DÜNYA - 08 Mart 2012 Perşembe 10:19

TOLGA ZENGİN`E `41` KERE MAŞALLAH

A
A
A
TOLGA ZENGİN`E `41` KERE MAŞALLAH

Trabzonspor’un başarılı file bekçisi ve aynı zamanda takım kaptanı olan Tolga Zengin, Sivasspor maçında forma giymesi halinde 41. maçına çıkacak ve Spor Toto Süper Lig’de forma giyen oyuncular arasında resmi maçlarda en fazla formayı giyen isim olacak.
Trabzonspor’un başarılı file bekçisi Tolga Zengin, bordo-mavili forma altında en iyi dönemini yaşıyor. 1998 yılında Trabzonspor’un altyapısına giren oyuncu 1998-2003 yılları arasında PAF Takımda oynadıktan sonra 2003 yılında A takıma yükseldi, ancak aynı yıl sezon başında yapılan kamp sonrası PAF Takımı’na geri gönderildi. Trabzonspor’da ilk lig maçına 2 Ekim 2005 tarihli Galatasaray maçında çıktı. Bu maçta geçici teknik direktör Orhan Çıkrıkçı tarafından maça ilk 11 de sürülen Tolga, dört gol yedi.Bu maç
sonrası uzun süre forma giyemedi. 5 Şubat 2006 tarihli MKE Ankaragücü maçında tekrar formasına kavuştu. 2006-2007 sezonunda Jeffersno’dan kaleyi devraldı ve o sezon ligde 18 maça çıktı. Rüştü Reçber tarafından kendisinin veliahtı olarak gösterilen Tolga, 2008-2009 sezonunda Tony Sylva’nın transfer edilmesine karşın lisans sorunu yüzünden sezona birinci kaleci olarak başladı. Fakat 7. haftada 3 gol yediği Galatasaray maçından sonra kaleyi Tony Sylva’ya teslim etti ve daha sonra, hazırlık maçları da dahil,
kadroya giremedi. Onur’un 12 Mart 2011’de sakatlanmasıyla, ligin geri kalan kısmında Trabzonspor kalesini devraldı ve başarılı maçlar çıkartarak yerini sağlamlaştırdı.
Bu sezon başta Spor Toto Süper Lig, Avrupa Play-Off maçları olmak üzere ve Trabzonsporun Şampiyonlar Ligi gruplarına kaldığı 2011-2012 sezonunda Inter maçında kaleyi korumuş ve kalesinde devleşerek haftanın oyuncusu seçilmişti. Performansının yanı sıra saha içi ve saha dışındaki davranışlarıyla örnek olan başarılı oyuncu takım kaptanlığı görevini ise başarılı bir şekilde yürütüyor.
Çalışmanın, sabırlı olmanın ve mücadele etmenin en güzel örneğini veren Tolga, Sivasspor maçında teknik direktör Şenol Güneş’in forma giymesi halinde 41. maçına çıkacak. Spor Toto Süper Lig’de mücadele eden oyuncular arasında resmi maçlara bu sezonun en çok formasını giyen oyuncu 29 lig, 6. Şampiyonlar Ligi, Şampiyonlar Ligi Ön eleme 2, Avrupa Ligi 3 olmak üzere toplam 40 maçta forma giyerek ligin en çok forma giyen oyuncusu oldu. Genel olarak 3 Bin 555 Dakikaka forma giyen oyuncu sezonun en çok sahada
kalan futbolcusu olma ünvanınıda elinde bulunduruyor. Trabzonspor’un en eski oyuncusu olan Tolga, bu sezon oynadığı tüm maçların 10’nda kalesini gole kapatırken diğer tüm maçlarda ise kalesinde gol gördü.
DEĞERİNİ 125 BİN TL’DEN, 12 MİLYON TL’YE YÜKSELTTİ.
