GENEL - 07 Nisan 2012 Cumartesi 13:30

TÜRKİYE ZİRAAT ODALARI BİRLİĞžİ KARADENİZ BÖLGE TOPLANTISI TRABZON`DA YAPILDI

A
A
A
TÜRKİYE ZİRAAT ODALARI BİRLİĞžİ KARADENİZ BÖLGE TOPLANTISI TRABZON`DA YAPILDI

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Karadeniz Bölge Toplantısı Trabzon`da bir otelde düzenlendi.
Toplantıya katılan Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Cemil Çiçek, Türkiye`de yeni bir anayasa sürecinin başladığını ifade ederek ``12 Haziran seçimlerinden sona parlamentoyu oluşturan 4 siyasi partimiz Türkiye`nin sorunlarını daha çağdaş modern Türkiye haline gelmesi için yeni bir anayasa süreci başlattı. Bununla ilgili olarak bölge toplantıları yapıyoruz. Vatandaşın fikrini düşüncesini anayasadan beklentilerini öğrenmek adına bu toplantıları yapıyoruz`` dedi.
Trabzon bir otelde düzenlenen toplantıda konuşan TBMM Başkanı Cemil Çiçek, çağdaş ve daha modern bir Türkiye için yeni anayasa sürecinin başladığını dile getirerek, `` 12 Haziran seçimlerinden sona parlamentoyu oluşturan 4 siyasi partimiz Türkiye`nin sorunlarını daha çağdaş modern Türkiye haline gelmesi için yeni bir anayasa süreci başlattı. Bununla ilgili olarak bölge toplantıları yapıyoruz. Vatandaşın fikrini düşüncesini anayasadan beklentilerini öğrenmek adına bu toplantıları yapıyoruz. Bu toplantıların omurgasını çatı kuruluşlarımız teşkil ediyor`` diye konuştu.
"BUGÜNÜN SORUNLARINI DÜNÜN BİLGİ VE YÖNTEMLERİYLE ÇÖZEMEYİZ"
Bugünün sorunlarının, dünün bilgi ve yöntemleriyle çözülmeyeceğini vurgulayan Çiçek, ``Ülkemizin önemli kesimlerinden birisi çiftçilerimiz. Biz de çiftçiyiz. Orta Anadolu`da tırpan biçmekten pancar ekinciye kadar benim bölgemde ne yapılıyorsa 7 çocuklu bir aile olarak 11 nüfuslu bir aile olarak tarımdan geçimimizi sağladık. Tek okuyan çocuk da bendim. Benim bölgeme ait çiftçilikle ilgili ne sorarsınız cevap veririm. Ülkemizin önemli bir kesimi vazgeçilmez de bir kesimi günümüzde yaptığımız iş daha stratejik hale gelmeye başladı. Dünya nüfusu artıkça gıdaya ihtiyaç arttıkça çiftçilerin önemi fark edilir hale geldi. Devlet olarak hükümet olarak siyasetçiler olar biz bunun farkındayız. Daha da farkında olmamız gerekmektedir. Her kesimin sorunları vara sizin de sorunları var sorunlarınız olmasa bizlere de ihtiyacınız olmaz. Bunları tartışacaksınız arkadaşlarımız da sizlere aydınlatıcı bilgiler verecek. Ama bir şeyi unutmamamız lazım bugünün sorunlarını dünün bilgi ve yöntemleriyle çözemeyiz. Zihniyet değişimi her alanda olduğu ortada, bunun önemli ayağı anayasadır inşallah onu da yapacağız. Bu evrensel bir kural. Amacımız rekabet ortamında varlığımızı sürdürebilelim bizimle birlikte başka ülkelerde üretiyor onlar yeni teknoloji imkanlar kullanıyor önemli bir zihniyet değişimin gerçekleştirerek bunu yapıyorlar. Dünün çöl dediğimiz ülkeler bugün buğday ihracatı yapan ülkeler haline geldi, onun için bu süreçte birçok teşvikler veriliyor. Her alanda Türkiye`nin daha iyi noktaya gelmesi, 2023`e geldiğimizde her alanda dünyanın ilk 10 ülkesi haline gelebilmesi için her alanda ciddi yapılanmaya ve zihniyet değişimine kapı aralamaya çalışıyoruz`` şeklinde konuştu.
