GÜNDEM - 27 Ekim 2025 Pazartesi 15:01

2 saatte 3 ton hamsi yediler

A
A
A
2 saatte 3 ton hamsi yediler

Trabzon’da her yıl Karadeniz Teknik Üniversitesinde (KTÜ) düzenlenen geleneksel hamsi şöleninde 2 saat içinde 3 ton hamsi tüketildi.


Hamsi festivali yüzlerce öğrencinin katılımıyla üniversitenin 15 Temmuz Demokrasi Alanında gerçekleştirildi. Farklı ülkelerden gelen öğrencilerin yer aldığı hamsi festivalinde, ilk kez hamsiyi gördüklerini belirten bazı öğrenciler Türkçeyi çok net bir şekilde konuşmaları dikkat çekti.



Hayatlarında ilk kez hamsi yediler


KTÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı, birkaç yıldır yapılamayan festivalin havanın da güzel olması sebebiyle şenlik içinde geçtiğini belirterek "Hamsi protein kaynağı. Birkaç yıldır hamsi festivalini yapmıyorduk bugün hava da güzel öğrencilerimizle şenlik havasında böyle bir etkinliği yapıyoruz. İki bin tane misafir öğrencimiz var, onlar da yoğun katılım gösteriyorlar. Belki de ömründe hiç hamsi balığı yemeyen Afrika’dan gelen öğrencilerimiz var onlar da ilk defa tadacak. Umarım bunu unutmazlar yarın mezun olup gittiklerinde onlar için önemli bir anı olacak. Her şey öğrencilerimiz için" dedi.


Hamsiyi ilk kez Trabzon’da tattığını belirten Hukuk Fakültesi öğrencilerden Berivan Kal, "Mersinliyim. Hamsi festivaline ilk kez katılıyorum. Daha önce hiç hamsi yememiştim ilk defa Trabzon’da yiyorum. Tadı çok güzel çok beğendik. Bundan sonra kesinlikle hamsi yiyeceğim" diye konuştu.


Öğrencilerinden Samet Kement, hamsiyi mangalda pişirilmiş haliyle ilk kez yediğini kaydederek "Festivale ilk kez geliyorum. Burada hamsiyi ilk kez mangalda pişirilmiş olarak yiyorum" derken, öğrencilerden Ali Erdem de "İstanbulluyum. Daha önce hamsi yedim ancak burada ilk kez mangalda pişirilmiş olarak yiyorum" şeklinde konuştu.


Gine Cumhuriyetinden gelen öğrenciler de hamsiyi ilk kez Trabzon’da gördüklerini belirterek şaşırdıklarını ancak çok beğendiklerini söylediler.