Trabzonspor’un başarılı kaptanı Tolga Zengin 2004 yılında olan 125 Bin TL’lik fiyatını bu sezon itibariyle 12 Milyon TL’ye yükselterek müthiş bir yükseliş gösterdi. 2007 yılında fiyatını 4 Milyon 300 Bin TL’ye yükselten başarılı kaleci, 2011 yılının Ocak ayında 1 Milyon 100 Bin TL’yü düşerken, 2012 yılında ise 11 kat fiyatını artırarak 12 Milyon TL rakamına ulaştı. Tolga, Burak Yılmaz ile birlikte en fiyat nlamında en iyi çıkışı yapan oyuncular oldu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Veterinerlerin sorunları Aydın’da görüşüldü Aydın’ın ev sahipliğinde ülke genelindeki veterinerlerin sorunlarının görüşüldüğü 3. Bölge Odaları İstişare Toplantısı’nda konuşan Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, veteriner hekimlerin özlük hakları ve etiğine dikkat çekerek "Etiği olmayan bir mesleğin geleceği sıkıntılı olur" dedi. Türk Veteriner Hekimler Birliği (TVHB) koordinasyonunda düzenlenen ‘3. Bölge Oda Başkanları İstişare Toplantısı’ Aydın’ın ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Ülke genelindeki veteriner hekimlerin sorunlarının tespiti, çözüm önerilerinin oluşturulması amacıyla gerçekleştirilen toplantıların Aydın ayağında 11 oda başkanı bir araya geldi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan toplantıda konuşan Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, veteriner hekimlerin de sağlık çalışanı olduğunu hatırlatarak onların da kar, yağmur, çamur demeden çalıştıklarının altını çizdi. Veteriner hekimliğin hayvan sağlığının yanı sıra çevre sağlığı, halk sağlığı ve gıda güvenliği konularını da tek bir çatı altında topladığının vurgulandığı toplantıda özlük haklarından mesleğin etiğine kadar bir çok konuda görüş alışverişinde bulunuldu. Mesleğin sorunlarını detaylandırmak ve sahadaki meslektaşlarının sıkıntıları birebir görebilmek adına bölge toplantılarının 7 bölgede devam edeceğini ifade eden TVHB Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu; "Bugün Aydın’da Türk Veteriner Hekimleri Birliği’nin üçüncü bölge toplantısını yapıyoruz. Aydın Veteriner Hekimleri Odası’nın ev sahipliğinde 11 odamızla burada buluşacağız. Daha önce Niğde ve Trakya’da bu toplantımızı yaptık. Bundan sonra da 4 toplantımız daha olacak. Toplam 7 bölge toplantımız olacak. Bu toplantılarda sahadaki arkadaşlarımız, oda başkanlarımızla mesleğimizin sorunları ve bunlarla ilgili sahadaki arkadaşlarımızın görüşlerini, düşüncelerini alıyoruz. 2025 yılında 3 kez de tüm oda başkanlarımız ile toplantı yapmıştık. Ancak daha detay konulara girebilmek için bu bölge toplantılarını düzenledik. Bu vesileyle hem kamuda çalışan arkadaşlarımızın, hem emekli veteriner hekimlerin, hem serbest çalışan meslektaşlarımızın durumlarını, statülerini, bizim yaptığımız çalışmalar, odaların kendi bölgelerinde yaptığı çalışmalar, hayvancılık konusundaki düşüncelerimiz, politikalarımız, bütün bunları istişare etmek suretiyle değerlendiriyoruz. Buradan çıkacak sonucu diğer bölge toplantılarını da yaptıktan sonra Ankara’da tüm oda başkanlarımızın katılacağı bir toplantıyla sonucu değerlendireceğiz" dedi. "Etiği olmayan bir mesleğin geleceği sıkıntılı olur" Haysiyet divanı tarafından uygulanacak disiplin cezaları kapsamındaki 6343 sayılı Veteriner Hekimliği Mesleğinin İcrasına Dair Kanun’un 41. maddesinin yeniden Tarım Komisyonu’ndan geçmesinin mesleğin geleceği ve etiği açısından güzel bir gelişme olduğunu ifade eden Eroğlu; "Mesleğimizi ilgilendiren, özellikle mesleğimizin etiği, uygulanma biçimi, deontolojisini ilgilendiren bir konu vardı. 