GENEL - 07 Nisan 2012 Cumartesi 18:20

ARSİN PROJESİ KAPANIŞ TOPLANTISI

A
A
A
ARSİN PROJESİ KAPANIŞ TOPLANTISI

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, kırsal kalkınma kapsamında 108 projeyi uygulamaya koyduklarını, 11,3 milyon avroyu çiftçimize kazandırdıklarını bildirerek, "Tabii Avrupa Birliği bu parayı bize cebinden vermiyor. Gümrük birliğine girdikten sonra Avrupa Birliği`ne 12-13 milyar avro destek sağlamışız. Biz paramızı geri almaya çalışıyoruz" dedi.
Bayraktar, Trabzon`un Yomra ilçesinde yapılan Türkiye Ziraat Odaları Karadeniz Bölge toplantısının ardından Türkiye ve AB Sivil Toplum Diyalogu-II Tarım ve Balıkçılık Hibe Programı Arsin ilçesinde Modern Tarım Teknikleri Uygulanması Projesi`nin kapanış toplantısına katıldı. Karadeniz Bölgesi`nde tarım arazilerinin parçalı ve küçük olduğunu, işletme büyüklüğünün 13 dönüme kadar indiğini, bu rakamın Türkiye ortalamasının 60, gelişmiş ülke ortalamalarının 600 dönüm olduğunu belirten Bayraktar, artık baba
öldüğünde çocukların araziyi bölmesi uygulamasının sona ermesi gerektiğini kaydetti.
4 milyon hektar arazinin toplulaştırıldığını, bu rakamın bu yıl 5 milyon hektara çıkarılacağını bildiren Bayraktar, "Arazinin toplulaştırılması yetmez. Toplulaştırma kırsal kalkınmayla devam etmeli. Kırsal kalkınmayı çok önemsiyoruz. Hala tarımda büyük bir nüfus var. Nüfus yoğunluğunu tarım dışı alana yöneltememişiz. Kırsalda 3 bin 200 tesis devreye girdi. Hedef 3 bin 500 tesisi devreye almak. Biz kırsal nüfusla tarım istihdamını birbirine karıştırıyoruz. Avrupa`da kırsal nüfus yüzde 25 ama tarımın
istihdamdaki payı yüzde 5`lerin altına düştü. ABD`ye gittiğimizde tarımın payı yüzde 2`lere düşüyor. Kırsal kalkınmayı sağlayamadığımız takdirde sorunları halledemeyiz. Tarımdan nüfus çekilsin ama işsiz kalanları ne yapacağız. Bunların kırsalda yaratılacak iş olanaklarında değerlendirilmesi gerekir" dedi.
108 PROJEYLE ÇİFTÇİYE 11,3 MİLYON AVRO KAZANDIRILDI
Bu çerçevede ziraat odaları olarak 200 proje hazırladıklarını, bunlardan 108`ini uygulamaya koyduklarını hatırlatan TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, "11,3 milyon avroyu çiftçimize kazandırdık. Tabii Avrupa Birliği bu parayı bize cebinden vermiyor. Gümrük birliğine girdikten sonra Avrupa Birliği`ne 12-13 milyar avro destek sağlamışız. Biz paramızı geri almaya çalışıyoruz. Daha 3`te 1`ini alamadık. Bunu proje yaparak alacağız" dedi.
Türk tarımında 40-45 milyar dolar israf bulunduğunu, bunun önlenmesi ve ekonomiye kazanılması gerektiğini bildiren Bayraktar, 2023`de 150 milyar dolar tarımsal hasılayı, 85 milyon nüfusu ve 30 milyon turisti besleyecek üretimi, halen 14,5 milyar dolar olan ihracatı 30 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini söyledi. Bayraktar, 30 milyar doların ihracatın zor olmadığını, bugün Konya kadar olan Hollanda`nın 50 milyar avro ihracat yapabildiğini anlattı. Bayraktar, "Arsin ilçesinin projesini önemli
bulduğunu, TZOB olarak 750 ziraat odasının da proje yapmasını hedeflediklerini, bu hedefe emin adımlarla ilerliyoruz" dedi.
Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, eğitim alan çiftçilere plaket verirken yaptığı konuşmada, Arsin İlçesi`nin projesinin önemli olduğunu, kivi üretimin de Karadeniz için ek gelir yarattığını belirterek, "158 bin avro bir ilçe için önemli bir rakam. Arsin iyi bir iş yapmış" dedi.
Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi, Karadeniz Bölge Temsilcisi ve Arsin Ziraat Odası Başkanı Hasan Kozoğlu, proje konusunda bilgi verdi. Kozoğlu`nun verdiği bilgiye göre, Arsin Ziraat Odası tarafından 2010 yılında hazırlanan ve Türkiye ve Avrupa Birliği (AB) Sivil Toplum Diyalogu Tarım ve Balıkçılık Programı kapsamında Merkezi Finans ve İhale Birimine sunulan "Arsin İlçesinde Modern Tarım Teknikleri Uygulama Projesi"ni tamamlandı.
Bu projeyle, Arsin`de yoğun olarak yetiştirilen fındığın yanında ek gelir getirebilecek farklı tarım ürünlerini de öne çıkarma amacı güdüldü.
İyi Tarım Uygulamalarına öncelik veren projenin konusu "Organik Seracılık ve Kivi Yetiştiriciliği" olarak saptandı.
Proje çerçevesinde İspanya`nın Galiçya Eyaletinde bulunan "Galiçya Profesyonel Kivi Üreticileri Birliği" ile ortaklık kuruldu ve Arsin ilçesinde 25 kadın, 25 erkek çiftçiye, 64 saat teorik ve 64 saat uygulamalı olarak toplam 128 saat Organik Seracılık Eğitimi ile 128 saat Organik Kivi Yetiştiriciliği Eğitimi verildi.
Ayrıca, Arsin Ziraat Odası ile İspanya`da seçilen proje ortağı arasında karşılıklı ziyaretler gerçekleştirildi. Arsin Ziraat Odası temsilcilerinin, İspanya`da kivi yetiştiriciliği üzerine hem teorik hem de uygulamalı olarak kivi yetiştiriciliği eğitimi, pazarlanması ve üretici birlikleri hakkında geniş bilgi alması sağlandı.
Kozoğlu, Türkiye ile İspanya arasında en önemli farkın birlik aracılığıyla yapılan pazarlama olduğunu söyledi. İspanya`da kasım ayında üreticilerden alınan kivi meyvelerinin depolandığını, aralık ayında kilogram başına 10 cent, mayıs ayında 20 cent olmak üzere son ödemenin temmuz ayının son cumartesi günü ödenerek yapıldığını bildiren Kozoğlu, "Birlik üreticisinden topladığı meyveleri isteğe bağlı olarak tasnif ediyor ve pazara veriyor. Satış sonunda elde edilen gelirden birlik masrafları çıkarılıyor ve
ayrıca birliğe kilogram başına üreticilerin alacağı karara göre 1-5 cent arasında para kesiliyor. Kalan para kaç avro ise depodan satılan kiviye değil depoya giren üreticinin kivi miktarına bölünerek üreticinin alacakları ödeniyor. Birlik topladığı kiviyi sattığı fiyatı üreticisine yansıtmış oluyor. Ayrıca birlik sadece kendi üreticisinin kivisi ile yetinmiyor. Pazara mal satışında süreklilik sağlanması için yurtdışından kivi ithal ediyor. Yılın her ayında kivi satışı yapıyor" dedi.
Avrupa Komisyonu tarafından 25 Şubat 2008 tarihinde onaylanan Kırsal Kalkınma Programı (IPARD), Türkiye`nin katılım öncesi dönemdeki öncelikleri ve ihtiyaçlarını dikkate alarak, sürdürülebilir kalkınmayı sağlamak için kapasite oluşturmayı hedefliyor ve işletmeleri AB standartlarına yükseltmeyi amaçlıyor. Program kapsamında akredite olmuş 20 ilde, belirlenen konularda ve miktarlarda tüzel kişiler veya şirketlerce hazırlanacak olan projelere yüzde 50 hibe desteği sağlanıyor. Söz konusu 20 il içinde
Karadeniz Bölgesi`nden Trabzon, Samsun ve Ordu illeri bulunuyor. IPARD projelerine başvuru çağrıları yapılmaya ve kabul edilmeye başlandı. Ancak, programın çok yeni olması, projelerde istenen başvuru koşullarının karmaşık olması gibi nedenlerle başvuru miktarı yeterince artırılamadı. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından "IPARD Kapsamında Yayım-Danışmanlık Hizmetlerinin Geliştirilmesi Projesi" adıyla bir eşleştirme projesi yapıldı. Bu proje kapsamında, programda yer alan illerdeki ziraat
odalarının teknik personellerinin de IPARD proje hazırlama eğitimi almaları sağlanacak. Bu da ziraat odalarının çiftçilere aynı zamanda projeler bazında da danışmanlık hizmeti vermesini sağlamış olacak.
