerin, bu kapsamda dilek tutanların bütün dikkati Türk milletinin demokratik iradesinin hükmüne odaklanacak. Madem onlar ülkemizi takip ediyor, madem küresel emperyalizm Türkiye’nin yıkım ve yok oluşuna işbirlikçileri eliyle yatırım yapıyor, o zaman Trabzon’un vereceği güçlü bir mesajının olması da mukadderdir. Milletin hakimiyetine rakip olacak, eş koşacak, gölgede bırakacak, geri plana itecek mütehakkim bir gücün varlığından asla bahsedilemeyecektir. Türk demokrasisi rüştünü defalarca ispat etmiştir. Kim ne derse desin, bu alanda pek çok batı ülkesinin ilerisinde bulunduğumuz sarih bir gerçektir” ifadelerini kullandı.



“Hiç kimse milletimizin iradesine zincir vuramaz, bunu kendinde hak göremez”


Son günlerde özellikle bazı ülkelerde yayımlanan dergi veya gazetelerin manşetlerine atıfta bulunan Bahçeli, konuşmasını şöyle sürdürdü:


“Türkiye’nin demokrasi itibarına ilkel ve ilkesiz dayatmalarda bulundukları gözlemlenmektedir. Almanya’da, Fransa’da, ABD’de ve İngiltere’de çıkan dergi ve gazeteler sistemli ve şiddetli algı operasyonları yapmaktadır. İngiliz ‘The Economist; Erdoğan gitmeli’ diyor. Alman Sipigel 14 Mayıs’ı işaret ederek ‘Ayrılış mı, Kaos mu?’ diye manşet atıyor. Fransız Le Point dergisi, ‘Erdoğan, diğer Putin’ başlığını kapaktan paylaşıyor. Gene Fransa’da yayımlanan bir derginin manşetinde, ‘Erdoğan, kaos riski’ ifadesi yazıyor. ABD’de yayımlanan Foreign Policy dergisi, 14 Mayıs seçimlerine dış müdahale çağrısında bulunuyor. Maalesef listeyi uzatmamız mümkündür ve Batı 14 Mayıs seçimleri öncesi aleni şekilde zillet ittifakından yana tarafını koymuştur. Türkiye’nin iç siyasi gündemine karışmak, demokrasi namusunu lekelemeye çalışmak bir defa gayri ahlaki ve gayri meşru bir tavırdır. Hiç kimse milletimizin iradesine zincir vuramaz, bunu kendinde hak göremez. İktidarın ruhsatı ne ABD’den, ne İngiltere’den, ne Almanya’dan, ne de Fransa’dan alınabilecektir. Bunun hilafına hareket edip batının desteğini almak için yanıp tutuşanlar, Türkiye düşmanlarının kirli çıkarlarına hizmetkarlık vaadinde bulunanlar kesinkes emperyalizme beşinci kol faaliyetine heveslenen köksüzler, kimliksizler ve tabansızlardır. Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı’nın hedef alarak, gitmeli manşeti atan bir dergi bizim için yırtılıp atılacak kağıt parçasından farksızdır. Aziz Türk milletinin nezdinde de yok hükmündedir. Bunlar kendilerini ne sanıyor? Türk milletinin iradesine ambargo koyacaklarını nasıl düşünüyorlar? Türkiye sömürge artığı bir ülke değildir. Demokrasimizin çarkına çomak sokmak isteyen iç ve dış şer cephesi despottur, değersizdir, dedikoducudur, densizdir, 14 Mayıs’ta devrilmeleri de kaçınılmaz bir siyaset ve milli irade gerçeği olacaktır. Türkiye’ye ayar verilemez. Türkiye’ye istikamet gösterilemez. Türkiye kafa kola alınacak, taviz ve teslimiyet anaforuna çekilecek bir ülke olamaz.”