41. maddemiz. Anayasa mahkemesi tarafından esastan iptal edilmişti. O gerekçeleri dikkate alarak tekrar bir kanun çalışması yapıldı. Bu çalışma önceki hafta Tarım Komisyonu’ndan geçti. Bu güzel bir gelişme, mesleğimizin geleceği açısından. Çünkü, etiği olmayan bir mesleğin geleceği sıkıntılı olur. Eğitimden laboratuvardaki ya da sahadaki uygulamalara kadar önemli bir konuydu. Bu çözüme kavuşturulacak. Yakın zamanda da mecliste genel kurula gelecek. İnşallah kanunlaştıktan sonra daha rahat, hem odalarımız hem odalarımızın haysiyet divanları, disiplin kurulları ve tabii ki bizim merkez konseyinin de bu konudaki çalışmaları daha da rahatlayacak. Biz veteriner hekimler hem hayvan sağlığı hem insan sağlığı hem de çevre sağlığı ile aynı anda görev yapan bir meslek grubuyuz. Veteriner hekimlerin, bu hizmetleri dolayısıyla özlük hakları konusu, bizim en önemli çalışma konularımızdan bir tanesi. Yine sokak hayvanları konusu da Türkiye’de önemli bir konu. Bu konunun muhatabı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ancak yeterli miktarda bu çalışmaların muhatabı olan meslek veteriner hekimliği. İstihdam konusunda taleplerimiz var, yetkililerden, kamu otoritesinden. Çünkü şap aşılamasında da görüldüğü gibi. Neticede bütün çalışmaları organize eden ve sonuçlandıran meslek dolayısıyla veteriner hekimler. Hem veteriner hekimlerin kamu istihdamı hem de serbest çalışan arkadaşlarımızın uygulamada çeşitli sorunları var. Bunları da bakanlıkla görüşmeye devam ediyoruz. Biz hiç bir zaman kamu otoritesi ile bir karşı düşüncelerine değil uzlaşı içerisinde, diyalog içerisinde çalışmalarımıza devam ediyoruz. İnşallah en kısa zamanda bunları da gerçekleştirmiş oluruz. Bu toplantının hem bölgemize, Aydın’ımıza, ülkemize, mesleğimize, meslektaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum. İnşallah güzel bir toplantı olacak" şeklinde konuştu. "Çelişkiyle yaşamayı ve buna alışmayı kabul etmiyoruz" Mesleki hakları ve statülerine yönelik eksikliklerin giderilmesi adına çalışmalar yürütüldüğünü ifade eden Aydın Veteriner Hekimleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Kaya ise "Bugün bölge odalarımızın yöneticileri ve merkez konseyimizin katılımıyla gerçekleştirilecek olan bölge toplantımızın mesleğimizin geleceği, meslektaşlarımızın hakları, ülke hayvancılığının gelişimi için hayvan sağlığı, halk sağlığı ve gıda güvenliği adına son derece önemli bir buluşma olduğunu düşünüyoruz. Bildiğiniz üzere veteriner hekimlik, hayvan sağlığını, halk sağlığını, çevre sağlığını ve gıda güvenliğini tek çatı altında koruyan bir meslek. Ülkemizin hayvancılığını geliştirmek adına çözümler üretmek için çalışıyoruz ama maalesef söz konusu haklarımız, mesleki statümüz ve özlük haklarımız olunca sanki biz yokuz. Bu çelişkiyle yıllardır yaşadık, yaşıyoruz. Ancak buna alışmayı kabul etmiyoruz" diyerek toplantının hayırlı olması temennilerinde bulundu.
