TEKNOLOJİ - 24 Kasım 2023 Cuma 09:25

Akademisyenlerden kış mevsimi için elektrikli araç sürücülerine tavsiyeler

A
A
A
Akademisyenlerden kış mevsimi için elektrikli araç sürücülerine tavsiyeler

Dünyada ve Türkiye’de elektrikli araç sayısı hızla artarken, uzmanlar kış mevsimi için elektrikli araç kullanıcılarına tavsiyelerde bulundu.


Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Fatih Mehmet Nuroğlu, elektrikli araçların normal yakıtlı araçların aksine soğuk kış günlerinde ısıtmak için 5-10 dakika motoru çalışır halde tutmalarına gerek olmadığını, sürücülerin araçlarını binip yola çıkabileceklerini söyledi.


Günden güne hızla artan elektrikli araç popülasyonu, bu sınıftaki araçları etrafımızda daha görünür halde olmasını sağladı. Son dönemde farklı markaların kullanıcıların isteklerine göre yaptıkları modelleri daha çeşitli hale getirmeleri ise bu tarz araçların daha fazla satın alınır hale gelmelerini beraberinde getirdi. Ancak kullanıcılar yaklaşan soğuk ve karlı havalarda elektrikli araçların yolda kaldıklarında nasıl bir yerden başka bir yere gideceklerini ya da nasıl ısınacaklarını da düşünür hale geldi.


Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Fatih Mehmet Nuroğlu, elektrikli araçların karlı yollarda daha düzgün gidebilmeleri için tıpkı yakıtlı araçlar gibi zincir takabileceklerini ifade ederek, "Elektrikli bir araca zincir takılması ona bir engel teşkil etmiyor. Benzini bittiği zaman araç yolda kalıyor ve bir araç gelip sizi alıp en yakın istasyona götürebiliyor. Elektrikli araçlarda da benzer durumlar var ama arada bir fark var. Benzinli aracı boş konumuna aldığımız zaman ellerimizle itsek bile araç hareket edebiliyorken elektrikli araçlarda boş konum yok. Boş konum olmadığı için de elektrikli araç elektriğinin bittiği yerde kalır. Herhangi bir çekici ya da bir başka araç, elektrikli bir aracı sürükleyerek başka bir yere götüremez. Sadece çekicinin üzerinde taşınarak götürülmesi gerekiyor" dedi.



"Elektrikli aracı ısıtmak için motoru çalıştırmaya gerek yok"