“14 Mayıs seçimlerini sabote etmek amacıyla maşalar devrede, ajan provokatörler sahnede, alçaklar mesaidedir”


MHP Lideri Devlet Bahçeli, İç barış ve huzur ortamımızı bozmak, 14 Mayıs seçimlerini sabote etmek amacıyla maşaların devrede, ajan provokatörlerin sahnede, alçaklar mesaide olduğuna dikkat çekerek 7 Mayıs 2023 tarihinde Erzurum’da yaşanan olayların açık bir provakasyon olduğunu söyledi. Bahçeli “Trabzon’un asaletinden nasibini alamamış bir şahsın neden olduğu olaylar bayağı bir provokasyondur. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nın meydan meydan dolaşıp fitne ve nifak saçması, görevini ihmale ederek, şehrine ihanet ederek, ağır kusurlu siyasi faaliyetler içinde bulunması kesinlikle sakıncalıdır, sancılıdır, mahsurludur, ezcümle yanlış üstüne yanlıştır. Esnaf ziyareti bahanesiyle Erzurum’a gidip korsan miting düzenlemeye kalkan, sonra Erzurum’a taşıdığı bölücü provokatörlerin taşkınlıklarıyla istenmeyen görüntülere neden olan malum belediye başkanı Trabzon’un yüz karasıdır. Hiç kimse Erzurumlu kardeşlerimize ve şerefli Türk polislerine iftira atmasın. Hiç kimse vatansever ve milletsever yürekleri suçlamaya kalkışmasın. Erzurum’da çok tehlikeli bir provokasyon testi yapılmış ve nihayetinde ve doğal olarak aklıselim galip gelerek kaos provası ters tepmiştir. Erzurum’da kurulan dış bağlantılı tuzak Dadaşların sorumlu ve şuurlu tavırlarıyla bozulmuştur. Sayın Cumhurbaşkanımızın Büyük İstanbul Mitinginde 1 milyon 700 bin vatan evladının toplanmasından telaşlanan ve korkuya kapılan odakların aynı gün içinde sokakları karıştırmak için harekete geçmesi ademe mahkum edilmiştir” dedi.



"Kılıçdaroğlu acizdir, çaresizdir, esir düşmüştür, uzun bir istirahat devresi için direkt evine gitmesinde sonsuz yarar olacaktır"


Konuşmasında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Hayatımın projesi” diyerek lanse ettiği “Tarihi İpek Yolunu tekrar canlandıracağım” açıklamasına göndermede bulunan Bahçeli, “Gülünç durumlara düşen, aynı zamanda Azerbaycan’ı ve Türk yurtlarını dışlayan alternatif bir rota çizen Kılıçdaroğlu acizdir, çaresizdir, esir düşmüştür, uzun bir istirahat devresi için direkt evine gitmesinde sonsuz yarar olacaktır. Milliyetçi Hareket Partisi’nin ‘Türk Kuşağı: Türkiye’nin Büyük Stratejisi’ isimli çalışmasını adeta kopya eden, bunu da eline yüzüne bulaştıran, iki yıl önce kalkan Çin treninden haberi bile olmayan Kılıçdaroğlu Türkiye’yi yönetemez. Bu aziz milletin geleceği zillete emanet edilemez. Terörle mücadeleyi durdurmak isteyenleri biliyoruz.Onların hepsine birden hayal kırıklığı yaşatacağız ve terörün kökünü kazıyacağız. Yerli ve milli savunma sanayindeki dev atılımları daha da güçlendireceğiz. Kendi göbek bağımızı kendimiz keseceğiz. Ayaklarımızın üzerinde onurlu bir şekilde durduğumuzu cümle aleme göstereceğiz” ifadelerini kullandı.