Konya Karatay’a yeni sağlık tesisleri geliyor Karatay’da sağlık yatırımları hız kesmeden sürüyor. İlçeye kazandırılan yeni sağlık tesisleriyle altyapı güçlendirilirken, vatandaşlar daha etkin ve kaliteli sağlık hizmetlerine erişebiliyor. Konya’nın merkez Karatay İlçe Belediyesi, bugüne kadar ihtiyaç duyulan mahallelerde çok sayıda Aile Sağlığı Merkezi ve Sağlıklı Hayat Merkezi kazandırarak örnek projelere imza attı. Tamamlanan tesisler arasında Selimsultan Mahallesi’ndeki 15 Nolu Selim Sultan, Kumköprü Mahallesi’ndeki 51 Nolu Karakulak, Erenler Mahallesi’ndeki Karatay Ahmet Yaşar Eşmekaya, Akabe Mahallesi’ndeki Hacı Sıddıka - Hacı Hasan Katırcı, Çimenlik Mahallesi’ndeki Hatice-Faik Nükte ve İstiklal Mahallesi’ndeki Karatay Mustafa Küçükarpacı Aile Sağlığı Merkezleri ile Nakipoğlu Mahallesi’ndeki Şehit Dr. Ekrem Karakaya Sağlıklı Hayat Merkezi yer alıyor. Bunun yanı sıra Çimenlik ve Akabe mahallelerinde yeni eczaneler de hizmete sunuldu. Araplar Mahallesi’nde 1 No’lu Fahriye - Yaşar Oğuz Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu’nun yapımı devam ederken, Yediler Mahallesi’nde Şerife-Hasan Kurşunel Aile Sağlığı Merkezi planlama aşamasında bulunuyor. Ayrıca, Karatay Belediyesi, Konya İl Sağlık Müdürlüğü ve Ovakavağı Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği iş birliğiyle ilçeye yeni bir Aile Sağlığı Merkezi kazandırılmasına yönelik protokol imzaladı "Karatay’ımıza modern ve işlevsel tesisler kazandırıyoruz" Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, Türkiye’nin son yıllarda sağlık alanında önemli bir gelişim gösterdiğini belirterek, bu sürece yerel yönetimler olarak katkı sunmaya devam ettiklerini kaydetti. Başkan Kılca, Karatay Belediyesi’nin vatandaşların sağlık hizmetlerine kolay erişimini sağlamak amacıyla birçok projeyi hayata geçirdiğini vurgulayarak, "Güzel şehrimiz Konya’nın kalbi Karatay’ımızın her noktasını; altyapıdan üstyapıya, sosyal ve kültürel projelerden eğitim ve sağlığa kadar geniş bir hizmet ağıyla donatıyoruz. Mahallelerimizde inşa ettiğimiz aile sağlığı merkezleri ve sağlıklı hayat merkezleriyle on binlerce vatandaşımıza daha konforlu sağlık hizmeti sunulmasına katkı sağladık. Karatay’ımıza modern mimariye sahip, işlevsel sağlık tesisleri kazandırmaya devam edeceğiz. Amacımız; hemşehrilerimizin yaşam kalitesini artırmak ve ilçemizi her alanda daha ileriye taşımaktır" dedi. Başkan Kılca, 7-13 Nisan tarihleri arasında kutlanılan Dünya Sağlık Haftası’nı da kutladı.