Elektrikli araçlardaki ısınma konusu ile ilgili de konuşan Nuroğlu, "Elektrikli araçlar tasarlanırken ısınma durumu da tasarlanıyor. Yakıt tüketimi olan araçlara baktığımız zaman ateşten ötürü yanma olurken yanında da ısı oluşuyordu. Dolayısıyla onunla beraber çok rahat ısınıyordu. Elektrikli araçlara geldiğimizde ise böyle bir yanma durumu söz konusu değil. Olmayınca da ben nereden ısınacağım sorusu insanın aklına geliyor. Elektrikli araçlarda aynı evlerde nasıl ısınıyorsak benzer şekilde ısınma altyapıları var. Evlerdeki gibi elektrikle ya da soba ile ısınacağımız zaman ilk başta yüksek sıcaklığı açarız ardından da ısının belli değerde devam etmesi için de düşük derecede yakmaya devam ederiz. Bu durum elektrikli araçlarda da mevcut. Örneğin aracınız belli bir yerde yolda kalıyor ve 35 kilovat saatlik bir enerjiniz var, araç saatte 2 kilovat saat enerji tüketecek olsa, 35 saatlik bataryanın 30 saatini ısınmaya harcarsanız ve 15 saat boyunca aracı ısıtabilir hale getirirsiniz. Sizin aracınızdaki batarya sizi rahatlıkla 15 saat boyunca ısıtacak şekilde hareket eder. Normalde benzin ya da motorin kullanan bir aracınız olsa onun da deposu belli bir miktarda çalışabilir. Elektrikli aracın güzel tarafı ise motorun çalışmasına gerek yok. Motor durmuş halde ancak siz ısınabiliyorsunuz. Çünkü benzinli ve diğer içten yanmalı motorlara baktığınız zaman bunların karbondioksit zehirlenme ihtimalleri de yüksek. Motorun çalışması lazım ki sizi ısıtsın. Elektrikli araçlarda ısıtıcı sistem tamamen aracın sisteminden ayrı. Benzin bittiği zaman depoya benzin koyulduğu zaman araç hareket edebiliyor. Benzer durumlar elektrikli araçlar için de var. Yol yardım araçlarında batarya üzerinde depolanmış hızlı şarj bölümleri var. 10 dakikalık bir hızlı şarj ile 40-50 kilometre gidiyorsunuz ve en yakındaki şarj istasyonuna ulaşabiliyorsunuz. Elektrikli aracın güzelliklerinden bir tanesi de eğer yakınınızda bir ev ya da bir elektrik kaynağı var ise yanınızdaki bir kablo ile bağlantı yapıp elektriğinizi alabilirsiniz" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik davada tutuksuz sanıklar savunma yaptı Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin istinafın bozma kararı sonrasında 76 sanığın yargılanmasına devam edildi. Davada tutuksuz sanıklar savunma yaptı. Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’ndeki salonda görülen duruşmada, Bora Kaplan ve Serdar Sertçelik’in de aralarında bulunduğu tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları yer aldı. Müşteki sanık Ufuk Gültekin ise duruşmaya, Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Mahkeme Başkanı yargılamanın bu celse sanık beyanlarıyla devam edeceğini bildirdi. Söz verilen başka bir suçtan tutuklu sanık Yusuf İzzet Savaş, daha önceki ifadelerini tekrarladığını bildirerek, diyeceği bir şey olmadığını söyledi. Tutuksuz sanık Barış Kurt, "Ben bir akademisyenim hayatı boyunca sabıkası olmamış hiçbir suça karışmamış birisiyim. İlk gün organize şubede ifadem alınırken, bilgisayardan soru soruluyordu, ben her soruya cevap verdim. Ben Erkan Doğan adlı şahsı aramadım, mesaj atmadım. Bana daha fazla soru sorun ben cevap vereyim. Ben Erkan Doğan’ı dövmedim, dövdürmedim. Babamdan kalan mirasa bile tedbir konuldu. Ben örgüt üyeliğinden tutuklandım, hakkımı helal etmiyorum. Beraatimi talep ediyorum" dedi. Tutuksuz sanık Kanber Keskin, "Beyanlarımda bir değişiklik yok ama hayatımda çok değişiklik oldu. Ben bu işe ek iş olarak başladım, tek suçum Bora Kaplan’ın mekanında güvenlik olarak çalışmış olmamdır. Biz Kaplan’ın mekanında çalıştık diye hain olduk, örgüt yöneticisi olduk. Çocuklarıma silah doğrultu, 1 sene boştan yere ceza yattım. Söyleyecek çok şeyim var ama dile getirmekte zorlanıyorum. 