Bahçeli, konuşmasını “14 Mayıs 2023 Pazar günü, sandığın başına gittiğinizde, Trabzon milletvekili adaylarımıza ve Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a çok güçlü desteğinizi bekliyorum” diyerek bitirdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Giresun Bayram arefesinde mezar başında adalet istedi: "Asıl suçlular dışarıda" Giresun’da iki grup arasında çıkan tartışmayı ayırmak isterken bıçaklanarak hayatını kaybeden 18 yaşındaki Utku Konak’ın annesi, oğlunun mezarı başında gözyaşları içinde adalet çağrısında bulundu. Acılı anne, "Bir çocuk toprağa girdi, bir çocuk katil oldu. Asıl suçlular dışarıda geziyor" dedi. Kurban Bayramı arefesinde oğlunun Pınarlar köyündeki mezarını ziyaret eden anne Aysel Akkaya, mezar başında gözyaşlarına hakim olamadı. "Utku kavga eden değil, kavgayı ayıran bir çocuktu" Giresun’un Aksu Mahallesi’nde 29 Nisan akşamı meydana gelen olayda, iki grup arasında çıkan tartışmayı ayırmak için bulunduğu sırada şüpheli N.T. tarafından bıçaklanarak öldürülen Yeniden Refah Partisi Giresun İl Gençlik Kolları Başkanı Utku Konak’ın annesi Aysel Akkaya, "İki yavrum var, biri Utku’ydu. Daha 18 yaşındaydı. Üniversite öğrencisiydi. Siyasi hayatının başındaydı. Hayat dolu, çalışkan, vicdanlı bir çocuktu. Kavga eden değil, kavgayı ayırmaya çalışan bir çocuktu. Arabuluculuk için oraya gittiğini söylüyorlar ve ben de buna inanıyorum çünkü kavgacı değil, sevgi dolu, uzlaştırıcı bir çocuktu" dedi. "Asıl suçlular dışarıda" Cinayet zanlısının tutuklandığını ancak olayın azmettiricisi olduğunu iddia ettiği kişilerin halen serbest olduğunu savunan anne Akkaya, "Katil tutuklandı ama azmettirici olduklarını gösteren delillerin olduğu baba ve amca dışarıda. Asıl onların tutuklanmasını istiyoruz. Şahitler var, kamera kayıtları var, telefon görüşmeleri var. Kocaman insanların çocukları sakinleştirmesi gerekirken, bir çocuğun toprağa gitmesine, diğerinin katil olmasına sebep oldular. Bu kişiler ellerini kollarını sallayarak geziyor. Biz adalet istiyoruz. Katil ve azmettiricilerin en ağır cezayı almasını istiyoruz" dedi. "Annemi arayın" sözü yüreğine kazındı Oğlunun bıçaklandığı anlara ait görüntüleri hala izleyemediğini söyleyen anne Akkaya, "Kamera kayıtlarını izlemeye hala cesaret edemedim. Bana anlatıyorlar. En çok canımı yakan şey, yere düştüğünde insanların onu sadece izlemesi oldu. Oğlumun çevresindekilere telefonunu uzatıp ’annemi arayın’ dediğini öğrendim. Bu söz içimde kapanmayan bir yara oldu. Bu anlarda katil zanlısının amca ve babasının ise kimseyi yaklaştırmadıklarını söylüyorlar. Hastaneye kaldırıldı ama aşırı kan kaybından kurtarılamadı. Belki zamanında müdahale edilseydi bugün yaşıyor olacaktı" ifadelerini kullandı. "Sanki olacakları hissetmiş gibiydim" Oğlu ile son konuşmasını da anlatan anne Aysel Akkaya, o gün içinde yaşadığı huzursuzluğu unutamadığını da ifade ederek, "O gün defalarca konuştuk. Sürekli beni arar, fotoğraf gönderirdi. Ama belli bir saatten sonra ulaşamadım. İçime kötü bir his çöktü. Kahvaltıda ona içimde bir sıkıntı olduğunu söyledim. Bana, ’sıkılacak bir şey yok anne. Aynı anda 8 evladını kaybeden Gazzeli anneler var, haline şükret’ dedi. Beni teselli eden oydu. Maneviyatı çok güçlüydü. Çok karakterli bir çocuktu. Hayalleri vardı. Ben çocuklarımı babasız büyüttüm" diyerek gözyaşlarına boğuldu.