2 saatte 3 ton hamsi yediler

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Van Gölü’nün mikrobiyalitleri Guinness için ön elemeyi geçti Dışişleri Bakanlığı Van Temsilcisi Büyükelçi Emre Zeki Karagöl, Van Gölü’nde bulunan ve ‘su altı peribacaları’ olarak adlandırılan dünyanın en büyük mikrobiyalitlerinin Guinness Dünya Rekorlar Kitabı’na girmesi için resmi sürecin başladığını duyurdu. Dünyanın en büyük sodalı gölü olmasının yanı sıra 3 bin 712 kilometrekarelik yüzey alanıyla Türkiye’nin en büyük gölü unvanını elinde bulunduran Van Gölü, derinliklerinde sakladığı binlerce yıllık doğal mirasla dünya gündemine oturmaya hazırlanıyor. Gölün ekosisteminde hayati bir öneme sahip olan ve halk arasında ‘su altı peribacaları’ olarak nitelendirilen dev mikrobiyalitlerin tescillenmesi için diplomatik ve bilimsel bir atak başlatıldı. Dışişleri Bakanlığı Van Temsilcisi Büyükelçi Emre Zeki Karagöl, Van Gölü’nün bu eşsiz jeolojik yapılarını küresel ölçekte tanıtmak amacıyla Guinness Dünya Rekorlar Kitabı’na resmi başvuruda bulunduklarını ve dosyanın ön eleme aşamasını başarıyla tamamladığını açıkladı. Bugüne kadar keşfedilen yaklaşık 40 metrelik dev mikrobiyalitler rekor iddiasını güçlendiriyor. "Mikrobiyolit denizlerdeki mercana eş değer" İHA muhabirine konuşan Dışişleri Bakanlığı Van Temsilcisi Büyükelçi Emre Zeki Karagöl, Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı’nı (DAKA) ziyareti sırasında mikrobiyalitlerle ilgili çalışmalardan etkilendiğini belirtti. Büyükelçi Karagöl, "Van’a atanmamın akabinde, Dışişleri Bakanlığı temsilcisi olarak ilk ziyaret ettiğim kurumlardan biri Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı’ydı. Burada gördüğüm bir kitapta Van Gölü’ne ilişkin çok güzel fotoğraflar vardı ve bunlardan bir tanesi de mikrobiyolitlerle alakalıydı. Biliyorsunuz mikrobiyolit, denizlerdeki mercana eş değer. Dünyanın en uzun ve en büyük mikrobiyolitlerinin, 40 metreye yakın boylarıyla Adilcevaz-Tatvan bölgesinde, Van Gölü’nde olduğu bilgisini aldım. Sonra Van Gölü konusundaki uzmanlarımızdan Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı ve İstanbul Teknik Üniversitesi’nden emekli Prof. Dr. M. Namık Çağatay ile görüştüm. Onlar beni bilimsel akademik dergilere yönlendirdiler. Orada da 1990 yılından itibaren yapılan yayınlarda bu dev mikrobiyalitlerden bahsediliyordu" dedi. "Ön elemeyi geçtik" 40 farklı ülkede basılan Dünya Rekorlar Kitabı ile yapılan görüşme süreciyle ilgili bilgi veren Karagöl, "Bu yayınlarla dev mikrobiyolitlerin varlığı kesinleştikten sonra, kişisel tarihimde önemli bir yeri olan, 1978 yılından beri bildiğim ve babamın bana zamanında doğum günü hediyesi olarak verdiği, 40 farklı ülkede basılan Dünya Rekorlar Kitabı ile temasa geçtim. Bana yaklaşık 8-9 sayfalık bir başvuru formu gönderdiler; formu doldurup kendilerine ilettim. Ön elemeyi geçtik; yani yaptığımız başvurunun incelemeye değer olduğu bilgisini bize yazdılar. Akabinde Dünya Rekorlar Kitabı, bilimsel olarak iddiamızın gerçekliğini araştırmaya başladı" diye konuştu. "Van kahvaltısından sonra ikinci rekor hedefi" Van’ın tanıtımı için bu girişimin büyük önem taşıdığını vurgulayan Karagöl, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bana verilen bilgiye göre 3-4 aylık bir araştırma süreci olacak. Ondan sonra da bize ‘kitaba girmeye değer’ veya ‘hayır’ cevabını verecekler. Umarım kitaba gireceğiz. Eğer girebilirsek, Van’dan ikinci bir unsurun Rekorlar Kitabı’na dahil olmasından dolayı hep beraber mutlu olacağız. Biliyorsunuz, ilk unsur Van kahvaltısı idi. Başvurumun ve bütün girişimimin amacı; Van ve bölge kültürüne özgü bir unsurun dünya tarafından tanınması ve bilinmesidir."
Mersin Çocuk serasında minikler yetiştirdikleri sebzeleri hasat etti Mersin’in Erdemli ilçesinde kurulan ’çocuk serası’nda minik öğrenciler yetiştirdikleri sebzelerin hasadını yaparak hem üretmeyi öğrendi hem de doğa bilinci kazandı. Erdemli Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nce hayata geçirilen proje kapsamında, Şehit Musa Özalkan Kreş ve Gündüz Bakımevi’nde eğitim gören öğrenciler, tohumdan hasada kadar tüm süreçlerde aktif rol aldı. Minikler, öğretmenleri ve alanında uzman ekiplerle birlikte sebzelerin üretiminin her aşamasını deneyimledi. 70 gün önce toprakla buluşturulan domates, salatalık, marul, biber ve patlıcan gibi sebzeler büyüdü hasada geldi. Öğrenciler de Erdemli Belediye Başkanı Mustafa Kara ile birlikte ürünlerin hasadını gerçekleştirdi. Yapılan proje ile çocuklara doğa bilincini kazandırdıklarını ifade eden Erdemli Belediye Başkanı Mustafa Kara, "Bugün Şehit Musa Özalkan Gündüz Bakımevi kreşimizde eğitim gören yavrularımızla birlikte Erdemli Belediyemizin çocuk serasındayız. Yaklaşık yetmiş gün önce diktiğimiz ürünlerin hasadını yaptık. Tabii doğayla iç içe üretime destek veren bir eğitim modelimiz var. Alanında uzman mesai arkadaşlarımızla birlikte. Hem öğretmen arkadaşlarımız hem de serada ürünlerimizi yetiştiren arkadaşlarımızla birlikte bugün hasadımızı gerçekleştirdik. Ana hedefimiz doğayla iç içe bir nesil yetiştirmek. Bu düsturla da çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Projeye katılan minik doğa müfettişleri de yaşadıkları deneyimden büyük mutluluk duyduklarını dile getirdi. Hasat yaptıkları için çok mutlu olduğunu anlatan Derinsu Koç, "Bu bitkileri biz diktik, büyüttük. Hasadımızı yaptık çok mutlu olduk" dedi. Diktiği bitkilerin büyüdüğünü görmekten mutlu olduğunu aktaran Göktürk Baysal ise, "Bitkileri diktik büyüdüler. Bu hasadı yaptık, çok mutluyuz" diye konuştu. Hasat etkinliğinin ardından toplanan domates ve salatalıklar ise miniklere ikram edildi.