KÜLTÜR SANAT - 19 Mayıs 2024 Pazar 08:57

100 yıldır değişmeyen lezzet

A
A
A
100 yıldır değişmeyen lezzet

Tarihi İpek yolu güzergahındaki Zigana Dağı eteklerinde, bozulmamış doğasıyla ilgi gören Hamsiköy’de yapılan sütlaç 100 yıldır değişmeyen lezzetiyle yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor.


Trabzon’un Maçka ilçesine bağlı Hamsiköy’de tarihi 1924’li yıllara dayanan sütlaç yerli ve yabancı turistlerin vazgeçemediği lezzet geleneğini sürdürüyor. Farklı flora yapısından beslenen hayvanlardan elde edilen süt, pirinç ve şekerle buluşup sütlaca dönüşünce son yıllarda bölgeye gelen Arap turistleri de lezzetiyle kendine çekiyor. 2017 yılında Türk Patent Enstitüsünce tescillenerek coğrafi işaret belgesi almasının ardından marka değeri daha da artan Hamsiköy sütlacı yurt dışında da tanınmaya başladı. Hamsiköy’de bulunan imalatçılar tarafından her gün taze olarak üretilen sütlaç Türkiye’nin birçok iline gönderiliyor.



"Kimisi kızarmış kimisi sade seviyor"


4 mevsim yaşattığı doyumsuz manzarasının yanı sıra sütlacıyla da ilgi odağı olan Hamsiköy’de sütlaç imalatçısı olan Gökhan Yılmaz, geleneksel tarifleri öne çıkarmasıyla bilinen Taste Atlas (Lezzet Atlası) adlı web sitesinin dünyada yaptığı araştırmada pirinçli sütlü tatlılar arasında sütlacın birinci sırada yer aldığını hatırlattı. Hamsiköy sütlacını diğer sütlaçlardan ayıran özellikleri sıralayan Yılmaz, “Yapımı tamamen Hamsiköy’deki sütlerden yapılıyor. Önce sütü kazanda kaynatıyoruz. Bu kaynatma işlemenin ardından pirinci ve şekerini ekliyoruz. Yaklaşık 2 saat pişme süresi oluyor. Tabi bunun yanında ustalıkta önemli. Ustanın Hamsiköy sütlacını bilmesi gerekiyor. Son olarak fırında üstünü kızartma işlemine geçiyoruz. Kimisi sade kimisi ise kızarmış seviyor. Her iki şekilde servis yapabiliyoruz” dedi.


Hamsiköy sütlacının püf noktalarından bahseden Yılmaz, “Yapım aşaması ve sütünün kaymaklı olması Hamsiköy sütlacını diğer sütlaçlardan ayırıyor. Son yıllarda özellikle Arap turistlerin ilgi odağı oldu. Her yıl bu sayı giderek artıyor. Bu yıl da misafirlerimizi bekliyoruz” şeklinde konuştu.



"Sütlacımızın farkı sütümüz"


Sütlaç imalatçısı Cemal Usta ise Hamsiköy’e son dönemlerden ilgi olduğunu kaydederek, “Hamsiköy sütlacına son dönemlerde ilgi var. Gelen misafirlerimizden çok olumlu yorumlar alıyoruz. Hamsiköy sütlacının püf noktası doğal olması” diye konuştu.


Ferit Alkurt isimli sütlaç ustası da, “Hamsiköy sütlacının en önemli özelliği doğal ve bin bir çiçekten yapılıyor olması. Bu sütten başka yerlerde sütlaç yapsak olmaz. Buranın havası ve doğasından kaynaklanıyor” ifadelerini kullandı.


Sütlaç ustası Murat Bülbül ise, Hamsiköy sütlacına Türkiye’de de çok yoğun ilgi olduğunu dikkat çekerek, “Dünyada yapılan bir yarışmada sütlaç birinci sırada yer aldı. Bizde Hamsiköy sütlaçları olarak bundan gurur duyduk. Hamsiköy sütlacını da diğer sütlaçlardan ayıran en önemli özelliklerden bir tanesi sevgiyle yapılması. Türkiye’den çok yoğun ilgi var. Değişik illere sütlaç gönderiyoruz. Arap turistlerde burayı çok seviyor. Hem doğası hem de sütlacımız için burayı tercih ediyorlar” dedi.