Arsin projesinde olduğu gibi, AB ile mali işbirliği çerçevesinde, Avrupa Birliği Katılım Öncesi Mali Yardımlar programında yer alan projeler, TZOB ve ziraat odalarının aktif katılımıyla takip ediliyor ve başarıyla uygulanıyor. Açılan bu programlar çerçevesinde, ekonomik ve sosyal koşulların iyileştirilmesi hedefleniyor. Aynı zamanda bölgesel gelişmişlik farklarının azaltılması, üreticilerin kapasitelerinin geliştirilmesi, istihdamın artırılması, sürdürülebilir ekonomik kalkınmanın sağlanması, kalkınma
için yerel faaliyetlerin harekete geçirilmesi destekleniyor. Gerek ulusal, gerek uluslararası programlardan ziraat odalarının azami düzeyde faydalanmalarını sağlamak için söz konusu program ve projelerle ilgili eğitim ve teknik hizmetin verilmesi önem taşıyor. TZOB, ziraat odalarını, proje hazırlama konusunda her zaman teşvik ediyor, bilgilendirme çalışmaları ve proje hazırlık aşamasında teknik destek sağlıyor.
Proje kapsamında eğitim alan kursiyerlere plaketleri Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakan Yardımcısı Kubbettin Arzu, TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar verdi. TZOB Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Kozoğlu da İspanya`dan aldığı belgeyi Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar`ın elinden aldı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Bolu Belediyesi’nin vakfında kurban vurgunu iddiası: 2 tutuklama Bolu’da sabah saatlerinde jandarma ekipleri tarafından yapılan operasyonla gözaltına alınan 2 kişi sevk edildikleri nöbetçi mahkemece tutuklandı. Bolu Belediyesi’ne bağlı BolSev Vakfı’na yönelik yürütülen ve Belediye Başkanı Tanju Özcan ile Ali Sarıyıldız’ın tutuklandığı soruşturma derinleşiyor. 2025 yılında BolSev Vakfı tarafından vatandaşlardan kurban kesimi amacıyla bağış toplandı. Vakıf kayıtlarında kurbanlık hayvan alımı ya da kesimine dair tek bir işlem dahi yapılmadığı iddia edildi. Vakfın sosyal medya hesapları üzerinden "Kurbanlarınız ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacak" ifadeleriyle çağrı yapıldı. Bağışların bu amaçla kullanılmadığı soruşturma dosyasına yansıdı. Tutuklu bulunan BolSev Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız’ın ifadesinde, "Bağışı kurban kesmek için değil, öğrencilere burs vermek için topladık" şeklinde savunma yaptığı öğrenildi. Soruşturma dosyasında şu ana kadar 36 kişinin mağdur sıfatıyla yer aldığı öğrenildi. Tutuklandılar Bu kapsamda sabah saatlerinde jandarma ekipleri tarafından vakıf yönetiminde yer alan Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Leyla Beykoz ve CHP’li Meclis Üyesi Aydan Özdemir gözaltına alındı. Bolu İl Jandarma Komutanlığı’na getirilen 2 kişinin işlemleri tamamlandı. Sağlık kontrolünün ardından hastaneye sevk edilen Beykoz ve Özdemir jandarma araçlarıyla Bolu Adliyesi’ne getirildi. Savcılıktaki işlemlerinin ardından nöbetçi mahkemeye sevk edilen 2 kişi çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
İstanbul Sosyal Medyada yabancı turistlerin ilgi odağı olan kestaneci Alper Temel, "Amacım İstanbul’un ruhunu güzelliğini göstermek" Karaköy İskelesi’nde kardeşiyle beraber kestane ve mısır tezgahı işleten 25 yaşındaki Alper Temel, yabancı turistlerin yoğun ilgisiyle karşılaşıyor. Tezgahına gelen her turist fotoğraf ve video çekmeden oradan ayrılmazken Alper Temel bu durumun İstanbul için reklam olduğunu dile getirdi. Fatih’te bulunan Karaköy İskelesi’nde kardeşiyle beraber kestane ve mısır tezgahı işleten 25 yaşındaki Alper Temel, son zamanlarda sosyal medyada turistlerin ilgi odağı oldu. Tezgahının önünde turistlerin oluşturduğu uzun kuyruklar alışveriş sonrası fotoğraf ve video çekimi yapmak içinde duruyor. Alper Temel yaptığı bu işin baba işi olduğunu belirterek, "Adım Alper 25 yaşındayım. Yaklaşık 7 senedir bu işi yapıyorum. Baba mesleği bu. Biz bu işe küçükken babamın yanına sürekli gelerek öğrendik. Bir süre sonra liseyi bitirdikten sonra askere gittim geldim ve bu işe devam ettim. Son 7-8 yıldır kardeşimle biz buradayız" dedi. Temel, sosyal medyada nasıl popüler olduğuna dikkat çekerek, "bu aslında 2 senedir olan bir şey. O dönemlerde sosyal medya kullanmıyordum, son 4-5 aydır bir Rus influencer videoya çekti. O video yayılınca bu sefer bütün ülkelere dağıldı. Genel olarak İstanbul’a gelen turistler görmeye başladı. Böyle ilerledi" ifadelerini kullandı. "Amacım İstanbul’un ruhunu güzelliği göstermek" Temel, bu yoğunluğun İstanbul için reklam olduğunu vurgulayarak, "Turistler buraya fotoğraf video çekmek için geliyor. Anı biriktirmeye çalışıyor. Benimde amacım buradaki güzel atmosferi, İstanbul’un ruhunu güzelliğini göstermek. Bu durum biraz yorucu ama kendim için değil İstanbul için reklam gibi oluyor" ifadelerine yer verdi.