Manisa Üzümün başkentinde bağlar tüllerle kaplanıyor Manisa’nın üzüm üretimiyle ünlü Sarıgöl ilçesinde yeni sezon hazırlıkları başladı. Yapraklanmaya başlayan bağlar, dolu, yağmur ve soğuk havaya karşı koruma altına alınırken, üreticiler ürün kaybını önlemek için bağların üzerini dolu tülleriyle kapatıyor. Türkiye’nin önemli üzüm üretim merkezlerinden Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde bağlarda yeni sezon için koruma çalışmaları başladı. Yapraklanmaya başlayan bağlar, olabilecek dolu, yağmur ve soğuk hava riskine karşı üreticiler tarafından özel örtülerle kapatılıyor. Sarıgöl’de üzüm üreticileri her yıl olduğu gibi bu yıl da bağlarının üzerini dolu tülleriyle kapatarak, doğa olaylarına karşı önlem alıyor. Bu yöntemle bağların zarar görmesinin önüne geçilirken, ürün kalitesinin ve verimin de korunması hedefleniyor. Sarıgöl’e bağlı Emcelli Mahallesi’nde üzüm üretimi yapan Emin Çepel, bağlarını örtüyle koruduklarını belirterek, "Her sene olduğu gibi bu sene de üzümlerimizi doğa olaylarından korumak için örtülerimizi açtık. Örterek yağmurdan, doludan ve soğuktan bağlarımızı korumaya çalışıyoruz. Örtü sayesinde üzüm kalitesi yüksek oluyor, verim de artıyor. Bu sayede geçen sene yaş üzümün kilosunu 63 TL’den sattım" dedi. Sarıgöl’de üreticiler, bağların üzerini kaplayan dolu tülleri sayesinde özellikle ilkbahar aylarında görülebilecek ani hava değişimlerine karşı ürünlerini güvence altına almayı amaçlıyor. Örtü sistemi sayesinde hem bağların zarar görmesi engelleniyor hem de üretimde kalite ve verim artışı sağlanıyor. İlçede üzüm üreticileri, sezon boyunca bağlarda bakım çalışmalarını sürdürerek, kaliteli ve yüksek verimli bir hasat dönemi hedefliyor.
Sinop Ormanlarda yeni dönem: Daha dirençli, daha güçlü Orman yangınlarına karşı daha dirençli bir yapı oluşturmak amacıyla başlatılan çalışmalar kapsamında, Sinop’ta yanan alanlar yeniden rehabilite edilerek doğaya kazandırılıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı ile Orman Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen projeyle, bölgedeki ormanların hem korunması hem de güçlendirilmesi hedefleniyor. Sinop Orman Bölge Müdürlüğü tarafından özellikle Durağan ve Boyabat ilçelerinde hayata geçirilmesi planlanan Yanan Alanların Rehabilitasyonu ve Yangına Dirençli Ormanlar Tesisi Projeleri (YARDOP) kapsamında, yangın öncesi ve sonrası risklerin azaltılmasına yönelik kapsamlı çalışmalar yürütülüyor. Proje ile ormanlık alanlarda biriken kuru dal ve yaprak gibi yanıcı materyaller kontrol altına alınarak yangın riskinin minimize edilmesi amaçlanıyor. Sahada yürütülen faaliyetler çerçevesinde, yangının ilerlemesini engelleyecek fiziksel bariyerler oluşturulurken, ekiplerin müdahalesini hızlandıracak ulaşım yolları da inşa ediliyor. Ayrıca yol kenarlarında ve kritik bölgelerde bitki örtüsünün temizlenmesiyle yangının yayılımı sınırlandırılıyor. Ormanların yangına karşı direncini artırmak amacıyla bakım çalışmaları yapılırken, yanıcı madde miktarı azaltılarak olası yangınların etkisi düşürülüyor. Proje kapsamında aynı zamanda doğaya uyumlu yeni orman alanları oluşturuluyor. Bölgeye uygun, yangına dayanıklı ağaç ve bitki türleriyle karışık orman yapıları kurulurken, doğal bariyerler sayesinde yangınlara karşı daha güçlü bir ekosistem hedefleniyor. Yetkililer, Sinop’un doğal zenginliğini korumak ve gelecek nesillere daha güvenli ormanlar bırakmak adına çalışmaların aralıksız sürdürüleceğini belirtti.