"HERŞEYE SİYASET PENCERESİNDEN DEОİL DOОRULARIN VE GERÇEKLERİN PENCERESİNDEN BAKMALIYIZ"
Zihniyet değişimi gerçekleştirdikleri takdirde şikayetlerin azalacağını dile getiren Çiçek şöyle konuştu:
``Bunu değişimi gerçekleştirebilirsek şikayetleri geride bırakabiliriz. Tabiatıyla siyaset yapan insanlarız, günümüzde dünyasında her şeyi siyaset penceresinden değil doğruların ve gerçeklerin penceresinden bakmalıyız. Öyle bakamazsak bunun arkasından birbirimizi suçlarız. Doğruların penceresinden baktığımızdan ne isek o zaman hem birbirimizi anlamak hem de sorunları aşmamız kolaylaşacaktır. Türkiye stratejik ama yaşanması zor bir coğrafyadır. Her zorlukta bir kolaylık olduğuna inananlardanız, mühim olan kafa kafaya omuz omuza vererek bu zorluktan bir kolaylık bir katma değeri bir kıymeti ortaya çıkartmak lazım. Bu manada bizim insanımızın önemli beceri ve kabiliyetleri var. Ben biliyorum ki bu toplantılarda çözümleri de sizler söylüyorsunuz. Bunları iyi niyetle bir araya getirdiğimizde inanıyorum ki bu toplantılar daha verimli anlamlı hale gelecektir. Ben ürününüz bereketli olması ve kazancınızın bol olmasını diliyorum.``
``TÜRKİYE TARIM VE ZİRAAT ÜLKESİDİR"
Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar ise toplantıda yaptığı konuşmada tarım ve ziraat ülkesi olduklarını belirterek "Tarımda dünyada da iyi noktalara geldik. Dünya`da 7`inci sıralara kadar geldik. Bu güzel bir rakam, ama tarımımız çok daha ileri gitmesi hedef ve arzumuzdur. Çünkü insan en iyi neyi biliyorsa orda daha çok gelişme sağlaması lazım. Biz tabi bir bilim toplumu olmak için yarışa girersek eksi 45 dereceden başlayacağız, bir teknoloji ülkesi olmak için yarışa başlarsak eksi 10 dereceden başlayacağız. Biz tarım ve sanayi ülkesiyiz. İhracatımız toplamda 14-15 milyara geldik. Gönlümüzün arzu ettiği esas makineli tarıma geçebilmektir`` dedi.
Tarıma ve hayvancılığa her türlü desteği vermek zorunda olduklarını belirten Bayraktar, ``Tarımsal üretimimiz yurt içi gayri safi hasılada 62 milyon dolara ulaştı. Bir defa devlet olarak hükümet olarak biz hem vatandaşımıza hem tarımla uğraşan insanlarımıza hayvanla ziraatla uğraşan insanlarımıza her türlü desteği vermek mecburiyetindeyiz. Hükümet olarak duyarlılığımızı arttırmak noktasında yeni destekler doğrultusunda neler yapabiliriz, elimizdeki olanaklar nelerden oluşuyor bunları öğrenmek bakımından not olacağız. Hem gıda, tarım hayvancılık hem de hükümet nezdinde bakanlar kurulunda gündeme getirmek adına birlikte olacağız. Alan bazlı destek bizim için çok önemli. İmkanlar ölçüsünde gerek fındık gerek çayda epey başbakanımızda söyledi iyileştirmeler yapılmaya çalıştık ve çalışacağız``
Tarım Gıda ve Hayvancılık Bakan Yardımcısı Kutbettin Arzu ise hedeflerinin Türkiye`yi dünya ülkeleri arasında zirveye taşımak olduğunu belirterek, " Türkiye hedef 2023`de ekonomi anlamda 10`nculuğa gelmek, tarım bakanlığı olarak bunu erken başardık. 2002 de Türkiye`yi dünyada tarımdan 11`incilikten 7`inciliğe taşıdık. Bu sizlerin başarısıdır. Biz bakanlık olarak sizleri destekledik. Önünüzdeki engelleri kaldırdık, bizim bu destekleri sizler de ürettiniz, Türkiye`yi dünyada tarımda 5. lige gelmek öncelikle hedefimizdir."ifadesini kullandı.
Toplantıda hazır bulunan Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar ise ``Alan bazlı gelir desteği uygulamasının devam etmesi gerekmektedir. Alan bazlı desteğin hem göçü önlemesi bakımında hem de bu ürünümüzün değer bulması açısından desteklenmesi lazımdır. Çayda kaçakçılığın süratle önüne geçilmelidir. Çaykur kapatılmamalı, desteklenerek rehabilite edilmelidir`` diye konuştu. .
TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Tarım Gıda ve Hayvancılık Bakan Yardımcısı Kutbettin Arzu, Trabzon Valisi Recep Kızılcık, Trabzon Belediye Başkanı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu, Türkiye Ziraat Odaları Birliği Başkanı Şemsi Bayraktar, il ve ilçe ziraat odası başkanlarının katıldığı toplantı daha sonra Karadeniz genelinde bulunan 180 ziraat odası başkanları ve çiftlilerin soru ve cevaplarıyla sürdü.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara HAK-İŞ Başkanı Arslan: "Çatışmaların hatta ölümlerin olduğu Nevruzları unutmadık, Allah’a şükür Nevruz’u normalleştirdik" Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Yakın tarihte Nevruz günlerinde yapılan kavgaların, çatışmaların hatta ölümlerin olduğu Nevruzları unutmadık, hatırlıyoruz. Onun için Nevruz’u da normalleştirdik Allah’a şükür" dedi. HAK-İŞ Konfederasyonu Türk Dünyası ve Akraba Topluluklar Komitesi tarafından ‘Türk Dünyası Öğrencileriyle Buluşma ve Nevruz Etkinlikleri’ gerçekleştirildi. Konfederasyonun ev sahipliğinde gerçekleşen programda Türk tarihi ve kültürünün önemine vurgu yapılırken, birlik beraberlik ve kardeşliğin güçlendirilmesi gerektiğine değinildi. Programda bir konuşma gerçekleştiren HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Benim çocukluğumda ilk hatırladığım Nevruz’la ilgili baharın gelişinin müjdecisi olduğu ve çiçeğiyle beraber biz Nevruz’u hatırlıyoruz. Sultan Nevruz Bey bizde geçer. Biraz Avşar Türklerinde de böyle bir şey. Sultan Nevruz. Ve Nevruz çiçeğimiz açar. Zambağın küçüğüne benzer, mor ve sarı renklerin olduğu. Gerçekten Nevruz’dan hemen sonra Toroslar’da açan bir çiçektir. Biz Nevruz çiçeğini Çiğdemi, Nergiz’i baharla birlikte tanımıştık. Tabi bu geleneklerimizin bir ifadesiydi. Fakat gençlik yıllarımızda başka bir şeyle karşılaştık. Nevruz bir ideolojik mücadelenin ne yazık ki adı olarak topluma anlatılmaya çalışıldı. Bu da çatışmaların, kavgaların çeşitli Türkiye’yi ve bizi rahatsız eden bir kısım eylemlerin günü olarak karşımıza çıktı" açıklamasında bulundu. "Türkiye ideolojik kavgaların, çatışmaların gölgesinde 1 Mayıs’ı ve Nevruz’u uzun yıllar tartışmak zorunda kaldı" Arslan, günümüzde hem Nevruz Bayramı’nın hem de 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nün normalleşmesinin gururunu yaşadıklarını aktararak, "Ne yazık ki Türkiye hem Nevruz’da hem de 1 Mayıs’ta ideolojik kavgaların, çatışmaların gölgesinde 1 Mayıs’ı ve Nevruz’u uzun yıllar tartışmak zorunda kaldı. Her ikisi de çatışmaların olduğu, gerginliklerin olduğu, polisin, copun, su sıkan TOMA’ların, gazların tartışıldığı günler olarak hafızamızda kaldı. Bunlar gerçekten bizi hem üzdü hem de tarihsel gerçeklerin sattırılması konusundaki itirazlarımız da haklı gösterdi. 1 Mayıs’ı Taksim’e hapsettiler. 1 Mayıs’ın olabilmesi için Taksim’de 1 Mayıs kutlanır. 1 Mayıs bütün alanlarda kutlanabilir. Bu tartışmaları 1 Mayıs’ı Emek Dayanışma Gününe dönüştürdük. Sonra Taksim’in tasallutundan kurtardık" ifadelerine yer verdi. "Çatışmaların hatta ölümlerin olduğu Nevruz’u normalleştirdik" Aynı şekilde Nevruz Bayramı’nın da ideolojik baskı ve kavgaların odağından kurtulduğuna dikkati çeken Arslan, "Biz bugün Nevruz’un bu yönünü konuşuyoruz. Yakın tarihte Nevruz günlerinde yapılan kavgaların, çatışmaların hatta ölümlerin olduğu Nevruzları unutmadık, hatırlıyoruz. Onun için Allah’a şükür Nevruz’u da normalleştirdik. Bugün Nevruz’u gerçek anlamıyla konuşabiliyorsak, bütün Türk dünyası ve özellikle Orta Asya toplumlarının hemen hemen pek çoğunun da sahiplendiği Nevruz’u bugün HAK-İŞ’te de konuşup kutlayabiliyorsak, Türkiye önemli iki sorunu önemli, iki kavga gününü barışa dönüştürerek hayırlı bir iş yapıldı. Burada Sayın Cumhurbaşkanımız da hükümetimize bu konudaki gayret duaları herkese teşekkür ediyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Konuşmasının ardından Arslan, Ergenekon’da demir dağın delinerek aşılmasına ithafen temsili olarak demir dövdü. Programa HAK-İŞ Başkanı Mahmut Arslan’ın yanı sıra; HAK-İŞ Türk Dünyası ve Akraba Topluluklar Komitesi Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Yeşil, TÜRKSOY Türkiye Temsilcisi Doç. Dr. Abdullah Kutalmış Yalçın, Türk Dil Kurumu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Harun Şahin, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Genel Sekreteri Dr. Mümin Şen, üye sendikaların yönetim kurulu üyeleri, Türk Dünyası öğrencileri ve akademisyenler katıldı.