Ankara MİT’ten 1940 tarihli "acele" ibareli şüpheli takibi belgesi paylaşıldı Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) resmi sitesi üzerinden 1940 yılına ait Ankara’nın Ulus semtinde yabancı bir istihbarat şüphelisi hakkında üzerinde "acele" ibaresi bulunan bir belge paylaştı. Milli İstihbarat Teşkilatı, resmi sitesi üzerinden belge paylaşımlarına devam ediyor. Tarihe ışık tutmak amacıyla paylaşılan son belge ise yabancı bir istihbarat şüphelisinin Ankara’nın Ulus semtinde faaliyetlerinin açıklığa kavuşturulması amacıyla MAH Riyasetinden Ankara B Amirliğine 16 Ağustos 1940 tarihli talimat oldu. Paylaşılan belgede kimliği henüz tespit edilmeyen ve Rus veya Bulgar olduğu anlaşılan bir şahsın Ulus meydanındaki Tan kırtasiyesinden bir fotoğraf makinesi alması, aldığı fotoğraf makinesi ile yazı kopyası ve bunun büyütülmesinin nasıl olacağı hakkında bilgi edinmeye çalışmasının dikkati çektiği belirtiliyor. Belgede, şüpheli şahsın bir fotoğrafın büyütülerek çıkarılması için kullanılan agrandisman cihazı satın almak istemesi ve cihazın Tan kırtasiyesinde olmadığı bilgisi yer aldı. Şüphelinin yarın (17 Ağustos 1940) öğleden önce veya sonra kırtasiyeye gelip cihazı göreceği bilgisi de ayrıca belgede yer aldı. Kısa boylu ve sarışınca olan şüphelinin teşhisi ve kimliğinin tespiti lazım olduğu belirtilen belgede, şüphelinin aldığı fotoğraf makinesi ile almak istediği agrandisman cihazı ile neler yapmakta olduğu ve neler yapacağının tespitinin ehemmiyetine vurgu yapıldı. Karşı istihbarat çalışmaları MİT tarafından yayımlanan belgede karşı istihbarat çalışmaları hakkında bilgiler de yer alıyor. Belgede, şüphelinin teşhisi için kırtasiye sahiplerinden istifade etmenin şüphelinin takip edildiğini anlamasına yol açabileceği belirtiliyor. Ayrıca belgede bu sebeple mağazanın gizlice gözlenmesi ve mağaza çalışanlarından birinin dükkandan çıkarak agrandisman cihazını almak için gitmesi ile kırtasiyeye geri dönüşünün gözetilmesi ve o sırada Tan kırtasiyesinde bulunularak cihazı teslim alacak kısa boylu, sarışın şüphelinin peşini bırakmayarak kimliğini ve faaliyetlerini tespit etmeye gayret etme zarureti olduğu belirtiliyor. "Gizli istihbarat servislerinin karakteristik mesailerinden olan alametlerden ipucu temin ederek meseleyi aydınlatmanın Ankara merkezinin uyanık ve gayretli memurlarından beklenir" ifadeleri yer alan belgede, hiç olmazsa bu alışverişin zararlı maksatla yapılmadığının tespitinin başarı olduğu belirtildi ve icabına tevessül edilmesi rica edildi. Vatandaşlar paylaşılan belgeye MİT’in resmi sitesinde yer alan "Özel Koleksiyon" sekmesi altında bulunan "Belgeler" kısmından ulaşabiliyor.