100 yıldır değişmeyen lezzet

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Eczacıbaşı Holding’den bentonit işletmesine ilişkin açıklama Odunpazarı ilçesinde bulunan bentonit işletmesindeki stabilite kaybına ilişkin Eczacıbaşı Holding’den yapılan açıklamada, ’’Olayın hemen ardından saha güvenliği sağlanmış, teknik ekiplerimiz tarafından gerekli inceleme ve kontrol çalışmaları başlatılmıştır. Yapılan ilk değerlendirmelere göre herhangi bir can kaybı, yaralanma, çevresel risk veya kamu sağlığını etkileyen olumsuz bir durum söz konusu değildir. Süreç, ilgili mevzuat ve güvenlik prosedürleri çerçevesinde yakından takip edilmektedir’’ denildi. Eczacıbaşı Holding, 3 Mayıs tarihinde Eskişehir ili Odunpazarı ilçesi Demirli Mahallesi’nde bulunan bentonit işletmesindeki stabilite kaybına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: ’’3 Mayıs tarihinde Eskişehir ili Odunpazarı ilçesi Demirli Mahallesi’nde bulunan bentonit işletmemizde, bölgede etkili olan yoğun yağışların ardından pasa depolama alanının bir bölümünde stabilite kaybı meydana gelmiştir. Söz konusu pasa, maden üretimi sırasında zorunlu olarak çıkarılan doğal kaya ve toprak malzemesinden oluşmaktadır. Olayın hemen ardından saha güvenliği sağlanmış, teknik ekiplerimiz tarafından gerekli inceleme ve kontrol çalışmaları başlatılmıştır. Yapılan ilk değerlendirmelere göre herhangi bir can kaybı, yaralanma, çevresel risk veya kamu sağlığını etkileyen olumsuz bir durum söz konusu değildir. Süreç, ilgili mevzuat ve güvenlik prosedürleri çerçevesinde yakından takip edilmektedir. ’’
Zonguldak Zonguldak’taki yüksek ses cinayeti davasında sanığa müebbet hapis Zonguldak’ın Gökçebey ilçesinde araç park etme ve yüksek sesle müzik dinleme tartışması yüzünden 24 yaşındaki komşusu Dilara Yıldırım’ın hayatını kaybettiği, Faruk B.’nin ise yaralandığı olayda tutuklu sanık Serdar S., "kadına karşı kasten öldürme" suçundan müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasına, tutuklu sanık Serdar S. taraf avukatları ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı katıldı. Bakanlık avukatı, iddia makamının mütalaasına katıldıklarını belirterek sanığa indirimsiz ceza verilmesini talep etti. "Bilerek ve isteyerek yapmadım, kazaydı" Duruşmada söz hakkı verilen tutuklu sanık Serdar S., maktul Dilara Yıldırım ile aralarında daha önceden bir husumet bulunmadığını öne sürdü. Olayın bir kaza olduğunu savunan S., "Kendisiyle hiç kavga etmedik. Olay günü de bilinçli bir saldırıda bulunmadım, kazayla oldu. Yaralandığını duyunca 112’yi kendim aradım. Yaşananlardan pişmanım, keşke böyle yaşanmasaydı" dedi. "19 santimetrelik bıçak sadece 2.2 santimetre girdi" Sanık avukatı ise savcılığın esas hakkındaki mütalaasına katılmadıklarını belirterek eylemin kasten değil, taksirle gerçekleştiğini iddia etti. Olay gecesi maktul ve müştekinin araçla geldiğini, gürültü nedeniyle alt kata inen müvekkilinin babasının kovalandığını gördüğünü belirten sanık avukatı, "Müvekkilim ıssız bir yerde olmaları sebebiyle içgüdüsel olarak kendisini korumak adına bıçağı almıştır. Yerde aracın lastiklerini keserken arkadan saldırıya uğramış, ayağa kalktığı sırada elindeki 19 santimetrelik bıçak kaza sonucu maktulün karın bölgesine isabet etmiştir. Bıçak sadece 2.2 santimetre derine inmiş ve hiçbir organa zarar vermemiştir. Eylem kasti olsaydı sonuç çok daha ağır olurdu. Olayın hemen ardından ambulans aranarak kazayla yaralanma ihbarı yapılmıştır. Müvekkilimin ’taksirle adam öldürme’ suçundan cezalandırılmasını ve lehe olan indirimlerin uygulanmasını talep ediyoruz" diye konuştu. Son sözü sorulan sanık, "Pişmanım. Tamamen kazayla oldu. Bilerek, isteyerek bir şey yapmadım" ifadelerini kullandı. Haksız tahrik indirimi uygulanmadı Savunmaların ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Serdar S.’nin maktul Dilara Yıldırım’a yönelik eylemini "kadına karşı kasten öldürme" olarak değerlendirdi. Ağırlaştırılmış müebbet hapis öngörülen suçta takdiri indirim maddelerini uygulayan heyet, sanığa ’müebbet hapis’ cezası verdi. Mahkeme, cinayet yönünden sanığa haksız tahrik indirimi uygulamadı. Öte yandan olay gecesi müşteki Faruk B.’ye yönelik eylemleri nedeniyle de sanığa, bıçakla ’kasten yaralama’ suçundan 7 ay 15 gün, ’mala zarar verme’ suçundan ise 1 ay 15 gün hapis cezası verildi. Sanığın tutukluluk halinin devamına hükmedildi.