10 senedir belediyede güvenlik olarak çalışıyordum, işimden kovuldum" ifadelerinde bulundu. Keskin’in avukatının sorusu üzerine söz alan tutuklu sanık Sertçelik, "Ben ifademde de söyledim, beni zorla gizli tanık yaptılar. Ben olay tarihinde orada değildim HTS kayıtlarından nerede olduğum tespit edilebilir" dedi. Duruşmanın öğleden önceki bölümünde savunma yapacak başka sanık bulunamayınca Mahkeme Başkanı, "Tanıklar için zorla getirme kararlarımız var" diyerek, Serdar Sertçelik’in anne ve babası ile kardeşinin de tanık olarak çağırıldığını söyleyip Serdar Sertçelik’e bu konuda bilgisi olup olmadığını sordu. Sertçelik, "Pazartesi gelecekler" cevabını verdi. Duruşmaya 1 saat ara verildi. Aranın ardından söz alan tutuksuz sanık Ertan Yigen, duruşmadan vareste tutulma talebinin bulunduğunu söyledi. Tutuksuz sanık Murat Sağlam, "Ben valelik yatım, hiçbir suça karışmadım, mağdurum. Ben hiçbir suç örgütüne üye değilim. Gelecek kaygım var, beraatimi talep ederim" dedi. Tutuksuz sanıklardan Necdet Atilla Çiftçi ile Murat Altay ise mahkemeden beraatlerini talep etti. Mahkeme başkanı tanıkların hazır olduğunu ifade ederek dinleneceğini bildirdi. Duruşmaya SEGBİS ile bağlanan tanık O.Y, daha önce Ankara Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde bilgi ve teknoloji biriminde çalıştığını, Ayhan Bora Kaplan operasyonu sürecinde Murat Çelik, Şevket Demircan ve Kerem Gökay Öner’in amirleri olduğunu ifade ederek, "Mülakat odası olarak adlandırılan bir odaya ilişkin bilgim yok, yalnızca ifade alma odası vardı" dedi. Bora Kaplan’ın gözaltına alındıktan sonra işkence altında ifade verdiği iddialarına ilişkin herhangi bir bilgisinin ya da duyumunun bulunmadığını ifade eden O.Y, görev yaptığı birim nedeniyle bu tür konularla ilgisinin olmadığını, daha çok teknik işler ve bilgisayarlarla ilgilendiğini kaydetti. "Sanıkların herhangi bir kötü muameleye maruz kaldığını duymadım, görmedim" Sertçelik’in yaralandığı tarihte hastaneye gittiklerinden bahseden tanık Ç.K., "Hastaneye gittik, geri döndük. Sonrasında amirlerim ‘tekrardan çıkıyoruz’ dedi. Tekrardan hastaneye gittik, doktorla ben görüşmedim. Görüşmeleri Ahmet Komiser yaptı. Serdar Sertçelik’i hiç görmedim. Sanıkların herhangi bir kötü muameleye maruz kaldığını duymadım, görmedim. Doktorunda rapor almamız 5 dakika civarı sürdü" ifadelerinde bulundu. "Doktor rapora, ‘gözaltına alınmasında sakınca vardır’ ibareli yazı yazdı" Olay tarihinde Organize Suçlarla Mücadele ekip amiri olarak görev yapan komiser tanık A.D., "Ben hastaneye giderek Sertçelik’i muayene eden doktorla rapor konusunda görüşme gerçekleştirdim. Hastaneye kendi ekibimle gittim. Doktor kemikte parçalı kırık olduğunu söyledi. Doktor, şahsın ayağı üzerine basarsa kalıcı hasar kalır şeklinde rapor hazırladı. Doktor rapora, ’gözaltına alınmasında sakınca vardır’ ibareli yazı yazdı. Doktorun herhangi bir itirazı olmadı. Bizde hiçbir şekilde doktora baskıda bulunmadık, raporun hazırlanması da 5 dakika kadar sürmüştür" dedi. Tanık olarak dinlenen Şevket Demircan’ın avukatı Recep Öksüz’ün çalışanı U.D., "Bir sabah işe geldiğimde kapıda bir poşet gördüm ağzı bağlı değildi. İçini açmadan yüzeysel olarak baktım kağıt vardı ancak sert bir cisimdi. Recep beyin masasına bıraktım. Kargo olarak düşündüm, üzerinde isim yazmıyordu. Bu nedenle Recep beyin masasına bıraktım. Ancak Recep beyi arayıp bu durum hakkında bilgilendirme yapmadım" beyanlarında bulundu. Tanık U.D, diğer tanık M.Ö’yü tanımadığını, daha önce ofise gelmediğini belirtti. Sanık ve tanık beyanlarının ardından duruşma yarın devam etmek üzere ertelendi.