Afyon Onlar artık vatansız değil Afyonkarahisar’da yaşayan ve kendilerini ‘vatansızlar’ olarak nitelendiren 8 kişilik ailenin vatan ve kimlik kazanma maratonu kamu kurumlarının iş birliği sayesinde mutlu sonla bitti. Afyonkarahisar’da Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartları olmadığı için adeta hayalet gibi yaşayan, okula gidemeyen, işe girip çalışmayan ve erkeklerinin askere dahi gidemediği aile üyeleri, İl Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Müdürlüğü ile yargının duruma el atmasıyla kimliklerine kavuştu. İhlas Haber Ajansı’nın (İHA) 2023 yılında gündeme getirdiği ailenin durumuyla ilgili Afyonkarahisar Valiliği’nden yapılan yazılı açıklamada aile üyelerinin kimliklerinin çıkarıldığı ve soy bağlarının oluşturulduğu belirtildi. Açıklamada, "Galip Cimbil’in ‘saklı nüfus’ çerçevesinde yaptığı başvuru, yürütülen detaylı inceleme, tahkikat ve yargı sürecinin ardından sonuçlandırıldı. Galip Cimbil ve ailesi Afyonkarahisar İl Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Müdürlüğünün titiz çalışmasıyla resmen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı oldu. 12 Haziran 2023 tarihinde Afyonkarahisar Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Müdürlüğüne müracaat eden Cimbil’in durumu, ilgili kurumlar tarafından titizlikle ele alındı. Yapılan incelemelerde, Galip Cimbil’in geçmişte ‘Kalip Gül’ adıyla oluşturulan nüfus kaydının, usulsüz ve dayanaksız olduğu gerekçesiyle 2006 yılında Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü kararıyla silindiği tespit edildi. Başvuru sürecinde alınan yazılı beyanlar, ifade tutanakları ve MERNİS kayıtları doğrultusunda yapılan değerlendirmeler sonucunda, ilgilinin beyanlarının doğruluğu kanaatine varıldı. Kardeşleri üzerinden yürütülen tahkikat süreci de ilgili kurumlarca olumlu sonuçlandırıldı" denildi. Olayla ilgili aile üyelerinin DNA testleri de yapıldı Açıklamada olayla ilgili yargı sürecinin de titizlikle işlediğinin vurgulanırken şu ifadelere yer verildi: "Saklı nüfus kütüğüne kaydı yapılan Galip Cimbil’e geçici kimlik numarası verilirken ayrıca Afyonkarahisar 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dava çerçevesinde DNA incelemeleri yapıldı. Yapılan bilimsel incelemeler sonucunda, Galip Cimbil’in Erdal Cimbil ve Sürmeli Aslan ile aynı soydan geldiği; Fatma Cimbil’in annesi, Ali Cimbil’in ise babası olma ihtimalinin yüzde 99,99 olduğu tespit edildi. Mahkeme, 20 Şubat 2026 tarihinde verdiği ve kesinleşen kararla bu durumu hüküm altına aldı. Mahkeme kararının ardından hazırlanan dosya, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğüne iletildi. Yapılan değerlendirme sonucunda, 12 Mart 2026 tarihli karar ile Galip Cimbil’in saklı nüfus çerçevesinde Türk vatandaşlığını kazandı."